Yerel Haberler
Erzincan
Bu çiçeği koparmanın cezası 577 bin lira
10 Nisan 2025 Perşembe - 08:48 Bu çiçeği koparmanın cezası 577 bin lira Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde bulunan Türkiye’nin tek ters lale koleksiyon bahçesinde yılın sadece 20 günü hayatta kalan ters laleler çiçek açtı. Doğada nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik çiçeği koparanlara 2025 yılı itibariyle tam 577 bin lira ceza uygulanıyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde bulunan Türkiye’nin tek ters lale koleksiyon bahçesinde 34’ü ülkenin değişik bölgelerinden, 4’ü yurt dışından temin edilmek üzere 38 tür bulunuyor. Ters laleleri Türkiye’nin birçok ilinin doğasından özel izinle topladıklarını belirten Ziraat Mühendisi Meral Aslay, "Ters lalelerde kültüre alma ve ıslah çalışmaları 2006 yılından beri yapılıyor. Bu çalışmalar uzun soluklu olup bir melez birey elde etmek için 4-7 yıl gibi bir süreye ihtiyaç bulunuyor. Çalışmalarımız sonucunda 27 adet melez çeşit adayı elde edilmiştir" dedi. Ters lale türlerinin birçoğunun endemik olup koruma altına alındığını bazı türler üzerinde farklı disiplinlerce çalışmalar yürütülerek hem gelecek nesillerin kullanımına sunulduğunu hem de muhafaza altına alındığını vurgulayan Aslay, "Doğadan soğanlı bitki toplamak için Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nden (BÜGEM) izin almak suretiyle çalışma yapılabiliyor. Biz de araştırma izni aldıktan sonra 2006 yılından itibaren Erzincan, Erzurum, Bitlis, Ardahan, Kars, Van, Hakkari, Elazığ, Malatya, Ağrı, Siirt, Şırnak, Adıyaman, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Edirne, Antalya, Muğla, Bayburt, Tunceli, Gaziantep ve Hatay illerinden 34 türe ait materyal topladık. Enstitü Ters lale Koleksiyon Bahçesi’nde 34 tür ülkemize ait 4 tür ise yut dışından temin edilmiş olup toplamda 38 tür bulunuyor" ifadelerini kullandı. "Gelecek nesiller için koruma altına alındı" Erzincan’da Türkiye’nin tek ters lale genetik kaynakları bahçesi oluşturulduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Meral Aslay, "Türkiye ters lale bahçesinde bulunan 38 türe ait 82 popülasyonun muhafazası ve devamlılığının sağlanmış olması sebebiyle doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliği ve biyoçeşitliliğimizin korunması çalışmalarına önemli katkıda bulunuldu. Öncelikle doğada gittikçe popülasyon sayıları azalan ters lale türleri gelecek nesiller için koruma altına alındı. İleride yapılacak bilimsel çalışmalara kaynak olacak. Toplumun ters lale türlerini tanımasına hizmet edilirken, geliştirilen ters lale çeşitleri süs bitkisi olarak peyzaj alanında kullanılabilecek. Aynı zamanda bu bitkilerin kültür ortamlarında üretimleri teşvik edilerek doğadan izinsiz toplamanın önüne geçilecek. Ters lale (Fritillaria) cinsi ülkemizin önemli gen kaynakları içerisinde yer alıyor. Dünyada 170 tür mevcut olup bunun 52 türü ülkemiz doğasında yer alırken bunların 29 tür endemiktir. Bu durum bizim ne kadar zengin olduğumuzun bir göstergesidir" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Meral Aslay, Türkiye’ye ait türlerin izinsiz olarak yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu belirterek, "Bu türlerin doğadan izinsiz toplanması ve doğanın tahrip edilmesinin cezası 2025 yılı itibariyle tam 577 bin liradır. Kuruluş tarihi 1986 yılı olan Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 49 araştırma enstitüsü içerisinde yer almaktadır. Enstitüde kurulmuş olan koleksiyon bahçesi 2 dönümlük bir alanda 38 türe ait 1526 adet saksı ve 22 adet yetiştirme tavası bulunmaktadır. Dünyada ters lale cinsinde çok fazla çalışma yapılmamıştır. Ülkemizde ise 2006 yılından itibaren kültüre alma ve ıslah çalışmaları Erzincan Bahçe kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde başlamıştır. Türkiye’de ters lale ıslah çalışmaları bir ilktir. Çalışmalar TAGEM tarafından desteklenmiş, seleksiyon ıslahı ve melezleme ıslahı yöntemi kullanılarak ülkemizin tamamen yerli menşeli ilk ters lale çeşitleri geliştirilerek ıslahçı hakları koruma altına alınmıştır." ifadelerini kullandı. "Amacımız yerli ve milli ters lale çeşitlerimizi artırmak" Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş ise Türkiye’de ters laleler konusunda ilk ve geniş kapsamlı çalışmaların, Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde 2006 yılında başladığını söyledi. Enstitü Müdürü Karataş, "Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak çalışıyoruz. Çok çeşitli çalışma başlıklarımız var. Bunlardan bir tanesi de sebzecilik ve süs bitkileri. Burada da süs bitkileri özellikle ters lalelerin çalışması yapıldı. Türkiye’de de tek olan ters lale koleksiyon bahçesindeyiz. Burada 2006 yılında başlatıp yürüttüğümüz ters lale çalışmaları var. Bu proje hala devam ediyor. Buradaki asıl amacımız yerli ve milli ters lale çeşitlerimizi artırmak ve süs bitkileri sektörüne yeni kaynak sağlamak. Onun haricinde yine genetik erozyona uğrayacak çeşitlerin buraya toplanıp muhafaza edilmesi yapılıyor" dedi. İdari para cezası miktarı ise 577 bin lira Adeta güzelliğiyle dillere destan olan ters laleler yılda sadece 20 gün boyunca görülebiliyor. Doğal yetişme alanı geniş olsa da güzelliği nedeniyle en fazla zarar gören doğal türlerin başında gelen ters lalelerin korunması amacıyla bir taraftan projeler yürütülürken diğer taraftan da zarar verenlere hatırı sayılır oranda cezai müeyyideler uygulanıyor. Ters lalelere zarar verenlere uygulanacak idari para cezası miktarı ise 577 bin lira.
Bu çiçeği koparmanın cezası 577 bin lira... Yılda sadece 20 gün hayatta kalıyor
10 Nisan 2025 Perşembe - 07:51 Bu çiçeği koparmanın cezası 577 bin lira... Yılda sadece 20 gün hayatta kalıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde bulunan Türkiye’nin tek ters lale koleksiyon bahçesinde yılın sadece 20 günü hayatta kalan ters laleler çiçek açtı. Doğada nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik çiçeği koparanlara 2025 yılı itibariyle tam 577 bin lira ceza uygulanıyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde bulunan Türkiye’nin tek ters lale koleksiyon bahçesinde 34’ü ülkenin değişik bölgelerinden, 4’ü yurt dışından temin edilmek üzere 38 tür bulunuyor. Ters laleleri Türkiye’nin birçok ilinin doğasından özel izinle topladıklarını belirten Ziraat Mühendisi Meral Aslay, "Ters lalelerde kültüre alma ve ıslah çalışmaları 2006 yılından beri yapılıyor. Bu çalışmalar uzun soluklu olup bir melez birey elde etmek için 4-7 yıl gibi bir süreye ihtiyaç bulunuyor. Çalışmalarımız sonucunda 27 adet melez çeşit adayı elde edilmiştir" dedi. Ters lale türlerinin birçoğunun endemik olup koruma altına alındığını bazı türler üzerinde farklı disiplinlerce çalışmalar yürütülerek hem gelecek nesillerin kullanımına sunulduğunu hem de muhafaza altına alındığını vurgulayan Aslay, "Doğadan soğanlı bitki toplamak için Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nden (BÜGEM) izin almak suretiyle çalışma yapılabiliyor. Biz de araştırma izni aldıktan sonra 2006 yılından itibaren Erzincan, Erzurum, Bitlis, Ardahan, Kars, Van, Hakkari, Elazığ, Malatya, Ağrı, Siirt, Şırnak, Adıyaman, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Edirne, Antalya, Muğla, Bayburt, Tunceli, Gaziantep ve Hatay illerinden 34 türe ait materyal topladık. Enstitü Ters lale Koleksiyon Bahçesi’nde 34 tür ülkemize ait 4 tür ise yut dışından temin edilmiş olup toplamda 38 tür bulunuyor" ifadelerini kullandı. "Gelecek nesiller için koruma altına alındı" Erzincan’da Türkiye’nin tek ters lale genetik kaynakları bahçesi oluşturulduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Meral Aslay, "Türkiye ters lale bahçesinde bulunan 38 türe ait 82 popülasyonun muhafazası ve devamlılığının sağlanmış olması sebebiyle doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliği ve biyoçeşitliliğimizin korunması çalışmalarına önemli katkıda bulunuldu. Öncelikle doğada gittikçe popülasyon sayıları azalan ters lale türleri gelecek nesiller için koruma altına alındı. İleride yapılacak bilimsel çalışmalara kaynak olacak. Toplumun ters lale türlerini tanımasına hizmet edilirken, geliştirilen ters lale çeşitleri süs bitkisi olarak peyzaj alanında kullanılabilecek. Aynı zamanda bu bitkilerin kültür ortamlarında üretimleri teşvik edilerek doğadan izinsiz toplamanın önüne geçilecek. Ters lale (Fritillaria) cinsi ülkemizin önemli gen kaynakları içerisinde yer alıyor. Dünyada 170 tür mevcut olup bunun 52 türü ülkemiz doğasında yer alırken bunların 29 tür endemiktir. Bu durum bizim ne kadar zengin olduğumuzun bir göstergesidir" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Meral Aslay, Türkiye’ye ait türlerin izinsiz olarak yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu belirterek, "Bu türlerin doğadan izinsiz toplanması ve doğanın tahrip edilmesinin cezası 2025 yılı itibariyle tam 577 bin liradır. Kuruluş tarihi 1986 yılı olan Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 49 araştırma enstitüsü içerisinde yer almaktadır. Enstitüde kurulmuş olan koleksiyon bahçesi 2 dönümlük bir alanda 38 türe ait 1526 adet saksı ve 22 adet yetiştirme tavası bulunmaktadır. Dünyada ters lale cinsinde çok fazla çalışma yapılmamıştır. Ülkemizde ise 2006 yılından itibaren kültüre alma ve ıslah çalışmaları Erzincan Bahçe kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde başlamıştır. Türkiye’de ters lale ıslah çalışmaları bir ilktir. Çalışmalar TAGEM tarafından desteklenmiş, seleksiyon ıslahı ve melezleme ıslahı yöntemi kullanılarak ülkemizin tamamen yerli menşeli ilk ters lale çeşitleri geliştirilerek ıslahçı hakları koruma altına alınmıştır." ifadelerini kullandı. "Amacımız yerli ve milli ters lale çeşitlerimizi artırmak" Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş ise Türkiye’de ters laleler konusunda ilk ve geniş kapsamlı çalışmaların, Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde 2006 yılında başladığını söyledi. Enstitü Müdürü Karataş, "Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak çalışıyoruz. Çok çeşitli çalışma başlıklarımız var. Bunlardan bir tanesi de sebzecilik ve süs bitkileri. Burada da süs bitkileri özellikle ters lalelerin çalışması yapıldı. Türkiye’de de tek olan ters lale koleksiyon bahçesindeyiz. Burada 2006 yılında başlatıp yürüttüğümüz ters lale çalışmaları var. Bu proje hala devam ediyor. Buradaki asıl amacımız yerli ve milli ters lale çeşitlerimizi artırmak ve süs bitkileri sektörüne yeni kaynak sağlamak. Onun haricinde yine genetik erozyona uğrayacak çeşitlerin buraya toplanıp muhafaza edilmesi yapılıyor." dedi. İdari para cezası miktarı ise 577 bin lira Adeta güzelliğiyle dillere destan olan ters laleler yılda sadece 20 gün boyunca görülebiliyor. Doğal yetişme alanı geniş olsa da güzelliği nedeniyle en fazla zarar gören doğal türlerin başında gelen ters lalelerin korunması amacıyla bir taraftan projeler yürütülürken diğer taraftan da zarar verenlere hatırı sayılır oranda cezai müeyyideler uygulanıyor. Ters lalelere zarar verenlere uygulanacak idari para cezası miktarı ise 577 bin lira.
Erzincan heyeti Erbaa Kesme Çiçek Üretim Bölgesinde incelemede bulundu
10 Nisan 2025 Perşembe - 07:50 Erzincan heyeti Erbaa Kesme Çiçek Üretim Bölgesinde incelemede bulundu Erzincan Toplu Sera Bölgesi Projesi’nde yatırım yapacak girişimciler Erbaa Kesme Çiçek Üretim Bölgesinde incelemelerde bulundular. Erzincan Vali Yardımcısı Yusuf İzci başkanlığında Tokat’ın Erbaa ilçesine giden heyette, Erzincan Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Özger, Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker, Erzincan İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Teoman Yerlikaya ve yatırımcılar yer aldı. Tokat’ın Erbaa ilçesine giden heyet ilk olarak Erbaa Kaymakamı İsmail Altan Demirayak’ı makamında ziyaret ederek, Erbaa Kesme Çiçek Üretim Merkezi hakkında bilgi aldılar. Erzincan Vali Yardımcısı Yusuf İzci başkanlığındaki heyet daha sonra, Erbaa Kaymakamı İsmail Altan Demirayak ile birlikte kesme çiçek üretim merkezine geçerek, seralarda incelemelerde bulundular. Erzincan Vali Yardımcısı Yusuf İzci burada yaptığı konuşmada; "İlimize 253 dekar yeni sera alanıyla birlikte 247 milyon TL hibenin kazandırıldığı ve yıllık 350 milyon TL’lik ekonomik döngünün sağlanacağı Erzincan Toplu Sera Bölgesinde yılsonuna kadar tüm altyapı çalışmaları bitirilip seralarda üretim faaliyetlerine başlayacağız. Oluşturulan toplu sera bölgesi hem Erzincan hem de bölgenin sebze ihtiyacının karşılanmasında aktif rol oynayacak. Öncesinde Erzincan Toplu Sera Bölgesine yatırım yapacak 24 girişimcimizle birlikte Erbaa Kesme Çiçek Üretim Merkezi’nde yürütülen seracılık faaliyetleri konusunda hem bilgi aldık hem de Erzincan’a yapılacak yatırım öncesinde çeşitli incelemelerde bulunduk." dedi.
Tercan’da geri dönüşüm oyuncak yarışması düzenlendi
10 Nisan 2025 Perşembe - 07:36 Tercan’da geri dönüşüm oyuncak yarışması düzenlendi Erzincan’ın Tercan ilçesinde Tercan Mehmet Kutsi Beğdes İlkokulunda sıfır atık projesi kapsamında geri dönüşüm oyuncak yarışması düzenlendi. Öğrencilerde sıfır atık ve geri dönüşüme dikkat çekmek, öğrencilerin tasarım yeteneklerini geliştirmek, geri dönüşüm malzemelerinden tasarlanmış oyuncak çeşitliliğini arttırmak, öğrencilerin yaş seviyesine uygun oyuncakların tasarlanmasını sağlamak amacıyla Tercan Mehmet Kutsi Beğdes İlkokulu sınıf öğretmeni Mehtap Öztürk koordinatörlüğünde ilçe genelindeki tüm ilkokulların katılımıyla organize edilen geri dönüşüm oyuncak tasarım yarışması ilkokul düzeyinde 110 adet çalışma değerlendirmeye alındı. 4 kategoride tasarlanan oyuncaklar, çocukların eğitim ortamlarını destekleyici, öğrenmeyi somutlaştıran, aynı zamanda öğrenmeyi eğlenceli hale getirebilen çevre dostu olma özelliğine sahip. Güzel Sanatlar öğretmeni Bahar Mutlu başkanlığında oluşan jüri üyeleri sınıf öğretmeni Mehtap Öztürk, okul öncesi öğretmeni Hatice Kübra Toklu, sınıf öğretmeni Ayse Altındal’ın yaptığı yarışmanın finalinde oyuncaklar teknik, farklı ve tasarım yönünden değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonunda birinci olan öğrenciler belirlendi. Buna göre: Oyuncak dalında Eslem Yıldırım, çevre dostu oyuncak dalında: Öykü Kılıç, eğitici oyuncak dalında: Mehmet Kayra Olğun oldu. İşlevsel tasarım oyuncak dalında: Elif Naz Akbaba ödüle layık görüldü. Projenin son aşamasında ise oyuncaklardan sergi düzenlendi. Buradan elde edilecek gelirin tamamı SMA hastası bir çocuğa bağış yapılarak öğrencilere farkındalık oluşturuldu. Okul müdürü Muhammet Diler, çocukların oyuncaklarla vakit geçirmesi, sosyalleşmelerinin sağlanması ve geri dönüşüme yönelik farkındalık sağlanması adına geri dönüşüm oyuncak yarışması projesinin gerçekleştirildiğini vurgulayarak, "Bu çalışma öğrencilerimize bu tür sosyal farkındalık projesinin de olduğunu gösterdik. Oyuncakların atık malzemelerden yapılmasının sebebi geri dönüşüm konusunda farkındalık sağlamak. Bu çocukların teknolojiden uzak uzun süre düşünebileceği bir yarışma oldu. Hedefimiz geri dönüşüme ve çocuklarımızın zihin gelişimine katkı sağlamaktı. Bu projenin uygulanmasında, sonuçlandırılmasında emeği geçen ve katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu Sergiye İlçe Kaymakamı Neslihan Kısa Duman, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kayhan Kalkan, şube müdürleri, okul müdürleri, veliler ve öğrenciler katıldı.
Deprem Teknolojileri Enstitüsü’nden tarihi ilk kayıt
09 Nisan 2025 Çarşamba - 18:06 Deprem Teknolojileri Enstitüsü’nden tarihi ilk kayıt Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde (EBYÜ) kurulan Deprem Teknolojileri Enstitüsü, bilim yolculuğunun ilk adımını atarak, binalara yerleştirilen ivmeölçerlerle ilk deprem kaydını gerçekleştirdi. Bu veri, enstitünün çalışmalarının somut bir başlangıcı olarak tarihe geçti. Kaydedilen sismik verinin görseli özel bir çerçeve ile şekillendirilerek, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’e takdim edildi. Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarete, Deprem Teknoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şevket Özden, Doç. Dr. Eren Pamuk, Dr. Seçkin Özgür Çitak, Dr. Metin Kahraman, Dr. Yasemin Korkusuz Öztürk, Dr. Mehmet Safa Arslan, Dr. Fahriye Akar ve Enstitü Sekreteri Şükrü Kemer katıldı. Rektör Prof. Dr. Akın Levent, ziyarette, Deprem Teknolojileri Enstitüsünün ilk sismik kaydını gerçekleştirmesinin ülkenin deprem yönetimi ve sismik güvenliği konusunda atılmış önemli bir adım olduğuna dikkat çekti. Rektör Levent, "Enstitümüz, bilim ve teknoloji alanında ulusal bağımsızlığımızı hedefleyerek afetlere daha hazırlıklı bir gelecek inşa etmek amacıyla çalışmalara devam edecektir. Hep birlikte, bu alandaki bilgi ve deneyimlerimizi geliştirerek, toplumumuzu daha güvende tutma yolunda üstümüze düşen sorumluluğu alacağız" ifadelerini kullandı. Deprem Teknolojileri Enstitüsü Deprem Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şevket Özden, "Ülkemizde depreme dayanıklı yapılaşmanın ilk adımı, toprakların depremselliğinin incelenmesi ve olası sismik yüklerin tespit edilmesidir. Enstitümüz, hem Türkiye’deki depremleri izleyip değerlendirecek, hem yerel zemin incelemeleri yapar bu alanda her türlü yeni teknolojiyi geliştirmek üzere 26 Temmuz 2022 tarihinde, 5867 sayılı T.C. Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kurulmuştur. Yer Bilimleri Mühendisliği ve Deprem Mühendisliği alanlarına katkı sunacaktır." dedi.
Vali Aydoğdu: "Türk Polis Teşkilatımızın 180. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz"
09 Nisan 2025 Çarşamba - 09:56 Vali Aydoğdu: "Türk Polis Teşkilatımızın 180. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz" Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Türk Polis Teşkilatının 180. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınlayarak, "Türk Polis Teşkilatımızın 180. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz" dedi. Vali Aydoğdu, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün milletimizin huzur ve güvenliği uğruna canını ortaya koyan, devletimizin vakarını gece gündüz demeden temsil eden Türk Polis Teşkilatımızın 180. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Türk Polis Teşkilatımız; 180 yıldan beridir ülkemizde güven ve huzur ortamını sağlamayı kendine asli vazife saymış, vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini korumuş, hukuka ve yasalara bağlı faaliyet göstermiştir. Bu köklü teşkilatımız; ülkemizin dört bir yanında düzenin, vatandaşlarımızın kalplerinde huzurun adı olmuştur. Biz; milletinin gözünün içine bakarak hizmet eden, hiçbir mazlumun başını öne eğdirmeyen bir polis teşkilatına sahibiz. Biz; milletin duasını arkasına almış, hainin karşısında kaya gibi duran bir teşkilata sahibiz. Biz; adaleti önceleyen, vicdanla hareket eden, sadece kanunu değil merhameti de temsil eden bir polis teşkilatına sahibiz. Bugün illerimizde, ilçelerimizde ve ülkemizin sınırlarında Nerede bir tehdit varsa orada polisimiz var. Nerede bir ihtiyaç varsa orada polisimizin eli var. Polisimiz, sokaklarda sadece güvenliği sağlamıyor; gönüllere dokunuyor, birlik duygusunu yaşatıyor. Her adımını vatan, millet ve bayrak sevgisiyle atan Türk polisi; aziz milletimizin vakarını taşıyan bir onur abidesidir. Bugün iftiharla kutladığımız 180 yıl; şehadetle, sabırla, vefa ile yazılmış bir destanın adıdır. Rabbim; Polis Teşkilatımızın birliğini, dirliğini daim eylesin. Nice yüz seksen yıllara aynı heyecanla, aynı sadakatle ulaşmanızı diliyorum. Bu vesileyle; vatanımız uğruna şehadete yürüyen kahramanlarımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Gazilerimize hayırlı, sağlıklı, huzurlu ömürler diliyorum. Görevini hakkıyla yapan, milletine sadakatle hizmet eden her bir polis kardeşime teşekkür ediyorum. Türk Polis Teşkilatımızın 180. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun."
Brezilya’da yetişen meyveden Erzincan’da tespih yapılıyor
09 Nisan 2025 Çarşamba - 09:15 Brezilya’da yetişen meyveden Erzincan’da tespih yapılıyor Brezilya’da yetişen kuka ağacının meyvesinden Erzincan’da yapılan tespihler ilgi görüyor. Erzincan’ın tek tespih işlemecisi Mehmet Aydın’ın elinde şekillenen kuka, kehribar, Oltu taşı, gümüşler tespih ve takılara dönüştürülüyor. Her bir tanesi binbir zahmet ve emekle işlenen rengarenk tespihler, göz kamaştırıyor. Erzincan’ın tek tespih işlemecisi Mehmet Aydın, Brezilya’dan getirttiği kuka ağacı meyvesini işleyip değerli taşlarla süsleyerek tespihler üretiyor. Aydın, Erzincan merkezde 10 yıl önce hobi olarak el sanatlarıyla uğraşmaya başladı. Daha sonra tespih üreten ve siparişlere yetişemez hale gelen Aydın, tespih sanatı ve nakkaşlıkla tespih üretiminin sevgi ve sabır istediğini belirtti. "Kuka ağacının meyvesinden yapılan tespihler ilgi görüyor" Brezilya’da yetişen kuka ağacının meyvesinden Erzincan’da yapılan tespihler yurtdışından da ilgi görüyor. Atölyesinde ürettiği tespihleri yurt dışına da gönderdiğini belirten Mehmet Aydın, özellikle Almanya, İngiltere, Fransa ve Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler ile koleksiyonerlerden talepler geldiğini anlattı. "Bu meyve doğal bir üründür" Mehmet Aydın, "Kuka, Brezilya’da yetişen bir ağacın meyvesidir. Bu meyve doğal bir üründür. Bu ağacı tercih etmemin sebebi de doğal ve antibakteriyel olmasıdır" dedi. "Piyasada değeri 100 bin lirayı bulan Osmanlı döneminden kalma tespihler var" Kukanın yanı sıra kehribar, Oltu taşı, gümüş tespihler üreten ve 3 bin ila 10 bin lira fiyat aralığında tespihler ürettiğini kaydeden Aydın, "Osmanlı döneminden kalma çektikçe rengi değişen ve fiyatı 100 bin lirayı bulan tespihlerde var. Genelde koleksiyonerler bu tespihlerin alıcısı oluyor. Osmanlı döneminde hekimler de Kuka ağacını sıkça kullanırlarmış" dedi.