Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Elazığ
Başkan Yavuz: "Şehrimize kazandırılacak fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz"
19 Nisan 2026 Pazar - 16:42:33
Elazığ’a kazandırılacak olan 20 milyon Euro değerindeki fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren ASKON Elazığ Şube Başkanı Yavuz Akın, "Hayata geçirilecek bu önemli yatırım; üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından Elazığ’ımıza yeni bir ivme kazandıracaktır" dedi. AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı tarafından kente kazandırılacak 20 milyon Euro değerindeki fabrika şehirde bulunan iş adamları tarafından olumlu karşılandı. ASKON Elazığ Şube Başkanı Yavuz Akın yaptığı açıklamada, "AK Parti Elazığ Milletvekilimiz Mahmut Rıdvan Nazırlı tarafından şehrimize kazandırılacak olan 20 milyon Euro değerindeki fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Teknova OSB bünyesinde hayata geçirilecek bu önemli yatırım; üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından Elazığ’ımıza yeni bir ivme kazandıracaktır. Yatırımın etaplar halinde ilerleyerek kısa sürede üretime geçecek olması, şehrimizin sanayi potansiyelinin ne denli güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:46
Elazığ’da meyve bahçelerinde entegre mücadele çalışması
Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından, meyve üretiminde verim ve kaliteyi arttırmaya yönelik, entegre mücadele çalışması yapıldı. Elazığ’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından meyve üretiminde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu çerçevede Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı ekipleri tarafından yürütülen entegre mücadele çalışmaları kapsamında elma, şeftali ve kayısı üretimi yapılan bahçeler ziyaret edildi. Gerçekleştirilen saha incelemelerinde üreticilerle birebir görüşmeler yapılarak, hastalık ve zararlılarla mücadelede doğru ve etkili uygulama yöntemleri hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Ayrıca üretim sezonuna ilişkin genel değerlendirmeler yapılarak üreticilerin talepleri ve karşılaştıkları sorunlar yerinde ele alındı.
19 Nisan 2026 Pazar - 13:18
Elazığ’da otomobiller çarpıştı: 3 yaralı
Elazığ’da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Kaza, merkez Zafran yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.B.G. idaresindeki 23 EN 500 plakalı otomobil ile E.S. idaresindeki 16 AHL 902 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada 3 kişi yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri, kaza yerinde inceleme yaptı.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:25
Gülistan Doku soruşturmasındaki 10 tutuklu Elazığ Cezaevine getirildi
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan 10 şüpheli dün gece yarısı konvoy halinde Elazığ Ceza İnfaz Kurumu’na getirildi. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheliye ise adli kontrol kararı verilmişti. Dün gece ise son tutuklanan isim dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel olmuştu. Ardından tüm tutuklular, Tunceli’den Elazığ Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Elazığ’da sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, ardından cezaevine götürüldü. Şehir içerisinden geçen ve yüksek güvenlik önleminin alındığı konvoy dikkat çekti.
06 Şubat 2026 Cuma - 12:43
Palu Tava coğrafi işaret tescili aldı
Elazığ’ın Palu ilçesinde ilçeye özgü lezzetlerden biri olan Palu Tava, coğrafi işaret tescil belgesi aldı. Elazığ’ın Palu ilçesinde ilçeye özgü lezzetlerden biri olan Palu Tava, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi aldı. Tescil kararı, kaymakamlık girişimleri sonucu 21 Ocak 2026 tarihi itibarıyla resmen kabul edildi. Yukarı Fırat Bölgesi’nin önemli tatlarından biri olarak bilinen Palu Tava’nın coğrafi işaret almasıyla birlikte ilçe ve bölge gastronomisi ile turizmine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Palu Kaymakamlığı, alınan tescilin yerel ekonomiye ve tanıtıma olumlu etkiler sunacağını belirterek, "İlçemize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
06 Şubat 2026 Cuma - 12:03
Elazığ Valisi Hatipoğlu: "Acının büyüklüğü karşısında dayanışmamız daha da büyüdü"
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, "O gün sadece binalar yıkılmadı. Şehirlerimiz sustu, sokaklarımız karardı ve canlarımız enkaz altında kaldı. Aynı zamanda milletimizin vicdanı ayağa kalktı. Acının büyüklüğü karşısında dayanışmamız daha da büyüdü. Türkiye tek yürek oldu" dedi. Elazığ AFAD İl Müdürlüğünce 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatlarını kaybedenler için anma toplantısı gerçekleştirildi. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, "Kaybettiğimiz canlarımızı ve yaralanan binlerce vatandaşımıza anmak için bir aradayız. Depremler millet hayatında olunmaz yaralar açabilir ama aynı zamanda yepyeni başlangıçların da ilk işareti olmuştur. 6 Şubat’ta meydana gelen iki büyük depremde 11 ilimiz doğrudan etkilenmiş, 53 bin 697 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 107 bin 213 vatandaşımız yaralanmış ve yüzbinlerce bina yıkılmış ve ağır hasar görmüştür. 6 Şubat depremi Cumhuriyet tarihimizin en büyük afetleri olarak kayıtlara geçmiştir. Bu deprem yalnızca ülkemiz için değil, dünya afet tarihi açısından da oluşturduğu can kaybı, hasar ve yıkımlardan dolayı ‘asrın felaketi’ olarak nitelendirilmiştir. O gün sadece binalar yıkılmadı. Şehirlerimiz sustu, sokaklarımız karardı ve canlarımız enkaz altında kaldı. Aynı zamanda milletimizin vicdanı ayağa kalktı. Acının büyüklüğü karşısında dayanışmamız daha da büyüdü. Türkiye tek yürek oldu. Depremin hemen ardından devletimizin tüm kurumları eş zamanlı olarak sahaya intikal etmiş, arama kurtarma ekiplerimiz canla başla çalışmış, AFAD teşkilatımız, kahraman silahlı kuvvetlerimiz, polisimiz, jandarmamız, sağlık personelimiz, gönüllülerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte insan üstü bir gayret ortaya koymuşlardır. Aynı zamanda aziz milletimizin duası ve yüreğiyle depremzede kardeşlerimizin yanında yer aldığını gördük" ifadelerini kullandı. Vali Hatipoğlu, "Bu süreçte ortaya konulan tablo, devlet ile milletin omuz omuza verdiği en güçlü dayanışma örneklerinden birisi olmuştur. Arama kurtarma çalışmalarında ve enkaz başlarında sabahlayan ekiplerimizin yanında bir şişe suyu paylaşan vatandaşımız, bir battaniyeyi omuzuna alıp yola çıkan gençlerimiz, yardım tırlarını gözyaşlarıyla uğurlayan annelerimiz, zor zamanlarda nasıl bir dayanışma gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Türkiye Cumhuriyeti devletinde bu dayanışma ruhu milletimizi ayakta tutan en büyük güç olmuştur. Elazığ ilimiz 2020 yılında yaşadığı yıkıcı depremlerin ardından 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremden de önemli ölçüde etkilenmiştir. Ancak yine Elazığ, hemen komşu ili olan Malatya iline büyük bir seferberlik içerisinde yardım için koşmuştur. Depremler sonucunda 11 ilde milyonlarca vatandaşımız barınma ihtiyacıyla karşı karşıya kalmıştır. Ancak devletimiz bu büyük yıkım karşısında tereddüt etmeden tarihin en büyük konut seferberliğine başlamıştır. Teslim edilen her anahtar, devletimizin sosyal sorumluluk anlayışının vatandaşımızla kurduğu güçlü bağın ve devlet millet dayanışmasının somut bir örneği olmuştur" dedi. Gerçekleştirilen anma ve değerlendirme toplantısına Vali Numan Hatipoğlu’nun yanı sıra, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, 8. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ümit Durmaz, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, AK Parti İl Başkanı İbrahim Sencer Selmanoğlu, AFAD Müdürü Dr. Cafer Giyik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Fatih Önalan, kurum müdürleri ve STK başkanları katıldı.
06 Şubat 2026 Cuma - 11:58
Kümese giren tilki tavuğu alıp götürdü: O anlar kamerada
Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde tilkinin kümese girerek tavuk çalma anı güvenlik kameralarına yansıdı. Elazığ’ın Karakoçan ilçesine bağlı Yeniköy’de Osman Apaydın’a ait kümese giren bir tilki, kümesteki tavuğu alarak kaçtı. O anlar, kümesin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, tilkinin sabah saatlerinde kümese sessizce yaklaştığı ve kümesin etrafında gezen tavuğu aldığı ve hızla uzaklaştığı görülüyor.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:13
Başkan Şerifoğulları, "Şehrimizin eski yapı stoku önemli ölçüde yenilendi"
Yaşanılan 2020 ve 6 Şubat depremlerinin ardından Elazığ’da ciddi bir dönüşüm sürecine girildiğini aktaran Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çalışmalarla şehrimizin eski yapı stoku önemli ölçüde yenilendi. Hemşehrilerimiz güvenli yuvalarına kavuştu" dedi. Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 6 Şubat 2023’te iki büyük deprem, 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. 2020 ve 2023 depremlerini yaşayan Elazığ, yapılan TOKİ konutlarıyla yapı stoku önemli ölçüde yenilendi. Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, halkın güvenliğini en ön planda tutarak başta kentsel dönüşüm olmak üzere daha dirençli bir şehir ve daha güvenli yarınlar için çalışmalara devam edeceklerini ifade etti. Başkan Şerifoğulları, "Türkiye tarihindeki en büyük felaketlerden biri olan ve Elazığ’ımızın da aralarında bulunduğu 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Ülkemizi derinden sarsan, yüreğimizde silinmeyecek büyük yaralar açan 6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına ve milletimize sabır diliyorum. Asrın felaketi olarak hafızalarımıza kazınan bu büyük acı; dayanışmanın, birlik ve beraberliğin ne kadar kıymetli olduğunu bizlere bir kez daha gösterirken asrın dayanışmasıyla yaralarımızı sarmaya devam ediyoruz. Elbette yaşadığımız bu büyük afet, bize doğal afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini de bir kez daha hatırlattı" diye konuştu. Depremsellik bilinci doğrultusunda devletin güçlü desteğiyle Elazığ’da ciddi bir dönüşüm sürecine girildiğini vurgulayan Şerifoğulları, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çalışmalarla şehrimizin eski yapı stoku önemli ölçüde yenilendi. Hemşehrilerimiz güvenli yuvalarına kavuştu. Yaşadığımız bu zorlu süreçte sağladıkları güçlü destekten dolayı başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a, devletimizin tüm kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarımıza ve aziz milletimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Elazığ Belediyesi olarak halkımızın güvenliğini en ön planda tutarak başta kentsel dönüşüm olmak üzere daha dirençli bir şehir ve daha güvenli yarınlarımız için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bir kez daha 6 Şubat depremlerinde yaşamlarını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun" ifadelerini kullandı.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:02
Elazığ’da Ramazan denetimleri artırıldı
Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala Elazığ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki denetimlerini artırdı. Kamu düzenini sağlayarak vatandaşların huzurunu korumak için çalışmalarını sürdüren Elazığ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yıl boyunca periyodik olarak gerçekleştirdiği denetimlerini, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde artırdı. Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir bir ortamda alışveriş yapmalarını sağlamak amacıyla ekipler, kent genelinde faaliyetlerini sürdüren zincir marketlerde ürünlerin fiyat etiketlerinin görünür olup olmadığı, etiketlerin mevzuata uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satışa sunulup sunulmadığı ve hijyen kurallarına riayet edilip edilmediği konularında kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Ayrıca raf düzeni, depolama koşulları, gıda güvenliği standartları da kontrol edilerek vatandaşların sağlığını tehdit edebilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı gerekli uyarılar yapıldı, kurallara uymayan işletmelere cezai işlem uygulandı. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, ekiplerin vatandaşların halk sağlığını korumak ve güvenli gıdaya ulaşımını sağlamak için çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürdüğü belirtildi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:49
