Yerel Haberler
Erzurum
Erzurum’da "Vatan ve kahramanlık buluşmaları" programı 11 Mart 2026 Çarşamba - 14:34:57 Erzurum’da aziz şehitlerin hatırasını yaşatmak ve genç nesillerde vatan sevgisi bilincini güçlendirmek amacıyla "Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları" programı düzenlendi. Okuduğu okula ismi verilen Şehit Burak Tatar’ın adını taşıyan Şehit Burak Tatar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül, şehit ailesi, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Emre Koç, şehitlerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini belirterek genç nesillerin milli ve manevi değerler ışığında yetişmesinin önemine vurgu yaptı. Koç konuşmasında ayrıca okuduğu okula ismi verilen Şehit Paramedik Burak Tatar’ın hayatını ve kahramanlık hikâyesini katılımcılarla paylaştı. Programda konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, şehitlerin milletin bağımsızlığı ve vatanın bölünmez bütünlüğü için en büyük fedakârlığı yaptığını belirterek bu tür programların genç nesiller için önemli bir bilinç oluşturduğunu ifade etti. Aykut konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada çok anlamlı ve çok kıymetli bir buluşma için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Aziz milletimizin bağımsızlığı, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve bayrağımızın özgürce dalgalanması için canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Bu topraklar sıradan topraklar değildir. Bu topraklar; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve Anadolu’nun dört bir yanında can veren kahramanların emanetidir. Her karışı şehit kanlarıyla yoğrulmuş olan bu vatan bizlere bırakılmış en kutsal mirastır. Şehitlerimiz bu milletin hafızasında yalnızca birer hatıra değil; aynı zamanda bizlere yol gösteren birer onur, cesaret ve vatan sevgisi sembolüdür. Bugün adını taşıdığınız bu okulun ismi de böyle bir kahramanın adıdır. Şehidimiz Burak Tatar, genç yaşında vatan sevgisini her şeyin üstünde tutmuş, görev bilinciyle hareket etmiş ve milletimiz için en büyük fedakârlığı yaparak şehadet mertebesine ulaşmıştır. Sevgili gençler; şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet sizlersiniz. Sizler bu ülkenin geleceği, bu milletin umudu ve yarınlarımızın mimarlarısınız. Unutmayınız ki vatan sevgisi yalnızca cephelerde gösterilen bir kahramanlık değildir. Vatan sevgisi; okul sıralarında çok çalışmak, ülkemiz için üretmek ve bu millete hizmet etmektir." Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül ise konuşmasında Türkiye’nin vatan uğruna büyük bedeller ödediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bugün ülkemizde yaklaşık 50 bine yakın şehidimiz ve 35 bine yakın gazimiz bulunmaktadır. Bu rakamlar vatanın ne büyük fedakârlıklarla korunduğunu göstermektedir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu vatan için bedel ödemiş kahramanlardır." Programda söz alan şehidin öğretmenlerinden Taner Erdoğumuş, Burak Tatar’ın öğrencilik yıllarından itibaren vatan sevgisiyle yetişmiş örnek bir genç olduğunu ifade ederek duygusal anlar yaşattı. Erdoğumuş konuşmasında, Burak Tatar’ın genç yaşlardan itibaren şehit olmayı arzuladığını belirterek, "Burak her zaman vatan sevgisiyle dolu bir evladımızdı. ‘Ben şehit olacağım hocam’ derdi. Göreve gitmeden önce sahip olduğu arabasını satarak gelirini Mehmetçik Vakfı’na bağışladı. Bu davranışı onun nasıl bir iman ve vatan sevgisiyle yetiştiğinin en büyük göstergesiydi" dedi. Burak Tatar’ın ilk günden son güne kadar imanla yoğrulmuş, bayrak aşkıyla yanan bir vatan evladı olduğunu ifade eden Erdoğumuş, "O sadece bir öğrencimiz değil, aynı zamanda bu milletin yetiştirdiği örnek bir evlattı. Bugün onunla gurur duyuyoruz" diye konuştu. Erdoğumuş ayrıca okulun şehitler verdiğini hatırlatarak, "Bu okuldan yalnızca Burak değil, Burak Tortumlu ve Taha Nergiz gibi kahraman evlatlarımız da çıktı. Vatan onlara çok şey borçlu. Bu millet onların fedakârlığını asla unutmayacaktır" ifadelerini kullandı. Programda konuşan şehit Burak Tatar’ın annesi Hülya Tatar ve babası Yahya Tatar ise evlatlarıyla gurur duyduklarını ifade etti. Tatar ailesi, Burak Tatar’ın vatan sevgisiyle yetişmiş bir evlat olduğunu ve şehit olmayı kendi isteğiyle arzuladığını dile getirdi. Şehit ailesi gençlere de seslenerek milli ve manevi değerlerin daha iyi anlaşılması için Çanakkale Şehitliği’nin ziyaret edilmesinin önemine dikkat çekti. Aile, gençlerin şehitlerin fedakârlıklarını yerinde görmelerinin vatan sevgisini daha iyi anlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Program öğrenciler tarafından okunan "Bayrak" şiiri ve soru-cevap bölümü ile devam etti. Program sonunda şehit Burak Tatar’ın ailesine protokol üyeleri tarafından çiçek takdim edildi. Şehit Burak Tatar kimdir? Paramedik Burak Tatar, 2 Ocak 1995 tarihinde Erzurum’un Yakutiye ilçesinde dünyaya geldi. 2013 yılında Erzurum Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl henüz 18 yaşındayken sağlık camiasında görev almaya başlayarak Narman İlçe Hastanesine atandı. Üç yıl boyunca Narman 112 Acil Sağlık İstasyonu’nda istasyon sorumlusu olarak görev yaptı. 2016 yılında Atatürk Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan mezun oldu ve naklen atama ile Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevine devam etti. Aynı yıl UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) bünyesine katıldı. Görev süresi boyunca Nusaybin Hendek Operasyonları, Fırat Kalkanı Operasyonları, Cerablus görevlendirmesi, Avşa Adası sağlık tedbiri ve Sarıkamış Allahuekber Dağı Şehitleri Anma Töreni gibi birçok görevde gönüllü olarak yer aldı. Son olarak Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında görev alan Burak Tatar, burada hasta müdahalesine giderken el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit oldu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:37 Karayazı Anadolu Lisesi’nde açılan bilim sergisi yoğun ilgi gördü Erzurum’un Karayazı ilçesinde bulunan Karayazı Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin hazırladığı TÜBİTAK Bilim Sergisi büyük ilgi gördü. Öğrencilerin bilimsel çalışmalarını sergilediği etkinlik, ilçe protokolü ve eğitim camiasının katılımıyla gerçekleştirildi. Sergiye Karayazı Kaymakamı Onur Titiz, ilçedeki mülki amirler ve davetliler katıldı. Ziyaret sırasında öğrenciler hazırladıkları projeleri ve farklı branşlardaki çalışmalarını katılımcılara tek tek anlatarak sunum yaptı. Öğrenciler, projelerinin amacı ve hazırlık süreci hakkında bilgi vererek bilimsel çalışmalarını tanıttı. Kaymakam Onur Titiz de sergiyi gezerek öğrencilerin projelerini dikkatle dinledi. Öğrencilerle sohbet eden Titiz, yapılan çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunarak öğrencileri tebrik etti ve başarılarının devamını diledi. Karayazı Anadolu Lisesi Müdürü Serkan Azat Tutkun ise yaptığı açıklamada, TÜBİTAK sergilerinin öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tutkun, farklı branşlardaki çalışmaların tanıtıldığı bu tür sergilerin öğrencilerin öncülüğünde belirli aralıklarla, özellikle üç ayda bir düzenlenmesinin eğitim açısından faydalı olacağını ifade etti. Gerçekleştirilen TÜBİTAK Bilim Sergisi, öğrencilerin araştırma, üretme ve sunum becerilerini geliştirmesi açısından önemli bir etkinlik olarak değerlendirildi. Katılımcılar, öğrencilerin hazırladığı projeleri ilgiyle inceleyerek gençlerin bilimsel çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Öğrencilerden tarihe ve kültüre yolculuk
23 Ekim 2025 Perşembe - 08:55 Öğrencilerden tarihe ve kültüre yolculuk Erzurum Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerine tarih ve kültür bilinci kazandırmak amacıyla kapsamlı bir gezi programı düzenledi. Gezi çerçevesinde tabyalarda temizlik yapıldı. Şehrin önemli tarihi ve turistik mekânlarını kapsayan etkinlikte öğrenciler, hem eğlenceli hem de öğretici bir gün geçirdiler. Gezi kapsamında öğrenciler, ilk olarak Ahşap Atölyesini ziyaret etti. Burada el emeğiyle yapılan geleneksel ahşap işçiliği ürünlerini yakından inceleyen öğrenciler, usta öğreticilerden bu sanatın incelikleri hakkında bilgi aldılar. Ardından Türk İslam El Sanatları Atölyesine geçen öğrenciler, ebru, hat, tezhip ve minyatür gibi geleneksel sanat dallarını yerinde görme fırsatı buldu. Gezinin bir diğer durağı Karikatür Atölyesi oldu. Burada öğrenciler, mizahın gücüyle toplumsal mesajların nasıl verildiğini gözlemledi. Daha sonra Erges Müzesine geçen grup, Erzurum’un tarihi dokusunu yansıtan eserleri inceleyerek geçmişten günümüze uzanan kültürel miras hakkında bilgi edindi. Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ulu Cami ziyaretiydi. Şehrin en önemli tarihi yapılarından biri olan Ulu Cami’de öğrenciler, hem mimari özellikleri hem de manevi atmosferiyle ilgili bilgiler aldı. Gezinin tamamında öğrencilere Taner Özdemir rehberlik etti. Özdemir, her mekânda öğrencilerin sorularını yanıtlayarak tarih, sanat ve kültür arasındaki bağı örneklerle anlattı. Son durak ise Dil ve Edebiyat Konağı oldu. Burada öğrenciler, Türk edebiyatının önemli isimlerini tanıdı, Erzurum’un edebi geçmişine dair bilgi edindi ve kısa bir söyleşiye katıldı. Konağın tarihî atmosferi, öğrencilere hem geçmişle bağ kurma hem de edebiyata dair ilham alma fırsatı sundu. Okul Müdürü Tuncer Kurt, düzenlenen etkinliğin öğrenciler üzerindeki olumlu etkisine değinerek, "Tarih ve kültürle iç içe büyüyen bir gençlik yetiştirmek istiyoruz. Bu tür geziler, öğrencilerimizin hem akademik hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlıyor. Bu etkinliklerimizi yıl boyunca farklı alanlarda sürdürmeyi planlıyoruz." dedi. Geziye katılan öğrenciler de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, şehirlerini daha yakından tanıma fırsatı bulduklarını ifade ettiler.
Atatürk Üniversitesinde kurumsal vefa ve hizmet ödülleri ile emek ve vefaya vurgu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:33 Atatürk Üniversitesinde kurumsal vefa ve hizmet ödülleri ile emek ve vefaya vurgu Atatürk Üniversitesine uzun yıllar boyunca ilim, irfan ve özveriyle hizmet eden akademik ve idari personelin emekliliğe ayrılması dolayısıyla düzenlenen Kurumsal Vefa ve Hizmet Ödülleri Töreni, 15 Temmuz Milli İrade Salonunda gerçekleştirildi. Üniversitenin kurumsal hafızasına ve kültürüne katkı sunan mensupların onurlandırıldığı törene, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Genel Sekreter Doç. Dr. Ufuk Okkay, akademik ve idari personel ile aileleri katıldı. Törenin açılışında yaptığı konuşmada üniversiteye uzun yıllar emek veren mensuplara şükranlarını sunan Rektör Hacımüftüoğlu, "Atatürk Üniversitesi, 68 yıllık köklü geçmişinde, bugünlere mensuplarının emeğiyle, alın teriyle ve adanmışlığıyla ulaşmıştır. Bizler, her bir çalışanımızın bu kuruma kattığı değeri büyük bir vefa duygusuyla hatırlıyor ve geleceğe taşıyoruz. Bu anlamlı törende, üniversitemizin gelişimine katkı sağlayan tüm mensuplarımıza gönülden teşekkür ediyor, kendilerine sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir emeklilik hayatı diliyorum" dedi. Rektör Hacımüftüoğlu’nun konuşmasının ardından, emekli olan akademik ve idari personellere plaketleri takdim edildi. Üniversiteye yıllarını adamış çalışanlara gösterilen bu vefa örneği, törende duygu dolu anların yaşanmasına vesile oldu. Program, toplu hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.
TYP kapsamında çalışacak 200 kişi kura ile belirlendi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:49 TYP kapsamında çalışacak 200 kişi kura ile belirlendi Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İŞKUR arasında imzalanan Toplum Yararına Proje (TYP) Kapsamında, merkez ilçeler ile Erzurum’un diğer ilçelerinde 6 ay görev yapacak olan 200 kişi kura ile belirlendi. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İŞKUR arasında imzalanan TYP protokolü kapsamında Yakutiye, Palandöken, Aziziye ve Erzurum’un diğer ilçelerinde görev yapacak olan adaylar için Hattat Hasan Çelebi Yurt Müdürlüğü Konferans Salonu’nda kura çekilişi yapıldı. Bilgisayar ortamında çekilen kurada 200 şanslı aday belirlendi. Kura çekilişi Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Personel Şube Müdürü Şinasi Polat ile Personel Şefi Halit Erden’in katılımıyla yapıldı. Bin 149 başvuru yapıldı Toplum Yararına Proje (TYP) Kapsamında 6 ay süreyle Erzurum GSİM ile İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüklerinde çalışacak olan 200 şanslı belirlenirken, TYP için 1149 başvuru yapıldığı açıklandı. Bilgisayar ortamında gerçekleştirilen kura çekilişini kazanan 200 aday 6 ay süreyle TYP kapsamında istihdam edilecek. 3 Kasım 30 Nisan aralığını kapsıyor 3 Kasım 2025- 30 Nisan 2026 arası uygulanacak olan Toplum Yararına Program (TYP) için Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne getirilmesi gereken evraklarda açıklandı. Adaylardan Nüfus Cüzdanı Fotokopisi, Ziraat Bankası IBAN Numarası (Dekont), Bir Adet Fotoğraf, Nüfus Kayıt Örneği(e- devlet), Aynı Hanede İkamet Eden Kişi Belgesi Sorgulama(e- devlet), Adli Sicil Kaydı Sorgulama(e- devlet) (Kamu Kurumuna verilmek üzere seçeneği seçilecek), SGK Hizmet Dökümü (e- devlet) evrakları istendi. Adaylar istenen evrakları, Üniversite Mah. Lokman Hekim Sokak. No:1/3 Yakutiye Erzurum (Darül Fünun Camii Yanı) Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne teslim edecek.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi ‘Kadın Dostu Kentler Projesi’nin üçüncü fazında
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:10 Erzurum Büyükşehir Belediyesi ‘Kadın Dostu Kentler Projesi’nin üçüncü fazında ERZURUM (İHA) – Erzurum Büyükşehir Belediyesi, kadınların ve engelli bireylerin hayatın her alanında güçlenmesini hedefleyen Kadın Dostu Kentler Projesi’nin üçüncü fazında yer aldı. T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığıyla yürütülen projenin Ankara’daki paydaş toplantısına; Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin ve Aile ve Engelli Hizmetleri Müdürü Mahmut Temel katılım sağladı. Konu ile ilgili Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, "Kadınların ve özel gereksinimli bireylerin daha güçlü, daha eşit ve daha erişilebilir bir şehir yaşamına katılımını desteklemeye devam ediyoruz" denildi. Kadın Dostu Kentler Projesi nedir? Kadın Dostu Kentler; kadınlar ve kız çocukları başta olmak üzere, yaşı, cinsiyeti, kökeni, fiziki, ekonomik ya da sosyal koşulları farketmeksizin kentte yaşayan herkesin hak ve ihtiyaçlarının gözetildiği ve güven içinde yaşadığı kapsayıcı yaşam alanları olarak tanımlanıyor. Kadın Dostu Kentler, bütün kent sakinlerinin; sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler başta olmak üzere, altyapı ulaşım gibi kentsel hizmetlerden, istihdama tüm temel hak ve hizmetlere eşit, güvenli ve engelsiz şekilde erişebilmesini ve her alanda kadın-erkek eşitliğini esas alarak planlama, programlama, karar alma ve uygulama süreçlerine kadınların etkin şekilde katılabilmesini hedefliyor. Türkiye’de kadınların hayatın her alanında güçlenmesini destekleyen Kadın Dostu Kentler Programı’nın üçüncü fazı, T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında 2024 yılı sonunda başladı. Bu fazda Türkiye genelinde 25 kent belediyesi ve bu kentlerde faaliyet gösteren toplam 100’den fazla sivil toplum kuruluşu, katılımcı yerel yönetişim, eşitlik odaklı hizmet sunumu ve kurumsal dönüşüm süreçlerine birlikte yön veriyor.
Dünyada bir ilk: Pan-Hastalık Atlası
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:52 Dünyada bir ilk: Pan-Hastalık Atlası Bilim dünyasının en saygın ve etkili dergilerinden Science’ta yayımlanan uluslararası bir çalışma, tıp bilimine yeni bir yön kazandırarak insan sağlığını yalnızca hastalıklar üzerinden değil, moleküler bütünlük düzeyinde ele alıyor. Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Türkez’in araştırmacı olarak yer aldığı bu çalışma, "A Human Pan-Disease Blood Atlas of the Circulating Proteome" başlığıyla yayımlanarak bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Dünyada bir ilk: Pan-Hastalık Atlası Beş farklı ülkeden 46 kurumun katılımıyla yürütülen bu dev araştırma; İsveç’in Wellness, HDBA, BAMSE ve Uppsala-CAN kohortları ile İngiltere merkezli Pharma Proteomics Project kohortlarına ait veriler kullanılarak gerçekleştirildi. Prof. Dr. Hasan Türkez, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Bu çalışma, bugüne kadar dağınık biçimde yürütülen biyobelirteç araştırmalarını tek bir çatı altında toplayarak ‘pan-hastalık atlası’ yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle, insan sağlığının moleküler düzeyde bütüncül biçimde anlaşılmasına yönelik dünya çapında bir ilk niteliği taşımaktadır. Atatürk Üniversitesi olarak, bu denli güçlü uluslararası iş birliklerinde ülkemizi temsil etmekten büyük bir gurur duyuyoruz." Atatürk Üniversitesi adresli yüksek etki değerli yeni çalışmalar yolda Science dergisinde elde edilen bu başarıyı, Atatürk Üniversitesi bünyesinde yürütülen yeni araştırmalar takip ediyor. Prof. Dr. Hasan Türkez, devam eden projelere ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Tıp Fakültemizin farklı uzmanlık alanlarından öğretim üyelerimizin yer aldığı geniş bir araştırma ekibiyle, insan sağlığını moleküler düzeyde anlamaya yönelik kapsamlı kohort çalışmalarını tamamlamak üzereyiz. Bu çalışmalar; genom, transkriptom, proteom, metabolom ve metagenom gibi çok katmanlı biyolojik verilerin üretimini ve analizini kapsayacak. Yakın zamanda tamamlanacak bu dev projelerimiz, hem Türkiye’nin hem de insanlığın sağlık bilimlerindeki ilerlemesine katkı sunacak ve Atatürk Üniversitesi adresli, yüksek etki değerli dergilerde yayımlanacak özgün bilimsel makalelere dönüşecektir." Rektör Hacımüftüoğlu: "Atatürk Üniversitesi, küresel bilim ekosisteminde etkin bir güç" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bu önemli başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede: "Üniversitemizin, dünyanın önde gelen bilim kurumlarıyla aynı platformda yer alması, bilgi üretiminde ulaştığımız seviyeyi açıkça ortaya koymaktadır. Prof. Dr. Hasan Türkez hocamızın Science dergisindeki katkısı, Atatürk Üniversitesinin sadece ulusal değil, küresel bilim ekosisteminde de etkin bir aktör haline geldiğinin somut bir göstergesidir. Yakında tamamlanacak yeni moleküler tıp projeleriyle, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonuna katkı sağlayacak öncü bilimsel çıktılar üretilecektir. Bu başarı, Atatürk Üniversitesi’nin sağlık bilimleri, biyoteknoloji ve bireysel tıp alanlarındaki uluslararası görünürlüğünü, iş birliği kapasitesini ve akademik liderliğini daha da güçlendirmiştir" ifadelerini kullandı.
"Aklıma bir fikir geldi" yarışması etkinlikleri Erzurum’da yapılacak
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:47 "Aklıma bir fikir geldi" yarışması etkinlikleri Erzurum’da yapılacak Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı katkıları ile düzenlenen üniversiteler arası "Aklıma Bir Fikir Geldi" adlı ve "Fikri Mülkiyete Duyarlılık Telif 2.0" amaçlı İletişim Fikirleri Yarışması etkinliklerinin üniversiteler bölümü ilk durağı Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde 23 Ekim 2025 Perşembe günü gerçekleşecek. Üniversitelerin tüm fakülteleri ile ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim gören tüm öğrenciler eserleri ile yarışmaya katılabilecekler. Yarışma toplumda telif bilincini arttırmaya yönelik "Aklıma Bir Fikir Geldi" sloganı kapsamında, kamuoyunun "Fikri Mülkiyete Duyarlılık Telif 2.0" konusunda uyarılmasını ve sektörel bilincin geliştirilmesi amaçlanıyor. İletişim fikirleri geliştirilmesi için Radyo, Televizyon, Gazete/Dergi, Yeni Medya, Çizgi Film / Animasyon ve Açıkhava kategorilerinde yayınlanacak ve uygulanabilecek nitelikte, eserler kabul edilecek. Atatürk Üniversitesi’ndeki program kapsamında; "Radyo Televizyon Yayıncılığı ve Telif Hukuku" konulu konferans-paneli gerçekleştirilecek. Programın açılış konuşmalarını; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, RATEM Yönetim Kurulu Başkanı M. Aydın Şerbetçioğlu, Erzurum Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raci Taşcıoğlu yapacak. Moderatörlüğünü RATEM Bilişim A.Ş Genel Müdürü Yusuf Gürsoy’ un yapacağı panelde ise; Yargıtay 7. Ceza Dairesi Üyesi Erdoğan İshakoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Turizm Uzmanı Olcay Hayta, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Şengül ve RATEM Bilim Teknik Kurulu Üyesi Mesut Gülrek sunum yapacak. Etkinlikle ilgili olarak RATEM tarafından yapılan açıklamada, tüm üniversite öğrencilerinin etkinlik programlarına katılmaya ve 05 Aralık 2025 tarihine kadar yarışma için eser üretmeye davet edildi. Ayrıca yarışmada Birleşmiş Milletler- Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü- WİPO özel ödülü verileceği ve yarışmayla ilgili olarak detaylı bilgiye www.aklimabirfikirgeldi.org adresinden ulaşılabileceği belirtildi.
Sessiz tehlike, akran zorbalığı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:46 Sessiz tehlike, akran zorbalığı Eğitimci Abdullah Samancı, Okul koridorlarında, teneffüslerde ya da sosyal medyada sessizce büyüyen Akran zorbalığı sorununa dikkat çekerek, "Çocuklarımızın hem mağdur hem de zorba olmaması için en güçlü savunma hattı, farkında ve duyarlı velilerdir" dedi. Görünmez bir tehdit: Akran zorbalığı Bugünün çocuklarının, teknolojiyle iç içe büyüdüğünü belirten Samancı, "Bilgiye ulaşmak kolaylaştı, ancak duygusal dayanıklılık azaldı. Okul ortamı, sadece akademik bilgi kazandıran bir alan değil; aynı zamanda karakterin, vicdanın ve empati duygusunun da geliştiği bir yerdir. Ne var ki bu ortamda, giderek artan bir sorun öğrencilerin iç dünyasını sessizce yaralıyor: Akran zorbalığı. Akran zorbalığı; bir öğrencinin başka bir öğrenciyi fiziksel, sözel, psikolojik ya da dijital yollarla kasıtlı olarak rahatsız etmesi veya zarar vermesidir. "Şaka yapıyordum", "herkes gülüyordu" gibi ifadelerin ardına gizlenen bu davranışlar, kimi zaman bir öğrencinin okuldan soğumasına, içine kapanmasına ya da kendine güvenini tamamen yitirmesine yol açabilir" dedi. Abdullah Samancı, zorbalığın çocuklar üzerindeki etkilerini ise şöyle aktardı; "Zorbalığa uğrayan öğrencilerde genellikle şu belirtiler gözlemlenir: Okula gitmek istememe, mide bulantısı veya baş ağrısı gibi psikosomatik belirtiler, Sosyal çekilme, sessizlik, ani öfke patlamaları, Dikkat dağınıklığı ve ders başarısında düşüş, Uyku bozuklukları ve özgüven kaybı. Uzun vadede bu çocuklar, güven duygularını kaybedebilir ve toplumdan uzaklaşabilir. Zorba konumundaki öğrenciler ise kısa vadede güçlü görünseler de, empati eksikliği ve otoriteyle sorun yaşama eğilimleri nedeniyle ilerleyen yaşlarda sosyal ilişkilerinde zorluklar yaşayabilirler. Dijital Zorbalık: Görünmeyen ekran arkasındaki tehlike Son yıllarda "siber zorbalık" da akran zorbalığının bir parçası haline geldi. Bir öğrencinin sosyal medyada küçük düşürülmesi, alay edilmesi, sahte hesaplarla ifşa edilmesi ya da özel bilgilerinin paylaşılması artık ne yazık ki sık karşılaşılan durumlar. Veliler olarak, çocuklarımızın dijital dünyada neler yaşadığını bilmek, sadece onların "ne izlediğini" değil, "nasıl hissettiğini" de anlamakla başlar. Maalesef öyle bir teknolojik dönem içerisindeyiz ki çocuklarımızın en güvenli gördüğümüz evimizde odasın da dahi çok ciddi basılara ve zorbalıklara karşı karşıya kalmaktadırlar. Velilere düşen görevler Akran zorbalığıyla mücadelede aile ilk savunma hattıdır. Veliler olarak yapabileceklerimiz: Çocuğumuzun arkadaş çevresini ve okul yaşantısını yakından tanımak, Evde açık iletişim ortamı kurmak; "Bugün nasıldı?" sorusunu rutinleştirmek, Onu dinlerken yargılamamak, duygularını küçümsememek, Sosyal medya hesaplarını güvenli şekilde kullanmayı öğretmek, Empati ve saygı kavramlarını aile içinde sürekli konuşmak, Gerekirse rehberlik servisinden destek almaktan çekinmemek. Unutmayalım, çocuklarımızın duygusal dünyasındaki ilk öğretmen bizleriz. Evde sevgi, saygı ve anlayış hâkimse; okulda da bu değerleri yaşatmaları çok daha kolay olur. Okul - Aile - Rehberlik Üçgeni Akran zorbalığıyla mücadelede en etkili çözüm, okul, aile ve rehberlik birimlerinin koordineli çalışmasıdır. Öğretmenlerin ve yöneticilerin gözlemleri, velilerin farkındalığıyla birleştiğinde, zorbalık olayları henüz büyümeden önlenebilir. Okulların rehberlik servisleri, sadece mağdur olan değil, zorbalık yapan öğrencilerle de birebir çalışarak davranış değişimi sağlayabilir. Sessiz Kalmayalım Akran zorbalığı, "büyüyünce geçer" denecek kadar basit bir davranış değildir. Erken fark edilmezse, çocukların ruh dünyasında kalıcı yaralar açabilir. Bu nedenle, sessiz kalmamak ve her çocuğun güvenli bir eğitim ortamında büyümesini sağlamak hepimizin görevidir. Veliler, öğretmenler, yöneticiler. Hep birlikte empatiyi, anlayışı ve saygıyı yeniden inşa edebiliriz. Çünkü bugünün çocukları, yarının toplumunu şekillendirecek. Onları korumak, hepimizin ortak sorumluluğu."
Cami imamı onlarca kediye bakıyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:46 Cami imamı onlarca kediye bakıyor Erzurum’un Hınıs ilçesinde görev yapan imam hatip Yunus Çaykara, cami etrafındaki kedilere adeta bebek gibi bakıyor. Astsubay Ömer Halisdemir Camii İmam Hatibi Yunus Çaykara, cami etrafında yuvalanan yaklaşık 10 kediye adeta bebek gibi bakıyor. Kedilere mama ve su veren Çaykara, leğende yıkadığı kedilerin tarakla tüylerini de tarıyor. Çaykara’nın kedi sevgisi, cemaati ve diğer imam arkadaşlarını da etkiledi. Yunus Çaykara, "Tabii bizler camilerimizde, vaazlarımızda merhametten, sevgiden, hoşgörüden bahsediyoruz. Bunları tabii cemaatimiz insanlar üzerine anlıyorlar. Ama bizler diyoruz ki sadece insanların üzerine merhamet olmaz. Hayvanlara da merhamet, şefkat, sevgi lazım. Biz bunun farkındalığını oluşturmak adına camimizde yaklaşık 10 civarı kedinin bakımını üstleniyoruz. Onlara her vakit geldiğimiz zaman mama ve sularını temin ediyoruz. Tabii coğrafyamız biraz soğuk bir coğrafya, 30’ları dahi görebiliyor. Hayvanların o soğukta sıkıntı yaşamaması için bizler camilerimizin altında sığınak tarzı bir yer, sıcak bir bölge ayarladık. Kışın yemek bulmak da tabii zor oluyor hayvanlar için. Biz yine aynı şekilde her gün hayvanların yemlerini, mamalarını ve sularını temin ediyoruz. Bunun dışında hayvanlarda herhangi bir hastalık olduğu zaman en yakın veterinere gidip, orada onların mesul tedavisi varsa tedavilerini üstleniyoruz. Ve yine bakımlarını yapmaya devam ediyoruz" dedi. Çocuklara da hayvan sevgisi aşılamak için ödevler verdiğini söyleyen Çaykara, "Diyoruz ki bu senin ödevin, al bu mamayı sokakta gördüğün hayvanlara, köpeklere ver. Tabii ki güzel bir farkındalık oluştu. Çocuklarımız gayet merhametli ve sevgiyi almış bir şekilde hayvanlara merhamet gösteriyorlar. Öyle ki hayvanları sevdiğimiz zaman biz şunu görüyoruz. Hayvan gelip böyle mırıldıyor, biz onun barışını okşadığımız zaman gelip bacağımıza yatıyor. Bize kendini sürtüyor ki bir nevi bize teşekkür ediyor. Ve bizi çok mutlu ediyor bu. Tabii biz bunları herhangi bir maddi amaçla yapmıyoruz. Tamamıyla kendi imkanlarımızla karşılıyoruz bunları. Dolayısıyla cemaatimizden, halkımızdan da bu anlamda hayvanları sevmelerini, onlara merhamet etmelerini, onları itip kakmamalarını istiyoruz. Çünkü onlar da Allah’ın birer kuludur. Onlar hatta Allah’ın sessiz kullarıdır. Bu anlamda duyarlılık ve farkındalık olsun diye bizler böyle bir proje başlattık. Ve devam ettirmeye çalışacağız inşallah" diye konuştu.
Cami imamı onlarca kediye sahip çıkıyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:39 Cami imamı onlarca kediye sahip çıkıyor Erzurum’un Hınıs ilçesinde görev yapan İmam Hatibin kedi sevgisi görenlerin takdirini topluyor. Hınıs ilçe müftülüğüne bağlı Astsubay Ömer Halisdemir Cami İmam Hatibi Yunus Çaykara’nın kedi sevgisi, cami cemaati ve diğer imam arkadaşlarını da etkiledi. İmam Çaykara, cami etrafında yuvalanan yaklaşık 10 kediye bebek gibi bakım yapıyor, leğende yıkıyor tarak ile tüylerini tarıyor. Kedilerin her türlü bakımını yapan cami imamının ilgisinden hoşlanan kediler gün geçtikçe sayıları da artıyor. Kedilere sürekli bakım ve ilgi veren cami imamı Yunus Çaykara’nın bu yardım sever davranışı cami cemaati ve diğer imam arkadaşlarına da aşıladı, cemaat ve imam arkadaşları ile camide ve cami bahçesinde beş vakit kedilere her türlü bakım yapıyorlar. Yunus Çaykara, "Tabi bizler camilerimizde, vaazlarımızda merhametten, sevgiden, hoşgörüden bahsediyoruz. Bunlar tabii cemaatimiz insanlar üzerine anlıyorlar. Ama bizler diyoruz ki Sadece insanların üzerine merhamet olmaz. Hayvanlara da merhamet, şefkat, sevgi lazım. Biz bunun farkından oluşturmak adına camimizde yaklaşık on civarı kedinin bakımını üstleniyoruz. Onlara her vakit geldiğimiz zaman mama ve sularını temin ediyoruz. Tabii coğrafyamız biraz soğuk bir coğrafya otuzları dahi görebiliyor. Bu anlamda hayvanlar o soğukta sıkıntı yaşamaması için bizler camilerimizin altında bir sığınak tarzı bir yer, sıcak bir bölgeye ayarladık onlar için. Kışın yemek bulmak da tabii zor oluyor. Hayvanlar için de biz yine Aynı şekilde her gün yaptığımız şekilde hayvanların yemlerini, mamalarını ve sularını temin ediyoruz. Bunun dışında hayvanlarda herhangi bir hastalık olduğu zaman en yakın veterinere gidip orada onların mesul tedavisi varsa tedavilerini üstleniyoruz. Ve yine bakımlarını yapmaya devam ediyoruz. Bunun dışında çocuklarımızla birlikte şimdi bizler merhameti yapıyoruz ancak çocuklarımızın da bu anlamda kendilerine bizzat bu hayvanların sevgisinin göstermesini istediğimiz için onlara da belli bir ödev veriyoruz. Diyoruz ki bu senin ödevin al bu mamayı sokakta gördüğün hayvanlara köpeklere bunlara hayvanlar da bu anlamda istifade etsinler diye. Tabii ki güzel bir farkındalık oluştu. Çocuklarımız gayet merhametli ve sevgiyi almış bir şekilde hayvanları merhamet gösteriyorlar. Öyle ki hayvanları sevdiğimiz zaman biz şunu görüyoruz. Hayvan gelip böyle mırıldıyor biz onu barışını okşadığımız zaman gelip bacağımıza yatıyor. Bize kendini sürtüyor ki bir nevi bize teşekkür ediyor. Ve bizi çok mutlu ediyor bu. Tabii biz bunları herhangi şekilde maddi amaçla yapmıyoruz. Tamamıyla kendi imkanlarımızla karşılıyoruz bunları. Dolayısıyla cemaatimizden, halkımızdan da bu anlamda hayvanları sevmelerini, onlara merhamet etmelerini, onları itip kakmamalarını istiyoruz. Çünkü onlar da Allah’ın birer kuludur. Onlar hatta Allah’ın sessiz kullarıdır. Bu anlamda duyarlılık ve farkındalık olsun diye bizler böyle bir proje başlattık. Ve devam ettirmeye çalışacağız inşallah" diye konuştu. (VA-AT)
Gürkan Sönmez; "Hareketsiz yaşam, gençliğin en büyük tehdidi"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:31 Gürkan Sönmez; "Hareketsiz yaşam, gençliğin en büyük tehdidi" Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, hareketsiz yaşamın gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, bu konuda önemli uyarılarda bulundu. Sönmez, çağımızın en büyük hastalıklarından birinin hareketsizlik olduğunu vurgulayarak, "Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar özellikle de gençler fiziksel aktivitelerden uzaklaşıyor. Sürekli oturarak geçirilen uzun saatler, hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından ciddi tehlikeler oluşturuyor" dedi. Gürkan Sönmez, gençlerde giderek artan cep telefonu ve sosyal medya bağımlılığının hareketsiz yaşamı daha da derinleştirdiğini belirterek şunları söyledi; "Cep telefonları gençler arasında adeta bir bağımlılığa dönüşmüş durumda. Saatlerce ekran başında vakit geçirmek, gençlerin hem spor alışkanlıklarını hem de sosyal ilişkilerini zayıflatıyor. Bu durum, obezite, kalp-damar hastalıkları, duruş bozuklukları ve psikolojik sorunlara zemin hazırlıyor." Sönmez, gençlere yönelik çağrısında düzenli sporun yaşam kalitesini artırdığını, disiplin ve özgüven kazandırdığını belirtti. Sönmez, "Gençlerimizi spora, doğayla iç içe olmaya, aktif bir yaşam tarzı benimsemeye davet ediyoruz. Sağlıklı bir gelecek, hareket eden bir gençlikle mümkündür. Bizim gençlerimiz Dünyanın iyi gençliğidir ve bizler için çok kıymetlidir" diye konuştu.