Yerel Haberler
Erzincan
HPV aşısı rahim ağzı kanserinden koruyor
02 Ocak 2024 Salı - 08:49 HPV aşısı rahim ağzı kanserinden koruyor Ocak ayı Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla Sağlık Müdürlüğü sosyal medya hesaplarından bilgilendirme mesajı paylaştı. Paylaşılan bilgilendirme mesajında özellikle rahim ağzı kanserinin önlenebilen bir hastalıktır olduğu belirtilerek rahim ağzı kanserine karşı 9-14 yaşlarındaki kız çocuklara aşı yapılmasını önerildi. Yapılan paylaşımda rahim ağzı kanseri ile ilgili şu bilgilere yer verildi: “Bir ülkede rahim ağzı kanserinden kaynaklı ölümü engellenen kadın sayısı o ülkenin sağlık hizmetleri yönünden gelişmişliği ve kadına verilen değer ile doğru orantılıdır. Rahim ağzında gelişen bir kanser türü olan Rahim Ağzı Kanserinin, tarama yöntemleri ile erken tanı alındığında hastalığa bağlı ölüm oranlarının büyük oranda azaltılabildiği kanıtlanmıştır. Bu nedenle Bakanlığımız buna yönelik detaylı sağlık programlarının içine Rahim Ağzı Kanser taramalarını da almış ve büyük bir başarı ile yürütmeye devam etmektedir. Ocak ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık ayı olarak belirlenmiş olup dünyanın birçok ülkesinde hastalığa dikkat çekmek üzere Farkındalık etkinlikleri düzenlenmektedir. Ülkemizde de farkındalık etkinlikleri tüm illerimizde yapılmakta, tarama programlarımız tanıtılarak halkımızı bu konuda bilinçlendirmeye çalışılmaktadır. ‘Rahim ağzı kanseri neden önemli?’ Rahim ağzı kanseri önlenebilen bir hastalıktır. Rahim ağzı kanseri erken teşhis edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir bir kanser türüdür. ‘Risk faktörleri nelerdir?’ 30 yaşın üzerinde olup tedavi edilmemiş Human Papilloma Virüs (HPV) ve/veya cinsel yolla bulaşan diğer enfeksiyonların olması. (HPV, rahim ağzı kanseri de dahil olmak üzere en az altı kanser türüne neden olabilen, cinsel yolla bulaşan yaygın bir virüstür.) Çok doğum yapmak ve ilk doğumu erken yaşta yapmak. Erken yaşta (16 yaş öncesi) aktif cinsel yaşama başlamak. Birden fazla cinsel partnerin olması. Sigara içmek. Düşük sosyoekonomik düzeye sahip olmak. Zayıflamış bağışıklık sistemi (İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü/HIV gibi) hastalıkların olması. ‘Belirtileri nelerdir?’ Rahim ağzında kanser öncesinde gelişen değişiklikler genellikle belirti vermeyip ancak pelvik muayene, Pap Smear testi ve HPV testleri ile erken dönemde tespit edilebilmektedir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biriyle karşılaşırsanız hemen bir sağlık uzmanına başvurunuz: Vajinadan artan miktarda veya alışılmadık türde akıntı geliyorsa, sırt, bacak veya kadın cinsel organlarının olduğu bölgede ağrı gözleniyorsa, yorgunluk, kilo kaybı, iştahsızlık gelişmişse, tek ya da iki bacakta şişkinlik varsa, idrar yaparken ağrı gözleniyorsa, normal adet dönemi dışındaki zamanlarda lekelenme tarzında hafif kanama oluyorsa, normalden daha uzun süren veya daha ağır olan âdet kanaması söz konusu ise, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama veya ağrı gözleniyorsa, enopoz sonrası kanama izleniyorsa uzmanına danışmak gerekmektedir. ‘Erken teşhis’ Tarama ve erken teşhis ile tedavisi mümkün olan rahim ağzı kanseri, günümüzde kanserden ölüm nedenleri arasında çok geride yer almaktadır. Rahim ağzı kanseri HPV ile ilişkili olan en yaygın hastalıktır. Neredeyse tüm rahim ağzı kanserleri HPV enfeksiyonu nedeniyle gelişmektedir. HPV ayrıca kadın ve erkeklerde cinsel organ ve ağız boşluğu kanserlerine de neden olmaktadır. HPV’nin tespiti, erken dönemde rahim ağzındaki kanser öncülü değişikliklere işaret ederek kanser teşhisini kolaylaştırmaktadır. Günümüzde rahim ağzı kanserini önlemeye veya erken bulmaya yardımcı olmak üzere geliştirilmiş iki tarama testi yaygın şekilde kullanılmaktadır. HPV testi; rahim ağzındaki hücresel değişikliklere neden olabilecek virüsün (Human papilloma virüsü) rahim ağzı hücrelerinde tespiti esasına dayanan bir testtir. Pap smear testi; uygun şekilde tedavi edilmezse rahim ağzı kanserine dönüşebilecek olan prekanseröz durumları (rahim ağzındaki hücre değişiklikleri) arama esasına dayanan bir testtir. Her iki test de son derece basit ve ağrısız işlemler olup aynı anda yapılmaktadır. Rahim ağzı kanseri Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ tarafından) “önlenebilen bir ölüm nedeni” olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde uygulanan Ulusal Kanser Tarama Programı uyarınca, tarama standartlarımız doğrultusunda 30-65 yaş aralığındaki kadınlara her 5 yılda bir HPV ve Pap Testi uygulanmaktadır. ‘Tarama testleri nerelerde yapılabilir?’ Ülkemizde rahim ağzı kanseri taramaları; Toplum Sağlığı Merkezlerinin bağlı birimi olarak faaliyet gösteren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) , Sağlıklı Hayat Merkezlerinde (SHM), Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) ücretsiz olarak yapılmaktadır. ‘Tedavi’ Erken dönemde teşhis edildiğinde ek bir başka tedaviye ihtiyaç olmadan tümör cerrahi olarak çıkartılabilir. Eğer daha ileri bir safhada karşılaşılmışsa kemoterapi ve radyoterapi verilmektedir. Hangi tedavinin kime ve nasıl uygulanacağı evreye göre değişmektedir. ‘Korunma’ HPV’nin en çok kanser yapan tiplerine karşı geliştirilen ve koruyuculuğu yüksek olan aşılar mevcuttur. Dünya Sağlık Örgütü, rahim ağzı kanserine karşı 9-14 yaşlarındaki kız çocuklara aşı yapılmasını önermektedir. 30 yaşından itibaren tarama testlerini düzenli bir şekilde yaptırmak. Güvenli cinsel ilişki konusunda eğitim almak. Cinsel aktivite sırasında prezervatif (kondom) kullanmak. Erkeklerin sünnet olması. Sigara kullanmamak.”
Arıcılar kara kışın ortasında arılara bakım ve yemleme yapıyor
02 Ocak 2024 Salı - 08:38 Arıcılar kara kışın ortasında arılara bakım ve yemleme yapıyor Erzincan’da kuraklık arıların dengesini değiştirdi. Arıcılar kara kışın ortasında arılara bakım ve yemleme yapıyor. Kurak ve yağışsız geçen kara kışın ortasında adeta bahar havasının hüküm sürdüğü Erzincan’da arılar da kuraklıktan etkilendi. Sıcak havada kovanlarından çıkan arılara yiyecek takviyesi yapılıyor. Erzincan bu sene ülke genelinde etkili olan kuraklığı en yüksek oranda yaşayan illerden birisi. Barajlarda su seviyesinin oldukça düştüğü Erzincan’da dağların zirvelerinde bile kardan eser yok. Hava sıcaklığının gündüzleri 10 dereceyi geçtiği Erzincan’da kovandan çıkmaması gereken arılar bahar aylarındaki gibi kovanlarını terk etmeye başladı. Normal zamanda kar altında kalması gereken kovanların ısınması sonucu içindeki arılar kümelenmek yerine dışarı çıkıp uçuşmaya başlayınca kovanının içindeki besinleri bitme noktasına geldi. Arıcılar bu durumu yıllardır yaşamadıklarını belirtip kovanlarında kümelenmeyen arıların yiyecek ihtiyacı için Ocak ayının sonuna doğru kovanları açıp arı keki koyuyor. Yıllardan beri arıcılıkla uğraşan Mustafa Koç, mevsimlerin bu yılki gibi hiçbir zaman olmadığını belirterek, “Erzincan’da ocak ayının sonlarına geldik ortalık kupkuru, dağların tepelerinde tozarak dahi yok. Geçen sene mevsim çok güzeldi, kar yağışı çok iyiydi. Her mevsim kendini yaşattı ve çok bereketli de bir yıl oldu. Ama bu sene bu şekilde devam ederse tarımın bütün kesimlerinde olduğu gibi arıcılıkta da özellikle bizim bölgemizde çok sıkıntılar olacak susuzluk başta olmak üzere” dedi. Koç, “Arılar şu anda normalde kışlama modunda. Şu anda uyuyor olması, kümelenmiş olması lazım. Donmasını engellemek için ana arıyı aralarına alıp küme halinde olmaları lazım ama arılar çalışıyor. Epeydir, çalışıyor. Hiç kış moduna girmediler. Bu da ister istemez arıları yemleme ihtiyacı doğuruyor. Ama bu şekilde devam ederse yazın da yemleme moduna gireceğiz. Yani bal falan olma ihtimali çok az bu şartlarda. Mevsimin bu şekilde gitmesi arıların bakımını da güçleştiriyor, var olmasını da güçleştirecek” diye konuştu.
Uzmanlardan "hacamat" uyarısı: “Yanlış uygulamalar ömür boyu geçmeyen ağrılar oluşturuyor”
02 Ocak 2024 Salı - 08:32 Uzmanlardan "hacamat" uyarısı: “Yanlış uygulamalar ömür boyu geçmeyen ağrılar oluşturuyor” Son yıllarda mezoterapi, ozon ve halk arasında hacamat olarak bilinen kupa tedavisine ilgi giderek artarken, uzmanlar uyardı. Uzmanlar, "Kendisini ’uzman’ diye tanıtan kişiler hastalara büyük zarar vermekte. Yanlış uygulamalar ömür boyu o hastada belki de geçmeyen ağrılara sebep oluyor. Sürekli bir hacamat yaptırma isteği oluyor ama bu ilk uygulamada yapılan yanlışlıktan doğuyor” dedi. Son yıllarda akupunktur, mezoterapi, ozon ve yıllar boyu Anadolu’da uygulanan halk arasında hacamat olarak bilinen kupa tedavisine ilgi giderek artıyor. Artan ilgiye karşı alanında yeterliliği olmayan kişilerin işlemleri uygunsuz şartlarda yapması vatandaşların sağlığını tehdit ediyor. “Ömür boyu geçmeyen ağrılara sebep oluyor” Donanımsız yerlerde eğitimsiz kişiler tarafından yapılan işlemler sonucunda hastaların birçok olumsuzlukla karşı karşıya kaldıklarını belirten uzmanlar, “Televizyonlarda, gazetelerde, medyada tedavi verdiğini, hatta kendi ürettiği ürünler olduğunu tanıtan pek çok kişi olduğunu görüyoruz. Özellikle Covid sonrası kan sulandırıcı ilaçlar çok sık kullanılmakta ve zararsız diye tavsiye edilen zerdeçal gibi kan sulandırıcılarla etkileşimi var. Verilen ilaçların dozunun istenilen düzeyde olmamasını sağlıyor ya dozunun daha fazla arttırılması ya da azaltılması gerekiyor. Bunun bilincinde olmadan bunları reçeteleyen ve kendisini uzman diye tanıtan kişiler tabii ki hastalara büyük zarar vermekte. Halk arasında bilindiği adıyla hacamat aslında akupunktur noktaları üzerine yapılıyor ve bu oldukça uzun bir eğitim gerektiriyor. Yaş kupa uygulaması sırasında bisturi ya da bazı kesici, delici aletlerle cilt üzerinde birtakım çizikler ya da delikler açılıyor. Eğer bu kesik ve deliklerin derinliği fazla olursa ciltte yara dokusu oluşuyor. Bu yara dokusu da ömür boyu o hastada belki de bu bölgede geçmeyen ağrılara sebep oluyor. Sürekli gidip bir hacamat yaptırma isteği oluyor ama bu ilk uygulamada yapılan yanlışlıktan doğuyor” ifadelerine yer verdiler.
Kış aylarından hastalıklara deva sakatata ilgi artıyor
02 Ocak 2024 Salı - 08:24 Kış aylarından hastalıklara deva sakatata ilgi artıyor Erzincan’da kış aylarında insan sağlığına faydası olan büyük ve küçükbaş hayvanların sakatatlarına ilgi artıyor. Erzincan’da özellikle kış aylarında vatandaşların tercih ettiği sakatat, zengin vitamin ve mineral içeriği dolayısıyla "doğal antibiyotik" olarak da tanımlanıyor. Erzincan’da kelle, paça, ciğer, yürek, böbrek ve işkembe gibi sakatatlar müşteriler için özenle hazırlanıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan sakatat hazırlama telaşı, akşama kadar devam ediyor. "Suyu ayrı faydası oluyor, etinin ayrı bir faydası oluyor" İçeriğindeki vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiren bir besin olarak bilindiğini aktaran sakatat satıcısı Selim Erdoğan, "Havaların soğumasıyla bizim işlerimizde de hareketlilik başlar. Kış aylarının gelmesiyle birlikte en çok tüketilen ürünlerimiz kelle paça ve pöç. Çünkü, bu ürünler düdüklüde pişirildiği zaman kemiğinden ayrılarak suyu ayrı faydası oluyor, etinin ayrı bir faydası oluyor. Bu pişirilen ürünün suyu daha çok vitaminli ve daha çok faydalı. Eti ise ayrı tüketiliyor. Pöç dediğimiz ürün dananın kuyruk kısmından çıkan bir bölümdür, daha çok lezzetli ve daha çok faydalıdır" dedi. Sakatatın birçok rahatsızlıklara faydalı olduğunu anlatan Selim Erdoğan, "Sakatat Türkiye’de en güzel tutulan ürünlerden birisidir. Ciğerimiz zaten her kesimde bilindiği üzere tutulan ve tüketilen bir üründür. Pişirildiğinde çok lezzetli ve faydalıdır. Paça ve kelleye baktığımızda kış aylarında en çok tüketilen ürünler arasında. Bu ürün ise hem eti, hem suyu protein olarak tüketiliyor. Tüm vücuda jel gibi yayılan bir besin kaynağı olduğu biliniyor. Sakatat deyince kış aylarında daha fazla tüketilen bu ürün, genel olarak da birçok üründen daha faydalı olarak görülür" şeklinde konuştu.
Erzincan kış ortasında yaz havası yaşıyor
01 Ocak 2024 Pazartesi - 14:15 Erzincan kış ortasında yaz havası yaşıyor Erzincan’da etkili olan soğuk ve yağışlı hava yerini pastırma sıcaklarına bırakırken, güzel havayı fırsat bilip değerlendirmek isteyen vatandaşlar sokağa döküldü. 2024 yılının ilk gününde Erzincanlılar kışın ortasında yaz havası yaşadı. Havaların sıcak gitmesiyle birlikte Erzincanlılar yeni yılın ilk gününde kendilerini dışarı attı. Geçtiğimiz haftalarda yoğun kar yağışının yaşandığı ve dondurucu soğukların kendini iyiden iyiye hissettirdiği Erzincan’da 2024 yılının ilk gününde adeta yazdan kalma günler yaşanıyor. Pastırma sıcaklarını fırsat bilip dışarı çıkan vatandaşlar, şehir merkezinde bulunan parklarda ve çay bahçelerinde oturarak güneşli havanın keyfini çıkardı. Meteorolojik değerlendirmelere göre Erzincan’da hava sıcaklığı mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam ediyor. Hava sıcaklığının 8 dereceyi bulduğu kentte güzel havayı fırsat bilen vatandaşlar adeta caddeleri doldurdu. “Sanki yaz ayları geri geldi” Abdurrahim Gündüz isimli bir vatandaş, "Sanki yaz geri geldi" diyerek, "Aslında sabah kalktığımızda soğuk oluyor ancak öğlene doğru sanki yaz geri geliyor. Geçtiğimiz hafta kar yağdı, bizi üşüttü ama tekrardan güneş yüzünü gösterdi. Bizler de eşimiz, dostumuzla birlikte güneşli havanın tadını çıkararak 2024 yılının ilk gününü böyle geçiriyoruz” dedi. Çağrı Yücel İsimli bir vatandaş ise, “Ocak ayına girdik artık. Normalde Erzincan’da her yılbaşında kesin kar yağardı ama artık mevsimlerde değişti. Bir yazı yaşıyoruz bir de kışı. Hava gerçekten çok güzel. Güneşli ve gördüğünüz gibi dışarıda arkadaşlarımızla oturuyoruz. Yeni yılın ülkemize, milletimize huzur getirmesini temenni ediyoruz” diye konuştu. “2024 yılı can Erzincan’ın yılı olacak mı?” Vatandaşlardan Ulvi Karabey de siyasilerin “2024 yılı can Erzincan’ın yılı olacak” söylemlerine atıfta bulunarak, “2024 yılına girdik. Hava gerçekten muazzam derecede güzel. Bizler de arkadaşlarımızla buluştuk ve güneşin tadını çıkarıyoruz. Yeni yılı böyle güzel karşıladık. İnşallah böyle de güzel geçer diyoruz. 2024 yılı Erzincan yılı olacak deniyor. Bizler de bunun için umutluyuz. İnşallah söylemlerde kalmaz, eylemlerle de bu sözler hayata geçer ve 2024 yılı Erzincan’ın yılı olur” şeklinde konuştu.