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri: "Bu millet ve devlet sadece bizler için değil, coğrafyamız ve dünya için bir umuttur"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Dr. Ömer İleri, "Bu milletin ve devletin sekteye uğramasını bekleyenlere bu millete ve devlete tuzak kuranlara her daim, beklentilerinin boşa çıkacağını tekrardan göstereceğiz. Çünkü bizler biliyoruz ki bu millet ve devlet sadece bizler için değil, coğrafyamız ve dünya için bir umuttur. Bizler AK Parti teşkilatları olarak bu bilinçle çalışıyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Dr. Ömer İleri, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızca ‘Asrın Birlikteliği’ temalı programları çerçevesinde Elazığ’a geldi. Bir dizi ziyaretlere katılan İleri, AK Parti İl Başkanlığında açıklamalarda bulundu. İleri, "2023 yılında yaşadığımız iki büyük depremle ülkemizin 11 ili maalesef ciddi bir sarsıntıya maruz kaldı. Ciddi yıkımlar yaşadı. Can kayıpları oldu ama felaketin hemen akabininde devlet ve millet kaynaşmasını dünyada görülebilecek belki de en güzel örneklerinden birisi yaşandı. İlk saatlerden itibaren devletimiz bütün kurumlarıyla, üst yönetimi ve bakanlarıyla saatler içerisinde sahaya intikal etti. Canla başla vatandaşa yardım etme noktasında işe koyuldu. Takip eden süreçte hepimiz şahit olduk. Millet büyük bir seferberlik başlattı. Bu memleketin her bölgesinden deprem bölgelerine yardımlar adeta sel oldu aktı. El birliğiyle millet ve devlet olarak büyük felaketin altından başarıyla kalktık. Öyle büyük felaketler milletler için aynı zamanda kimliklerini tekrar ortaya koymalarına da vesile oluyor. Böyle büyük sınamalar, bizim gibi büyük milletler için duruşlarını bir anlamda yeniden vesile etmenin vesilesi oluyor. Asrın felaketi diyoruz ama esasen, bin yılın felaketi diye de nitelendirebiliriz. Çünkü gerçekten bölge çok şiddetli iki depreme maruz kaldı. Bu büyük felakette gerektiği zaman nasıl bir ve beraber olduğunu, bu ülkede devlet ve millet kaynaşmasının nasıl her daim dimdik ayakta olduğunu o zor günlerde bütün dünyaya göstermiş oldu" dedi. "Bu milletin ne kadar büyük bir millet olduğunu bu devletin ne kadar büyük bir devlet olduğunu bizler tekrar cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduk" diyen İleri, "O süreçte maalesef moral bozmaya çalışanların olduğunu da gördük. Dezenformasyon yapmaya çalışanları da gördük. Deprem bölgesine adeta deprem turisti olarak gelip deprem fotoğrafları verenlerin olduğunu da gördük. Depremde yaşanan acıları suiistimal ederek kendilerince siyaset devşirmeye çalışanların olduğunu da gördük. Ancak şunu ifade etmemiz lazım. Bu millet nasıl o zor günlerde bu büyük sınavı verdiyse bizlerde biliyoruz ki zor günlerde moral bozmaya çalışanların notunu çok net bir şekilde vermiştir. Allah bir daha bize böyle felaketler yaşatmasın. Allah devletimizin kudretini daim etsin. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler, durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Mücadele etmeye ve koşmaya devam edeceğiz. Bu milletin ve devletin sekteye uğramasını bekleyenlere bu millete ve devlete tuzak kuranlara her daim, beklentilerinin boşa çıkacağını tekrardan göstereceğiz. Çünkü bizler biliyoruz ki bu millet ve devlet sadece bizler için değil, coğrafyamız ve dünya için bir umuttur. Bizler AK Parti teşkilatları olarak bu bilinçle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti İl Başkanı İbrahim Sencer Selmanoğlu ise, "İçinde ilimizin de bulunduğu derin yara aldığımız 6 Şubat depreminin yıldönümü vesilesiyle Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızca ‘Asrın Birlikteliği’ temalı programlar kapsamında ilimizde misafirlerimizi ağırladık. Bizler her daim, sahada olan hemşerilerimizle bir arada olan bu vesileyle de şehrimizin ve milletimizin nabzını tutan teşkilat mensuplarıyız. Bu vesileyle hem hane ziyaretleri, esnaf ziyaretleri gibi birçok programda hemşerilerimizle beraberdik" dedi. Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Dr. Ömer İleri’nin yanı sıra, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, MKYK üyeleri Kasım Bostan ve Muhammed Emin Saraç, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ile teşkilat üyeleri katıldı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 17:26
Elazığ’da 802 gram kokain ele geçirildi: 1 şahıs tutuklandı
Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 802 gram kokain, çok sayıda sentetik ecza ve ruhsatsız silah ele geçirilirken, bir şüpheli tutuklandı. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti, kullanımı ile sevkiyatının engellenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda belirlenen hedeflere yönelik geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. Eş zamanlı olarak 4 ayrı ikamet ve 1 araçta icra edilen operasyonda, narkotik ekiplerinin yaptığı detaylı aramalarda 6 parça halinde toplam 802 gram kokain, 69 kutu içerisinde 3 bin 873 adet sentetik ecza, 2 adet ruhsatsız tabanca ve bu tabancalara ait 4 adet fişek ele geçirildi. Suç unsurlarına el konulurken olayla bağlantılı olduğu tespit edilen 2 şüpheli şahıs kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen 2 şüpheli şahıstan 1’i, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:59
Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomiser: "Ben öldürmesem o beni öldürecekti"
Elazığ’da başkomiserin evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldürdüğü olayda sır perdesi aralandı. Tutuklu olarak yargılanan başkomiser, ilk duruşmada maktulle eşinin ilişki yaşadığını belirterek, "Ben onu öldürmesem o beni öldürecekti" dedi. 5 Eylül 2025’de Çaydaçıra Mahallesi’nde bulunan bir sitede Başkomiser M.K., öğle vakti evine geldi. M.K., içeride Orhan Ö. (44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulunurken, F.K. ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle katıldı. "Üzerinde bulunan tişörtte de kan izi olduğunu gördüm" İfadesinde yaşananları anlatan sanık M.K., sabah saatlerinde eşinin çocuklarını kreşe götürmek için evden ayrıldığını belirterek, "Ben o sırada evdeydim. Çocuğum geceden soğuk algınlığı almıştı, bundan dolayı eşime ’Okula götürme’ dedim. O da bana ’Kreşe alışsın, adaptasyon sürecini atlatsın’ dedi. Ben mesaiye gitmek için hazırlanırken eşim o sırada çocuğumla evden çıktı. Eşim evden çıkınca aradım, ’Öğretmene söyle çocuk rahatsızlanırsa haber etsin’ dedim. O sırada işe gitmek için evden çıktım. Saat 09.00 sıralarında tekrar eşimi aradım. Çünkü çocuğum daha öncesinde de kreş problemi yaşamıştı, bırakırken ağladı mı diye tekrar aradım. ’Çocuğu bıraktım ağladı ama yapacak bir şey yok. İkimiz de çalışan insanlarız’ dedi. Eşimin kreşten eve dönmesi 15 dakika falan sürüyor, ondan dolayı tekrar aradım ama eşim telefonu açmadı. Cevap vermeyince çocuk hakkında konuşmak için eve gitmeye karar verdim. Eve gidince site içerisinde eşimin aracını görünce evde olduğunu anladım. Saat 09.47 sıralarında eve çıktım, kapıyı çaldım ama açılmadı. Lavaboda olduğunu düşünerek ev kapısının önünde beklemeye başladım. Ara ara kapıyı çalmaya devam ediyordum. Lavaboda olmadığını, balkonda olduğunu, bundan dolayı da zili duymayacağını düşündüm. Aşağı inerek balkonlara baktım ama orada eşimi göremedim. Daha sonra tekrar daire kapısına geldim. Kapıyı çaldım, bu sefer kapıyı açtı. Yaklaşık 3 dakika geçmişti aşağıdan yukarı çıkmam. Kapıyı açınca baş kısmında bir şişlik olduğunu fark ettim. Üzerinde bulunan tişörtte de kan izi olduğunu gördüm. Kendisine ne olduğunu sordum, ’Kapıya çarptım, önemli bir şey yok’ dedi. Mutfağa geçtim, ’Kaç dakikadır kapıyı çalıyorum açmadın. Telefona neden cevap vermiyorsun’ dedim. ’Uyuyakalmışım kapıyı duymadım, telefon da sessizdeydi’ dedi. Kendisi ’Bir kahve yapayım balkona geç, içelim’ teklifinde bulundu. Ben de kendisine ’Kahveyi bırak, seninle konuşacaklarım var’ dedim. Mutfakta çocuğumuzun durumundan dolayı 20 dakika falan konuştuk" dedi. "Bıçağı bana saplamak üzere hamlede bulundu" Konuşmanın ardından eşine kahve yapmasını, kendisinin lavaboya gidip geleceğini söylediğini aktaran M.K., "F.K. o sırada mutfaktaydı. Lavabonun olduğu kısma giderken yerde kan damlalarını gördüm. Bulunduğum yerden seslenip, ’Kafanı çarparken çok kanaman olmuş. İyi misin?’ dedim. Kendisi mutfaktan çıkarak yanıma geldi. Giyinme olarak kullandığımız odanın içerisinde tıkırtı sesi ve kapının hafiften hareket ettiğini gördüm. Odanın kapısı neden kapalı diyerek odaya yöneldim. Normalde o odanın kapısını hiç kapalı tutmayız. Kapıyı ittim, içeri bir adım attım. Normalde kapının sonuna kadar açılması gerekirdi fakat açılmadı. Maktul içeride saklanıyordu. Kapının arkasında saklanan maktul kapının kenarından elinde bulundurduğu bıçağı bana saplamak üzere hamlede bulundu. Refleksle elimle bıçağı tuttum. Yüzünü görmeden bıçak saldırısına maruz kaldım. Elini tuttum, boşta kalan elimle maktulün boğazına yapıştım. Maktul de boşta olan eliyle benim boğazımı tuttu. Boğuşmaya başladık" diye konuştu. "Hedef gözetmeksizin yerdeyken yere doğru 3 veya 4 el ateş ettim" M.K., "Şahısla karşılaştığımızda bağırarak ’Sen kimsin, ne arıyorsun?’ dedim. O da bana ’Benim kim olduğumu eşine sor’ dedi. Eşim o esnada ’Durun yapmayın, biz arkadaşız. Konuşmak için çağırdım’ diye bağırıyordu. Maktul ’Seni geberteceğim’ diyordu. Kadınla maktul arasındaki gayri ahlaki boyutu boğuşurken idrak ettim. Kendi evimde böyle bir ahlaksız durumun yaşandığını ve bıçaktan kendimi kurtarmaya çalışıyordum. Ahlaksız boyut aklıma geliyor. O esnada kadından da bir hamle gelir mi diye düşünürken F.’ye ’Odaya girme’ diye bağırdım. Bağırmamın sebebi bunların arasındaki ilişkiden dolayı kadın odaya girerse bana saldırır mı diye düşünmemden dolayıdır. O anda korku, telaş ve panik var. Daha sonra boğuşarak yere düştük. Bıçağı almak için müdahale ettim ama alamadım. Kendimi geriye iterek şahıstan o esnada ayrıldım. Şahıstan uzaklaştıktan sonra beylik silahımı çekme fırsatı yakaladım. Maktul de yerdeyken elindeki bıçakla bana doğru hamle yaptığı esnada hedef gözetmeksizin yerdeyken yere doğru 3 veya 4 el ateş ettim. Mermilerin maktule isabet ettiğini anladım. Yaşanan vahim olayın telaşıyla silahımı güvenli hale almak istedim, şarjörü çıkarmayı unutmuşum, sürgüyü çekip bıraktım. O sırada silahta kalan 4-5 mermi yere düşmüş" şeklinde konuştu. "Ben onu öldürmesem o beni öldürecekti" Olayın paniğiyle kendisinde yoğun bir ter boşalması olduğunu aktaran M.K., "Hem psikolojik olarak hem de fiziksel olarak kendimi toplamaya çalıştım. Sonra kadına döndüm, ’Bu yaşadığımız olaya bak. Polisi arayacağım, bundan sonraki süreçte eşlik görevini yapamadın, barı çocuğa iyi bak’ diyerek polisi aradım. Polislerin ardından ablamı aradım. Asayiş birimi müdürünü aramıştım, olayı anlattım. ’Silah kullanmak zorunda kaldım’ dedim. Daha sonra polis ekipleri geldi, ifade için emniyete gittik. Olay bu şekilde olmuştur. Yaşanan bu olayda öldürme kastım yoktur. Tamamen hayatıma yönelen tehditten kurtulmak, kendimi savunmak amacıyla son çare olarak üzerimde bulunan beylik silahını kullandım. Yaşanan bu olayda sanık pozisyonunda bulunuyorum ama benim konudan dahi haberim yoktu. Kimseyi öldürme kastım yoktur. Olayın böyle sonuçlanmasını istemedim. Geldiğimiz nokta itibarıyla işimden, çocuğumdan ayrı kalmışım. Böyle bir duruma kimse düşmek istemez. Eşimin kafasındaki şişlikle benim bir alakam yoktur. Eşimin beni aldattığına dair hiçbir zaman bir kuşkum olmadı. Olay günü de, önceki zamanlarda da ailevi huzursuzluğumuz vardı ama aldattığı yönünde hiçbir şüphem oluşmadı. Maktulü ilk defa gördüğüm yer olay yeridir. Daha önce hiçbir şekilde tanışmadık. Maktul eşime ’Eşin eve gelecek mi, gelirse de tanışırız’ demiş zaten mesajlarda. Olayda maktulle aramızda 70 santim mesafe vardır tahminen. Ben onu öldürmesem o beni öldürecekti" ifadelerini kullandı. "’Giyinme odasına saklan, o sırada kapıdan çıkarsın’ dedim" M.K.’nin eski eşi olduğunu aktaran F.K. ise, "Serdar isimli şahısla sosyal medya üzerinden tanıştım. Ben adını Serdar olarak biliyordum. 2025 Mayıs ayında tanıştık, bir ay kadar yazıştık. Daha sonra temmuz ayında yüz yüze bir defa parkta, bir defa da arabada görüştük. Ben bu şahısla görüşmek istemedim. Ağustos ayında olaydan bir gün önce maktul bana mesajlar atmış, ben mesajları görmedim. Elazığ’a gelerek konuşmak istediğini söylemiş. ’Eşinin karşısına çıkarım, gerekirse onunla konuşurum’ dedi. Bu süreçte maktul sanığa içten içe öfke duyuyordu. Ben mesajları olay günü saat 07.00-09.00 arasında gördüm. Dışarıda görüşmenin tehlikeli olacağını düşündüğüm için ’Evde görüşelim’ dedim. Maktul sosyal medyadan aradı, kendisine eve geçeceğimi söyledim. Eve geldikten kısa bir süre sonra Serdar olarak bildiğim Orhan eve geldi. Mutfak bölümünde oturduk. Konuşma devam ederken M. beni aramış, o sırada aramızdaki ilişkinin bitmesi gerektiğini anlatıyordum. 20 dakika falan konuştuk. Daha sonra kapı çalmaya başladı. Ben kapının dürbününden bakınca M.’yi gördüm. İçeri gidip Serdar’a ’M. geldi’ dedim. Serdar öfkelendi, ’Bana kumpas kurdurunuz. Nereden çıktı bu M. İkinizi de geberteceğim’ dedi. Seslerin dışarı gideceğinden dolayı kısık sesle maktule sessiz olmasını ve saçmalamamasını söyledim. Serdar mutfaktaki bulaşık sepetinden bıçak aldı. Bırakmasını söyledim ama bırakmayarak evin arka odasında bulunan giyinme odasına doğru yöneldi. Banyo kapısının önüne geldiğinde sakin olmasını, bıçağı bırakmasını söyledim. O da bana ’İçinde olduğum durumun farkında değil misin?’ diyerek tekme ve kafa attı. Kapı çalmaya devam ediyordu. ’M. içeri girdiğinde onu balkona alacağım. Sen giyinme odasına saklan, o sırada kapıdan çıkarsın’ dedim" ifadelerini kullandı. "M. bir ara geri çekilince silahı çekip yere doğru aralıksız ateş etmeye başladı" Banyoya girip elini yüzünü yıkadığını ve kan lekelerini temizlediği aktaran F.K., "Vestiyerden Serdar’ın ayakkabılarını aldım ve giymesini söyledim. M. balkondayken çıkarsın dedim. Kapıyı açtım. O arada kapıyı kilitlediğim için M. içeri girememişti. M. ’Alnına ne oldu?’ dedi. ’Önemli bir şey yok kapıya çarptım’ diyerek onu geçiştirdim. Daha sonra kahve içmek için mutfağa aldım. M. ’Önce konuşalım sonra kahve içeriz’ dedi, kapıyı ve telefonu neden duymadığımı sordu. Ben de ’Uyuyorum’ diyerek geçiştirdim. 20 dakika falan konuştuktan sonra M. ’Kahve yap’ diyerek mutfaktan ayrıldı. Kahve makinesinin önündeyken koridora doğru yöneldi. Banyonun önündeki kan lekelerini görünce ’İyi misin?’ diye sordu. Ben de bunun üzerine mutfaktan çıkarak M.’nin yanına yöneldim. M. giyinme kapısı kapalı olduğu için açmaya çalıştı. O sırada ’Kapı niye kapalı?’ dedi. Kapıyı aralayınca içeri bıçakla giren Serdar, kapının aralığından bıçakla M.’ye saldırmaya başladı. Aralarında boğuşma başladı. Serdar bıçağı M.’nin omuz ve boyun bölgesine doğru saplamaya çalışıyordu. Eşime Serdar için ’Biz arkadaşız’ dememe rağmen Serdar halen saldırıyordu. Serdar bıçağı bırakmayınca boğuşma devam etti. M., Serdar’a ’Sen kimsin, ne işin var?’ diye soruyordu. Serdar da bıçağı savurarak ’Sen bunları karına sor’ diyerek saldırmaya devam ediyordu. Serdar ve M. yüzüstü pozisyonunda yere düştü. Serdar bıçakla saldırmaya devam ediyordu. M. bir ara geri çekilince silahı çekip yere doğru aralıksız ateş etmeye başladı. Silah seslerini 2 veya 3 defa duydum. Kurşunların Serdar’a gelip gelmediğini görmedim. M. bana ’Oğlumuza iyi bak. Karılık yapmadın, ona annelik yap’ diyerek isyanda bulundu. Ardından hemen telefonla birisini aradı ve polisler geldi. Olay bu şekilde oldu. Maktul yere düştüğünde ölüp ölmediğini anlamadım. Maktule hiç dokunmadık. Polislerin gelmesini bekledik" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:12
FÜ ile Bursa Teknik Üniversitesi arasında protokol
Fırat Üniversitesi (FÜ) ile Bursa Teknik Üniversitesi arasında işbirliği protokolü imzalandı. FÜ ile Bursa Teknik Üniversitesi arasında, başta sanayi olmak üzere birçok alanda ortak çalışmaları güçlendirmek amacıyla "İşbirliği Protokolü" imzalandı. İki üniversite arasında hazırlanan protokol, FÜ Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş ile Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar tarafından imza altına alındı. Protokol ile akademik, bilimsel ve uygulamalı alanlarda ortak projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. İmzalanan protokol kapsamında FÜ, Bursa Teknik Üniversitesi ve AR-GE Merkezleri iş birliğinde araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi, sanayi odaklı çalışmaların artırılması ve bilgi paylaşımının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Protokol imza töreninde konuşan FÜ Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, iş birliğinin her iki kurum için de hayırlı olmasını temenni ederek, FÜ olarak kamu kurumları, üniversiteler ve tüm paydaşlarla iş birliğine büyük önem verdiklerini vurguladı. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise çağın gereklerine uyum sağlayan eğitim anlayışı, güçlü akademik kadrosu ve yükselen başarı grafiğiyle dikkat çeken FÜ ile yapılan iş birliğini son derece kıymetli bulduklarını ifade etti.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:33
Elazığ’da zincirleme trafik kazası: 1 yaralı
Elazığ’da 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 1 kişi yaralandı. Olay, merkeze bağlı Sürsürü Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 3 araç zincirleme kazaya karıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda maddi hasar oluşurken, bir sürücü yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücünün tedavisi, olay yerine gelen ambulans içerisinde gerçekleştirildi. Polis ekipleri, kaza yerinde inceleme yaptı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:05
Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı kapılarını açıyor
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) tarafından şehrin ticari yapısına güçlendirecek ve tüm sektörleri bir çatı altında toplayacak "Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı" 6 Şubat Cuma günü kapılarını açıyor. Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, 6 Şubat Cuma günü saat 14.30’da kapılarını açıyor. Elazığ TSO öncülüğünde 6-7-8 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan fuar, şehrin üretimden pazarlamaya uzanan tüm ekonomik gücünü tek çatı altında buluşturacak. Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek açılış töreni ile başlayacak fuarın, 8 Şubat Pazar günü sona ereceği bildirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımlarıyla ziyaretçilere kapısını açacak olan Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, iş dünyasının birlik iradesi, büyüme kararlılığı ortaya konulması adına önemli bir organizasyon olacak. Fuarda, her sektörden 55 firma 100’den fazla saygın markaların stant açacağı aktarıldı. Fuara titizlikle ve hummalı bir çalışma ile hazırlandıklarını ifade eden ve göreve geldikleri günden bu yana ‘Üreten ve Büyüyen Elazığ’ hedefiyle hareket ettiklerini belirten Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, bu fuarın bir sonuç değil, büyük bir değişim sürecinin başlangıcı olduğunu vurguladı. Göreve geldiklerinde Elazığ için bir söz verdiklerini aktaran Başkan Alan, "Esnafımızın, tüccarımızın ve sanayicimizin her an yanında olacağız dedik. 6. Bölge teşviklerinin 2017 yılında ilimize kazandırılıp bugüne kadar devam etmesinden, üyelerimizin finansal darboğazlardan çıkış yollarına kadar her alanda gövdemizi taşın altına koyduk. Ankara’da bakanlıklar nezdinde yürüttüğümüz güçlü lobicilik faaliyetleriyle Elazığ’ın sesini en gür şekilde duyurduk. Şimdi ise tüm bu emeklerimizi taçlandıracak, şehrimizin ticaret hacmini zirveye taşıyacak olan Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı’nı hayata geçiriyoruz" dedi. Fuarın stratejik bir hamle olduğuna dikkat çeken Başkan Alan, "Bu fuar, Elazığ’ın ticaret vizyonunu geliştirmek ve ilimizin misyonunu uluslararası standartlara taşımak için büyük bir fırsattır. Mobilyadan gıdaya, tekstilden teknolojiye, sağlıktan inşaata ilimizde faaliyet gösteren tüm sektörleri tek bir çatı altında topluyoruz. Amacımız; sadece ürün sergilemek değil, yeni iş bağlantıları kurmak, üyelerimizin pazar payını artırmak ve Elazığ ekonomisinin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu herkese ilan etmektir" diye konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:30
Elazığ’da depremde hayatını kaybedenler dualarla anıldı
Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar için Elazığ İzzet Paşa Camii’nde mevlit programı düzenlendi. 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen program, öğle namazını müteakip gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda bir araya gelen protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş, felakette yitirilen canlar için okunan Mevlid-i Şerif’i dinleyerek dualar etti. Programa AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, AK Parti MKYK Üyesi Muhammed Emin Saraç, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Koordinatörü Cengiz Demirkaya ve AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder