Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Erzurum’da rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik operasyonu: 22 gözaltı
27 Mart 2026 Cuma - 20:08:01
Erzurum merkezli olarak 5 ilde "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 22 kişiden 13’ü tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında tahkikatı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülmekte olan rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına istinaden; Erzurum merkezli olmak üzere Bingöl, Samsun, Kocaeli ve Bursa illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında Erzurum’da 11, Bingöl’de 8, Samsun, Kocaeli ve Bursa’da 1’er şüpheli olmak üzere toplam 22 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Tahkikat işlemleri tamamlanan 22 şüpheliden 1 şüpheli savcılık talimatına istinaden Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılırken, kalan 21 şüpheli Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Sevk edilen şahıslardan 1 şüpheli savcılık makamı tarafından serbest bırakılırken 7 şüpheli çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 13 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
27 Mart 2026 Cuma - 18:20
Erzurum’da sahte sağlık raporu soruşturmasında 13 tutuklama
Erzurum’da ÖTV muafiyetinden yararlanmak için sahte evrak düzenlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden 13’ü tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Şehir Hastanesinde engelli aracı almak amacıyla ÖTV muafiyetinden yararlanmak isteyen bazı şüphelilerin hastanede görev yapan doktorlar ve bazı sağlık çalışanları ile birlikte hareket ederek sahte rapor düzenledikleri ve bu şekilde çok sayıda araç temin ettiklerinin tespit edilmesi üzerine "rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Soruşturma neticesinde 60 şüpheli hakkında araştırmalar tamamlanarak, 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 1’i emniyet aşamasında serbest bırakılırken, ifadeleri alınan şüphelilerin 1’i Cumhuriyet Başsavcılığınca serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden bir kısmı tutuklama talebiyle, bir kısmı ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Erzurum Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgulamalar neticesinde 13 şüpheli hakkında tutuklama kararı, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Soruşturma kapsamında sahte engelli raporu ile alındığı tespit edilen araçlara şerh konulduğu bildirildi.
27 Mart 2026 Cuma - 16:42
YÖK Başkanı Özvar: "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok"
Erzurum’da DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir" dedi. ’DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerindeki üniversite rektörlerinin katıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Özvar, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu beyanda DAP üniversiteler birliği gibi yapılar son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak Ar-Ge projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımların dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birliği bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur." "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Prof. Dr. Erol Özvar, "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversiteler de öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan Özvar, şöyle konuştu: "Tam da bu beyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere 7 pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece 7 ilde kalmayacak. Bu 7 yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum."
27 Mart 2026 Cuma - 16:20
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok "
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum’da düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda yaptığı açılış konuşmasında, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir. " dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleşen; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerinde bulunan üniversitelerin rektörlerinin katıldığı "DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği" toplantısında , yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade ederek, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu meyanda, DAP üniversiteler birliği gibi yapılan son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak ARGE projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımlar dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlata YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü, "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir Zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş bir bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 o milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726 çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur" "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon Türk liralık ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar," Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın işbirliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin Daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar. "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi. En az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka, mutlaka, daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu yani uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceride ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" dedi. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar daha sonra şöyle konuştu, "Tam da bu meyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından değerli gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere yedi il ile pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece yedi ilde kalmayacak. Bu yedi yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum" (MEK-NK)
03 Haziran 2025 Salı - 12:35
Vali Çiftçi’den kaza açıklaması
Erzurum’un Karayazı ilçesinde meydana gelen ve aynı aileden 3 kişinin hayatını kaybettiği kaza ile ilgili Vali Mustafa Çiftçi açıklama yaptı. Erzurum’un Karayazı ilçesin Çelikli Mahallesi yakınlarında meydana gelen olayda; Balıkesir’in Edremit ilçesinden memleketi Van’a giden Barış Bakır (35) yönetimindeki 65 ACA 854 plakalı araç, henüz bilinmeyen bir nedenle dereye uçtu. Sabah saatlerinde kazayı fark eden vatandaşlar, durumu güvenlik güçlerine bildirdi. İhbar üzerine kaza yerine gelen jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri; sürücü Barış Bakır’ın cansız bedenini dereye uçan araç içinde buldu. Ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucu; araçtan yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta derede akan suyun içinde Gülnaz Bakır (23) ile 5 yaşındaki Selahattin Bakır’ın cansız bedenlerine ulaşıldı. Yapılan kontroller sonrası cenazeler otopsi için ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, "Maalesef üzücü bir kaza oldu. Saat 06.00 sıralarında kaza meydana gelmiş. Aracın dereye uçtuğuna dair ihbar alınması üzerine jandarma, AFAD, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Araç sürücüsü araç içinde anne ve çocuğu derede bulunmuş. Bayram öncesi böyle bir üzüntü yaşadık. Vatandaşlarımız bayram yolunda daha dikkatli olsunlar" dedi.
03 Haziran 2025 Salı - 12:17
Vali Çiftçi’den kaza açıklaması: "Aynı aileden 3 kişinin hayatını kaybetti"
Erzurum’un Karayazı ilçesinde meydana gelen ve aynı aileden 3 kişinin hayatını kaybettiği kaza ile ilgili Vali Mustafa Çiftçi açıklama yaptı. Erzurum’un Karayazı ilçesin Çelikli Mahallesi yakınlarında meydana gelen olayda; Balıkesir’in Edremit ilçesinden memleketi Van’a giden Barış Bakır (35) yönetimindeki 65 ACA 854 plakalı araç, henüz nedeni bilinmeyen şekilde dereye uçtu. Sabah saatlerinde kazayı fark eden vatandaşlar, durumu güvenlik güçlerine bildirdi. İhbar üzerine kaza yerine gelen jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri; Barış Bakır araç içinde, 2 kilometre uzaklıkta eşi Gülnaz Bakır (23) ile 5 yaşındaki çocukları Selahattin Bakır’ın cansız bedenlerine ulaştı. Yapılan kontroller sonrası cenazeler otopsi için ambülanslarla hastaneye kaldırıldı. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, "Maalesef üzücü bir kaza oldu. Saat 06.00 sıralarında kaza meydana gelmiş. Aracın dereye uçtuğuna dair ihbar alınması üzerine jandarma, AFAD, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Araç sürücüsü araç içinde anne ve çocuğu derede bulunmuş. Bayram öncesi böyle bir üzüntü yaşadık. Vatandaşlarımız bayram yolunda daha dikkatli olsunlar" dedi. (MEK-NK)
03 Haziran 2025 Salı - 12:10
Vali Çiftçi’den kaymakam ve vali yardımcılarına veda yemeği
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Erzurum’daki görev süreleri biten 2 vali yardımcısı ve 10 kaymakam için Vali Mustafa Çiftçi bir veda yemeği programı düzenledi. Erzurum Valiliği konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Valimiz Sayın Mustafa Çiftçi; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensip ve takdirleriyle yayımlanan Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında ilimizden tayin olan vali yardımcılarımız ve kaymakamlarımızla düzenlenen veda yemeğinde, bir araya geldi. Görev yeri değişen mülki idare amirlerimize, ilimize katkılarından dolayı teşekkür ediyor; yeni görev yerlerinde başarılar diliyoruz" denildi.
03 Haziran 2025 Salı - 10:45
Dereye uçan araçta bir aile yok oldu
Erzurum’un Karayazı ilçesinde bir otomobil dereye uçtu. Kazada otomobilin sürücüsü Barış Bakır, eşi Gülnaz Bakır ve çocukları Selahattin Bakır vefat etti. Karayazı ilçesi Çelikli Mahallesi yakınlarında meydana gelen olayda; alınan bilgilere göre Balıkesir’in Edremit ilçesinden memleketi Van’a giden Barış Bakır (35) yönetimindeki 65 ACA 854 plakalı araç, henüz nedeni bilinmeyen şekilde dereye uçtu. Sabah saatlerinde kazayı fark eden vatandaşlar, durumu güvenlik güçlerine bildirdi. Kaza yerine gelen jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri; Barış Bakır’ı ve araçtan 2 kilometre uzaklıkta eşi Gülnaz Bakır (23) ile 5 yaşındaki çocukları Selahattin Bakır’ın cansız bedenlerine ulaştı. Yapılan kontroller sonrası cenazeler otopsi için ambülanslarla hastaneye kaldırıldı. Kaza ile ilgili inceleme devam ediyor.
03 Haziran 2025 Salı - 10:16
Büyükşehir yaşlı ve dar gelirli aileleri unutmadı
Erzurum Büyükşehir Belediyesi, ‘2025 Aile yılı’ etkinlikleri kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşların Kurban Bayramı öncesi yüzünü güldürdü. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in talimatıyla kent genelinde maddi durumdan yoksun 250 ailenin evi temizlendi, saç kesim ve bakımları yapıldıktan sonra bayramlık elbiseleri alındı. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Yavuz, maddi durumdan yoksun aileleri tek tek gezerek Başkan Sekmen’in bayram tebriği ve mektuplarını iletti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin direktifleriyle bilindiği gibi 2025 senesi aile yılı olarak ilan edilmişti. Bizler de ‘2025 Aile yılı’ boyunca yaptığımız aktivitelerde aile kavramının önemine vurgu yapan projelerimize büyük bir ehemmiyet vererek yaşlılarımızın yüzünü güldürmeye çalışıyoruz" dedi. "Yaşlılarımız başımızın tacıdır" Başkan Mehmet Sekmen, "Yaşlılarımız bizim başımızın tacıdır. Mübarek Kurban Bayramı öncesi büyüklerimizi sevindirmeye ve onların gönüllerini almaya çalıştık" kaydını düştü. Sekmen, "65 yaş üstü maddi durumdan yoksun 250 ailemizin evlerini temizledik. Bayram öncesi yaşlılarımızın saç kesim ve bakımları yapıldı. Ardından ekiplerimiz büyüklerimizin bayramlıklarını kendilerine takdim etti" şeklinde konuştu.
03 Haziran 2025 Salı - 10:13
"Etkili Hutbe Sunumu" için yarıştılar
Erzurum’da din görevlileri "Etkili Hutbe Sunumu" yarışmasında ter döktü. Diyanet İşleri Başkanlığınca her yıl "Camiler ve Din Görevlileri Haftası" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Etkili Hutbe Sunumu Yarışması"nda Erzurum finalisti belli oldu. Solakzade Camii’nde yapılan yarışmada, Palandöken İlçe Müftülüğünde İmam Hatip olarak görev yapan Furkan Taşkesenligil birinci oldu. Yarışmanın jüri başkanlığını yapan Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan, yarışmaya katılan din görevlilerine çeşitli hediyeler takdim ederek, katılımlarından dolayı tüm yarışmacılara teşekkür etti.
03 Haziran 2025 Salı - 10:12
Atatürk Üniversitesinde "Türkiye yüzyılı ve üniversiteler" konferansı düzenlendi
Atatürk Üniversitesi, önemli bir etkinliğe daha ev sahipliği yaptı. 20. ve 21. Dönem Milletvekili, önceki dönem Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç tarafından düzenlenen "Türkiye Yüzyılı ve Üniversiteler" başlıklı konferans, yoğun bir katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi. Kültür Merkezi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Konferans Salonunda düzenlenen programa; Önceki Dönem Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, rektör yardımcıları, akademisyenler, davetliler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Türkiye Yüzyılı Vizyonunun Taşıyıcı Gücü Üniversiteler Olacaktır" Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye Yüzyılı vizyonunun yükseköğretim alanında yeni bir kalkınma anlayışını beraberinde getirdiğini vurgulayarak, bu sürecin en önemli aktörlerinden birinin üniversiteler olduğunu ifade etti. Rektör Hacımüftüoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada Türkiye’nin yükseköğretimde yeni bir vizyonla geleceğe yürüme iradesine hep birlikte tanıklık ediyoruz. Türkiye Yüzyılı; bilimde, teknolojide ve kültürde küresel ölçekte söz sahibi olma iddiasını taşımaktadır. Bu iddianın taşıyıcıları arasında üniversiteler ön saflarda yer almaktadır. Üniversitelerimiz sadece akademik bilgi üretmekle kalmamalı; aynı zamanda girişimcilik, yenilikçilik, toplumsal fayda ve küresel iş birlikleri gibi alanlarda da aktif bir rol üstlenmelidir." Kamu Başdenetçisi olarak görev yaptığı süre boyunca birçok konuda stratejik yaklaşımlar geliştiren Şeref Malkoç’un bilgi ve tecrübelerinin üniversiteler için önemli bir vizyon sunacağını belirten Hacımüftüoğlu: "Sayın Şeref Malkoç’un katkıları, üniversitelerimizin bu büyük dönüşümde üstleneceği rolü daha iyi kavramamıza ışık tutacaktır. Bu çerçevede üniversitelerimizi; yenilikçi araştırmaların merkezi, girişimcilik ekosisteminin dinamiği, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin odağı ve topluma değer katan yapı taşları hâline getirmek zorundayız" dedi. Şeref Malkoç’tan Ufuk Açıcı Bir Konferans Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen 20. ve 21. Dönem Milletvekili, önceki dönem Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, "Türkiye Yüzyılı ve Üniversiteler" başlıklı konferansını gerçekleştirdi. Konuşmasında, Türkiye’nin son 20 yılda kat ettiği gelişmelerden, üniversitelerin stratejik rolünden ve gençlerin bu vizyondaki öneminden söz eden Malkoç, üniversitelerin sadece akademik başarıyla değil, topluma olan katkılarıyla da öne çıkması gerektiğini vurguladı. Malkoç, Türkiye’nin küresel arenada daha güçlü bir aktör olabilmesi için üniversitelerin yenilikçi, üretken ve çözüm odaklı yapılar hâline gelmesinin önemine dikkat çekti. Biyoçeşitlilik Bilim Müzesine Ziyaret Konferansın ardından Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ve beraberindeki heyet ile birlikte Şeref Malkoç, Atatürk Üniversitesi bünyesinde yer alan Biyoçeşitlilik Bilim Müzesini ziyaret etti. Müze gezisinde, üniversitenin doğa ve yaşam bilimleri alanında yürüttüğü bilimsel çalışmalar hakkında bilgi verildi.
03 Haziran 2025 Salı - 10:11
Palandöken’de iki otomobil kafa kafaya çarpıştı
Erzurum’un Palandöken ilçesinde iki otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada 1 kişi yaralandı. Kaza, Palandöken’e bağlı Kayakyolu semtinde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İbrahim Polat Caddesi üzerinde seyreden 25 NB 347 plakalı otomobil, aniden sola dönmek isteyen 25 TT 579 plakalı ticari taksiyle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle her iki araçta da ciddi hasar meydana geldi. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Hafif yaralı taksi sürücüsü, sağlık ekiplerinin müdahalesini kabul etmedi ve ayakta tedaviyi reddetti. Hasarlı araçların kaldırılmasıyla trafik normale döndü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
03 Haziran 2025 Salı - 10:09
Erzurum İtfaiyesi’nden sağlıkçılara eğitim
Erzurum Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri olası bir yangındaki hareket tarzları işle ilgili sağlık personeline eğitim verdi. Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Sivil Savunma ve Seferberlik Hizmetleri Birimi koordinatörlüğünde, Erzurum Büyük Şehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından, İl sağlık Müdürlüğü ve 112 personeline dört günlük "Yangın Önleme ve Koruma" eğitimi verilmiş olup; akabinde katılım yapan personele Eğitim tatbikatı yapılmıştır" denildi. Tatbikatta zaman zaman uygulamaya konulan tatbikat senaryoları gerçeği aratmadı.
03 Haziran 2025 Salı - 10:00
Palandöken’de iki otomobil kafa kafaya çarpıştı
Erzurum’un palandöken ilçesinde meydana gelen trafik kazasında iki otomobil kafa kafaya çarpıştı. Kazada bir kişi yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Erzurum’un Palandöken ilçesine bağlı Kayakyolu semtinde, İbrahim Polat Caddesi üzerinde akşam saatlerinde trafik kazası meydana geldi. Kafa kafaya çarpışan iki araçta büyük çapta maddi hasar oluşurken kazada bir kişi hafif şekilde yaralandı. Edinilen bilgilere göre, 25 NB 347 plakalı otomobil cadde üzerinde seyir halindeyken, aniden sola dönmek isteyen 25 TT 579 plakalı ticari taksiyle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle her iki araçta da ciddi hasar meydana geldi. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Hafif yaralanan taksi sürücüsü, sağlık ekiplerinin müdahalesini kabul etmedi ve ayakta tedaviyi reddetti. Polis ekipleri kazayla ilgili gerekli tutanakları tuttuktan sonra, hasarlı araçlar çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. Kısa süreli trafik aksamasının yaşandığı cadde, araçların kaldırılmasıyla birlikte yeniden trafiğe açıldı. (HİB-AT-Y)
03 Haziran 2025 Salı - 09:52
Otomobil içerisindeki tartışma kazaya neden oldu
Erzurum’da meydana gelen trafik kazasında direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü, park halindeki otomobile çarptı. Kaza, Cumhuriyet Caddesi’nde, gece saat 03.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, seyir halindeki 27 KG 596 plakalı araç içerisinde kadınla tartışma yaşayan sürücü, direksiyon hakimiyetini kaybederek park halindeki 25 ACN 806 plakalı otomobile arkadan çarptı. Araçta bulunan kadın, polis ekiplerine sürücüden şikayetçi olduğunu belirtti. Olay yerine çağrılan polis ekipleri, kadını sağlık raporu alınması amacıyla hastaneye götürdü. Hastanedeki işlemlerinin ardından kadın ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kaza yapan araç ise olay yerine çağrılan çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlattı.
03 Haziran 2025 Salı - 09:49
Köprülü kavşakta zincirleme trafik kazası
Erzurum’da köprülü kavşakta meydana gelen trafik kazasında 5 araç birbirine girdi. Edinilen bilgiye göre, Yakutiye ilçesi Gürcükapı Kavşağı, Aziziye Köprülü Kavşak altında zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kazada 5 araç birbirine girerken, 1 kişi hafif yaralandı. Edinilen bilgilere göre, 50 UB 706 plakalı otomobilin sürücüsü, önünde seyreden bir aracın aniden fren yapması üzerine kendisinin de ani fren yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Bu sırada arkadan gelen 25 SL 302 plakalı hafif ticari araç otomobile çarptı. Ardından seyir halindeki 34 CZA 805 plakalı başka bir hafif ticari araç, bu araca arkadan çarptı. Zincirleme kazaya, bu üç aracın arkasından gelen 25 AEN 941 plakalı lüks cipin çarpmasıyla devam edildi. En arkadaki 25 AAK 554 plakalı hafif ticari araç da cipe çarparak kazaya karıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada hafif yaralanan bir kişi, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ayakta tedavi edildi. Yaralının durumunun iyi olduğu belirtildi. Polis ekipleri kazayla ilgili tutanakları hazırlarken, araçlar çekici yardımıyla olay yerinden kaldırıldı. Kısa süreli trafik aksaması yaşanan kavşakta, yol araçların kaldırılmasının ardından yeniden trafiğe açıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder