Yerel Haberler
Elazığ
Başkan Selmanoğlu: "AK Parti milletimizin ortak değerlerinin, birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir temsilcisidir" 18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:32:48 AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, "AK Parti, yalnızca bir siyasi hareket değil; milletimizin ortak değerlerinin, birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir temsilcisidir"dedi. Elazığ’ın Maden ilçesi ile Gezin bölgesinden bir grup vatandaş, düzenlenen programla AK Parti saflarına katıldı. Gerçekleştirilen katılım programında yeni üyelik işlemleri yapılırken, birlik ve beraberlik mesajları verildi. Yeni üyelerle buluşma programına Ak Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Merkez İlçe Başkanı Hasan Çalışkan ve Gençlik Kolları Başkanı Koray Adsız ile teşkilat mensupları katıldı. Programda yeni üyelik müracaatında bulunan vatandaşlar ile istişare edilerek, AK Parti’nin Elazığ genelinde büyümeye devam ettiği vurgulandı. AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, "Bugün Maden ve Gezin bölgemizden aramıza katılan kıymetli hemşehrilerimizle birlikte teşkilatımızın gücünü arttırmış bulunuyoruz. AK Parti, yalnızca bir siyasi hareket değil; milletimizin ortak değerlerinin, birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir temsilcisidir. Her geçen gün büyüyen bu aileye katılan her bir kardeşimiz, Türkiye’nin güçlü yarınlarına olan inancın en somut göstergesidir. Bizler; ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklayan bir anlayışla yol yürümeye devam ediyoruz. Elazığ’ımızın her köşesinde gönül köprüleri kurarak, milletimizle omuz omuza, istişare ve ortak akıl çerçevesinde hizmet üretmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle ailemize katılan tüm büyüklerime, kardeşlerime ‘hoş geldiniz’ diyor, katılımlarının ilimize ve partimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Program, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:45 Elazığ’da genç kadın, Türkiye’de yetişkin düzeyinde kayıtlara geçen tek hastalıkla mücadele ediyor Elazığ’da yaşayan 1 çocuk annesi Sibel Gezeroğlu Türkiye’de yetişkin düzeyinde kayıtlara geçen tek vaka olan "fumaraz eksikliği" olarak adlandırılan nadir bir hastalıkla mücadele ediyor. Elazığ’da ikamet eden 23 yaşındaki Sibel Gezeroğlu, dünyada çok az kişide görülen ve "fumaraz eksikliği" olarak adlandırılan nadir bir hastalıkla mücadele ediyor. Dört yıldır evli ve bir çocuk annesi olan Gezeroğlu, denge kaybı, şiddetli halsizlik ve yürüme güçlüğü gibi semptomlar nedeniyle günlük yaşamını sürdürmekte zorlanıyor. Daha önce epilepsi teşhisi konulan ancak yapılan araştırmalar sonucu bu teşhisin yanlış olduğu anlaşılan genç kadının durumu, genetik testlerle netlik kazandı. Türkiye’de yetişkin düzeyinde kayıtlara geçen tek vaka olan Gezeroğlu için ileri seviye genetik analizler (WES ve CES) önerildi. Hastalığın kesin tedavisi ve ilacı henüz bulunamazken, aile testleri yaptırmak için uğraş veriyor. Yapılan araştırmalar sonucu fumaraz eksikliği tanısı aldığını ancak kesin teşhisin henüz konulamadığını ifade eden Sibel Gezeroğlu, "4 yıldır evliyim. Zümra adında bir kızım var. Bana fumaraz eksikliği tanısı konuldu ama teşhis değil. O da zorla konuldu çünkü çok araştırdılar, çok uğraştılar ve hala da uğraşıyorlar. Bizim bildiğimiz doğuştan epilepsi rahatsızlığım vardı ama sonra öğrendim ki yanlış teşhismiş. Doktorlarda rahatsızlığımı ve neden yürüyemediğimi sorduğumda ise, yapılan tahlil sonucunda bana fumaraz eksikliğimin olduğunu söylediler. Nasıl bir hastalık olduğunu bilmiyorum ve tedavisinin olmadığını ifade ettiler. İlacı da yok, yöntemide. Denge kaybı yaşıyorum. Başım dönüyor ve çok yorgun ve uykusuz hissediyorum. Bitkinim, neredeyse yatalak gibiyim. Şu an bana WES ve CES analizleri önerildi. Bunları yaptırmak için de para gerekmekte" dedi. Eşinin durumunun her geçen gün ağırlaştığını belirten Erdal Gezeroğlu ise, "Evlendikten yaklaşık 3 yıl sonra bir çocuğumuz oldu. Çocuk olduktan sonra eşim rahatsızlandı. Biz de epilepsi hastalığı şüphesi ile hastaneye gittik. Doktorlar muayene ettikten sonra bir hafta boyunca eşimi müşahede altına alacaklarını söyledi. Epilepsi dışında başka rahatsızlıkları da olabilir dediler. Bir hafta boyunca kontrol altına aldılar. Oradaki doktorlarımız, genetik test istedi. Genetik test sonucunda eşimin fumaraz eksikliği olduğu ortaya çıktı. Bu da Türkiye’de hatta dünyada nadir görülen bir hastalık. Türkiye’de yetişkin olarak eşim kayıtlardadır. Ayrıca 45 günlük bir bebekte bu hastalık var. Şu anda eşimin genini, soyağacını araştırıyorlar, rahatsızlığını bulmaya çalışıyorlar. Ama doktorların demesine göre, tedavisi de yok ilaçları da. O yüzden durumu gitgide ağırlaşıyor. Yatağa bağlandı desem doğru olur. Bir test daha istiyorlar, bütçemiz de buna el vermiyor. Bu testin yaklaşık 60 bin TL’lik bir masrafı var. Tam sonucu almamız için bu testin yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Atılgan, "Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisi var"
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:54 Prof. Dr. Atılgan, "Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisi var" Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisinin olduğunu belirten Prof. Dr. Remzi Atılgan, "Düzensiz beslenme, aşırı spor yapmak, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo yumurtlama problemlerini artırıyor ve kısırlık riskini yükseltiyor" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Atılgan, çocuk sahibi olamama olarak bilinen kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Prof. Dr. Remzi Atılgan, "Kısırlık, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl veya daha uzun süre gebelik oluşmaması durumu olur. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre 6 ay olarak kabul edilir. 40 yaş üzerindeki kadınların ise zaman kaybetmeden doktora başvurması gerekiyor. Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden bulunuyor. En sık karşılaşılan nedenler yumurtlama sorunları, erkek kaynaklı nedenler ve rahim ile yumurtalık tüplerine bağlı hastalıklar. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden bulunamıyor ve bu durumun ‘nedeni bilinmeyen kısırlık’ olarak adlandırılıyor. Kısırlık tanılarının yaklaşık yüzde 25’i yumurtlama problemlerinden kaynaklanıyor. Yumurtlama sorunu yaşayan kadınların büyük bir bölümünde, yumurtalıkların normal çalışmamasına yol açan polikistik over sendromunun görülüyor. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlaması öneriliyor. Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti ya da hafif derecede erkek kaynaklı kısırlık durumlarında, öncelikle yumurtlamayı destekleyici tedaviyle birlikte aşılama yöntemi uygulanıyor. Bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçiliyor 38 ile 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilebiliyor" diye konuştu. Atılgan, "Erkeklerde sperm sayısının çok az olduğu, spermlerin yeterince hareketli olmadığı ya da yapısal bozuklukların bulunduğu durumlarda ve kadınlarda her iki tüpün de kapalı olması halinde, doğrudan tüp bebek tedavisi tercih edilmesi gerekiyor. Kısırlığın sadece kadınlara ait bir sorun olarak görülmesi yanlış bir algıdır. Nedenler kadın ve erkek arasında eşit oranda dağılır. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ı kadın, yüzde 40’ı erkek kaynaklı oluyor. Kalan yüzde 20’sinde ise net bir neden bulunamıyor" şeklinde konuştu. Yaşam tarzının da doğurganlık üzerinde önemli etkisinin olduğunu aktaran Atılgan, "Düzensiz beslenme, aşırı spor yapmak, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo yumurtlama problemlerini artırıyor ve kısırlık riskini yükseltiyor. Bazı enfeksiyonlar da doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Bu enfeksiyonlar kadınlarda rahim ve tüplerde iltihaplanmaya, erkeklerde ise üreme organlarında hasara yol açabiliyor. Yumurtlama bozukluklarına neden olabilen diğer hastalıklar arasında tiroit bezinin az ya da fazla çalışması, beyinle ilgili hormon bozuklukları, böbreküstü bezine ait hastalıklar ve nedeni tam belirlenemeyen yumurtlama sorunları yer alıyor. Aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersiz de bu duruma yol açabiliyor" ifadelerini kullandı.
Engelleri aştı, Türkiye 5’incisi  oldu
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:20 Engelleri aştı, Türkiye 5’incisi oldu Paralimpik Masa Tenisi Türkiye Şampiyonası’nda Elazığlı sporcu Hamza Yıldız, engelleri aşarak Türkiye beşincisi oldu. Ankara’da düzenlenen Paralimpik Masa Tenisi Türkiye Şampiyonası’nda Elazığlı sporcu Hamza Yıldız önemli bir başarıya imza attı. Klas 9 kategorisinde mücadele eden milli sporcu, zorlu rakipleri karşısında sergilediği performansla Türkiye 5’incisi oldu. Her yıl düzenli olarak Türkiye Şampiyonası’na katılan ve istikrarlı grafiğiyle dikkat çeken Hamza Yıldız, elde ettiği dereceyle hem Elazığ’ı gururlandırdı hem de paralimpik branşta yükselen bir değer olduğunu bir kez daha gösterdi. Disiplinli çalışması, azmi ve sahadaki mücadeleci kimliğiyle takdir toplayan başarılı sporcu, önümüzdeki yıllar için umut vadeden isimler arasında gösteriliyor. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamad, "Paralimpik Masa Tenisi Türkiye Şampiyonası’nda ilimizi başarıyla temsil ederek Türkiye 5’incisi olan sporcumuz Hamza Yıldız’ı tebrik ediyoruz. Elazığ’ımızın ilk paralimpik sporcusu olarak önemli bir misyon üstlenen Hamza kardeşimiz, azmi ve kararlılığıyla tüm sporcularımıza örnek olmaktadır. Sporun her alanında engelli bireylerimizin yanında olmaya ve onların başarılarını desteklemeye devam edeceğiz. Sporcumuzu ve emeği geçen antrenörlerimizi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz" denildi.
Seza Çimento, yeni elektrikli araç filosuyla çevreci vizyonunu güçlendirdi
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:21 Seza Çimento, yeni elektrikli araç filosuyla çevreci vizyonunu güçlendirdi Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Sıfır emisyonla çalışacak bu araçlarımızla çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam ederken operasyonel verimliliğimizi de artıracağız" dedi. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en teknolojik ve çevreci fabrikalarından biri olan Seza Çimento, karbon ayak izini azaltmak amacıyla filosuna 16 adet tamamen elektrikli iş makinesi dahil etti. Bu araçlardan 3,7 metreküp yük taşıma kapasitesine sahip 4 adet elektrikli yükleyici ve 70 ton yük taşıma kapasitesine sahip 4 adet elektrikli kamyon operasyonel süreçlerde kullanılmaya başlandı. Filonun geri kalan kısmını oluşturan 4,7 metreküp yük taşıma kapasitesine sahip 2 adet elektrikli yükleyici ile 70 ton yük taşıma kapasitesine sahip 6 adet elektrikli kamyonun ise mart ayı sonuna kadar teslim alınması planlanıyor. Yeni yatırımı değerlendiren Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, çevreye duyarlı bir çimento fabrikası kurmanın ve işletmenin büyük bir yatırım gerektirdiğini ancak bu adımların uzun vadede hem verimlilik hem de çevresel ve toplumsal fayda sağladığını ifade etti. 10 yıl önce yola çıkarken hedeflerinin bölgeye sadece sanayi yatırımı yapmak değil, aynı zamanda en çevreci tesislerden birini kazandırmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Açık, "Yeni elektrikli iş makinelerimiz, kurulduğumuz günden bu yana kararlılıkla sürdürdüğümüz yeşil dönüşüm yolculuğumuzun önemli bir halkasıdır. Sıfır emisyonla çalışacak bu araçlarımızla da çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam ederken operasyonel verimliliğimizi de artıracağız" diye konuştu.