Yerel Haberler
Erzurum
20 Mart 2026 Cuma - 09:19 Bakan Tekin ve Çiftçi, bayram namazını Erzurum’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bayram namazını Erzurum Ulu Cami’de kıldı. Vatandaşlarla bayramlaşan bakanlar, cami çıkışı da bayram mesajı verdi. Ramazan Ayı’nın son orucunu Erzurum’da açan ve bir dizi programa katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan Bayramı’na da Erzurum’da girdiler. Bayram namazı için Ulu Cami’ye gelen her iki bakan, namaz sonrası cemaatle bayramlaştılar. Bayramlaşma sonrası cami çıkışında konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bayrama Erzurum’da girmenin mutluluğunu ifade etti. "Bayram güzelliklere vesile olsun Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bayramda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Erzurumlularla olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek," İçişleri Bakanımıza görevinde başarılar diliyorum. Bir Erzurumlu olarak da Erzurum’a yaptığı, bütün bölgeye yaptığı hizmetten dolayı huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugün Ramazan Bayramı. Bu yıl Ramazan Ayı Türkiye’nin tamamında, toplumun tamamında büyük bir coşkuyla, büyük bir heyecanla kutlandı. Çocuklarımız, gençlerimiz, toplumumuz, milletimiz, Ramazan’ın bize sunduğu yardımseverlik, dayanışma, merhamet gibi duygu paylaşma gibi duyguları millet olmanın parçası olduğunu bildiğimiz duyguları hep beraber coşkulu bir biçimde yaşadık. Aynı şekilde bayrama da eriştik. Herkesin bayramını tebrik ediyorum. Milletimizin, İslam Aleminin bayramı mübarek olsun. İnşallah dünyada mazlumların insan hakları ihlallerinin sona erdiği, mazlumların haklarını elde ettiği, barışın egemen olduğu, demokrasinin egemen olduğu, insan haklarının egemen olduğu bir dünyayı hep beraber inşa ederiz. Bu bayram buna vesile olur diyorum inşallah" şeklinde konuştu. "Bayramlar geçmişin unutulmadığı müstesna günlerdir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum’da Ramazan Bayramı’nı yaşamaktan dolayı mutlu olduğunu ifade ederek, " Bir Ramazan Bayramı’na daha bizlere kavuşturan Cenab-ı Hakk’a sonsuz şükürler olsun. Cenab-ı Allah bu Ramazan Ayında tutmuş olduğumuz oruçları, yapmış olduğumuz ibadetleri de dergahında kabul ve makbul eylesin. Nice Ramazan bayramlarını sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde kavuşturmasını da Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Dini bayramlar; özellikle büyüklerin ziyaret edildiği, ellerinin öpüldüğü, küçüklerin sevindirildiği aynı zamanda kabirlerini de ziyaret edildiği, geçmişin unutulmadığı müstesna günlerdir. Bugünler birlik ve beraberliğimizin daha da pekiştiği, tabiri caizse toplumsal dayanışmamızın zirve yaptığı müstesna günlerdir. Bu müstesna günlere kavuşmaktan dolayı, Erzurum’da olmaktan dolayı da son derece mutlu, bahtiyar olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu şehirde iki buçuk yıl valilik yaptım, hizmet ettim. Bundan sonra da inşallah Erzurum’a sık sık gelmeyi, yine Dadaşlarla değişik bir vesilelerle bir arada olmayı istiyorum. Bayramlarda şehitlikleri de ziyaret ediyoruz. Bu aziz vatanı, cennet vatanı bizlere vatan yapan, kanlarıyla sulayan aziz şehitlerimizi de rahmetle minnetle yad ediyoruz. Kahraman gazilerimize de hayırlı uzun ömürler diliyoruz. Allah nice bayramlara hep beraber hepimizi kavuştursun" dedi.
MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül; "Terörsüz Türkiye ile ya bu millet kazanacak ya da milletin düşmanları kaybedecek"
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:58 MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül; "Terörsüz Türkiye ile ya bu millet kazanacak ya da milletin düşmanları kaybedecek" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, "Terörsüz Türkiye ile, Ya bu millet kazanacak ya da milletin düşmanları kaybedecek" dedi. "Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları - Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik" temalı Erzurum bölge toplantısında konuşan MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, "Erzurum; Alparslan’ın otağı, Nene Hatun’un cesareti, Cumhuriyet’in ilk nefesidir. Erzurum; bugün, gelecek nesillere gururla anlatılacak, birlik ruhunun barışa dönüştüğü bir tarihin yazıldığı yer olacak olacaktır" diye konuştu. Yurdagül, Erzurum Kazım Karabekir Kapalı Spor Salonu’nda yapılan ve bölge il teşkilatlarının katıldığı toplantıya Erzurum olarak ev sahipliği yapmaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Bugün burada: Ardahan’ın buzla yoğrulmuş, ateşle dövülmüş yüreği var! Artvin’in yeşili kadar temiz, dağları kadar vakur sesi var! Bayburt’un şiire sığmayan asilliği, suskun ama vakur direnişi var! Bingöl’ün sekiz iklim, dokuz yiğit harmanı var! Gümüşhane’nin cevher gibi halkı, sadeliğin içinde saklı vakarı var! Rize’nin dalga dalga Karadeniz kadar dik duruşu var! Trabzon’un fetih ruhu, surları aşan cesareti, Fatih’in emaneti var! Tunceli’nin vatan sevdası, birliğe inancı, millete bağlılığı var! Bu salon, sadece bir buluşmanın değil, "Yeni Başlayan İrade"nin milletle buluştuğu ilk adımdır! Çünkü bu süreç, Genel Başkanımız, Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli beyefendinin nezdinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin al bayrağın gölgesinde, tertemiz bir imzayla milletine verdiği "Terörsüz Türkiye" sözünün teminatıdır!" şeklinde konuştu. "Bizim safımız nettir; Devletin, milletin, bayrağın yanıdır" "Biliyoruz ki, bugün birileri, terörle mücadelemizi sulandırmak, milli birlik yürüyüşümüzün önüne set çekmek için türlü oyunlar içindedir" diyen MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, "Kimi, Ankara kulislerinde "milliyetçi" kisvesi altında milletin kafasını karıştırmaya kalkıyor, kimi seçim meydanlarında "biz de vatanseveriz" diyerek halkın oyunu çalmaya çalışıyor. Ama biz biliyoruz ki, maskeler düşünce hakikat ortaya çıkar. Gerçek milliyetçilik, devletinin yanında durmakla, teröre karşı safını net belirlemekle olur. Bizim safımız nettir! Devletin, milletin, bayrağın yanıdır" dedi. "Erzurum yalnızca bir şehir değil, bir iradedir" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Bugün burada bulunan her bir vekilimiz, her bir yöneticimiz ve her bir partilimiz, milletin namusu üzerine imza atmış bir yemin sahibidir. Ve bu imza; teröre taviz değil, Türklüğe sadakat imzasıdır! Bu imza; ihanete af değil, şehitlerimize vefa imzasıdır! Bu imza; Kandil’i kurutacak, sınırlarımızı koruyacak, yüreklere güven aşılayacak bir devlet kararlılığının mührüdür! Bugün burada, vatanımızın yüce dağlarıyla, tarih kokan sokaklarıyla, iman dolu kalpleriyle bir dirilişin, bir duruşun şehri olan Erzurum’da sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum. Çünkü biz biliyoruz ki: Erzurum yalnızca bir şehir değil, bir iradedir! Cumhuriyet’in ilk harcı burada karılmış, ilk meclis ruhu burada mayalanmıştır. Erzurum, bir milletin küllerinden doğuşunun adıdır! Buradan davasına ömrünü adamış, Türk milliyetçiliğinin vakarını ve onurunu en zor zamanlarda bile korumuş, ülkemizin bekası için taşın altına elini değil gövdesini koymuş Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’yi bir evladı olarak saygıyla, minnetle selamlıyor, ellerinden öpüyorum. Onun feraseti ve dirayeti, Türkiye’nin geleceğini karartan tüm karanlık planları bozmuştur ve bozmaya devam edecektir. Bizler de Erzurum’dan, Dadaşlar diyarından, dosta güven, düşmana korku veren bir sesle haykırıyoruz. Bilinsin ki; Terörsüz Türkiye ile, Ya bu millet kazanacak ya da milletin düşmanları kaybedecek! Allah şahidimiz olsun ki; ne teröre, ne bölücülüğe, ne de birlik düşmanlarına geçit vermeyeceğiz. Ne mutlu Türk’üm diyene"
"Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’na Erzurum’dan start verildi
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:29 "Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’na Erzurum’dan start verildi Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın, Terörsüz Türkiye adımı, Cumhuriyet ve demokrasi tarihimiz açısından büyük önem arz ettiğini belirterek, "Terörün bitmemesini, yeni şehitlerin gelmesini, sadece düşman ister. Bir de elinde terör istismarından başka siyasi malzeme olmayan siyaset çevreleri ister" diye konuştu. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, "Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları - Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik" temalı Erzurum bölge toplantısında konuştu. MHP olarak Terörsüz Türkiye için millî birlik ve dayanışma buluşmaları - asırlık birlik sonsuz kardeşlik teması altında bölgesel toplantılarının ilkinin Erzurum’da gerçekleştirildiğini ifade eden Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın, Erzurum bölge toplantısının Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Gümüşhane, Rize, Trabzon ve Tunceli illerini kapsadığını belirtti. "MHP, ilhamını şanlı tarihimizden almaktadır" Bilindiği üzere Millî Mücadele döneminde, vatan topraklarının işgaline karşı kararlar almak üzere toplanan ilk millî kongrenin, 23 Temmuz 1919’da Erzurum’da gerçekleştiğini anlatan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, "O günden itibaren 14 gün boyunca çalışan kongre katılımcılarının aldığı şu kararlar, günümüze de ışık tutacak mahiyettedir: "Millî sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir." MHP, ilhamını şanlı tarihimizden almaktadır ve tarih şuurunun zirvesindeki bir siyasi partidir. Erzurum Kongresi; o dönemde direniş ruhunu bütün vatan sathına yaymış, milletin topyekûn birlik ve bütünlük içinde hareket etme azmini harekete geçirmiştir" dedi. "Genel Başkanımızın çağrısıyla ok hedefi 12’den vurmuştur" "MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye çağrısının kodları da Erzurum Kongresi’nin özünde aranmalıdır" diyen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü; "Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye sloganı altında başlattığı millî birlik, kardeşlik ve dayanışma hamlesi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da desteğiyle yürütme erkinin gücünü arkasına almıştır. Bu sayede; geleceğimizi teminat altına almaya, bekamızı sağlamlaştırmaya matuf bir proje, devlet politikası hâline gelmiştir. Terörsüz Türkiye için TBMM’de oluşturulan komisyon da Erzurum’da kuvveden fiile geçen varlık bilinci ve birlik ruhuyla hareket edecektir. Şüphesiz Türkiye’nin, millî iradenin tecelligâhı olan TBMM’nin çatısı altında çözemeyeceği hiçbir sorunu yoktur. Terörsüz Türkiye projesi hayata geçirilirken, birlik ve bütünlüğümüzden, millî egemenliğimizden, millî devlet ilkesinden asla taviz verilmeyecektir. Terörsüz Türkiye adımı, Türkiye Yüzyılı hedefinin önemli bir parçası olmakla beraber, aynı zamanda millî devlet sürecinin tamamlanmasında önemli bir aşamaya işaret etmektedir. Terörsüz Türkiye projesi, millî devletin tekâmül sürecinde ülkemizin önemli bir safhaya geldiğini göstermektedir. O bakımdan Terörsüz Türkiye adımı, Cumhuriyet ve demokrasi tarihimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Terörsüz Türkiye, bir değişimi değil ama bir istihaleyi, yani bir hâlden daha iyi bir hâle geçişi temsil etmektedir. Terörsüz Türkiye; eski tabirle bir tebeddül, yani değişim ve dönüşüm değildir, bilakis mevcut hâlin olgunlaşması, kemal bulması demektir. Bu vesileyle aziz milletimizin dikkat nazarlarını, Cumhuriyet öncesinden beri Türk toplumunun sosyolojik yapısına şekil ve yön veren Türk milliyetçiliğinin, Terörsüz Türkiye bağlamında itici güç olma vasfına çekmek istiyoruz. Türk milliyetçiliği davası, bu çerçevede sosyolojik bir ayrışmanın değil; aksine bütünleşme, birleşme ve kardeşlik sürecinin kaldıracı, çimentosu işlevi görmektedir. Türk milliyetçiliği, modernist, ilerlemeci ve rasyonel bir fikir akımı olduğu için; Batı ülkelerindeki milliyetçi cereyanlardan kalın çizgilerle ayrılmaktadır Batı’da Cermen ve Anglo-Sakson kökenli üstün ırk teorisinden beslenen, saldırgan ve ayrımcı milliyetçilik anlayışı, siyaset alanında da faşist yaklaşımlara kapı aralamaktadır. Bu yüzden Batı toplumlarında azınlık düşmanlığı ve İslamofobi fazlasıyla rağbet görmektedir. Türkiye’deyse durum, bu olgunun tersine bir manzara arz etmektedir. Türk milleti, ırkçılığı ve ayrılıkçılığı reddetmektedir. Milletimizi güçlü ve bilinçli kılan Türk milliyetçiliği ülküsünü Batılı düşünce akımlarından ayıran temel unsurların başında, Türk toplumunun kültürel ve tarihi birikimiyle dâhil olduğu inanç ekseni gelmektedir. Türklerde, aidiyet hissi ve mensubiyet şuurunu; ortak tarihî, dinî ve kültürel değerlerden beslenen "aynı vatanda ve tek bayrak altında bir arada yaşama azmi" oluşturmaktadır. İşte Terörsüz Türkiye hamlesi, bu hakikatlerin ışığında şekillenmiştir. Bu adımla Türkiye, toplumsal bütünlük ve bin yıllık kardeşliğin sağlamlaştırılması bağlamında kritik bir eşiği aşmıştır. Bu projede, bazı maksatlı çevrelerin iddia ettiği gibi, Genel Başkanımız ve iktidar açısından hiçbir pazarlık ve taviz söz konusu olmamıştır. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli elini barış ve kardeşlik adına uzatarak kutlu bir davette bulunmuş, çağrısı da derhal karşılık bulmuştur. Mecliste kurulmuş bulunan komisyon da kesinlikle bir tavizin ve verilmiş herhangi bir sözün sonucu şekillenmemiştir. Komisyonun çalışmaları çerçevesinde, Anayasa’mızın değiştirilmesi mümkün olmayan dört maddesinde ifadesini bulan millî egemenlikten asla geriye dönüş olmayacaktır. Ancak takdir edilecektir ki 40 yılı aşkın süredir Türkiye’ye ayak bağı olan ve yüzlerce şehit, binlerce gazi vermemize yol açan terör belasının sona ermesi öyle ha deyince mümkün olmayacaktır. Bu hususta irade beyanı yeterli değildir. Terörizmin arkasında egemen güçlerin, emperyalizmin durduğu bir ortamda, bölücü terör örgütünün tamamen tasfiyesi zaman alacaktır. Meselenin yurt içi ve yurt dışı ayağı, haricî aktörleri vardır. Bölücü örgütten doğrudan suça karışmayanların, meşru siyaseti tercih edenlerin topluma entegrasyonu için bazı şartların olgunlaşması, kimi düzenlemelerin yapılması icap etmektedir. Terörün bitmemesini, yeni şehitlerin gelmesini, sadece düşman ister. Bir de elinde terör istismarından başka siyasi malzeme olmayan siyaset çevreleri ister. Bunun dışında, Türk toplumunun bütün kesimleri Terörsüz Türkiye sürecini hararetle desteklemekte, bu projenin arkasında var güçleriyle durmaktadır. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceğe dönük stratejilerinin başarısı ve bilhassa Türkiye Yüzyılı hedefinin gerçekleşmesi açısından fevkalade isabetli bir hamledir. Genel Başkanımızın çağrısıyla ok hedefi 12’den vurmuş, Terörsüz Türkiye olgusu kamu vicdanında yer bulmuştur. Bu sayede Türk toplumundaki hayati dengelerin muhafazasının, bin yıllık kardeşlik hukukunun yaşatılmasının değeri, bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün millet, Devlet Bahçeli’yi minnet ve şükranla anmaya başlamıştır. Bu olumlu ve sevinç dolu toplumsal tepkiler; Terörsüz Türkiye hamlesinin, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken Türk toplumuna ilaç gibi, su ve hava gibi geldiğinin göstergesidir. Terörsüz Türkiye olgusunu sadece bir iç mesele olarak görmek, bölgesel ve küresel gelişmelerden bağımsız değerlendirmek, yanlış olur. Terörsüz Türkiye projesinin hayata geçmesi; Kafkasya’da, Doğu Akdeniz’de barış ve sükûnun egemen olması demektir. Ege sularının adil bir statüye kavuşturulması demektir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru haklarının korunması demektir. Balkanlarda istikrarın hüküm sürmesi demektir. Bağımsız ve parçalanmamış bir Suriye demektir. Irak’ın toprak bütünlüğünün muhafazası demektir. Bölge ülkeleri arasında dostane ilişkilerin, ittifakların yeniden tesisi demektir. Gazze zulmünün ve soykırımın sona ermesi demektir. Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhakının engellenmesi demektir. Mescid-i Aksa’nın dokunulmazlığı, Kudüs’ün bağımsızlığı demektir. Filistin Devleti’nin yaşaması demektir. Kendi inançlarından olmayan toplumları, çocuklarını bile katlederek yok etmeyi meşru gören sapık bir din anlayışını devlet politikası hâline getirerek 21. yüzyılın idrakini karartmaya çalışan terör devleti İsrail’in durdurulması demektir." "Terör devleti İsrail’in ekmeğine yağ sürüyorlar" Terörsüz Türkiye adımının, bölgemizde cirit atan emperyalist güçlerin planlarını bozmuş ve onların gölgesinde yayılmacı politika takip eden İsrail’in kirli maksatlarını iyot gibi açığa çıkardığını kaydeden Prof. Dr. Semih Yalçın, "İsrailli politikacılar ve yerel basının, Türkiye’nin bölgesel politikalarıyla Cumhurbaşkanımıza yönelik sert hücumları, bu yüzdendir. İsrail’de siyasilerin hop oturup hop kalkması, basının karanlık senaryolar yazarak Türkiye’yi tehdit olarak göstermeye çabalaması, bundandır. İsrailli politikacıların yüreğine Türkiye korkusu düşmüştür. Şeytan, azaptadır. Bu arada, ülkemizde Terörsüz Türkiye sürecine karşı çıkan politikacı ve sözde aydınların temelsiz iddialarının, İsrail söylemleriyle örtüşmesine milletimizin dikkatini çekmek istiyoruz. Mesela Cumhurbaşkanı’nı Filistin üzerinden körü körüne eleştiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dolaylı olarak İsrail’in çıkarlarına hizmet etmektedir. İP sözcüleri başta olmak üzere MHP’yi Terörsüz Türkiye konusunda PKK ile aynı safta göstermeye çalışanlar da terör devleti İsrail’in ekmeğine yağ sürmektedir. Türkiye’deki muhalefetle terörist İsrail, kötü niyette ittifak etmiştir. Diğer taraftan CHP ve diğer partiler, "Acaba Cumhur İttifakı Terörsüz Türkiye adımından nemalanır mı? Bir seçimde bunu oya çevirir de öne geçer mi?" gibi çıkarcı hesaplar peşinde, hakikati ıskalamaktadır. CHP’nin ve öteki partilerin Terörsüz Türkiye bağlamında TBMM’de oluşturulan komisyona dair hâlâ kararsız ve ikircikli tavır içinde bulunması da maalesef yine oy endişesine dayanmaktadır. Terörsüz Türkiye hamlesini MHP ile PKK arasında işbirliği gibi yansıtma ve MHP Liderini bölücübaşıyla aynı safta gösterme hadsizliği de aynı alçak ve sefil zihniyetin ürünüdür. Oysa Terörsüz Türkiye projesi tamamen hayata geçip toplumsal bütünlük ve kucaklaşma gerçekleşirse ortada ne bölücü terör örgütü ne de bölücübaşı kalacaktır. TBMM çatısı altında, bölücü terör örgütünü temsil edenlerle bir arada siyaset yapmaya itiraz etmeseler de mangalda kül bırakmayan, halkın gündemi yerine havai kürsü pehlivanlığını tercih eden İP gibi partilerin sözcüleri, kendilerini kandırmaktan öteye geçemeyeceklerdir. Türk milleti; algı oyunlarına kapılmayacak, yalancı pehlivanların naralarına prim vermeyecek kadar basiretli ve zekidir. Türkiye’de haklıyı haksız, doğruyu eğri, beyazı kara göstermeye çalışan siyaset ve muhalefet anlayışı milletten dönecektir. Türk milleti; en adil, en doğru hakemdir. Allah, haklılar için ne güzel vekildir." şeklinde konuştu.
MHP ‘Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’nın ilkini Erzurum’dan başlattı
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:57 MHP ‘Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’nın ilkini Erzurum’dan başlattı Milliyetçi Hareket Partisi, "Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik" temasıyla düzenleyeceği "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları"nın ilkini Erzurum’da yapıyor. Erzurum Kazım Karabekir Kapalı Spor Salonu’nda yapılan "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları"nın ilkine Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın başta olmak üzere MHP’nin kurmayları katıldı. Erzurum, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Gümüşhane, Rize, Trabzon ve Tunceli illerini kapsayan program yoğun bir katılım ile gerçekleştiriliyor. "9 bölgede 81 ili kapsayacak" MHP, "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları"nın toplumsal uzlaşı ve milli birlikle kalıcı barış, huzur ve refahı hedeflediğini vurgulanarak şöyle denildi, "Kuşkusuz "Terörsüz Türkiye" hedefi toplumun tüm fertlerinin bu sürece sahip çıkmasıyla ve devlet-millet dayanışmasıyla gerçekleşecektir. Terörsüz Türkiye, insan hak ve hürriyetlerinin güçlendiği, daha demokratik ve daha müreffeh bir Türkiye olacaktır. Partimiz, taşıdığı milli sorumluluğun ve yapıcı siyaset anlayışının gereği olarak "Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik" temasıyla 9 bölgede 81 ili kapsayacak şekilde "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları" düzenleyecektir" "Vatandaşların beklentilerini kayda geçirilecek" MHP tarafından milli birlik ve kardeşlik ruhunu pekiştirmek amacıyla gerçekleştireceği bu buluşmalarla; Terörsüz Türkiye girişim ve gelişmeleri kapsamında vatandaşları doğru bilgilerle aydınlatmayı, özellikle sosyal medya aracılığıyla dolaşıma sokulan yalan haberleri ve dezenformasyonu gidermeyi, parti politikalarını, toplumun her kesimini kucaklayan siyaset anlayışını geniş kitlelere ulaştırmayı, vatandaşların beklentilerini kayda geçirmeyi, iç ve dış siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmeleri değerlendirmeyi, yerel düzeyde vatandaş, sivil toplum ve kamu arasında güven köprüsü kurmayı, Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleştirilmesi için güçlü bir toplumsal mutabakat oluşturmayı, toplumsal kucaklaşmayla birlikte bin yıllık kardeşliği pekiştirmek ve milli ülküler etrafında kenetlenmek amaçlıyor.
ETSO’da Erzurum Burma Bileziği atağı
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:00 ETSO’da Erzurum Burma Bileziği atağı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreterliği ile 2025 Teknik Destek Programı Sözleşmesi imzaladı. Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) olarak, bölgemizin ekonomik ve kültürel değerlerini güçlendirmek amacıyla önemli iş birliklerine devam ediyoruz. Bu kapsamda, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreterliği’ni ziyaret ederek, 2025 yılı Teknik Destek Programı kapsamında "Altın Dokunuşlar: Erzurum Burma Bileziği Eğitim, Markalaşma ve Dijitalleşme" başlıklı faaliyete ilişkin teknik destek sözleşmesini imzaladık" denildi. Proje ile Erzurum’un geleneksel el sanatlarından olan burma bileziğin marka değerini artırmak, üretim süreçlerinde dijitalleşme ve eğitim ile kaliteyi yükseltmek hedefleniyor. Bu sayede, hem üreticileri yetkinlikleri geliştirilecek hem de ürünün ulusal ve uluslararası pazarlarda hak ettiği yeri alması hedefleniyor. İmza törenine ETSO Başkanı Saim Özakalın ve KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven katıldı. Açıklamada daha sonra şöyle denildi, "ETSO olarak, bölgemizin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak, yerel değerlerimizi ön plana çıkaracak projelerde aktif rol almaya devam edeceğiz. KUDAKA iş birliğiyle hayata geçirilen bu destek programının, Erzurum burma bileziğinin tanıtımı ve markalaşması adına büyük bir adım olacağına inanıyoruz."
Atatürk Üniversitesi’nde buğday hasadı vakti
08 Ağustos 2025 Cuma - 13:40 Atatürk Üniversitesi’nde buğday hasadı vakti Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde yaklaşık 450 dekar alanda ekimi yapılan buğdayın hasadı yapıldı. Erzurum Ovası’nda biçerdöverlerle gerçekleştirilen buğday hasadı dualarla başlatıldı. Atatürk Üniversitesi bünyesinde bitkisel üretim alanında yürütülecek üretim, uygulama, araştırma, yayım ve eğitim gibi konularda gerekli organizasyonları sağlama amacıyla kurulan Bitkisel Üretim Uygulama Araştırma Merkezi, başta bölge tarımı olmak üzere ülke genelinde tarımsal ve ekolojik kaynakların sürdürülebilirliğine katkı sunmayı hedefliyor. Bu kapsamda ekilen buğdayların hasadı yapıldı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Üniversitemiz hem bilgi üretim merkezi hem de uygulama sahası" Atatürk Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, emeğin, sabrın ve bilimin meyvesi olan bir hasat töreninde olmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Tarım, yalnızca toprağa tohum ekmek değil; aynı zamanda geleceğe umut ekmektir. Bu umut, bilimle birleştiğinde daha da büyür, kök salar ve tüm toplumu besleyen güçlü bir ağaca dönüşür. Üniversitelerimiz, bu sürecin hem bilgi üretim merkezi hem de uygulama sahasıdır. Atatürk Üniversitesi olarak, sadece akademik bilgiyle yetinmeyip bu bilginin sahaya yansımasını da önemsiyoruz. Bugün burada yapılan hasat, bu anlayışın ve iş birliğinin somut bir göstergesidir. Toprağa emek veren, alın teri döken tüm çiftçilerimizi gönülden kutluyor; bu sürece katkı sunan hocalarımıza, öğrencilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Toprağımızın bereketi daim, emeğimizin karşılığı bol olsun" şeklinde konuştu. Çiftçiye ve üreticiye destek hedefi var Bitkisel Üretim Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Çağlar Kaymak, hasat edilen ürünlerin hem çiftçiye destek amacıyla tohum olarak hem de piyasaya verildiğini belirterek, "Bitkisel üretim alanında üretici ekseninde güven sağlayıp, örnek teşkil etmek istiyoruz. Toprağın ve çevrenin ne derece vazgeçilemez olduğunu gösterip, tarımın en büyük ekonomik güç olduğunu ispat etmek vizyonumuzun önemli bir unsuru. 3 bin 850 dekar buğday (altınova, rones, falado), 950 dekar kara buğday, 5 bin dekar çayır otu, 250 dekar arpa, 250 dekar yulaf, 220 dekar silajlık mısır ve 950 dekar şeker pancarı üretim alanlarına sahip olan Bitkisel Üretim Uygulama Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde toplam 36 personel çalışıyor. 13 adet traktör, 1 adet kepçe, 3 adet hizmet aracı, 1 adet büyük balya makinesi, 1 adet 3 tonluk tam otomatik ilaçlama makinesi ve muhtelif tarım aletleri makinesi parkımız var. Merkezimiz sürekli öğrenen birer çiftçi eğitim okuluna/ akademisine dönüştürmeyi misyon olarak belirlemiştir. Söz konusu akademileri, uygulamalı eğitimlere ve yaparak öğrenmeye imkân sağlayacak çiftçi eğitimleri olarak yapılandırmak bizim için çok değerli. Tarımsal AR-GE alanında faaliyet gösteren kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile "tarım eğitim-öğretimine" yönelik iş birliği protokollerinin hazırlanması ve ortak çalışma ortamlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapıyoruz. Tarımın saygınlığının artırılması ve tarımsal öğretimde mesleki uygulama yöntemlerini geliştirmek ve uygulamaları artırmakta önemli hedeflerimizden birisidir" dedi.
Binlerce ton gıda Gazze için hazır edildi
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:32 Binlerce ton gıda Gazze için hazır edildi Erzurum Bölge Afet ve Lojistik Merkezi’nde Gazze ve Filistin’e gönderilmek üzere binlerce ton gıda maddesi hazır edildi. Türk Kızılay Erzurum İl Merkezi Başkanı Hüseyin Bekmez, her gün ortalama olarak 6 yüz kişiye sıcak yemek hizmeti sunduklarını söyledi, Erzurum Bölge Afet ve Lojistik Merkezi’nin her türlü afete karşı hazır olduğunu ifade etti. Erzurum Bölge Afet ve Lojistik Merkezi Birim Yöneticisi Murat Beyler’de binlerce ton gıdanın Filistin ve Gazze’ye ulaştırılmak üzere depolarında hazır edildiğini dile getirdi. Erzurum Bölge Afet ve Lojistik Merkezi Birim Yöneticisi Murat Beyler, 3 bin 600 metrekare kapalı alanda katlı raf ve barkod sistemine sahip bir depoları olduğunu ifade ederek, "Olası bir afet durumunda 5-6 kalemden oluşan acil afet malzemeleri bulunuyor. Ve bunların ek kısa zaman içinde alana sevki konusunda destek sağlıyoruz. Acil afet sonrası ya da ihtiyaca binaen sosyal anlamda da destekte bulunuyoruz. Burada gelen bağışlarda tasnif edilerek stoka alınıyor. Aynı zamanda küresel anlamdaki taleplerde karşılanıyor. Gazze örneğinde olduğu gibi. Türkiye genelinde Gazze ve Filistine yapılacak olan yardımlarla ilgili bir hazırlık çalışması var. Her bölgeye bu anlamda bir görev düşüyor, planlama yapıldı. Bizimde iklimsel olarak uygun olması nedeniyle gıda temini noktasında görevimiz var. Şartlar uygun olduğu ve devletimizin talimat verdiği anda harekete geçebilecek durumdayız" dedi. 10 bin kişi kapasiteli aşevi Proaktif bir kurum olarak afetlerde ve olağan dönemde ihtiyaç sahipleri ve korunmasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşmayı geliştirmek, güvenli kan teminini gerçekleştirmek ve zarar görebilirliği azaltmak misyonu ile hareket ettiklerini ifade eden Türk Kızılay Erzurum İl Merkezi Başkanı Hüseyin Bekmez, "Vizyonu Türkiye’de ve dünyada, insani yardım hizmetinde model alınan, insanların en zor anlarında yanındaki kuruluş olmak olan Kızılay olarak; Erzurum’da Müge Anlı ve Dostları Aşevi haftanın beş günü, günde iki öğün sıcak yemek sunulmakta olup kapasitemiz 10 bin kişidir" şeklinde konuştu. Kızılay’dan butik mağazalar Haftada beş gün, günlük ortalama 5-6 yüz kişiye sıcak yemek sunduklarını dile getiren Bekmez,"İhtiyaç sahiplerinin evlerine kadar hazırlanan yemekler dolu - boş olarak götürülmektedir. Boş sefer tası alınıp dolu sefer tası bırakılarak böyle ulvi bir görevi yerine getirmekten mutluluk duymaktayız. Ramazan ayında ise bu sayı 2-3 bin kişiye kadar çıkmaktadır. Kızılay Erzurum Mobil Aşevi, afet durumlarında ya da özel günlerde sıcak yemek, tatlı ikramı ve diğer ikramlıkların dağıtımı yönetim kurulu üyelerimiz, çalışanlarımız ve gönüllülerimiz tarafından dağıtımları yapılmaktadır. Kızılay Erzurum Butik Mağazaları, Atatürk Üniversitesi’nde 1 Şubat 2020’de açılan mağaza ile ihtiyaç sahibi öğrenciler ücretsiz giyim malzemeleri temin edilmektedir. Erzurum Teknik Üniversitesi’ndeki mağaza ise 1 Şubat 2023’te faaliyet geçmiş, deprem nedeniyle duraklamış, ancak yeni eğitim-öğretim sezonuyla yeniden hizmete açılmıştır. Kızılay Erzurum Sosyal Mağazası, sürekli hizmet veren şube butik mağazamız; ihtiyaç sahiplerine gıda, giyim, hijyen ve temel ev eşyaları sağlanmaktadır" diye konuştu.
Gençlerin tatil adresi Yakutiye portatif yüzme havuzu
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:03 Gençlerin tatil adresi Yakutiye portatif yüzme havuzu Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün gençliğe ve spora hizmetleri tüm hızıyla devam ediyor. Halkın ve gençliğin ayağına sporu götüren Erzurum GSİM, bu kez de Yakutiye Spor Salonu kampüsüne kurduğu Portatif Yüzme Havuzuyla gençlere yüzme keyfi yaşatıyor. Ömer Nasuhi Bilmen ve Şükrüpaşa Mahallesinin çocuklarının yanı sıra Yakutiye’nin diğer mahalleleri ile Kur’an Kurslarından gelen öğrenciler yüzme eğitimi alarak yüzme öğreniyorlar. Onlarca çocuğun yeni adresi Erzurum GSİM tarafından hizmete açılan Yakutiye Portatif Yüzme Havuzuna gençler akın ediyor. Çocuklar, yüzme öğrenmek için kuaç atıyor. Cankurtaran Seyra Sivrikaya Ünal ile genç antrenörler Abdullah Uçar ve Azat Altun şehrin muhtelif yerlerinden gelen çocuklar, Kur’an Kurları öğrencileri ile Ömer Nasuhi Bilmen ve Şükrüpaşa Mahallesi çocuklarına yüzme eğitimi veriyor. Hafta içinde Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri tüm gün tam kapasite çocuklara hizmet veren portatif yüzme havuzuna gösterilen ilgi Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez’i de oldukça mutlu ediyor. Çocuklar için adeta tatil keyfi Erzurumlu çocuklar portatif yüzme havuzunda adeta tatil keyfi yaşıyor. Minik kulaçlar, "Bizim ayağımıza adeta denizi getiren Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile Gençlik ve Spor Bakanlığına teşekkür ederiz. Burası çok güzel ve bizim için iyi bir eğlence adresi" diye konuştular. Erzurum GSİM Cankurtaranlarından Seyra Sivrikaya Ünal da, "Çocuklar gülsün diye biz onlara hizmet veriyoruz. Onlar gülümsüyor. Biz mutlu oluyoruz" dedi. Yüzme Kurslarını ziyaret eden Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur da, antrenörlere ve öğrencilere başarı dileklerini iletti.