Yerel Haberler
Elazığ
Başkan Alan’dan ekonomiye güç veren isimlere vefa
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:16 Başkan Alan’dan ekonomiye güç veren isimlere vefa Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, kentin ekonomisine ve istihdamına uzun yıllardır katkı sunan iş dünyasının önemli isimlerini plaketle onurlandırarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan, şehrin ticari hayatına yön veren ve istihdam seferberliğine destek olan isimlerle bir araya gelerek teşekkür plaketi takdim etti. Elazığ Su Ürünleri Üreticileri Birliği Başkanı Gökhan Elgin’in de eşlik ettiği programda Başkan Alan, ilk durağında 44 yıldır esnaf ve sanatkar camiasına rehberlik eden Elazığ Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Fikret Çelik ile buluştu. Çelik’in kent için bir kanaat önderi olduğuna dikkat çeken Başkan Alan, yarım asra yaklaşan hizmet süresi boyunca şehre sunduğu katkılardan dolayı şahsı ve odası adına şükranlarını sundu. Kendisine takdim edilen plaket sonrası konuşan Fikret Çelik, İdris Alan’ın yönetim anlayışından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 44 yıllık ticari tecrübesine dayanarak Elazığ’ın böylesine çalışkan bir başkana daha önce sahip olmadığını vurgulayarak, her koşulda İdris Alan’ın yanında yer alacağını belirterek desteğini yineledi. Programın devamında Başkan Alan, Adil Gül’ü iş yerinde ziyaret ederek yerel yatırımların önemine değindi. Gül Gıda’nın sağladığı istihdamla şehir ekonomisine ciddi bir katma değer sunduğunu belirten Alan, başarılı çalışmalarının devamını dileyerek kendisine plaketini sundu. İş insanı Adil Gül ise nazik jestinden dolayı Başkan Alan’a teşekkür ederek yatırımlarının süreceği mesajını verdi. Günün anısına çekilen fotoğrafların ardından program sona erdi.
Elazığ’da 9 bin öğrenciye yetenek taraması yapılacak
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:26 Elazığ’da 9 bin öğrenciye yetenek taraması yapılacak Elazığ’da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 9 bin 364 öğrencinin yetenek taraması yapılacak. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle 2026 yılı yetenek taraması, 16 Şubat 2026 tarihi itibariyle başladı. 3. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen taramada, toplam 9364 öğrenciye yeteneklerini sergileme fırsatı sunulacak. Bu yıl 77 il merkezi okulu ve 71 ilçe okulunda olmak üzere toplam 148 ilkokulda tarama yapılacak. Yetenek taraması, merkez ve tüm ilçelerde gerçekleştirilecek. Öğrenciler, fiziksel yeteneklerini sergileyerek potansiyellerinin keşfedilmesi için uzmanlar tarafından değerlendirilecek. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yaptığı açıklamada, "Elazığ olarak, genç yeteneklerimizi keşfetmek ve spora kazandırmak adına büyük bir özveriyle çalışıyoruz. 16 Şubat 2026 tarihi itibariyle gerçekleştirilecek Türkiye Geneli Yetenek Taraması, geleceğin şampiyonlarını belirlemek için önemli bir adım. Bu kapsamda, Elazığ’daki il ve ilçe okullarında 3. sınıf öğrencilerine yönelik testler ve değerlendirmeler yapılacak. Öğrencilerimiz, öncelikle spor branşlarında özel testlerden geçirilecek. Bu tarama, gençlerimizin yeteneklerini erken yaşta fark edip doğru branşlara yönlendirilmesi için büyük bir fırsat sunmaktadır. Daha önceki taramalarda Elazığ’dan çıkan birçok sporcu, Türkiye şampiyonlukları kazanmış, milli takıma seçilmiş ve uluslararası arenada başarı elde etmiştir. Bizler de yeni şampiyonlar yetiştirmek için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak, spora yetenekli çocuklarımızı keşfetmek, onları desteklemek ve ülkemizi gururlandıracak sporcular yetiştirmek için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Yetenek taramasına katılan tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, ailelerimizi de çocuklarını spora teşvik etmeye davet ediyoruz" denildi.
