Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Tornavida ile otomobilin kapısını zorlayan gençler kameraya yakalandı
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:41:37
Erzurum’un Yıldızkent bölgesinde bugün yaşanan olay "bu kadarına da pes" dedirtti. İddiaya göre birkaç genç, çevreyi dikkatlice gözetledikten sonra bir aracın kapısını tornavidayla zorlayarak açmaya çalıştı. Vatandaşların şaşkın bakışları arasında gerçekleşen olay, güpegündüz yaşanmasıyla tepki çekti. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerini fark eden şüpheliler ise hızla kaçarak izlerini kaybettirdi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, çevredeki güvenlik kameraları mercek altına alındı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:58
Erzurum ve Bakü petrol hattında 1921’de kritik duraklama
Türkiye Cumhuriyeti’nin erken yıllarında Doğu Anadolu’da planlanan enerji ve ekonomik projeler, altyapı ve lojistik eksiklikler nedeniyle zaman zaman aksadı. 1921 yılına ait resmî belgeler, Azerbaycan’ın Bakü şehrinden Erzurum’a gönderilmesi planlanan 20 vagonluk petrol ekipmanının aylarca bölgeye ulaştırılamadığını ortaya koyuyor. Araştırmacı Taner Özdemir tarafından ortaya çıkarılan belgelerde, dönemin Hariciye Vekili Bekir Sami Bey tarafından ilgili makamlara gönderilen yazıda, ekipmanın hazırlanmış olmasına rağmen sevkiyatın gerçekleşmediği, Erzurum vilayetinde kurulması planlanan şirketin faaliyete geçebilmesi için ekipmanın bir an önce bölgeye ulaştırılmasının şart olduğu vurgulandı. Gecikmenin bölgedeki ekonomik ve enerji planlarını doğrudan etkilediği de ifade edildi. Erzurum: Petrol Kaynağı ve Stratejik Geçiş Noktası Araştırmada, Erzurum’un 1920’li yıllarda yalnızca bölgesel kalkınma açısından değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji projeleri için stratejik bir petrol kaynağı ve geçiş noktası olarak kritik bir rol üstlendiğini belirtiyor. Musul petrollerinin ve çevresindeki enerji kaynaklarının çıkışı açısından Erzurum, Batı’ya taşınacak petrol ve enerji ekipmanlarının önemli bir geçiş noktası olarak değerlendiriliyordu. Bu nedenle Bakü’den gönderilmesi planlanan ekipmanlar, Erzurum üzerinden bölgeye ulaştırılacak ve burada kurulacak altyapı ile enerji projelerine yön verilecekti. Taner Özdemir’in Açıklamaları Ortaya çıkan tarihi vesika, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir tarafından arşiv çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Özdemir, belgelerle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bu belge, Erzurum’un enerji projelerinde ne kadar stratejik bir konumda olduğunu net bir şekilde gösteriyor. 1921 yılında Bakü’den gönderilmesi planlanan petrol ekipmanları, Erzurum üzerinden bölgeye taşınacaktı. Ancak lojistik sorunlar ve gecikmeler, projelerin zamanında başlamasını engelledi. Erzurum, petrol üretimi ve enerji projeleri açısından hem bir kaynak hem de geçiş noktası olarak kritik öneme sahipti. Bu nedenle Fransa, Rusya ve İngiltere gibi ülkeler bölgedeki enerji potansiyeline ilgi gösteriyor, Türkiye de Erzurum üzerinden kendi projelerini yöneterek stratejik avantaj elde etmeye çalışıyordu. Bugün bu belge, şehrin 1921’deki enerji rolünü açıkça ortaya koyuyor." Erken Cumhuriyet Döneminde Lojistik Sorunlar Belge, 1920’li yıllarda Türkiye’nin doğu vilayetlerinde yürütülmek istenen ekonomik ve enerji projelerinin, ulaşım ve organizasyon eksiklikleri nedeniyle zaman zaman aksadığını gösteriyor. Erzurum’un petrol kaynağı ve geçiş noktası olarak rolü, bölgesel enerji planlarını doğrudan etkileyen kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. 1921 tarihli bu yazışma, Erzurum’un Türkiye’nin enerji ve ekonomik politikalarındaki stratejik rolünü, lojistik sorunların projeleri nasıl yavaşlattığını ve uluslararası güçlerin bölgesel enerji faaliyetlerinin etkisini ortaya koyuyor. Erzurum’un petrol kaynağı ve geçiş noktası olarak önemi, erken Cumhuriyet döneminde Doğu Anadolu’nun kalkınma ve enerji hamlelerini anlamak için değerli bir arşiv kaydı niteliği taşıyor. Erzurum petrol ve doğalgaz hatlarının kavşağında Gelinen noktada ise; Erzurum enerji boru hatları açısında kavşak ve önemli bir stratejik konuma sahip oldu. Şu anda Erzurum topraklarından üç ayrı uluslararası petrol ve doğalgaz hattı geçiyor. Bu hatların yolları tamda Erzurum Ovası’nda kesişiyor. Bunlardan birisi İran-Türkiye Doğalgaz Hattı. Bu hat; İran ve Türkmenistan kaynaklı doğalgazı önce Türkiye’ye, buradan da Avrupa’ya taşınıyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Hattı; Azerbaycan Bakü yakınlarındaki Sangaçal Terminali’nden gelen petrolü, Akdeniz kıyısında Ceyhan deniz terminaline taşıyor. Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi ise Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz 2 Gaz Sahası ve Hazar Denizi’nin güneyindeki diğer sahalarda üretilen doğal gazın öncelikle Türkiye’ye, ardından Avrupa’ya taşınmasını sağlıyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:37
Erzurum’da feci kaza; 2 ölü, 5 yaralı
Erzurum’da bir araç seyir halinde iken yol kenarındaki ağaca çarptı, kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Erzurum’un Pasinler ilçesinde meydana gelen kazada, bayram ziyareti dönüşü yapan aynı aileden 2 kişi hayatını kaybetti, 1’i ağır 5 kişi yaralandı. Alınan bilgilere göre; Muhammet A. idaresindeki 34 GAP 380 plakalı otomobil, Erzurum-Pasinler kara yolundaki dinlenme tesisi yakınlarında yol kenarındaki ağaçlara çarptı. Kazada yaralanan sürücü ile Ömer Ali A, Ayşe A, Emirhan A, Ahmet Efe A, Ayşe A. ve Celil A. kentteki farklı hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan Ahmet Efe A. ile Ayşe A. tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:30
Yağmur, karla karışık yağmur ve yüksek kesimlerde kar yağışı var
Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü uzmanları, bölge genelinde yüksek kesimlerde kar yağışının devam ettiğini açıkladı. Bölge genelinde havanın çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmur, yüksek kesimlerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile pus ve yer yer sis hadisesi görülmesi bekleniyor. Buzlanma, don olayı ve çığ uyarısı yapan uzmanlar, "Bölgemiz genelinde sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. Bölgemizde yüksek kar örtüsü bulunan eğimli ve dik yamaçlarda çığ tehlikesi bulunduğundan yetkililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir" dediler.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 18:01
Başkan Oral’dan 15 Temmuz mesajı
Erzurum Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, 15 Temmuz’da ihanet ile zaferin bir arada yaşandığını, o gün yaşananların düşmana ders ve ibret olduğunu söyledi. ETB Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, 15 Temmuz’da ihanet ile zaferin bir arada yaşandığını, o gün yaşananların düşmana ders ve ibret olduğunu söyledi. Başkan Oral, 15 Temmuz 2016 yılında gerçekleşen hain darbe girişiminin 9.yıl dönümünde bir mesaj yayımladı. Başkan Oral mesajında şu ifadelere yer verdi: "15 Temmuz öyle bir gün ki içinde hem ihanet, hem de zafer var. ’Ben öleyim ülkem yaşasın’ diyen şehitleri sayesinde yeniden dirilen bir ulusun hikayesi var. Gücümüz milli irade, hedefimiz büyük Türkiye. 15 Temmuz’un, Türkiye için bir milat olduğuna inanıyoruz. Çünkü bu alçak saldırı, darbenin ötesinde bir işgal girişimiydi. 15 Temmuz, İstiklal Harbi’nden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece, Fetullahçı Terör Örgütü, devleti ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Darbe girişiminin asıl amacı; ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye’yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Allah’a şükürler olsun ki milletimiz, cesareti ve feraseti ile bu belayı, fitneyi durdurdu. Milletimiz demokrasimize ve özgürlüğümüze kasteden saldırı karşısında dik durdu canı pahasına milli değerlerini savundu. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Gazi Meclisimiz, Başbakanımız, siyasi partilerimiz, milletimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızın kararlı duruşuyla, hep birlikte bir destan yazdık. 15 Temmuz destanını yazan demokrasi şehitleri ile gazilerimizi, minnetle anıyoruz. 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. Rabbim ülkemize bir daha böyle günler yaşatmasın."
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:44
"Fıtratın korunması ve aile" temalı çalıştay Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi
İslam Alimleri Vakfı tarafından düzenlenen ve Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kendi Gök Kubbemiz Buluşmaları" kapsamında, "Fıtratın Korunması ve Aile" temalı çalıştay 11-13 Temmuz 2025 tarihleri arasında Erzurum’da yapıldı. Erzurum Valiliği ve Erzurum Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen çalıştayın açılış programı, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Başkanlığını Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu’nun yaptığı İslam Alimleri Vakfı tarafından koordine edilen programa; Erzurum Vali Yardımcısı Didem Dinç Özay, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş ile İslam Alimleri Vakfı Yönetimi ve çok sayıda davetli katıldı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu: "Modern Dünyada Aile, Her Zamankinden Daha Büyük Bir Sığınaktır" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, aile kurumunun yalnızca toplumsal bir yapı değil; aynı zamanda inancın, merhametin, aidiyetin ve sevginin vücut bulmuş hâli olduğunu ifade ederek: "Toplumun mayası olan aileyi, bilimin ve inancın ışığında konuşmak üzere sizleri Erzurum’da ağırlıyor olmanın bahtiyarlığı içerisindeyiz. Ev, içinde sevgi varsa yuvadır; yoksa sadece duvardır. Bugün burada, Anadolu’nun kalbi olan bu kadim şehirde, bizi biz yapan en kutsal müesseseyi, aileyi konuşmak üzere bir aradayız. Aile, sadece sosyolojik ya da hukuki bir birim değil; bir çocuğun ilk duası, bir annenin merhameti, bir babanın omzudur. Modern dünyanın dijital kuşatması altında yalnızlaşan insan için, aile her zamankinden daha büyük bir sığınaktır. Bu çalıştay, yalnızca bir akademik paylaşım zemini değil, aynı zamanda insanlığın özüne yapılan bir yolculuktur" şeklinde konuştu. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın da çevrimiçi olarak katılım sağladığı çalıştayda, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ilim adamları, akademisyenler ve kanaat önderleri sunumlarını gerçekleştirdi. Üç gün boyunca farklı oturumlarda yapılan konuşmalarda, aile kurumunun günümüzde karşı karşıya kaldığı tehditler ve bu tehditlere karşı geliştirilebilecek çözüm önerileri ele alındı. Çalıştay Kapsamında Gerçekleştirilen Oturumlar ile Aile Kavramı Geniş Bir Yelpazede Ele Alındı Çalıştayın sabah oturumunun başkanlığını Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu üstlendi. Bu oturumda Prof. Dr. Saffet Köse "İdeal Bir Aile Açısından Aile İçi Hiyerarşi", Prof. Dr. Sefa Saygılı "Eşlerin Yönetimi", Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit "İdeal Ailede Çocuk-Ebeveyn İlişkisi" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Ayrıca Prof. Dr. Sinan Yılmaz zihinsel dönüşüm perspektifinden aileyi ele alırken, Doç. Dr. Abdullah Trabzon ise Müslüman şahsiyetin inşasında ailenin önemine dikkat çekti. Öğleden sonra gerçekleşen ikinci oturumun başkanlığını Prof. Dr. Saffet Köse yaptı. Oturumda, Prof. Dr. Emin Aşık Kutlu İdeal Ailenin İnşasında Eş Seçimi, Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu ise fıtratın korunması bağlamında anneliğin rolü üzerine konuştu. Dr. Mustafa Ağırman, ailede babanın rolünü ele alırken; Prof. Dr. Abdullah Kahraman evlilikte boşanma süreci hakkında bilgi verdi. Oturumun son iki konuşmasında ise Dr. Mustafa Şentürk, Nisa Suresi 35. Ayet ışığında aile uzlaşmasını yorumladı; Dr. Ahmet Kaşgarlı ise İslam ve modern hukuk bağlamında arabuluculuk üzerine sunum yaptı. Aile Yılına Anlamlı Katkı: Güncel Tehditler Masaya Yatırıldı Çalıştayda, 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi vesilesiyle, aile kurumunun karşılaştığı güncel tehditler ve bu tehditlere karşı alınabilecek toplumsal, hukuki ve eğitim temelli önlemler tartışıldı. Programın sonunda yayımlanan Sonuç Bildirgesinde şu temel başlıklar öne çıktı: Aileye Yönelik Tehditler: Küresel ölçekte yaygınlaşan cinsiyetsizlik propagandası, nikahsız birliktelikler ve sapkın ilişkilere meşruiyet kazandırma çabalarının, aile yapısını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Bildirgede, "Cinsiyetsiz insan, ailesiz toplum, evliliğin çeşitlenmesi" gibi dayatmaların, insanlığın fıtratına aykırı olduğu belirtildi. İslam Medeniyetinin Rehberliği: Kur’ân ve Sünnet’in aileye dair sunduğu esasların, çağın dayatmaları karşısında güçlü bir referans kaynağı olduğu ifade edilerek, Müslüman toplumların geleneksel ve kültürel değerlerine sıkı sıkıya sarılması gerektiği vurgulandı. Eğitim ve Hukukta Yapısal Değişim: Eğitim politikalarının aile değerlerini esas alan bir anlayışla yeniden şekillendirilmesi ve yasaların aile kurumunu koruyacak biçimde gözden geçirilmesi gerektiği bildirildi. Evliliği teşvik eden sosyal ve hukuki düzenlemelerin desteklenmesi çağrısı yapıldı. Boşanma Son Çare Olmalı: Evliliğin kalıcılığa dayalı bir birliktelik olduğu, boşanmanın ise ancak son çare olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Taraflar arasında anlaşmazlık durumunda, aile birliğini korumaya yönelik yapıcı adımların öncelikli olması gerektiği ifade edildi. Fıtrata Uygun Çözümler: Sonuç bildirgesinde tüm ilim adamları, kurumlar ve kanaat önderleri; toplumsal meselelerde fıtrata uygun, inanç ve kültüre dayalı çözümler üretmeye davet edildi. Aile yapısının korunması için güçlü bir toplumsal bilinç ve dayanışma gerektiği vurgulandı. "Kalplere Dokunan Sözler, Geleceğe Umut Olsun" İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu başkanlığında düzenlenen çalıştay sonunda yayımlanan bildiride, aile yapısının korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceği ve bu alandaki akademik, toplumsal ve kültürel katkıların artırılacağı belirtildi. Atatürk Üniversitesi olarak ev sahipliği yapılan bu anlamlı programın, yalnızca bir çalıştay olmanın ötesine geçerek, bireylerin, kurumların ve toplumun aile konusunda yeniden düşünmesine vesile olduğu ifade edildi. Programın sonunda, emeği geçen tüm kurumlara, bilim insanlarına, vakıf yöneticilerine ve katılımcılara teşekkür edilerek, kamuoyuna saygı sunuldu.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:33
Erzurum’da LGS’den 8 Türkiye birincisi çıktı
15 Haziran 2025 tarihinde 963 bin 142 öğrencinin katılımlarıyla gerçekleştirilen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Kapsamındaki Merkezî Sınav sonuçlarına göre, Erzurum’dan 8 öğrenci 500 tam puan alarak "Türkiye Birinciliği" elde etti. Palandöken İbrahim Hakkı Kubilay İmam Hatip Ortaokulu : Muhammet Efe Urhan, Palandöken Mehmetçik Ortaokulu : Elif Atalay, Palandöken Özel Güneş Ortaokulu : Emir Bozyokuş, Palandöken Özel Güneş Ortaokulu : Zeynep Ayyüce Varlı, Palandöken Özel Final Ortaokulu : Ali Kaan Kaplanoğlu, Aziziye Dadaşkent Ortaokulu : Nurbanu Kuloğlu, Aziziye TED Erzurum Koleji : Aybüke Şahinoğlu ve Yakutiye Atatürk Üniversitesi Vakıf Okulları : Zehra Beril Uyanık tüm soruları doğru cevaplandırarak 500 tam puan aldı. Bu önemli başarının, Erzurum’un eğitimdeki kararlılığının ve tüm paydaşların özverili çalışmalarının bir sonucu olduğunu vurgulayan İl Milli Eğitim Müdürümüz Yakup Yıldız: "Bu gurur tablosu, Erzurum’un eğitimde attığı kararlı adımların ve emekle örülen gayretin en anlamlı karşılığıdır. Tam puan alarak Türkiye birinciliğini elde eden öğrencilerimizi tebrik ediyor; onları bu seviyeye taşıyan değerli öğretmenlerimize, özverili okul yöneticilerimize ve her daim destekleriyle çocuklarının yanında olan kıymetli velilerimize teşekkürü bir borç biliyorum" dedi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:32
Atletizm camiasından Elif Eyüp’e anlamlı ziyaret
Erzurum Gençlik Spor il müdürlüğü tarafından sözleşmeli personel olarak göreve başlayan Elif Eyüp’e yeni görevine başlaması dolayısıyla, atletizmde Aşkale’de önceki dönemlerde büyük başarı elde eden sporcuları Ömer ve Yusuf Aslan kardeşler hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Yaklaşık olarak 6 sene önce ilçede bir ilke imza atarak Atletizm dalında disiplin ve azimli çalışmaları neticesinde sporcularıyla birlikte bir çok zorluğa rağmen, hem İl, hem bölge ve hem de Türkiye Şampiyonlukları ve üst düzey neticeler alarak adından sıkça söz ettiren genç antrenör ilçede tekrar sözleşmeli personel olarak göreve başlamasıyla birlikte kendilerini bu spor branşına adamış, pistlerde ter dökmüş eski sporcular anlamlı ziyaret gerçekleştirdi. Ömer ve Yusuf Aslan, Elif Eyüp’ün başarılarla dolu geçmişine vurgu yaparak, yeni görevinde de aynı azim ve özveriyle çalışacağından emin olduklarını belirterek nice şampiyon atletler çıkacağından emin olduklarını belirttiler. Ziyaret sırasında duygusal anlar yaşanırken, geçmişten bugüne gelen dostluk ve spor ruhu bir kez daha kendini hissettirdi. Elif Eyüp, nazik ziyaretlerinden dolayı eski sporcu arkadaşlarına teşekkür ederek, bu birlik ve beraberliğin kendisine güç verdiğini ifade etti.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:29
Tortum Belediye Başkanı Yiğiter: "15 Temmuz Türkiye için bir milattır, 15 Temmuz destanı unutulmayacak"
Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğiter, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Başkan Yiğiter,’’15 Temmuz Türkiye için bir milattır. 15 Temmuz destanı unutulmayacak’’ dedi. Türk halkının 15 Temmuz gecesi gösterdiği destansı direnişin, Türkiye’nin geleceğine sahip çıkma iradesinin simgesi olduğunu vurgulayan Başkan Muammer Yiğiter, şu ifadelere yer verdi: "Tarih yazan, çağ açıp çağ kapatan bir millet olarak, istikbalimizi yine beraberce inşa edeceğiz. 15 Temmuz Türkiye için milattır. 15 Temmuz’da anladık ki herkes, devletin de batının da, ordunun da polisin de tek sahibi millettir. 15 Temmuz tıpkı ceddimizin kahramanlıkları ve zaferleri gibi geleceğimizi aydınlatacak ve gençlerimize ışık tutacaktır. Milletimizin 15 Temmuz’da yazdığı destan asla unutulmayacak. 15 Temmuz’da ortaya koyduğumuz milli birlik ve dayanışma ruhu, aynı yolları başvurmak isteyecek hainlerin ümitlerini söküp atmıştır. Şair diyor ya; ’hani fıtrat değişir sanma bu kan yine okan kandır’ diye, işte bu millet öyle bir millettir ki, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sözü ile düşünmeden tankın önüne kendini siper eden bir millet. Milletimizin şeref ve istikrarı için canlarını feda eden başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve şükranla yâd ediyorum. Bu milletin nasıl bir dayanışma gösterdiğini o gece hep beraber gördük. Bölünmez bütünlüğü ve demokrasimizin korunması için canını feda edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. 15 Temmuz, milletimizin demokrasiye olan bağlılığını ve cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkma kararlılığını en son göstergesidir. Bu ülke, demokrasimizin teminatı ve güvencesidir. 15 Temmuz gecesi milletimiz aynı zamanda bu ülkenin ne kadar bağlı olduğunu bir kez daha göz önüne sermiştir. Bu ülkeye sahip çıkmak, demokrasimize, adaletimize ve cumhuriyetimize sahip çıkmaktır. Cumhuriyetimizin kazanımları, halkımızın refahı, eşitliği ve özgürlüğü için büyük önem taşımaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 9. yıl dönümünde, başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi, demokrasi uğruna can veren kahramanlarımızı saygı, rahmet ve şükranla anıyor, gazilerimize minnetlerimi sunuyorum."
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:25
Tarihe tanık fotoğraflar sergide
Erzurum’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü sebebiyle düzenlenen fotoğraf sergisi açıldı. 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Erzurum ve Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşananlar fotoğraf sergisine taşındı. Büyükşehir Belediyesi, İletişim Başkanlığı Erzurum Bölge Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Müdürlüğü İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ile Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nce düzenlenen fotoğraf sergisinin açılışı Çifte Minareli Medrese’de yapıldı. Serginin açılışına şehit ve gazi yakınları, Erzurum Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Ünal Bingül, İletişim Başkanlığı Erzurum Bölge Müdürü Recep Küçükece, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer , Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, DAGC Yönetim Kurulu üyeleri ve davetliler katıldı. 15 Temmuz’un ardından Erzurum’da yayınlanan gazete manşetleri, gece yaşananları yansıtan fotoğraf kareleri, Türkiye’nin çeşitli illerinden ve o gece şehit olan Erzurumlu polis ve sivil vatandaşların fotoğraflarının yer aldığı sergisi yarın da gezilebilecek.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:06
Başkan Sekmen ve Uçar’dan saha gezisi
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, saha gezisi yaptı ve vatandaşlarla buluştu. Başkan Sekmen yaptığı açıklamada, "Yakutiye Belediye Başkanımız Dr. Mahmut Uçar kardeşim ile birlikte Şükrüpaşa mahallemizde saha ziyaretimizi gerçekleştirdik. Altyapıdan çevre düzenlemesine, sosyal yaşam alanlarından ulaşım konularına kadar devam eden ve planlanan çalışmalarımızı yerinde değerlendirdik. Hemşehrilerimizin taleplerini dinledik, çözüm odaklı adımlarımızı sahaya yansıttık. Şehrimizin her noktasında olduğu gibi, Şükrüpaşa’da da hizmetin ve gelişimin izini sürmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Hasan-i Basri, Hacı İbrahim Baba Camii ve Caferiye Camii çevresinde yürütülen çalışmalarımızı yerinde inceledik. Bölgemizi yeniden şekillendirirken, geçmişimizi koruma, kimliğimizi muhafaza etme konusundaki hassasiyetimizi en ön planda tutuyoruz. Şehrimizin hem kimliğini koruyarak hem de yaşam kalitesini artırarak geleceğe taşıyacak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar’da halkla istişarenin ve çalışmaların yerinde görülmesinin kendileri için kıymetli olduğunu vurgulayarak, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın "Türkiye Yüzyılı Şehirleri" ve "Gerçek Belediyecilik" perspektifi bizim için klavuzdur. Bu çerçevede köylerimizdeki, mahallelerimizdeki hemşehrilerimizle bir araya gelerek talep ve önerilerini dinliyor, çalışmalarla ilgili istişarelerde bulunuyoruz. AK Partimiz her alanda olduğu gibi, yerel yönetimlerde de eser ve hizmet siyasetinin, demokrasi ve kalkınma atılımlarının öncüsüdür" diye konuştu.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:10
Küçükoğlu; "Hiç kimse şehitlerimizin aziz hatırasına el uzatamaz, onların mirasına leke süremez.
AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, "Terörsüz Türkiye Projesi" ile ilgili bilgilendirmede bulundu. AK Parti İl binasında AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, il ve ilçe yönetim kurulu üyelerinin katıldığı basın toplantısında konuşan İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, "Bugün, büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır" dedi. "41 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir" Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında ülkenin geleceğine dair son derece tarihi önemde gelişmelerin bizzat Sayın Cumhurbaşkanı tarafından kamuoyuna açıklandığını ifade eden Başkan Küçükoğlu, "Yaşadığımız tarihi gelişmeler AK Parti teşkilatları ve Cumhur İttifakı olarak bizlere büyük sorumluluk yüklüyor, bunun sonuna kadar farkında olan kadroları olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarihi Hitaplarında şu hususların üzerinde durmuştur; "3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra göreve geldiğimizde, terör meselesini çok boyutlu ele aldık. Bir yandan terörle mücadele ederken, bir yandan da teröre bahane oluşturan bataklığı kurutmanın mücadelesini verdik. Terör örgütünün, Kürt kardeşlerimizi tuzağa düşürmesini, devletten ve milletten uzaklaştırmasını önlemek için tedbirler aldık. Birlikte yaşamın, kardeşliğin hukukunu yerine getirmek için tarihi nitelikte adımlar attık; İçerde demokrasi ve insan hakları konusunda "sessiz devrim" niteliğinde reformlar yaparken, dışarda çok yoğun bir diplomasi trafiği yürüttük. Bütün bunlarla birlikte, savunma sanayimizi geliştirdik, dışa bağımlı kalmadan terörle mücadele silahlarımızı ürettik, sınır ötesi operasyonlarla sınırlarımızı tam kontrol altına aldık. 15 Temmuz’daki o hain darbe girişiminin ardından, FETÖ’yü başta silahlı kuvvetlerimiz ve emniyetimiz olmak üzere tüm kurumlarımızdan temizledik. Böylece terörle mücadeledeki ihaneti ortadan kaldırdık. Dün itibariyle, 41 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir" şeklinde konuştu. "Hiç kimse korkmasın. Kimse tedirgin olmasın" Türkiye; uzun, acılı, sancılı, göz yaşlarıyla dolu bir sayfayı kapatmaya başladığını vurgulayan Küçükoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü, " Bugün, yeni bir gündür. Bugün, tarihte yeni bir sayfa açılmıştır. Bugün, büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır. Biz, Türkiye’nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Bugün de, anlayışımız, politikamız, istikametimiz, çabamız, sadece ve sadece Türkiye’nin hayrınadır. Türkiye’nin hayrına olan her girişimde bizi en önde görürsünüz. Türkiye’nin hayrına olmayan her girişimde de bizi, o girişimin tam karşısında, yine en önde görürsünüz. Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Hiç kimse korkmasın. Kimse tedirgin olmasın. Kimse endişeye kapılmasın. Kimsenin zihninde soru işareti oluşmasın. Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz, ne yapıyorsak milletimiz için yapıyoruz, istiklalimiz için yapıyoruz, istikbalimiz için yapıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin ortak yuvası, ortak çatısıdır. 86 milyon; biriz, beraberiz, ezelden ebediyete kadar kardeşiz. Tüm farklılıklarımıza rağmen, biz birlikte Türkiye’yiz. 23 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz ve inşallah artık bu mücadeleyi taçlandırıyoruz. Kürt kardeşim, meselen mi var? Arada silah olmadan, şiddet olmadan, terör olmadan, oturup konuşacağız. Alevi kardeşim, sorunun mu var? Diyalogla çözeceğiz. İnanın, soframıza bereket gelecek, geniş Türkiye hanemize huzur gelecek, o bereketle, o huzurla, her engeli aşacak, geleceğe bakacağız. Gönüller bir olunca, sınırlar ortadan kalkar. Ülke ve millet olarak, bu özgüvene, bu iradeye ziyadesiyle sahibiz." "Hiç kimse şehitlerimizin aziz hatırasına el uzatamaz" Hiç kimseyi incitmeden, üzmeden, kırmadan, sürecin hassasiyetine uygun şekilde, işin süratle nihayete ermesi için kolaylaştırıcı olacaklarını; silah teslimini kurulan mekanizma vasıtasıyla titizlikle takip edeceklerini vurgulayan Küçükoğlu, "Şehit anaları, şehit babaları! Ellerinizden öpüyorum ve diyorum ki, hiç kimse şehitlerimizin aziz hatırasına el uzatamaz, onların mirasına leke süremez. Müsterih olun. Gelinen nokta ile şehitlerimizin gayesi menzilini bulmuş olacak. Gazi kardeşlerim! müsterih olun; gelinen nokta ile fedakarlığınız taçlanacak. Türkiye’yi buraya şehitlerimiz taşıdı, gazilerimiz taşıdı. Her birine minnettarız ve onların hatırasını asla çiğnetmeyeceğiz Vatanımız inşallah ebediyen var olacak, ay yıldızlı bayrağımız inşallah ebediyen semalarımızda özgürce dalgalanacak. Vatan toprağını kanıyla sulayan, ay yıldızlı bayrağımızı al kanlarıyla boyayan şehitlerimiz her zaman başımızın tacı olacak. 1984’teki ilk eylem sonrasında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terörü bitirmek için her yola ve yönteme başvurmuştur. Dünyadaki örneklerine bakılarak, terörü bitirmek için, silahlı mücadelenin ötesinde formüller denenmiştir. Ancak hiçbirinde başarı sağlanamamıştır. Son dönemde takip ettiğimiz Terörsüz Türkiye Projesi, açık söylüyorum, bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-ver sürecinin neticesi değildir. Onun için, başından beri çok dikkatliydik. Bugün daha da dikkatliyiz. Kanı durduracak, annelerin gözyaşını dindirecek, acıları hafifletecek, kardeşliği güçlendirecek her türlü girişimi yakından takip ederiz. Ancak herkes şundan emin olsun: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz, Türkiye’nin başını öne asla eğdirtmeyiz. Terörsüz Türkiye Projemizi de işte bu anlayışla izliyoruz." diye konuştu. "Şanlı Türk bayraklarımızla milletimizle beraber olacağız" Ülkemizin birliği beraberliği ve kardeşliği için durmadan ve yorulmadan çalışmalarını sürdüreceklerini anlatan Başkan Küçükoğlu, "Bu önemli dönemi ilk çalışması olarak hafta boyunca evleri ve iş yerlerini ziyaret ederek Şanlı Türk bayraklarımızla milletimizle beraber olacağız. Bu haftanın tarihimiz açısından bir başka önemli hususiyeti de vardır. 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümünde o gece nasıl millet olarak bir ve beraber olmuşsak yine aynı ruhla hafta boyunca yapacağımız çalışmalarla bu ülkede kardeşliğin siyasi takipçileri olduğumuzu en üst düzeyde milletimizle paylaşacağız" şeklinde konuştu.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:21
Jandarma’dan uyuşturucu operasyonu
Erzurum İl Jandarma Komutanlığına bağlı Horasan ve Yakutiye İlçe Jandarma Komutanlığınca Horasan ve Yakutiye ilçesinde yapılan operasyonlarda; 428 gram metamfetamin, 18 gram bonzai, 2 adet uyuşturucu madde kullanma aparatı, 1 adet ruhsatsız tabanca ve 95 adet tabanca mermisi ele geçirildi. Olay şüphelisi 2 şahıs hakkında "Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçundan yasal işlem yapılarak adli makamlara sevk edildi. 2 şahıs da çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanmasını müteakip Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi. Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi ve ticaretinin engellenmesi maksadıyla yürütülen çalışmaların azim ve kararlılıkla devam edileceği belirtildi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:17
Kent Konseyi’nden 15 Temmuz Demokrasi ve Milli birlik günü mesajı;
Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mesajı yayımladı. Başkan Tanfer, ’’Anayasal düzene ve özgürlüğüne bağlılığını, aydınlık bir gelecek idealinden asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya haykıran asil milletimizin yazdığı kahramanlık destanı ile hüsrana uğratarak, bu hain, ihanet örgütüne geçit vermedi.’’ dedi. 15 Temmuz 2016 akşamı başlayıp, ertesi gün milletin ayakları altında çiğnenerek sona eren darbe girişiminin, tarihteki yerini bir ibret vesikası olarak aldığına işaret eden Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi: ’’Asla unutmayacağımız ve unutturmayacağımız 15 Temmuz hain darbe girişimi; ülkesine, devletine, demokrasisine, anayasal düzene ve özgürlüğüne bağlılığını, aydınlık bir gelecek idealinden asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya haykıran asil milletimizin yazdığı kahramanlık destanı ile hüsrana uğramıştır. Öyle ki; hainlere karşı destan yazdığımız 15 Temmuz’da, Ülkemizin gururu kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir, canını hiçe sayarak, hainlerin planını bozmuş, darbenin seyrini önemli ölçüde değiştirmiştir. Rengini şehitlerimizin kanından alan Ay-Yıldızlı al bayrağımızın gölgesi altında sonsuza kadar hür ve bağımsız yaşamaya ant içmiş aziz milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi yurdun dört bir köşesinde meydanlarda tanklara, bombalara, kurşunlara göğsünü siper etmiş, bu hain girişimini vatansever güvenlik güçlerimizle birlikte canlarını vererek, kanlarını dökerek engellemiştir. ’Türk halkı, ihanet örgütüne geçit vermedi’ Devletimizin tüm kurumları, güvenlik güçleri ve asil milletimizin dua ve destekleriyle; Ülkemizin bekâsına, birliğine, huzuruna ve geleceğine kast eden tüm hain odaklara ve bölücü terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadeleden asla taviz verilmeyecektir. 15 Temmuz direnişimizin 9’ncu yıl dönümünde Türkiye düşmanı projelerin aracı terör örgütü FETÖ’yü bir kez daha lanetliyoruz. Türk halkı o gece, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dik durşu, çağrısı ve öncülüğünde sokaklara ve meydanlara çıkıp yek vücut olarak bu ihanet örgütüne geçit vermedi. Vatanın bütünlüğüne, ülkenin bölünmezliğine, milletin birliğine ve bağımsızlığına uzanan bu karanlık ruhları ve yapılanmalarını darmadağın etti. 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen kabul edilemez, hain darbe girişiminde halkımız, ortak bir duruşla demokrasimize sahip çıkacağını ve onu her daim koruyacağını göstermiştir. Bir demokrasi zaferi olarak tarihe geçen 15 Temmuz, halkımızın milli iradeye ve anayasal düzene olan bağlılığını bir kez daha ortaya koymuştur. ’’ dedi. 9’ncu yıl dönümünde ülkesi için hayatını kaybeden demokrasi şehitlerin, anmak ve milli birlik ruhunu tekrar yaşatmak için yine meydanlarda olacaklarını ifade eden Tanfer, "Kurtuluş Savaşı’nda, Çanakkale Savaşı’nda Türk milleti cepheye nasıl koştuysa 15 Temmuz günü o vatan aşkıyla tankların önüne dikilen, kendisini bombalara, kurşunlara siper eden kahraman vatandaşlarımız canlarını kurşunlara siper ederek darbenin önüne geçti. Şu bilinmelidir ki, Türk milleti bu ve bunun gibi darbelerin yapılmasına izin vermeyecektir. Türk milleti, bir kez daha ülkemizin bölünmez bütünlüğüne ve birlik beraberliğine kast eden hainlere gereken dersi vermiştir, kararlılıkla vermeye de devam edecektir. Rabbim ülkemizi ve milletimizi muhafaza eylesin diyoruz. Rabbim her işimizi kolay kılsın, her gayretimizi hedefine ulaştırsın diyoruz. Vatan, bayrak ve millet uğruna ebediyete intikal eden tüm şehitlerimiz ile gazilerimizin ailelerinin ve yakınlarının daima yanlarında olacağımızı da bir kez daha vurguluyor, 15 Temmuz da Türk Milleti’nin varlığına, istikbaline ve inançlarına ağır bir darbe vurmak isteyenlere karşı gövdesini siper ederek şehadet şerbetini içen aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum.’’
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:38
Polisten çocuklara seminer
Erzurum’da polis ekipleri, çocuklara yönelik özellikle bilinçli internet kullanımı noktasında bilgilendirme seminerlerine devam ediyor. Erzurum Emniyet Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamada, " Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğümüz, Erzurum Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Olimpiyat Parkı içerisinde faaliyet gösteren Yaz Okullarında 8-16 yaş grubu 50 çocuğumuza ‘‘Temel Güvenlik Kuralları ve Bilinçli İnternet Kullanımı’’ konularında bilgilendirme semineri yaparak çeşitli hediyeler vermiştir" denildi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:33
Aziziye’den 15 Temmuz’a iki yiğit Dadaş
Erzurum’un Taşkaynak (Keyvank) Köyü, iki ayrı dönemde vatan uğruna can veren iki kahramanıyla tarihî bir devamlılığı gözler önüne seriyor. Aralarında tam 139 yıl bulunan bu iki isimden biri, 93 Harbi’nde Osmanlı topraklarını savunan Keyvanklı Hüseyin Ağa; diğeri ise 15 Temmuz 2016 gecesi Ankara’da şehit düşen özel harekât polisi Yakup Sürücü. İki isim farklı yüzyıllarda yaşasa da aynı inançla görev yaptı. O da vatanı savunmak. Bu tarihsel bağ, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir tarafından yapılan arşiv araştırmaları ve resmi kaynak taramaları sonucu ortaya konuldu. Keyvanklı Hüseyin Ağa: Aziziye Tabyası’nın kahramanlarından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda (93 Harbi), Erzurum halkı direnişin simgesi oldu. Tarihe geçen Nene Hatun, Yaşar Emmi, Topal Gülizar gibi kahramanlarla birlikte, bugün Taşkaynak (Keyvank) Köyünden Keyvanklı Hüseyin Ağa da Aziziye Tabyası’nın savunmasına koşan isimlerden biriydi. Tarihî kaynaklarda ve askerî arşivlerde ismi geçen Hüseyin Ağa, sadece kendi köyünün değil, Erzurum’un direniş ruhunun önemli bir parçası olarak kayıtlara geçti. Onun cesareti ve fedakârlığı, bölgedeki milletçe vatan sevgisinin canlı bir göstergesi oldu. Yakup Sürücü: 15 Temmuz’un sessiz kahramanı 2016 yılının 15 Temmuz gecesi, Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen hain darbe girişiminde, ülkenin dört bir yanında devletin birlik ve bütünlüğünü korumak için canını ortaya koyan isimler arasında Polis Memuru Yakup Sürücü de vardı. Aslen Erzurum’un Taşkaynak Köyünden olan Yakup Sürücü, Özel Harekât Dair Başkanlığı’nda görev yapıyordu. Darbe girişiminin yaşandığı o günlerde amirinin çağrısıyla Ankara’ya gelerek göreve koştu. Tam da o anda, görev yaptığı birimdeki amirinden çağrı geldi: "Ankara’ya dön, göreve gel." Yakup Sürücü, tereddüt etmeden yola çıktı. Gecenin karanlığında binlerce kilometrelik yolu arkasına bakmadan aştı. Eşiyle helalleşti, ailesine ise kısa bir mesaj bıraktı: "Vatan için gidiyorum." Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Daire Başkanlığı’na ulaştığında saatler gece yarısını geçmişti. Binada görev alan personelin büyük kısmı toplanmış, hain saldırılara karşı hazırlık yapılıyordu. Fakat kimse, dakikalar içinde gelecek olan bombardımanın bu kadar yıkıcı olacağını tahmin edememişti. FETÖ’ye bağlı darbeci pilotların kullandığı savaş uçakları, Özel Harekât yerleşkesini hedef aldı. Art arda atılan bombalarla onlarca polis şehit oldu. Yakup Sürücü, ikinci hava saldırısında şehadete yürüyenler arasındaydı. Henüz 29 yaşındaydı. Hayatının baharındaydı. 1,5 yıllık evliydi. Ailesi, yakınları ve silah arkadaşları onu; sessizliği, vatanseverliği ve görevine olan bağlılığıyla hatırlıyor. Cenazesi Erzurum’da binlerce kişinin katılımıyla toprağa verildi. Onun ardından söylenen ortak cümle ise şu oldu: "Ankara’ya geldi ve göreve değil, şehadete koştu." "Bu vatan nöbeti iki ayrı zamanda tek bir yürekle tutuldu" Araştırmayı yürüten Taner Özdemir, Erzurum’un köklü geçmişi ile bugünkü şehitlik kültürü arasında bağ kuran bu hikâyeyi şu sözlerle değerlendirdi: "Keyvanklı Hüseyin Ağa ile Yakup Sürücü arasında zaman farkı var ama yürekleri aynı. Bu köyde vatan sevgisi nesiller boyu devredilmiş. Hüseyin Ağa’nın Moskof’a karşı direnişi neyse, Yakup Sürücü’nün hainlere karşı duruşu da odur. Bu bir soy meselesi değil, bu bir ruh meselesi." Taşkaynak’ta vatan sevdası kayıtlarda yaşıyor Özdemir, bu çalışmayı sadece bir tespit olarak değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza çalışması olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Taşkaynak köyü, sıradan bir Anadolu yerleşimi gibi görünse de, tarihî kaynaklar köyün Osmanlı-Rus Savaşı’ndan bugüne kadar vatan savunmasında önemli izler taşıdığını ortaya koyuyor. Gerek Osmanlı arşiv belgeleri, gerekse Cumhuriyet dönemine ait şehitlik kayıtları, bu topraklardan çıkan isimlerin aynı inançla hareket ettiğini gösteriyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder