Yerel Haberler
Erzincan
EBYÜ’de Enerji Çözümlerinde Teknolojik Öncelikler ve Üniversitelerin Rolü Konferansı
15 Aralık 2023 Cuma - 10:07 EBYÜ’de Enerji Çözümlerinde Teknolojik Öncelikler ve Üniversitelerin Rolü Konferansı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde (EBYÜ), Ontario Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi, Türkiye Bilimler Akademisi Enerji Çalışma Grubu Yürütücüsü ve Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Yürütme Kurulu Üyesi, Türk Bilim İnsanı Prof.Dr. İbrahim Dinçer tarafından “Enerji Çözümlerinde Teknolojik Öncelikler ve Üniversitelerin Rolü” başlıklı konferans verildi. Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen konferansa Türk Devletleri Teşkilatı Aksakkalılar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Rektör Prof. Dr. Akın Levent, kamu kurum ve müdürleri, davetliler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan konferans Ontario Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Prof.Dr. İbrahim Dinçer’in sunumuyla devam etti. Gerçekleşen konferansta sunum yapan Dinçer, Enerji Çözümlerinde Teknolojik Öncelikler ve Üniversitelerin Rolü konusunu anlatırken sürdürülebilir eğitimin hangi başlıklarla ele alınması gerektiğini vurguladı. Dinçer, “İnovasyon, girişimcilik, vizyon kazandırma, kritik düşünme kabiliyeti oluşturabilme, sosyal sorumluluk bilinci kazandırma sürdürülebilir eğitimin olmazsa olmaz başlıklarındandır” dedi. Katılımcılar tarafından büyük beğeniyle dinlenen konferansın sonunda Binali Yıldırım tarafından Prof. Dr. İbrahim Dinçer’e hediye takdimi yapıldı.
EBYÜ’de “Çağdaş Türk Dünyası Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet Çalıştayı” düzenlendi
14 Aralık 2023 Perşembe - 16:11 EBYÜ’de “Çağdaş Türk Dünyası Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet Çalıştayı” düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde "Çağdaş Türk Dünyası Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet Çalıştayı" Türk dünyasından Türkologların ve profesörlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Çağdaş Türk Dünyası Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet Çalıştayı"na Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Türk dünyasından akademisyenler ile Türkologlar, kamu kurum müdürleri, kent protokolü ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan çalıştay, Prof. Dr. Ali Kafkasyalı’nın selamlama konuşmasıyla devam etti. Daha sonra Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent konuşma yaparak, “Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ailesi olarak, 2022 Ekim ayında Uluslararası Türk Dünyası Sempozyumu ile başlattığımız Erzincan’da ve İstanbul’da seri toplantılarını yaptığımız ve bugün de burada seri toplantılardan birini yapacağımız toplantılarla beraber bu gibi toplantıların devamlılığını yapma kararlılığındayız. Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rızayev, Dede Korkut’suz, Yunus Emre’siz, Nevai’siz ve Fuzuli’siz bir Türk dünyası olamayacağı gibi Nazım Hikmet’siz de bir Türk dünyası olamaz sözü Nazım Hikmet’e verilen önemi göstermektedir” dedi. Daha sonra konuşma yapan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise, “Türkiye Devleti ve milletinin büyüklüğünü, sadece bugünle görmeye çalışmak bizi yanıltır. Bu vatan, binlerce yıllık şan ve şerefin, birlik ve beraberliğin bir toplamıdır. Asırlardan beri devam eden bir coşkunun ulaştığı merhaledir. Bizim mücadelemiz geçmiş, an ve geleceği kuşatan büyük bir medeniyet dairesine işaret eder. Türk tarihinin kadim geçmişi, büyük bir zenginliği de içinde barındırmaktadır. Bu zenginlik Orta Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanan ve birçok milletle, dinle karşılaşılan, alışveriş yaptığımız büyük bir kompozisyonu işaret ediyor. Atalarımız bu geniş coğrafyayı ilmek ilmek işlediler ve bize emanet ettiler. Biz onları bıraktığı medeniyet dairesinde, huzuru, barışı, kardeşliği devraldık. Osmanlı Devleti hâkimiyetinde asırlarca havrada, camide, kilisede barış ve huzur içinde ibadetlerini yerine getiren insanlarla dolmuş ve taşmıştır. Bugün Filistin halkı, Birinci Dünya Savaşından sonra büyük bir zulümle karşı karşıya kaldı. 1917’de hürriyetini kaybeden Filistinliler, İngilizlerin ve Yahudilerin entrikalarıyla yavaş yavaş yok edilmeye başlandılar. Sezai Karakoç’un Alın Yazısı Saatinde dile getirdiği ‘Ve Kudüs şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir’ derken bu medeniyet dairesinin kirletildiğinden ve yaşanan acı tabloya dikkat çekmektedir. Bugün Nazım Hikmet de Gazze’yi görseydi aynı acıyı paylaşırdı şüphesiz. Çünkü bizim medeniyetin temeli merhamettir ve geçmişten günümüze de bize bırakılan miraslardan en önemlisi bu merhamettir. Bugün burada Nazım Hikmet çalıştayı ile aslında bizim olan bize ait olan her şeye sahip çıkmanın gününü ve anını yaşıyoruz. Böylesine güzel bir toplantıyı ikame eden, bu güne gelmesinde çok katkıları olan Ali hocama şükranlarımı sunuyorum. Çalıştayın yakın zaman da edebiyat dünyamıza, kültürümüze hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Çalıştaya katılan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım Nazım Hikmet’in hayatını kısaca anlatarak 11 yaşında yazdığı şiiri okudu. Sovyetler Birliği’nin Nazım Hikmet’i Türklere komünizmi benimsetmek için propaganda aracı olarak göstermeye çalıştığına dikkat çeken Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Şairler, edebiyatçılar, filozoflar, tarihin her döneminde insanların düşünce ve davranışlarını etkileyerek topluma yön veren kişilerdir. Şiirleriyle, hikâye ve romanlarıyla, inandıkları, savundukları düşünce ve değerlendirmeleriyle bireylere ve toplumlara öncülük etmişlerdir. Ülkemizin ve Türk dünyasının bu anlamda zirve isimlerinden biri merhum Nazım Hikmet’tir. İlk şiiri Feryad-ı Vatan’ı Balkan Savaşlarında yaşadığımız hezimet üzerine yazmıştır. Şiirin dizeleri şöyledir: ‘Sisli bir sabahtı henüz, etrafı bürümüştü bir duman, uzaktan geldi bir ses ah aman aman! sen bu feryad-ı vatanı dinle işit, dinle de vicdanına öyle hükmet, vatanın parçalanmış bağrı, bekliyor senden ümit.’ Merhum Nazım Hikmet bu şiiri henüz 11 yaşındayken yazmıştır ve daha sonra yüzlerce şiiri kaleme almıştır. Şiirlerinde sadece duygularını, özlemlerini dile getirmemiş, politik mesajlar da vermeye çalışmıştır. Bu nedenledir ki Cumhuriyet’in ilan edildiği dönemden başlamak üzere Soğuk Savaş’ın bittiği döneme kadar hep gündemde olmuştur. Yalnız Nazım Hikmet, şiirlerine ve şair kimliğine yaraşır şekilde anlaşılıp, anlatılmış mıdır? Bu soruya ‘Evet’ demenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Bunun önemli bir sebebi sosyalist çevrelerin Nazım Hikmet’i ideolojik bir taassupla sahiplenmeleridir. Etkiden tepki doğar. Sosyalist çevrelerin Nazım Hikmet’i ideolojik bir taassupla sahiplenmeleri milliyetçi, muhafazakar siyasi çevrelerin de kendi sahiplendikleri merhum Necip Fazıl gibi şair ve yazarlara ideolojik bir taassupla sarılmalarına yol açmış ve iki tarafın da karşılıklı olarak birbirlerini okuyup anlamalarını engellemiştir.Nazım Hikmet’in doğru şekilde anlaşılması ancak yakın zamanda mümkün olmuştur. Ateşin hem yakması, hem ısıtması misali Nazım Hikmet de Türkiye’de farklı, Türkiye dışındaki Türkler tarafından farklı değerlendirilmiştir.Türkiye’de hain diye nitelendirilip vatandaşlıktan çıkartılan Nazım Hikmet, bir dönem esir diye nitelendirdiğimiz ve özgürlüklerine kavuşmaları için mücadele ettiğimiz Sovyetler Birliği’nin egemenliği altındaki Türkler tarafından ‘Türkiye’nin, Türk dilinin, Türklüğün sembolü’ olarak görülmüştür. Nazım Hikmet Sovyetler Birliği’ni eşitlik, adalet ilkelerine uygun sınıfsız, imtiyazsız toplum hayalinin hayata geçirildiği ülke olarak görmüştür. Kimsenin kimseyi ezmediği, herkesin insanın şeref ve haysiyetine yaraşır şartlarda yaşadığı dünya hedefine ulaşmanın bir basamağı olarak değerlendirmiştir.Sovyetler Birliği de Nazım Hikmet’i Türklere komünizme benimsetmek için propaganda aracı olarak görmüştür. Ancak ‘Her şerde bir hayır, her hayırda bir şer vardır’ misali sonuç Sovyetler Birliği’nin planladığı gibi olmamıştır. Nazım Hikmet, Sovyetler Birliği sınırlarındaki Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Polonya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelere konferanslara götürülmüştür. Onun geldiğini haber alan Türkler de coşkulu, heyecanlı bir şekilde konferans salonlarını doldurmuşlardır. O yıllarda Nazım Hikmet’i görmek, dinlemek uzun yıllar hasretini çektikleri Türkiye’nin kokusunu içlerine çekmek, ruhuna nüfuz etmek, Türkçe konuşup söyleşmek demekti. Çalıştay’a katılan kıymetli hocalarımızdan, akademisyenlerimizden, yazarlarımızdan konunun bu yönünü de değerlendirmelerini bekliyorum. Türk Dünyasının Ortak Edebiyatının İnşa edilmesinde Nazım Hikmet ile başlanılmasının isabetli bir tercih olduğunu düşünüyor, gelecekte yapılacak çalışmalara da örnek teşkil edeceğine inanıyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” Konuşmaların ardından farklı ülkelerden gelen Türkologlar, akademisyenler tarafından “Çağdaş Türk Dünyası Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet” konu başlığı altında çalıştay gerçekleştirildi.
