Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Halk Oyunlarında Erzurum Gençlik Spor ve EKTUD şampiyon
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:34:53
Erzurum GSİM’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu 2026 yılı faaliyet programında yer alan Halk Oyunları Bölge Birinciliği finalleri sona erdi. Erzurum Gençlik Spor Kulübü ve EKTUD Dadaşlar diyarına şampiyonluk sevinci yaşattı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) 2026 Faaliyet Programında yer alan ve Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Halk Oyunları Federasyonu İl Temsilciliği tarafından organize edilen Halk Oyunları Bölge Finalleri, Erzurum Spor Salonu’nda yapıldı. Nefes kesen yarışlara neden olan küçükler, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde yapılan yarışlarda ekipler düzenlemeli ve düzenlemesiz dalda şampiyonluk kürsüsüne çıkmak için mücadele ettiler. Nefes Kesen Kulüpler arası Bölge Şampiyonası finallerine Erzurum’un yanı sıra Ardahan, Kars, Erzincan ve Iğdır illerinden ekipler katıldı. Minikler düzenlemeli dalda 1. Kars Gençlik Spor Merkezi oldu. Yıldızlar düzenlemesiz dalda ise Kars Doğu Rüzgarı Spor Kulübü şampiyon oldu. Erzincan ikinci, Erzurum Gençlik Spor Kulübü üçüncü oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü Zirvede Gençler düzenlemesiz dalda Bar Eğitimcisi Oktay Toktaş yönetimindeki Erzurum Gençlik Spor Kulübü şampiyon olarak Türkiye Finallerine katılma hakkı elde etti. Zülal Bayraktar yönetimindeki kız ekibi ise minikler düzenlemesiz dalda üçüncü olarak bronz kupanın sahibi oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü halk oyunları bölge finallerinde iki kupa sevinci yaşadı. Ektud’dan Çifte Şampiyonluk Halk oyunları bölge finallerinde Erzurum’u temsil eden Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) Spor Kulübü bar ekipleri ise Dadaşlar diyarına çifte şampiyonluk sevinci yaşattı. Aynı zamanda EKTUD Başkanı olan bar eğitimcisi Gökhan Kılınboz yönetiminde piste çıkan EKTUD yıldızlar ve büyükler kategorisinde düzenlemesiz dalda çifte şampiyonluk kazandı. Yıldızlar düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Spor Kulübü (EKTUD) birincilik kürsüsüne çıkarken, Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci sırada yer aldı. Büyükler düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) şampiyon oldu. Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci oldu. Büyükler Karma dalda Ardahan Gençlik Spor Kulübü bölge birincisi oldu. Büyükler Düzenlemeli dalda ise şampiyonluk kupası Erzincan Gençlik Spor Kulübü’ne gitti. Dereceye giren takımların kupalarını Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Necati Yılmaz, MHK Yönetim Kurulu üyeleri Mevlüde Gül Erdem, Necip Çiçek, Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu ile diğer davetliler verdi. Çakmur Ve Dönmez’den Erzurum Ekiplerine Kutlama Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile aynı zamanda Spor Hizmetleri Müdürü olan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, hem Gençlik Spor Kulübünü hem de EKTUD’u başarılarından ötürü tebrik etti. Antrenörler Oktay Toktaş ile Zülal Bayraktar ile öğrencilerini tebrik etti. Çakmur ve Dönmez, Erzurum kültürüne hizmet veren ve takımlarını zirveye taşıyan Gökhan Kılınboz’u da kutladılar. Erzurum GSİM Müdürü Levent Çakmur, "Kültürümüzü yaşatan ve başarılı olmasını sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Erzurum Gençlik Spor Kulübümüz ile EKTUD’a Türkiye finallerinde başarılar diliyorum" dedi. Bu arada yarışmalarda halk oyunları ekiplerini yalnız bırakmayan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri Yaser Taşkesenlioğlu ve Ufuk Purutçu ile Halk Oyunları Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu da ekiplerin başarısına ortak olarak büyük sevinç yaşadılar.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:22
Erzurum’da kahramanlara vefa: "Zaman durmaz, kahramanlar unutulmaz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Erzurum’da "Zaman Durmaz, Kahramanlar Unutulmaz" projesi kapsamında bayramda şehit aileleri ve gazileri ziyaret etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, "Zaman Durmaz, Kahramanlar Unutulmaz" projesi kapsamında Erzurum’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ve kurum görevlileri ile birlikte bayramda şehit aileleri ve gazileri ziyaret etti. Ziyarette şehit ailelerine ve gazilere özel gereksinimli bireyler ile koruma altındaki çocuklar tarafından Türk çini sanatının eşsiz motifleriyle hazırlanan el emeği çini saatler hediye edildi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile aziz şehitlerin hatırasının yaşatılması, kahraman gazilere duyulan vefa ve minnet duygusunun güçlendirilmesi amaçlandı. Ziyaretlerde şehit aileleri ve gazilerin Kurban Bayramı tebrik edilirken, talep ve görüşleri de dinlendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, şehit aileleri ve gazilerin milletin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu belirterek, "Aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli ailelerimiz ile kahraman gazilerimiz milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahiptir. Devletimiz her zaman onların yanındadır. ‘Zaman Durmaz, Kahramanlar Unutulmaz’ projemizle çocuklarımızın ve özel gereksinimli bireylerimizin hazırladığı anlamlı hediyeleri takdim ederek hem vefa duygusunu yaşatıyor hem de toplumsal farkındalığı güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ise şehit aileleri ve gazilerin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Aykut, devletin şefkat eli ve milletin vefa duygusuyla şehit aileleri ve gazilerin ihtiyaç ve taleplerini yakından takip etmeyi sürdüreceklerini kaydetti. Bayramlaşma programı kapsamında ayrıca EMŞAV Erzurum Şube Başkanı Mikail Akpınar, EMŞAV Doğu Anadolu Bölge Başkanı Muktedir Güngör, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Recep Akgül, TÜGŞAV Erzurum Şubesi Başkanı Rıza Demir, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Salih Mesci, Erzurum Şehit Aileleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Hatem Tetik, Erzurum Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği Başkanı Yavuz Erzincanlı, Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi Güvenlik Korucuları Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Yunus Özkan, Erzurum Şehit Gazi Güvenlik Koruyucuları Dul ve Yetimler Yardımlaşma Derneği Başkanı Nezahat Üstündağ ile Doğu Anadolu Güvenlik Korucuları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Emin Koçoğlu ziyaret edildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:03
ASH Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu’ndan EMŞAV’a bayram ziyareti
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Kurban Bayramı programı kapsamında Erzurum’da EMŞAV’da şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelerek bayramlaştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Kurban Bayramı programı kapsamında Erzurum’da Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı’nda düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Tarıkdaroğlu’na ziyarette Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ile kurum personeli eşlik etti. EMŞAV Erzurum Şube Başkanı Mikail Akpınar ve EMŞAV Doğu Anadolu Bölge Başkanı Muktedir Güngör’ün de hazır bulunduğu programda, şehit aileleri ve gazilerle bayramlaşıldı. Şehit yakınları ve gazilerle yakından ilgilenen Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu, devletin tüm imkânlarıyla şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğunu belirtti. Tarıkdaroğlu, aziz şehitlerin emaneti olan ailelerin ve kahraman gazilerin milletin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu ifade ederek, "Şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli ailelerimiz ve fedakâr gazilerimiz, bu milletin onurudur. Onların hatırasını yaşatmak, ailelerinin yanında olmak ve gazilerimizin her daim ihtiyaçlarına duyarlı yaklaşmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bakanlığımız, sosyal hizmet anlayışını yalnızca bir kamu görevi olarak değil; vefa, gönül bağı ve insan odaklı hizmet anlayışıyla yürütmektedir." dedi. Bayramların birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren özel zamanlar olduğuna dikkat çeken Tarıkdaroğlu, şehit aileleri ve gazilerle aynı sofrada, aynı gönül ikliminde buluşmanın büyük bir anlam taşıdığını dile getirdi. Tarıkdaroğlu, "Bugün burada sizlerle bir arada olmak, bayram sevincini paylaşmak bizler için büyük bir mutluluktur. Devletimiz, dün olduğu gibi bugün de şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındadır. Kapımız da gönlümüz de sizlere her zaman açıktır." ifadelerini kullandı. Program kapsamında Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen "Zaman Durmaz Kahramanlar Unutulmaz" Projesi de tanıtıldı. Proje çerçevesinde, özel gereksinimli bireyler ile koruma altındaki çocukların Türk çini sanatının motifleriyle hazırladığı el emeği çini saatler, şehit aileleri ve gazilere takdim edildi. Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu, projede emeği geçenleri tebrik ederek, özel gereksinimli bireyler ve çocukların el emeğiyle hazırlanan hediyelerin vefa duygusunu daha da anlamlı hale getirdiğini söyledi. Tarıkdaroğlu, bu tür çalışmaların hem sosyal hizmet alanındaki farkındalığı artırdığını hem de şehit aileleri ve gazilere duyulan minnetin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyaret, bayram tebriği ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:50
"Gelin koçu" şampiyon Erzurumspor bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslendi
Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Erzurumspor FK bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslenen koç, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Erzurum’un merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da yaşatıldı. Damat tarafı tarafından hazırlanan ve çeşitli süslemelerle donatılan koç, gelin evine götürülerek hem bereketin hem de iki aile arasındaki bağlılığın simgesi oldu. Erzurumspor coşkusu gelin koçuna yansıdı Bu yıl gerçekleştirilen gelenekte gelin koçu, kırmızı tüllerin yanı sıra şampiyon Erzurumspor FK’nın bayrağı vee mavi-beyaz balonlarla süslendi. Erzurumspor’un şehirde oluşturduğu şampiyonluk coşkusu gelin koçuna yansırken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Erzurum’da uzun yıllardır sürdürülen gelenekte damat tarafı tarafından hazırlanan koç, çeşitli süslemelerle gelin evine götürülüyor. Bazı aileler tarafından altın takılarla da süslenen koç, aile büyüklerinin duaları eşliğinde teslim ediliyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde sıkça görülen gelenek, yeni neslin ilgisiyle yaşatılmaya devam ediyor. "Koçumuza Erzurumspor FK bayrağını da taktık" Damat Mikail Şen, Erzurum’un köklü geleneklerinden birini yaşattıklarını belirterek, "Erzurum’un yüzyıllardır geleneksel adetlerinden biri olan kurbanlık koçumuzu süsledik, gelin tarafına götürdük. Tabii bu koç hem damat tarafının hem gelin ailesinin bağlılığını ve saygınlığını gösterir. Koçumuza bir de Erzurumspor FK bayrağını taktık. Bu sene Erzurumspor’un şampiyonluk sevincini de yaşadık. Hem Erzurum hem Erzurumspor adına herkesin bayramı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" dedi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:54
İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:42
Tarım ve hayvancılıkta erzurum modeli
Erzurum Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık sektöründe hayata geçirdiği "Tarım ve Hayvancılıkta Erzurum Modeli" ile sektörde önemli projeleri hayata geçirdi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Tarım sadece tarladan sofraya gelen ürün değildir. Aynı zamanda istihdam, kırsal kalkınma, milli ekonomi ve sosyal huzurun temel taşıdır" dedi. Başkan Sekmen, "Bugün dünyada tarım stratejik bir alan haline gelmiştir. Gıda güvenliği, iklim değişikliği, artan nüfus ve enerji krizleri, tarımın önemini daha da artırmaktadır. Bizler de bu nedenle tarımı sadece bir üretim sektörü değil, geleceğimizin garantisi olarak görmek zorundayız" diye konuştu. "Tarım; Kalkınmanın En Önemli Anahtarıdır" Başkan Mehmet Sekmen, "Yerel yönetimler, çoğu zaman şehirleşme, altyapı ve sosyal hizmetlerle anılır. Ancak artık tarım ve kırsal kalkınma da belediyelerin asli görevlerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu. Yerel yönetimlerin tarımdaki rolünü ifade eden Sekmen, şu kaydı düştü: "Çünkü tarım sadece köylerde yapılan bir faaliyet değildir; şehrin gıda güvenliği, ekonomisi, istihdamı ve hatta çevre politikalarıyla doğrudan ilişkilidir. Biz belediyeler, çiftçimizin yanında olmalı; üreticimizi sadece destekleyen değil, aynı zamanda yönlendiren ve örgütleyen bir aktör olmalıyız. Bu kapsamda üç temel rolümüz var. Altyapı sağlamak; modern sulama sistemlerinden tarımsal yolların iyileştirilmesine kadar üretimin temelini güçlendirmek. Üreticiyi desteklemek; girdi desteği, fide-tohum dağıtımı, mazot ve gübre katkılarıyla çiftçimizin yükünü hafifletmek. Pazarlama ve katma değer; kooperatifleşme, markalaşma ve işleme tesisleriyle ürünlerimizi pazara güçlü şekilde ulaştırmak." "Kendi Modelimizi Kendimiz Oluşturduk" "Sektörde kendi modelimizi kendimiz oluşturduk" diyen Başkan Mehmet Sekmen, şöyle devam etti: "Biz Erzurum olarak tarımda kendi yol haritamızı belirledik. Adını da ‘Tarımda Erzurum Modeli’ koyduk. Bu modelin sekiz temel başlığı var; Toplulaştırma, Kooperatifleşme ve Ortaklık, Teknoloji ve Eğitim Desteği, Sulama Sistemlerinin Modernizasyonu, Sürdürülebilir Tarım ve Çevre Dostu Uygulamalar, Çiftçi Kredileri ve Destekleme Politikaları, Pazar Erişimi ve Değer Zinciri Oluşumu, Hayvancılık ve Tarım Entegrasyonu Bu başlıklar yalnızca bir plan değil, belediye olarak uyguladığımız somut adımlardır." "Tarım Ve Hayvancılıkta Da Önemli Projeleri Hayata Geçirdik" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, tarım ve hayvancılık alanında hayata geçen bazı yatırımları şöyle özetledi: "Doğu Anadolu Hayvan Borsası; kurduğumuz modern hayvan borsamızla, üreticilerimizin hayvanlarını güvenli ve kayıtlı şekilde satmasını sağladık. Bu sayede hem üretici kazandı hem tüketici kaliteli ürüne ulaştı. Sulama Sistemleri ve Göletler; il genelinde 850 adet hayvan içme suyu ve sulama göleti inşa ettik ki bu Türkiye rekorudur. 3500 kilometre kapalı sistem sulama projeleriyle su kaybını önlüyoruz. Çiftçimizin ürününü kuraklık riski olmadan yetiştirmesine destek oluyoruz. İlçe Mezbahaları; ilçelerimizde kurduğumuz modern mezbahalarla hem gıda güvenliğini sağlıyoruz hem de üreticimizin hayvanını hijyenik ve kontrollü şekilde değerlendirmesine imkân veriyoruz. Sıvat Dağıtımı; hayvanlarımızın suya erişimini kolaylaştırmak için 50 bin sıvat dağıttık. Bu hem hayvancılığın verimini artırıyor hem de üreticimizin yükünü hafifletiyor. Kaba Yem Fabrikası; hayvancılığın temel girdilerinden biri olan kaba yem tesisimiz yakın zamanda faaliyete geçecek. Bu sayede maliyetler düşecek, hayvancılık daha sürdürülebilir hale gelecektir. Yeni Nesil Süt İşleme Tesisi; günlük 10 ton süt kapasiteli modern tesisimizi kurduk. Çiftçimizin ürettiği süt değer kaybetmeden işlenerek piyasaya sunulacaktır. Halk Pazarları ve Yöresel Ürünler Pazarları; üreticilerimizi doğrudan tüketiciyle buluşturduğumuz halk pazarları sayesinde 4000 kalem malı halkımıza ucuz ve kaliteli sunmaya başladık. Hem üretici kazanıyor hem de tüketici uygun fiyata sağlıklı ürüne ulaşıyor. Tarım Makinaları Parkı; çiftçilerimizin pahalı makinalara erişimine kolaylık sağlayarak uygun fiyata sezonluk kiralama imkânı sunduk. Organik katı ve Sıvı gübre üretimi; Cann gübre adıyla üretilen gübremiz kredi kooperatifleri ile yapılan sözleme ile tüm ülkemizin hizmetine sunulmuştur." "Üreticimizin Emeğini De Büyüteceğiz" Başkan Mehmet Sekmen, sektörde hayata geçirecekleri diğer projeleri de şöyle özetledi: "Yakın bir zamanda Allah nasip ederse; Tarım teknolojileri merkezini kuracağız. Tarım gençliği için eğitim ve girişimcilik programlarını başlatacağız. Gıda işleme tesislerini artırarak Erzurum ürünlerini ulusal hatta dünya markası yapacağız. Organize Besi Bölgesi kuracağız. Organize sera Bölgesi kuracağız. Erzurum’un farklı bölgelerinde 300 ton kapasiteli süt toplama merkezleri oluşturacağız. Bakınız yerel yönetimler eliyle tarımı güçlendirmek, yalnızca bugünün değil, yarının da en büyük güvencesidir. Biz biliyoruz ki tarım varsa hayat vardır, tarım varsa gelecek vardır. Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak bu vizyonla çalışıyoruz. Son 12 yıl içerisinde tarım ve hayvancılığa 550 milyon doların (22 milyar 550 milyon TL) üzerinde yatırım yapılmış ve yapılmaya da devam edilmektedir. Üreticimizin emeğini büyütmek için her türlü desteği vermeye devam edeceğiz."
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:46
Erzurum’da Zeynep ve Ahmet isimleri revaçta
Erzurum’da 2025 yılında dünyaya gelen çocuklarda erkek isminde Alparslan, Göktuğ, Ömer Asaf, ilk üçte yer alırken kadın isimlerinde Gökçe, Zümra ve Alya tercih edildi. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, 2025 yılı içerisinde ülkemizde doğmuş olan bebeklere en çok verilen erkek isimleri Alparslan, Göktuğ, Metehan, Yusuf, Ömer, Eymen ve Aras olurken kadınlarda ise Alya, Defne, Gökçe, Zeynep, Elif ve Ecrin tercih edildi. Ülkemizde 2025 yılı itibariyle nüfusa dahil olan kişilerin isimlerinden en çok bulunan erkek isimleri Mehmet, Mustafa ve Ahmet kadınlarda ise Fatma, Ayşe ve Emine oldu. İşte Erzurum’da 2025 yılı bebek isimleri Erzurum’da 2025 yılında dünyaya gelen erkek bebeklerde en çok kullanılan erkek isimler; Alparslan, Göktuğ, Ömer Asaf, Metehan, Hamza, Alperen, Yusuf, Ali Asaf, Kerem, Aybars, Miran, Ömer, Halil İbrahim, Cihangir, Yiğit, Miraç, Muhammed Alparslan, Yiğit Efe, Yiğit Ali, Eymen, Ayaz, Devran, Muhammed Ali, Yunus Emre ve Yiğit Alp oldu. Erzurum’da 2025 yılında dünyaya gelen bebeklerde en çok kullanılan kadın isimleri; Gökçe, Zümra, Alya , Mihra, Asya , Asel, Zeynep, Umay, Defne, Elisa, Asel Lina, Ahsen, Aysima, Miray, Zehra, Yüsra, Eflin, İkra ,Elif, Aybüke, Azra, Meryem, İpek Sare ve Nehir oldu. Ahmet ve Zeynep yine listenin başında Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, Erzurum’da 2025 yılı itibariyle nüfusa dahil olan kişilerin isimlerinden en çok kullanılan 25 erkek ismi; Ahmet, Yusuf, Mustafa, Murat, Mehmet, Ömer, İbrahim, Ali, Fatih, Muhammet, Adem, Hüseyin, İsmail, Hasan, Abdullah, Osman, Emre, Muhammed, Yakup, Furkan, Berat, Kadir, Emirhan, Ömer Faruk ve Yunus oldu. Erzurum’da 2025 yılı itibariyle nüfusa dahil olan kişilerin isimlerinden en çok kullanılan 25 kadın ismi; Zeynep, Fatma, Elif, Ayşe, Hatice, Emine, Meryem, Merve, Esra, Zehra, Kübra, Büşra, Rabia, Tuba, Leyla, Songül, Melek, Hilal, Fadime, Özlem, Yasemin, Hülya, Hiranur, Dilek ve Yağmur oldu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:06
Erzurum’un kadim lezzeti ‘Erzurum paça çorbası’ artık coğrafi işaretli
Erzurum mutfağının önemli lezzetlerinden ’Erzurum paça çorbası’, coğrafi işaret alarak tescillendi. Büyükşehir Belediyesi’nin başvurusunun kabul edilmesiyle kentin coğrafi işaretli ürün sayısı 62’ye yükseldi. Türk Patent ve Marka Kurumu’nca 3 Nisan 2026 tarihinde tescillenen ’Erzurum paça çorbası’, Erzurum’un gastronomi kültüründeki yerini resmi olarak belgeledi. Ürünün servisinin yapıldığı işletmelerde "Erzurum paça çorbası" ibaresi ile mahreç işareti ambleminin görünür şekilde bulundurulacağı ve üretim aşamalarının Erzurum’da gerçekleştirilmesi gerektiği belirtildi. Erzurum’a özgü çorba, su, koyun veya sığır paçası, tuz, sarımsak, sirke, limon suyu, baharat, nohut ve pirinç kullanılarak hazırlanıyor. Halk arasında "paça çorbası" olarak da bilinen yemek, özellikle sert iklim şartlarının hakim olduğu kentte kış aylarında yoğun olarak tüketiliyor. Günlük öğünlerin yanı sıra özel günlerde de sofralarda yer bulan çorbanın hazırlanışında ustalık büyük önem taşıyor. Tescil dosyasında yer alan bilgilere göre, paçaların seçimi, temizlenmesi, kaynatılması ve uzun süre pişirilmesi çorbanın ayırt edici özellikleri arasında bulunuyor. Yaklaşık 15-20 saat boyunca kısık ateşte pişirilen paça çorbası, kolajen bakımından zengin yapısıyla dikkat çekiyor. "Paça çorbasının tescillenmiş olması bizi gururlandırdı" 25 yıldır çorbacılık yaptığını ifade eden Selman Yeşilkent, "Yaklaşık 15 yıldır da çorba ustası olarak görev yapmaktayım. Erzurum’un kadim ustalarından Nevzat ustanın tedrisatından geçtim. Paça çorbasının hazırlanması zorlu bir süreci kapsar. İlk olarak paça gelir, ön yıkama yapılarak dinlenmeye alınır. Dinlenmeye alındıktan sonra ustalarımız tarafından çok iyi bir temizliği yapılır. Temizlik işleminin ardından yüksek ısıda kaynatılır ve tekrar dinlenmeye bırakılır. Dinlenme aşamasında suyu birkaç kez değiştirilir. Daha sonra yeniden kazanlara alınır ve yaklaşık 15-20 saat boyunca kısık ateşte, kolajeni çıkana kadar pişirilir. Sonrasında kemiklerinden ayrılan paça, kendi suyuyla birleştirilerek tuz eklenip servis edilir. Paça çorbası doyurucu olmasının yanı sıra doğal kolajen ve protein bakımından oldukça zengindir. Aynı zamanda sert iklimlerde dayanıklılığı artıran, bağışıklığı destekleyen kadim lezzetlerimizden biridir. Erzurum paça çorbasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş olması bizleri çok gururlandırdı. Bu ürünü artık coğrafi işaretli şekilde müşterilerimize sunabiliyoruz. Bu konuda emeği geçen başta Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Genel Sekreter Zafer Aynalı, Gastronomi ve Turizm Müdürü Resul Parlak olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Paça çorbamızı herkesin tatmasını tavsiye ederiz" Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı da, Erzurum’un gastronomisiyle ilgili son yıllarda çok önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, "Bunun son somut göstergesi de Erzurum paça çorbasının coğrafi işaretli ürün kapsamına alınarak tescillenmesi oldu. Çok yoğun çabalar sonucunda Erzurum’un paça çorbası coğrafi işaretli ürün haline geldi. Bu vesileyle coğrafi işaretli ürün sayımızı 62’ye çıkarmış olduk. Şu anda Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sıralamasında dördüncü sıradayız. Ancak hedefimiz 1’inci sıraya yükselmek. Şu an 20 ürünümüzün daha müracaatı yapılmış durumda ve tescil süreçleri devam ediyor. Paça çorbası bizim çok kadim bir çorbamızdır. Geçmişten gelen, mutfak kültürümüzde önemli bir yere sahip olan bir lezzettir. Faydaları saymakla bitmez. Tam anlamıyla kolajen ve kalsiyum deposu olan bir çorbadır. Kemik erimesine faydalıdır, bağışıklık sistemini güçlendirir, gün boyu enerji verir ve hastalıklara karşı koruyucu özelliği vardır. Bu yönüyle de adeta bir şifa kaynağıdır. Biz bu ürünü tescilleyerek coğrafi işaretli hale getirdik. Erzurum’a gelen herkesin paça çorbamızı tatmasını tavsiye ediyoruz. Bilenler zaten biliyor ancak bilmeyenleri de Erzurum’a gelip bu kadim lezzeti denemeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:48
İki ayının saldırısından kurtulan Sencer okula başladı
Karayazı İlçe Milli Eğitim Müdürü Ercan Sürmeli ve iş insanı Ferit Kaya, iki ayının saldırısından köpeği sayesinde kurtulan 4. sınıf öğrencisi Sencer Kaya’yı köyünde ziyaret etti. Sencer’i sınıfında ziyaret ederek çeşitli hediyeler veren Ercan Sürmeli, küçük öğrencinin sağlık durumunun iyi olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Sınıf arkadaşlarıyla buluşan Sencer’in heyecanı gözlerinden okunurken, okulda duygusal ve neşeli anlar yaşandı. Saldırı anında ayılara karşı koyarak sahibinin hayatını kurtaran kahraman köpek Kral da unutulmadı. İş insanı Ferit Kaya, sadık dosta bir adet öküz budu vererek bu cesur davranışı ödüllendirdi. Sencer, kendisini koruyan dostu ve destek veren büyüklerine teşekkür ederek, tekrar okuluna kavuşmanın sevincini yaşadı.
12 Mayıs 2026 Salı - 23:26
"Qastrol Seferi" beğeni topladı
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen, Nahçıvan Kukla Tiyatrosu Rejisörü Seyyat Memmedov’un sahnelediği "Qastrol Seferi" adlı tiyatro gösterisini yoğun ilgi gördü. Tiyatro oyununun ardından kısa bir konuşma yapan Erzurum Valisi Aydın Baruş, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının güçlü bir şekilde devam ettiğini ifade ederek; "Yüreğimizin bir parçası orada. Onları özümüzden biri olarak kabul ediyoruz. Bu kardeşlik kıyamete kadar yaşayacak ve iş birliğimiz her alanda devam edecek. Azerbaycanlı kardeşlerimizle kültür de bu alanlardan birisidir. İş birliğimizin, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndaki bu gösterinin ileride başka zamanlarda, başka gösterilerle devam etmesini ümit ediyoruz. Bundan da büyük bir sevinç duyarız." dedi. "İki Devlet Tek Millet olan ülkelerimiz arasında birlik ve beraberliği tesis etmenin yolu sanat ve kültür faaliyetleriyle mümkün olacaktır." ifadelerini kullanan Vali Baruş, kültürel iş birliklerinin toplumlar arasındaki kardeşlik bağlarını daha da güçlendirdiğini belirtti. Oyunun profesyonel bir şekilde sahnelendiğini belirten Sayın Vali Baruş, çocukların da oyundan büyük keyif aldığını ifade ederek, Azerbaycan Türkçesi ile Erzurum ağzı arasındaki benzerliklerin kültürel bağların önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin toplumun birlik, beraberlik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade eden Vali Baruş , emeği geçen sanatçıları ve organizasyonda görev alan herkesi tebrik etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 15:06
Sanayi esnafından örnek dayanışma: Mahmut Usta’yı yalnız bırakmadılar
Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Odası üyeleri örnek bir dayanışma sergileyerek, tedavisi devam eden meslektaşları Mahmut Usta’ya destek oldular, onu zor günlerinde yalnız bırakmadılar. Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan, sergilediği duyarlılık ve esnafına sahip çıkan tavrıyla gönülleri fethetti. İstanbul’da tedavi gören Mahmut Usta’yı yalnız bırakmayan Başkan Akdoğan, hem yardım kampanyasına öncülük etti hem de hastanede ziyaret gerçekleştirerek örnek bir vefa ve dayanışma tablosu ortaya koydu. Erzurum’da oto sanayi esnafı, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birine imza attı. Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan öncülüğünde başlatılan destek kampanyasıyla, İstanbul’da tedavi süreci devam eden Mahmut Usta için adeta seferberlik ilan edildi. Yönetim kurulu üyeleriyle beraber kısa sürede büyük bir dayanışma örneği sergileyen oto sanayi esnafı, Mahmut Usta’nın tedavi masraflarını karşılamak adına tek yürek oldu. Esnafın ortaya koyduğu bu anlamlı destek, Erzurum’un kadim ahilik kültürünü ve paylaşma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan, esnaflığın yalnızca ticaret yapmak olmadığını vurgulayarak; "Biz büyük bir aileyiz. Zor zamanda ustamızın elinden tutmak, derdiyle dertlenmek bizim kültürümüzün temelidir. Mahmut Ustamızın bu süreçte yalnız olmadığını göstermek istedik. Erzurum oto sanayi esnafının ne kadar büyük bir aile olduğunu görmenin gururunu yaşıyoruz. İstanbul’da tedavi gören kıymetli ustamız Mahmut abimiz için oto sanayi esnafımızın destekleriyle başlattığımız yardım çalışması, çok kısa sürede büyük bir dayanışmaya dönüşmüştür. Onun moralinin yüksek olduğunu görmek bizleri mutlu etti. Erzurum oto sanayi esnafı, yalnızca aynı çarşıda çalışan insanlar değil, iyi günde de zor günde de birbirine sahip çıkan büyük bir ailedir." dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 14:16
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu 7 kişi Elazığ’dan Erzurum’a nakledildi
Tunceli’de 2020 yılından beri kayıp olan Gülistan Doku soruşturması kapsamında Elazığ Kapalı Cezaevi’nde bulunan 7 kişi, Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne nakledildi. Elazığ Kapalı Cezaevi’ne konulan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, Gülistan Doku’nun sim kartına girerek verileri temizlediği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ile birlikte Zeinal Abakarov, Engin Yücer, Cemile Yücer ve Erdoğan Elaldı, Elazığ Kapalı Cezaevi’nden alınarak Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne nakledildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, 21 Nisan tarihinde Erzurum’da çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Erzurum Aziziye 2 Nolu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmişti.
12 Mayıs 2026 Salı - 14:04
İbrahim Erkal’a vefa gecesine yoğun ilgi
Palandöken Belediyesi, Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden İbrahim Erkal’ı vefat yıl dönümünde bu yıl da unutmadı. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma konseri, yoğun katılımla gerçekleşti. Salonu dolduran vatandaşlar, konseri büyük bir ilgiyle takip ederken, bazı dinleyiciler programı ayakta izlemek zorunda kaldı. Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu tarafından gerçekleştirilen konserde, İbrahim Erkal’ın hafızalara kazınan eserleri seslendirildi. Duygu dolu anların yaşandığı geceye sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Programda konuşan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, İbrahim Erkal’ın sadece bir sanatçı değil, Erzurum’un sesi ve ruhu olduğunu ifade etti. Başkan Sunar, düzenlenen konserin bir vefa programı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada, Erzurum’umuzun yetiştirdiği çok kıymetli bir değer olan; sesiyle, sözleriyle ve yüreğiyle milyonların gönlünde taht kuran merhum İbrahim Erkal’ı anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Palandöken Belediyesi olarak, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da İbrahim Erkal’ı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü o yalnızca bir sanatçı değil; Erzurum’un sesi ve ruhuydu. Yazdığı eserlerle Anadolu insanının duygularını dile getirdi, memleket sevgisini ve kardeşliği en güzel şekilde anlattı. Eserleriyle, hatıralarıyla ve gönüllerde bıraktığı izlerle yaşamaya devam edecektir. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." Başkan Sunar, konuşmasında Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu’na da teşekkür ederek, topluluğun gördüğü yoğun ilginin kendilerini memnun ettiğini söyledi. Şef Selçuk İçoğlu öncülüğünde sahne alan solist ve koristlere teşekkür eden Sunar, programa katılan vatandaşlara da şükranlarını sundu. Konser sonunda Başkan Sunar ve Türk Musikisi Topluluğu ile hatıra fotoğrafı çektiren vatandaşlar, düzenlenen anlamlı program ve İbrahim Erkal’a gösterilen vefa dolayısıyla Başkan Sunar’a teşekkür etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:45
Rektör Çakmak, SAHA 2026’da savunma sanayii temsilcileriyle bir araya geldi
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayii organizasyonları arasında yer alan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret ederek sektörün önde gelen firmalarının yetkilileriyle bir araya geldi. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve çok sayıda yerli ve yabancı firmanın katılım sağladığı SAHA 2026 kapsamında temaslarda bulunan Rektör Çakmak, savunma sanayii alanında faaliyet gösteren öncü kuruluşların temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirerek üniversite-sanayi iş birliği imkânlarını değerlendirdi. Fuar kapsamında özellikle öğrencilerin staj imkanları, uygulamalı eğitim süreçleri, teknik gezi programları ve mezunların istihdam imkânlarına yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyareti sırasında birçok teknoloji firmasının stantlarını inceleyen Rektör Çakmak, yerli ve millî savunma teknolojilerinde gelinen noktaya ilişkin bilgi alırken, ETÜ’nün mühendislik ve teknoloji odaklı akademik birikiminin sektörle daha güçlü iş birlikleri geliştirmesine yönelik temaslarda bulundu. Rektör Çakmak ayrıca, T ÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın ile bir araya gelerek üniversite-sanayi iş birliği, bilimsel araştırmalar ve teknoloji geliştirme süreçlerinde yürütülebilecek ortak çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, savunma sanayiinin yüksek teknoloji üretimi ve nitelikli insan kaynağı açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek:" Öğrencilerimizin teorik bilgiyle birlikte sektör deneyimi kazanmasını son derece önemsiyoruz. SAHA 2026 kapsamında gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, öğrencilerimize yönelik staj imkânları, uygulamalı eğitim süreçleri ve ortak proje potansiyelleri üzerine verimli temaslarda bulunduk. ETÜ olarak savunma sanayiinde faaliyet gösteren öncü firmalarla iş birliklerimizi güçlendirmeyi ve gençlerimizi geleceğin teknolojilerine daha donanımlı şekilde hazırlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:42
48 yıldır engelli evlada adanmış bir ömür ve vefakar Erzurumlu annenin hayalleri
Keziban Demir Yumruk, 48 yıldır engelli oğlu Memet’e sabırla, şefkatle, inançla ve sevgiyle bakıyor. "O benim can yoldaşım" diyen vefakar ve fedakar annenin üç hayali var. Bir gün Çanakkale’de şehitlerin başında dua etmek ve ağlamak, Mescid-i Aksa’da namaz kılmak ve umreye gidebilmek. Şimdi Keziban annenin bir hayali Erzurum Müftülüğü’nün ve hayırsever insanların desteği gerçeğe dönüşüyor. Erzurum Müftüsü Yaşar Çapçı, Müftü Yardımcısı Özlem Gülbe, TDV İl Sorumlusu Kadriye Bilici’nin girişimleri ve hayırseverlerin desteğiyle, 48 yıldır özel ihtiyaçlı evladı Memet’e fedakarlıkla bakan Keziban Demiryumruk’un en büyük hayallerinden birisi gerçeğe dönüştürüldü. Yarım asırlık bir sabrın ve vakarlı duruşun ödülü olan kutsal yolculuk arzusu, dayanışma ruhu ve gönüllülerin desteğiyle hayat buldu. Hürmet ve dua ile kutsal topraklara uğurlanacak olan Keziban Demiryumruk’un duygu dolu hikayesi, iyiliğin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bir annenin sessiz ama dik duruşu Hayat bazı anneler için yalnızca bir ömür değil, adanmışlığın en derin adı olarak karşımıza çıkıyor. İşte Keziban Demiryumruk’ta böyle bir anne. Erzurum’daki mütevazı evinin kapısından içeri girildiğinde karşınıza çıkan ilk şey, yılların yorgunluğuna rağmen dimdik duran bir annenin sessiz mücadelesi. Eşini 26 yıl önce kaybeden Keziban Demiryumruk, "Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Varlıkla yoklukla bugünlere geldik. Şükürler olsun. Altmış dokuz yaşındayım, kırk sekiz yıldır zihinsel engelli oğluma hem anne hem baba hem yol arkadaşı oldum. Maddi imkansızlıkların gölgesinde hayatın tüm yükünü omuzlarımda taşıdım. Eşimi kaybettiğimde henüz kırk üç yaşındaydım. Oğlum Memet’i beş yaşında akşam yatırdık, sabah bayıldı. Aldık doktorlara götürdük. Doktor belinden su alınmasını gerektiğini söyledi. O zaman eşim yaşıyordu ve çocuk ölür diye hastaneden alıp eve getirdik. Şimdi bu halde" dedi. Sabırla, inançla, sevgiyle ördü ömrünü Keziban Demiryumruk’ta acısına yenilmek yerine oğluna umut olmayı seçti. "Ben onsuz yaşayamam, Memet benim her şeyim. Canım, yoldaşım, arkadaşım" sözü onun hayatını anlatan en güçlü cümlelerden birisi sadece. Yıllar boyunca her zorluğa karşı şükrü dilinden hiç düşürmedi. Sabırla, inançla, sevgiyle ördü ömrünü. Anne Keziban Demiryumruk oğlu için göz oldu, kulak oldu, dünyası oldu. "Hep onun peşinden gezerim, ne istese yapmaya çalışırım" diye özetliyor onunla olan bağını ve sonra şöyle devam ediyor anne Keziban Demiryumruk, " Ağladı mı alır dışarı çıkarırım, gezdiririm. Gece saat üçte de ağladı mı alırım giderim dışarı. Onun gönlünü yaparım. Bazen iki sefer banyo yaptırırım ki ağlamasın, biraz da olsa ağrıları dinsin. Onunla yatarım, uyurum. Bensiz hiçbir şeyi yok. Beni de çok sever. Babası yaşarken çok yardımcı oluyordu. Bir gün iftar sofrasına oturuyorduk. Memet ağladı, babası aldı arkasında dolandırdı. Eşim sonradan öldü. Bu sefer yük hep bana kaldı. Ama çok şükür. Buna da şükürler olsun. Asla şikayetçi olmadım, olmam. O benim evladım, her şeyim. Rabbimin bana en güzel hediyesi, emaneti. Yemeğini yiyor, ama kaşık tutmak bilmez. Bir de eline şey versen yiyor. Çocuk gibi yemeğini yediririm. Deli değil ama mantığıyla gidip buzdolabını açıyor. Kimseye değmez, dolaşmaz. Kendi halindedir hep. Hep diyorum ki, Allah’ım sen şefaatinde mahrum etme" şeklinde konuştu. "Çanakkale’de şehitlerin başında ağlamak isterdim" Keziban Demiryumruk, üç hayalinin olduğunu ve bunları çok istediğini belirterek, "Çanakkale’ye gidip orada şehitlerin başında ağlamayı çok isterim. Bir de Mescidi Aksa’da namaz kılmak ve umreye gitmek. Şimdi hayallerimden birisi gerçek olacak inşallah. Müftülükten de, devletimizden de, milletimizden de sebep olanlardan Allah razı olsun. Önceden hep kendi kendi kendime "Nerede nasip olacak. Ben nasıl giderim umreye" derdim. Ama şimdi hayalime kavuşacağım. Çok mutluyum. Rabbim herkese nasip etsin" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:39
Türkiye-Polonya akademik iş birliğinde yeni dönem: Atatürk Üniversitesi stratejik rol üstleniyor
Türkiye ile Polonya arasında yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen temaslar, önemli bir aşamaya ulaştı. İki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı ve gerçekleştirilen "2. Türkiye-Polonya Rektörler Forumu", üniversiteler arası ilişkileri daha ileri bir seviyeye taşırken, ortak projeler ve akademik iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturdu. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Rektörler Forumuna katılarak Polonya üniversiteleriyle yeni iş birlikleri geliştirdi. Stratejik Alanlarda Ortak Adımlar Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında; yapay zekâ, dijital teknolojiler, enerji dönüşümü, sağlık bilimleri ve biyoteknoloji gibi stratejik alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Bununla birlikte sürdürülebilir tarım, yenilikçi endüstriyel teknolojiler ve halk sağlığı gibi başlıklarda da bilimsel araştırmaların artırılması, ortak konsorsiyumların kurulması ve bilgi paylaşımının güçlendirilmesi planlanıyor. İki ülke üniversiteleri arasında lisans ve lisansüstü düzeyde ortak diploma programlarının hayata geçirilmesi, akademisyen ve araştırmacı hareketliliğinin artırılması ve tematik yaz okulları gibi akademik faaliyetlerin yaygınlaştırılması da iş birliğinin önemli ayakları arasında yer alıyor. YÖK Başkanı Özvar: "Bu İş Birliği Somut Sonuçlara Dönüşecek" Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye ile Polonya arasında son yıllarda gelişen ilişkilerin yükseköğretim alanında da güçlü bir ivme kazandığını belirterek, imzalanan mutabakat zaptının iki ülke açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Özvar: "Üniversitelerimiz eğitim, araştırma ve inovasyon alanlarında birlikte çalışabilecek önemli bir potansiyele sahip. Bu belge, yükseköğretim ve bilimsel araştırmalarda iş birliğimiz için sağlam bir çerçeve sunuyor. Bundan sonraki önceliğimiz, bu çerçeveyi somut projelere dönüştürmek olacaktır" dedi. Atatürk Üniversitesinden Küresel Vizyon: Sağlıkta Stratejik Bağımsızlık Forum kapsamında düzenlenen "Tıp ve Doğa Bilimlerinde Türkiye-Polonya İş Birliği Fırsatları" başlıklı oturumda söz alan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, küresel sağlık krizlerinin ülkeler için stratejik dersler içerdiğine dikkat çekti. COVID-19 pandemisinin ilaç hammaddesi üretiminde dışa bağımlılığın oluşturduğu riskleri açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Hacımüftüoğlu, Türkiye’nin bu alanda güçlü bir üretim kapasitesine sahip olmasına rağmen kritik etken maddelerde dışa bağımlılığın sürdüğünü ifade etti. İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile Güçlü Hamle Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nün bu stratejik ihtiyaca cevap vermek amacıyla hayata geçirildiğini belirten Hacımüftüoğlu, enstitünün kısa sürede önemli bir araştırma kapasitesine ulaştığını vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bugün enstitümüzde 11 farklı araştırma grubunda görev yapan 88 bilim insanımız, stratejik öneme sahip 100 ilaç hammaddesinin ülkemizde üretimine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Her bir araştırma grubuna sağlanan destekler sayesinde elde edilen ilk sonuçlar son derece umut vericidir" dedi. Akademiden Sanayiye Uzanan Üretim Köprüsü Üniversite bünyesinde kuruluş süreci devam eden İlaç Hammadde Üretim Merkezinin, bilimsel bilginin ekonomik değere dönüşmesinde kritik rol üstleneceğini ifade eden Hacımüftüoğlu, bu kapsamda Türkiye’nin öncü firmalarıyla iş birliği görüşmelerinin sürdüğünü belirtti. "Bu merkez, bilginin laboratuvardan üretim bandına, oradan da hastanın elindeki ilaca dönüştüğü bir köprü olacaktır" diyen Hacımüftüoğlu, üniversite-sanayi iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekti. Yapay Zekâ ile İlaç Geliştirmede Yeni Ufuklar Konuşmasında ileri teknolojilerin ilaç geliştirme süreçlerindeki dönüştürücü etkisine de değinen Hacımüftüoğlu, geleneksel yöntemlerin uzun ve maliyetli yapısına karşılık yapay zekâ destekli modellerin süreci önemli ölçüde hızlandırdığını ifade etti. Makine öğrenmesi, protein yapısı tahminleri ve moleküler simülasyonlar sayesinde ilaç geliştirme süreçlerinin yeniden şekillendiğini belirten Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi’nin güçlü akademik altyapısı ve dijital araştırma imkanlarıyla bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Atatürk Üniversitesinden Avrupa Çıkarması: Akademik İş Birliğinde Yeni Dönem "2. Türkiye-Polonya Rektörler Forumu" kapsamında Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Avrupa’nın köklü yükseköğretim kurumları arasında yer alan Krakow Tarım Üniversitesi (University of Agriculture in Krakow), Gdansk Üniversitesi (University of Gdansk), Silezya Teknoloji Üniversitesi (Silesian University of Technology), Lodz Tıp Üniversitesi (Medical University of Lodz), Bialystok Üniversitesi (University of Bialystok), II. Jean Paul Katolik Lublin Üniversitesi (The John Paul II Catholic University of Lublin) ve Pozna Yaşam Bilimleri Üniversitesi (Pozna University of Life Sciences) ile stratejik iş birliği protokollerine imza attı. İki kurum arasında öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak bilimsel araştırmalar ve teknoloji transferi gibi önemli alanları kapsayan "İyi Niyet Beyanları" (MoU), düzenlenen resmi törenlerle kayıt altına alındı. Tören sırasında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bu tür uluslararası ortaklıkların Erzurum’un akademik potansiyelini küresel ölçekte daha görünür hâle getirdiğini belirterek, bilimsel iş birliklerinin üniversitelerin gelişiminde stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. İmza törenlerinde söz konusu üniversitelerin temsilcileri ise Atatürk Üniversitesinin özellikle araştırma-geliştirme, sağlık bilimleri, mühendislik ve yenilikçi teknolojiler alanındaki akademik dinamizminden duydukları memnuniyeti ifade ederek, kurulan iş birliklerinin uzun vadede her iki ülkenin bilimsel ekosistemine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. Protokoller kapsamında önümüzdeki süreçte mühendislik, sağlık bilimleri, tarım teknolojileri, yapay zekâ, sürdürülebilir kalkınma ve disiplinlerarası araştırma alanlarında ortak projelerin geliştirilmesi; akademik hareketlilik programları, bilimsel etkinlikler ve ortak yayın çalışmalarıyla üniversiteler arasındaki bağların daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Uluslararası İş Birliğinde Yeni Dönem Gerçekleştirilen forum ve imzalanan anlaşmalar, Türkiye ile Polonya arasında yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarında sürdürülebilir, çok boyutlu ve stratejik bir iş birliği döneminin kapılarını araladı. Atatürk Üniversitesi ise sahip olduğu bilimsel altyapı, araştırma kapasitesi ve vizyoner yaklaşımıyla bu sürecin önemli aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. İki Ülke Arasındaki İlişkiler Akademik Boyutta Daha Da Güçlenecek Ziyaret kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi ve aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın torunu olan Rauf Alp Denktaş ile toplantıların ardından bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, görüşmede Türkiye ile Polonya arasında özellikle yükseköğretim ve bilimsel iş birliği ekseninde atılabilecek adımları ele aldı. Eğitim odaklı yeni iş birlikleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile ortak akademik programların geliştirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunulan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkilerin akademik boyutunun daha da güçlendirilmesine katkı sağlayacak önemli bir temas olarak değerlendirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder