Yerel Haberler
Erzincan
Belgeselleri aratmayan görüntüler Erzincan’da çekildi
30 Ocak 2024 Salı - 09:24 Belgeselleri aratmayan görüntüler Erzincan’da çekildi Yaban hayatında zengin bir coğrafyaya sahip Erzincan’da sis bulutlarının arkasındaki yüksek kayalıkları mesken tutan dağ keçilerinin görüntüsü mest etti. Belgeselleri aratmayan görüntüler Erzincan’da çekildi. Erzincan ile Tunceli arasında yer alan Munzur Dağlarında, nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altına alınan ve avlanması yasak olan dağ keçileri, sis bulutlarının ardındaki yüksek kesimlerin sarp kayalıklarında beslenirken Görüntü Yönetmeni Muhammed Kösen ve ekibi tarafından görüntülendi. Dünya Doğa Koruma Birliğinin (IUCN) yayınladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunan dağ keçilerinin Erzincan’da çekilen görüntülere izleyenleri adeta mest etti. Sarp kayalıklar arasında meşe filizleri ve otlarla karınlarını doyuran keçiler, bazı zamanlarda da nehir kenarına inerek su ihtiyaçlarını gideriyor. Öte yandan, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu da Erzincan’ın doğasıyla, tabiatıyla ve yaban hayatı zenginliğiyle Türkiye’nin çok nadir şehirlerinden birisi olduğunu ifade ederek, “Erzincan, kendine özgü coğrafi şartları olan şehirlerden birisi. Kuzeyinde Keşiş Dağları, güneyimizde Munzur Dağlarımız var. Refahiye Ormanları, Ekşisu Sazlığı, Fırat Nehrimiz, meralarımız var. Böylesine doğayla bütünleşmiş bir şehirde 2 bin metre yükseklikte yaşayan keklikler, dağ keçileri, ayı, kurt ve benzeri birçok yaban hayvanı var. Biz Erzincan’da doğal tabiatı korumak için bütün çaba ve gayreti gösteriyoruz. Kızıl geyik ve karaca türünü de burada artırmayı düşünüyoruz. Erzincan’da Refahiye Ormanlarında yaşıyor bunlar. Ekşisu Sazlığı kuş türlerinin olduğu muhteşem bir alan. Şimdi Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğüyle görüşüyoruz orasını tekrar koruma altına almak için çabamız var. Bunun yanında ilimizde bulunan vaşak, porsuk, kurt, ayı gibi yaban hayvanları var. Tarım Orman Bakanlığınca bunlar koruma altına alınmış. Geçen hafta buradaki resmi olan avcılık derneği temsilcileriyle bir araya geldik. Erzincan’ın bu doğal güzelliğini, tabiatını, yaban hayatını nasıl koruyabiliriz, nasıl daha ileriye taşıyabiliriz manasında görüş alış verişinde bulunduk. Arkadaşlarımız çalışıyor bu popülasyonu nasıl daha fazlalaştırabiliriz diye. Bizim dağlarımızda ne kadar yaban hayvanları özgür dolaşıp, kuşlarımız özgür uçarsa emin olun bu topraklar o kadar güzel, o kadar bereketli olur. Bunun gayreti içerisindeyiz. Erzincan insanı da tabiata, doğaya karşı altını çizerek söyleyeyim oldukça duyarlı. Yaptığımız çalışmalarla inşallah Mart ayında yeni güzel bir başlangıç daha yapacağız” dedi.
Erzincan’da belgeselleri aratmayan görüntüler...Sis bulutlarının ardındaki kayalıkları mesken tutan dağ keçileri böyle görüntülendi
30 Ocak 2024 Salı - 09:20 Erzincan’da belgeselleri aratmayan görüntüler...Sis bulutlarının ardındaki kayalıkları mesken tutan dağ keçileri böyle görüntülendi Yaban hayatında zengin bir coğrafyaya sahip Erzincan’da sis bulutlarının arkasındaki yüksek kayalıkları mesken tutan dağ keçilerinin görüntüsü mest etti. Belgeselleri aratmayan görüntüler Erzincan’da kaydedildi. Erzincan ile Tunceli arasında yer alan Munzur Dağları’nda, nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altına alınan ve avlanması yasak olan dağ keçileri, sis bulutlarının ardındaki yüksek kesimlerin sarp kayalıklarında beslenirken Görüntü Yönetmeni Muhammed Kösen ve ekibi tarafından görüntülendi. Dünya Doğa Koruma Birliğinin (IUCN) yayınladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunan dağ keçilerinin Erzincan’da çekilen görüntülere izleyenleri adeta mest etti. Sarp kayalıklar arasında meşe filizleri ve otlarla karınlarını doyuran keçiler, bazı zamanlarda da nehir kenarına inerek su ihtiyaçlarını gideriyor. Öte yandan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’da Erzincan’ın doğasıyla, tabiatıyla ve yaban hayatı zenginliğiyle Türkiye’nin çok nadir şehirlerinden birisi olduğunu ifade ederek, “Erzincan, kendine özgü coğrafi şartları olan şehirlerden birisi. Kuzeyinde Keşiş Dağları, güneyimizde Munzur Dağlarımız var. Refahiye Ormanları, Ekşisu Sazlığı, Fırat Nehrimiz, meralarımız var. Böylesine doğayla bütünleşmiş bir şehirde 2 bin metre yükseklikte yaşayan keklikler, dağ keçileri, ayı, kurt ve benzeri birçok yaban hayvanı var. Biz Erzincan’da doğal tabiatı korumak için bütün çaba ve gayreti gösteriyoruz. Kızıl geyik ve karaca türünü de burada artırmayı düşünüyoruz. Erzincan’da Refahiye Ormanlarında yaşıyor bunlar. Ekşisu Sazlığı kuş türlerinin olduğu muhteşem bir alan. Şimdi Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğüyle görüşüyoruz orasını tekrar koruma altına almak için çabamız var. Bunun yanında ilimizde bulunan vaşak, porsuk, kurt, ayı gibi yaban hayvanları var. Tarım Orman Bakanlığınca bunlar koruma altına alınmış. Geçen hafta buradaki resmi olan avcılık derneği temsilcileriyle bir araya geldik. Erzincan’ın bu doğal güzelliğini, tabiatını, yaban hayatını nasıl koruyabiliriz, nasıl daha ileriye taşıyabiliriz manasında görüş alış verişinde bulunduk. Arkadaşlarımız çalışıyor bu popülasyonu nasıl daha fazlalaştırabiliriz diye. Bizim dağlarımızda ne kadar yaban hayvanları özgür dolaşıp, kuşlarımız özgür uçarsa emin olun bu topraklar o kadar güzel, o kadar bereketli olur. Bunun gayreti içerisindeyiz. Erzincan insanı da tabiata, doğaya karşı altını çizerek söyleyeyim oldukça duyarlı. Yaptığımız çalışmalarla inşallah Mart ayında yeni güzel bir başlangıç daha yapacağız” dedi.
Adrenalin tutkunu motokrosçular nefes kesti
30 Ocak 2024 Salı - 08:38 Adrenalin tutkunu motokrosçular nefes kesti Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden birisi olan Erzincan’daki Ergan Kayak Merkezi’nde buz gibi havada gerçekleşen motokros gösterisi renkli görüntüler oluşturdu. Karla kaplı pistte motosiklet süren sürücüler adeta izleyenlerin nefesini kesti. Sömestir tatilinde doluluk oranı yüzde yüze varan Ergan Kayak Merkezi’nde kayak severler birçok sportif etkinlikle gönüllerince eğlenme imkanı buluyorlar. Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi’nde konuklara, kayağın yanı sıra yamaç paraşütü imkanı da sağlanıyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ağırlayan Ergan Dağı, doğal güzellikleri ve göl manzarasıyla ziyaretçilerine pistlerinde 12 kilometre boyunca kayak yapma fırsatı sunuyor. Kapalı gondollarla 2 bin 700 metre yükseklikteki tepeye çıkan kayakçılar, eksi 10 dereceleri bulan soğuk havada Erzincan manzarasına karşı kayak yapmanın keyfini çıkarıyor. Kent merkezine 17 kilometre, havalimanına 13 dakika mesafedeki Ergan Dağı’nda yer alan kayak merkezine gelen kayak severler, kayak aktivitesinin yanında yamaç paraşütü, müzik eşliğinde halay çekmenin keyfini yaşıyor. Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi’nde bu sene ilk kez gerçekleşen motokros gösterisi de renkli görüntüler oluşturdu. Karla kaplı piste motosiklet süren sürücüler bol bol adrenalin yaşadı. Kros motor ile yapılan gösterilerde kayakçı çekme, kar motorları ile yarış, paramotor ve yamaç paraşütü ile gece kayağı gibi etkinlikler izleyicilerden tam not aldı. Erzincan Enduro Motosiklet Grubu üyelerinden Canser Atila, “Motokros ve Enduroyu birleştirerek değişik bir deneyim yaşadık. Erzincan Enduro Motosiklet Grubu olarak bu sene hem kulübümüzün hem Ergan Dağı’nın ilk motosiklet etkinliğini yaptık. Motorlarımızı buz tutan gölün üzerine çıkaracaktık. Kar yağdığı için biz de etkinliği pistte gerçekleştirdik. Rampa yaptık. Güzel bir etkinlik oldu” dedi.
Adrenalin tutkunu motokrosçular nefes kesti
30 Ocak 2024 Salı - 08:23 Adrenalin tutkunu motokrosçular nefes kesti Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden birisi olan Erzincan’daki Ergan Kayak Merkezinde buz gibi havada gerçekleşen motokros gösterisi renkli görüntüler oluşturdu. Karla kaplı piste motosiklet süren sürücüler adeta izleyenlerin nefesini kesti. Sömestr tatilinde doluluk oranı yüzde yüze varan Ergan Kayak Merkezinde, kayak severler birçok sportif etkinlikle gönüllerince eğlenme imkanı buluyorlar. Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi’nde konuklara, kayağın yanı sıra yamaç paraşütü imkanı da sağlanıyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ağırlayan Ergan Dağı, doğal güzellikleri ve göl manzarasıyla ziyaretçilerine pistlerinde 12 kilometre boyunca kayak yapma fırsatı sunuyor. Kapalı gondollarla 2 bin 700 metre yükseklikteki tepeye çıkan kayakçılar, eksi 10 dereceleri bulan soğuk havada Erzincan manzarasına karşı kayak yapmanın keyfini çıkarıyor. Kent merkezine 17 kilometre, havalimanına 13 dakika mesafede ki Ergan Dağı’nda yer alan kayak merkezine gelen kayak severler, kayak aktivitesinin yanında yamaç paraşütü, müzik eşliğinde halay çekmenin keyfini yaşıyor. Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi’nde bu sene ilk kez gerçekleşen motokros gösterisi de renkli görüntüler oluşturdu. Karla kaplı piste motosiklet süren sürücüler bol bol adrenalin yaşadı. Kros motor ile yapılan gösterilerde kayakçı çekme, kar motorları ile yarış, paramotor ve yamaç paraşütü ile gece kayağı gibi etkinlikler izleyicilerden tam not aldı. Erzincan Enduro Motosiklet Grubu üyelerinden Canser Atila, “Motokros ve enduroyu birleştirerek değişik bir deneyim yaşadık. Erzincan Enduro Motosiklet Grubu olarak bu sene hem kulübümüzün hem Ergan Dağının ilk motosiklet etkinliğini yaptık. Motorlarımızı buz tutan gölün üzerine çıkaracaktık. Kar yağdığı için bizde etkinliği piste gerçekleştirdik. Rampa yaptık. Güzel bir etkinlik oldu” dedi.
“Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var" projesi yeni dönem protokolü imzalandı
29 Ocak 2024 Pazartesi - 15:59 “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var" projesi yeni dönem protokolü imzalandı Erzincan’da küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen "Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var" projesi çerçevesinde yeni dönem protokolü imzalandı. 200 bin TL olan kredi limiti 2026 yılına kadar 400 bin TL’ye çıkarıldı. Erzincan İl Halk Kütüphanesi Toplantı Salonunda gerçekleştirilen imza törenine Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Vali Yardımcısı Yusuf İzci, Ziraat Bankası Erzurum Bölge Müdürü Mehmet Ali Sarı, İl Tarım ve Orman Müdürü Murat Şahin, ilçe müdürleri, çeşitli STK’lar ve şube müdürleri katıldı. 2020 yılında hayata geçirilen proje kapsamında Erzincan ili ve ilçelerinde koyun varlığının artırılması ve bu konuda faaliyet gösteren üreticilerin sürülerinin ve ölçeklerinin büyütülmesi ile küçükbaş hayvan varlığının artırılması, istihdamın sağlanması amaçlanırken geçtiğimiz yıllarda 200 bin TL kredi limiti olan proje yeni dönem protokolü ile 2026 yılına kadar 400 bin TL olarak devam edecek. 1 yıl ödemesiz olarak çiftçileri destekleyecek olan projede 7 yıl vade ile geri ödeme yapılabilecek. Protokol imzaları atılmadan önce konuşma yapan Ziraat Bankası Erzurum Bölge Müdürü Mehmet Ali Sarı, “Burada temel amaç küçükbaş hayvancılıkta, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde işletmelerin ölçeklerinin büyütülmesi ve toplamda ilimizde ki tarımsal üretime dayalı hayvan varlığının artırılmasıdır. Bu kapsamda devletimizin, bakanlığımızın öncülüğünde geliştirilmiş olan ‘Köyümde yaşamak içi bir sürü nedenim var’ projesi ile 400 bin liraya kadar belli sübvansiyon oranında ve diğer tarımsal kredi şartlarından çok daha kolay bir şekilde tarımsal kredi tahsisi yapacağız bu protokolü imzaladıktan sonra. 2026 yılına kadar geçerli bir protokol olacak. Bu protokolün ilimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “Erzincan, tarımda Türkiye’nin zirve şehirlerinden biri olabilir” Ardından konuşma yapan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise, Erzincan’ın hayvancılıkta, seracılıkta, tarımda ve arıcılıkta istihdama ve üretime yönelik yapılan projeler ile Türkiye’nin zirve şehri olabileceğinin altını çizerek, “Erzincan tarımda Türkiye’nin zirve şehirlerinden biri olabilir “Bugün Erzincan için önemli bir gün. Şuanda bizim ilimizde 590 bin küçükbaş hayvanımız var. Yaklaşık 150 bine yakın büyükbaş hayvanımız var. Bu proje bence çok çok önemli bir proje. Bu proje 2020 yılında başladığında 200 bin lirayla başlamıştı. Genel müdürümüz ile yapılan görüşmeler sonucunda bir güncelleme geldi ve 400 bin liraya çıktı. Bizim de küçükbaş hayvancılıkta Erzincan doğası ve tabiatı itibariyle yetiştiricilikte çok önemli bir yer. Bizim şuanda merkez dahil 524 köyümüz var ve köylerimizde yaşamın devam edebilmesi için tarım alanında faaliyetlerin de devam etmesi gerekiyor. Burada tarım müdürümüz, ilçe tarım müdürleri ve muhtarlarımızla toplantılar yaparak bu projeyi muhtarlarımıza doğru bir şekilde anlatarak biz istihdamı, üretimi artırmak istiyoruz. Bizim bütün amacımız bu proje 100 milyona yakın, 100 milyon liralık çiftçilerimize destek sağlamak. Eğer çiftçilerimiz bu krediyi aldıktan sonra, bu desteği aldıktan sonra imkanları da çok çok iyi, 1 yıl ödemesiz 7 yıl vadeli bir para. Siz bunların bazı başarı hikayelerini de medya da gösterdiniz. Yani, bu desteği alıp koyunlarını alanlar bir yıl sonra kuzularla birlikte aldıkları paraları zaten denk getirmiş oldular. Demek ki, işi doğru yaparsak, doğru takip edersek mutlaka sonucunda güzellikler oluyor. Bizim bütün amacımız, köylerimizde bu anlamda çiftçilerimizin bu projeye katkılarını sunmasını sağlamak. Ben emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Bizim bütün amacımız şu arkadaşlar; bakın Erzincan tarımda Türkiye’nin zirve şehirlerinden biri olabilir. Yapmamız gereken herkesi kendi bulunduğu yerde huzurlu kılmak ve istihdama katkısını sağlamak. Bu tür projeler bizim şehrimiz açısından çok çok önemli. Biz eğer, bu projeyi tasarladığımız gibi yapabilirsek, arkadaşlarımız alanda bunun çalışmalarını istediğimiz gibi sağlayabilirlerse Türkiye’de bu projede ilk üçe girecek ilimiz Erzincan olur. Bunun takibini birlikte yapacağız. İnşallah böylece küçükbaş hayvan sayımızda yüzde 10 ile 15 arasında bir artırım sağlamayı hedefliyoruz. Ben huzurlarınızda emeği geçen herkese çok teşekkür ederek Erzincanlı bütün çiftçilerimize diyorum ki; bu imkanları elinizin tersiyle itmeyin, sahip çıkın. Erzincan sizin vatanınız. Bizim hızlı bir şekilde Erzincan’dan göçü durdurmamızın yolu, istihdamdan ve üretimden geçiyor. Başka bir yolu yok. Onun için hep beraber istihdamı, üretimi artırmak için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Size zaten söylemiştik; Erzincan’daki sera alanımız toplamda 600 dönüm ama biz bu sene Tarım Bakanlığından aldığımız izinlerle birlikte 600 dönümün üzerine 800 dönüm daha eklemek istiyoruz. Bunların bütün izinleri geldi. Tarım Bakanlığı bunlara izin verdi. Bir taraftan seracılık, bir taraftan hayvancılık, bir taraftan arıcılık her taraftan belli bir istihdam, üretim yaparak bu şehirde yaşayanların bu şehirde huzurlu bir şekilde kalmaları için elimizden geleni yapmamız gerekiyor” diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol imzalanarak toplantı sona erdi.
Ergan Dağı’nda adrenalin dolu ’göl manzaralı’ yamaç paraşütü
29 Ocak 2024 Pazartesi - 09:26 Ergan Dağı’nda adrenalin dolu ’göl manzaralı’ yamaç paraşütü Erzincan’daki Ergan Dağı’na gelen baba kız, kayak ile yamaç paraşütünü aynı zamanda yapmanın keyfini yaşadı. Erzincan’da bulunan Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi’nde konuklara, kayağın yanı sıra yamaç paraşütü imkanı da sağlanıyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ağırlayan Ergan Dağı, doğal güzellikleri ve göl manzarasıyla ziyaretçilerine 4 ayrı pistte 12 kilometre boyunca kayak yapma fırsatı sunuyor. Kapalı gondollarla 2 bin 700 metre yükseklikteki tepeye çıkan yamaç paraşütü sporcuları, eksi 10 dereceleri bulan soğuk havada Erzincan manzarasına karşı uçmanın keyfini çıkarıyor. Kent merkezine 17 kilometre, havalimanına 13 dakika mesafede ki Ergan Dağı’nda yer alan kayak merkezine gelen kayak severler, özellikle hafta sonu merkeze gelen sporcular ve tatilciler kayak aktivitesinin yanında yamaç paraşütü de yapmanın keyfini yaşıyor. Ergan Dağı’nın 2 bin 700 rakımına yamaç paraşütü ile gelen doğa ve adrenalin tutkunu baba Sedat Cengiz ile kızı Kübra, burada hazırlıklarını tamamlayarak tandem (ikili) yamaç paraşütü ile havalandı. Aynı zamanda hem yamaç paraşütü hem de kayak yapmanın keyfini çıkaran baba kız, aktivitelerini, kaskın üzerinde bulunan aksiyon kamerasıyla saniye saniye kaydetti. Göl manzarasına karşı uçmanın eğlenceli ve keyifli olduğunu belirten Kübra Cengiz, “Ergan Dağı’ndayız. Kanadımızı açtık ve uçuşumuzu yaptık. Kar yağmaya da başladı. Hava gayet olması gerektiği gibi. Biz de göl manzarasına karşı uçuşumuzu yaptık. Bayağı eğlenceliydi. Manzaramız süperdi. İnişimiz de gayet iyi oldu. Herkesi Ergan Dağı’na bekliyorum. Kar yağışımız da devam ediyor” dedi. Doğa ve adrenalin tutkunu Sedat Cengiz ise, “Burası Ergan Dağı Kayak Tesisleri. Doğu’nun incisi, çok güzel bir kayak tesisi. Yerler dolduğu için biz de gökyüzünü şenlendirmek için yamaç paraşütümüzle birlikte havalandık. Uçmak için de çok güzel bir yer. Tesis her yönüyle güzel bir tesis. Haftanın 7 günü zaten burada kayak yapılıyor. Biz de güzel günlerde uçuş için geliyoruz. Hem kayağı hem de yamaç paraşütünü bir arada yapıyoruz. Her iki sporu da burada yapabildiğimiz için çok mutluyuz” diye konuştu.
Yüzyıllık Hızır geleneği: “Kavut”
29 Ocak 2024 Pazartesi - 09:03 Yüzyıllık Hızır geleneği: “Kavut” Erzincan’ın Çağlayan Beldesinde geçmişi yüzyıllara dayandığı bilinen yöresel "Kavut" yemeği, her yılın Ocak ve Şubat aylarında misafirlere ikram ediliyor. Erzincan’da yeni bir yılın başlangıcı nedeniyle Ocak sonu ve Şubat ayı ortalarına kadar 3 günlük Hızır oruçları tutuluyor. Tutulan oruçların ardından bazı vatandaşlar kurban kesiyor, bazıları da geçmişi yüzyıllara dayanan yöresel yemek Kavut’u yaparak misafirlere ikram ediyor. Kavut yapımına, buğday veya arpanın kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle başlanıyor. Pişirilen buğday veya arpa daha sonra el değirmeninde un haline getiriliyor. Un sıcak suyla belli bir kıvama geldikten sonra da tabaklara konuluyor. Üzerine tereyağı ve şerbet dökülen Kavut, gelen konuklara ikram ediliyor. Geleneksel yemeği yapanların sayısında azalma olsa da bu geleneği sürdürmeye çalışanlar var. Erzincan’ın Çağlayan Beldesinde Aydemir ailesi, geleneği çocuklarına da öğretirken hazırlanan Kavut, eve gelen misafirlere sunuluyor. Hızır Orucu’nun ardından isteyenlerin kurbanla birlikte Kavut da pişirdiğini belirten vatandaşlar, "Bu uzun yıllardır sürdürdüğümüz bir gelenek" dedi. Hızır Orucu ne zaman, ne için ve nasıl tutulur? Hızır Orucu, Hak’kın rızası, Hızır aleyhisselamın yardımına nail olmak ümidiyle tutulan oruçtur. Bu orucu ilk defa ab-ı hayat suyunu içip ebedi hayatın sırrına ulaşınca Hızır aleyhisselamın tuttuğuna inanılır. Orucu tutan inananlar da bu kutlu günün hürmetine tıpkı Hz. Hızır aleyhisselam gibi ebedi hayatın sırlarına ermeyi umarak oruçlarına niyet ederler. Hızır Orucu yöresel farklılıklara göre 3, 5 ve 7 gün peş peşe Ocak ayının sonu ve Şubat ayının ortasına kadar geçen sürede tutulur. Oruç 3 gün, 5 gün veya 7 gün olsun fark etmeksizin son günü kesinlikle perşembe gününe denk getirilir. Gün doğumunda niyet edilen oruç gün batımında açılır. Oruç sırasında yenilip içilmez, cinsi münasebetlerden ise uzak durulur. Her akşam Cem ibadeti yapılır Orucun en yaygın tutulduğu tarih ise Şubat ayının ikinci haftasının salı çarşamba ve perşembe günlerinde 3 gün şeklinde tutulmasıdır. Oruç sırasında yenilip içilmez, cinsi münasebetlerden uzak durulur. Oruç açıldıktan sonra ise Muharrem orucundaki gibi herhangi bir yeme içme kısıtlaması bulunmamaktadır. Orucun tutulduğu üç gün de akşamları Cem ibadeti yapılır. Orucun bittiği Cuma günü ise kurbanlar kesilip lokmalar dağıtılır. Kavut inancı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ab-ı hayat suyunu içtikten sonra Hızır’ın yediği kudret helvasıyla özdeştirilen kavut, Hızır Orucu’nun vazgeçilmez gelenekleri arasında yer almaktadır. Geleneğe göre kavut, Hızır Orucunun son tutulduğu gün yani Perşembe günü unu öğütülüp temiz bir kaba konur. Üzeri de örtüyle örtülür. Sabah kalkıldığında unun üzerinde el veya at nalı izi görülürse o eve Hızır’ın uğradığına ve hane halkının muratlarına ulaşacağına inanılır. Bu şekilde kavut ununda Hızır’ın izini görenler şükür için imkanları doğrultusunda kurban keser lokma dağıtırlar. Öte yandan kavut ununda iz olsun olmasın Cuma günü hanelere bereket getirmesi dileklerin yerine gelmesi ümidiyle kavut pişirilip çevreye dağıtılır.