Ergan Kayak Merkezi yeni sezona hazırlanıyor
14 Aralık 2023 Perşembe - 08:44 Ergan Kayak Merkezi yeni sezona hazırlanıyor Munzur Sıra Dağlarının eteklerinde bulunan, 3 bin 256 metre yüksekliğindeki Ergan Dağı, yaklaşık 12 km dikey uzunluğundaki kayak pisti ile kış turizminde önemli bir merkez haline gelirken yeni sezon için hazırlıklar sürdürülüyor. Erzincan İl Özel İdaresi tarafından işletilen, 2970 metreden 1750 metre rakıma toplam 50 bin metre pist uzunluğuna sahip, karın toz, ince ve kuru halde bulunduğu nadir kayak merkezlerinden olan Ergan’ın kayak severler ile buluşması için ekipler çalışmalarını sürdürüyor. Erzincan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizmi Merkezinde incelemelerde bulunarak çalışmaları denetledi. Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizmi Merkezi Munzur Sıra Dağlarının eteklerinde bulunan, 3 bin 256 metre yüksekliğindeki Ergan Dağı, yaklaşık 12 km dikey uzunluğundaki kayak pisti ile kış turizminde önemli bir merkez haline gelmiştir. Ayrıca Erzincan eşsiz doğasıyla; Kayak, Dağ Kayağı, Snowboard, Snowkite, Snowpark, Kar Motosikleti, Kızak, Buz pateni, Buzul Tırmanışı gibi birçok faaliyete ev sahipliği yapmaktadır. Ergan Dağının bir diğer önemli avantajı ise; Havaalanına olan yakınlığıdır. Havaalanına olan mesafesi 10-12 dakikadır. Kayak Merkezine çift şeritli, reflüj aydınlatmalı ve bitümlü sıcak kaplama yol ile ulaşım sağlanmaktadır. Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizmi alanında 2 etaptan oluşan telesiyej sistemi kuruludur. Erzincan; karayolu, havayolu ve demiryolu ulaşım imkanlarının tamamına sahiptir.
İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 65,93 arttı
13 Aralık 2023 Çarşamba - 09:56 İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 65,93 arttı İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 65,93 arttı, aylık yüzde 2,20 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı İnşaat Maliyet Endeksi’ni açıkladı. Buna göre inşaat maliyet endeksi, 2023 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,20 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65,93 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,43 arttı, işçilik endeksi yüzde 1,67 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 52 arttı, işçilik endeksi yüzde 113,47 arttı. Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık yüzde 65,02 arttı, aylık yüzde 2,45 arttı Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,45 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65,02 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,82 arttı, işçilik endeksi yüzde 1,61 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 50,28 arttı, işçilik endeksi yüzde 113,31 arttı. Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 68,88 arttı, aylık yüzde 1,43 arttı Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,43 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,88 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,28 arttı, işçilik endeksi yüzde 1,85 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 57,30 arttı, işçilik endeksi yüzde 114,04 arttı.
