Yerel Haberler
Erzincan
Elektrik direğinin tepesindeki yuva, leylek ailesine 21 yıldır ev sahipliği yapıyor
18 Nisan 2024 Perşembe - 11:44 Elektrik direğinin tepesindeki yuva, leylek ailesine 21 yıldır ev sahipliği yapıyor Baharın müjdecisi kabul edilen leylekler, yuvalarına dönüşleriyle köy ahalisini yeniden sevindirdi. Erzincan’ın Mertekli köyünde 21 yıldır aynı elektrik direğinin üzerine yuva yapan leylek ailesinden anne leylek kuluçkaya yattı. Erzincan’ın Mertekli köyü sakinleri, 21 yıldır aynı elektrik direğine yuva yapıp kuluçkaya yatan leyleklerin gönüllü koruyuculuğunu yapıyor. Gelişleriyle baharı müjdeleyen, gidişleriyle kışın habercisi olan ve atasözlerine, deyimlere dahi konu olan leylekler, şubat ayından itibaren Avrupa’dan yola çıkıp Anadolu topraklarına varıyor. Sürüler halinde göçen leylekler, kendileri için belirledikleri uygun noktalarda, ilkbahar ve yaz aylarında konaklayarak yavruluyor. Mertekli köyünde 21 yıldır aynı yere yuva yapan leylekler, bu yıl da yine eski muhtar Mehmet Fırat’ın evinin önündeki elektrik direğine yuva kurdu. Baharın müjdecisi kabul edilen leylekler, yuvalarına dönüşleriyle köy ahalisini yeniden sevindirdi. Mahallelinin gözü gibi baktığı yuvalarında sırayla kuluçkaya yatan leylekler, zaman zaman Karasu Nehri’nde besin bulmak için kanat çırpıyor. Köy sakinlerinden Songül Aydın, “Yıllardır bu leylekler köyümüzde yaşıyorlar. Kışın gidip baharda geri geliyorlar. Vefalı leyleklerimiz. Bizde onları seviyoruz” dedi. Köylülerden Hüseyin Fırat da eskiden bölgede çok sayıda leyleğin bulunduğunu belirterek, sayılarının azaldığını söyledi. Leylekler köylerine gelmediğinde üzüldüklerini dile getiren Fırat, "Bir yıl maalesef leyleğimizin 4 yavrusu elektrik direğine takılarak ölmüştü ve çok üzülmüştük. Biz onları gerçekten çok seviyoruz. Maalesef leyleklerimizden sadece 1-2 tane kaldı. Bizler elimizden geldiği kadarıyla onlara sahip çıkmaya çalışıyoruz. Ben her sabah kalktığımda onları izliyorum. Leyleklerin yavrularına ve eşlerine karşı olan saygısı ve sadakati çok yüksek. Onlara sahip çıkmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Girlevik Şelalesinde Erzincan’ın yöresel lezzetler tanıtıldı
18 Nisan 2024 Perşembe - 10:53 Girlevik Şelalesinde Erzincan’ın yöresel lezzetler tanıtıldı Erzincan’da Girlevik Şelalesi’nde düzenlenen ’48. Turizm Haftası’ etkinlikleri kapsamında, yöresel lezzetlerin tanıtımı yapıldı. "48. Turizm Haftası" etkinlikleri kapsamında kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta bulunan ve 40 metre yüksekten dökülen şelalenin olduğu bölgede kurulan stantlarda, coğrafi tescil alan Kemah tuzu, kesme kadayıf, bal ve peynir gibi birçok ürünün yanı sıra yöresel yemekler tanıtıldı. Ayrıca etkinliklerde kentin güzelliklerini yansıtan fotoğraflar da sergilendi. Vali Hamza Aydoğdu, etkinlikte yaptığı konuşmada, herkesin kentin güzelliklerine sahip çıkmasını istedi. Kültürel mirasın öneminden bahseden Aydoğdu, şöyle konuştu: "Bir şehir kendi kültürüne, kendi geleneklerine ve özüne ne kadar sahip çıkarsa, o kadar evrensel olur. Onun için ben öncelikle geçmişten bugüne Erzincan’ın yöresel yemeklerini bugünlere taşıyan ve emeği geçin herkese teşekkür ediyorum. Arkadaşlar kültür dediğimiz şeyi bugün hayatımızda yaşıyorsak ve yaşamımızın bir parçasıysa, evimizin içindeyse, onu bir kültür olarak kabul edebiliriz. Yapılan yemeklerin şehir içinde ve şehir dışından gelenlere muhakkak tattırmak zorundayız. Çünkü eğer bir şey geleceğe taşınıyorsa, yeni nesiller tarafından da kavranıyorsa, bunun aktarımı o zaman oluyor. Sloganımız şu ’Değişerek devam edeceğiz, aynı zamanda devam ederek değişeceğiz.”
Erzincan’a iyilik yakışır!
17 Nisan 2024 Çarşamba - 16:56 Erzincan’a iyilik yakışır! 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında Erzincan’da “iyilik” farkındalığı programı gerçekleştirilecek. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu koordinasyonunda hazırlanan “Erzincan’a İyilik Yakışır” organizasyonunda Erzincanlı çocuklar ve ebeveynlere yönelik interaktif seminer programları, depremzede çocuklar için oyuncak hediye kampanyası ve “Mutlu Çocuklar İçin Özgür Filistin” temalı uçurtma farkındalığı düzenlenecek. Erzincan’ın semalarında ve deprem bölgesinde eş zamanlı olarak uçurulacak olan Filistin temalı uçurtmalarda vefat eden Filistinli çocukların isimleri yazacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda dünyaya “barış ve iyilik” mesajı çocuklar tarafından aktarılacak. “Mutlu Çocuklar İçin Özgür Filistin” temalı organizasyon ile mazlum coğrafyalarda yaşananlara dikkat çekilecek ve Erzincan’dan dünya çocuklarına birçok dilde barış mesajı paylaşılacak. Türkiye’den dünyaya açılan ilk ve tek yerli kitap karakteri, iyilik kahramanı, kültür elçisi Şakrak ve yapımcı, yazar Ayşe Gül Kara Zorlu’nun hazırlayıp sunduğu interaktif programlarda “kitap okumanın önemi, kitap okumanın iyi insan olmaya etkisi, yerli üretmenin farkındalığı, başarının altın anahtarları, değerler ve hayal kurmanın geleceğe etkisi anlatılacak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda mutluluğun “paylaşılarak” artacağı eğitici oyunlarla aktarılacak. 17 Nisan’da başlayacak organizasyon 21 Nisan’da son bulacak. Program: Nisan Ebeveyn Programı Program adı: Zengin Olmak İster Misiniz? Zenginlik nedir? Zenginliklerimizin farkında mıyız? Nasıl gerçek zenginliği yakalarız? Sorularının cevaplarını bulacağımız bir program olacaktır. Programın sonunda büyük bir içsel farkındalık yaşayacak olan katılımcıların ebeveynlik serüvenlerinde bilinçli bir “uyanış” gerçekleşecektir. Ayrıca programa katılanlar deprem bölgesindeki çocuklar için 23 Nisan hediyeleri getirecekler. Program tarihi: 17 Nisan 2024, program saati: 13.00, program yeri: İl Müftülük Konferans Salonu 17 Nisan Çocuk Programı: Programın adı: Şakrak’la Oyuna Var Mısın? İyilik kahramanı Şakrak ile eğlenirken öğrenilecek bir program yapılacak. Yazar yapımcı Ayşe Gül Kara Zorlu’nun sunumu ile okuma sevgisi, yerli üretmenin önemi, değerler, paylaşma ve hayal kurma farkındalığı interaktif oyunlarla anlatılacaktır. Programa katılan tüm çocuklar depremzede çocuklar için 23 Nisan kartı ve oyuncak getirecekler. Katılımcı çocuklara Erzincan Valiliği tarafından eğitici hikaye kitapları ve Erzincan yöresel kıyafetli oyuncaklar hediye edilecek. 23 Nisan haftası için hazırlanan hediyelerin Erzincan’a dair aidiyet duygusu kazanımı da sağlanmış olacak. Program tarihi: 18 Nisan 2024, program saati: 13.00, program yeri: İl Müftülük Konferans Salonu. 23 Nisan Deprem Bölgesi ve Erzincan’da Aynı Anda Uçurtma Festivali. Programın adı: Mutlu Çocuklar İçin Özgür Filistin. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda depremzede çocukları unutulmadığı gibi Filistinli çocuklar da unutmuyoruz. Erzincanlı çocukların ve ebeveynlerin hazırladığı 23 Nisan Kartları, oyuncaklar ve kıyafetler deprem bölgesine götürülecek. Ayrıca Erzincan yöresel kıyafetli oyuncaklar ve eğitici hikaye kitapları da Erzincan Valiliği tarafından hediye edilecek. Depremzede çocuklarla Şakrak programı gerçekleştirilecek ve ardından Filistin Bayrak renklerinde uçurtmalar hazırlanacak. Aynı anda Erzincan’da da uçurtmalar yapılacak ve uçurulacak. Program tarihi: 23 Nisan 2024, program yeri: Elbistan, program yeri: Erzincan - Atletizm Pisti - program saati: 16.00
Dörtyol kavşağı için proje
17 Nisan 2024 Çarşamba - 16:46 Dörtyol kavşağı için proje Erzincan Belediyesi ile KUDAKA arasında Dörtyol mevcut durum analizi ve ulaşım senaryolarının oluşturulması teknik destek projesi imzalandı. Erzincan’da, kent içi ulaşımda önemli aksların birleşim noktasında yer alan Dörtyol kavşağı için kentin ihtiyaçlarına ve kullanım isteklerine uygun olarak bir ulaşım planı hazırlamayı hedeflemekte. Proje kapsamında Dörtyol ve civarında şu anda ve ileriki yıllarda meydana gelebilecek sıkışıklıkların giderilmesi için çalışmalar yapılacak. Bu kapsamda belediyenin Etüt Proje Müdürlüğü tarafından hazırlanan teknik destek projesi, Belediye Başkanı Bekir Aksun ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven tarafından imza altına alındı. Kent yaşamını kolaylaştıran ve kent içi erişim kabiliyetini artıran ulaşım altyapısı, zamanla nüfusun artması, kentsel kullanım alanlarındaki değişimler ve halkın kullanım ihtiyaçlarının değişmesi sebebiyle işlevselliğini kaybedip trafik problemlerine yol açmakta. Kentin değişen ihtiyaçlarına göre, projeksiyon nüfusu ve kent içi değişen alan kullanımlarına bağlı oluşturulan ulaşım kurgusu kente birçok fayda sağlamakta. Bu faydalardan bazıları trafik yoğunluğu ve sıkışıklığını azami düzeye indirgemek, dur kalk bekleme süresini azaltmak ve buna bağlı olarak fosil yakıtlardan dolayı doğaya salınan karbon ayak izini düşürerek hava kirliliği sorunları azaltmak, oluşabilecek trafik kazası risklerini azaltarak can ve mal kaybını minimalize etmek, kent içi ulaşımda yaya sirkülasyonunu sağlıklı hale getirmek, trafik sıkışıklıklarına bağlı görüntü kirliliği ve ses kirliliğini azami düzeye indirgemek, kentte yaşayan ve turizm amaçlı gelen bireylere yaşanılabilir erişilebilir bir kentsel ortam oluşturmak şeklindedir. Bu bağlamda belediyemiz, kent içi ulaşımda önemli aksların birleşim noktasında yer alan Dörtyol kavşağı için kentin ihtiyaçlarına ve kullanım isteklerine uygun olarak bir ulaşım planı hazırlamayı hedeflemekte. Bu plan içeriğinde öncelikli olarak Dörtyol’un mevcut durum analizi, yaya sirkülasyonu, araç sirkülasyonu ve bunlara ek olarak kent merkezinin orta noktası konumundaki Dörtyol’un 150 metre güneyinde yer alan ve 2024 yılında faaliyete geçecek olan 500 yatak kapasiteli devlet hastanesi ve 43 ticari birim ve yeme içme birimlerinden oluşan yaşam merkezinin hizmet vermeye başlaması sonrasında bu duruma bağlı bir trafik projeksiyon oluşturulmasını kapsamakta. Belediyenin mevcut durum analizi ve projeksiyonlar dahilinde Dörtyol kavşağı için ulaşım senaryolarının ortaya konulmasını hedeflemekte. Bu bağlamda Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı Teknik Destek programına proje yazılmış ve projenin başarılı bulunularak 300 Bin TL hibe alınmaya hak kazanıldı. Proje kapsamında Dörtyol ve civarında şu anda ve ileriki yıllarda meydana gelebilecek sıkışıklıkların giderilmesi için çalışmalar yapılacak.
Doğada bulunurken kene popülâsyonuna dikkat!
17 Nisan 2024 Çarşamba - 09:08 Doğada bulunurken kene popülâsyonuna dikkat! Havaların ısınmasıyla birlikte kenelerde çıkmaya başladı. Kene ısırması sonucu meydana gelebilecek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtilerek vatandaşlar uyarıldı. Erzincan’da her yıl Toplum Sağlığı Merkezi personelleri tarafından, köylerde yaşayan vatandaşlara Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında eğitim verilerek, bilgilendirmeler yapılıyor. Sağlık ekipleri “Keneyi hafife almayın tedbiri elden bırakmayın” sloganıyla uyarılarda bulunarak şu bilgilere yer verdi: “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır. KKKA ilk olarak 12. yüzyılda Tacikistan’da tanımlanmıştır. Hastalık, keneler tarafından insanlara tutunmasını takiben idrarda, tükürükte, rektumda ve abdominal kavitede kan görülmesi ve vücutta yaygın kanamalarla tarif edilmiştir. 1944-45 yıllarında Rusya’nın Kırım bölgesindeki Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire’de de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 ise Kongo virüs ve Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlenmiş ve Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır. Hastalık ülkemizde ilk olarak 2002 yılında dikkatleri çekmiş ve 2003 yılında kesin tanısı konmuştur. KKKA vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalık ülkemizde bulaştırıcısı kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülmektedir. İlk kez Tokat ili ve civarında dikkatleri çeken Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır. Etken Bunyaviridae ailesinden Nairovirus grubundan tek sarmallı RNA virüsü olan Crimean-Congo haemorrhagic fever virüsüdür. Hastalık ülkemizde başlıca hastalık etkenini taşıyan kenenin tutunması veya bununla temas sonucunda bulaşmaktadır. Ülkemizde hastalığın bulaştırıcısı asıl kene türü Hyalomma marginatum’dur. Bunun yanı sıra hastalık viremik dönemdeki hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku, vücut çıkartılarına korunmasız temas sonucunda da bulaşabilmektedir. İnkübasyon süresi kene tutunmasından sonra genellikle 1-3 gün, en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, vücut sıvısı ve diğer dokularla temas sonrasında 5-6 gün; en fazla ise 13 gün olabilmektedir. Hastalığın tedavisinin esasını destek tedavisi seçenekleri oluşturmaktadır. Bu gün için hastalıktan korunmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya etkene spesifik bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde hastalığa karşı aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının kontrolüne yönelik çalışmalar Bakanlığımız tarafından bir program dâhilinde yürütülmektedir. Kişisel korunma önlemlerinin alınması hastalığın kontrolü için ön planda olduğundan Bakanlığımızca vatandaşlarımızın hastalık ve korunma önlemleri konusunda bilgilendirilmesi ve toplumda farkındalık oluşturulması çalışmaları yoğun bir şekilde yürütülmektedir. Ülkemizde KKKA bahar aylarında görülmeye başlamakta olup yaklaşık %4-5 fatalite hızıyla seyretmektedir. Yıllar itibariyle vaka görülme durumlarına bakıldığında artış ve azalış eğilimlerinden bahsedilebilmekte olup en yüksek vaka 2009 yılında 1318 vaka olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar 2017 yılında 343 KKKA vakası tespit edilmiş olsa da ülkemizde hala önemini korumaktadır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden korunmak için; Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir. Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığını kontrol etmeli, kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalıdır. Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır. Hastalık hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir. Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişiler gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske v.b.) almalıdır. Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler. Hastalığa sebep olan mikrobun taşıyıcısı, saklayıcısı ve bulaştırıcısı olan keneler uçmayan, zıplamayan, yerden yürüyerek vücuda tırmanan eklem bacaklı hayvanlardır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır.”