Yerel Haberler
Erzurum
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:45 AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalar TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Önceki Dönem İçişleri Bakanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Altınok, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Maalesef, bölgemiz bir ateş çemberi içerisinde ama bu ateş çemberi içerisinde olmak bugünün meselesi değil sadece; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı emperyalist devletlerin İsrail’in kuruluşunu sağlamalarından sonraki süreçte Orta Doğu’da kan ve gözyaşı hiçbir zaman durmadı. Maalesef, akmaya devam ediyor; daha bundan altı ay öncesine kadar burada İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yapmış olduğu katliamı konuşuyorduk; 70 binin üzerinde insan, büyük bir kısmı kadın ve çocuk olmak üzere katledildi ama kimsenin, Batı değerlerini savunduğunu iddia eden Batılı devletlerin hiçbirisinin hemen hemen sesi çıkmadı. Bugün de yine İran gibi Orta Doğu coğrafyasının en kadim devletlerinden bir tanesine İsrail- Amerika iş birliğiyle saldırılıyor. Sebep ne? "Nükleer silahı olmasın ve balistik füzeleri olmasın." Bunu diyen ülkeler hem nükleer silaha sahip hem de balistik füzelere sahip, en güçlü silahlara sahip ülkeler. ‘Bizde olacak, bir başkasında olmayacak. Biz mahallenin kabadayısı olacağız, bir başkası sesini çıkaramayacak’ anlayışıyla çoluğu çocuğu, insanları katletmeye devam ediyorlar bu mübarek ramazan gününde. Bütün bu gelişmeler neticesinde, değerli arkadaşlar, ülkemiz açısından en büyük avantajımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel vizyonu sayesinde ülkemizi, devletimizi bu ateş çemberinin dışında tutabilme gayretimiz ve başarımızdır diye düşünüyorum. İsrail’in niyetini biliyoruz, arzımevut niyetlerini de biliyoruz, İran’la kalmayacaklarını da biliyoruz; Orta Doğu coğrafyasında güçlü, kendilerine rakip olabilecek, kendilerine "hayır" diyebilecek bir devletin var olmasını istemediklerini biliyoruz. Buna göre, yirmi üç yıldır Ak Parti hükûmetleri döneminde çok büyük işler yapmış olmamıza rağmen en önemli işimiz savunma sanayi noktasında ülkemizi getirdiğimiz çok muazzam noktadır. Eksikliklerimiz yok mu? Tabii ki var eksikliklerimiz. İnşallah Kaan’ı da kendi savaş uçaklarımızı da başka alanlardaki ihtiyaç duyduğumuz diğer silahlarımızı da en kısa sürede, en gayretli bir şekilde üretme ve savunma sanayi noktasında dışa bağımsız olma oranımızı, yüzde 80’lere çıkardığımız o oranı, yüzde 90’lara, 95’lere çıkarabilme gayretini özellikle göstermekteyiz, o gayreti göstereceğiz. Buradaki en önemli işimiz Türkiye’deki 86 milyon insanımızla bir ve beraber olabilme noktasındaki gayretimizi devam ettirebilmemizdir. Farklı siyasi partilerde olabiliriz, farklı siyasi fikirlerimiz olabilir ama ortak noktamızın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve 86 milyon insanımızın iyi ve sağlıklı bir memlekette, sağlıklı bir ortamda, güvenli bir ortamda yaşayabilmelerini sağlamak olduğunu hepimizin bilmesi lazım gelir. Bu noktada, özellikle terörsüz Türkiye çalışmalarında hemen hemen bütün siyasi partilerin katılımıyla ortak noktalarda buluşulabildiğini göstermiş olan bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin bundan sonraki çalışmalarda da ülkemizin menfaati, milletimizin geleceği adına atılabilecek olumlu adımlarda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğine inanıyorum.’’
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:47 ETSO Başkanı Saim Özakalın ile ETSO yönetiminden Vali Aydın Baruş’a hayırlı olsun ziyareti Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve ETSO Genel Sekreteri, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u makamında ziyaret etti. Ziyarette Vali Baruş’a yeni görevinde başarı dilekleri iletilirken, Erzurum ekonomisi, kent sanayisi ve bölgesel kalkınma projeleri üzerine kapsamlı bir görüşme yapıldı. Sanayi Altyapısı ve 2. OSB’ye Yoğun Talep Görüşmede TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, şehrin sanayi kapasitesi hakkında Vali Baruş’a detaylı bilgi aktardı. Altyapı çalışmaları büyük ölçüde tamamlanan ve 6. Bölge teşvikleri kapsamında yer alan 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) yönelik yatırımcıların gösterdiği yoğun talep toplantının ana gündem maddelerinden biri oldu. 2. OSB’nin cazip bir yatırım merkezi haline geldiği belirtilirken, tarımsal üretimi sanayi ile bütünleştirecek Tarıma Dayalı İhtisas OSB çalışmaları da değerlendirildi. Lojistik merkez hedefi ve dış ticaret Erzurum’un ticari potansiyelinin ele alındığı ziyarette, ulaştırma ve lojistik projelerinin önemi vurgulandı. Şehrin 7 gümrük kapısına olan bağlantısı ve Zengezur Koridoru gibi bölgesel ulaştırma projeleri detaylandırıldı. Karadeniz limanlarına doğrudan ticaret güzergâhı sağlayacak ulaşım ağlarının, Erzurum’u bölgesinde önemli bir lojistik merkez konumuna taşıdığı ifade edildi. Turizm, tarım ve eğitim ekonomisi Toplantıda, kış turizminde Palandöken’in ve bölgedeki modern tesislerin otel, restoran ve hizmet sektörlerine sağladığı ekonomik hareketlilik konuşuldu. Erzurum’un tarım ve hayvancılıktaki güçlü üretim kapasitesinin yanı sıra, 100 bini aşkın üniversite öğrencisinin şehrin sosyo-kültürel yapısına ve piyasa canlılığına olan doğrudan etkileri üzerinde duruldu. Vali Aydın Baruş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO yönetimi ve ETSO Genel Sekreteri’ne teşekkür etti. Görüşme, Erzurum’un kalkınması adına kurumlar arası iş birliğinin ortak akıl çerçevesinde süreceği vurgusuyla sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:38 Ziraat Türkiye Kupası: Erzurumspor: 4 - Keçiörengücü: 2 Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 4. ve son hafta maçında Erzurumspor FK, sahasında karşılaştığı Keçiörengücü’nü 4-2 mağlup etti. Maçtan dakikalar 3. dakikada Benhur’un pasıyla ceza sahasında topla buluşan Hüsamettin, sert ve düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-0 34. dakikada ceza sahasında topun Ali Ülgen’in koluna çarpmasının ardından yapılan VAR incelemesiyle maçın hakemi penaltı noktasını gösterdi. 35. dakikada penaltıda topun başına geçen Enes Yılmaz’ın vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-1 45. dakikada sol taraftan Diaby’ın ceza sahasına yaptığı ortada Eren Mintemür’ün kafayla indiği topu önünde bulan Mehmet Çelik sol ayağıyla sert şutuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-2 49. dakikada sağ taraftan aldığı pas ile son çizgiye kadar inen İlkan Sever’in ceza sahasına yerden yaptığı ortada topla buluşan Sylla sert ve düzgün bir vuruşla uzak köşeden topu filelere gönderdi. 2-2 78. dakikada ev sahibi takımın atağında Fernando’nun düşürülmesi ile kazanılan faul atışını kullanan Murat Cem Akpınar’ın ceza sahasına yaptığı ortada altı pas çizgisi önünde iyi yükselen İlkan Sever kafayla topu ağlara gönderdi. 3-2 90+3. dakikada sol taraftan Cengizhan Bayrak’ın ortasında arka direkte uygun durumda kafayı vuran Mehmet Emin Billor meşin yuvarlağı ağlara göndererek farkı ikiye çıkardı. 4-2 Stat: Kazım Karabekir Hakemler: Hakan Ülker, Arif Dilmeç, Ömer Gezer Erzurumspor FK: Erkan Anapa, Ali Ülgen (Salih Sarıkaya dk. 46), Adem Eren Kabak (Yiğit Baran Karaoğlan dk. 57) , Ömer Arda Kara, Murat Cem Akpınar, Cengizhan Bayrak, Mert Önal, İlkan Sever (Mehmet Emin Billor dk. 88), Hüsamettin Yener, Fernando (Muhammet Ali Bayrak dk. 88), Benhur Keser (Sylla dk. 46) Yedekler: Kağan Moradaoğlu, Miraç Eren İgit Teknik Direktör: Serkan Özbalta Keçiörengücü: Emirhan Küçüksolak, Orhan Batuhan Özalp, Can Üstün, Mansur Acet (Muhammed Taha Tahiroğlu dk. 82), Hüseyin Yüksel (Muhammed Yahya Birer dk. 82) , Enes Yılmaz, Eren Sami Poyraz (Mehmet Efe Şekerci dk. 81) , Mehmet Çelik (Bulut Özdaş dk. 55), Diaby, Alper Duman, Eren Mintemür (Mustafa Efe Ocaklar dk. 73) Yedekler: Emir Ersu, Mert Bolat, Kıvanç Utku Şeker, Baran Güleç, Ayaz Baytop Teknik Direktör: Yalçın Koşukavak Goller: Hüsamettin Yener (dk. 3), Sylla (dk. 49), İlkan Sever (dk. 78), Mehmet Emin Billor (dk. 90+3) (Erzurumspor FK), Enes Yılmaz (dk. 35 pen.), Mehmet Çelik (dk. 45) Keçiörengücü Sarı kartlar: Adem Eren Kabak (Erzurumspor FK), Eren Mintemür (Keçiörengücü),
Palen Gaz Grup Başkanı Tamer Sönmez: "Gelen gazın içinde kirlilik olabilir, filtreler tıkanmış olabilir"
04 Aralık 2025 Perşembe - 15:31 Palen Gaz Grup Başkanı Tamer Sönmez: "Gelen gazın içinde kirlilik olabilir, filtreler tıkanmış olabilir" Erzurum’da yaklaşık beş gün süren doğal gaz kesintisi ve sızıntılarla alakalı Palen Gaz Grup Başkanı Tamer Sönmez açıklamalar yaptı, sorunun gazın içinde kirlilik ve filtrelerin tıkanıklığından olabileceğini ifade etti. Erzurum’daki gaz dağıtımı ile alakalı şebeke bünyesinde 23 noktada bölge regülatörleri olduğunu ve bu regülatörlerin abonelerin evlerine gidecek gazın basıncını düşürdüğünü ifade eden Palen Gaz Grup Başkanı Tamer Sönmez, Mühendislik Planlama Direktörü Eylem Karagöz ile yaptığı açıklamada, bu regülatörlerden bazılarında basınç dalgalanması yaşandığını ifade ederek, "Bunun çeşitli sebepleri var. Sebeplerinden bir tanesi de gelen gazın içindeki kirlilik olabilir. O sebeple regülatörlerde bulunan filtreler tıkanmış olabilir. İki bölgedeki regülatörde tıkanıklık tespit ettik. Biz bunları tespit ettiğimizde o bölgede o basınç düştüğünde can güvenliğini dikkate alarak gaz arzını durdurduk. Ve tekrardan o bölgede iki regülatörümüzün bağlı olduğu aboneleri o gece yarısına kadar tekrardan açtık. Ertesi gün bu bildiğiniz patlamanın olduğu yerdeki regülatörde basıncın düştüğünü tespit ettik. Ve onunla ilgili çatışmaları yaparken sahada bu patlama meydana geldi. Bu patlama meydana gelen yerde binayı gaz vermek üzere koyduğumuz kutuların içindeki vananın, yani gazın akışını durdurmak için kullandığımız bir şey. Vananın yerinde olmadığını, söküldüğünü tespit ettik. Ve oradaki boru kesilerek alınmış" dedi. "Sürekli kontrol yapıyoruz" Dönem dönem yaptıkları çalışmalarda, her sokağı araçla gezdiklerini ve bazen ekiplerin kutulara dedektörlerle baktıklarını ifade eden Palen Gaz Grup Başkanı Tamer Sönmez, "Bu arkadaşlarımız gaz sızıntısı var mı yok mu diye bakarlar. Olan yerlerde de önlemimizi alırız. Eğer ki, patlamanın olduğu alanda bir ihbar olsaydı bizim ekipler önceden gideceklerdi. Biz bu tip patlamayı gördüğümüzde ve o sırada bize ulaşan bilgilerde başka bir bölgede bir okulun boşaltıldığı gaz sebebiyle bilgisi gelince, Erzurum’daki vatandaşlarımızın, müşterilerimizin can güvenliği için bu patlamanın olduğu yakın bölgelerdeki istasyonlardaki gaz akışını durdurmak zorunda kaldık. Çünkü bizim mevzuatımızda bunu böyle söyler. Biz öncelikle can güvenliğini dikkate almamız lazım. Ancak bu okuldaki gaz sızıntısının farklı bir sebepten kaynaklandığı Valilik tarafında da açıklandı" diye konuştu. "Süreç uzun sürebiliyor" "Tekrar gaz vermeye başladığımızda oralardan gaz akışını, çıkışını kontrol etmek zorunda olduklarını söyleyen Sönmez, " Onun için bu süreç uzun sürüyor. Her bir mahallede, her bir sokakta bu kontrolleri yapmak zorundayız. Yapmadığımız takdirde Allah göstermesin birçok şeyi olabilir, patlama olabilir. Bu nedenle bu süreç uzun sürüyor. Öncelikle kutulara kadar gazın güvenli bir şekilde gidip gitmediğini kontrol ediyoruz, test ediyoruz. Sonrasında her bir kutunun hizmet verdiği binadaki dairelerin her birinin sayacının olduğu yere kadar kontrol ediyoruz. Sonra her bir müşterimizin kapısını çalıyoruz. Ocağına bırakıyoruz. Kombisine bakıyoruz. Bakıyoruz. Herhangi bir kaçak sızıntı var mı diyeyim? Menfezine bakıyoruz. Bunlar var mı? Bunlar eğer tamamsa müşterimizin gazını açıyoruz, kullanmaya başlıyoruz. Tabii bunu gecenin belli bir saatine kadar yapabiliyorsunuz. Gece on ikiden sonra da kimse kapısını çalamazsınız. Rahatsız edemezsiniz. Bundan sonraki süreçte de bütün daireleri dolaşıyoruz. Her birinin gazını veriyoruz. Olmayanlar da bilgi notu bırakıyoruz" şeklinde konuştu.
Vali Çiftçi’den 11 aylık asayiş değerlendirmesi
04 Aralık 2025 Perşembe - 15:26 Vali Çiftçi’den 11 aylık asayiş değerlendirmesi Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, ilin 11 aylık asayiş bilgilerini içeren rakamları paylaştı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan Asayiş Toplantısı’nda, Erzurum’da asayiş olaylarının genel anlamda Türkiye ortalamasına göre iyi noktada olduğunu vurgulayan Vali Mustafa Çiftçi, kişilere karşı işlenen suçlarda geçen senenin 11 ayına göre bu yıl yüzde 6.8 oranında bir azalmanın olduğunu ifade ederek, "Bu ilimiz açısından, ilimizin huzuru ve güvenliği açısından önemli bir rakam diye düşünüyorum. Yine kişilere karşı işlenen suçlarda önemli parametrelerden birisi de bu suçların aydınlatma oranları da aydınlatma oranlarının yüzde 99.7’ye ulaştığını görüyoruz. Demek ki gerek emniyet müdürlüğü, gerekse jandarma komutanlığımız kişilere karşı işlenen suçların neredeyse tamamını aydınlatmış durumdalar. Kişilere karşı işlenen suçlarda öldürme, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma olaylarından anlamlı bir düşüş yaşandığında ifade etmek isterim" dedi. Dolandırıcılara karşı uyardı Mal varlığına karşı işlenen suçlarda da bu sene 11 ayında geçen seneye göre yüzde on 13.3 oranında azalma olduğunu vurgulayan Vali Çiftçi, "Mal varlığına karşı kişilerden suçlarda da ilimizdeki aydınlatma oranları yüzde 97.51’e ulaşmış durumda. Mal varlığına karşı işlenen suçlarla önemli suç başlıklarından birisi olan dolandırıcılık suçlarında yine düşüş yaşanmakla beraber bilişim kanallarını kullanarak vatandaşlarımızı ağlarına düşüren dolandırıcıyla hala iş başındalar. Bunlara karşıda vatandaşlarımızın son derece dikkatli ve uyarılı olmalarını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Özellikle internet üzerinden, sosyal medya vasıtasıyla veya birtakım internet sitelerini kullanmak suretiyle düşük fiyatlarla ilana çıkan kişilere vatandaşlarımızın kanmaması noktasında kendilerine bir uyarıda bulunmak istiyorum. İlimizde devlete ve millete karşı işlenen suçlarda da yüzde 12.8 oranında bir azalma olduğunu görüyoruz. Devlete ve millete karşı işlenen suçlarda da aydınlatma oranımız yüzde yüz" diye konuştu.
Özakalın, Türkiye-Azerbaycan bölgesel iktisadi forumunda konuştu
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:55 Özakalın, Türkiye-Azerbaycan bölgesel iktisadi forumunda konuştu Nahçıvan’da düzenlenen 2. Türkiye-Azerbaycan Bölgesel İktisadi Forumu’na TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu’nu temsilen Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın da katıldı. Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerini güçlendirmeye yönelik önemli temaslarda bulunan Özakalın’a, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Gacıroğlu ve Celalettin Çetinkaya da eşlik etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Azerbaycan Cumhuriyeti Küçük ve Orta İşletmelerin Gelişimi Ajansı (KOBİA) iş birliğinde Nahçıvan’da düzenlenen "2. Türkiye-Azerbaycan Bölgesel İktisadi Forumu"na Erzurum’dan katılım sağlandı. Başkan Saim Özakalın’ın forum konuşması Özakalın konuşmasına tüm katılımcıları TOBB adına selamlayarak başladı ve şu ifadeleri kullandı: "Sizleri şahsım ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği adına saygıyla selamlıyorum. Nahçıvan’da sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum." Özakalın, konuşmasında Nahçıvan’ın Türkiye ve Azerbaycan açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: ’Nahçıvan’ın, Türkiye ile doğrudan sınırı olan tek Azerbaycan toprağı olması nedeniyle ticaret, lojistik ve enerji iş birliklerinde kritik bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Hattı ve yeni ulaştırma projelerinin iki ülke arasındaki entegrasyonu güçlendirdiğini belirtti. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Türk Devletleri arasında yeni bir orta koridor oluşacağını ve bunun bölgeye büyük bir ekonomik ivme kazandıracağını vurguladı. Yatırımcılara hitap ederek: "Nahçıvan’a yatırım yapmanın tam zamanıdır" çağrısında bulundu. Özakalın, Türkiye-Azerbaycan ticaret hacminin 15 milyar dolar hedefi doğrultusunda ilerlediğini ancak potansiyelin çok daha yüksek olduğunu belirtti. Bu kapsamda özellikle: Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun yenileme çalışmalarının hızlandırılması, Kars-Nahçıvan Demiryolu Projesi’nin tamamlanması, TANAP kapasitesinin artırılması, Türkmenistan gazının Türkiye ve Avrupa’ya taşınması, Hazar’da daha fazla Ro-Ro seferi düzenlenmesi, gerektiğine dikkat çekti. Forum kapsamında, Türkiye-Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yatırım fırsatları, sınır ticareti, lojistik, tarım-hayvancılık ve sanayi alanlarında iş birliği konuları ele alındı. ETSO heyeti ve Erzurumlu iş insanları, Azerbaycanlı firmalarla yüz yüze iş görüşmeleri gerçekleştirerek: ihracat, yatırım, ortak üretim, bölgesel kalkınma projeleri hususlarında önemli temaslarda bulundu. ETSO’nun değerlendirmesi Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye-Azerbaycan ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi, bölgesel kalkınma fırsatlarının artırılması ve iş dünyasına yeni pazarlar kazandırılması yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini açıkladı.
USİKAD, "Küresel Kadın Liderliği Ağına Erzurum’u da ekledi
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:49 USİKAD, "Küresel Kadın Liderliği Ağına Erzurum’u da ekledi Kadın liderliğini ekonomik kalkınmanın merkezine yerleştiren USİKAD, son olarak Erzurum yapılanmasını tamamladı. Avrupa’dan Asya’ya uzanan iş birliği ağlarıyla hareket eden USİKAD, Erzurum İl Başkanlığı görevine Dr. Zeynep Polat’ı atayarak küresel yapılanmasına yeni ve stratejik bir halka ekledi. Kadın girişimciliğini sanayi, ticaret, üretim ve dünya ekonomisiyle bütünleştirme hedefiyle 2023 yılında kurulan Uluslararası Sanayici ve İş Kadınları Derneği (USİKAD), uluslararası ölçekte büyümesini sürdürüyor. USİKAD, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın vizyoner yönlendirmeleri ve istişareleriyle uyum içinde, Türkiye’nin kalkınma politikalarıyla eşgüdümlü projeler yürütüyor. Londra temsilciliğiyle uluslararası kimliğini pekiştiren USİKAD, Erzurum yapılanması aracılığıyla Anadolu’nun girişimcilik potansiyelini dünya vizyonuyla buluşturuyor. Dr. Zeynep Polat, akademik birikimi, girişimcilik deneyimi ve bölgesel kalkınmaya yönelik duyarlılığıyla USİKAD’ın Doğu Anadolu’daki stratejik hedeflerine yön verecek. Polat, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendiren modelleri, yerel üretim ve ticaret dinamikleriyle bir araya getirerek Erzurum’u yenilikçi, üretken ve uluslararası rekabet gücü yüksek bir girişimcilik üssü haline getirmeyi amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu olan Polat, işletme doktorasını İngiltere menşeli St. Clements Üniversitesinde tamamladı. Sosyoloji lisansı ve aile danışmanlığı formasyonuna sahip olan Polat, Atatürk Üniversitesi İİBF’de Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanında ikinci yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Erzurum iş dünyasında aktif bir isim olarak, MÜSİAD Kadın Erzurum Kurucu Başkanlığı ve TOBB Kadın Girişimciler Erzurum Başkan Vekilliği görevlerinde bulunmuş; halen Erzurum Kadın Kooperatifi Kurucu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Erzurum Ticaret Borsası ve DAİB üyesi olan Polat, bölgesel kalkınma, sanayi ve ticaret alanında kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren çalışmalar yürütmektedir. Polat; USİKAD Erzurum’un, derneğin uluslararası vizyonuyla paralel biçimde; kadın istihdamını artıran, üretici girişimleri destekleyen, ihracat odaklı ticaret ağlarını güçlendiren ve kamu-üniversite-özel sektör iş birliklerini derinleştiren projelere odaklanacağını ifade ederken; bu adım, bölgeden başlayarak yerelden küresele uzanan yeni bir kalkınma modelinin somut göstergesi olarak değerlendirilebilir’ dedi. USİKAD Genel Başkanı Müge Öz, iş dünyasında kadını güçlendiren öncü çalışmalarıyla tanınan bir lider olarak, "Erzurum’un kadim üretim kültürünü Zeynep Polat’ın vizyoner yaklaşımıyla yeniden tanımlıyoruz. USİKAD artık yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın farklı şehirlerinden kadın girişimcilerin ortak sesi olarak büyüyor." ifadelerini kullandı.
Atatürk Üniversitesinden TÜBİTAK programlarına rekor başvuru: Bin 141 proje başvurusu
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:46 Atatürk Üniversitesinden TÜBİTAK programlarına rekor başvuru: Bin 141 proje başvurusu Atatürk Üniversitesi, bilimsel araştırma kültürünü her geçen yıl daha da güçlendirerek TÜBİTAK 2209-A ve 2209-B Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programlarına bu yıl toplam 1141 proje başvurusu ile önemli bir başarıya imza attı. Öğretim elemanları ile öğrencilerin yoğun çalışmaları ve üniversitenin güçlü araştırma altyapısı sayesinde gerçekleşen bu rekor başvuru sayısı, Atatürk Üniversitesinin ulusal araştırma programlarındaki etkin konumunu bir kez daha ortaya koydu. Üniversitenin fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında yürütülen akademik faaliyetler, danışmanlık süreçleri ve proje hazırlık eğitimleri, geniş katılımlı bir proje ekosistemi oluşturdu. Başvurular; mühendislik, sağlık, fen, sosyal bilimler, eğitim bilimleri ve sanat alanları başta olmak üzere çok çeşitli disiplinlerden gelerek Atatürk Üniversitesinin kapsayıcı akademik yapısını yansıttı. Bu süreçte öğrenciler, danışman akademisyenlerinin rehberliğinde farklı araştırma konuları üzerinde yoğun çalışmalar gerçekleştirerek projelerini ilgili çağrı döneminde TÜBİTAK’a sundu. Üniversite genelinde düzenlenen bilgilendirme toplantıları, proje yazım eğitimleri ve birimler arası koordinasyon çalışmaları ise başvuru sürecinin daha nitelikli ilerlemesine önemli katkı sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu: "1141 başvuru üniversitemizin üretkenliğinin en somut göstergesidir" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, yapılan başvuruların üniversitenin bilimsel üretkenliğini yansıttığını belirterek şunları söyledi: "Bilimsel araştırmayı temel bir değer olarak benimseyen üniversitemiz, öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin gayretli çalışmalarıyla her geçen yıl daha güçlü bir proje kültürü oluşturuyor. TÜBİTAK 2209-A ve 2209-B programlarına yapılan 1141 başvuru, araştırma ekosistemimizin canlılığını ve üretkenliğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu başarıda emeği geçen tüm danışman hocalarımıza, öğrencilerimize ve süreçleri titizlikle yürüten birimlerimize teşekkür ediyorum. Atatürk Üniversitesi olarak bilime katkı sunan, yenilikçi fikirleri destekleyen ve genç araştırmacıları teşvik eden bir vizyonla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." Rekor başvuru sayısı, Atatürk Üniversitesinin öğrenci merkezli araştırma faaliyetlerine verdiği önemin somut bir göstergesi olurken; üniversitenin ulusal araştırma programlarına katılım konusundaki kararlılığını ve akademik potansiyelini de bir kez daha teyit etti. Üniversite yönetimi, bu güçlü ivmenin devam etmesi için araştırma altyapısının geliştirilmesi, proje destek süreçlerinin güçlendirilmesi ve öğrenci odaklı bilimsel faaliyetlerin artırılması yönündeki çalışmalarını sürdürüyor.
Vali Çiftçi 45’inci kez kan bağışında bulundu
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:23 Vali Çiftçi 45’inci kez kan bağışında bulundu Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Polis Meslek Eğitim Merkezi’nde düzenlenen kan bağışı programına katıldı. Polis Meslek Eğitim Merkezi ve Erzurum Kızılay Kan Bağışı Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte kan ve kök hücre bağışı kampanyası düzenlendi. Düzenli kan bağışçısı olan Vali Mustafa Çiftçi, kampanya kapsamında 45’inci kez kan bağışında bulunarak plaket almaya hak kazandı. Kampanyaya katılan ve bağışıyla birçok cana umut olan kahraman polis adaylarına hitaben bir konuşma yapan Vali Mustafa Çiftçi, Türk Kızılayı’nın Erzurum Polis Okulu Müdürlüğü’nde organize ettiği kan bağışı programına katıldığını belirterek şunları söyledi: "Bugün, Türk Kızılayı’nın Erzurum Polis Okulu Müdürlüğü’nde düzenlemiş olduğu kan bağışı kampanyasına katıldım. Söylediğimiz gibi bugün 45. kan bağışımı gerçekleştiriyorum. Allah sağlık ve sıhhat verdiği müddetçe de bundan sonra bağışlarıma devam edeceğim. ’Her şeyin şükrü kendi cinsinden olur’ diye bir söz var. Dolayısıyla sağlığı ve sıhhati yerinde olan bütün vatandaşlarımızı kan bağışına davet ediyorum. Çünkü yapılamayan tek ilaç kandır. Bunun tek kaynağı vardır, o da insandır. Türk Kızılayı her yıl en az 3 milyon ünite kana ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyacı hayırsever ve fedakâr vatandaşlarımızın bağışlarıyla karşılıyor. Sağlığı yerinde olan vatandaşlarımızın kan bağışında bulunmaları, ihtiyaç duyan insanların ihtiyaçlarının karşılanması noktasında çok anlamlı bir bağıştır. Bu vesileyle hem müdürlüğümüze hem de Türk Kızılayı’na teşekkür ediyorum." Türk Kızılayı tarafından kan bağışçılarına, 10 ve üzeri bağışa bronz, 25 ve üzeri bağışa gümüş, 35 ve üzeri bağışa altın, 45 ve üzeri bağışlara ise plaket takdim edildiği bilgisi paylaşıldı.
5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde dikkat çeken açıklama; "Sağlıklı şehirler için sağlıklı topraklar"
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:58 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde dikkat çeken açıklama; "Sağlıklı şehirler için sağlıklı topraklar" Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölüm öğretim üyesi Prof. Dr. Nesrin Yıldız, 5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, "Sağlıklı şehirler; sürdürülebilir arazi yönetimi, güçlü ekosistemler ve bilim temelli planlama ile mümkündür" dedi. Uluslararası günler ve haftaların, halkı endişe verici konularda bilgilendirmek, küresel sorunları ele almak için siyasi irade ve kaynakları harekete geçirmek ve insanlığın başarılarını kutlamak ve pekiştirmek için özel günler olduğunu belirten Prof. Dr. Nesrin Yıldız, “Uluslararası günlerin varlığı Birleşmiş Milletler’in kuruluşundan öncesine dayanır, ancak BM (FAO) bunları güçlü bir savunuculuk aracı olarak benimsemiştir. Toprakların tarımsal kalkınma, ekosistem işlevleri ve gıda güvenliği açısından oynadığı rol hakkında küresel farkındalığı artırmak amacıyla her yıl 5 Aralık’ta Dünya Toprak Günü’nü kutluyoruz. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 2014 yılında resmi bir uluslararası gün haline geldi” diye konuştu. "Topraklarimiz sessiz müttefiklerimizdir" “Tarımsal kalkınmada, Gıda güvenliğinde ve ekosistem regülasyonunda topraklarımız sessiz müttefiklerimizdir” diyen Prof. Dr. Nesrin Yıldız, “Müttefikler statik değil dinamiktirler. Gıdalarımızın yüzde 95’i topraklardan elde edilir. Toprakların yüzde 33’ü bozulmuştur. Sadece 2-3 cm’lik bir toprak tabakasının oluşması 1000 yıla kadar sürebilir. Topraklar, bitkiler için gerekli olan 18 doğal kimyasal elementin 15’ini sağlar. Bir çorba kaşığı toprakta, dünyadaki insan sayısından daha fazla canlı organizma bulunur. Dünya çapında 2 milyar insan, gizli açlık olarak bilinen mikro besin eksikliğinden muzdariptir. Sürdürülebilir toprak yönetimi ile yüzde 58’e kadar daha fazla gıda üretilebilir. Toprak, Dünya’daki türlerin yaklaşık %59’una ev sahipliği yapmaktadır. Günümüzde artan nüfusa karşılık tarıma elverişli "kıt" toprakların konut ve ticari amaçla istilası tarım topraklarına uygulanan bir baskıdır” şeklinde konuştu. Toplumsal farkındalık önemli Prof. Dr. Nesrin Yıldız, açıklamasında daha sonra şunları kaydetti; "2025 yılı Dünya Toprak Günü teması kentsel topraklara odaklanıyor. Sağlıklı şehir, Sağlıklı toprak, Doğru planlama, Toplumsal farkındalıkla olur. Sürdürülebilir toprak yönetimi uygulamaları, erozyonu ve kirliliği azaltır, su sızmasını ve depolanmasını iyileştirir. Ayrıca toprak biyolojik çeşitliliğini korur, verimliliği artırır ve karbon sekestrasyonuna (birikmesi, depolanması) katkıda bulunarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynar. Ancak toprak dendiğinde aklımıza hemen hemen her zaman kırsal alan ve doğa gelir. Kentsel toprağın da temel bir unsur olduğunu nadiren düşünürüz. Sağlıklı şehirler; sürdürülebilir arazi yönetimi, güçlü ekosistemler ve bilim temelli planlama ile mümkündür. Toprak sağlığını korumak; hem bugünün şehirlerini güçlendirir hem de geleceğin iklim dirençli kentlerini sağlar. 2025 Dünya Toprak Günü, "Sağlıklı Şehirler İçin Sağlıklı Topraklar" temasıyla kentsel peyzajlara odaklanıyor. Asfaltın, binaların ve sokakların altında, geçirgen yağmur suyunu emmeye, sıcaklığı düzenlemeye, karbonu depolamaya ve hava kalitesini iyileştirmeye yardımcı olan toprak bulunur. Ancak bitki örtüsüyle kaplı değilse; çimentoyla kapatıldığında bu işlevlerini kaybeder ve şehirleri sel, aşırı ısınma ve kirliliğe karşı daha savunmasız hale getirir.Toprak restorasyonu kentsel alanlarda tabandan harekete geçilmesi çağrısı ile; daha iyi sağlık ve daha güçlü refahın anahtarı olabilir. Sağlıklı topraklar gelişen şehirlerin temelidir. Gıda üretimini desteklemekten sel kontrolüne kadar, toprak sandığımızdan daha önemlidir" Sağlıklıklı topraklar konusunda neler yapılabilir Prof. Dr. Nesrin Yıldız, Sağlıklı şehirler için sağlıklı topraklar konusunda neler yapılması gerektiği konusunda ise şu bilgileri aktardı; "Kentsel planlama ve altyapıda toprağı koruyucu uygulamalar: Geçirgen yüzey kullanımının artırılması, Beton/asfalt yerine geçirgen kaldırım taşları, çim taşları, doğal zemin kaplamaları; Yağmur suyunun toprağa süzülmesi sel riskini azaltır, yeraltı su kaynaklarını besler. "Toprak koruma odaklı" imar planları, Yeşil alanların korunması, genişletilmesi, Yapılaşma sırasında üst toprak (toprağın en verimli 30 cm’lik kısmı) çıkarılıp yeniden kullanılması, Kentsel tarım alanlarının korunması, Şehir içi bostanlar, topluluk bahçeleri, hobi bahçeleri, topraksız tarım pratikleri, Kentsel tarım hem toprağı işler, hem de organik madde döngüsünü destekler. Kentsel topraksız tarım aktiviteleri su ve arazi kıtlığına çözüm. Erozyon ve arazi bozulmasını önleme; Eğimli alanlarda teraslama ve bitkilendirme, Erozyonun yoğun olduğu şehirlerde (Erzurum gibi eğimli arazilerde) bitki örtüsü ve teraslama şarttır. Doğal bitki örtüsünün korunması, Park, yol kenarı, dere yatağı gibi alanlarda doğal türlerle (cover crop) bitkilendirme, Ani yağışlarda yüzey akışını azaltır, toprağı bağlar. Toprak organik maddesinin artırılması; Kompost üretimi ve kullanımı, Evsel organik atıkların kompost sistemiyle dönüştürülmesi, Belediyelerin şehir kompost merkezleri kurması, Toprağın su tutma kapasitesini ve verimliliğini artırır. Malçlama (mulching), Ağaç ve çalı diplerinde organik malç kullanımı, Toprağın nemini korur, sıcaklık dalgalanmalarını azaltır. Kirlilik ve kimyasal baskının azaltılması; Toprak kirliliğinin izlenmesi, Ağır metal analizleri, Sanayi alanları, eski depo bölgeleri, yol kenarları riskli noktalardır. Pestisit ve kimyasal gübre kullanımının sınırlandırılması, Belediye park-bahçe çalışmalarında biyolojik mücadele yöntemi, Kentsel tarımda kontrollü gübre kullanımı, Sanayi atıklarının ve atık suların toprağa sızmasının engellenmesi. Kentsel yeşil alanların artırılması; Kent ormanları, yeşil koridorlar, yeşil çatı ve dikey bahçeler, Biyoçeşitlilik artar. Toprak bağlı ekosistem hizmetleri (su, karbon depolama) güçlenir. Ağaçlandırma programları, Yerel ve iklime uyumlu türlerle, Özellikle su tutma kapasitesi yüksek topraklarda planlı dikim, Su Yönetimi - Toprak İlişkisi, Yağmur bahçeleri (rain garden) kurulması, Yollardan gelen yağmur suyunu tutan, filtreleyen mini havzalar, Hem taşkınları hem kirliliği azaltır.Yağmur suyu hasadı, Evlerde, sitelerde ve kamu kurumlarında sulama ihtiyacını düşürür, toprakta gereksiz tuzluluğu engeller. Bilimsel İzleme ve Veri Yönetimi, Şehir Toprak Haritaları oluşturulmalı, Organik madde, pH, tuzluluk, geçirgenlik gibi parametrelerin haritalanması, Belediyelerin planlama kararlarını bilimsel temele oturtur. Düzenli toprak analiz programları, Parklar, refüjler, yeşil alanlar, kent tarımı alanları için yıllık analiz, Eğitim, Farkındalık ve Toplumsal Katılım, Okullar için Toprak Eğitimi Programı, Basit toprak analizleri, kompost atölyeleri, Çocuklarda çevre bilinci oluşturur. Topluluk Bahçeleri, Mahalle bazlı tarım alanları, Toplumun toprağı kullanması sahiplenmeyi artırır. Kentleşme gün geçtikçe artıyor Yapılan araştırma sonuçları göstermiştir ki; Kentleşme gün geçtikçe artmaktadır. İnsanların yaklaşık üçte ikisi kentlerde yaşamaktadır. Kentleşmenin artması, kentsel alanlarda hem doğal hem de kültürel peyzaj kaynaklarına büyük baskılar oluşturmaktadır. Bu sorunların çözülmesi için mavi-yeşil altyapı kapsamında yapılacak doğru ve etkili planlamalar, küresel baskıları azaltamayı sağlayacaktır. Erzurum’daki mavi-yeşil altyapı bileşenleri değerlendirilmiştir. Kişi başına düşen mevcut aktif yeşil alanların (86,43 ha) 2,28 metrekare olduğu kentte mavi-yeşil altyapı bileşenlerinden, kentsel yeşil alanların yetersiz olduğu sayısal olarak görülmektedir. Ayrıca Erzurum kentinde diğer bileşenlerin de yetersizliği belirlenmiştir. Bu sebeple mavi-yeşil altyapı bileşenlerini artırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Sürdürülebilir arazi ve toprak yönetimi üzerine disiplinlerarası diyaloga katkıda bulunmak için tüm paydaşlar bir arada bu konuda çabalamada tek yürek olmalıyız. 2050 yılına kadar insan nüfusunun yüzde 70’inin şehirlerde yaşaması beklendiği için, kentsel toprağın da temel bir unsur olduğunun bilincinde olmak umuduyla 5 Aralık Dünya günümüz kutlu olsun."
25 Mart Spor Kulübü için tek yürek oldu
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:22 25 Mart Spor Kulübü için tek yürek oldu Erzurum’un Oltu ilçesinde belediye yönetimi, siyasi parti temsilcileri ve esnaf, 25 Mart Spor Kulübü’ne destek olmak amacıyla bir araya geldi. Oltu Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programda sporcular ve kulüp yöneticileriyle birlikte yemek yenildi, takımın BAL ligine çıkması için tam destek sözü verildi. Programa Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, Belediye Başkan Yardımcısı İsrafil Aslan, Belediye Meclis Üyeleri, AK Parti Oltu İlçe Başkanı Oğuz Burtay Yavuz, MHP Oltu İlçe Başkanı Vedat Sağlam ve Oltulu esnaflar katıldı. "Murat Cengiz’in vasiyetini yerine getiriyoruz" Yemekte konuşan Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, vefat eden 25 Mart Spor yöneticilerinden Murat Cengiz’in kendilerine bıraktığı "kulübe sahip çıkılmalı" sözünü hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Murat Cengiz’i hasta yatağında ziyaret ettiğimizde, bu takıma sahip çıkmamızı istemişti. Onun sözünü yerine getiriyoruz. Kulübümüzün büyüğünden küçüğüne kadar herkesin arkasındayız. Bu kulübün başarılı olması için elimizden geleni yapacağız." Başkan Çelebi, kulübün yükünün tek başına kaldırılacak bir sorumluluk olmadığını belirterek, Ankara, İstanbul, Bursa ve İzmir gibi büyük şehirlerde yaşayan Oltulu iş insanlarına da çağrıda bulunduklarını ifade etti. "Bu takım BAL ligine çıkacak güçte" Takımın bu yıl güçlü bir kadroya sahip olduğunu söyleyen Çelebi şöyle devam etti: "Bu takımın BAL ligine çıkacak gücü, kudreti ve becerisi var. Ancak en önemlisi, alttan gelen minik sporculara ‘Biz de yapabiliriz’ duygusunu yaşatacak bir başarı elde etmemiz gerekiyor. Oltu olarak tek yürek olduk. Sahaya takım ruhuyla çıkın, bizler her zaman yanınızdayız." "Ahlaklı, hırslı ve mücadeleci bir oyun sergileyeceğiz" 25 Mart Spor Kulübü Antrenörü Gürkan Çil ise takımın hedefe odaklandığını belirterek, "Sahada ahlaklı ve hırslı bir futbol sergileyeceğiz. Başarı için daha çok çalışacağız" dedi. Sporcular ise sezon sonunda BAL ligine çıkacaklarının sözünü verdi.
Çifte dezavantajdan çifte güce
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:16 Çifte dezavantajdan çifte güce Erzurum’da 4 ay süren etkinlik sonunda özel ihtiyaçlı 12 kız çocuğunun yaptığı eser Muz Müzesi’nde sergilendi. Erzurum’da akademisyenler örnek bir etkinliğe imza attı. Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Sonay Serpil Daşkesen’in öncülük ettiği ve Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi’nden akademisyenler Doç. Dr. Halil Daşkesen, Doç.Dr. Murat Han Er, Doç.Dr. Hasan Hüseyin Yılmaz, Doç. Dr. Deniz Bedir ile Dr. Öğretim Üyesi Başak Gülüm’ün araştırmacı olarak yeraldığı ’Çifte Dezavantajdan Çifte Güce’ isimli proje hayata geçirildi. Projeyle 12 özel ihtiyaçlı kız çocuğu eğitime alındı. TÜBİTAK ’Özel İhtiyaçlı Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı’ndan da destek alan akademisyenler, dört ay boyunca özel ihtiyaçlı çocuklarla spor, resim, heykel ve fotoğraf gibi etkinlikler yaptı. Çocukların kedilerini ifade etmelerini ve yeni beceriler kazanmalarına katkı sağlayan eğitimler sonunda hazırlanan eserler Atatürk Üniversitesi Buz Eserler Müzesi’nde sergilendi. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Aydemir ile akademisyenlerin açtığı sergiyle ilgili bilgi veren Araştırma Görevlisi Sonay Serpil Daşkesen, amaçlarının çocukların dezavantajlarını güce dönüştürmek olduğunu ifade ederek, "Çocuklarla spor, resim, heykel ve fotoğraf gibi kişişel yeteneklerini geliştirici etkinlikler yaparak, onların kendilerini ifade etmelerine ve yeni beceriler kazanmalarına katkı sağlamayı hedefledik" diye konuştu.