Yerel Haberler
Erzincan
Fransız bisikletçiler 10 bin kilometrelik dünya turunda Erzincan’a ulaştı 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43:04 Fransa’dan yola çıkarak dünya turuna çıkan iki bisikletçi Camille ve Corantin, yaklaşık 10 bin kilometrelik pedal serüveninin ardından Erzincan’a ulaştı. Doğa ve bisiklet tutkusu nedeniyle dünya turuna çıkmaya karar veren iki arkadaşın, Avrupa’dan başladıkları yolculukta 10 ülkeyi geçerek Türkiye’ye geldikleri ve ülke genelinde farklı şehirleri ziyaret ettikleri öğrenildi. Erzincan merkezde İhlas Haber Ajansı ekibine denk gelen bisikletçiler, Türkiye’yi "misafirperverliği ve doğal güzellikleriyle etkileyici" bulduklarını ifade etti. Yolculukları boyunca karşılaştıkları manzaraları ve deneyimlerini cep telefonlarıyla kaydeden bisikletçilerin, sosyal medya hesaplarından da paylaşımlar yaptığı belirtildi. Bisikletçiler, sarp ve zorlu güzergâhları aşarak Erzincan’a ulaştıklarını, yolculuklarının kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu söyledi. Corantin, yaptığı açıklamada Türkiye’de geçirdikleri sürecin çok özel olduğunu belirterek, "Kim inanırdı ki? 10 bin kilometre bisiklet sürdük. Dünya turuna çıktık ve Erzincan’a ulaştık. Buradan sonra Bayburt, Trabzon’un Of ilçesi, ardından Gürcistan ve Ermenistan’a devam edeceğiz. Türkiye çok güzel ve insanlar çok misafirperver" dedi. Camille ise Türkiye’de uzun süreli duraklar yaptıklarını belirterek, İstanbul’da farklı bölgeleri gezdiklerini, camileri ve mutfağı keşfetme fırsatı bulduklarını ifade etti. Camille, "Türkiye nefis. Döner, pide, kebap ve lahmacun çok lezzetli" dedi. Bisikletçilerin Erzincan’dan sonra Bayburt ve Trabzon güzergâhına ilerleyecekleri, ardından Gürcistan ve Ermenistan yönüne geçmeyi planladıkları bildirildi. Öte yandan bisikletçilerin, dünyanın en zorlu yollarından biri olarak kabul edilen Soğanlı Dağları üzerindeki Derebaşı virajları güzergâhını da geçerek bölgede fotoğraf çekmeyi planladıkları kaydedildi.
Kiracı ev sahibi anlaşmazlığında avukat darp edildi
01 Ağustos 2023 Salı - 09:56 Kiracı ev sahibi anlaşmazlığında avukat darp edildi Erzincan’da kiracı ev sahibi anlaşmazlığında avukat darp edildi.Erzincan Barosu avukatlarından Osman Koyun, kiracı olan kardeşine vekaleten gittiği görüşmede ev sahibinin saldırısına uğrayarak darp edildi.Avukat Koyun, olayı şöyle anlattı:“Kardeşimin vekilliğini üstlenmem sebebiyle ev sahibi ile görüşme gerçekleştirdik. Görüşmenin amacı kardeşim evin anahtarlarını bana teslim ettiği için bende bu anahtarları ev sahibine teslim edeyim diye buluşmaya gittim. Ancak bazı şartlar adı altında anlaşırsak teslim edecektik. Söz konusu görüşme gerçekleştiğinde karşı taraf benden kira farkı talep etti. Bende bunu kabul etmedim herhangi bir alacak verecek yoktur diye beyan ettim. Bunun üzerine ağza alınmayacak hakaret ve kötü sözler söyleyerek beni darp etti ve benim ziynetimde olan anahtarları kendi bünyesine geçirdi ve olay yerinden uzaklaştı. Ben kardeşimin ve müvekkilimin hakkını savunmak için oradaydım. Bir avukat olarak bana saldırı yapıldı. Burnuma yumruk atılmak suretiyle darp edildim sonrasında benin ziynetimde olan anahtarları ele geçirerek hızlı bir şekilde olay yerinden uzaklaştılar. Vatandaşa yapılan saldırıları bazı insanlar anlayış ile karşılayabilir ancak ben burada vatandaşın hak ve hukukunu karşılamak için oradaydım. Avukata yapılan saldırı kesinlikle kabul edilmemeli. Ben şahsım ve Erzincan Barosu olarak bu olayın takipçisi olacağız. Şahsın yakalanarak tutuklanmasını talep ediyoruz ve bununu takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildirmek istiyorum. Olay esnasında boynumda, kolumda, dudağımda ve burnumda yaralanmalar oldu. Olay sonrasında polis arkadaşlar hastaneye götürdü. Hastaneden darp raporu verildi.”Avukatın darp edilmesine tepki gösteren Erzincan Baro Başkanı Adem Aktürk ise şöyle konuştu:“Bugün baromuza mensup meslektaşımız Osman Koyun görevini yaptığı sırada kiracı, kiralayan uyuşmazlığı nedeniyle bir saldırıya uğradı. Biz Erzincan Barosu olarak meslektaşımıza geçmiş olsun diyoruz. Her zaman yanındayız. Şunu özellikle belirtiyorum ki avukata yapılan saldırı, adalete yapılan saldırıdır. Avukat olayın tarafı değildir. Avukat müvekkillerinin, vatandaşın hak ve hukukunu savunan kişidir. Bizim meslek hayatımızda en fazla yaşadığımız sorunlardan biri avukat ve müvekkili özleşleştirme cehaletidir. Unutulmaması gerekir ki bu saldırıları yapanlarda yargı mercilerinde kendilerini yine avukatlar savunacaktır. Tekrardan meslektaşımıza geçmiş olsun diyoruz. Yaşanacak olan tüm adli sürecin içerisinde meslektaşımızın yanında olacağız. Bu menfur saldırıyı yapan şahsın en ağır cezayı alması için Erzincan Barosu olarak elimizden gelen her şeyi yapacağız.”
Bağışıklığı güçlendirmenin anahtarı: Antioksidan bakımından zengin beslenme
01 Ağustos 2023 Salı - 09:27 Bağışıklığı güçlendirmenin anahtarı: Antioksidan bakımından zengin beslenme Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ülkü Demirci, korona virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendiren antioksidan içeriği yüksek besinlerin tüketilmesini tavsiye etti.Demirci, korona virüsüne karşı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekerek, gıda tüketimine ilişkin tavsiyeler verdi. Bağışıklık sisteminin organizmayı çoğu hastalığa karşı koruyan tüm biyolojik yapı ve süreç sistemlerinden oluştuğunu ifade eden Dr. Demirci, "Bağışıklık sistemi, organizmanın vücudu için bir savunma sistemi gibidir; birçok farklı ajanın varlığını tespit eder ve organizmayı koruyucu etkinliğe sahiptir" dedi.“Temel beslenme önerileri’’D vitamini almanın bu dönemde kritik önem arz ettiğini belirten Dr. Demirci açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Bağışıklık sistemini güçlü tutmanın ilk yolu vücudu temizleyen ve antioksidan kapasitesi yüksek besinleri tüketmekten geçmektedir. Bağışıklık sistemi güçsüz olan kişilerde genellikle yoğun stres, geçmeyen yaralar, uzun süren grip vakaları, uykuya geçmede zorlanma şeklinde belirtiler ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar yeterince güneş ışınlarından yararlanmış kişilerin, grip ve nezle gibi enfeksiyonlara yakalanma oranının daha düşük olduğunu göstermektedir. Güneş ışınından yeterli yararlanmayan, vücutlarında D vitamini düzeyleri düşük olanların solunum yolları enfeksiyonlarına da yakalanma risklerinin olabileceği öngörülmektedir. D vitaminin temel kaynağı güneş olmakla birlikte D vitamininden zengin besinlerin başında, yağlı balıklar, yumurta ve süt gelmektedir.Çinko, bağışıklık sisteminin temel mekanizmasında ve serbest radikallerin vücuda verdiği hasarı önlemede önemli bir role sahiptir. Ayrıca pek çok immün sistemi reaksiyonunda hayati role sahiptir; metabolizmayı hızlandırır, enerjik ve pozitif olmaya katkıda bulunur. Özellikle mevsim geçişlerinde mutlaka çinko seviyelerine dikkat edilmelidir. Çinko değerlerini besin yoluyla desteklemek için öğünlerde hindi eti, kabak çekirdeği, kuru baklagiller, deniz ürünleri, ruşeym, susam, fındık, badem, ceviz, fıstık gibi besinlere yer verilmelidir."“Aşırı yağ kullanımı bağışıklık sistemini baskılıyor”Dr. Demirci açıklamasında şunları söyledi:"Proteinden zengin beslenme ve daha az yağ kullanımı bağışıklık sistemini olumlu yönde etkilemektedir. Aşırı yağ kullanımı bağışıklık sistemini baskılamaktadır. Bu nedenle beslenme düzeninde hayvansal yağlar yerine özellikle bitkisel yağlar tercih edilmelidir. Ayrıca balıkta yüksek miktarda bulunan omega-3 yağ asitleri de bağışıklık sisteminin güçlenmesine destektir. Omega-3 yağ asitlerinin en önemli kaynağı balıktır; meme ve akciğer kanserini azalttığını gösteren veriler vardır. Dolayısıyla haftada 2-3 gün balık tüketimi günlük Omega-3 gereksinimini karşılayacaktır. Eğer balık tüketilmiyorsa, mutlaka Omega-3 suplemanı şeklinde takviye alınmalıdır. C vitamini sitokin üretimi ve immünoglobulin sentezini artıran enfeksiyonlara bir yanıt olarak T-lenfosit proliferasyonunu iyileştirerek immün sistemi uyarır. E vitamininin immün sistem düzenleyici etkileri büyük ölçüde antioksidan aktivitesi ile ilişkilidir. Aynı şekilde A vitamininin humoral antikor yanıtını düzenleme potansiyelleri ile bağışıklık sistemi üzerine önemli etkileri bulunmaktadır. A vitamini, en fazla kış sebzelerinde bulunmaktadır. Havuç, patates, balkabağı, brüksel lahanası, brokoli, pırasa yüksek miktarda A vitamini içermektedir. Kuşburnu, portakal, mandalina, greyfurt, kivi C vitamininden zengindir. Yine her gün yeşil yapraklı, biber, maydanoz, dereotu içeren bol limonlu bir salata günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılamaktadır. E vitamini ise daha çok, tahıl ve tahıl ürünlerinde, kuru baklagillerde yüksek oranda bulunur. Bir dilim esmer ekmek, bir porsiyon kuru baklagil ve bir porsiyon mercimekli bulgur pilavı, günlük E vitamini ihtiyacını karşılamaktadır. Selenyum bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, antioksidan özelliği olan bir mineraldir. Virüs üremesini engellediği için tedavi edici etkisi araştırılmaktadır. Bir dilim tam buğday ekmeğinde 10 mikrogram selenyum bulunmaktadır. Ceviz, et, sakatatlar, balık ve kabuklu deniz ürünleri, kepekli unlar, susam, kabak çekirdeği, yumurta selenyumun en iyi kaynaklarıdır. Vücudumuzda üretilen çok güçlü bir diğer antioksidan olan glutatyon, birçok hastalığın sebebi sayılan serbest radikalleri hücre içerisinde yok etmektedir. Glutatyonun üretimi için ise soğanın içinde bulunan sistein maddesinin soğan veya sarımsak yiyerek tüketilmesi gerekmektedir."“Probiyotikten zengin beslenme ihmal edilmemelidir”Dr. Demirci açıklamasında şu ifadeleri kullandı:"Probiyotik bakterilerin sistemik ve mukozal immün hücrelerin ve intestinal epitel hücrelerin fonksiyonlarını düzenleyerek bağışıklık üzerinde olumlu sonuçları çalışmalarda saptanmıştır. Antibiyotik kullanımı, stres, kötü beslenme ya da toksin maddelere maruz kalındığında bağırsaklardaki bakterilerin sayısı azalmakta veya yok olmaktadır. Sağlıklı bir flora ve güçlü bir bağırsak için probiyotikten zengin beslenme ihmal edilmemelidir. Probiyotik kaynaklar arasında; ev yapımı turşu, yoğurt, tarhana, elma sirkesi gibi besinler bulunmaktadır. Yeterli su tüketimi (kg başına 30 ml), bağışıklık sistemi elemanlarının sorunsuz çalışması için çok önemli; özellikle enfeksiyon durumlarında su tüketiminin ekstra özenli bir şekilde arttırılması gerekmektedir. Kronik yorgunluk da hastalık riskini arttıran faktörlerden biridir. Yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra günlük en az 6-8 saat kaliteli uyku da oldukça önemlidir. Sağlıklı uyku için akşam saatlerinde ağır egzersizler ve ağır yemekler tercih edilmemelidir. Yatak odasında televizyon, telefon ve tablet gibi mavi ışık yayan elektronik cihazlar bulundurulmamalıdır.’’
Buğdayın tarladan değirmene yolculuğu
01 Ağustos 2023 Salı - 09:19 Buğdayın tarladan değirmene yolculuğu Erzincan’da hasadı yapılan buğday, Karasu Nehrinde yıkanarak değirmenlerde öğütülmek için çeşitli aşamalardan geçiriliyor.Geçimlerini çiftçilikle sağlayan vatandaşlar, kışlık ihtiyaçları olan un ve bulgur hazırlıklarına başladı. Hasadı yapılan buğdayları önce akarsularda yıkayarak güneşte kurutan çiftçiler, daha sonra mahsulleri elekten geçirerek, yemeklik ve ekmek pişirimi için hazır hale getiriyorlar. Çeşitli aşamalarda geçirilen buğday, son olarak değirmenlerde öğütülerek una dönüştürülüyorHasadı yapılan buğday elek yardımıyla temizlediklerini ifade eden çiftçilerden Murat Çakmak, “Rüzgarın yardımıyla buğday arasındaki otlar daha güzel ayıklanıyor. Buğdayımızın belli bir miktarını tohumluk olarak ayırıyoruz. Geri kalan kısmını da değirmene götürüp ihtiyaçlarımızı karşılamak için una dönüştürüyoruz. Kış için hazırlık yapıyoruz. İhtiyaç durumunda da 10-20 teneke kaynatıp bulgur yapıyoruz. Unu da tandır ekmeği yapmak için hazırda bulunduruyoruz” dedi.Buğdayın önce yıkamaya alındığını ve sonrasında ise kurutup değirmene götürüldüğünü anlatan Çakmak, “Değirmende, buğdayın içerisindeki taşları ayırıyorlar. Unun yanı sıra bulgur da yapıyoruz. Buğday 2-3 günlük bir aşamadan geçiyor. Kışa hazırlık için bu çalışmaları yapıyoruz. Bu bizim bir geleneğimiz. Her sene devam ettiriyoruz. 6 nüfuslu bir aileyiz, onun için bize 30 teneke buğday yetiyor. Dışarıdan gelen misafirlerimiz olduğu zaman 50 teneke un da bize yetmiyor. Tandır ekmeği daha güzel ve maliyeti de daha düşük. Bunları göz önünde bulundurduğumuz zaman un tüketmek daha mantıklı geliyor” diye konuştu.
Minik öğrenciler afet farkındalık kampında
31 Temmuz 2023 Pazartesi - 14:27 Minik öğrenciler afet farkındalık kampında Erzincan’da MEB AKUB ekipleri minik öğrencilere kampa girerek afet farkındalık eğitimleri verdi. Afet öncesi, afet sırası, afet sonrası doğru davranış modellerini gösteren ekipler afet türleri hakkında da öğrencileri bilgilendirdi.Erzincan MEB AKUB, (Millî Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birimi) afete hazırlık kültürünün geliştirilmesi, afet ve acil durumlara yönelik gönüllülüğün yaygınlaştırılması ile afet öncesi, sırası ve sonrasında öğrencilerimize doğru davranış şekillerinin kazandırılması için Erzincan AFAD İl Müdürlüğü, Erzincan Kızılay Şubesi ve Ziya Gökalp İlkokulunun katkıları ile 29-30 Temmuz tarihleri arasında Atatürk Parkında 8-12 yaş grubu öğrencilerle kamp etkinliğinde bir araya geldi.Erzincan MEB AKUB Lideri ve kamp sorumlusu Ahmet Ateş etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada; “12 MEB AKUB gönüllümüz ile 2 günlük kamp süresince 32 öğrencimize yönelik ‘Afet Farkındalık Eğitimleri’ vererek afet öncesi, afet sırası, afet sonrası doğru davranış modellerini göstererek afet türleri hakkında bilgi vermiş olduk. Öğrencilerimiz bu kampta doğada arama ve kurtarmada kullanılan teknik malzemeler, düğüm teknikleri ve mahsur kalan vatandaşların tırmanış teknikleriyle kurtarılmalarını uygulayarak öğrenmişlerdir. Bununla birlikte bisiklet turları, doğa yürüyüşleri ve takım oyunları oynayarak 2 gün süren faaliyetler eğlenceli hale getirilmiş, liderlik ve ekip çalışma ruhu geliştirilmiştir. Ayrıca Erzincan TRAC (Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti) acil durumlarda amatör telsiz kullanımı ile ilgili uygulamalı eğitimler ile öğrencilerimizde afetlerde alternatif teknikler konusunda farkındalıklarının artması sağlanmıştır” dedi.İlk günün sonunda Erzincan Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretmeni Kemal Elmas ve öğrencileri kamp ateşi eşliğinde müzik ziyafeti ile öğrencileri yalnız bırakmadı. Kampın 2. gününde kahvaltıdan sonra MEB AKUB üyesi aynı zamanda profesyonel yürüyüş lideri Habip Tatoğlu, öğrencilere doğa yürüyüşü yaptırdı. Proje paydaşlarından Erzincan Kızılay Şubesi uzmanları ikramlar eşliğinde Kızılay’ın afet bölgesindeki faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Daha sonra öğrenciler öğretmenleri eşliğinde oyunlar oynayarak eğlenceli vakit geçirdiler. Günün sonunda kendi çadırlarını toplayan öğrenciler çevre temizliği yapmayı da ihmal etmediler.
