Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan’da tarım ve esnaf işbirliği yapacak
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:43 Erzincan’da tarım ve esnaf işbirliği yapacak Erzincan genelinde gıda güvenliği, gıda hijyeni ve tüketici sağlığının korunması noktasında çalışmalar yürüten Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Erzincan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne bağlı gıda konusunda çalışan alt oda başkanlıkları ile işbirliği içerisinde çalışıyor. Bu kapsamda Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker, Erzincan Lokantacılar ve Kasaplar Odası Başkanlığı’nı ziyaret ederek Lokantacılar ve Kasaplar Odası Başkanı Erkan Telçeken ve Başkanvekili Fikret Çelik ile görüştü. Erzincan’da gıda denetimlerinin en üst seviyede devam ettiğini ve ayda en az 500 işyerinin denetlediğini söyleyen İl Müdürü Alper Koçaker, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda arzı ve gıda güvenliği noktalarında önemli çalışmalara imza attığını söyledi. İl Müdürü Koçaker, Erzincan genelinde gıda güvenliği, gıda hijyeni, sağlıklı ve güvenilir gıda temini, Türk Gıda Kodeksine uygun olarak faaliyetlerin yürütülmesi için Erzincan esnafı ile işbirliği içerisinde çalışacaklarını söyledi. Gıda noktasında Erzincan’ın iyi durumda olduğunu dile getiren İl Müdürü Koçaker, "Müdürlüğümüze bağlı Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü ekiplerimiz, Erzincan genelinde denetimlerini titizlikle sürdürüyorlar. Burada amacımız hem denetim hem de eğitim. Esnaflarımızla uyum içerisinde bu denetimleri sürdürüyoruz. Ekiplerimiz hem yasalara uygunluk noktasında denetimleri sürdürüyor hem de gıda üretim ve satış noktalarında çıtanın en üst seviyeye taşınması amacıyla eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Sık sık esnaf gruplarımızla bir araya geliyor, onlara yeni gelişmeleri aktarıyoruz. Bugün Lokantacılar ve Kasaplar Odası Başkanlığımızla bir araya geldik. Erzincan’da gıda güvenliği, gıda hijyeni, işyeri hijyeni, personel hijyeni gibi birçok konuda görüş alışverişinde bulunduk. Oda Başkanlığımız ile işbirliği içerisinde hem denetim hem de eğitim çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. Erzincan Lokantacılar ve Kasaplar Odası Başkanı Erkan Telçeken ise, Erzincan esnafı olarak yapılan denetim ve eğitim çalışmalarının kendileri açısından son derece yararlı olduğunu söyledi. Telçeken İl Müdürlüğünün uyarı ve telkinlerini her zaman önemsediklerini ve yapılması gereken değişikleri kısa sürede yerine getirdiklerini ve her zaman işbirliğine hazır olduklarını söyledi.
Ata tohumu fidelere öğrenci eli değdi: Hem üretiyorlar hem satıyorlar
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:42 Ata tohumu fidelere öğrenci eli değdi: Hem üretiyorlar hem satıyorlar Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri okul bahçesinde oluşturulan serada yetiştirdikleri 200 bin fideyi satışa sundu. Okulda öğrendiklerini serada uygulayan öğrenciler, Şubat ayından itibaren haftanın 5 günü uygulama alanlarında ata tohumundan ürettikleri fideleri üreticilerle buluşturuyorlar. Ek gelir elde etme fırsatı bulan öğrenciler ürettikleri fideleri kent merkezi, ilçe ve çevre iller olmak üzere uygun fiyatla satışa sunuyorlar. Erzincan’ın Kemah ilçesinden fide satın almaya gelen Alaaddin Yılmaz, 4 yıldır fidelerini almak için merkeze, Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne geldiğini belirtti. Yılmaz, "Köyde komşularıma da önder olup onlarınkini de kendi arabamla alıp götürüyorum. Herkes çok memnun. Ancak biz bu yıl daha çok memnun olacağız. Fideler çok daha güçlü bu sene" diye konuştu. Üretici Orhan İşeri, her sene fide almak için ilçeden geldiğini ve çok memnun olduğunu dile getirdi. Orhan İşeri, satışa sunulan fidelerin fiyatlarının piyasaya göre çok daha uygun olduğunun altını çizerek üreticilere öğrencilerin yetiştirdiği fideleri gönül rahatlığıyla almalarını tavsiye etti. Trabzon’dan gelen Ekrem Küçük ise oğlunun daha önce öğrencilerin ürettiği seradan kendisine fide getirdiğini Erzincan ziyaretinde ise serayı görmek istediğini kaydetti. Küçük, "Kendime yetecek kadar ürün aldım. Sanıyorum benden görenler de merak edip buraya geleceklerdir" dedi. Fideleri önce üretip sonra satışa sunan öğrenciler ise, fideleri yetiştirerek hem döner sermayeye hem de kendi ceplerine katkı sağladıklarını ifade ettiler. Merkez ve ilçelerden olmak üzere çok sayıda vatandaşa hizmet ettiklerini aktaran öğrenciler, "Öğreniyoruz, üretiyoruz ve para kazanıyoruz" şeklinde konuştular. Erzincan’da Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tarım Alanı Şefi Sibel Muşlu, fide üretimiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Biz burada öğrencilerimizle teorikte gördüğümüz derslerimizi pratiğe dökerek fide yetiştirmeye çalışıyoruz. Şubat ayının sonunda başladığımız tohumdan üretimi 2 aylık süreçte fide haline getirdik. Şu an satışlarımız başlamıştır. Çiftçilerimize kaliteli üretim yaptıracak çok fazla çeşidimiz mevcuttur. Onların desteğini bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Tarım Alanı Öğretmeni Yakup Alper ise öğrencilerin emekleriyle 200 bin fide üretildiğini vurgulayarak asıl hedefin 1 milyon fide üreterek satışa sunmak olduğunu aktardı.
Anne ve anne adaylarına bebek sağlığı ve bakımı eğitimi
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:41 Anne ve anne adaylarına bebek sağlığı ve bakımı eğitimi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencilerinden Hemşirelik Haftasında, topluma hizmet uygulamaları dersi kapsamında anne ve anne adaylarına bebek sağlığı ve bakımı eğitimi veriyorlar. Erzincan Dörtyol Cumhuriyet Meydanında stant açan Hemşirelik Bölümü öğrencileri topluma hizmet uygulamaları dersi kapsamında hem annelere hem de anne adaylarına eğitimler veriyorlar. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana bilim Dalı Öğretim görevlisi Dr. Sevilay Ergün Arslanlı açtıkları stantta konu ile ilgili açıklamada bulundu. Arslanlı açıklamasında; "Öğrencilerim ile birlikte hemşirelik haftası ve topluma hizmet uygulamaları dersi kapsamında gebe annelere ve yeni doğum yapmış bebeği olan annelere burada yeni doğum bebek bakımı eğitimi veriyoruz. Amacımız bilinçli anneler, sağlıklı bebekler olsun. Anneler özellikle yeni doğmuş bebeklerine yanlış uygulamalar yapmasınlar, uygulamaları doğru yapsınlar, bebekler sağlıklı yetişsin. Bu hafta ve önümüzdeki 2 hafta boyunca hastanede yeni doğum yoğun bakım ünitesi anne otelinde yeni doğan bebek bakımları ile ilgili ücretsiz eğitimler vereceğiz" dedi. Eğitimlere vatandaşlarımız ücretsiz olarak katılabilir Eğitime katılım sağlayan öğrenciler adına konuşan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Medine Gün, "Topluma Hizmet Uygulamaları dersinde sağlıklı anneler, bilinçli anneler, sağlıklı bebekler adlı bir proje yürütüyoruz. Bu projemizi bugün burada başlattık. Burada Dört yol Cumhuriyet Meydanı’nda arkadaşlarım ile birlikte gebe ve yeni annelere ücretsiz eğitimler veriyoruz. Aklında soruları olan standımıza gelen bireylere şeffaf bir şekilde cevap veriyoruz. Ayrıca önümüzdeki 2 hafta boyunca da hastanede ücretsiz bir şekilde vermeye devam edeceğiz. Bu eğitimlere vatandaşlarımız ücretsiz olarak katılabilir" ifadelerini kullandı.
Erzincan’da ortalama hanehalkı büyüklüğü 2,79 oldu
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:26 Erzincan’da ortalama hanehalkı büyüklüğü 2,79 oldu Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre, Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2024 yılında 3,11 kişiye düştüğü görüldü. Erzincan’da ortalama hanehalkı büyüklüğü 2,79 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı İstatistiklerle Aile verilerini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2024 yılında 3,11 kişiye düştüğü görüldü. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il Şırnak oldu Türkiye’de 2024 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 4,85 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 4,63 kişi ile Şanlıurfa ve 4,50 kişi ile Batman izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu iller ise 2,53 kişi ile Giresun ve Çanakkale oldu. Bu illeri, 2,55 kişi ile Tunceli ve 2,59 kişi ile Eskişehir izledi. Tek kişilik hanehalklarının oranı arttı ADNKS sonuçlarına göre, 2016 yılında yüzde 14,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranının 2024 yılında yüzde 20’ye yükseldiği görüldü. Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranı yüzde 13,3 oldu Tek çekirdek aile olarak ifade edilen, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hanehalklarının oranı, 2016 yılında yüzde 66,4 iken 2024 yılında yüzde 63,5’e geriledi. Diğer yandan, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının oranı 2016 yılında yüzde 16,3 iken 2024 yılında yüzde 13,3’e düştü. Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı yüzde 3,2 oldu Aralarında eş, anne-çocuk veya baba-çocuk ilişkisi olmayan fertleri içeren; diğer bir ifadeyle çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı 2016 yılında yüzde 2,4 iken 2024 yılında yüzde 3,2’ye yükseldi. Tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gümüşhane oldu İllere göre hanehalkı tipleri incelendiğinde, 2024 yılında tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 31,7 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane ilini yüzde 29,8 ile Tunceli ve yüzde 29,7 ile Giresun izledi. Diğer yandan tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 11,1 ile Batman oldu. Bu ili yüzde 11,9 ile Van ve yüzde 12,3 ile Diyarbakır izledi. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gaziantep oldu Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2024 yılında yüzde 71,4 ile Gaziantep oldu. Gaziantep ilini yüzde 70,8 ile Şanlıurfa ve yüzde 70,7 ile Diyarbakır takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 50,5 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini yüzde 51,9 ile Gümüşhane ve yüzde 54,1 ile Artvin izledi. Hanehalklarının yüzde 10,9’unu tek ebeveyn ve çocukları oluşturdu Türkiye’de 2024 yılında toplam hanehalklarının yüzde 10,9’unu tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalkları oluşturdu. Toplam hanehalklarının yüzde 2,6’sını baba ve çocuklardan oluşan, yüzde 8,4’ünü ise anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oluşturduğu görüldü. Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Bingöl oldu Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2024 yılında yüzde 13,5 ile Bingöl oldu. Bu ili, yüzde 13,4 ile Elazığ ve yüzde 13,1 ile Adana illeri izledi. Bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 8 ile Ardahan, yüzde 8,5 ile Yozgat ve yüzde 8,6 ile Burdur, Kars ve Bitlis oldu. Toplam hanehalkları içinde anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, yüzde 10,6 ile Bingöl, yüzde 10,3 ile Elazığ ve yüzde 10,1 ile Adana olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 5,4 ile Ardahan, yüzde 6,3 ile Yozgat ve Burdur oldu. Diğer yandan, baba ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, yüzde 3,9 ile Kilis, yüzde 3,7 ile Malatya ve yüzde 3,3 ile Hatay olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise sırasıyla yüzde 2 ile Nevşehir ve Sinop, yüzde 2,1 ile Şırnak, Erzurum ve Bitlis oldu. Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Hakkari oldu Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2024 yılında yüzde 20,3 ile Hakkari oldu. Hakkari ilini yüzde 18,7 ile Batman, yüzde 17,9 ile Bartın izledi. Bu oranının en düşük olduğu il ise yüzde 9,2 ile Eskişehir oldu. Eskişehir ilini yüzde 10,1 ile Ankara ve Çanakkale izledi. Türkiye’de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı yüzde 42,8 oldu ADNKS sonuçlarına göre 2024 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 599 bin 261 oldu. Hanelerin yüzde 42,8’inde 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,5 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 28,2 ile Tunceli olduğu görüldü. Hanelerin yüzde 19’unda 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,6’sında iki çocuk, yüzde 6’sında üç çocuk, yüzde 2’sinde dört çocuk, yüzde 1,1’inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü. Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü Türkiye’de 2024 yılında toplam 26 milyon 599 bin 261 haneden 6 milyon 726 bin 583’ünde yaşlı nüfus olarak tanımlanan, 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 25,3’ünde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 726 bin 583 hanenin 1 milyon 750 bin 900’ünü tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Yaş grubu 25-29 olup hiç evlenmeyenlerin yüzde 72,6’sının ebeveynleri ile yaşadığı görüldü ADNKS sonuçlarına göre 2024 yılında, 25-29 yaş grubunda ve hiç evlenmemiş olan 3 milyon 374 bin 686 kişiden 2 milyon 450 bin 869 kişinin anne ve/veya babası ile birlikte yaşadığı görüldü. Diğer bir ifadeyle, 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş olup ebeveynleri ile yaşayanların oranı toplamda yüzde 72,6 oldu. Bu oranın yüzde 44,8’ini erkekler, yüzde 27,9’unu ise kadınlar oluşturdu. Toplam resmi evlilikler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapanların oranı yüzde 8,1 oldu ADNKS sonuçlarına göre, 2024 yılında toplam resmi evlilikler içinde, son evliliğinde birinci dereceden kuzenleri ile akraba evliliği yapmış bireylerin oranı yüzde 8,1 oldu. Akraba evlilikleri akrabalık türüne göre incelendiğinde, akraba evliliği yapmış bireylerin yüzde 46,4’ünün hala/dayı çocukları ile yüzde 27,2’sinin amca çocukları ile ve yüzde 26,4’ünün ise teyze çocukları ile evli olduğu görüldü. Akrabasıyla evli olan bireylerin en fazla olduğu il Mardin oldu Toplam resmi evlenmeler içindeki akraba evlilikleri illere göre incelendiğinde, 2024 yılında toplam evli bireyler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en fazla olduğu il yüzde 19,9 ile Mardin oldu. Bu ili yüzde 18,7 ile Şanlıurfa ve yüzde 16,7 ile Siirt izledi. Akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en az olduğu il ise yüzde 1,2 ile Edirne oldu. Bu ili yüzde 1,5 ile Kırklareli ve yüzde 2 ile Çanakkale izledi. Akraba evliliği oranı 2024 yılında yüzde 3,3 oldu Evlenme istatistikleri sonuçlarına göre, 2010 yılında gerçekleşen resmi evlenmelerin yüzde 5,9’unun akraba evliliği olduğu ve bu oranın sonraki yıllarda sürekli düşüş göstererek 2019 yılında yüzde 4, 2024 yılında ise yüzde 3,3 olduğu görüldü. Akraba evliliği oranının en yüksek olduğu il yüzde 16,9 ile Şanlıurfa oldu Akraba evliliği oranı illere göre incelendiğinde, 2024 yılında akraba evliliği oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 16,9 ile Şanlıurfa olduğu görüldü. Bu ili, yüzde 12,6 ile Siirt ve yüzde 12,4 ile Mardin izledi. Akraba evliliği oranının en düşük olduğu il yüzde 0,2 ile Artvin oldu. Bu ili yüzde 0,5 ile Kırklareli ve Edirne izledi. Bireylerin mutluluk kaynağı aileleri oldu Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2024 sonuçlarına göre bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı yüzde 72,9 olurken, bunu sırasıyla yüzde 13,2 ile çocukları, yüzde 4,2 ile kendisi, yüzde 3,4 ile eşi, yüzde 3 ile anne/babası ve yüzde 1,9 ile torunları takip etti. Babası vefat etmiş çocukların sayısı 258 bin 515 oldu ADNKS sonuçlarına göre, 2024 yılında Türkiye’de toplam 21 milyon 817 bin 61 çocuk içinde, hem annesi hem babası vefat etmiş çocuk sayısının 5 bin 276, babası vefat etmiş çocuk sayısının 258 bin 515, annesi vefat etmiş çocuk sayısının ise 81 bin 373 olduğu görüldü. Cinsiyete göre incelendiğinde, hem annesi hem babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 2 bin 740, kız çocuk sayısının 2 bin 536, babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 132 bin 301, kız çocuk sayısının 126 bin 214, annesi vefat etmiş erkek çocuk sayısının 41 bin 500, kız çocuk sayısının 39 bin 873 olduğu görüldü. Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 430 oldu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2024 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 135 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 8 bin 719, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 430 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2024 yılında 589 oldu. Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 186 bin 536 çocuk etkilendi Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2024 yılında 187 bin 343 çift boşanırken 186 bin 536 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin yüzde 74,4’ü anneye, yüzde 25,6’sı babaya verildi. Taşınabilir bilgisayar bulunan hanelerin oranı yüzde 45,2 oldu Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, evden İnternete erişim imkânına sahip olan hanelerin oranı 2004 yılında yüzde 7 iken 2024 yılında bu oran yüzde 96,4 oldu. Diğer yandan hanelerde dizüstü, tablet, netbook gibi taşınabilir bilgisayar bulunma oranı yüzde 0,9’dan yüzde 45,2’ye, cep telefonu/akıllı telefon bulunma oranı yüzde 53,7’den yüzde 99,6’ya yükseldi. Geniş ailelerin yüzde 26,9’unun yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen sınıra göre yoksulluk oranı 2024 yılında yüzde 21,2 olarak gerçekleşti. Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hanehalklarının yüzde 11,7’sinin, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yüzde 20,9’unun, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının yüzde 26,9’unun, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının ise yüzde 15,3’ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı gözlendi. Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı yüzde 56,1 oldu Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2024 yılında konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, fertlerin yüzde 56,1’inin oturduğu konutun sahibi olduğu, yüzde 28’inin ise kiracı olduğu görüldü. Lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Sızdıran çatı, nemli duvar, çürümüş pencere çerçevesi en önemli konut ve çevre sorunu oldu Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; 2024 yılında nüfusun yüzde 31,3’ü konutunda sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. sorunla karşılaştı. Nüfusun yüzde 30,2’si izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşarken, yüzde 21,7’si trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadı.
Tercan’da ‘yayla muzunun’ destesi 50 ila 80 TL’den satışta
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:18 Tercan’da ‘yayla muzunun’ destesi 50 ila 80 TL’den satışta Doğu Anadolu Bölgesinin yüksek rakımlı yaylalarında doğal olarak yetişen, halk dilinde ışgın veya uçkun olarak bilinen ‘yayla muzu’ tezgâhlardaki yerini aldı. Sıcaklıkların artmasıyla 1000 - 3000 metre rakımda doğal olarak yetişen yayla muzu Tercan’da destesi 50 ila 80 TL’den satılıyor. Getirdikleri uçkunları Tercan merkezde seyyar olarak satışa sunan satıcılar, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiklerini belirtiyor. Atlanta Üniversitesinin yaptığı araştırmalar sonucunda kanser hastalığının yeni bir ilacı olarak nitelendirilmeye başlanan ışkının ünü Amerika’ya kadar yayılmış durumda. Yöre insanı tarafından kanser hastalığının yanı sıra diğer birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ışkın otunun boyu, yaklaşık 40 santim ile 150 santim arasında değişiyor. Bol miktarda C vitamini barındıran ışkın, aynı zamanda A, B1, B2, E, ve K vitaminleri bakımından da zengin olup taze tüketildiğinde mide bulantısına ve hazımsızlığa iyi geldiği söyleniyor. Ayrıca grip ve ateşli hastalıklara karşı tedavi edici etkisi olduğu belirtiliyor. "Çoğu bunu tedavi maksatlı kullanmaya başladı" Tercan’da yaklaşık 15-20 yıldır dağların yüksek kesimlerinde ışkın toplayıp tezgâhında sattığını söyleyen seyyar satıcı Zafer Şit , "Şu anda destesini 50 ila 80 TL’ye satıyoruz. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre kanser ve diğer birçok hastalığa da iyi geldiğinin bilimsel olarak da kanıtlanması ile beraber talep oldukça artmış durumda. Bununla beraber çoğu müşterimiz gelip alıp batı illerine götürüyor. Çoğu bunu tedavi için kullanmaya başladı. Önümüzdeki günlerde havaların iyice ısınması ile birlikte daha çok getirmeye başlayacağız. Özellikle ışkın köküne olan talep de çok arttı. Fiyat şu anda biraz pahalı. Ama ilerleyen zamanda uygun fiyatlara düşer" şeklinde konuştu.
Uzmanı uyardı; "Bir damla ihmal, Bir mevsim rahatsızlık"
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:12 Uzmanı uyardı; "Bir damla ihmal, Bir mevsim rahatsızlık" Baharın gelişiyle doğa canlanırken bazı vatandaşlar için alerji mevsimi de başladı. İlkbaharın getirdiği polen alerjisi, yol açtığı hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ve gözlerde kaşıntı gibi şikayetlerle hayatı zorlaştırıyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Ölmez, bahar aylarında ortaya çıkan polen türlerinden günlük hayatta bu durumla nasıl başa çıkabileceği, etkili tedavi yöntemlerinden alerjik reaksiyonları azaltacak çözümlere kadar alerji mevsimi hakkında bilinmesi gereken tüm detayları anlattı. Polenin bitkilerin üremesi için gerekli toz tanecikleri olduğunu belirten Doç. Dr. Ölmez, bunların çapları 10-100 mikron arasında olduğundan burun ve solunum yollarına kolaylıkla girdiğini, iklim değişikliklerinin daha fazla polen üretimine yol açtığını bunların özellikle çam, zeytin, kavak ve çayır otları alerji kaynağı olduğunu belirtti. Bu ağaçların polenleri ilkbahar ayları ile birlikte havada daha fazla bulunur buda alerjik bireylerde semptomların artmasına sebep olur. Bu bitkilerin polenleri genellikle yaz sonu ve sonbahar başında yoğunlaşır. Bu polenler ayrıca tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Alerjik rinitin ülke genelinde toplumun yüzde 20 ile 30’unu etkilediğini belirten Ölmez; "Bu bahar döneminde hastaların yüzde 60’ında burun tıkanıklığı, göz yaşarması, hapşırık ve baş ağrısı şikayetlerini artırır. Alerjik astım atakları da bu dönemlerde yüzde 30 oranında artar. Özellikle polenlerin en yoğun olduğu sabah saatleri 05.00 ile 10.00 arası dışarı çıkmak alerjik atak riskini ciddi şekilde artırır. Alerjik rinit çocuklar, yaşlılar, kronik rahatsızlığı olanlar ve sigara içenleri daha fazla etkiliyor." dedi. Belirtileri ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Hasan Ölmez, "Alerjik rinit, sürekli hapşırık, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı, sulanma ve boğaz kaşıntısı ile belirir. Alerjik konjokttivit de ise, Gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, ışığa hassasiyet, gözaltında mor halkalar görülür. Alerjik Astımda ise, gece ve sabaha karşı artan kuru öksürük, nefes darlığı, hışıltılı solunum eforla veya polen mevsiminde şikayetler artıyorsa bu astımı düşündürür. Şikayetlerin haftada 4 günden fazla ve 4 haftadan uzun sürüyorsa kronik alerji olarak düşünülebildiğini söyleyen Ölmez; Bu klinik şikayetler tanının yüzde 80’ini oluşturur. Deri testi en yaygın kullanılan tanı testidir. Alerjik astımda solunum fonksiyon testi yapılır." diye konuştu. Doktor tarafından önerilen ilaçların doğru ve düzenli kullanımının önemine değinen Doç. Dr. Ölmez, "İlaçlar sadece semptom başladığında değil, koruyucu amaçlı düzenli kullanılmalıdır. Astım ilaçları düzensiz kullanılırsa atak riski ve acil başvurular artar. Nazal spreyler en az 2 hafta düzenli kullanılırsa tam etki gösterir. İlaç tedavisine rağmen semptomlar kontrol altına alınamıyorsa, alerji aşısı düşünülebilir. Alerjinin tespiti net ise uzun vadede yüzde 90 başarı sağlar. En az 3 yıl düzenli uygulanmalı. Tedavi, alerji belirtilerinde belirgin bir azalma sağlar. İlaç ihtiyacını azaltır. Alerjinin astıma dönüşmesini önleyebilir ve uzun vadede kalıcı fayda sağlar. Korunmak için ise, Sabah saatlerinde camların kapalı olması, polen yoğunluğunun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, eve gelince kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması, maske kullanımı polenleri yüzde 90 oranında filtreler. Araç ve evlerde hepa filtre kullanımı faydalıdır." dedi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Ölmez son olarak verdiği mesajında; "Alerjik hastalıklar hayat kalitesini bozan, fakat önlem ve tedaviyle kontrol altına alınabilecek hastalıklardır. En önemlisi doğru zamanda, doğru hekimle buluşmaktır. Alerjik hastalıklar hayatı çekilmez hale getirebilir ama doğru hekim, doğru tanı ve düzenli tedavi ile bu dönemi rahat atlatmak mümkün. Unutmayın; polenlerden kaçınmak, ilaçları düzenli kullanmak ve gerektiğinde immünoterapi(aşı) başlamak yaşam kalitenizi artırır" dedi.
Aras Elektrik, Erzincan’da can ve mal güvenliğini masaya yatırdı
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:00 Aras Elektrik, Erzincan’da can ve mal güvenliğini masaya yatırdı Aras EDAŞ, halkın can ve mal güvenliğinin korunması ve altyapı çalışmalarının daha etkin yürütülmesi amacıyla Erzincan’da kapsamlı bir koordinasyon toplantısı düzenledi. Erzincan Valilik Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıya, Vali Hamza Aydoğdu başkanlık etti. Toplantıya Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, Belediye Başkanı Bekir Aksun, Genel Müdür Yardımcıları, Erzincan İl Koordinatörü Ahmet Mustafa İsabeyoğlu ile ilgili kurum ve kuruluşların il müdürleri katıldı. Ana gündem maddesi, Erzincan il sınırları içerisinde sürdürülen altyapı çalışmalarında can ve mal güvenliğini artırmaya yönelik iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesiydi. Elektrik dağıtım hizmeti sunduğu 7 ilde kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamak için ilgili tüm paydaşlarla düzenli iş birliği yürüten Aras Elektrik, bu toplantıda da ortak çalışma kültürünün önemine dikkat çekti. Genel Müdür Akbaş: "Koordinasyon Olmazsa Güvenlik Sağlanamaz" Toplantıda konuşan Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, kurumlar arası eşgüdümün sadece hizmet kalitesini değil, aynı zamanda halkın güvenliğini de doğrudan etkilediğini vurguladı. "Altyapı ve kazı çalışmalarına başlamadan önce sağlıklı bir planlama yapılması, ileride yaşanabilecek olumsuzlukları önlemenin temel şartıdır" diyen Akbaş, kentteki tüm çalışmaların koordinasyon içinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Akbaş, "Erzincan’daki toplantımızda tüm taraflarla bir araya gelerek, altyapı süreçlerini nasıl daha güvenli ve verimli halde olabileceğini konuştuk. Özellikle, elektrik dağıtım şebekelerinin bulunduğu alanlarda yapılacak kazılardan önce mutlaka il koordinatörlüğümüze bilgi verilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim." dedi. Aras EDAŞ, bölgedeki tüm faaliyetlerini, can ve mal güvenliğini esas alarak ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirerek sürdürmeye kararlı olduğunu ifade etti.