Yerel Haberler
Erzincan
10 Mart 2026 Salı - 23:10 Erzincan TSO’nun iftar programı yoğun katılımla gerçekleştirildi Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından düzenlenen iftar programı, protokol üyeleri, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda, TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu ile Meclis Başkanı Mehmet Ali Aksu davetlileri kapıda karşılayarak selamladı. Programa Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile çok sayıda esnaf ve iş insanı katıldı. Programın açılışında konuşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, Ramazan ayının birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirterek davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür etti. Oda olarak ayrışmalardan uzak durarak projelere odaklandıklarını ifade eden Tanoğlu, Besi Organize Sanayi Bölgesi, süt işleme tesisi, düve üretim çiftliği, modern hizmet binası ve şehir lokali gibi projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Sosyal sorumluluk projelerine de önem verdiklerini dile getiren Tanoğlu, kadın cezaevine tekstil atölyesi kurulması ve üniversite öğrencilerine burs sağlanması gibi çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirtti. Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun da konuşmasında Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirdiğini ifade ederek, Erzincan’ın kardeşlik ve dayanışmanın güçlü olduğu bir şehir olduğunu söyledi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise Erzincan’ın vefa, iyilik ve samimiyetin yaşatıldığı bir şehir olduğunu belirterek birlik ve beraberliğin korunmasının önemine dikkat çekti. Program, iftar yemeğinin ardından yapılan sohbetlerle sona erdi.
Mevsimlik tarım işçileri tarlalarda rızıklarını çıkarıyor
27 Haziran 2025 Cuma - 08:44 Mevsimlik tarım işçileri tarlalarda rızıklarını çıkarıyor Erzincan’da Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen mevsimlik tarım işçileri, 35 dereceye varan sıcaklara rağmen tarlada çalışarak aile bütçelerine katkı sağlıyorlar. Erzincan merkeze bağlı köylerde, şeker pancarı tarlalarında çalışan mevsimlik tarım işçileri, sıcak havaya rağmen akşam saatlerine kadar çapa yapıp ot yoluyor. Çocuklarıyla beraber her yıl kilometrelerce yol kat ederek uzak illerden gelen mevsimlik tarım işçileri, özellikle şeker pancarı tarlalarında çalışıyor. İşçiler ayrıca domates, fasulye, kavun ve karpuz tarlalarında da çalışarak rızıklarını çıkarıyor. Günlük bin lira yevmiye ile çalışan mevsimlik işçilerin tarladaki yoğun mesaileri 7 ay sürüyor. Her yıl Mayıs ayında aileleriyle gelen öğrenciler de zorlu şartlarda çalışarak okul harçlıklarını çıkarıyor. Şanlıurfa’dan gelen mevsimlik tarım işçisi Murat Şahin, "Haziran ayında buraya geldik. Yılın sonuna kadar ailecek buradayız. Şekerpancarı ile uğraşıyoruz, söküm yapıyoruz. Türkiye’nin her yerine gidiyoruz. Ailemizin geçimini buradan sağlıyoruz. Bin lira yevmiyeye çalışıyoruz, sıcakta zor oluyor, yanıyoruz ama mecbur çalışıyoruz" dedi. Mevsimlik işçi Turgut Şahin ise, "Şekerpancarı çapalıyoruz, ot yoluyoruz. 6-7 ay buradayız, her sene çocuklarla buraya geliyoruz ve burada kalıyoruz. Memlekette gelirimiz de yok işimiz de yok. Pancardan başka hiçbir işimiz yok" ifadelerine yer verdi.
Aşırı sıcaklara karşı arıları koruyun
27 Haziran 2025 Cuma - 08:37 Aşırı sıcaklara karşı arıları koruyun Erzincan’da bulunan arı yetiştiricileri sıcaklar nedeniyle aşırı sıcak ve soğuklara karşı oldukça narin olan arıların mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan aşırı sıcaklarda pek çok kolonide bulunan arılar aşırı sıcak nedeniyle felç geçirerek telef oldu. 40 yıldır arıcılık ile uğraşan Cemal Gümüş benzer sıkıntıların yaşanmaması için meslektaşlarına uyarıda bulunarak gerekli tedbiri almasını istedi. Gümüş, "Bölgemizde hava sıcaklığı neredeyse 35 derece olarak ölçülmeye başladı. 37 derecenin üzerindeki sıcaklık arılar için tehlikelidir. Arıcılarımızın kovanlarını ilk etapta havalan durmalarını kontrol etsin. Ardından tüm kovanların kireçlenerek örtü tahtası yerine kullanılan malzemeyi izolasyon görevi gören malzemelerle değiştirsinler. Burada en önemli husus kovanın havalandırma sistemi mutlaka sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Arılar sıcakla birlikte havasız kaldığında maalesef telef oluyor. Bunun yanında kovanların üstünün de güneş ışığını geri yansıtacak şekilde mutlaka kireçlenmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca içerisinde yoğun arı olan kovanlara (8-9 çerçeve) ikinci kat ballık eklenmesini tavsiye ediyoruz. Bu sistem sayesinde arıların daha rahat nefes alması serin havaya ulaşması sağlanacaktır. Özellikle serin ve yüksek yerleri tercih ediniz. Arılar da tıpkı insanlar gibi stres oluşturmayan rahat ve huzurlu ortamlarda daha verimlidir. Arıcılık bir süreçtir. Bir işçi arının ömrü de ortalama 35-40 gündür. Eğer arıları aşırı sıcaklardan korunamaz isek arı kendiliğinden yavru üretimini durdurup yavru üretim sürecini sekteye uğratır" diyerek tüm arıcı meslektaşlarının sıcaklara karşı tedbiri olmasını istedi.
Erzincan’da 3 kuşak hizmet veren kumaşçı dükkanı, değişen modanın değil dostluğun ve güvenin adresi oldu
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:01 Erzincan’da 3 kuşak hizmet veren kumaşçı dükkanı, değişen modanın değil dostluğun ve güvenin adresi oldu Erzincan’da yarım asrı aşkın süredir faaliyet gösteren tarihi kumaşçı dükkanı, sadece alışveriş yapılan bir mekân olmanın ötesine geçerek değişen modaların değil, üç kuşaktır süren dostlukların, güvenin ve hatıraların buluşma noktası haline geldi. Kumaşçılık mesleğini dedesinden devralan Selim Mert Baydemir, mesleğin hem dedesinden hem babasından kendisine kaldığını belirterek aile mirasını sürdürdüğünü belirtti. Mert Baydemir, "Bu işler bana dedemden kaldı. Dükkan da dedemden kaldı. Dedem aşağı çarşıda başlamış. Bu dükkan benim bildiğim kadarıyla 50 yıldan fazla işliyor. Babam 50 yıl işletti, sonrasında vefat etti ve ben devraldım" ifadelerine yer verdi. Baydemir, bazı müşterilerin hâlâ dükkânı dedesinin adıyla andığını belirterek, "Müşterilerimiz bazen gelip ‘Selim’in yeri’ diyor, yani dedemin adıyla burayı anıyorlar. Dedemden, babamdan alışveriş yapanlar şimdi benden alışveriş yapıyor. Almanya’dan, Fransa’dan, hatta Viyana’dan gelen müşterilerimiz var" şeklinde konuştu. Dükkânın yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda bir kültürün devamı olduğuna dikkat çeken Baydemir, aile mirası kumaşçı dükkanını "modanın değil, dostluğun adresi" olarak belirtti. Baydemir, "Burası 50 yıldır değişen modaların değil, değişmeyen dostlukların adresi. İnşallah bizden sonra da uzun yıllar devam eder" dedi.
Erzincan’da hububatta ilk hasat başladı
26 Haziran 2025 Perşembe - 09:49 Erzincan’da hububatta ilk hasat başladı 2024 yılında 242 bin 321 dekar alana arpa ekilen Erzincan’da yılın ilk arpa hasadı İliç ilçesine bağlı Çilesiz Köyünde gerçekleştirildi. İliç’in Çilesiz Köyünde çiftçilik yapan ve 665 dekar alana arpa ekilişi yapan Aksu Der isimli üretici Erzincan genelinde ilk hasadı gerçekleştirdi. Aksu Der ilk partide hasat ettiği 29 bin 500 kg arpayı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Erzincan Şube Müdürlüğü’ne sattı. Böylece hububatta sezonun ilk hasadı ve alımı gerçekleştirildi. Çiftçi Aksu Der, ilk hasat sevincini yaşarken Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker ve TMO Erzincan Şube Müdürü Yusuf Çetin de Aksu Der isimli çiftçiyi tebrik ederek bereketli bir sezon dilediler. İlk hasadını gerçekleştiren Aksu Der ürününü gerekli işlemlerin ardından Erzincan TMO Şube Müdürlüğü’ne teslim etti. İliç’in Çilesiz Köyünde çiftçilik yaptığını ifade eden Aksu Der, "Ürünümüzü devletimizin ofisine teslim ettik. İnşallah önümüzdeki günlerde hasat edeceğimiz ürünleri de ofise getireceğiz" diye konuştu. TMO Erzincan Şube Müdürü Yusuf Çetin ise, TMO Erzincan Şubesi olarak bu yılın ilk alımını yaptıklarını, ofis olarak sezona hazır olduklarını ifade etti. Aksu Der isimli çiftçi ile görüşen Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker ise, Erzincan’da hububat hasadının başladığını ve bereketli bir sezon geçirmeyi dilediklerini söyledi. Koçaker, Erzincan genelinde hububat sahalarında ekiplerin sürekli incelemelerde bulunduğunu ve sezon boyunca çiftçilerle birlikte olduklarını, tarımsal üretimde en heyecanlı dönemin hasat zamanı olduğunu söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tüm birimleriyle çiftçinin yanında olduğunu ifade eden Koçaker, "Çiftçilerimiz ürettikleri hububat ürünlerini ofise satarak sezonu tamamlıyor. Tüm çiftçilerimize bereketli bir sezon diliyoruz" diye konuştu.
Klima yoluyla bulaşan hastalıklara dikkat!
26 Haziran 2025 Perşembe - 08:08 Klima yoluyla bulaşan hastalıklara dikkat! Erzincan’da sıcaklık değerlerindeki yükseliş, klima kullanımını da arttırırken beraberinde ciddi sağlık sorunlarına da neden olabiliyor. Uzmanlar, sıcak havalarda konforlu olabilmek ve verimli çalışabilmek için kullanılan klimaların aynı zamanda insan sağlığı açısından ciddi sorunlara da yol açabildiğini belirtti. Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalığın "klima hastalığı" olarak da adlandırılan "lejyoner hastalığı" olduğunu belirten uzmanlar, "Lejyoner hastalığı, Legionelle Pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir. Bu bakteri, klimaların filtre sistemlerinde, uygun nem ve ısıda çoğalıp buralardan ortam havasına dağılmaktadır. Salgınlar sıklıkla otel ve hastanelerde olmakla birlikte, tek tek vakalar olarak da bildirilmiştir. İnsandan insana bulaştığı görülmemiştir. Akciğerlere girişi için tespit edilen en önemli yollar, solunum cihazları, havalandırma sistemleri ve hastanelerde solunum yollarına uygulanan birtakım işlemlerdir. Hastalık vücut direnci düşük kişilerde daha kolay yer edebilir. Şeker hastaları, alkolikler, kemoterapi hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişilerde oluşumu daha yüksek oranlardadır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör sigara içilmesidir" dedi. Özellikle iyi temizlenmeyen klimalarda üreyebilecek küf mantarlarının alerjik rinit ve alerjik astıma sebep olabileceğinin de unutulmaması gerektiğini ifade eden uzmanlar, araçlardaki klimaların doğru kullanılmamasının da sinüzit, kulak iltihapları ve yüz felci gibi sorunlara neden olabildiğini, bu yüzden araçlarda klima kullanırken havanın direkt yüze ve göğse değil, ön cama doğru yönlendirilmesi bu sorunların oluşmasını engelleyeceğini belirtti.
Sıcak hava dalgası geliyor! Su içmek için susamayı beklemeyin
26 Haziran 2025 Perşembe - 08:06 Sıcak hava dalgası geliyor! Su içmek için susamayı beklemeyin Bunaltıcı sıcaklar tüm Türkiye’yi etkisi altına aldı. Sıcaklık ve nemin artışıyla birlikte vücut ısısında görülen artışın başta beyin olmak üzere diğer hayati öneme sahip organlara da olumsuz etkide bulunduğunu ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Merve Bayram; su içmenin önemine değinerek, su içmek için susamanın beklenmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Hava sıcaklığında yaşanan yoğun artış vücutta da belirli değişimleri beraberinde getiriyor. Metabolizma, artan vücut ısısını terleme ile dengede tutmaya çalışsa da, aşırı sıcak havalarda yeterli olamıyor. Artan vücut ısısı da başta beyin olmak üzere diğer hayati öneme sahip organlara olumsuz yönde etki ediyor. Tüketilen besinlere oldukça dikkat edilmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Bayram, özellikle kronik hastalığı bulunanların, yüksek sıcak havalarda beslenmelerine daha çok dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulundu. Su tüketiminde zorlanan kişiler için öneriler Sıvı, vücudun olmazsa olmazı. Özellikle yaz aylarında daha da önemli hâle gelen sıvı takviyesi, hayati bir öneme sahip. Terleme ile vücutta sıvı, mineral ve elektrolit kaybı görülüyor. Sıvı ve mineral kaybını önlemek için günde en az 2-2,5 litre su içmenin önemine değinen Bayram, "Su içmek için susamayı beklemeyin. Su tüketiminde zorlanan kişiler de, su içimini kolay hale getirmek için suyun içine taze meyve parçaları, nane, limon, zencefil, salatalık gibi yiyecekler ekleyebilirler. Soğuk bitki çayları, ev yapımı limonata, ayran ve maden suyu da sıvı tüketimini artırmaya yardımcı olabilir. Kahve, çay ve gazlı içecekler su tüketme eğilimini azalttığı için, vücutta sıvı kaybının yerine geçmeyecekleri unutulmamalı. Yeterli sıvı tüketiminin olup olmadığı idrar renginden anlaşılabilir. Eğer, idrar rengi renksize yakınsa sıvı alımı yeterlidir fakat koyu sarı ise sıvı alımı yetersizdir, dikkat edilmesi gerekir" şeklinde belirtti. "Hem sağlığı hem de çevreyi olumlu yönde etkilediği kanıtlanmış Akdeniz tipi beslenme" Vitamin, mineral ve su içeriği yüksek sebze ve meyvelerin tüketimi sıcak havalarda büyük önem taşıyor. Meyvenin fruktoz içerdiğinin unutulmaması gerektiğini ve aşırıya kaçılması hâlinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Bayram, "Sıcak havalarda aşırı yağlı, baharatlı ve şekerli besinlerden kesinlikle uzak durulmalı. Kızartmalar, aşırı yağlı besinler ve sakatatlar yerine ızgara, haşlama ve buğulama şeklinde yapılan yağsız etler tercih edilmeli. Balığın da haftada minimum 2 kere tüketilmesine özen gösterilmeli. Aşırı baharatlı yiyecekler bağırsak hareketlerini artırabilir ve vücutta sıvı kaybına yol açabilir. Bunların yerine sıvı, vitamin ve mineral açısından zengin sebze, meyve ve tam tahıllı yiyecekler tüketilmelidir. Hem sağlığı hem de çevreyi olumlu yönde etkilediği kanıtlanmış Akdeniz tipi beslenme buna en güzel örnek" dedi. Akşam yemeği saatinin çok geçe bırakılmaması, mümkünse en geç saat 20.00 gibi yenmesi gerektiğinin altını çizen Merve Bayram, "Uyumadan 2-3 saat öncesinde minik bir ara öğünle günün bitirebileceğini" dedi. "Tüketilecek besinlerin güneşte uzun süre bekletilmemesine dikkat" Bayram, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Gıda güvenliği özellikle sıcak günlerde daha da önemli bir hâle geliyor. Sıcak havalarda özellikle et ve et ürünleri, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri içeren yiyecekler daha çabuk bozulmakta ve besin zehirlenmelerine yol açabilmekte. Tüketilirken kesinlikle dikkat edilmesi gerekiyor. Sebze ve meyveler iyice yıkanmalı. Ayrıca, temiz olmayan su kullanımı ve bu sularda yıkanan sebze ve meyvelerin tüketilmesi ishale yol açabilir. Tüketilecek besinlerin güneşte uzun süre bekletilmemesine de dikkat edilmelidir."