Yerel Haberler
Erzurum
Erzurum’da "Vatan ve kahramanlık buluşmaları" programı 11 Mart 2026 Çarşamba - 14:34:57 Erzurum’da aziz şehitlerin hatırasını yaşatmak ve genç nesillerde vatan sevgisi bilincini güçlendirmek amacıyla "Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları" programı düzenlendi. Okuduğu okula ismi verilen Şehit Burak Tatar’ın adını taşıyan Şehit Burak Tatar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül, şehit ailesi, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Emre Koç, şehitlerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini belirterek genç nesillerin milli ve manevi değerler ışığında yetişmesinin önemine vurgu yaptı. Koç konuşmasında ayrıca okuduğu okula ismi verilen Şehit Paramedik Burak Tatar’ın hayatını ve kahramanlık hikâyesini katılımcılarla paylaştı. Programda konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, şehitlerin milletin bağımsızlığı ve vatanın bölünmez bütünlüğü için en büyük fedakârlığı yaptığını belirterek bu tür programların genç nesiller için önemli bir bilinç oluşturduğunu ifade etti. Aykut konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada çok anlamlı ve çok kıymetli bir buluşma için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Aziz milletimizin bağımsızlığı, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve bayrağımızın özgürce dalgalanması için canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Bu topraklar sıradan topraklar değildir. Bu topraklar; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve Anadolu’nun dört bir yanında can veren kahramanların emanetidir. Her karışı şehit kanlarıyla yoğrulmuş olan bu vatan bizlere bırakılmış en kutsal mirastır. Şehitlerimiz bu milletin hafızasında yalnızca birer hatıra değil; aynı zamanda bizlere yol gösteren birer onur, cesaret ve vatan sevgisi sembolüdür. Bugün adını taşıdığınız bu okulun ismi de böyle bir kahramanın adıdır. Şehidimiz Burak Tatar, genç yaşında vatan sevgisini her şeyin üstünde tutmuş, görev bilinciyle hareket etmiş ve milletimiz için en büyük fedakârlığı yaparak şehadet mertebesine ulaşmıştır. Sevgili gençler; şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet sizlersiniz. Sizler bu ülkenin geleceği, bu milletin umudu ve yarınlarımızın mimarlarısınız. Unutmayınız ki vatan sevgisi yalnızca cephelerde gösterilen bir kahramanlık değildir. Vatan sevgisi; okul sıralarında çok çalışmak, ülkemiz için üretmek ve bu millete hizmet etmektir." Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül ise konuşmasında Türkiye’nin vatan uğruna büyük bedeller ödediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bugün ülkemizde yaklaşık 50 bine yakın şehidimiz ve 35 bine yakın gazimiz bulunmaktadır. Bu rakamlar vatanın ne büyük fedakârlıklarla korunduğunu göstermektedir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu vatan için bedel ödemiş kahramanlardır." Programda söz alan şehidin öğretmenlerinden Taner Erdoğumuş, Burak Tatar’ın öğrencilik yıllarından itibaren vatan sevgisiyle yetişmiş örnek bir genç olduğunu ifade ederek duygusal anlar yaşattı. Erdoğumuş konuşmasında, Burak Tatar’ın genç yaşlardan itibaren şehit olmayı arzuladığını belirterek, "Burak her zaman vatan sevgisiyle dolu bir evladımızdı. ‘Ben şehit olacağım hocam’ derdi. Göreve gitmeden önce sahip olduğu arabasını satarak gelirini Mehmetçik Vakfı’na bağışladı. Bu davranışı onun nasıl bir iman ve vatan sevgisiyle yetiştiğinin en büyük göstergesiydi" dedi. Burak Tatar’ın ilk günden son güne kadar imanla yoğrulmuş, bayrak aşkıyla yanan bir vatan evladı olduğunu ifade eden Erdoğumuş, "O sadece bir öğrencimiz değil, aynı zamanda bu milletin yetiştirdiği örnek bir evlattı. Bugün onunla gurur duyuyoruz" diye konuştu. Erdoğumuş ayrıca okulun şehitler verdiğini hatırlatarak, "Bu okuldan yalnızca Burak değil, Burak Tortumlu ve Taha Nergiz gibi kahraman evlatlarımız da çıktı. Vatan onlara çok şey borçlu. Bu millet onların fedakârlığını asla unutmayacaktır" ifadelerini kullandı. Programda konuşan şehit Burak Tatar’ın annesi Hülya Tatar ve babası Yahya Tatar ise evlatlarıyla gurur duyduklarını ifade etti. Tatar ailesi, Burak Tatar’ın vatan sevgisiyle yetişmiş bir evlat olduğunu ve şehit olmayı kendi isteğiyle arzuladığını dile getirdi. Şehit ailesi gençlere de seslenerek milli ve manevi değerlerin daha iyi anlaşılması için Çanakkale Şehitliği’nin ziyaret edilmesinin önemine dikkat çekti. Aile, gençlerin şehitlerin fedakârlıklarını yerinde görmelerinin vatan sevgisini daha iyi anlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Program öğrenciler tarafından okunan "Bayrak" şiiri ve soru-cevap bölümü ile devam etti. Program sonunda şehit Burak Tatar’ın ailesine protokol üyeleri tarafından çiçek takdim edildi. Şehit Burak Tatar kimdir? Paramedik Burak Tatar, 2 Ocak 1995 tarihinde Erzurum’un Yakutiye ilçesinde dünyaya geldi. 2013 yılında Erzurum Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl henüz 18 yaşındayken sağlık camiasında görev almaya başlayarak Narman İlçe Hastanesine atandı. Üç yıl boyunca Narman 112 Acil Sağlık İstasyonu’nda istasyon sorumlusu olarak görev yaptı. 2016 yılında Atatürk Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan mezun oldu ve naklen atama ile Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevine devam etti. Aynı yıl UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) bünyesine katıldı. Görev süresi boyunca Nusaybin Hendek Operasyonları, Fırat Kalkanı Operasyonları, Cerablus görevlendirmesi, Avşa Adası sağlık tedbiri ve Sarıkamış Allahuekber Dağı Şehitleri Anma Töreni gibi birçok görevde gönüllü olarak yer aldı. Son olarak Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında görev alan Burak Tatar, burada hasta müdahalesine giderken el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit oldu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:37 Karayazı Anadolu Lisesi’nde açılan bilim sergisi yoğun ilgi gördü Erzurum’un Karayazı ilçesinde bulunan Karayazı Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin hazırladığı TÜBİTAK Bilim Sergisi büyük ilgi gördü. Öğrencilerin bilimsel çalışmalarını sergilediği etkinlik, ilçe protokolü ve eğitim camiasının katılımıyla gerçekleştirildi. Sergiye Karayazı Kaymakamı Onur Titiz, ilçedeki mülki amirler ve davetliler katıldı. Ziyaret sırasında öğrenciler hazırladıkları projeleri ve farklı branşlardaki çalışmalarını katılımcılara tek tek anlatarak sunum yaptı. Öğrenciler, projelerinin amacı ve hazırlık süreci hakkında bilgi vererek bilimsel çalışmalarını tanıttı. Kaymakam Onur Titiz de sergiyi gezerek öğrencilerin projelerini dikkatle dinledi. Öğrencilerle sohbet eden Titiz, yapılan çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunarak öğrencileri tebrik etti ve başarılarının devamını diledi. Karayazı Anadolu Lisesi Müdürü Serkan Azat Tutkun ise yaptığı açıklamada, TÜBİTAK sergilerinin öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tutkun, farklı branşlardaki çalışmaların tanıtıldığı bu tür sergilerin öğrencilerin öncülüğünde belirli aralıklarla, özellikle üç ayda bir düzenlenmesinin eğitim açısından faydalı olacağını ifade etti. Gerçekleştirilen TÜBİTAK Bilim Sergisi, öğrencilerin araştırma, üretme ve sunum becerilerini geliştirmesi açısından önemli bir etkinlik olarak değerlendirildi. Katılımcılar, öğrencilerin hazırladığı projeleri ilgiyle inceleyerek gençlerin bilimsel çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Filografi ve erhamın buluştuğu tablolar dikkat çekiyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:30 Filografi ve erhamın buluştuğu tablolar dikkat çekiyor Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan Elanur Akkuş, geleneksel sanatları modern dokunuşlarla harmanlayarak ortaya birbirinden değerli eserler çıkarıyor. Akkuş’un "filografi" ile "ehramı" bir araya getirdiği tablolar dikkat çekiyor. Üç çocuk annesi Elanur Akkuş, 4 yıl önce eşi vefat ettikten sonra hayat mücadelesine sanatı katarak devam etti. 33 yaşındaki Akkuş, Oltu Kaymakamlığı Aile Destekleme Merkezi’nde açılan filografi kursuna katılarak, bu sanatı profesyonel olarak öğrendi. Kursun ardından balkonuna küçük bir atölye kuran Akkuş, kendisini geliştirerek "filografi" ile "ehramı" bir araya getirerek benzersiz tablolar üretmeye başladı. Filografi sanatını Erzurum’un geleneksel örtüsü olan ehram ile birleştiren Akkuş, evinin balkonunda kurduğu mini atölyede el emeği göz nuru eserler ortaya koyuyor. "Kültürümüzü yaşatmak istedim" Elanur Akkuş, filografi sanatını kültürel değerlerle birleştirme fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: "Filografiyle yıllar önce tanıştım ama 3 yıl önce Aile Destekleme Merkezi’nde kursa gittim. Sonrasında düşündüm ki bu sanatı kendi kültürümüzle nasıl harmanlayabilirim? Annelerimizin mahremiyetini korumak için kullandığı ehramlarla birleştirdim. Anadolu motiflerinden esinlendim. Eskiden insanlar söyleyemediklerini kilim desenlerine işlerdi, ben de bu anlatımı filografiyle birleştirdim. Ortaya çok özel tablolar çıktı." "Komşular rahatsız oldu, sessiz makine aldım" Filografi sanatının çivi çakılarak yapılması nedeniyle evde çalışırken komşularının seslerden rahatsız olduğunu belirten Akkuş, bu durumu çözmek için özel bir sessiz çivi çakma makinesi aldığını ve balkonuna kurduğu atölyede çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Kendi markasını kurarak dijital platformda satışa başladığını belirten Elanur Akkuş, yaptığı tabloları bin TL ile 2 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuyor. "Çocuklarım için ayakta kalmak zorundayım" Sanatı sayesinde hem geçimini sağladığını hem de çocuklarına örnek olmak istediğini dile getiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rabbim bağışlasın 3 çocuğum var. Eşimi 4 yıl önce kaybettim. Onlara daha iyi bir gelecek bırakmak, güçlü bir anne figürü olarak ayakta durmalarını sağlamak istiyorum. Bu nedenle elimden geleni yapıyorum. Bu meslek zor ama çok seviyorum. Satış alanımız şu an kısıtlı ama inşallah daha güzel yerlere geleceğiz. Doğru yolda olduğuma inanıyorum, bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim." Elanur Akkuş’un filografi ve ehramı birleştirdiği sanatı yalnızca geçmişi yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınlara ilham veren bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor.
Elanur Akkuş, filografi ve erhamı buluşturdu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:12 Elanur Akkuş, filografi ve erhamı buluşturdu Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Elanur Akkuş, geleneksel sanatları modern dokunuşlarla harmanlayarak ortaya birbirinden değerli eserler çıkarıyor. Üç çocuk annesi Akkuş, eşi vefat ettikten sonra hayat mücadelesine sanatı katarak devam etti. Filografi sanatını Erzurum’un geleneksel örtüsü olan ehram ile birleştiren Akkuş, evinin balkonunda kurduğu mini atölyede el emeği göz nuru eserler ortaya koyuyor. 4 yıl önce eşini kaybeden Akkuş, Oltu Kaymakamlığı Aile Destekleme Merkezi’nde açılan filografi kursuna katılarak bu sanatı profesyonel olarak öğrenmeye başladı. Kursun ardından balkonuna küçük bir atölye kuran Elanur Akkuş, kendisini geliştirerek "filografi" ile "ehramı" bir araya getirerek benzersiz tablolar üretmeye başladı. "Kültürümüzü yaşatmak istedim" Elanur Akkuş, filografi sanatını kültürel değerlerle birleştirme fikrinin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlattı: "Filografiyle yıllar önce tanıştım ama 3 yıl önce Aile Destekleme Merkezi’nde kursa gittim. Sonrasında düşündüm ki, bu sanatı kendi kültürümüzle nasıl harmanlayabilirim? Annelerimizin mahremiyetini korumak için kullandığı ehramlarla birleştirdim. Anadolu motiflerinden esinlendim. Eskiden insanlar söyleyemediklerini kilim desenlerine işlerdi; ben de bu anlatımı filografiyle birleştirdim. Ortaya çok özel tablolar çıktı." "Komşular rahatsız oldu, sessiz makine aldım" Filografi sanatının çivi çakılarak yapılması nedeniyle evde çalışırken komşularının seslerden rahatsız olduğunu belirten Akkuş, bu durumu çözmek için özel bir sessiz çivi çakma makinesi aldığını ve balkonuna kurduğu atölyede çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Kendi markasını kurarak dijital platformda satışa başladığını belirten Elanur Akkuş, yaptığı tabloları bin TL ile 2 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuyor. "Çocuklarım için ayakta kalmak zorundayım" Sanatı sayesinde hem geçimini sağladığını hem de çocuklarına örnek olmak istediğini dile getiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rabbim bağışlasın, 3 çocuğum var. Eşimi 4 yıl önce kaybettim. Onlara daha iyi bir gelecek bırakmak, güçlü bir anne figürü olarak ayakta durmalarını sağlamak istiyorum. Bu nedenle elimden geleni yapıyorum. Bu meslek zor ama çok seviyorum. Satış alanımız şu an kısıtlı ama inşallah daha güzel yerlere geleceğiz. Doğru yolda olduğuma inanıyorum, bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim." Elanur Akkuş’un filografi ve ehramı birleştirdiği sanatı, yalnızca geçmişi yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınlara ilham veren bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor. (DMA-NK)
Aşı geliştirilmesi ve üretimi temel eğitimi Atatürk Üniversitesinde gerçekleştirildi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:12 Aşı geliştirilmesi ve üretimi temel eğitimi Atatürk Üniversitesinde gerçekleştirildi TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinliklerini Destekleme Programı kapsamında desteklenen "Aşı Geliştirilmesi ve Üretimi-Temel Eğitim Etkinliği", Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde 20-21 Ekim 2025 tarihlerinde düzenlendi. Alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve lisansüstü öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, aşı geliştirme süreçlerine yönelik temel bilgi, laboratuvar uygulamaları ve üretim basamaklarına dair güncel yaklaşımları ele aldı. Etkinliğin açılışında konuşan yetkililer, Türkiye’nin son yıllarda özellikle biyoteknoloji ve aşı üretimi alanında kaydettiği ilerlemelere dikkat çekerek, bu tür bilimsel eğitimlerin ülkemizin yerli ve milli aşı üretim kapasitesini güçlendirecek nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde büyük önem taşıdığını vurguladı. İki gün süren program boyunca katılımcılara; aşı tasarımı, antijen seçimi, hücre kültürü sistemleri, saflaştırma ve kalite kontrol süreçleri gibi temel başlıklarda teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Ayrıca biyoteknolojik üretim altyapısının geliştirilmesi, AR-GE odaklı iş birlikleri ve üniversite-sanayi etkileşiminin artırılmasına yönelik oturumlar da düzenlendi. Etkinliğin proje yürütücülüğünü üstlenen Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Eczacılık Teknolojisi Bölümü, Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Çetin, etkinliğin amacının aşı geliştirme ve üretiminde temel bilgi birikimini artırmak olduğunu belirterek şu ifadelerde bulundu: "Bu etkinlik, ülkemizde aşı teknolojilerinin gelişimine katkı sunacak genç araştırmacıların yetişmesine vesile olmayı hedefliyor. Atatürk Üniversitesi olarak hem altyapı hem de akademik birikim açısından bu tür eğitimleri sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Katkı sunan tüm paydaşlara ve TÜBİTAK’a teşekkür ediyorum." Rektör Hacımüftüoğlu: "Aşı teknolojisi, ülkemizin stratejik bağımsızlığı açısından son derece önemli" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise, üniversitenin sağlık ve biyoteknoloji alanlarında yürüttüğü öncü çalışmalarla ulusal bilim politikalarına katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: "Atatürk Üniversitesi olarak hem akademik hem de uygulamalı düzeyde bilimsel kapasitemizi sürekli geliştirmeye gayret ediyoruz. Aşı teknolojileri, yalnızca sağlık alanında değil, aynı zamanda ülkemizin stratejik bağımsızlığı açısından da son derece önemli bir konu. Bu bağlamda düzenlenen etkinlik, geleceğin bilim insanlarını bu alanda daha donanımlı hale getirme hedefimize önemli katkılar sağlamıştır." Program, yapılan değerlendirme oturumu ve katılımcılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Pembe balonlar meme kanserine farkındalık için uçuruldu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:05 Pembe balonlar meme kanserine farkındalık için uçuruldu Aziziye İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde 1-31 Ekim "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında kadınlara yönelik ücretsiz sağlık taraması yapıldı, Meme kanserinde farkındalık ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla ve kansersiz bir dünya temennisiyle ’pembe balonlar’ uçuruldu. İlçe Sağlık Müdürlüğü Yerleşkesinde düzenlenen farkındalık etkinliğinde, ’Bir Kontrol Bin Umut’, ’Bir Kadın, Bir Umut Bin Hayat’, ’Korkmak Çözüm Değil. Farkında Olmak Hayat Kurtarır’ ;’Bir Dakikanı Kendine Ayır, Bir Ömür Kazan’, ’Bir Gün Geç Kalmak, Bir Ömür Kaybettirebilir!’ hazırlanan farkındalık uyarı broşürlerine yer verildi. Etkinliğe Aziziye İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sefa Bilici, Dr. Halime Özge Güzin, İl Sağlık Müdürlüğü Hastalıklar Birimi Sorumlusu Dr. Edanur Köyceğiz, Uzman Dr. Hüseyin Çelik, Birim Sorumlu Baş Hemşire Derya Şen, Sağlık Ocağı Çalışanları ile Aziziye İlçe Sakinleri katıldı. ’Gök yüzüne pembe balon bırakılar’ Aziziye İlçe Sağlık Müdürü Doktor Ahmet Sefa Bilici, ilçede kanser taramalarında verimliliği sağlamak, ülkemizde ve dünyada kadınlar arasında ölüm oranının en yüksek olduğu tür olan meme kanserine dikkat çekmek amacıyla sağlık taraması ve farkındalık etkinliği düzenlendiklerini açıkladı. ’’Meme kanseriyle, en etkili strateji, erken teşhistir’’ Ererken teşhisin hayat kurtardığına işaret eden Aziziye İlçe Sağlık Müdürü Bilici, ihmal etmeden en yakın sağlık kuruluşlarna müracaat edilmesi konusunda hassasiyet gösterilmesini istedi. Doktor Bilici,"Erken Tanı Hayat Kurtarır" afişleriyle kurdukları stantlarda meme kanserinin nedenleri, belirtileri, meme muayenesi, kanserden korunma yolları ve erken teşhisin önemi konusunda ilçe sakinlerini aydınlattı. İlçe Sağlık Müdürü Doktor Bilici, ’Ülkemizde yılda yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konmakta ve her 18 kadından biri, yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski taşımaktadır. Bu nedenle meme kanseri, erken teşhis ve bilinçlendirme yoluyla etkili bir şekilde mücadele edilmesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Etkinliğimizde personelimiz ve ilçe sakinlerimizle birlikte meme kanserinde farkındalık ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek üzere gökyüzüne, kansersiz bir dünya temennisiyle pembe balonlar uçurduk. Bu çalışmaların amacı; toplumun meme kanserine neden olan risk faktörleri hakkında bilgilendirilmesi ve erken teşhis için düzenli taramaların zamanında yaptırılmasının teşvik edilmesidir. Meme kanseriyle mücadelede en etkili strateji, erken teşhistir. Erken teşhis edilen meme kanseri vakalarının tedaviye yanıt verme oranı çok daha yüksektir. Bu nedenle ülkemizde Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil Kanser Tarama Araçları aracılığıyla, birinci basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak yapılan kanser taramasından faydalanmalarını istiyoruz. Lütfen hep birlikte farkında olalım’’ diye konuştu.
Bakan Tekin: "CHP’liler 12 yıllık zorunlu eğitime ne demişler görsünler, oynadıkları bir tiyatro, makul önerileri varsa dinlerim"
21 Ekim 2025 Salı - 18:13 Bakan Tekin: "CHP’liler 12 yıllık zorunlu eğitime ne demişler görsünler, oynadıkları bir tiyatro, makul önerileri varsa dinlerim" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, zorunlu eğitim süresine ilişkin muhalefetin eleştirileriyle ilgili, "Biz karşıyız diyen CHP’lilere bir tavsiyem var: 2011-2012’de 4+4+4 sistemi tartışılırken komisyon tutanaklarına bir baksınlar. Orada CHP’li vekiller 12 yıllık zorunlu eğitime ne demişler, görsünler. Oynadıkları bir tiyatro. Mantıklı, makul önerileri varsa dinlerim" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da Pusula Gazetesi’nin gündem toplantısına katıldı. Zorunlu eğitim süresine ilişkin Bakan Tekin, "Bir adım atılırken o adımın beraberinde getireceği olası sonuçları düşünerek yol yürümek gerekir. Şu an için önümüzdeki eğitim öğretim yılında ‘kısalttık’ diyeceğimiz bir tablo yok. Ancak muhalefeti yapan kişilerin de biraz sağduyulu davranması gerekiyor. Neyin ne olduğunu bilmeden görmeden ‘biz muhalefet ediyoruz’ demek doğru değil. Cumhuriyet Halk Partisi şöyle bir yerden bakıyor: bir niyet okuyuculuk mantığıyla. Mesela ‘Atatürk bizimdir bizden başkası sevemez’, ‘Cumhuriyet bizimdir siz bizden olmadığınıza göre Cumhuriyeti sevemezsiniz’ gibi bir mantık. Bu akıl baliğ olmamış çocukların bile yürütemeyeceği bir mantık. Biz karşıyız diyen CHP’lilere bir tavsiyem var: 2011-2012’de 4+4+4 sistemi tartışılırken komisyon tutanaklarına bir baksınlar. Orada CHP’li vekiller 12 yıllık zorunlu eğitime ne demişler, görsünler. Oynadıkları bir tiyatro. Mantıklı, makul önerileri varsa dinlerim" diye konuştu. Toplantıya Pusula Gazetesi Genel Koordinatörü Sevda Güneş İncesu, Haber Müdürü İrfan Tarakçıoğlu, İstihbarat Şefi Manolya Bulut ve gazetepusula.net Yazı İşleri Müdürü Nesrin Demir, konuk gazeteci olarak ise İHA Bölge Müdürü Ayhan Türkez ve Kardelen TV Genel Yayın Yönetmeni Soner İstanbullu katıldı.
Atatürk Üniversitesinde Gençlik Programı başvuruları başladı
21 Ekim 2025 Salı - 15:56 Atatürk Üniversitesinde Gençlik Programı başvuruları başladı Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından devlet üniversiteleri iş birliğiyle yürütülen İŞKUR Gençlik Programı, üniversite öğrencilerine çalışma disiplini, mesleki beceri ve deneyim kazandırarak istihdam edilebilirliklerini artırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Atatürk Üniversitesi öğrencileri için 3 bin 697 kişilik kontenjan ayrıldı. Program, öğrencilerin hem çalışma pratiği kazanmasına hem de gelir elde etmelerine olanak tanırken; gençlerin üretken, bilinçli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak topluma kazandırılmasını hedefliyor. Başvurular 20-24 Ekim 2025 tarihleri arasında https://genclik.iskur.gov.tr adresi üzerinden yapılabilecek. Başvurular 24 Ekim 2025 saat 23.59’da sona erecek. Kontenjan sayısından fazla başvuru olması durumunda adaylar, noter huzurunda yapılacak kura çekimiyle belirlenecek. Gençlere Deneyim, Üniversiteye Katkı İŞKUR Gençlik Programı, sürdürülebilir kampüs faaliyetlerinden sosyal ve kültürel etkinliklere, dijital dönüşüm ve inovasyondan akademik-idari destek çalışmalarına kadar geniş bir uygulama alanını kapsıyor. Bu yönüyle program, hem öğrencilerin kişisel gelişimine katkı sağlıyor hem de üniversite bünyesinde yürütülen çeşitli faaliyetlere destek oluyor. Programdan yararlanmak isteyen öğrenciler, İŞKUR sistemine bireysel üye girişi yaparak başvurularını tamamlayabilecekler. Adaylar, İŞKUR’un "Aktif İşgücü Programları" sayfasından program detaylarını, katılım şartlarını, eğitim süreçlerini ve ödeme bilgilerini öğrenebilecekler. Ayrıca öğrenciler, başvuru sürecinde ihtiyaç duydukları desteği ALO 170 hattı üzerinden 7 gün 24 saat boyunca alabilecekler. Hacımüftüoğlu: "Gençlerimiz Üreterek Öğrenecek, Öğrenerek Güçlenecek" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, İŞKUR Gençlik Programı’nın üniversite öğrencileri için son derece önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Üniversitemiz öğrencileri için ayrılan 3 bin 697 kişilik kontenjan, gençlerimizin eğitim sürecini sadece teorik değil, aynı zamanda uygulamalı olarak da güçlendirecek. Bu program sayesinde öğrencilerimiz, kampüs yaşamının farklı alanlarında aktif görev alarak hem üretim süreçlerinin bir parçası olacaklar hem de iş hayatına dair disiplin ve deneyim kazanacaklardır. Atatürk Üniversitesi olarak, öğrencilerimizin gelişimini destekleyen her türlü projede yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği için İŞKUR’a teşekkür ediyor, tüm öğrencilerimizi bu imkândan yararlanmaya davet ediyorum." Programda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Programa katılacak öğrencilerin başvuru tarihinden itibaren son bir aydır işsiz olmaları ve herhangi bir sigorta girişlerinin bulunmaması gerekiyor. Ayrıca aynı hanede yaşayan bireylerin toplam gelirinin net asgari ücretin üç katını (66.314,01 TL) aşmaması şartı aranıyor. Katılımcıların haftalık katılım süresi 22,5 saat (3 gün) ile sınırlı olup, toplamda en fazla 140 fiili gün programdan yararlanabiliyorlar. Program süresince devam zorunluluğu bulunuyor; belirlenen sınırlar dahilinde izin veya rapor kullanımı ise mümkün olabiliyor. Bağ-Kur kaydı olan öğrenciler programdan faydalanamazken, iş göremezlik ödeneği veya ölüm yardım aylığı alan öğrenciler katılım gösterebiliyor. Program sürecinde disiplin ve etik kurallara aykırı davranış sergileyen ya da katılım şartlarını taşımadığı tespit edilen kişilerin programa devamı ise sonlandırılacak.
Atatürk Üniversitesi, Bioexpo 2025’te Yaşam Bilimleri Ekosisteminin güçlü paydaşı oldu
21 Ekim 2025 Salı - 15:37 Atatürk Üniversitesi, Bioexpo 2025’te Yaşam Bilimleri Ekosisteminin güçlü paydaşı oldu Yaşam bilimleri alanında Türkiye’nin en kapsamlı etkinliği olarak kabul edilen BioExpo 2025, 15-17 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirildi. Biyoteknoloji, ilaç, temizoda teknolojileri ve laboratuvar sistemleri alanlarında faaliyet gösteren kamu kurumları, akademik yapılar ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren fuar; yenilikçi fikirlerin, ileri teknolojilerin ve stratejik iş birliklerinin buluşma noktası oldu. Atatürk Üniversitesi, bu yılki BioExpo organizasyonunda yalnızca bir katılımcı değil, ülkemizin yaşam bilimleri araştırmalarında öncü rol üstlenen bir paydaş olarak yer aldı. Üniversite, bilimsel üretkenliğini ve Ar-Ge kapasitesini hem ulusal hem uluslararası ölçekte tanıtarak, geleceğin biyoteknoloji ve ilaç ekosisteminde etkin bir aktör olduğunu bir kez daha gösterdi. Yapay Zekâ Temelli İlaç Geliştirme Paneline Atatürk Üniversitesi Ev Sahipliği Yaptı Etkinlik kapsamında düzenlenen "Yapay Zeka Temelli İlaç Geliştirme" panelinin moderatörlüğünü, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez üstlendi. Panelde, yapay zekânın ilaç keşfi ve geliştirme süreçlerindeki dönüştürücü rolü, klinik veri analizi ve moleküler hedefleme teknikleri çok yönlü biçimde tartışıldı. Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, KTH-Royal Institute of Technology & King’s College London’dan Prof. Dr. Adil Mardınoğlu ve Trustlife Ventures Ar-Ge Merkezi Genel Müdürü Dr. Duygu Dağlıkoca’nın konuşmacı olarak katıldığı oturumda, akademi-sanayi-yatırımcı iş birliklerinin önemi vurgulandı. Atatürk Üniversitesinin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panel, üniversitenin biyoteknoloji ve yapay zekâ temelli ilaç araştırmalarındaki liderliğini gözler önüne serdi. Akademi-X Buluşması: Ulusal Araştırma Merkezleri Arasında İş Birliği Köprüsü Atatürk Üniversitesi, fuar kapsamında düzenlenen Akademi-X | Merkezler Arası İş Geliştirme ve Deneyim Paylaşımı Buluşması oturumunda da etkin rol üstlendi. DAYTAM, ATA-TTO ve Teknokent temsilcilerinin katılım sağladığı toplantıda; araştırma altyapılarının ortak kullanımı, proje koordinasyonu ve kamu-özel sektör iş birliklerinin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. BioExpo CONNECT koordinasyonunda, SBÜ Teknopol İstanbul, Boğaziçi Üniversitesi HTTM ve DEÜ İBG’nin bilimsel desteğiyle gerçekleşen toplantıda Atatürk Üniversitesi, Doğu Anadolu bölgesinin temsilcisi olarak yer aldı ve ulusal araştırma merkezleri arasındaki etkileşimi güçlendirecek bir platformun hazırlık sürecine dahil oldu. DAYTAM ve ATA-TTO İş Birlikleriyle Ulusal Görünürlük Arttı Atatürk Üniversitesi standı, özgün tasarımı, etkileyici sunumları ve görsel içerikleriyle katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Fuar boyunca ziyaretçiler, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) ve ATA Teknoloji Transfer Ofisi (ATA-TTO) tarafından yürütülen araştırma projeleri, cihaz altyapıları ve Ar-Ge olanakları hakkında bilgi aldı. Boğaziçi, Yıldız Teknik, Dokuz Eylül ve Sağlık Bilimleri Üniversiteleri başta olmak üzere birçok kurum temsilcisi, Atatürk Üniversitesinin altyapısını örnek model olarak değerlendirdi. TÜBİTAK, TÜSEB ve İBG temsilcileriyle yapılan görüşmelerde, ortak projeler, fon desteği ve akademik iş birlikleri için somut adımlar atıldı. Geleceğe Yönelik Stratejik Kazanımlar BioExpo 2025, Atatürk Üniversitesinin bilimsel görünürlüğünü artırırken, yaşam bilimleri alanında yeni ortaklıklar, iş birliği platformları ve proje fırsatlarının doğmasına zemin hazırladı. Fuara katılan öğretim üyeleri, araştırmacılar ve öğrenciler, sektörün güncel dinamiklerini yakından tanıyarak akademik vizyonlarını genişletti. Etkinlik sonrası yapılan değerlendirmelerde, üniversitenin ulusal ölçekte oluşturulacak çevrim içi yaşam bilimleri platformunun Doğu temsilcisi olarak görevlendirilmesi kararlaştırıldı. Bu durum, Atatürk Üniversitesinin bölgesel Ar-Ge koordinasyonunda stratejik bir merkez haline geldiğini gösterdi. Prof. Dr. Hasan Türkez: "Atatürk Üniversitesi, Yaşam Bilimlerinin Geleceğinde Aktif Rol Oynamaya Devam Edecek" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez, fuarın ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "BioExpo 2025, akademi, kamu ve özel sektörün bilgi ve deneyimlerini bir araya getiren çok değerli bir platformdu. Atatürk Üniversitesi olarak bu tür organizasyonlarda yer almak hem üniversitemizin görünürlüğünü artırıyor hem de bilimsel üretim kapasitemizi daha geniş bir ağda paylaşma imkânı sunuyor. Yaşam bilimleri, geleceğin stratejik alanlarından biri olacak. Biz de bu geleceğin şekillenmesinde öncü bir üniversite olarak aktif rol almaya devam edeceğiz." Atatürk Üniversitesinin Katılımı Sektörde Örnek Gösterildi Fuarda sergilenen kurumsal zarafet, profesyonel sunumlar ve etkin iletişim yaklaşımı, diğer üniversite ve firma temsilcileri tarafından örnek uygulama olarak değerlendirildi. BioExpo 2025 katılımı, Atatürk Üniversitesinin yaşam bilimleri alanında uluslararası vizyonunu güçlendirirken, Türkiye’nin bilimsel gelişimine katkı sunma misyonunu da pekiştirdi.