Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan TSO’nun iftar programı yoğun katılımla gerçekleştirildi 10 Mart 2026 Salı - 23:10:26 Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından düzenlenen iftar programı, protokol üyeleri, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda, TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu ile Meclis Başkanı Mehmet Ali Aksu davetlileri kapıda karşılayarak selamladı. Programa Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile çok sayıda esnaf ve iş insanı katıldı. Programın açılışında konuşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, Ramazan ayının birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirterek davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür etti. Oda olarak ayrışmalardan uzak durarak projelere odaklandıklarını ifade eden Tanoğlu, Besi Organize Sanayi Bölgesi, süt işleme tesisi, düve üretim çiftliği, modern hizmet binası ve şehir lokali gibi projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Sosyal sorumluluk projelerine de önem verdiklerini dile getiren Tanoğlu, kadın cezaevine tekstil atölyesi kurulması ve üniversite öğrencilerine burs sağlanması gibi çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirtti. Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun da konuşmasında Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirdiğini ifade ederek, Erzincan’ın kardeşlik ve dayanışmanın güçlü olduğu bir şehir olduğunu söyledi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise Erzincan’ın vefa, iyilik ve samimiyetin yaşatıldığı bir şehir olduğunu belirterek birlik ve beraberliğin korunmasının önemine dikkat çekti. Program, iftar yemeğinin ardından yapılan sohbetlerle sona erdi.
Yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle pekmez yapımı
28 Haziran 2025 Cumartesi - 07:38 Yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle pekmez yapımı Kendine has kokusu ve özelliği ile dikkat çeken dut pekmezi, yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Erzincan’ın Kemaliye ilçesi ve köylerinde duttan pekmez yapımı başladı. Pekmezin olması için bol güneş ve hafif rüzgar gerekirken, yağmur olmaması nedeniyle pekmez haziran ve temmuz aylarında yapılıyor. Odun ateşi ile büyük kazanlarda doğal kaynak suyu ile kaynatılan dut, kaynama ısısına gelince şırası alınır. Güneş gören damlarda tepsilere koyulur ve olgunlaşması beklenir. Bu süre bir hafta kadar sürer. Kemaliye pekmezinin farkı kurutulmuş beyaz duttan yapılması ve az kaynatılıp besin değerini yitirmeden güneşte olgunlaşmasıdır. Uzun uğraşlar ile hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan pekmezin el becerisi gerektirdiğini anlatan Medine Turgut, "Uzun uğraş ve zahmetler sonucu el işçiliği ile tamamen doğal yollardan hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen pekmezlerimiz kış mevsiminde her derde deva olarak kullanılır. Dutlar kazanda kaynatılır, şırası elde edilir. Kaynatma işlemi uzun süre uygulanır. Kaynatma işlemi açık yayvan kaplarda yapılır ve düşük ısıda koyulaşıncaya kadar kaynatılır. Kaynatma kazanında şıra kaynamaya başlayınca oluşan köpükler kepçe ile alınır. Kaynama ilerledikçe şıranın üstü sarı köpük bağlar, şıra içten içe kızarır, göz göz olarak kaynar ve pekmez kokusunu yayar" diye konuştu. Pekmezin faydaları Pekmez, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir. Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Dokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur ve insülin kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir. Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin ve demir açısından baldan daha zengin olduğunu da ortaya koymaktadır.
Sıcaktan bunalanların adresi: Girlevik Şelalesi
28 Haziran 2025 Cumartesi - 07:24 Sıcaktan bunalanların adresi: Girlevik Şelalesi Erzincan’da, Munzur Dağı eteklerinden gelen buz gibi suların 40 metreden döküldüğü Girlevik Şelalesi, serin havası ve doğal güzelliği ile hem şehrin stresinden hem de sıcaktan bunalan çok sayıda yerli ve yabancı turistin uğrak yeri oluyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta bulunan ve Munzur Dağı eteklerindeki Kalecik köyü sınırlarında 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, kışın buz tutması, yazın gürül gürül akışıyla her mevsim ziyaretçilerini adeta büyülüyor. Sıcaklıkların artmasıyla şehrin stresinden ve gürültüsünden uzaklaşıp vakit geçirmek için doğayla iç içe olan serin alanlara yönelen vatandaşlar, 40 metreden akan buz gibi suyu ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesi mesire alanında serinliyor. Manzarasında fotoğraf çektirmek ya da öz çekim yapmak isteyen birçok kişinin adeta sıraya girdiği şelaleye gelen ziyaretçiler, şelale çevresinde piknik yapma imkanı da buluyor. Tatilini geçirmek Antalya’dan memleketi Erzincan’a gelen Dursun Büyüktaş, Girlevik Şelalesi’ni her ziyaretinde ayrı bir güzellikte bulduğunu belirterek, bu yıl şelalenin suyunda gözle görülür bir artış olduğunu ifade etti. Büyüktaş, "Erzincan’a her gelişimde Girlevik Şelalesi’ni ziyaret ediyorum. Bu yıl şelalenin suyunda gerçekten müthiş bir artış var. Geçen yıl etkili olan kar yağışı nedeniyle muhtemelen suda artış olmuş. Erzincan merkezde 30-35 dereceyi bulan bir sıcaklık vardı. Kuru bir sıcak ama insanı bunaltıyor. Buraya gelince suyun serinliğini hissettik. Harika bir yer. Erzincan’a gelen turist ve gezginlerin burayı mutlaka ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum" dedi. Ziyaretçilerden Eren Büyüktaş ise "Özellikle yaz aylarında buraya geliriz. Ancak bu gezimizde şelalede su miktarının gerçekten artmış olduğunu gözlemledik. Ayrıca burası çok serin. Erzincan’ın sıcağından sonra burası çok iyi geliyor" ifadelerini kullandı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde okuyan ve yaz tatilini Erzincan’da geçiren Mislina Kirişçi’de hava sıcaklığının 35 dereceye ulaştığını belirterek, "Ferahlamak için Çağlayan Girlevik Şelalesi’ne geldik. Burası hem çok serin hem de su çok güzel akıyor" diye konuştu.
Hava değişikliklerine karşı çocukları koruyun
27 Haziran 2025 Cuma - 08:57 Hava değişikliklerine karşı çocukları koruyun Sık sık değişen hava sıcaklığı en fazla çocukları tehdit ediyor. Özellikle ilköğretim çağındaki öğrenciler değişen hava sıcaklıklarından en fazla etkilenen grup içinde yer alıyor. Uzmanlar, ilköğretim ve ana sınıflarına devam eden öğrenciler arasında soğuk algınlığının çok sık görüldüğünü ve bunun ihmal edilmesi halinde daha ağır hastalıklara sebebiyet verdiğini söylüyor. Çocukların kolay hastalanmasının, beslenmede eksiklikler olduğunu gösterebileceğine dikkat çeken uzmanlar, çocukların özellikle bu mevsimlerde bol sıvı ve C vitamini ihtiva eden gıdalarla beslenmesi gerektiğini vurguluyor. Hava sıcaklıklarının sürekli farklılaştığı bu dönemde havaları günlük güneşlik görüp çocuklara ince giydirmemek gerektiğini söyleyen uzmanlar, mevsim değişiklikleri yüzünden çocukların en çok hastalandığı dönemde olduğumuza işaret ediyor. Çocuklarda vücut ısısı 38 derecenin üzerine çıktığında ateşlenmenin başladığına dikkat çeken uzmanlar, ateşin dereceyle yapılan koltuk altı ölçümlerinden anlaşılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, vücut ısısının 38 dereceyle 38.9 derece arasında olduğunda, eğer çocuk iyi görünüyorsa ve herhangi bir rahatsızlık belirtisi yoksa endişelenecek bir durum olmadığını söylüyor. Ateşin yükselmesi durumunda ailelerin doktora başvurmadan önce, kendi imkânlarıyla ateşi düşürmek için uğraşmasını tavsiye eden uzmanlar, "Çocuğunuz ateşlendiğinde önce soyulması gerekir. Ortam ısısı 22-24 derecenin üzerinde olmamalı, bol sıvı verilmelidir. Ilık duş aldırılabilirse bu da faydalı olur. Eğer çocuğun yaşı 12’den büyükse, bazı ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir’’ dedi.
Mevsimlik tarım işçileri tarlalarda rızıklarını çıkarıyor
27 Haziran 2025 Cuma - 08:44 Mevsimlik tarım işçileri tarlalarda rızıklarını çıkarıyor Erzincan’da Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen mevsimlik tarım işçileri, 35 dereceye varan sıcaklara rağmen tarlada çalışarak aile bütçelerine katkı sağlıyorlar. Erzincan merkeze bağlı köylerde, şeker pancarı tarlalarında çalışan mevsimlik tarım işçileri, sıcak havaya rağmen akşam saatlerine kadar çapa yapıp ot yoluyor. Çocuklarıyla beraber her yıl kilometrelerce yol kat ederek uzak illerden gelen mevsimlik tarım işçileri, özellikle şeker pancarı tarlalarında çalışıyor. İşçiler ayrıca domates, fasulye, kavun ve karpuz tarlalarında da çalışarak rızıklarını çıkarıyor. Günlük bin lira yevmiye ile çalışan mevsimlik işçilerin tarladaki yoğun mesaileri 7 ay sürüyor. Her yıl Mayıs ayında aileleriyle gelen öğrenciler de zorlu şartlarda çalışarak okul harçlıklarını çıkarıyor. Şanlıurfa’dan gelen mevsimlik tarım işçisi Murat Şahin, "Haziran ayında buraya geldik. Yılın sonuna kadar ailecek buradayız. Şekerpancarı ile uğraşıyoruz, söküm yapıyoruz. Türkiye’nin her yerine gidiyoruz. Ailemizin geçimini buradan sağlıyoruz. Bin lira yevmiyeye çalışıyoruz, sıcakta zor oluyor, yanıyoruz ama mecbur çalışıyoruz" dedi. Mevsimlik işçi Turgut Şahin ise, "Şekerpancarı çapalıyoruz, ot yoluyoruz. 6-7 ay buradayız, her sene çocuklarla buraya geliyoruz ve burada kalıyoruz. Memlekette gelirimiz de yok işimiz de yok. Pancardan başka hiçbir işimiz yok" ifadelerine yer verdi.