Dış ticaret haddi Ekim ayında 86,2 puana yükseldi
13 Aralık 2023 Çarşamba - 09:51 Dış ticaret haddi Ekim ayında 86,2 puana yükseldi 2022 yılı Ekim ayında 75,2 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 2023 yılı Ekim ayında 11 puan artarak 86,2 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılı Ekim ayı Dış Ticaret Endeksleri’ni açıkladı. Buna göre, ihracat birim değer endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,1 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 0,1 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 6,6 azaldı, yakıtlarda yüzde 19,9 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 1,9 arttı. İhracat miktar endeksi yüzde 7,2 arttı İhracat miktar endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,2 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 19,0 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 3,9 azaldı, yakıtlarda yüzde 46,0 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 0,6 arttı. İthalat birim değer endeksi yüzde 12,7 azaldı İthalat birim değer endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 4,4 azaldı, yakıtlarda yüzde 35,5 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 15,9 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 4,1 azaldı. İthalat miktar endeksi yüzde 15,3 arttı İthalat miktar endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 11,4 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 7,1 azaldı, yakıtlarda yüzde 12,0 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 30,5 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi yüzde 4,1 azaldı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi; 2023 Eylül ayında 159,2 iken 2023 Ekim ayında yüzde 4,1 oranında azalarak 152,6 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi; 2022 yılı Ekim ayında 158,8 iken 2023 yılı Ekim ayında yüzde 3,0 oranında artarak 163,6 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi yüzde 6,4 arttı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi; 2023 Eylül ayında 126,6 iken 2023 Ekim ayında yüzde 6,4 oranında artarak 134,7 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; 2022 yılı Ekim ayında 115,2 iken 2023 yılı Ekim ayında yüzde 11,5 oranında artarak 128,4 oldu. Dış ticaret haddi 2023 yılı Ekim ayında 86,2 olarak gerçekleşti İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2022 yılı Ekim ayında 75,2 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 11,0 puan artarak, 2023 yılı Ekim ayında 86,2 oldu.
Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin oranı yüzde 39,8 oldu
13 Aralık 2023 Çarşamba - 09:51 Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin oranı yüzde 39,8 oldu Araştırma sonuçlarına göre çalışan sayısı 10 ve daha fazla olan girişimlerin yüzde 39,8’i, 2020-2022 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde yenilik faaliyetinde bulundu. Bir önceki referans dönemde (2018-2020) bu oran yüzde 38,5 olarak hesaplandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Yenilik Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Araştırma sonuçlarına göre çalışan sayısı 10 ve daha fazla olan girişimlerin yüzde 39,8’i, 2020-2022 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde yenilik faaliyetinde bulundu. Bir önceki referans dönemde (2018-2020) bu oran yüzde 38,5 olarak hesaplandı. Çalışan sayısı 10-49 olan girişimlerin yüzde 37,2’si, 50-249 çalışanı olan girişimlerin yüzde 47,4’ü, 250 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin ise yüzde 70,5’i piyasaya yeni ya da önemli ölçüde iyileştirilmiş bir ürün (mal ya da hizmet) sunmaya veya iş süreci yeniliği uygulamaya yönelik çalışmalarda bulundu. Sanayi sektöründe yenilik faaliyetlerinde bulunan girişimlerin oranı yüzde 42,9 iken; hizmet sektöründe bu oran yüzde 36,0 oldu. Ürün yenilikçisi girişimlerin yüzde 75,0’ı ürünlerini rakiplerinden önce pazara sundu Girişimlerin yüzde 19,8’i ürün yeniliğinde bulundu. Bir önceki araştırma sonuçlarının açıklandığı 2018-2020 yıllarını kapsayan üç yıllık referans dönemde ürün yeniliği yapan girişimlerin oranı yüzde 19,7 olarak hesaplandı. Ürün yeniliği yapan girişimler arasından mal yeniliği yapanların oranı yüzde 81,4, hizmet yeniliği yapanların oranı ise yüzde 68,1 olarak hesaplandı. Yeni veya önemli ölçüde iyileştirilmiş ürünlerin pazardaki durumu ele alındığında, ürün yeniliklerinin yüzde 96,6’sının girişim için yeni olduğu, yüzde 75,0’ının ise girişimin faaliyet gösterdiği pazar için yeni olduğu gözlemlendi. Girişimler en fazla mal üretme veya hizmet sağlama yöntemlerinde yenilik uyguladı Girişimlerin yüzde 35,0’ı temel işletmecilik fonksiyonları olarak da adlandırılan iş süreci yeniliğinde bulundu. Bir önceki araştırma sonuçlarında bu oran yüzde 30,2’idi. İş süreçlerinde en fazla yeniliğin uygulandığı alan, yüzde 77,2 ile mal üretme veya hizmet sağlama yöntemleri oldu. Bu kategoriyi yüzde 73,2 ile muhasebe veya diğer idari işlemler ve yüzde 68,9 ile bilgi işlem veya iletişim yöntemleri izledi. Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 28,7’si finansal destek aldı Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 28,7’si çeşitli kaynaklardan finansal destek aldı. Bu girişimlerden yüzde 46,5’i merkezi kamu kurum/kuruluşlarından, yüzde 11,0’ı yerel veya bölgesel kamu kuruluşlarından, yüzde 7,0’ı diğer AB kurumlarından ve yüzde 6,4’ü Avrupa Birliği (AB) Horizon 2020 Araştırma ve İnovasyon Programı’ndan aldığı finansal destekleri araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) veya diğer inovasyon faaliyetlerinde kullandığını belirtti. Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 36,8’i iş birliği yaptı Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 36,8’i diğer girişim, kişi veya kuruluşlar ile iş birliği yaptı. Bu girişimlerin yüzde 68,9’u Ar-Ge veya diğer yenilik faaliyetlerinde iş birliği yaparken diğer rutin girişimcilik faaliyetlerinde iş birliği yapanların oranı yüzde 70,9 oldu. Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 24,3’ü yurt içinde, yüzde 5,9’u Avrupa ülkelerinde, yüzde 4,4’ü diğer ülkelerde Ar-Ge/yenilik faaliyetleri için iş birliğine gitti. Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin stratejilerinde yüksek kaliteye odaklanma öne çıktı Girişimlerin ekonomik performansı bakımından izlediği stratejilere göre, yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 72,2’si yüksek kaliteye, yüzde 71,8’i mevcut müşteri gruplarını memnun etmeye, yüzde 64,2’si müşteriye özel çözümlere ve yüzde 63,4’ü yeni müşteri gruplarına ulaşmaya odaklandı. Yenilik faaliyetinde bulunan her dört girişimden biri patent başvurusunda bulundu Yenilik faaliyetleri ile elde edilen rekabetçi avantajı etkin koruma yöntemlerinin de sorgulandığı araştırmada, yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 48,1’inin ticari marka tescili yaptırdığı tespit edildi. Bunu yüzde 25,4 ile patent başvurusu, yüzde 24,1 ile ticari sır kullanımı, yüzde 15,7 ile faydalı model başvurusu, yüzde 13,4 ile endüstriyel tasarım tescili ve yüzde 12,6 ile telif hakkı başvurusu izledi. Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 31,3’ü yeni teknolojiye dayalı yatırım yaptı Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin yüzde 54,9’u daha önce kullanılan ile aynı veya geliştirilmiş teknolojiye dayalı makine, ekipman veya yazılım satın alırken, yüzde 31,3’ü daha önce kullanılmayan yeni bir teknolojiye dayalı makine, ekipman veya yazılım satın aldı. Bir önceki referans dönemde (2018-2020) bu oranlar sırasıyla yüzde 60,6 ve yüzde 36,6’ydı. Enerji, su ve malzemenin maliyeti çevresel yenilik yapmada en önemli faktör oldu Araştırma kapsamında girişimlerin ortaya koyduğu yenilik faaliyetlerinde çevreyi koruma katkısının önemli olma durumu analiz edildi. Bu durum girişim içinde sağlanan çevresel faydalar bakımından incelendiğinde, girişimlerin yüzde 37,2’si kullandıkları malzemeyi çevreyi daha az kirleten veya çevre için tehlikeli olmayanlar ile değiştirdi, yüzde 35,4’ü birim üretim başına toprak, gürültü, su veya hava kirliliğinin azaltılmasını sağladı. Bu girişimlerin yüzde 34,2’si ise birim üretim başına enerji kullanımını veya toplam karbon ayak izini azalttı, yine aynı oranda girişimde kullanmak ya da satmak amacıyla atık, su ve malzemenin geri dönüşümünü sağladı. Nihai kullanıcı tarafından ürünlerin kullanımı süresince ortaya çıkan çevresel faydalara göre, girişimlerin yüzde 42,3’ü daha dayanıklı ürünler sayesinde ürün kullanım süresinin uzamasını, yüzde 38,0’ı kullanım sonrası ürünlerin geri dönüşümünün kolaylaştırılmasını, yüzde 37,9’u ise hava, su, gürültü ve toprak kirliliğinin azaltılmasını sağladı. Girişimleri çevresel yenilik yapmaya iten faktörler incelendiğinde, girişimlerin yüzde 42,4’ü enerji, su ve malzemenin yüksek maliyeti nedeniyle, yüzde 39,7’si girişimin itibarını geliştirme amacıyla, yüzde 33,2’si mevcut çevresel vergiler, ücretler ve ödemeler nedeniyle yenilik faaliyetinde bulunduklarını belirtti.