Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzincan
Özel öğrencilerden Erzincan Emniyetine anlamlı ziyaret
01 Nisan 2026 Çarşamba - 14:06:31
Yaklaşan Polis Haftası dolayısıyla Erzincan Milli İrade Özel Eğitim Uygulama Okulu idarecileri, öğretmenleri ve öğrencileri, İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba’yı makamında ziyaret etti. Ziyarette öğrenciler, Baybaba’nın Polis Haftası’nı kutlayarak, çiçek sundu. Bir süre öğrencilerle sohbet eden Baybaba ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, öğrencilere çeşitli hediyeler verdi. Polis Haftası kapsamında gerçekleşen ziyaret, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:36
Erzincan’da bedelli erler yemin etti
Erzincan 59. Havan ve Topçu Eğitim Tugay Komutanlığında düzenlenen bedelli er ant içme töreninde Mehmetçikler yemin etti. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu törende, "Türk askeri demek; disiplin demektir, sarsılmaz bir irade demektir" dedi. Törene Vali Hamza Aydoğdu’nun yanı sıra Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, 59. Havan ve Topçu Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Zafer Akkaş, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan ile il protokolü katıldı. Mehmetçiklerin yemin etmesinin ardından konuşan Vali Aydoğdu, giyilen üniformanın binlerce yıllık şanlı tarihin, şehitlerin ve gazilerin emaneti olduğunu belirtti. Ettikleri yemine sadık kalacaklarına yürekten inandığını ifade eden Aydoğdu, askerlerin milli ve manevi değerlere sahip çıkacağını söyledi. Erzincan’da geçirilen günlerin ve burada kurulan dostlukların ömür boyu kıymetli bir hatıra olarak kalacağını dile getiren Vali Aydoğdu, askerlerin yetişmesinde emeği bulunan komutanlara ve ailelerine teşekkür ederek, "Tüm Mehmetçiklerimizle gurur duyuyor, rabbimden ömrünüze bereket diliyorum. Başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere; bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve duayla yâd ediyorum" dedi. Tören, askerlerin aileleriyle bir araya gelmesinin ardından sona erdi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:29
Erzincan’ın hafızası yeniden kayıt altına alınıyor
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Kültür Yayınları çalışması kapsamında 1939 depremi öncesi Erzincan’ın kültürel mirasını ele alacak eser için protokol imzalandı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Gül ile KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven arasında imzalanan protokol doğrultusunda, ’Kültür Varlıkları ve Şehir Kimliği ile 1939 Öncesi Erzincan’ adlı çalışma hazırlanacak. Çalışmada, 1939 depremi öncesinde Erzincan’ın sahip olduğu kültürel miras; arşivler, belgeler ve kurumsal hafıza ışığında incelenerek literatüre kazandırılacak. Eserde, Erzincan Kalesi’nden İzzet Paşa Camii’ne, Çadırcı Hamamı’ndan Tarihi Pazar Yeri’ne kadar kentin geçmişine iz bırakan çok sayıda kültür varlığı yeniden gün yüzüne çıkarılacak Çalışmayla, Erzincan’ın şehir hafızasının korunması ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 06:16
Doğal antibiyotik çiriş otu Erzincan tezgahlarında yerini aldı
Erzincan’da doğada kendiliğinden yetişen ve doğal antibiyotik olarak bilinen çiriş otu, tezgahlardaki yerini aldı. Karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle toplanmaya başlayan çiriş otu, hem sağlık açısından faydaları hem de yöre halkına gelir sağlama özelliğiyle öne çıkıyor. Dağlık alanlar, orman ve dere kenarlarında kendiliğinden yetişen çiriş otu, vatandaşlar tarafından kökünden özenle kesilerek torbalara yerleştiriliyor ve evlere taşınıyor. Toplanan otların bir kısmı yemeklerde kullanılırken, fazlası kilogramı 200 liradan satışa sunuluyor. Yörede "gulik" olarak da bilinen çiriş otu, çorba, gözleme ve konserve gibi yemeklerde değerlendiriliyor. Seyyar satıcı İsa Kurt, çiriş otunun özellikle bağırsak sorunları yaşayanlar ve kilo vermek isteyenler için faydalı olduğunu belirterek, tamamen doğal olduğunu vurguladı. Vatandaşlar da çiriş otunu çorba, kavurma, börek ve ıspanak gibi yemeklerde kullanarak, dağlarda doğal olarak yetişen bu bitkinin sağlığa faydasından yararlanıyor. Yetkililer, doğal olarak yetişen çiriş otunun hem sağlık hem de yöresel ekonomi açısından önemine dikkat çekiyor.
24 Kasım 2024 Pazar - 17:03
Erzincan’da 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlandı
24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 24 Kasım Öğretmen Günü kutlama programı düzenlendi. Düzenlenen programda adaylığı kaldırılan öğretmenler yemin etti. Erzincan İl Müftülüğü Konferans salonunda gerçekleştirilen 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliğine Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, il protokolü, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Gerçekleştirilen program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından protokol konuşmalarıyla devam etti. Programda yaptığı konuşmasına öğretmenlerin bir gün değil yılın 365 günü değerli olduğunu belirterek ve tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başlayan Vali Aydoğdu, konuşmasının devamında öğretmenliğin tarihin her döneminde bilgiyi aktarmanın ötesinde insanı inşa etme mesleği olduğunu belirtti. Sn. Valimiz, "öğretmenlik mesleği sadece bilgiyi öğreten değil; aynı zamanda merhameti, şefkati, sevgiyi, insanlığı da öğrencilere aktaran demektir. İyi ki varsınız, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum." dedi. Vali Aydoğdu, daha sonra protokol üyeleriyle birlikte emekli olan öğretmenlere ve meslekte 40 yılını doldurmuş öğretmenlere belgelerini takdim etti. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Milli Egemenlik Anadolu Lisesi ve Güzel Sanatlar Lisesi tarafından gerçekleştirilen programı beğeniyle izleyen ve emeği geçen herkese teşekkür eden Vali Aydoğdu, programın sonunda öğretmenler tarafından yapılan resimlerin sergilendiği sergiyi gezerek öğretmenlerimize teşekkür etti.
24 Kasım 2024 Pazar - 16:54
Erzincan kent merkezine mevsimin ilk karı düştü, tipi hayatı felç etti
Erzincan şehir merkezine mevsimin ilk karı yoğun şekilde yağdı. Şiddetli tipi adeta hayatı felç etti. Akşam saatlerinde başlayan kar yağışı, kent merkezinde etkili oldu. Kent merkezi kısa sürede kardan beyaza büründü. Beyaz örtüyle karşılaşan vatandaşlar, araçlarının üzerinde biriken karları temizledi. Karla birlikte tipi vatandaşlara zor anlar yaşattı.
24 Kasım 2024 Pazar - 15:55
Yoğun kar yağışıyla Erzincan - Sivas kara yolu ulaşıma kapandı
Erzincan-Sivas kara yolu yoğun kar yağışıyla birlikte Sakaltutan Geçidinden ulaşıma kapandı. Güzergâhta seyir halindeki araçlar trafik polislerince Erzincan tarafında uygun alanda yol açılıncaya kadar bekletiyor. Erzincan’da etkili olan kar yağışı ve tipi ulaşımda aksamalara neden oldu. Kentin yüksek kesimlerinde öğleden sonra etkili olmaya başlayan kar ve tipi nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Erzincan-Sivas kara yolundaki Sakaltutan ve Kızıldağ Geçitlerinde yol kapandı. Yolda uzunca araç kuyruğu oluştu. Olumsuz hava şartları nedeniyle yolda kalan araçların trafiği engellememesi için Karayolları ve polis ekipleri, iş makinesi desteğiyle yoğun çalışma yürütüyor.
24 Kasım 2024 Pazar - 11:34
Prof. Dr. Yavuz, 1939 Erzincan Depremi ve sonrasını kaleme aldı
Sosyal ve Beşeri Bilimler, Tarih ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi hakkında araştırma ve yayınları bulunan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof.Dr. Erdem Yavuz, çıkardığı kitapta 1939 Erzincan depremi ve sonrasını kaleme aldı. Kitabında 1939 depremi, Erzincan ve bölgeye etkisini anlatan Prof.Dr. Erdem Yavuz, şu bilgilere yer verdi: “Büyük deprem kuşağı içerisinde bulunan Erzincan Ovası en şiddetli depremlere maruz kalmıştır. Erzincan’ın bu kuşak üzerinde bulunan diğer yerlere nazaran özel bir durumu vardır. Bu özel durum ülkemizi doğudan batıya keteden Kuzey Anadolu Fayına bağlı en genç ve geniş ölçülü tektonik hareketlerdir. Erzincan Ovası’ndaki çökmeler bitmemiştir ve devam edecektir. Sık sık meydana gelen depremler bunun en bariz delilidir. Erzincan’da meydan gelen bu depremler yüzünden şehir ve çevresi zaman zaman yıkıntı haline gelmiş, tarihi eserlerin çoğu yok olmuş, bir kısmı ise harabe halini almıştır. X. yüzyıldan itibaren birçoğu şiddetli olmak üzere 36 kadar depremin meydana geldiği tespit edilmiştir. Farklı kaynaklarda tarihi süreç içerisinde Erzincan veya yakın çevresinde çok sayıda can ve mal kaybına neden olan depremlerin meydana geldiğine işaret edilmektedir. 967, 1045, 1168, 1287, 1422, 1576, 1666 depremleri can kaybının olduğu yazılı kayıtlara geçen en önemli doğal afetlerdendir. Tarihi belgeler ışığında Erzincan’ın son bin yılda 11 kez tümüyle yıkıldığı belirtilmektedir. 1135 yılında Erzincan’da yaşanan büyük deprem, başta Erzurum olmak üzere çevredeki illerde de etkili olmuştur. 1236’da Erzincan iki ayrı büyük deprem daha yaşamıştır. 1268’de Erzincan ve civarındaki bölgede meydana gelen depremde 15.000, 1457’de 32.0007 ve 1482’de de 15.000 kişi hayatını kaybetmiştir. 1584’de Erzincan ve Erzurum’da yaşanan büyük depremde Erzincan’ın tamamen yıkıldığı 15.000 insan kaybının yaşandığı belirtilmektedir. Erzincan’daki en büyük depremlerden biri olan kayıtlara geçen ve çeşitli eserlerde ayrıntılı olarak incelenen 19 Temmuz 1784 depreminde yaklaşık 10.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Deprem sonrası halkın önemli bir kısmının Erzurum’a göç ettiğine işaret edilmektedir. İncelemelerde bulunmak üzere şehre gelen Erzurum Valisi Süleyman Paşa ve beraberindekiler artçı depremde hayatlarını kaybetmiştir. Cumhuriyet Dönemi’nde ise ilk şiddetli deprem, 10 Aralık 1930 Çarşamba günü öğle vakti meydana gelmiştir. Deprem civar illerde de hissedilmişse de tahribatını Erzincan’da yapmıştır. 1930 depreminde İzzet Paşa Camiinin kubbesi çökmüş, pek çok resmi ve sivil bina hasar görmüştür. Bu depremle tüm binalar direncini yitirmiştir. 1930’lu yılların sonuna kadar gerek ülke içinde gerekse ülke dışında siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal alanlarda pek çok önemli hadise cereyan etmiştir. İçeride ve dışarıda cereyan eden ve ülke ekonomisini derinden sarsan tüm bu gelişmeler esnasında 1939’da, II. Dünya Savaşı patlak verdi. Türkiye her ne kadar fiili olarak savaşa girmemiş olsa da, ülke ekonomisi artan askeri harcamaların yüküyle ezilmeye ve gerilemeye devam etti. II. Dünya Savaşı’nın olumsuz etkisi Türkiye’de de her alanda özelliklede ekonomide kendini gösterdi. Savaşın başlamasından yaklaşık üç ay sonra insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak kabul edilen 1939 depremi meydana geldi. 1939 depremi; Amasya, Yozgat, Çorum, Tokat, Sivas, Erzurum, Elazığ, Tunceli, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Samsun, Trabzon gibi çok geniş bir alanda yıkıcı etkisini gösterdi. Depremden en çok etkilenen yer ise şüphesiz Erzincan’dı. Tarih boyunca doğal afetler, savaşlar, muhacirlik, salgın hastalıklar ve yokluklar gören ve ekonomik anlamda pek çok sıkıntıya maruz kalan Erzincan halkı, II. Dünya Savaşı’nın neden olduğu zor şartlarla mücadele etmek zorunda kaldı. Üstelik savaşın hemen akabinde insanlık tarihinin en büyük doğal afetleri arasında kabul edilen deprem felaketi yaşandı. Depremin yıkıcı etkisi Erzincan’ın siyasi, sosyal ve kültürel alanlarında olduğu gibi ekonomik alanda da hissedilir derecede kendini gösterdi. Yıllarca süren savaşlara ve depremlere karşı fedakârlık gösteren Erzincanlılar, 1940’lı yılların başında yeniden fedakârlık yapmak zorunda kaldı. Savaş döneminin zor şartlarında Erzincan’da yaşanan sıkıntılı süreç, 1939 depremi ile katbekat arttı. 1939 Erzincan Depremi Kandilli Rasathanesi’ne göre deprem, 27 Aralık 1939 Çarşamba günü gece yarısı saat 1’i 57 dakika 30 saniye geçe başlamış ve 2-3 dakika sürmüştür. Rasathane Müdürü Prof. Fatin Gökmen, depremin şiddetinden rasathanedeki birçok cihazın bozulduğunu ifade etmiştir. Depremin konumu 39 80 kuzey enlemi ve 39 51 doğu boylamı, odak derinliği 20 km ve şiddeti ise 7,9’dur. Hasara uğramış bölgelerin uzunluğu 400 km. (Erzincan’ın doğusundan Amasya’ya kadar), genişliği ise (güneyde Sivas’tan Kuzeyde Karadeniz’e kadar) 200 km’dir. Bununla birlikte birinci derecede yıkım ve hasar Erzincan Ovası’ndan Kelkit Vadisi’ne kadar olan bölgededir. Depremin meteorolojik şartlarla da paralellik gösterdiği, mevsim için normal olmayan ve uzun süren bir yüksek basınç safhasından sonra şiddetli alçak basınç dalgalarının geldiği ve depremin alçak basıncın yoğun olduğu bir dönemde yaşandığına işaret edilmektedir. Türkiye’nin en büyük deprem felaketlerinden biri olan 1939 Erzincan Depremi’ni, dünya rasathanelerinin birçoğunun tespit ettiği ve depremin şiddetinin etkisinden bazı yerlerde sismograf iğnelerinin kırıldığı gazetelerde yer almaktadır. Deprem, ulusal basında büyük yankı bulmuş ve felaketin acı yüzü tüm yurtta derin üzüntüye sebep olmuştur. Erzincan Valisi Osman Nuri Tekeli ve Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı General Muharrem Mazlum İskora, depremden ancak saatler sonra Kemah Dumanlı İstasyonu’na ulaşarak durumu Ankara’ya bildirmişlerdir. Depremin haberi alınır alınmaz TBMM, 27 Aralık günü olağanüstü olarak toplanmıştır. Dönemin İçişleri Bakanı ve Sosyal Yardım Bakanı ilk yardım malzemelerinin olduğu trenle aynı gün deprem bölgesine hareket etmişlerdir. 14 vilayeti etkisi alan depremin en çok etkilendiği yer ise Erzincan’dır. Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu-batı doğrultusunda kat ettiği Erzincan’da, depremin en büyük yıkıcı etkileri ova üzerinde görülmektedir. Öncelikle alüvyal dolgu depremin yıkıcı etkilerini artırmaktadır. Bunun yanında tarihi devirlerden beri yaşamaya elverişli Erzincan Ovası kalabalık nüfus kitlelerini barındırdığından depremlerdeki kayıplarda doğru orantılı olmaktadır. 1939 Depremi’nde, Erzincan’da meydana gelen yıkımlar şehir merkezi ile sınırlı değildir. Ova üzerindeki köyler başta olmak üzere çevre ilçelerde de can ve mal kayıpları yaşanmıştır. Neredeyse ilkel denilebilecek binaların tamamı yıkılmış ve Erzincan’da hayat durmuştur. Öte yandan depremin yıkıcı etkisi yanında, depremle birlikte çıkan yangınlar da fevkalade tesirli olmuştur. Depremin ardından yaklaşık iki hafta sonra Ekşisu mevkiinde büyük çöküntüler meydana gelmiş ve kırıklardan sular fışkırmıştır. Enkaz altından sağ kurtulmayı başaran felaketzedeler, çetin kış şartları ve deprem neticesinde çıkan yangınlarla da mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Depremle birlikte Erzincan’ın dış dünya ile olan tüm haberleşme ve ulaşım imkânları kesintiye uğramıştır. Deprem bölgesinde birçok yerde demiryolu hatları bozulmuş, karayollarında ise kar ve tipi nedeniyle ulaşım sağlanamamıştır. Dolayısıyla depreme ilk müdahale edenler, askerler ve ha-pishanenin duvarlarının yıkılması sonucu açıkta kalan mahkûmlar olmuştur. Mahkûmların, askerlerin emrinde kurtarma çalışmalarına katıldıkları ve depremden 6 gün sonra 500’ün üzerinde vatandaşı sağ olarak kurtarmışlardır. 5 Nisan 1940 tarihli ve 1/358 numaralı “Zelzele Felaketine Uğrayanların Kurtarılması Hususunda Fevkalade Hizmetleri Görülen Bazı Mahkûmların Affı Hakkında Kanun Layihası” ile arama ve kurtarma çalışmalarına katılan 241 mahkûmun 187’sinin cezası tamamen, 54’ünün cezası ise kısmen affedilmiştir. Bir yıl sonra 31 mahkûmun cezası daha affedilmiş, para cezası olanların cezaları ve bunların her türlü mahkeme masrafı ve borçları silinmiştir. Deprem sonrası dönemin kısıtlı imkânlarına rağmen, devlet tarafından azami bir gayret gösterildiği, Erzincan’a ilk etapta Kızılay aracılığıyla yardım gönderildiği ve imdat trenlerinin yola çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Ancak haberleşme ve ulaşımın kesintiye uğraması, depremin çok geniş bir alanda yıkıcı etkisini göstermesi ve Erzincan dışında çok sayıdaki vilayette de arama ve kurtarma çalışmalarının yapılması gibi nedenlerden dolayı Erzincan’daki ilk yardım çalışmaları olumsuz olarak etkilenmiştir. Bu olumsuzluklar Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından alınan tedbirlerle en aza indirilmeye çalışılmıştır. Depremden sağ olarak kurtulanlar ise çok meşakkatli günler geçirmişlerdir. Yiyecek ve giyecekleri enkaz altında kalan depremzedeler, günlerce süren artçı depremlerle birlikte dondurucu soğuk ve karla mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Depremden sonra yaklaşık bir ay açıkta kalan Erzincan halkı, bir ay sonra gönderilen çadırlarda ve kendi imkânlarıyla yaptıkları barakalarda hayatlarını idame ettirmeye çalışmışlardır. Kurulan çadırlar, sahra hastaneleri ve aş evleri ile halkın yaraları sarılmaya çalışılmıştır. Kısıtlı imkânlarla, Kızılay aracılığıyla un, ekmek, şeker, çay, yağ, kavurma, gaz yağı, kuru sebze, konserve, tuz, sabun, giyim eşyası, battaniye, kilim, çadır gibi temel ihtiyaç maddeleri dağıtılmıştır. Depremin ilk şokunun atlatılmasından, yaralılara müdahale edilmesinden sonra enkaz kaldırma ve enkaz altında kalan ölülerin naaşlarının çıkarılmasına başlanmıştır. Ulaştırma Bakanlığı tarafından, enkaz kaldırma ve ölülerin naaşlarının kaldırılması, şehirdeki asayiş ve genel sağlığın korunması için ikinci bir karara kadar Erzincan’a girişlerin ve demiryolu ile yolcu naklinin yasaklanmasına dair yapılan teklif, Bakanlar Kurulunca 03.01.1940 tarihli ve 12616 sayılı kararname ile kabul edilmiştir. Enkaz kaldırma çalışmalarının ilkbahara kadar sürdüğü, şehrin güvenliğinin Ankara’dan gelen polisler tarafından sağlandığı anlaşılmıştır. Bunun yanında deprem sonrası halkın bir kısmının, soğuk hava şartlarından etkilenmemeleri düşüncesiyle, Hatay, Mersin, Tarsus, Seyhan, Malatya, Gaziantep, Kayseri, Sivas, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’a nakledilmiştir. Depremzedelerin bir kısmının da, belirlenmiş yerlerin dışındaki şehirlerdeki akrabalarının yanına yerleştikleri tespit edilmiştir. 1 Temmuz 1940 tarihinden itibaren kendi rızasıyla Erzincan’a geri dönmek isteyenlerin yol masraflarının karşılanarak Erzincan’a gönderilmişler, dönmek istemeyenlere ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Savaşlar yüzünden yakılıp yıkılan Erzincan’ın imarı konusunda acele edilmesi ve yapılarda depreme dayanıklılığın göz ardı edilmesi ve 1930’da meydana gelen depremle birlikte Erzincan’daki tüm binaların direncini yitirmesi gibi sebepler, 1939 depreminin aşırı yıkım yapmasına neden olmuştur. Deprem sırasında binaların pek çoğu kısmen ya da tamamen yıkılmış, pek çoğu da hasar görmüştür. Enkaz yığını haline gelen Erzincan’da birçok kişi hayatını kaybetmiş ya da yaralanmıştır. Erzincan’da depremden en çok etkilenen yer, şehir merkezi olmuştur. Şehir merkezinin az nüfus barındırması, can ve mal kaybının daha da artmasının önüne geçmiştir. Depremin etkilerini ortaya koyan farklı kaynaklarda farklı verilere ulaşılsa da verilerin hemen hemen aynı olduğu görülmektedir. Depremde Erzincan’da 15 bin civarında insan hayatını kaybederken, 4 bin civarında yaralanan olmuştur. 30 bin civarında bina tamamen yıkılmış, 8 bin civarındaki bina da oturulmayacak derecede hasar görmüştür. 50 bin civarında büyük ve küçükbaş hayvan ile binek hayvanı telef olmuştur. Felaketzedelere yardım amacıyla TBMM Başkanı’nın başkanlığında 29 Aralık 1939 tarihinde kurulan Milli Yardım Komitesi aracılığıyla tüm yurt genelinde yardım seferberliği başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bağış kampanyasını ilk olarak TBMM Başkan ve üyelerinin, Başbakan ve bakanların başlattığı ve daha sonra da tüm genel müfettişlere ve valilere gönderilen tebligatla bağış kampanyasının ülke genelinde yayıldığı sonucuna varılmıştır. Felaketzedeler için yapılan yardımlar sadece yurt içiyle sınırla kalmamış, yurt dışından da birçok yardımlar yapılmıştır. Pek çok ülkenin katıldığı yurt dışından yapılan bağışlarda en dikkat çekici ülkeler İngiltere ve Fransa olmuştur. Yardımların uluslararası acil insani yardımlar kapsamında olmakla birlikte, II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’yi bir müttefik olarak kendi yanına çekme endişesiyle yapılmış olma ihtimali de oldukça kuvvetlidir. Bunun yanında yurt dışı kaynaklı yapılan yardımlarda öne çıkan başka bir hususta Son Halife Abdülmecid Efendi’nin felaketzedeler için Hindistan’da bir yardım kampanyası başlatmış olmasıdır. Nakdî ve aynî olmak üzere, yurt içinden yapılan yardım miktarı 8.350.124,62 TL, yurt dışından yapılan yardım miktarı da 2.556.602,76 TL olmak üzere Erzincan’a toplam 10.906.727,38 TL yardım yapıldığı görülmektedir. Toplanan bu yardımların yalnızca 1.282.493,29 TL’si Erzincan’a harcanmış, geri kalan 7.101.240,65 TL’lik kısmı depremden etkilenen diğer şehirlere aktarılmıştır. Ayrıca toplanan paraların bir kısmının da Ankara’daki Saraçoğlu Mahallesi ve Ankara Cebeci Hastanesi’nin ihtiyaçları için kullanılmıştır. Depremin, Erzincan dışında Erzurum, Sivas, Gümüşhane, Tunceli, Amasya, Tokat, Yozgat, Niğde, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun gibi Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerindeki pek çok şehirde yıkıcı etkisini gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Can ve mal kaybının yaşandığı ve yaralıların olduğu bu şehirlere de devletin kısıtlı imkânlarla da olsa yardım elini uzattığı görülmektedir. Bu şehirlerin genelinde 17 bin civarında insanın hayatını kaybettiği, 5 bin civarında yaralının olduğu, 33 bin civarında binanın tamamen yıkıldığı ve 27 bin binanın ise kullanılamaz hale geldiği tespit edilmiştir. Depremden sonra Erzincan’ın “Yasak Şehir”, “Muvakkat Şehir” ve “Yenişehir” olarak adlandırılan üç sahaya bölünmüştür. Deprem sonrası muvakkat şehir ve Yenişehir alanında bayındırlık ve imar faaliyetleri ile tespit edilen ev tipleri, elektrik, su ve kanalizasyon gibi alt yapı çalışmaları aynı anda devam etmiştir. Netice olarak depremin yıkıcı etkisinin Erzincan’ın siyasi, sosyal, ekonomik, sağlık, eğitim ve kültürel gibi pek çok alanında hissedildiği sonucuna varılmıştır. Deprem, Erzincan’ın siyasi hayatını derinden etkilemiş, deprem ve siyaset olgusu uzun süre iç içe varlığını devam ettirmiştir. Depremin bir başka etkisi de eğitim ve kültür hayatında olmuştur. Deprem neticesinde, Erzincan genelinde 95 adet okul binası yıkılmış, ağır hasarlı okul binalarında ise uzun bir süre eğitim verilememiştir. Deprem neticesinde, pek çok öğretmen ve öğrenci hayatını kaybetmiş, sağ kurtulan öğretmenlerin bir kısmı başka illere tayin edilmiş, bir kısım öğrenciler ise zorunlu olarak aileleriyle birlikte başka illere göç etmek ya da eğitimlerine ara vermek zorunda kalmışlardır. Erzincan Askeri Lisesi, Jandarma Okulu, Ziraat Okulu, Askeri Ortaokul gibi birçok eğitim kurumu başka şehirlere nakledilmiştir. Deprem, Erzincan ekonomisini de derinden etkilemiş, şehrin ekonomik dinamiklerini canlandıracak olan iplik fabrikası, şeker fabrikası, hidroelektrik santrali gibi pek çok önemli proje depremden ötürü ertelenmek zorunda kalmıştır. II. Dünya Savaşı’nın olağanüstü şartlarında şehirde yaşanan sıkıntılı sürecin, 1939 depremi ile birlikte daha da artmıştır. Erzincanlılar, savaş ekonomisi ve depremin neden olduğu tüm olumsuzluklara aynı anda fedakârlık yapmak zorunda kalmıştır. Bu gelişmeler eşliğinde uzun bir dönem Erzincan’da yapılanma ve toparlanma mümkün olamamıştır. Deprem sonrası vaat edilen birçok proje ya hayata geçirilememiş ya da yarım kalmıştır. En önemli aksaklıklar ise muvaffak şehir alanı ile yeni şehir alanının imarında yaşanmıştır. Yanlış tercihler ve uygulamalar ile muvaffak şehir, zaman içerisinde geçici vasfını kaybetmiş ve yeni şehir ile iç içe girmiştir. İlerleyen dönemlerde, muvakkat şehirde yaşayan halka tapuları verilmiş ve gecekondu yapılanmanın önü açılmıştır. Bu durum halkın yeni şehir bölgesine yerleşmesini uzun bir süre geciktirmiştir. Bu nedenlerden ötürü yeni Erzincan şehrinde uzun bir süre yapılanma gerçekleşmemiştir.”
24 Kasım 2024 Pazar - 10:52
Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti 45 yaşında
Başkan Feridun Fazıl Özsoy, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin (DAGC) kuruluşunun 45. yıl dönümü sebebiyle Yönetim Kurulu adına bir mesaj yayınladı. Mesajında DAGC’nin Doğu Anadolu’daki illerde yerel ve yaygın basında görev yapan basın çalışanlarını bünyesinde topladığını ve önemli görevler üstlendiğini belirten Özsoy, bölgedeki meslek örgütleri ve çatı meslek kuruluşu Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu ile yakın ilişkilerin devam ettiğini söyledi. DAGC önderliği ve genel başkanlığında Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki 14 il meslek örgütlerinin Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu çatısı altında birlikte hareket ettiklerini ifade eden Özsoy, “Türkiye’de önemli bir saygınlığa sahip olan DAGC, Türkiye’deki 81 il cemiyeti ve 8 Gazeteciler Federasyonu’nu çatısı altında toplayan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun başkan vekilliği görevini de büyük bir saygınlıkla devam ettirmektedir” ifadelerini kullandı. Nice yıllara DAGC Kuruluştan bugüne kadar özveri ile görev yapan meslektaşların cemiyetin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Özsoy, şunları söyledi: “Bu çabayı yürekten ortaya koyanlar her türlü saygı ve takdiri hak etmektedirler. Kuruluşumuzdan günümüze kadar geçen süreçte görev yapan başkanlarımızdan ebediyete kavuşan Mithat Turgutcan, Celal Kaçtıoğlu, Durdemir Bilirdönmez ile üye ve meslektaşlarımız, meslek büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Bölgemizde ve kentimizde zor şartlar altında görev yapan gazeteci üyelerimiz ve meslektaşlarımıza sağlık ve esenlikler diliyoruz. DAGC’nin daha nice yıllara ulaşmasını, kuruluşumuzun 45. yılının camiamıza ve üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz.” Sorunlar var, sorumluluklarımız da var DAGC’nin hassasiyetleri olduğunu da işaret eder Özsoy, “Öncelikle belirtiyoruz ki, basın, demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Vatandaşın haber alma hakkı kutsaldır. Buna özenle riayet edilmelidir. DAGC ve çatı örgütleri, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne inanmakta ve bu yönde de sorumluluklarını yerine getirmiştir, getirmeye devam edecektir. DAGC, devleti ve milletin tarafındadır. DAGC, bölücü örgüt ve şer odakları ile ülkemizi bölmeye yönelik her türlü yapılanmanın karşısındadır. Bizler, meslek icabı sorunlarımız olduğu gibi sorumluluklarımızın da olduğunun idraki içerisindeyiz. Kentimiz, ülkemiz ve milletimize karşı sorumluluklarımız sorunlarımızın önünde gelir. DAGC ve mensupları bu yönde çalışmaya devam edecektir“ şeklinde konuştu. Özsoy ayrıca 24 Kasım’a denk gelen Öğretmenler Günü’nü de kutladı.
24 Kasım 2024 Pazar - 08:40
Erzincan Kardeşlik Korosu, ilk il dışı konserini İstanbul’da verdi
Erzincan’da İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde kurulan, her yaştan, eczacı, ev hanımı, ebe, emekli öğretmen, doktor, müdür, muhasebeci gibi farklı meslek gruplarından insanların bir araya geldiği Kardeşlik Korosu ilk il dışı konserini İstanbul’da verdi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’nun talimatları ile oluşturulan ve farklı meslek guruplarından 2024 yılı içerisinde kurulan 70 kişilik Erzincan Kardeşlik Korosu il dışından ilk konserini İstanbul’da verdi. İstanbul Kartal’da Bülent Ecevit Kültür Merkez’inde gerçekleştirilen konsere Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Akın Levent, Kartal Kaymakamı Edip Çakıcı ve Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ile davetliler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasın ardından başlayan konserde koro ve sanatçılar farklı yörelerden türküler seslendirdiler. Türkülere sıklıkla katılımcıların eşlik ettikleri görülürken vatandaşlar sıralarında halay çekerek eğlendiler. Farklı meslek guruplarından 70 kişiden oluşan Erzincan kardeşlik korosu Anadolu’nun 4 bir köşesinin eşsiz türkülerini Erzincan’ın sesi ile birleştiren özel bir buluşmada İstanbul’da bir araya geldiler. Koro Erzincan’ın sadece kendisine özgü ezgileri ile değil aynı zamanda Anadolu’nun zengin kültürel mirasını da taşıyan bir şehir olarak konserde kardeşlik korosu aracılığıyla tüm Anadolu’yu seslendirdi. Erzincan’ın tanılarıyla Anadolu’nun her köşesinden Türküler hayat buldu. Kardeşlik korosu Erzincan’ın farklı meslek guruplarından bir araya gelen Türkü aşığı dostlarının katkılarıyla Anadolu’nun kültür mirasını yaşatmak ve paylaşmak sorumluluğunu üstleniyor. Konserde her bir türküyü hep birlikte dinlerken geçmişe saygı duruşunda bulunularak aynı zamanda geleceğe umutla bakıldı. Kültürel mirasın önemli bir parçası olan türkülerin yeni kuşaklara aktarılması açısından Erzincan Kardeşlik Korosu’nun önemli bir görevi yerine getirdiğini belirten Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, “Erzincan herkesin bir birini seven, sayan insanların olduğu bir il” dedi. Yahya Kemal’in bir sözü ile konuşmasına başlayan Binali Yıldırım ise, “Yahya Kemal der ki, türkü bilmeyen Türk’ü bilmez, bilemez. Türküler bizim her şeyimiz. İyi ki türkülerimiz var, iyi ki sanatçılarımız var.” diye konuştu.
24 Kasım 2024 Pazar - 08:09
Zorunlu kış lastiği uygulaması 1 Aralık’ta başlıyor
1 Aralık tarihinde başlayacak ve 1 Nisan 2025 tarihinde son bulacak olan zorunlu kış lastiği uygulamasına sayılı günler kaldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hafta sonu kar yağışı uyarısında bulunduğu Erzincan’da ticari araçlarda 1 Aralık itibari ile zorunlu kış lastiği döneminin başlayacak olması nedeniyle sürücüler lastikçilerin yolunu tuttu. Yoğunluğun başladığı lastikçiler diğer araç sürücülerine de uyarılarda bulunarak 7 derecenin altında ki havalarda güvenli sürüş için kış lastiği takılmasının avantajlı olduğunu vurguladı. Öte yandan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından da kurallara uymayanlara 4 bin 69 lira ceza cezasının uygulanacağı bildirildi.
23 Kasım 2024 Cumartesi - 11:17
Yıldırım ve Vali Aydoğdu Kartal’da Erzincanlılarla buluştu
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ile birlikte Kartal’da bulunan Cemevi’nde sabah kahvaltısında Erzincanlılarla bir araya geldi. Kahvaltı programına Binali Yıldırım ve Vali Aydoğdu’nun yanı sıra Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Kartal Kaymakamı Edip Çakıcı, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Akın Levent ve Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel katıldı. Erzincanlıların yoğun olarak yaşadığı Kartal’da, sabah kahvaltısında Erzincanlılarla bir araya gelen Aydoğdu, şu ifadelere yer verdi; “Kapıdan içeri adım attığımız andan itibaren hissettiğimiz sıcaklık ve samimiyet, Erzincan’ın kadim misafirperverliğini bir kez daha hatırlattı bize. Kartal Cemevinde, yalnızca bir kahvaltı değil, aynı zamanda birlik, kardeşlik ve dayanışma duygularıyla yoğrulmuş anlamlı bir buluşma yaşadık. İnsanlarımızın gönül zenginliği, bir kez daha bizi birbirimize sımsıkı bağlayan en güçlü bağımız olduğunu gösterdi. Bu güzellikleri bize sunan Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş ve bütün canlara yürekten teşekkür ediyoruz... Bu buluşma, yalnızca bir kahvaltı değil, farklılıklarımızın zenginlik, kardeşliğimizin güç olduğunu bir kez daha hissettiğimiz bir kardeşlik sofrası oldu. Erzincan’ın hoşgörü ve sevgi iklimini Kartal’da yaşamak ve yaşatmak, bu toprakların güzelliğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Birlikte güçlü, kardeşlikle daimiyiz.”
23 Kasım 2024 Cumartesi - 10:57
3 bin 549 rakımda buz pateni yaptı
Erzincan’da kayak antrenörü Canser Atila, Keşiş Dağlarında 3 bin 549 metre yükseklikte Yedi Göller mevkiinde yüzeyi buzla kaplanan göletin üzerinde buz pateni yaptı. Doğu Anadolu’da son günlerde etkili olan soğuk hava nedeniyle Erzincan’da kentin kuzeyinde bulunan Keşiş Dağlarında, 3 bin 549 metre yükseklikte Yedi Göller mevkiinde bulunan göletlerin yüzeyi buzla kaplandı. Kross motorlarla Keşiş Dağlarında bulunan Yedi Göller mevkiine giden Atila, burada kalınlığı yaklaşık 15-20 santimetreyi bulan buzu üzerinde paten yapmanın keyfini çıkardı. O anları kamerasıyla da anbean kayıt altına alan Atila, donan göl üzerinde yaklaşık 1 saat buz pateni yaptı. Erzincan’daki yüksek rakımlı dağlık alanlarda yılın büyük bir kısmında soğuk ve sert hava koşulları hakim. Özellikle Esence Dağı’nın zirvesinde bulunan Yedigöller, konumunun da etkisiyle Erzincan’ın en soğuk yerlerinden biri. Kış aylarında sıfırın altında seyreden hava sıcaklıkları, göllerin yüzeyini buzla kaplayarak eşsiz manzaralar sunuyor. Bu sert doğa koşulları, adrenalin dolu anlar arayan doğa tutkunlarını Yedi Göllere çekiyor.
23 Kasım 2024 Cumartesi - 10:46
Erzincan’da toplum sağlığı eğitimleri sürüyor
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü tarafından “Üreme Sağlığı Eğitimleri” başladı. Anne ve bebek sağlığının iyileştirilmesi, morbidite ve mortalite oranlarının azaltılması amacıyla Sağlık Bakanlığınca birçok program yürütülüyor. Bu programlar kapsamında yürütülen hizmet içi eğitimler ile sağlık personeline güncel, bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında bilgi ve beceri kazandırılarak, standart ve nitelikli hizmet sunumu sağlanıyor. Bu kapsamda Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetlerine bağlı, Ana Çocuk Sağlığı Aile Planlaması Biriminde görev yapan üreme sağlığı eğitimcileri tarafından aile hekimi, aile sağlığı çalışanı ve toplum sağlığı merkezi personellerinden oluşan 20 kişiye 5 modül ve 3 hafta sürecek olan “Üreme Sağlığı Eğitimleri” başladı. Söz konusu eğitim faaliyetleri Erzincan’da hizmet sunan üreme sağlığı eğitimcileri tarafından kentin ihtiyaçları doğrultusunda öncelikli olarak çalışan sağlık personeli olmak üzere, tüm sağlık kuruluşlarını kapsayacak şekilde sürdürülecek.
23 Kasım 2024 Cumartesi - 10:28
ASKOM toplantısı gerçekleştirildi
Acil Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Komisyonu (ASKOM) toplantısı Erzincan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin başkanlığında, hizmet başkanları ve sağlık yöneticilerinin katılımlarıyla Toplum Sağlığı Merkezi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda; il içi ve il dışı hastaneler arası yapılan nakiller, hasta sevkleri ve il genelinde acil sağlık hizmetleri sunumunun kesintisiz, ulaşılabilir ve etkin olarak sürdürülebilmesine yönelik istişarelerde bulunuldu. Ayrıca ilçe sağlık hizmetleri ve ilçe devlet hastaneleri yöneticileri ile birlikte sağlık hizmet sunumunun verimlilik açısından değerlendirilmeleri yapıldı.
23 Kasım 2024 Cumartesi - 10:19
"Değerleriyle Güçlü Ailem" konulu konferans verildi
"Değerleriyle Güçlü Ailem" projesi kapsamında Erzincan’da, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Özköse tarafından "Ailede Çözüm Becerileri" konulu konferans verildi. Gençlik Merkezi Mescidi İmam Hatibi Adem Kocatürk’ün tilavet ettiği Kur’an-ı Kerim ile başlayan programda Erzincan İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu katılımcılara hoş geldiniz konuşması gerçekleştirdi. Ardından sahneye çıkarak katılımcılara hitap eden Prof. Dr. Özköse, ailenin hangi değerlerle güçlü olacağını ve güçlü kalacağını, maddeler halinde sıraladığı prensiplerle sunum eşliğinde katılımcılara açıkladı. Ailede çözüm önerilerinin neler olabileceğine de ayrıntılarıyla değinen Özköse, teklif ve tavsiyelerle konferansını tamamladı. Konferans sonunda Müftü Fakirullahoğlu, Özköse’ye bakır hediye etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder