Yerel Haberler
Erzurum
17 Mart 2026 Salı - 13:20 Kızılay Kadın’dan anlamlı iftar: Yetimler unutulmadı Erzurum Kızılay Kadın Kolları tarafından düzenlenen Anne Eli İftar Buluşmaları programında, yetim çocuklar ve aileleri bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve paylaşma ruhunu yansıtan programda çocuklar için yüz boyama etkinliği düzenlenirken, bayram öncesi çeşitli hediyeler de takdim edildi. Sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen program, hem çocukların yüzünü güldürdü hem de gönüllere dokundu. "Yetimler bizim emanetimizdir" Programda konuşan Kızılay Kadın Kolları Başkanı Esra Kaplan, yetim çocuklara sahip çıkmanın toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün burada sadece bir iftar sofrasını paylaşmadık; aynı zamanda sevgimizi, şefkatimizi ve dayanışmamızı paylaştık. Yetimlerimiz bizlere emanettir. Onların yüzündeki bir tebessüm, bizim için en büyük mutluluktur. Kızılay Kadın Kolları olarak her zaman onların yanında olmaya devam edeceğiz." "Dayanışma kültürümüzün en güzel örneği" Türk Kızılay Erzurum Şube Başkanı Hüseyin Bekmez ise konuşmasında Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayı, paylaşmanın ve yardımlaşmanın en yoğun yaşandığı zaman dilimidir. Bugün burada kurulan bu gönül sofrası, milletimizin köklü dayanışma kültürünün en güzel örneklerinden biridir. Çocuklarımızın mutluluğu her şeyden kıymetlidir. Türk Kızılay olarak her zaman ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceğiz." Program, çocukların neşeli anları ve hatıra fotoğrafları ile sona erdi.
6. Uluslararası Yerel Yönetimler Tarım Kongresi Erzurum’da başladı
02 Eylül 2025 Salı - 12:58 6. Uluslararası Yerel Yönetimler Tarım Kongresi Erzurum’da başladı 6. Uluslararası Yerel Yönetimler Tarım Kongresi, Erzurum’da başladı. Kongrede, helal gıda, karasal yaşam ve küresel iklim krizi, kuraklıkla mücadele ve su yönetimi, kırsalın kalkınma modeli, tarımda dijitalleşme ve kent tarımı, iklim değişikliği ve tarım başlıklı sunumlar yapılacak. Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği’nce (AgriCities) organize edilen Tarım Kongresi, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde açılış konuşmaları ve "Büyükşehir Belediye Başkanları" oturumuyla kapılarını açtı. Moderatörlüğünü AgriCities Genel Sekreteri Doç. Dr. Mücahit Sami Küçüktığlı’nın yaptığı oturuma Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler katıldı. Kongrenin açılışında Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ile Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen birer konuşma yaptı. Kongreye Afganistan, Azerbaycan, Cameroun, Djibouti, Fildişi Sahili, Irak, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, Lebanon, Mauritanie, Philippines ve Somali’den de katılım sağlandı. "Tarım ve kırsal kalkınma da belediyelerin asli görevlerinden birisi oldu" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, tarımın insanlık tarihi kadar eski ve vazgeçilmez olduğunu dile getirerek, "İnsan ne yer, nasıl beslenirse, toplumun geleceği de o yönde şekillenir. Tarım sadece tarladan sofraya gelen ürün değildir. Aynı zamanda istihdam, kırsal kalkınma, milli ekonomi ve sosyal huzurun temel taşıdır. Bugün dünyada tarım stratejik bir alan haline gelmiştir. Gıda güvenliği, iklim değişikliği, artan nüfus ve enerji krizleri, tarımın önemini daha da artırmaktadır. Bizler de bu nedenle tarımı sadece bir üretim sektörü değil, geleceğimizin garantisi olarak görmek zorundayız. Evet; yerel yönetimler, çoğu zaman şehirleşme, altyapı ve sosyal hizmetlerle anılır. Ancak artık tarım ve kırsal kalkınma da belediyelerin asli görevlerinden biri haline gelmiştir. Çünkü tarım sadece köylerde yapılan bir faaliyet değildir; şehrin gıda güvenliği, ekonomisi, istihdamı ve hatta çevre politikalarıyla doğrudan ilişkilidir. Yerel yönetimler eliyle tarımı güçlendirmek, yalnızca bugünün değil, yarının da en büyük güvencesidir. Biz biliyoruz ki tarım varsa hayat vardır, tarım varsa gelecek vardır. Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak bu vizyonla çalışıyoruz" dedi. "Kritik bir sorunla karşı karşıyayız" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, iklim değişikliğinin etkilerinin artık dünyanın her köşesinde hissedildiğini ve su kaynaklarımız hızla azaldığını tarımsal üretimi ayakta tutan iklim dengesinin bozulduğunu vurgulayarak, "Gıda güvenliği ciddi şekilde tehdit altına girdi. Yalnızca gelecek için değil, bugün için bile kritik bir sorunla karşı karşıyayız. Artan sıcaklıklar, kuraklık ve su kıtlığı nedeniyle tarım alanlarımız ciddi bir risk altında bulunuyor. İklim kuşaklarının kuzeye doğru kaymasıyla birlikte, geleneksel olarak belli bölgelerde yetiştirilen ürünler artık farklı coğrafyalara taşınmak zorunda kaldı. Bu da şehirlerimizi tarımsal üretim açısından giderek daha elverişsiz hale getiriyor. Yalnızca iklim krizi değil; savaşlar ve çatışmalar da dünya üzerinde, gıda güvenliği üzerinde büyük tehdit oluşturuyor. Hepimizin hatırladığı Ukrayna-Rusya gıda koridoru krizi, bize tarımın ve gıda güvenliğinin sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda stratejik ve siyasi bir unsur olduğunu bir kez daha gösterdi. Milyonlarca insanın sofrasına ulaşacak ekmeğin, savaşlar nedeniyle nasıl tehlikeye girdiğini hepimiz yakından görmüş olduk. Bu tablo, gıda güvenliğinin artık ulusal güvenlikten ve küresel barıştan ayrı düşünülemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. "Tarımı korumak zorunluluk hâline gelmiştir" Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum’da düzenlenen kongrenin, yalnızca tarımsal üretim açısından değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma, sürdürülebilir kalkınma ve insani değerlerin güçlenmesine de vesile olmasını dilediklerini vurgulayarak, "Bilindiği gibi tarım bir ülkenin ana geçim kaynaklarından biridir. Hem gelir getiren bir unsur olarak, hem de gıda ihtiyaçlarının karşılanması anlamında, diğer sektörlere göre desteklenmesi gereken en önemli faaliyetlerdendir. Bugün küresel ölçekte; gıda güvenliği, iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, toprak verimliliğinin düşmesi ve kırsaldan göç gibi hayati sorunlarla karşı karşıyayız. Bu sorunların çözümünde yerel yönetimlerin üstleneceği rol, her geçen gün daha da önemli hâle gelmektedir. Tarımı korumak, kırsalı yaşatmak, kent tarımını desteklemek ve nesillerimizi topraktan koparmadan yetiştirmek artık bir tercih değil, zorunluluk hâline gelmiştir" diye konuştu. "Avrupa’nın en büyük tarımsal üretim gücü olduk" Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, bitkisel ve hayvansal üretimden orman yangınına ve suya kadar birçok alanda iklim değişikliğinin etkilerinin hissedilmeye başlandığını ifade ederek, "Türkiye Akdeniz havzasında yer aldığı için bu süreçte maalesef en fazla etkilenen ülkeler arasındadır. 2024 yılı son 53 yılın en sıcak yılı olarak tarihe geçti. Yağışlar uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 6,3 azaldı. Bununla birlikte küresel ısınma kaynaklı olarak 2050 yılına kadar orman yangınlarında yaklaşık yüzde 31 artış 2050 yılına kadar ülke ve dünya nüfusumuz yaklaşık yüzde 25 olarak da artış gösterecek. Bu nüfusu beslemek için bugünden yüzde 65-70 daha çok gıdaya ve bunu üretmek için de yüzde 15 daha fazla suya ihtiyacımız var. Bu sürecin altından kalkacak yöneticilerimiz de büyük bir azim olduğunu biliyoruz ve buna yürekten inanıyoruz. Biz de risklere karşı bu politikaları ürettik ve üretmeye devam ediyoruz. Geldiğimiz noktada 86 milyon vatandaşımızın ve turistlerin gıda ihtiyaçlarınızı sonuçsuz bir şekilde karşıladık. Ayrıca 32,6 milyar dolarlı tarımsal ürün ihracatı yaparak ülke ekonomimize katkı sağladık. Bu çalışmaların sonucunda Avrupa’nın en büyük tarımsal üretim gücü olurken dünyanın da en büyük yedinci üreticilerimize şükranlarımı sunuyorum. Şehirlerimizi geleceğe taşımak, halkımıza refah ve güven dolu bir yaşam sunmak için kritik bir dönemeçteyiz. Tarımsal üretimin ve kaynak üretiminin stratejik önemi her geçen gün artıyor. Bu süreçte yerel yönetimler olarak sizlerin oynayacağı rol ülkemizin geleceği için hayatı bir önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Çat, Kırmızıtaş köyünde incelemelerde bulundu
02 Eylül 2025 Salı - 12:22 Çat, Kırmızıtaş köyünde incelemelerde bulundu Yeniden Refah Partisi MKYK üyesi Sadık Çat teşkilat mensupları ile birlikte yangında zarar gören Kırmızıtaş köyünü ziyaret etti. Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Kırmızıtaş köyünde önceki gün henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede etkisini artırarak çevreye yayıldı. Onlarca ev, ahır ve çok sayıda hayvan telef oldu. Köyde çıkan yangın 6 saat sonra kontrol altına alındı. Onlarca ev, ahır ve köyün muhtelif bölgelerinde yığılmış ot balyalarında yangın güçlükle kontrol altına alınabildi. İlgili kurum ekipleri tarafından Kırmızıtaş köyünde adeta seferberlik ilan edilirken, dün yine bir tandır evinde yangın çıktı. Köyde bulunan ekipler yangına hemen müdahale ederken, tandır evi çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. Yeniden Refah Partisi MKYK üyesi Sadık Çat, beraberinde İl Başkanı Ahmet Mustafaoğlu, Yakutiye İlçe Başkanı Bahri Güler, Yakutiye Belediye meclis üyesi Mustafa Dursunoğlu ve İlçe yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Kırmızıtaş köyüne gidedrek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Köyde incelemelerde bulunan ve vatandaşlar ile sohbet ederek bilgiler alan MKYK üyesi Sadık Çat, "Yapılan çalışmaları yerinde inceledik, mağdur vatandaşlarımızla görüştük. Eksiklikleri ve aksaklıkları not alarak ilgili birimlere aktardık, bu konuların da takipçisi olacağımızı ifade ettik. Can kaybı yaşanmamış olması en büyük tesellimizdir. Rabbim milletimizi her türlü afetten korusun, yaralarımızı birlik içinde sarmayı nasip etsin" dedi.
Yargı mensupları resepsiyonda buluştu
02 Eylül 2025 Salı - 09:34 Yargı mensupları resepsiyonda buluştu 2025-2026 adli yılı açılış resepsiyonunda konuşan Erzurum Baro Başkanı Avukat Mesut Öner, avukatlık mesleğinin önemine vurgu yaparak, "Adaletin yolu savunmadan geçer" dedi. Kent merkezinde bir otelde düzenlenen resepsiyona Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 9. Kolordu Komutanı Tümgeneral Osman Akyıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Fuat Küçük, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Ünal Bingül, Erzurum Baro Başkanı Av. Mesut Öner, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, DAGC Başkanı Ayhan Türkez, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda avukat katıldı. "Filistin’de soykırım sürerken susmak, suça ortak olmaktır" Resepsiyonda konuşan Erzurum Baro Başkanı Av. Mesut Öner, sözlerine Filistin’de yaşananlara dikkat çekerek başladı. Öner, "Filistin’de soykırım tüm hızıyla sürerken, Erzurum Barosu Başkanı olarak sözlerime başka türlü başlayamazdım. Adalet arayışı sınırlara hapsedilemeyecek kadar büyük bir arayıştır. Bir yerde insanlığa karşı suç işlenirken susmak, suça ortak olmaktır. Uluslararası kamuoyunun Gazze’de işlenen suça seyirci kalması utanç vericidir." diye konuştu. "Adalet toplumsal huzurun teminatıdır" Baro Başkanı Öner, adalet kavramının yalnızca mahkeme salonlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, "Bu sadece bir adli yıl açılış resepsiyonu değil, hukuka, adalete, insan haklarına ve demokratik hukuk devletine verilen değerin ortak paydada buluşmasıdır. Adalet, toplumsal düzenin en temel unsuru ve devletin varlık sebebidir. Hukuk devleti ilkesinin özü, herkesin her koşulda eşit ve adil şekilde yargılanabilmesidir" dedi. Yargının bağımsızlığı güvenin temeli Öner, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının önemine dikkat çekerek "Yargının bağımsızlığı, adaletin güvenilirliğini sağlar; tarafsızlığı ise toplumun yargıya olan inancını güçlendirir. Hukukun üstünlüğü; gücün değil, hakkın üstün olması demektir. Hukukun üstünlüğünün zedelendiği yerde özgürlükler daralır, güven duygusu sarsılır" dedi. Avukatlık mesleğinin sorunlarına da dikkat çeken Öner, savunma hakkının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu ifade ederek "Adaletin sağlanması için bağımsız yargı ve etkili kullanılabilecek bir savunma hakkı şarttır. Savunma ayağı eksik bırakılarak adalet tesis edilemez. Avukatlık mesleğinin değerinin korunması yalnızca biz meslektaşlarımızın değil, tüm demokratik toplumun görevidir. Avukata yönelik şiddet ve baskılar, doğrudan adaletin işleyişini tehdit etmektedir. Barolar, yalnızca meslek örgütü değil, aynı zamanda toplumun adalet arayışında güven kapısıdır" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından ikram ve müzik dinletisiyle sona erdi.