Yerel Haberler
Erzurum
13 Mart 2026 Cuma - 14:52 Erzurum Sivil Toplum Platformu üyeleri, Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğü için yürüdü Erzurum’da Sivil Toplum Platformu (ESTP) üyeleri Cuma namazı sonrası Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğü için yürüdü. Erzurum Yukutiye Kent meydanında toplanan grup adına açıklama yapan ESTP Başkanı Abdulkerim Kavaz, Dünya Kudüs Günü münasebetiyle, Gazze ablukasını kırmak ve Filistin halkının özgürlüğüne destek olmak amacıyla oluşturulan Somut ve Özgürlük Filosu’nun birleşmesi ve Mart ayında yola çıkması planlanan 200 gemilik insani yardım filosuna destek için toplandıklarını söyledi. "Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne sahip çıkmak, mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu haykırmak için buradayız" diyen ESTP Başkanı Kavaz, "İslam coğrafyasının dört bir yanında, çocuklar tonlarca ağırlıktaki bombaların hedefi oluyor. Dün Bosna’da, Çeçenistan’da, Afganistan’da, Arakan’da, Suriye’de ve Irak’ta dökülen kan; bugün Sudan’da, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Gazze’de ve İran’da dökülmeye devam ediyor. Coğrafyalar değişiyor, takvimler değişiyor ancak ölenler hep aynı; masum çocuklar, kadınlar ve siviller. Fail belli, silahlar belli, bombaların üzerindeki imzalar belli. ABD ve İsrail menşeli bombalar şehirleri yerle bir ederken, bizler hâlâ büyük düşmanımız olan "parçalanmışlığı" besliyoruz. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım işgal edip, çocuklarımızı hayattan koparırken; anne babalar evlatsız, evlatlar anne babasız kalırken, bizler enerjimizi ve birliğimizi mezhep kavgaları, etnik tartışmalar ve çekişmelerimizle tüketmeyelim" dedi. Katillerin bombalarının "Şii misin, Sünni misin, Selefi misin?" diye sormadığını, hedeflerinin İslam dünyası ve Müslümanlar olduğunu anlatan Kavaz açıklamasını şöyle sürdürdü: "57 İslam ülkesi, 1,8 milyar Müslüman nüfus, Gazze’de çocukların canını kurtaracak ortak bir irade ortaya koyamıyorsa, bu bir güçsüzlük değil, bu bir dağınıklıktır. Emperyalist ve siyonistler, her gün her saat insan haklarını ve savaş hukukunu hiçe sayarak çocuk, kadın, yaşlı ve sivil ayırt etmeksizin saldırılarını sürdürüyor. Gerçekle yüzleşme vaktidir: Birlik yoksa güç yoktur. Güç yoksa zulümler durdurulamaz. Buradan İslam dünyasına ve liderlerine sesleniyoruz: Ekonomik, siyasi ve askeri gücü, mazlum çocukları koruyacak bir "ortak iradeye" dönüştürün. Her gün, her saat acı haberler geliyor İslâm coğrafyalarından. Gazze’de, 7 Ekim 2023’ten bu yana şehit olan çocuk sayısı 21 binden fazla. Yaralanan ya da uzuv kaybı yaşayan çocuk sayısı ise 44 bin 500’ü geçti. Binlerce çocuk tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle anestezi olmadan uzuv kaybı yaşadı. Batı Şeria’da, Kudüs’te ve Lübnan’da 7 Ekim 2023’ten bu yana 1000’e yakın çocuk katledildi. İran’da 200’den fazla çocuk İsrail ve ABD saldırılarında hayatını kaybetti. Sudan’da ise Nisan 2023’te başlayan iç savaşta binlerce çocuk doğrudan katledilmiş; savaşın tetiklediği şiddetli gıda krizi, kıtlık ve sağlık sisteminin çökmesi sonucunda ise yarım milyondan fazla çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle vefat etmiştir. Doğu Türkistan’daki çocukların durumu, BM İnsan Hakları Ofisi (OHCHR) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi bağımsız kuruluşların 2024-2026 raporlarına göre 1 milyona yakın çocuk ailelerinden koparılmış durumda. UNICEF Myanmar’ın raporuna göre 2024’te 750’den fazla çocuk öldürüldü veya yaralandı. Yaklaşık 500.000 Rohingya çocuğu Bangladeş’teki mülteci kamplarında büyüyor. Ukrayna’da öldürülen çocuk sayısı da sürekli olarak artıyor. 2022 yılından bu yana 3 bin 200’den fazla Ukraynalı çocuk saldırılarda hayatını kaybetti. Dün unutulan, hesabı sorulmayan her katliam, her savaş suçu yenilerine kapı araladı. İslam coğrafyaları bugün ateş altında. Ağır bombalarla 168 çocuğu aynı anda katledenler, tüm dünyanın gözleri önünde açık açık yalan söyleyip ’haberimiz yok diyorlar. Bugün İran’a yönelen Haçlı-Siyonist saldırısı İran’da son bulmayacaktır. İran, Filistin topraklarıyla sınırlı kalmayan ve Lübnan’ı, Yemen’i, Suriye’yi de hedef alan bu saldırganlık zincirinin son halkasını oluşturmakta. İşgalciler mevcut konjonktürü bir fırsat olarak telakki edip güçlerini artırmaya ve kendilerine tehdit teşkil edebilecek tüm unsurları tasfiye etmeye çalışıyorlar. İran’ın geçmişten bugüne icra ettiği siyasetin İslam topraklarında ne büyük acılara yol açtığını elbette biliyoruz. Bugün İran’a açılan savaşın İran’dan öte tüm coğrafyamıza, Müslümanlara karşı yürütülen bir saldırganlık olduğunu görmek ve buna göre tavır almak mecburiyetindeyiz. Emperyalist ve siyonist işgalciler Müslümanlara kan kusturuyor. Dünya sistemi, zalimleri değil mazlumları cezalandırıyor. Epstein dosyaları, aslında Batının "medeniyet" maskesi takmış muktedirlerinin, kendi çıkarları ve sapkınlıkları için neler yapabildiğini gösterdi. Bu durumun İslam coğrafyasındaki çocuk kıyımıyla bağlantıları var. İslam coğrafyasında binlerce çocuk katledilirken Batılı başkentlerin "sağır ve dilsiz" kesilmesinin nedeni, bu karar vericilerin önemli bir kısmının kirli dosyalarla birbirine bağlı olmasıdır. Vicdanı şantajla rehin alınmış bir sistemden, Müslüman çocuklar için adalet beklemek imkânsızdır. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım parçalıyor. Ekonomik ve politik çıkarları için masum insanları katletmekten çekinmiyorlar. Bu tablo karşısında İslâm dünyası ve liderleri daha fazla gecikmeden harekete geçmelidir. Tüm dünya halkları yaşanan bu insanlık dışı katliam ve saldırılara karşı tepkisini açıkça göstermelidir. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Bu küresel çarkın dişlileri arasında ezilen sadece çocuklar değil, tüm insanlığın onurudur. Epstein adalarındaki sapkın pazarlıklarla ruhu satılmış bir sistemin, Gazze’de ya da Sudan’da çocukların üzerine yağan bombalara ’dur’ demesini beklemek beyhudedir. İslâm dünyası mezhep kavgalarıyla ya da çekişmelerle kendi içine gömüldükçe, bu kirli çark masumların kanıyla yağlanmaya devam edecektir. ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan bu pervasız saldırganlığına karşı; uluslararası toplumu, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası örgütleri ve bölge ülkelerini acilen harekete geçmeye çağırıyoruz." Kalabalık açıklama sonrası olaysız şekilde dağıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 14:20 DENEYAP Türkiye, Geleceğin teknoloji yıldızlarını arıyor Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) paydaşlığında yürütülen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri kapsamında 2026 Öğrenci Seçme Süreci başvuruları devam ediyor. Türkiye’nin 81 ilinde bulunan 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde hayata geçirilen "Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı" ile öğrenciler, 36 ay boyunca tamamen ücretsiz teknoloji eğitimi alma fırsatı buldu. Program sayesinde gençler; analitik düşünme, problem çözme ve takım çalışması becerilerini geliştirirken hayallerini somut projelere dönüştürme imkânı yakaladı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 4 ve 5. sınıf, 8 ve 9. sınıf ile lise hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrenciler, DENEYAP Öğrenci Seçme Sınavına başvurarak bu yolculuğa katılma fırsatı elde etti. Üç aşamadan oluşan seçim sürecinde; ilk aşamada E-Sınav, ikinci aşamada çevrim içi eğitim ve görev süreçleri, son aşamada ise Uygulama Sınavı gerçekleştirildi. Kurulduğu günden bu yana 591 bin 977 başvuru, 44 bin 615 öğrenci, 10 bin 802 mezun ve 14 bin 151 eğitmen ile binlerce gencin hayatına dokunan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, "Teknoloji Geliştiren Bir Türkiye" hedefi doğrultusunda gençleri bilim, teknoloji ve üretimle buluşturmaya devam ediyor. Erzurum Valiliği’nce yapılan açıklamada, başvuruların 30 Mart 2026 tarihinde sona ereceği detaylı bilgi ve başvuru için www.deneyap.org sitesinin ziyaret edilebileceği ifade edildi.
Dadaşlar balkanları fethedecek
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:22 Dadaşlar balkanları fethedecek Erzurumlu Ertuğrul Dönmez, Milli takım antrenörü olarak, Elifsu Esenboğa ile Elif Rana Ekmen sporcu olarak Yıldızlar Balkan Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Ertuğrul Dönmez’e Türkiye Judo Federasyonu’ndan bir görev daha geldi. Dadaş antrenör, Yıldız Milli Takım Antrenörü olarak tatamide sporcuların köşesine çıkacak. Balkan şampiyonasında Erzurum Gençlik Spor Kulübü Sporcuları Elifsu Esenboğa ile Elif Rana Ekmen ise sporcu olarak Yılız Milli takımında tatamiye çıkarak Balkanlarda madalya arayacak. Balkan şampiyonası Karadağ’da Yıldızlar Balkan Judo Şampiyonası 11-12 Ekim 2025 tarihlerinde Karadağ’ın Budva kentinde yapılacak. Erzurum GSİM Antrenörü Ertuğrul Dönmez ile sporcular 36 kiloda Elifsu Esenboğa, 63 kiloda Elif Rana Ekmen ülkemizi temsil edecek. Antrenör Dönmez ile iki milli judocu madalya için oldukça iddialı. Bize güvenenleri mahcup etmeyeceğiz Yıldız Milli takımında Türk sporcuların köşesinde tatamiye çıkacak olan Erzurumlu antrenör Ertuğrul Dönmez, kendilerine güvenenleri mahcup etmeyeceklerini söyledi. Milli sporcu olarak ülkemize madalyalar kazandıran Ertuğrul Dönmez, şimdi antrenör olarak milli takım çatısı altında Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmenin mücadelesini veriyor. Genç antrenör, "Bize güvenen Türkiye Judo Federasyonu Başkanımız Sezer Öztürk ile yönetim kurulunun güvenlerini boşa çıkarmayacağız" dedi. Dönmez, kendisine ve sporcularına destek veren Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez’e de teşekkür etti.
620 yıllık ceviz ağacında hasat
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:09 620 yıllık ceviz ağacında hasat Erzurum’un Oltu ilçesi Arıtaş Mahallesi’ndeki 620 yıllık ceviz ağacında geleneksel yöntemlerle hasat gerçekleştirildi. Mahalle sakinlerince "imamın cevizi" olarak da bilinen anıt ağaç, sadece fiziksel büyüklüğüyle değil, taşıdığı kültürel ve tarihi anlamla da dikkat çekiyor. Arıtaş Mahallesi’nde vakıf arazisi üzerinde yer alan ve uzun süredir mahalle sakinlerince yaklaşık 300 yaşında olduğu düşünülen anıt cevizin gerçek yaşı, Orman Genel Müdürlüğü’nden gelen uzman ekiplerce yapılan inceleme sonucu ortaya çıktı. Yapılan bilimsel ölçümler sonucunda ağacın 620 yıllık olduğu belirlendi. Zamanın tüm izlerini taşıyan ve bazı dalları kırılmış olmasına rağmen görkemini koruyan ağacın çevresini ise yedi kişi el ele tutuşarak ancak sarabiliyor. Ağacın gövde kalınlığı 5 metre 30 santimetre, dallarının uzunluğu ise 21 metre olarak ölçüldü. Her yıl ürün vermeye devam eden devasa ceviz ağacında geleneksel yöntemlerle hasat gerçekleştirildi. Mahalle sakinleri, uzun sırıklar yardımıyla dallarda olgunlaşan cevizleri topladı. Mahalle sakinlerince "imamın cevizi" olarak da bilinen anıt ağaç, sadece fiziksel büyüklüğüyle değil, taşıdığı kültürel ve tarihi anlamla da dikkat çekiyor. Asırlarca bereket dağıtan ağaç, bölge için adeta yaşayan bir tarih niteliği taşıyor. Mahalle sakinleri, ağacın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasını istedi. Arıtaş Mahallesi Muhtarı Halil Bektaş Anıt, "Cevizi biz 300 yıllık olarak biliyorduk. Basında çıkan haber sonrası Orman Genel Müdürlüğü’nden gelen uzman ekipler ağacın gerçek yaşını belirlediler. 620 yaşındaymış. Biz de bugün mahalle sakinleri ile birlikte cevizin hasatını gerçekleştirdik" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Tekin, çocukların ip çekme yarışına katıldı, onlarla yakan top oynadı
07 Ekim 2025 Salı - 17:19 Milli Eğitim Bakanı Tekin, çocukların ip çekme yarışına katıldı, onlarla yakan top oynadı Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in himayelerinde, Millî Eğitim Bakanlığı ile Eyüp Sabri Tuncer Kozmetik Sanayi A.Ş. arasında "Sağlıkla Gülümse Erzurum" iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Millî Eğitim Bakanlığı adına Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömür Fatih Karakullukçu ve Eyüp Sabri Tuncer adına Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Engin Tuncer tarafından imzalandı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ve beraberindeki heyet protokol imza töreni için Yakutiye İlçesi Murat Ellik İlköğretim Okulu’na geldi. Burada okul bahçesinde beden eğitimi dersindeki çocuklarla ilgilenen Bakan Tekin, onlarla yakan top oynadı, ip çekme yarışına katıldı. Daha sonra sınıfları gezdi ve öğretmenlerle buluştu. Protokolün Erzurum’da temel eğitim çağındaki bütün çocukları kapsayacağını ifade eden Tekin, yıl içinde okullara bu malzemelerin dağıtılacağını bildirdi. Tekin, ardından Yakutiye ilçesindeki Şükrüpaşa Ortaokulu’na bir ziyaret gerçekleştirdi. Türkiye’deki tüm okullarda bugün başlatılan "Filistin Farkındalık Etkinlikleri" kapsamında program yapan öğrenciler, Bakan Tekin’i okul girişinde "Filistin’e özgürlük" yazılı balonlarla karşıladı. Öğrencilerin ailelerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve kendisinin selamını iletmelerini isteyen Tekin, öğrenci ve öğretmenlerle yakından ilgilenerek taleplerini dinledi. Bakan Tekin, yeni eğitim müfredatıyla ilgili bilgiler verdikten sonra öğretmenler odasında öğretmenlerle toplantı yaptı. 20 bin adet diş fırçası ve diş macunu seti dağıtılacak İş birliği kapsamında, Erzurum ilinde öğrenim gören 3. sınıf seviyesindeki öğrencilere, 20 bin adet diş fırçası ve diş macunu seti ücretsiz olarak ulaştırılacak. Projeyle okul çağındaki çocuklarda ağız ve diş sağlığı farkındalığının artırılması, doğru ağız bakım alışkanlıklarının kazandırılması ve sağlıklı yaşam davranışlarının desteklenmesi amaçlanıyor. "Sağlıkla Gülümse Erzurum" projesi, Millî Eğitim Bakanlığı ile özel sektör arasında yürütülen toplumsal sorumluluk temelli iş birliklerine örnek teşkil edecek nitelikte bir uygulama olarak hayata geçirilecek. Protokol, 07 Ekim 2025 tarihinde Erzurum’da, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in himayelerinde imzalanarak yürürlüğe girdi. "Protokolümüzün iki önemli boyutu var" Bakan Yusuf Tekin, imza protokolünün hayırlara vesile olmasını dileyerek şunları kaydetti: "Protokolümüzün iki önemli boyutu var. Birincisi özellikle Erzurum ve yöresinde diş sağlığıyla ilgili hususlarda buradan başlayarak Türkiye çapında dikkati çekmek. Sadece diş ile ilgili değil, genel anlamda sağlıkla ilgili, zamanında önleyici tedbirleri aldığımızda hem vücudumuz sağlıklı olacak hem de ülkemizin sağlık harcamaları daha rasyonel temele gelmiş olacak. Diş ve diş sağlığıyla ilgili böyle farkındalık oluşturmak açısından bu protokol önemli. Protokolün ikinci önemi ise özelikle bu sektörde yani diş fırçası, diş macunu ve temizlik sektöründe maalesef boykot diye tanımladığımız ürün sayısı çok fazla. Böyle bir ortamda yerli ve millî olan Eyüp Sabri Tuncer markası, insan hakları ve dünya haklarına yönelik boykot uygulamak isteyenler için böyle bir alan oluşturdu."
Bakan Tekin DAGC’de
07 Ekim 2025 Salı - 17:12 Bakan Tekin DAGC’de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum programı çerçevesinde merkezi Erzurum’da bulunan Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) ve Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu’nu (DGF) ziyaret etti. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ile yerel ve yaygın basın kuruluşlarının da katıldığı ziyarette DAGC Başkanı Türkez, Erzurum’un 1867’de Anadolu’da yayınlanan ilk Türkçe gazete Envar-ı Şarkiyye ile başlayan köklü bir basın geleneğine sahip olduğunu belirterek, cemiyet ve federasyonun yapılanması, Erzurum ve bölge basını ve meslek yasası ile yaşanan sorunlarla alakalı rapor sundu. İletişim meslek lisesi talebi Atatürk Üniversitesi’nde bulunan İletişim Fakültesi’nin de meslek eğitimi açısından önemli bir görev üstlendiğine dikkat çeken Türkez, meslekte ara ve yetişmiş elaman teminine destek olacak orta öğretim seviyesinde bir iletişim meslek lisesinin Erzurum’a kurulmasını talep etti. Bakan Tekin de konuyla ilgili olarak DAGC’nin katkılarıyla Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi ile yapılacak bir değerlendirme sonucu Erzurum’a böyle bir lise planlanması için çalışma başlatacaklarını söyledi. Örnek lise olacak Tematik liseler kapsamında Erzurum’un öncü olacağını ve ülkede açılan 7 gastronomi lisesinden birisinin kentte eğitime başladığını anlatan Bakan Tekin, "23 Temmuz Erzurum Kongre binasının arkasında bulunan eski Endüstri Meslek Lisesi, büyükşehir belediyesinin de katkılarıyla tadilattan geçirildi. Bu yıl özel yetenek sınavıyla 65 öğrencimiz burada eğitime başladı. Bu okullar kültür taşınımı açısından çok önemli. Erzurum yemek kültürünü uluslar arası boyuta taşıyacak ve mezunlarıyla örnek olacak bir eğitim kurumunu şehrimize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz "dedi. Ziyaret sonunda DAGC Başkanı Türkez ve DGF Başkanı Tarakçıoğlu, Bakan Tekin’e ziyareti anısına bir plaket sundu.
"Sağlıkla Gülümse Erzurum" protokolü imzalandı
07 Ekim 2025 Salı - 16:54 "Sağlıkla Gülümse Erzurum" protokolü imzalandı Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in himayelerinde, Millî Eğitim Bakanlığı ile Eyüp Sabri Tuncer Kozmetik Sanayi A.Ş. arasında "Sağlıkla Gülümse Erzurum" iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Millî Eğitim Bakanlığı adına Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömür Fatih Karakullukçu ve Eyüp Sabri Tuncer adına Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Engin Tuncer tarafından imzalandı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ve beraberindeki heyet protokol imza töreni için Yakutiye İlçesi Murat Ellik İlköğretim Okulu’na geldi. Burada okul bahçesinde beden eğitimi dersindeki çocuklarla ilgilenen Bakan Tekin, onlarla yakan top oynadı, ip çekme yarışına katıldı. Daha sonra sınıfları gezdi ve öğretmenlerle buluştu. Protokolün Erzurum’da temel eğitim çağındaki bütün çocukları kapsayacağını ifade eden Tekin, yıl içinde okullara bu malzemelerin dağıtılacağını bildirdi. Tekin, ardından Yakutiye ilçesindeki Şükrüpaşa Ortaokuluna bir ziyaret gerçekleştirdi. Türkiye’deki tüm okullarda bugün başlatılan "Filistin Farkındalık Etkinlikleri" kapsamında program yapan öğrenciler, Bakan Tekin’i okul girişinde "Filistin’e özgürlük" yazılı balonlarla karşıladı. Öğrencilerin ailelerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve kendisinin selamını iletmelerini isteyen Tekin, öğrenci ve öğretmenlerle yakından ilgilenerek taleplerini dinledi. Bakan Tekin, yeni eğitim müfredatıyla ilgili bilgiler verdikten sonra öğretmenler odasında öğretmenlerle toplantı yaptı. 20 bin adet diş fırçası ve diş maçını seti dağıtılacak İş birliği kapsamında, Erzurum ilinde öğrenim gören 3. sınıf seviyesindeki öğrencilere, 20 bin adet diş fırçası ve diş macunu seti ücretsiz olarak ulaştırılacak. Proje ile okul çağındaki çocuklarda ağız ve diş sağlığı farkındalığının artırılması, doğru ağız bakım alışkanlıklarının kazandırılması ve sağlıklı yaşam davranışlarının desteklenmesi amaçlanıyor. "Sağlıkla Gülümse Erzurum" projesi, Millî Eğitim Bakanlığı ile özel sektör arasında yürütülen toplumsal sorumluluk temelli iş birliklerine örnek teşkil edecek nitelikte bir uygulama olarak hayata geçirilecek. Protokol, 07 Ekim 2025 tarihinde Erzurum’da, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in himayelerinde imzalanarak yürürlüğe girdi. "Protokolümüzün iki önemli boyutu var" Bakan Yusuf Tekin, imza protokolünün hayırlara vesile olmasını dileyerek şunları kaydetti: "Protokolümüzün iki önemli boyutu var. Birincisi özellikle Erzurum ve yöresinde diş sağlığıyla ilgili hususlarda buradan başlayarak Türkiye çapında dikkati çekmek. Sadece diş ile ilgili değil, genel anlamda sağlıkla ilgili, zamanında önleyici tedbirleri aldığımızda hem vücudumuz sağlıklı olacak hem de ülkemizin sağlık harcamaları daha rasyonel temele gelmiş olacak. Diş ve diş sağlığıyla ilgili böyle farkındalık oluşturmak açısından bu protokol önemli. Protokolün ikinci önemi ise özelikle bu sektörde yani diş fırçası, diş macunu ve temizlik sektöründe maalesef boykot diye tanımladığımız ürün sayısı çok fazla. Böyle bir ortamda yerli ve millî olan Eyüp Sabri Tuncer markası, insan hakları ve dünya haklarına yönelik boykot uygulamak isteyenler için böyle bir alan oluşturdu." (MEK-NK)
Bakan Tekin: "Biz büyük bir camiayız"
07 Ekim 2025 Salı - 12:58 Bakan Tekin: "Biz büyük bir camiayız" Erzurum’da ilçe milli eğitim müdürleri ile bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ana hedeflerinden birsinin de insanlığın ortak değerlerine sahip çıkan, insanın bizatihi insan olmasından kaynaklanan haklarını koruyan, saygı duyan ve bu konuda mücadele eden bir kuşak yetiştirmek olduğunu dile getirdi. Bakan Yusuf Tekin, Erzurum Hizmetiçi Eğitim Merkezi Enstitüsü’ndeki toplantıda ilçe milli eğitim müdürleri ile bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Tekin, "Tüm okullarda Filistin ve Gazze temalı farkındalık oluşturmak üzere gönüllülük esasına dayanan çalışmalar yapmalarını istediklerini hatırlatarak, "Bugün okullarımızda İsrail’in iki yılı dolan soykırım uygulamasını, vahşetini okullarımıza bir farkındalık oluşturması açısından bir yazı göndererek bu konuda gönüllülük esasında yayılan çalışmalar yapmalarını istemiştik. Burada iki tane gerekçemiz var. Bunlardan bir tanesi, eğitim dediğimiz şeyin ana paradigması; dünyaya barışı, demokrasiyi, insan haklarını egemen kılacak bir kuşak yetiştirmektir. Bu yetiştirmenin yolu da bu türden kural dışı davranışların sergilendiği ortamlarda tepki gösteren ve bu insani değerlere sahip çıkan kuşağın yetişmesi için bu farkındalıkları artırmaktır. Bunlarla aslında tamamen dünyanın her tarafında eğitim-öğretim programlarının içerisine yerleştirilmiş olması gerekir. Eğitim-öğretim süreçlerinin ana hedefinin bu olması gerekiyor. Fakat hızla gelişen dünyamızda maalesef yeni gelişmelere adapte olma uğraşındaki eğitim-öğretim sektörü, asıl ana paradigmasını ihmal eder duruma geldi. Eğer öyle olmasaydı, bugün dünyada soykırımdan, savaşlardan, insan hakları ihlallerinden, zulümlerden bahsetmezdik" dedi. "Bir gün Türkler gelecek ve bizi kurtaracak" Geçen eğitim-öğretim yılı uygulamaya koyulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde; insanlığın ortak değerlerine sahip çıkan, insanın bizatihi insan olmasından kaynaklanan haklarını koruyan, saygı duyan ve bu konuda mücadele eden bir kuşak yetiştirmeyi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ana hedeflerinden bir tanesi olarak kurguladıklarını anlatan Bakan Tekin, "Dolayısıyla biz bugünkü etkinliğimizi, insanlık adına; insanlık onuruna sahip çıkmak, zulümlere ’dur’ demek, barış adına, demokrasi adına çocuklarımızın, okullarımızın bir ses vermesini istemiş olduk. İkincisi de bu evrensel enstrümanların dışında; biz binlerce yıllık devlet geleneğine sahip olan bir milletiz. Ve sahip olduğumuz bütün devlet gelenekleri dünyada hep mazlumun yanında yer aldı. Dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan insanlar, ’Bir gün Türkler gelecek ve bizi kurtaracak’ ümidiyle yaşadılar. İkinci konu bu. Biz devlet olarak böyle bir geleneğiz. Bizim çocuklarımız, dünyanın neresinde olursa olsun zulme karşı çıkan, mazlumların yanında olan bir devlet geleneğine sahip olduğunu bilmeli ve bu devlet geleneğine sahip çıkmalılar" şeklinde konuştu. "Bu yolculuğu beraber yürümeliyiz" Büyük bir aile olduklarını vurgulayan Bakan Tekin, "Gerçekten çok büyük bir aileyiz. Özel okullarla beraber düşündüğümüzde yaklaşık 75 binin üzerinde kurum, 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmenle hizmet veriyoruz. Diğer özel öğretim genel müdürümüze bağlı diğer kurumları da düşündüğümüzde, 100 binin üzerinde Türkiye’de kurumla muhatabız. 100 binin üzerinde kurum. 18 milyon öğrenci ve 86 milyona yakın bütün vatandaşlarımızla birebir temas halinde olan devasa bir yapıyız. Dikkat etmemiz gereken en temel şey, bu yapının bir ahenk içerisinde, bir uyum içerisinde, ortak hedeflere yönelik olarak, ortak aynı metodolojiyle mücadele etmesini temin etmektir. Bu bizim için önemli. Eğer bunu yapamazsak, bu uzlaşıyı sağlayamazsak, bu yolculuğu beraber yürüyemezsek; attığımız adımların hiçbir anlamı yok. Attığımız adımların başarılı olmasının yegâne yöntemi budur. Ve 2023 Haziran ayında bakanlık görevine başladığımda bu parametreden hareket ettik ve şöyle bir şey yaptık: Bu birlikteliği, bu aynı yol yürümeyi Bakanlık Merkez Teşkilatı’ndan başlatalım dedik. Pazar günü Mahmut Hoca ile devir teslimi yaptıktan sonra eve gittim, 6 tane soru yazdım. Sonra onları çoğalttım ve pazartesi sabah erken saatlerde gazetecilerle başlangıcını yaptık. Erken yapacağımız birim amirleri toplantısında birim amirlerimize, yani genel müdürlerimize ve o zamanki bakan yardımcılarımıza bu soruları yönelttim, yazılı olarak. Soruların ortak özelliği şuydu: Bakanlık, bakan yardımcıları ve genel müdürler, birim amirleri birbirlerinin ne yaptıklarını o gün başladığımız noktayı, bugün şu an geldiğimiz nokta itibarıyla farklı uygulamalarla devam ettirdik. Hemen ertesinde bütün öğretmen arkadaşlarımızla sohbet etmek için mekanizmalar oluşturmaya başladık" dedi. "Aynı hedefe yönelmiş, aynı azim ve kararlıktayız" "Öğretmenler Odası Etkinlikleri" oluşturduklarını hatırlatan Bakan Tekin, sözlerine şöyle devam etti: "Bazen planlanmış, davetli öğretmenler odası programları yaptık; bazen il ziyaretlerimizde ziyaret ettiğimiz okulları önceden il millî eğitim müdürlerimiz, valilerimiz organize ettiler. Oradaki gittiğimiz okuldaki öğretmen arkadaşlarımızla sohbet ettik. Çoğunlukla da habersiz ziyaret ederek okullarımızda öğretmen arkadaşlarımızla samimi ve içten sohbetler yaptık. İl müdürlerimizle yaptığımız toplantıları rutinleştirdik. Her ay yaptığımız her işi il müdürü arkadaşlarımızla konuştuk. Zümre öğretmenlerle ilgili bir karar aldık ve bunu önemsediğimizi gönderdiğimiz şekilde yaparak ifade ettik. Türkiye Zümreleri oluşturduk. Bakanlığın elektronik ortamda iletişim kanallarını aktif bir şekilde kullanmaya başladık. Yapmak istediğimiz şey şuydu: Biz, bakanlık olarak biraz önce söylediğim büyüklük olarak hem sayısal büyüklük olarak birlikte hareket eden, aynı şeyi yapmak isteyen ve aynı hedefe yönelmiş, aynı azim ve kararlılıkla çalışan insanların bir araya geldiği bir aile ortamı oluşturmak istedik. Bunu yapmak için kurumsal toplantı anlamında attığımız adımlardan bir tanesi de sizin şu anda bulunduğunuz toplantı ortamı. Bu ilçe müdürlerimizi de 922 ilçenin tamamının ilçe müdürlerini kısımlar hâlinde 200-300 kişilik gruplar şeklinde toplantılarımıza davet ettik. Geçtiğimiz hafta ilk grubu, 200 civarında ilçe müdür arkadaşımızla beraber Gaziantep’te yaptık. Bugün 300’ün üzerinde ilçe müdürümüzle beraber buradayız. Ve önümüzdeki bu ay içerisinde bütün ilçe müdürleri toplantılarımızı tamamlamış olacağız. Burada bulunduğumuz süre içerisinde, biraz önce çerçevesini çizdiğim mantık dâhilinde; bakanlığımızın neyi, niçin yaptığını, hangi yöntemleri izlediğini ve sizlerden beklentilerimizin ne olduğunu ilgili arkadaşlarımız, bakan yardımcılarımız ve genel müdürlerimiz sizlerle paylaşacak."