Elazığ ile Han Yunus arasında gönül köprüsü
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:13 Elazığ ile Han Yunus arasında gönül köprüsü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü Filistin duruşu doğrultusunda Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Gazze’nin Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin Albatta ile video konferans yöntemiyle bir görüşme gerçekleştirerek kardeş belediye sürecini başlattı. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın Belediye Meclisi’ne 2025 yılının aralık ayında gündem dışı vermiş olduğu önerge sonrası alınan karar ile Gazze’nin Han Yunus şehri Elazığ’ın 5. kardeş şehri ilan edilmişti. Gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin meselesine yönelik kararlı duruşu doğrultusunda, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da anlamlı bir adım attı. Başkan Şerifoğulları, Gazze’nin Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin Albatta ile video konferans yöntemiyle görüşme gerçekleştirdi. Programa, Uluslararası İhya İnsani Yardım Derneği Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa İbrahim, Uluslararası İhya İnsani Yardım Derneği Genel Müdürü İsmail Bakırhan, El-Aksa Platformu üyeleri de katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman Filistin halkının yanında olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Başkan Şahin Şerifoğulları; "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, her zaman Filistin halkının yanında olmaya gayret ederek onları yalnız bırakmadı. Uluslararası platformlarda da her zaman Filistin halkının en güçlü sesi oldu. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz toplantıda da kendilerinin bütün belediye başkanlarına verdikleri talimatlar doğrultusunda bizler de Ramazan ayında, İsrail’in gerçekleştirdiği insanlık suçları karşısında Filistinli kardeşlerimizin yaralarını bir nebze de olsa sarabilmek, yanlarında olduğumuzu hissettirebilmek ve yeniden yapılanma sürecine katkı sunmak adına bu kardeşliği sahaya taşıyacağız. Bu kapsamda Han Yunus’ta Ramazan ayı boyunca her gün bin kişiye iftar programı düzenleyerek kardeşlerimizin yanında olacağız" dedi. İki şehir arasında kardeş belediye sürecini başlattıklarını da dile getiren Başkan Şerifoğulları; "Filistin’de yaşananlar artık sıradan bir çatışma değil; insanlığın göz göre göre seyrettiği bir dram, bir vahşet, bir katliamdır. Gazze’de her gün çocuklar ölürken, babalar evlatlarını kendi elleriyle toprağa verirken, anneler evlerinin enkazı başında ağıt yakarken, dünyanın suskunluğu kadar İsrail’in acımasızlığı da hafızalara kazınmaktadır. İsrail’in yürüttüğü politika; uluslararası hukuku hiçe sayan, sivilleri hedef alan, kutsal mekanları dahi gözetmeyen, temel insan haklarını ayaklar altına alan bir devlet terörüdür. Bunu başka bir dille ifade etmek mümkün değildir. Biz, biliyoruz ki Filistin halkı yalnız değildir. Türkiye’de, Elazığ’da, bu toprakların her köşesinde Filistin için yanan bir yürek, yükselen bir dua vardır. Bizim için Filistin davası günübirlik bir siyaset değil; imanımızın, ahlakımızın, kardeşliğimizin bir gereğidir. Bugün dayanışmamızın, kardeşliğimizin ve mücadelemizin daha da güçleneceğinin işaretidir. Sizler kendi topraklarınızda zulme karşı dururken, bizler burada o sesin dünyada daha gür çıkması için çalışmaya devam edeceğiz. Temennimiz; Gazze’nin yeniden ayağa kalkması, Kudüs’ün özgür günlerine kavuşması ve Filistin halkının hak ettiği onurlu barışa en kısa sürede ulaşmasıdır. Han Yunus ile Elazığ’ımızın kardeş şehir ilan edilmesi, tarihi sorumluluğumuzun bizlere yüklediği önemli bir misyondur. Elazığ Belediyesi olarak İsrail’in vahşi saldırılarında büyük bir yıkıma uğrayan Han Yunus şehrimizin yeniden inşa ve imarında üzerimize düşen vazifeyi yapmak, boynumuzun borcudur. Bu iş birliği hayırlara vesile olsun" diye konuştu. Elazığ’ın evliyalar şehri olduğunu vurgulayan Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin Albatta ise "Başkan Şerifoğulları nezdinde Elazığ halkına çok teşekkür ediyorum. Elazığ; evliyalar, ulemalar şehri, kıymetli değerlerimizin şehri. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları vasıtasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Konu Filistin halkı olduğunda kendileri, her kapıyı çalarak her yerde Filistin halkının haklarını açık bir sesle ifade eden biridir. Aynı şekilde dost ve kardeş Türk halkına da teşekkürlerimizi iletiyoruz. Bu sürece kadar bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmadılar ve Gazze halkının yanında olmaya devam ettiler" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol imzalanarak program tamamlandı.
Başkan Dumandağ: "Borsalar arasında kurulacak iş birliklerinin, ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:56 Başkan Dumandağ: "Borsalar arasında kurulacak iş birliklerinin, ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" Üreticinin emeğini koruyan, piyasaya güven veren ve sürdürülebilirliği esas alan her türlü ortak akıl ve istişareyi kıymetli bulduklarını aktaran Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Bölge borsaları arasında kurulacak iş birliklerinin, hem üreticiye hem de ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, eski AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze, eski Elazığ Belediye Başkan Yardımcıları Kutbettin Yeşilkaya ve Necmettin Arslan, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette özellikle Malatya ve Elazığ başta olmak üzere çevre illerde ortak olarak yetiştirilen kayısı, kırmızı et ve tarımsal ürünlerin pazarlanmasında güç birliği yapılmasının sağlayacağı avantajlar değerlendirildi. Üreticinin emeğinin daha iyi karşılık bulması, ürünlerin katma değerinin artırılması ve yeni pazarlara daha güçlü şekilde ulaşılması için ortak hareket etmenin gerekliliği vurgulandı. Tarım ve hayvancılıkta yaşanan güncel gelişmelerin de ele alındığı görüşmede; ortak akıl, istişare ve tecrübe paylaşımının, bölgesel kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. Borsalar arasında kurulacak sürdürülebilir iletişim ve koordinasyonun, hem üreticiye hem de piyasalara istikrar sağlayacağına dikkat çekildi. Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, ziyarete ilişkin değerlendirmesinde, borsalar arasında kurulan güçlü diyalogun yalnızca ticari ilişkileri değil, bölgesel üretim kültürünü de ileri taşıdığını ifade etti. Dumandağ, kayısı başta olmak üzere ortak üretimi yapılan tarımsal ve hayvansal ürünlerin daha etkin pazarlanabilmesi için birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekerek, "Üreticimizin emeğini koruyan, piyasaya güven veren ve sürdürülebilirliği esas alan her türlü ortak akıl ve istişareyi kıymetli buluyoruz. Bölge borsaları arasında kurulacak iş birliklerinin, hem üreticiye hem de ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan da açıklamasında, Malatya ve Elazığ’ın tarımsal üretimde birbirini tamamlayan iki güçlü merkez olduğuna dikkat çekti. Özcan, özellikle kayısı gibi bölgeyle özdeşleşmiş ürünlerde ortak hareket etmenin pazarlama gücünü artıracağını vurgulayarak, "Borsalar arası iş birliği, üreticinin sesini daha gür duyurmanın en etkili yoludur. Ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket edildiğinde, hem iç piyasada hem de dış pazarlarda daha güçlü bir duruş sergilemek mümkün olacaktır. Bu tür buluşmaların bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Karşılıklı fikir alışverişi ortamında geçen ziyaret, tarım ve ticaret alanında ortak projeler geliştirilmesi, üretimden pazarlamaya uzanan süreçte daha güçlü bir iş birliği zemini oluşturulması temennileriyle sona erdi.
Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:30 Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomiserin yargılandığı davada kararını açıklayan mahkeme, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak sanığı 10 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Geçen yıl 5 Eylül’de yaşanan olayda, Çaydaçıra Mahallesi’ndeki evine öğle vakti gelen Başkomiser M.K., içeride Orhan Ö. (44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Sanık M.K. ifadesinde, "Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapda mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi" diye konuştu. "Maktulü öldürmek için ateş etmedim" Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., "İsteseydim silahta kalanları da sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "Kanunların beni korumasına muhtacım" M.K., "Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim" ifadelerini kullandı. Kararına açıklayan mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:09 Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomisere, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulanarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verildi. 5 Eylül 2025’de Çaydaçıra Mahallesi’nde bulunan bir sitede Başkomiser M.K., öğle vakti evine geldi. M.K., içeride Orhan Ö.(44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. M.K. ifadesinde, "Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapta mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi" diye konuştu. "Maktulü öldürmek için ateş etmedim" Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., "İsteseydim silahta kalanlarında sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "Kanunların beni korumasına muhtacım" M.K., "Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim" ifadelerini kullandı. İfadelerinin ardından mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.