Erzincan’da 6 bin kişilik aşure ikramı
31 Temmuz 2023 Pazartesi - 14:26 Erzincan’da 6 bin kişilik aşure ikramı Erzincan’da Muharrem ayı dolayısıyla Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı tarafından Cumhuriyet Mahallesi Cemevinde 6 bin kişiye aşure dağıtıldı.Erzincan Merkez Cumhuriyet Mahallesi Cemevinde, Muharrem ayı sebebiyle düzenlenen etkinlikte, bahçede ki kazanlarda aşçılar tarafından pişirilen 6 bin kişilik aşure davetlilere ikram edildi.Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şubesi Başkanı Sadık Düzgün, Muharrem orucunun Adem Peygamberden beri tutulduğunu ifade ederek, bugün aşurelerin pişirildiğini ve dağıtımına sabah başlandığını ifade etti. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Düzgün, “Muharrem ayında 12 gün boyunca oruç tutuyoruz. Her şeyden önce biz orucumuzu Allah rızası için tutuyoruz ama orucumuzun da üç ana sebebi var. Birincisi; Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin Muharrem ayını kutsal kabul etmelerine saygı gösterdiğimizin ifadesi ve bütün peygamberler bu ayda oruç tutukları için bizde Allah rızası için oruç tutmaktayız.İkincisi; şehitler şahı Hz. İmam Hüseyin ve tüm Kerbela Şehitlerinin matemi için.Üçüncüsü; Kerbela’da bütün ehlibeyt erkekleri şehit edilirken Hz. Hüseyin’in büyük oğlu İmam Zeynal Abidin ağır hasta olduğu halde sağ olarak kurtulmuştur. Hz. Peygamber’in soyu olan imamlar ve seyitler İmam Zeynel Abidin’den devam etmiştir. Hz. Muhammed’in ve ehlibeytin soyunun dünyada devam etmesine karşılık Allah’a şükür ve senalarımızı ifade etmek on iki imamlar aşkına on iki gün oruç tutmaktayız. Aşure kazanının içerisinde ki bütün meyveler o çorbaya tat vermek için bir yarış içindeler. O kazan kaynarken, hepsi diyor ki ben nasıl kendi tadımı verebilirim. İşte biz insanlarda, bu Türkiye’mizin daha güzel olması, daha güzel yarınlarda yaşamamız için bu aşurede ki çorbalar gibi biz de hepimiz birbirimize katkı sunmalıyız. Bizim başka bir ülkemiz yok. Gidecek başka bir yerimiz yok. Hep anlayışla birbirimize sımsıkı sarılmak zorundayız. İnşallah bu aşurelerimiz de buna vesile olur. Sımsıkı birbirimize sarılırız. Türkiye’mize daha güzel yarınları yaşatmamız için ayrılığı bırakacağız bir kenara. İnşallah bu matem oruçlarımız dünyaya, ülkemize, Erzincan’ımıza güzellikler katar ve barış getirir” diye konuştu.Öte yandan, Erzincan’ın merkezinden uzak cemevlerinde de gün boyu aşure dağıtımı gerçekleşecek.Programa kent protokolü yanı sıra siyasi parti yöneticileri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Aşure için gerekli malzemelere ilgi arttı
31 Temmuz 2023 Pazartesi - 09:33 Aşure için gerekli malzemelere ilgi arttı Muharrem ayının vazgeçilmez tatlılarından biri olan “Aşure” için, bugünlerde kuruyemişçilerde yoğunluk yaşanıyor.Muharrem ayına girilmesiyle birlikte aşure hazırlıkları başladı. Geleneksel tatlılardan biri olan aşurenin içine ve süslemesinde konulan aşurelik malzemelere talep arttı. Aşureye lezzetini veren kuru gıda ve bakliyatlar arasında ise en yoğun talep gören ürünler pirinç, bulgur ve nohut olarak sıralandı. Aşurenin olmazsa olmazlarından kuru üzüm ve kuru incir gibi kurutulmuş meyveler de vatandaşlar tarafından en çok talep gören ürünler arasında yer aldı. Aşurenin lezzetine lezzet katan ve süsleme için eklenen kuru yemişlerde ise zirvedeki fındığı ceviz, badem ve susam takip ediyor. Aşure hazırlıklarına başlayan vatandaşlar da, bereketi ve bolluğu temsil eden aşurenin aynı zamanda şifa deposu olduğunu dile getirdi.“Güzel Aşure nasıl yapılır?”Güzel aşure yapımında malzemelerin çok olmasının ve pişirilme süresinin çok önemli olduğunu vurgulayan ustalar, “Aşurenin yapımı, fasulyesini, nohudunu ve buğdayını bir gece önceden ıslatıyoruz. Sabah erken saatlerde onları haşlamaya başlıyoruz. 1-1,5 saatte haşlanmaları sürüyor. Haşlama işleminden sonra hepsini bir araya alıp şekerini ilave ediyoruz. Daha sonra şekerle de 45 dakika kaynattıktan sonra diğer malzemelerimizi ilave ediyoruz. Malzemelerimiz görüldüğü gibi incir, ceviz, kayısı, badem, susam ve nar parçacıklarını katarak işlemimizi sonlandırıyoruz. Aşurenin sunuma hazır hale gelmesi için normal bir aşure 2,5 saatte hazır olur” dedi.“Besleyici içeriği çok zengin, tok tutan, enerji veren, geleneksel, güzel bir tatlımızdır”Aşurenin faydalarından bahseden gıda mühendisleri ise, “Aşure içerisinde bulunan buğday, bakliyat, kuruyemiş ve kuru meyveler içerdiği için tok tutan ve aynı zamanda enerji veren geleneksel bir tatlımızdır. Aşurenin içerisinde bulunan buğday ve bakliyatlar lif içeriği bakımından zengindir. Aşure sindirimi kolay bir tatlıdır. Aynı zamanda bakliyatlar nebâti proteinlerce ve potasyum bakımından zengindir. Fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler ise B grubu vitaminleri, E vitamini, kalsiyum, demir, omega 3 ve antioksidanlar bakımından zengindir. Bu yüzden aşure besleyici içeriği çok zengin, tok tutan, enerji veren, geleneksel, güzel bir tatlımızdır” dediler.
Oğlunu kaybetti, başka çocuklara umut olmak için yollara düştü
31 Temmuz 2023 Pazartesi - 07:49 Oğlunu kaybetti, başka çocuklara umut olmak için yollara düştü Çanakkale’de yaşayan 44 yaşındaki Kemal Yücel, 10 yıl önce beyin tümörü nedeniyle kaybettiği oğlu Ali Utku’nun anısını yaşatmak ve kök hücre nakli ile organ bağışı konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla yollara düştü. ’Her pedal bir umut olsun’ sloganıyla pedal çeviren Yücel, 7 bin kilometrelik Türkiye turu çerçevesinde Erzincan’a gelerek vatandaşları kök hücre konusunda bilgilendirdi.2013 yılında 6 yaşındaki oğlu Ali Utku Yücel’i beyin tümörü nedeniyle kaybeden Kemal Yücel (44), onun anısını yaşatmak ve başka çocuklara umut olmak için yollara düştü. Kök hücre nakli ile organ bağışı konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla harekete geçen baba Yücel, ’Her pedal bir umut olsun’ sloganıyla pedal çevirerek, bisikletiyle Türkiye turuna çıktı. 35 ilin üzerinden geçerek 7 bin kilometre pedal çevirmeyi, gittiği şehirlerde vatandaşları bilgilendirmeyi hedefleyen Yücel, bu çerçevede Erzincan’a geldi. Erzincan’da bisiklet grubu üyeleri tarafından karşılanan Yücel, il genelinde çeşitli temaslarda bulunarak Kent Meydanı’nda vatandaşları bilgilendirdi.Lösemi hastası çocukların hayata tutunması için kök hücre nakline ihtiyaç olduğunu belirten Kemal Yücel, insanların kök hücre ve ilik bağışı hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade etti. Halk arasında kök hücre bağışının acılı, sancılı ve uzun bir işlem sanıldığını fakat yanlış bilindiğini vurgulayan Yücel, kök hücre bağışının kan vermek kadar kolay bir işlem olduğunu anlatarak, bu yanılgıyı düzeltmek istediğini söyledi.Yalnızca kan verme yöntemiyle nakil bekleyen bir lösemi hastası çocuğun hayatının kurtarılabileceğini belirten Yücel, bu konuda toplumsal bilinci artırmak için şehir şehir gezip, toplantılar ve organizasyonlar düzenliyor. Yolda gördüğü her insanla tek tek konuşan ve kök hücre bağışının ne olduğunu anlatan Yücel, insanların bilinçlenmesi ve daha fazla kişinin bağış yapması için çaba harcıyor."3 tüp kan örneği ile ilk adımı atabilirler"2017 yılından bu yana bisikleti ile ülke genelinde gezdiğini ifade eden Yücel, "2013 yılında henüz 6 yaşındayken evladımı kaybettim, beynindeki tümör sebebiyle. Oğlumun organlarını bağışladım ve başka çocuklara hayat verdi. Evladımı kaybetmemin acısını yaşadım uzun süre ve yaşadığım evlat acısını başka çocuklara, umuda dönüştürmeye karar verdim. Hastanelerdeki çocukları ziyaret ediyordum. Lösemi hastası çocuklara, organ nakli bekleyen hastalara moral ziyaretleri yaparak, hediyeler götürürdüm. Lösemi hastası çocuklarımızın kök hücre bağışı ile hayata tutunacağını öğrendim. Ne yazık ki, toplumumuzun da kök hücre bağışı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarının farkına vardım. Kök hücre naklinin ağrılı, sızılı bir yöntem olduğunu düşünüyorlardı. Oysa sadece kan verme yöntemiyle bir hayat kurtarabilecekleri bilmiyorlardı. Ben de bisikletime binerek, şehir şehir gezmeye karar verdim. İlk olarak 2017 yılında Adana-İstanbul rotasını kullanarak, gittiğim her şehirde, yolda gördüğüm her insana bıkmadan kök hücre bağışının önemini anlattım. İnsanları Kızılay’a yönlendirdim. Burada 3 tüp kan örneği vererek, ilk adımı atmalarını istedik" dedi."Ben de çocuklarımız yaşasın diye yollardayım"Bisikletiyle çıktığı bu “umut” yolculuğunda en az 7 bin yeni donör bulmayı hedeflediğini belirten Yücel, “Yola çıkarken de gideceğim şehirlerdeki bisiklet grupları ile irtibata geçtim. Onlar şehir girişlerinde beni karşıladılar bisikletleriyle, daha sonra birlikte şehir meydanlarına ve Kızılay Kan Alma Merkezleri’ne kadar pedal çevirdik. 18-50 yaş arasında kronik hastalığı olmayan tüm sağlıklı bireyler kök hücre donörü olabilir. Bunun için 3 tüp kan örneği vererek ilk adımı atabilirsiniz. Verilen kan örnekleriyle yüzlerce çocuğumuza uygun donöre ulaştık. Yani yüzlerce çocuğumuz oğlum Ali Utku gibi hayatını kaybetmedi. Yüzlerce anne baba, evlat acısıyla hayata devam etmedi. Ben istiyorum ki, nakil bekleyen tüm çocuklar hayatta kalsınlar, anne babalar benim gibi evlat acısı yaşamasın. Yolum uzun, sıcak havaya rağmen aldırmadan yola devam ediyorum. Çünkü kurtarılacak hayatlar var. Ben de o çocuklarımızın yaşasın diye yollardayım. Şu an Erzincan’dayım, oradan Tunceli’ye rotayı çizeceğim ve Güneydoğu Anadolu bölgesine kadar toplamda 7 bin kilometre pedal çevirmeyi hedefliyorum. En az 7 bin yeni donör kazandırmak istiyorum” şeklinde konuştu.