Yerel Haberler
Erzincan
Hıfzını 9 ay gibi kısa sürede tamamlayan hafız göz doldurdu
08 Eylül 2023 Cuma - 09:51 Hıfzını 9 ay gibi kısa sürede tamamlayan hafız göz doldurdu Recep Demir Yatılı Erkek Kur’an Kursu hafız öğrencilerinden ve Erzincan 15 Temmuz Proje İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi olan Ahmet Ali Coşğun, 9 ay gibi kısa bir sürede hafızlığını tamamlayarak hafızlık diplomasını İl Müftüsü Muharrem Gül’den aldı. Kur’an kursları arası yapılan yarışmalarda Doğu Anadolu Bölge Yarışmasında derece alan ve Erzincan’da il birincisi olan Hafız Ahmet Ali Coşğun, 9 ay gibi kısa bir sürede hafızlığını tamamlamasının yanısıra, İmam Hatip Ortaokulunda hiç ders kaybı yaşamadan ve Kur’an-ı Kerim’i baştan sona, sondan başa, sayfa ortasından başlayarak ve daha birçok okuma usulleriyle, hiç hatasız ve şaşırmadan Kur’an-ı Kerim’i okuyor. Bu yönüyle de bir gurur tablosu ortaya koyan ve hıfzıyla göz dolduran Hafız Coşğun, Erzincan Cami-i Kebir’inde ise, Ramazan ayı dahil, sürekli mukabele okumasıyla dikkat çekiyor. Hafız hakkında İl Müftüsü Muharrem Gül yaptığı değerlendirmede; “Recep Demir erkek Kur’an kursumuzda 105 tane hafızımız, hafızlığa çalışan öğrencimiz var. Sen onlar için örnek bir model olacaksın inşallah. Canlı, yürüyen bir Kur’an hükmünde olacaksın. Hem annen baban için, hem ümmet için inşallah güzel hizmetlere vesile olacaksın. Seni tebrik ediyorum, tabii ki bizim vermiş olduğumuz her ödül senin bu gayret ve özverili çalışmaların için küçüktür. Asıl ödül Rabbimizin sunacağı ödüldür. Recep Demir Yatılı Erkek Kur’an kursumuz, Erzincan’ımızın sayılı Kur’an kurslarından. 105 tane öğrencimiz burada hafızlık eğitimine devam ediyorlar. 6 sınıf hafızlık öğrencisi var, aynı zamanda proje imam hatip lisesindeki eğitimlerine de devam etmektedirler. Dolayısıyla bu öğrencilerimiz sınavla 15 Temmuz İmam Hatip Orta Okulunu ve hafızlık kursumuzu kazanmış bulunmaktadırlar. Burada dereceye giren öğrencilerimiz oldu elhamdülillah. Ahmet Ali’de onlardan bir tanesi. Erzincan birincimiz. Biz Ahmet Ali’den inşallah Türkiye birinciliği bekliyoruz. Ben bu vesileyle Ahmet Ali’nin ailesini, anne babasını, yetiştiren hocasını ve yöneticilerimizi ve Erzincan’ımızın hayırsever insanlarını, Recep Demir ve ailesini tebrik ediyorum. İnşallah maksat hasıl olacak. Ben bu vesileyle bütün öğrencilerimize bu 2023 - 2024 eğitim - öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum.” diyerek hafız öğrenciye, altın, akıllı saat ve hafızlık belgesini takdim etti. Hafız Ahmet Ali Coşğun’un hafızlık hocası Hamza Budak kendisine hoş geldiniz deyip hatırını sorarak bir miktar dersini dinledi. Recep Demir Yatılı Erkek Kur’an Kursu Yöneticisi Hafız Muhammed Budak, hafız Ahmet Ali Coşğun ile yaptığı diyalogda kendisini tanıtmasını ve kendisinden bahsetmesini istedikten sonra, kendisine Kur’an’dan çeşitli bölümler sorarak hıfzını test etti.
Bakan Özhaseki ve Yıldırım’ın katılımıyla Erzincan’da temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni gerçekleşti
07 Eylül 2023 Perşembe - 18:06 Bakan Özhaseki ve Yıldırım’ın katılımıyla Erzincan’da temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni gerçekleşti Erzincan’da Kızılay-Hocabey’de Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca yapılan konutların temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Belediye Başkanı ve Valinin selamlama hitaplarının ardından törende konuşan Bakan Özhaseki, deprem gerçeğine dikkat çekti. Türkiye bir deprem ülkesi olduğunu belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Seyyah İbn Batuta 700 sene önce yazdığı eserinde şöyle söyler: “Anadolu diye bilinen bu ülke, dünyanın belki en güzel memleketi. Allah Teâlâ güzellikleri öbür ülkelere ayrı ayrı dağıtırken burada hepsini bir araya toplamış. Dünyanın en güzel insanları, en temiz kıyafetli halkı burada yaşar ve en leziz yemekler de burada pişer. Allah Teâlâ’nın yarattığı kullar içinde en şefkatli olanlar buranın halkıdır. Bu yüzden şöyle denilir: ‘Bolluk ve bereket Şam diyarında, sevgi ve merhamet ise Anadolu’da." Ancak her nimetin bir külfeti; her güzelliğin bir bedeli, her bereketin bir imtihanı var. Türkiye’nin etrafı ateş çemberiyle çevrilidir. Yer altı ise sismik hareketlerin dünyada en yoğun olduğu noktalardan birisidir. Alpler’den Himalaya’ya uzanan hat içerisinde Türkiye; yüksek deprem riski taşıyan 5 ülkeden birisidir. Topraklarımızın %66’sı, nüfusumuzun %71’i birinci derece riskli deprem bölgesinde yer alıyor. Şunu net olarak ifade edelim: “Türkiye bir deprem ülkesidir.” Her an, ülkemizin herhangi bir noktasında yıkıcı bir depreme maruz kalabiliriz. İmam Rabbani ne güzel söylüyor: “Kul tedbir alır, sebebe yapışır, takdiri Allah’a bırakır.” Bize düşen, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinden hareketle tedbir almaktır.” ifadelerine yer verdi. Türkiye’de 3 büyük fay hattının bulunduğunu kaydeden Bakan Özhaseki, “1. Kuzey Anadolu Fay Hattı, 2. Doğu Anadolu Fay Hattı, 3. Batı Anadolu Fay Hattı. Bir tanesi ve en büyüğü/en uzunu bu bölgeden başlıyor. Kısaca KAF olarak ifade edilen Kuzey Anadolu fay hattı; Van bölgesinden doğarak Erzincan üzerinden Kastamonu/Tosya eliyle İstanbul’a/Marmara’ya ulaşıyor, oradan Tekirdağ’a doğru ilerliyor. KAF; yer kabuğunda yer alan ısı ve basınç sebebiyle dünyanın en hareketli, en aktif fay hatlarından bir tanesidir. Bu faylar üzerinde sıklıkla deprem gerçekleşiyor. Son bir asırda bu topraklarda 226 tane 6 ve üzerinde deprem meydana geldi. Denizde olanları saymazsak ana karamız üzerinde 60’tan fazla deprem yaşadık. Deprem sebebiyle son 100 yılda toplam 130 bin canımızı yitirdik. Bu doğrultuda bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini asla aklımızdan çıkarmamalı, depremlerle ve diğer afetlerle yaşamayı öğrenmeli, özellikle yeni nesillere bunu öğretmeliyiz. Bakın; 1939 Erzincan Depremi; cumhuriyet tarihimizin en büyük facialarından birisidir. 32 binden fazla insanımızı yitirirken 113 bin kadar bağımsız bölüm de kullanılamaz hale geldi. Depremin acısını en çok yaşayan şehirlerin başında gelir Erzincan. Acısı hala yüreklerimizdedir. Evet; o deprem bir kar tanesi gibi büyümeye başladı bugün bir çığ olarak İstanbul’a doğru enerji taşıyor. Erzincan’dan ortaya çıkan enerji İstanbul’a ulaştı. 1939 Erzincan Depremi ile başlayan ve 1999 Marmara depremine kadar uzanan hatta sırasıyla şu depremleri yaşamıştık. 1939 Erzincan Depremi, 1942 Niksar Depremi, 1943 Tosya Depremi, 1944 Bolu Depremi, 1957 Abant Depremi, 1967 Adapazarı Depremi, 1999 Gölcük Depremi. Biz şimdi Erzincan’dan başlayan depremle İstanbul’a, Marmara’ya ulaşan enerji birikiminin oluşturması muhtemel depreme karşı gece gündüz demeden kentsel dönüşüm çalışmalarımızla tedbir almaya gayret ediyoruz. Bir yandan da bin yılın afetinin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. 6 Şubat’ta yaşadığımız deprem, kayıtlara asrın felaketi olarak geçti ancak ben buna Malazgirt’ten beri yurt tuttuğumuz bu topraklarda, 1000 yılda yaşadığımız en büyük felaket, bin yılın afeti diyorum. Deprem, doğrudan 11 şehrimizi, toplamda 18 şehrimizi ve 14 milyon insanımızı etkiledi. Depremin ilk dakikasından itibaren devletimiz sahadaydı, afet bölgesindeydi. Cumhurbaşkanımız, 04.17’de hepimizden önce harekete geçmişti. Her şehre Bakanlar, Valiler, Kaymakamlar görevlendirdi. Devletin bütün imkanları seferber edildi. Ben de o dönem AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı olarak 809 belediyemizi ivedilikle bölgeye yönlendirdim. Yurtdışından gelen yabancı muhataplarımız “Bu depremin dörtte biri bizde olsa üstesinden gelemezdik.” dediler. Şunu net olarak söyleyebilirim: Bütün bir millet ayaktaydı! Biz de Bakanlık olarak afetin ilk anından itibaren çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zaman zaman itirazlarla bazı ufak değişiklikler olsa da 680 bin konut, 170 bin depo/ahır/dükkan gibi bağımsız bölümün ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini tespit ettik. Ortaya çıkan maliyet 110 milyar dolar. Hiç kimse merak etmesin. Gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah deprem bölgesinde toplamda da 850 bin güvenli ve sağlam bağımsız bölümü vatandaşlarımıza teslim edeceğiz! Afetten zarar gören şehirlerimizde bir yandan rezerv alanda konutlar inşa etmeye devam ederken bir yandan da zemini müsait olan yerlerde vatandaşlarımızın kendi evlerini yapmalarını sağlamaya çalışıyoruz. İnşa sürecini hızlandırmak için Yerinde Dönüşüm projesini başlattık. Şu anda Yerinde Dönüşüm projemize E-Devlet üzerinden başvuru sayısı 203 bini aşmış durumda! Ruhsattan meskene kadar her bir safhasını Bakanlığımız kontrol edecek. 4 kırmızı çizgimizden ödün vermeden güvenli konutlarımızı inşa edeceğiz.” diye konuştu. Afetlere dur denemeyeceğini ama önlem alınacağını kaydeden Bakan Özhaseki, “Peyami Safa, 1940 yılında Büyük Erzincan Depreminin ardından şunları yazar: “Zelzele geçti. Hele şu açıkta titreşen vatandaşları da bir çatı altına soksak, olur biter. Bu da geçer yahu!” demeyelim. Geçmez bu, geçmez. Bir gün Adana’yı sel basar, başka bir gün Erzincan’ı zelzele yıkar, daha başka bir gün limansız Karadeniz kıyılarımız önünde vapurlar batar. Rüzgâra: “Esme!”, sulara: “Taşma!”, toprağa: “Sallanma!” diyemeyiz. Memleket ve Anadolu davasını, eğitim veya ziraat, kültür veya ekonomi, sanat veya teknik, bütün maddi ve manevi unsurları arasındaki ilişkilerin tamamına ait prensiplerle halletmezsek rüzgâr eser, sular taşar, yer sarsılır ve bütün memleket ve bütün Anadolu, asırlardan beri olduğu gibi, yer yer yıkılır, Erzincan harabesine döner.” Evet bugüne kadar bu topraklarda pek çok afet yaşadık. Büyük acılar çektik, insanlarımızı kaybettik. Geçmişe yönelik bir şey yapabilmemiz, zamanı geriye almamız mümkün olmadığına göre, bundan sonra yapılacak tek şey 6 Şubat depremlerini milat kabul edip, bundan sonra adımlarımızı büyük bir titizlikle ve dikkatle atmaktır. Ne diyor Mevlâna: “Akıl sonradan ah çekmek için değil, düşünüp tedbir almak içindir.” Bundan sonra ne şehirlerimizin yıkılmasına ne de insanımızı kaybetmeye tahammülümüz kalmamıştır. Artık insanımız güvenli, sağlıklı, çevreci, Sıfır Atık uyumlu konutlarında geleceğe daha güvenli bakabilmelidir. Bizim de bütün, çabamız, gayretimiz, çalışmamız bunun içindir. İşte bu anlayışla bugün kentsel dönüşüm, anahtar ve tapu teslimi ile açılışlar ve yeni yatırımların temel atma törenleri için Erzincan’dayız.” dedi. Bakan Özhaseki’nin ardından AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım bir konuşma yaptı ve Erzincan’da temel atma, açılış, tapu ve anahtar teslim töreni gerçekleştirildi. Merkezde; Kızılay, Hocabey ve Demirkent mahallerinde 1 milyar 215 milyon TL’lik yatırımla; 612 konut ve 107 dükkânın, 75 milyon lira yatırım değeriyle Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü binasının, 658 bin m2 büyüklüğünde Vasgirt Millet Bahçesinin temellerini atılara TOKİ eliyle 161 sosyal konutun, Kayı Köyü sakinlerine 79 konutun tapularını teslim edildi. 4 noktadaki istasyonunu birbirine bağlandığı Katı Atık Aktarma Transfer Merkezinin açılışını yapıldı.
Belediyeden asfalt atağı
07 Eylül 2023 Perşembe - 11:51 Belediyeden asfalt atağı Kış sezonu yaklaşırken asfalt uygulamalarına hızlı bir şekilde devam eden Bayburt Beledisi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri şehrin birçok noktasında asfalt çalışmalarını son sürat sürdürüyor. Kış mevsimi öncesinde çalışmaları tamamlamak için yoğun bir mesai içinde olan ekipler asfalt uygulamalarını tamamlama yolunda önemli mesafe katetti. Buralarda çalışmalarını asfaltla sınırlı tutmayan ekipler aynı zamanda ihtiyaç olan bölgelerde kaldırım yapımı da gerçekleştiriyor. Yeni yerleşim alanlarında ki yolların asfaltlama çalışmalarına da devam eden ekipler belirli bir program dahilinde çalışmalarını şehrin birçok noktasında devam ettiriyor. Şingah Mahallesi’nde sona gelinen ve finişerle gerçekleştirilen asfalt çalışmalarını yerinde inceleyerek bilgi alan Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci yaptığı açıklamada yoğun bir çalışma sezonunu geride bırakacaklarını belirterek “Bu yıl iş sezonunun açılmasıyla birlikte yoğun bir çalışma temposuna girdik. Şehrimizin çehresini değiştirecek projelerimizin hayata geçirilmesinin yanında mutat hizmetlerimizi de hummalı bir çalışma ile gerçekleştiriyoruz. Şehrimizin neresinde hizmete ihtiyaç duyuluyorsa belirli bir program dahilinde oraya hizmetlerimizi götürüyoruz. Kış sezonu iyiden iyiye yaklaşmasına rağmen çalışma grafiğimizi hep daha yukarıya çıkarıyoruz. Şehrimizin çeşitli bölgelerinde yol ve kaldırım çalışmalarımız kapsamında şimdiye kadar yaklaşık 7000 ton asfalt uygulaması ve 3500 metrekare bazalt kaldırım yapımı gerçekleştirdik. Bu rakamlar işler tamamlanıncaya kadar daha da artacak. Vatandaşlarımızın bu çizgimizi her zaman devam ettireceğimizden şüphesi olmasın.” ifadelerini kullandı.
Müze sayısı 2022 yılında yüzde 6,4 arttı
07 Eylül 2023 Perşembe - 11:42 Müze sayısı 2022 yılında yüzde 6,4 arttı Müze sayısı 2022 yılında bir önceki seneye göre yüzde 6,4 artarak 552 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Kültürel Miras İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Müze sayısı 2022 yılında 2021 yılına göre yüzde 6,4 artarak 552 oldu. Müzelerin 211 tanesi Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 341 tanesi ise özel müze kategorisinde yer aldı. Ören yeri sayısı 144 oldu. Müzelerdeki eser sayısı 3 milyon 750 bin 120 oldu Müzelerdeki eser sayısı önceki yıla göre yüzde 0,8 artarak 3 milyon 750 bin 120 oldu. Bakanlığa bağlı müzelerdeki eser sayısı geçen yıla göre yüzde 0,7 artarak 3 milyon 325 bin 643 olurken bu eserlerin yüzde 88,0’inin envanterinin yapılmış olduğu görüldü. Özel müzelerdeki eser sayısı yüzde 1,6 artarak 424 bin 477 oldu. Bakanlığa bağlı müzelerdeki eserlerin yüzde 60,1’i sikke, yüzde 27,5’i arkeolojik materyal, yüzde 6,8’i etnografik materyal, yüzde 3,6’sı tablet oldu. Müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı yüzde 97,1 arttı Müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı, 2022 yılında yüzde 97,1 artarak 45 milyon 822 bin 525 oldu. Ziyaretçilerin yüzde 67,5’i Bakanlığa bağlı müze ve ören yerlerini ziyaret etti. Bakanlığa bağlı ücretli müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısı 17 milyon 796 bin 860 ve toplam ziyaretçiler içindeki payı yüzde 38,8 oldu. Özel müze ziyaretçi sayısı yüzde 125,3 artarak 14 milyon 890 bin 214 oldu. Bakanlığa bağlı ücretli müze ve ören yerleri ziyaretlerinden 1 milyar 76 milyon 7 bin 587 TL gelir elde edildi. Bakanlık tarafından satılan müze kartı sayısı 2 milyon 930 bin 232 oldu. Taşınmaz kültür varlıklarının sayısı yüzde 2,4 arttı Taşınmaz kültür varlıklarının sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2,4 artarak 122 bin 124 oldu. Taşınmaz kültür varlıklarının en çok bulunduğu il 33 bin 479 ile İstanbul olurken, 7 bin 899 ile İzmir ve 4 bin 896 ile Muğla takip eden iller oldu. Toplam sit alanı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 6,3 artarak 23 bin 632 oldu. Sit alanlarının yüzde 96,9’unu arkeolojik sit alanları oluşturdu. Milli park sayısı yüzde 4,3 arttı Milli parkların sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artarak 48 olurken, milli park alanı yüzde 0,3 artarak 911 bin 204 hektara yükseldi. Tabiat parkı sayısı yüzde 0,4 artarak 261’e yükselirken, tabiat parkı alanı yüzde 1,2 azalarak 108 bin 332 hektar oldu. Tabiatı koruma alanı sayısı önceki yıla göre değişim göstermeyerek 31 olurken, tabiat heykeli sayısı yüzde 0,9 azalarak 113 oldu.
Erkılınç: “Bu örnektekilere gazeteci veya basın diyebilir miyiz?”
07 Eylül 2023 Perşembe - 08:45 Erkılınç: “Bu örnektekilere gazeteci veya basın diyebilir miyiz?” Resmi ilan yayımlama hakkı kazanan 400’ün üzerinde internet haber sitesinin yarısından fazlasının 4 ay gibi kısa bir sürede bulundukları kategoriye ilişkin trafik koşullarını sağlamayı başardıklarını belirten Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Cavit Erkılınç, Kurumun metriklerine göre ölçümlenen trafik verilerinin günlük olarak paylaşılmaya başlandığını söyledi. Basın İlan Kurumu (BİK) 32. Dönem 3. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın konuşması ile başladı. Genel Müdür Erkılınç, internet haber sitelerinin trafik verilerinin güvenilir bir şekilde alınmasına ve değerlendirilmesine olanak sağlayacak programın, test ve canlıya alınması aşamalarının başarıyla tamamlandığını açıkladı. İnternet haber sitelerinin Kurum görev alanına dahil olmasının ve bu yönde verilen mücadelenin değerinin şimdiden anlaşıldığını ifade eden Erkılınç, Kurumun metriklerine göre ölçümlenen trafik verilerinin söz verildiği gibi Ağustos ayı içerisinde internet haber siteleri ile günlük olarak paylaşılmaya başlandığı bilgisini verdi. Yönetmelik üzerinden yapılan eleştirileri değerlendiren Erkılınç, “Aylardır Kurumumuzu Yönetmelik üzerinden acımasızca eleştirenler, 1 Nisan’a kadar resmi ilan yayımlama hakkı yokken şimdi resmi ilan haklarını ellerinden almakla suçlayanlar, aba altından sopa gösterenler, sağa sola şikâyet ederek üzerimizde psikolojik baskı oluşturmaya çalışanlar; tek kelime ile ifade etmek gerekirse kul hakkına girmişlerdir. Gururla, mutlulukla ve büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bünyemize katılan 400’ün üzerindeki internet haber sitesinin yarısından fazlası bulundukları kategoriye ilişkin trafik koşullarını sağlamayı başarmışlardır. Üstelik bu başarı nisan ayından bu yana geçen 4 ay gibi kısa bir sürede elde edilmiştir” dedi. Basın camiasına güvendiklerini ve inandıklarını belirten Erkılınç, onlardan da kendilerine güvenmelerini ve inanmalarını beklediklerini kaydetti. Genel Müdür Erkılınç, mevzuata ilişkin koşulları yerine getiren internet haber sitelerinin daha başarılı olmayı hedeflemelerinin tercih değil zorunluluk olduğunu hatırlatarak, resmi ilan akışının sürekliliğinin ancak elde edilen kazanımın devam etmesi ile mümkün olacağını vurguladı. “İkircikli yaklaşımlar verilen emekleri gölgeliyor” Kurumun Yönetimini ve çalışanlarını derinden yaralayan ve üzen hususlar olduğuna dikkat çeken Erkılınç, “Bunlardan ilki Genel Kurulun, Yönetim Kurulunun ve Kurumumuzun çalışma prensiplerinin herkesçe çok iyi bilinmesine rağmen sahada sergilenen tavırlardır. Basın işletmelerimizi, Kurumumuza ve Genel Kurul Üyelerine karşı kışkırtmak, bu çatı altında neredeyse tamamı oy birliğiyle alınan kararları tartışmaya açmak; bunu yaparken de ‘Sizleri sadece ben düşünüyorum, size ben sahip çıkıyorum’ algısı oluşturmanın ve kahramanlığa soyunmanın en hafif tabirle ‘ayıp’ olduğunu düşünüyorum. Üstelik özel görüşmelerde bu sitemimizi dile getirdiğimizde cevap olarak verilen ‘Ne yapalım, sahada öyle demek zorunda kalıyoruz’ şeklindeki ikircikli yaklaşım, verilen onca emeği gölgeliyor, şevkimizi kırıyor” şeklinde sitemini dile getirdi. “Bu örnektekilere gazeteci veya basın diyebilir miyiz?” Bazı gazetecilerin etik dışı tavırlarla kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalıştıklarını belirten Genel Müdür Erkılınç, internet sitesi sahibi bir gazetecinin, belediyelerden aldığı reklamları kurduğu derneğe üye internet sitelerinde ücretsiz yayımlatarak bu reklam üzerinden kendi sitesine haksız trafik sağladığını, aynı gazetecinin tüm bunların üzerine bir de ‘internet sitelerinin hakkını savunmak üzere gerekirse Basın İlan Kurumu önünde eylem yapacağım’ şeklinde sorumsuzca açıklamalar yaptığını kaydetti. İllerden birinde bazı internet haber sitelerinin ‘kamuya ait ilan ve reklamlar Kurum üzerinden geçmeli’ denildiğinde ortalığı ayağa kaldırdığını söyleyen Erkılınç, bahsi geçen internet haber siteleri incelendiğinde sahiplik yapılarının ilginçliğine vurgu yaparak, şu bilgileri aktardı: “Bir tanesi tıp fakültesinde güvenlik görevlisi, üç tanesi düğün ve açılış organizasyonları yapıyor, bir tanesi orman bölge müdürlüğünde kadrolu işçi, bir tanesi yurt dışından öğrenci olarak gelmiş gündelik işlerde çalışıyor, bir tanesi belediyenin basın biriminde görevli, bir tanesi işten atıldığı belediyeyle uğraşmak için haber sitesi kurmuş, bir tanesi gerçekte sürücü kursu işletiyor, 20’ye yakını sadece reklam gireceği zaman siteyi aktif veya güncel hale getiriyor, 10’a yakın site sahibi gerçekte başka gazetelerin asgari kadrosunda bulunuyor.” Bir köşe yazısının “Anadolu basını yok oluyor” şeklinde birçok gazete ve internet sitesinde haberleştirildiğini belirten Erkılınç, “Bu yazının yayımlandığı gazetenin o günkü nüshasında 22 haber ve 1 köşe yazısı var. Ve bunlardan sadece 5 tanesi gazetenin çıktığı şehre ait yerel haber. Komşu ilin haber sayısı kendi ilinden daha fazla. Gazetedeki 7 haber internetten, bir o kadar haber de komşu şehrin gazetesinden alınıp basılmış. Sonra ne diyorlar, gazete çıkardık. Soruyorum size; gazeteci dediğimiz, Anadolu basını dediğiniz bu mu?” diye sordu. “Resmi ilan fiyat tarifesinde tüm dengeleri gözetmeliyiz” Resmi ilan fiyat tarifesinin artırılması konusunda basın işletmelerinin beklenti içine girdiklerini kaydeden Erkılınç, bu konuda tüm dengelerin gözetilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Öncelikle şunu söyleyeyim. 2023 yılı resmi ilan fiyat tarifesi belirlenirken; hatırlayın o günleri, meslek örgütleri temsilcilerinin tirajı 50 binin altındaki yayınlar için zam oranı talebi yüzde 85 idi. Diğerleri için yüzde 30-35 artış konuşuluyordu. Sağ olsunlar, İletişim Başkanımız Sayın Fahrettin Altun’un desteğini alarak yüzde 100 ile yüzde 58,73 oranında artış öngören teklifi kabul ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız da tensip buyurdular ve beklentilerin çok üzerinde bir artış ile 2023 yılına vaktinde giriş yaptık. 1 Nisan’dan itibaren resmi ilan yayımlamaya başlayan internet haber sitelerinin ilan bedellerinin çok daha aşağıda olması kabullenilmişken gönlümüz buna razı gelmedi. Sizlerin desteği ile bu mecranın da ilan bedellerini basılı gazetelerle eşitleyerek iyi bir başlangıç yapmalarını sağladık. Bugün, Genel Kurul toplantısında bir zam kararı almamız halinde, çok kısa bir sürede hayata geçmesi imkansız gibi görünüyor. İyimser olalım ve kabul edildiğini varsayalım. Bu kez Kasım ayındaki Genel Kurulda görüşeceğimiz 2024 yılı resmi ilan fiyat tarifesini kısmen veya tamamen riske atmış oluyoruz. Daha önce de ifade ettim. Karşımızda ilan bedellerinden oldukça rahatsız olan bir kamu kesimi var. İlan vermemenin veya ebat küçültmenin yollarını arıyorlar. Resmi ilan bedellerinin iki katına çıkması bir yana, gazete ve internet haber sitesi gibi ilanların iki ayrı mecrada birden yayımlanması zorunluluğuna yüksek sesle itiraz ediyorlar. Anlık reflekslerle hareket etmeyelim, tüm dengeleri gözetelim, hesabımızı iyi yapalım istiyoruz. Değilse yapılacak zammın aynı zamanda Kurumumuza da ciddi katkı sağlayacağını çok iyi biliyoruz.” “Gazetecilerin alın teriyle kazandıkları haklarının yenmesine müsaade etmeyeceğiz” Süreli yayınların denetimine ilişkin bilgiler paylaşan Genel Müdür Erkılınç, ödenmeyen veya bankaya yatırılıp sonradan bir kısmı elden geri alınan maaşlar ile sigorta tahakkukları konusunda oldukça hassas ve kararlı olduklarını vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı: “Kontrol Müdürlüğümüzde görev yapan arkadaşlarımız, yoğun ve sıkı bir denetim gerçekleştirmek üzere sahaya çıktı. Hem gazeteler hem de internet haber sitelerimize yönelik titiz ve tüm tartışmalara kapalı bir denetim dönemi geçireceğiz. Pandemi döneminin ardından geçen yaz aylarında başladığımız, ancak deprem ve internet haber sitelerinin görev alanımıza girecek olması nedeniyle ara verdiğimiz denetimlerin ana gündem maddesi, gazeteci arkadaşlarımızın özlük hakları olacak. Ödenmeyen veya bankaya yatırılıp sonradan bir kısmı elden geri alınan maaşlar ile sigorta tahakkukları konusunda oldukça hassas ve kararlı olduğumuzu özellikle belirtmek isterim. Bu arkadaşlarımızın alın teriyle kazandıkları haklarının yenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Zaten bu konuda yoğun şikâyetler geliyor ama bir kez daha buradan mağdur olan gazeteci arkadaşlarıma açık çağrıda bulunuyorum. Özlük haklarınıza ve fiziki çalışma koşullarınıza ilişkin yaşadığınız sıkıntıları lütfen bizlere iletin, biz de mevzuat çerçevesinde gereğini yapalım.” Erkılınç’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı Heyeti seçimi gerçekleştirilerek başkan ve üyeler belirlendi. Toplantıda, Cezayir Büyükelçisi olarak atanan Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mücahit Küçükyılmaz’dan boşalan Yönetim Kurulu üyeliğine seçim yapıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş, Genel Kurul tarafından Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildi. Gündemin kabulünden sonra Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporu okundu. Yönetim Kurulunun tekliflerine ilişkin sunumun ardından üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. BİK Genel Kurulu Toplantısı, 8 Eylül 2023 Cuma günü yapılacak oturumun ardından tamamlanacak.
Bakan Özhaseki ve Yıldırım Erzincan’a geliyor
06 Eylül 2023 Çarşamba - 12:41 Bakan Özhaseki ve Yıldırım Erzincan’a geliyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, bir dizi temel atma ve açılış programlarına katılmak üzere Erzican’a geliyor. AK Parti Erzincan İl Başkanı Mehmet Cavit Şireci, Bakan Özhaseki ve AK Parti Genel Başkan Vekili Yıldırım’ın Erzincan ziyaretine ilişkin olarak bir basın açıklaması yaparak Erzincan halkını programlara davet etti. Başkan Şireci açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “AK Parti Genel Başkan Vekilimiz Binali Yıldırım, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Mehmet Özhaseki’yi yarın Erzincan’ımız da ağırlayacağız. Ziyaret çerçevesinde ilk olarak Kızılay-Hocabey Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Projesi Temel atımı gerçekleşecek. Daha sonra Demirkent beldemizde Riskli Alan 80 Daire Projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yeni Hizmet Binası, Vasgirt Deresi Millet Bahçesi temelleri atılacak. Son olarak Katı Atık Aktarma Transfer Merkezi açılışı ile Kemaliye’de tamamlanan 161 konutun ve Refahiye Kayı köyünde tamamlanan 79 adet iskân konutunun tapu teslimi yapılacak. Tüm halkımızı yarın 07.09.2023 Perşembe günü saat 15.00’te Kızılay Hocabey Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı Konutları Temel Atma tören alanına hemşerimiz AK Parti Genel Başkan Vekilimiz Binali Yıldırım, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Mehmet Özhaseki ile buluşmaya bekliyoruz.”