Yerel Haberler
Erzurum
03 Nisan 2026 Cuma - 17:45 Erzurum’da "joker aday" operasyonu: 33 gözaltı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapay zekayla kimlik fotoğrafını değiştirip joker adayları ehliyet sınavına sokanlara yönelik düzenlenen operasyonda 33 şüpheli gözaltına alındı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bir sürücü kursunda yazılı sınavda başarısız olan kursiyerlerin yerine "joker aday" olarak tabir edilen kişilerin sınava sokulmak suretiyle haksız menfaat temin edildiği tespit edildi. Yapılan çalışmalarda; şüphelilerin kursiyerlere ve joker adaylara ait fotoğrafları temin ederek yapay zeka yöntemleriyle birleştirdikleri ve bu suretle sahte kimlikler oluşturdukları belirlendi. Ayrıca sınav tarihlerine ilişkin HTS iletişim kayıtları ve BAZ kayıtlarının incelenmesi neticesinde; sınava girmesi gereken kursiyerlerin Erzurum ilinde bulunmadıkları, buna karşılık joker adayların sınav merkezlerinden BAZ sinyal verdikleri tespit edildi. Kursiyer adaylara ait imza ve yazı örnekleri ile sınav belgeleri üzerindeki imza ve yazıların, alınan kriminal inceleme raporlarıyla örtüşmediği tespit edildi. Elde edilen deliller doğrultusunda; 12 joker aday, 17 kursiyer ve sürücü kursu yetkililerinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli olmak üzere toplam 33 şüpheli hakkında, farklı illerle koordineli şekilde gözaltı kararı verildi. Ayrıca gözaltına alınan kursiyer adayların kimlik ve sürücü belgelerine el konuldu. Şüpheliler hakkında "resmî belgede sahtecilik" ve 6114 sayılı ÖSYM Kanununa muhalefet suçları kapsamında soruşturma işlemleri titizlikle devam ettiği belirtildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 17:02 Palandöken’de ekonomi zirvesi toplantısı Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) tarafından gerçekleştirilecek ekonomi zirvesi programının lansman toplantısı yapıldı. Dedeman Palandöken Ski Lodge otelde 4-5 Nisan’da tarihleri arasında düzenlenecek olan Palandöken Ekonomi Zirvesi’ne Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Prof. Dr. Cihat Yaycı, Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve Dr. İsrafil Kurulay sunum yapacak. Palez Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yer ve Erzurum İl Başkanı Hilmi Yavilioğlu, iki gün sürecek programda zirvenin önemi, içeriği ve Erzurum’da düzenlenme amacı hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi. Erzurum kıymeti bilinmeyen bir şehir Arez’in tanıtım toplantısında konuşan Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Erzurum’un şu an stratejik değerinin gittikçe önem kazanmasına rağmen kıymeti bilinmeyen bir şehir olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kaplan, "Erzurum, bütün Asya’nın içlerinden Avrupa’nın içlerine kadar güneyden, kuzeyden, doğudan, batıdan acayip bir şekilde tam bir medeniyetlerin buluşma noktası, kavşak noktası. Yani böyle bir özelliği var Erzurum’un. Maalesef şu an bu ifadeyi kullanmak zorundayım, gördüğüm manzara böyle bir manzara. Şu an yaşlanmış gibi duruyor. Çok yaşlı, bir şekilde emekliye ayrılmış, istifa etmiş, hayattan istifa etmiş, ölmek üzere can çekişiyormuş gibi bir izlenim var. Halbuki müthiş dinamizmi var" dedi. Bu dinamizmi harekete geçirecek üç sermeyeye ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Kaplan, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi tabii ki kültürel sermaye. Yani Erzurum, medeniyetin kurucusu, konumlandırıcısı ve koruyucusu olan şehirler arasındadır. Ben Erzurum’un üç özelliğe de sahip olduğunu görüyorum. Şimdi bu üç özelliğinin de yavaş yavaş aşınmaya başladığını görüyoruz. Dolayısıyla müthiş bir dinamizm var. Bu dinamizmin kuvveden fiile dönüştürülmesi lazım. Kuvveden fiile dönüştürülebilmesi için üç sermayenin harekete geçilmesi lazım. Ülkeyi yöneten insanlar da Erzurum’un hak ettiği yerde olduğunu göstermeliler. Dolayısıyla kültürel açıdan kültürel sermayesi çok güçlü bir şehir. Bu sermayenin güncellenmesi lazım, update yapılması lazım. Buradan bizim bölgeye ve dünyaya kültür üretebildiğimiz bir şehre dönüşmesi lazım. İkincisi ekonomik sermaye. Yani gene bütün İpek Yolu dahil başta olmak üzere Hazar Havzası, Karadeniz Havzası, Basra Körfezi Havzası vs. Bütün medeniyetlerin gerçekten ekonomik olarak da kavşak noktası. Bu açıdan ekonomik dinamizmini harekete geçirmesi gerekiyor. O konuda ciddi projelerin geliştirmesi lazım. Hükümetin geliştirmesi lazım. Sivil toplum kuruluşlarının büyük ölçekte projelere imza atmaları lazım. Üçüncü olarak da insan sermayesi. Yaşlanmış bir şehir havası var. Yani işte dünyadan ele tek çekmiş gibi bir hali var. Halbuki bu karda, bu kışta, kıyamette dinamik olması lazım. Coğrafyanın verdiği stratejik konum, jeokültürel, jeokonomik ve dolayısıyla jeoantropolojik konumu aslında dinamik bir şehirle karşı karşıya olmamızı sağlayacak özellikler. O açıdan Erzurum. bütün bu saydığım özelliklerinden ötürü Erzurum ayağa kalkarsa bölgenin dolayısıyla Türkiye’nin ayağa kalkacağını söylüyorum. Kültürel olarak, entelektüel olarak, manevi olarak, dolayısıyla ekonomik olarak, insan sermayesini harekete geçirecek bölgeyi ve ülkeyi ayağa kaldıracak bir yolculuğun tohumları ekilebilir. Yani burası o anlamda Palandöken zirvesi bütün kültürlerin, medeniyetlerin, coğrafyaların buluştuğu, birbirleriyle konuştuğu, birbirleriyle alışveriş yaptığı, kültürel alışveriş, ekonomik alışveriş, entelektüel alışveriş yaptığı bir merkez, mekana dönüşür inşallah. Yani bu yolculuğun o açıdan ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu işe devletin de aynı zamanda sahip çıkması gerekiyor. Yoksa başka türlü yürümez. Yani Cumhurbaşkanlığının himayesine vesaire gitmesi lazım bu işin. Cumhurbaşkanlığı himayesinde giderse bölgeyi ayağa kaldırır. Türkiye’nin ekonomisine, kültürüne, sanatına ve dolayısıyla insan sermayesine aynı zamanda katkıda bulunur." Erzurum Türk’ün doğudaki kalkanı Daha sonra söz alan Prof. Dr. Cihat Yaycı ise Palandöken Ekonomik Zirvesi (Palez) grubunun gönüllü üyesi ve onursal başkanı olduğunu söyledi. Erzurum’un kendisi için çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaycı, "Erzurum Türkiye’nin Türk’ün doğudaki kalkanı ve milli mücadelenin başlatıldığı şehir. Cumhuriyet’in kuruluşunda bir yüksek güçlü sütun ve Atatürk’ün milli mücadeleye başlattığı şehir" dedi. Erzurum’un nüfuzunun azaldığını hatırlatan Yaycı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunun temel nedeni ekonomik zorluklar. Çalışma alanlarının kısıtlı olması ve kış koşulları nedeni ile giderlerin fazlalığı. Tarım ve hayvancılık çok önemli bu bölgede. Ancak insanlar hayvancılığı bırakıyorlar. Türkiye’nin şehirlerden kırsala göçe ihtiyacı var, kırsaldan şehirlere değil. Erzurum kimlikli bir şehirdir. Erzurum ordan burdan toplama bir şehir değil, kimliği olan bir şehirdir. Erzurum’un kendine has bir havası vardır, o havayı bozmamak lazım. Mavi vatanın kesişme noktası Erzurum’un mavi vatanla ilgisine gelince; aslında Erzurum için mavi vatan büyük bir şans. Yani hem tuzlu suyuyla hem deniziyle, hem tatlı suyuyla şans. Neden? Çünkü Türkistan bölgesine ve aşağıdaki Irak, Suriye bölgesine son derece yakın. Zengezur Koridoru’na bağlı. Zengezur Koridoru’nun asıl önemini arttıran şey şu; Hazar Denizi’nden Karadeniz’e bağlanmak.Ve bunun da düğün noktası Nahçıvan’dan sonra Erzurum. Yani Hazar Denizi bir mavi vatan parçası, Karadeniz bir mavi vatan parçası ve bunu ikisini birleştiren yer düğün noktası lojistik merkezi Erzurum. O nedenle mavi vatanla doğrudan iç içe bir yer. Zaten Erzurum deniz kıyısı sayılır literatürde. Neden? Erzurum’da şimdi kuş uçuşu gitseniz 50 km sonra denize gider. Yani tünellerin yapılması, bunların yapılması ve dolayısıyla ticaret deniz sayesinde gelişecek Erzurum’da. Çünkü limanlara bağlı, limanlara bağlantılı oluyor." Toplantıda önceki dönem Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Dr. İsrafil Kurulay da Palandöken Ekonomi Zirvesi’nin bölgeye katkı sunacağını dile getirdiler.
Erzurum’un kültürel mirası "Ehram", akademik dünyada görücüye çıktı
11 Mayıs 2025 Pazar - 09:28 Erzurum’un kültürel mirası "Ehram", akademik dünyada görücüye çıktı İzmir Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde 8-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen 24. Uluslararası İşletmecilik Kongresi, Erzurum’un köklü kültürel miraslarından biri olan ehramın bilimsel olarak tanıtıldığı özel bir bildirime sahne oldu. Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dilşad Güzel ve Ayşegül Turan tarafından hazırlanan "Nostalji, Benzersizlik, Algılanan Kalite ve İmaj Faktörlerinin Ehram Ürünlerine Yönelik Satın Alma Niyetine Etkilerinin Belirlenmesi Erzurum İli Örneği" başlıklı çalışma, Erzurum’un geleneksel el sanatı ürünü olan ehramın tüketici nezdindeki algısını kapsamlı biçimde analiz etti. Bildiri, kongre kapsamında Ayşegül Turan tarafından sunuldu. Erzurum’a özgü görsellerin yer aldığı sunum katılımcıların beğenisini topladı. Ayşegül Turan, bildiriyi sunarken Ehram’ın sadece bir giyim ürünü değil, bir kültür taşıyıcısı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ehram, Erzurum’un hafızasını taşıyan bir dokumadır. Nostaljik yönü, benzersiz yapısı ve kaliteli işçiliğiyle hem duygusal hem estetik bir değer sunuyor. Bu araştırmayla Ehram’ın modern tüketiciyle nasıl buluşabileceğini akademik bir çerçevede ele aldık." Prof. Dr. Dilşad Güzel ise ihramın sürdürülebilir üretim anlayışına örnek olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı "Ehram, doğaya saygılı üretim biçimi, el emeği ve zamana meydan okuyan kalitesiyle sürdürülebilirliğin ve kültürel mirasın güçlü bir simgesidir. Bu bildirimizde, geleneksel değerlerin çağdaş pazarlama yaklaşımlarıyla nasıl desteklenebileceğini göstermeye çalıştık." Çalışmada; nostalji, benzersizlik, algılanan kalite ve imaj gibi faktörlerin, tüketicilerin Ehram ürünlerini satın alma niyetleri üzerindeki etkisi detaylı olarak analiz edildi. Erzurum’un bu özgün değeri, bilimsel platformda hem kültürel hem ekonomik boyutlarıyla değerlendirildi. Ehramın uluslararası bir akademik kongrede yer bulması, yerel ürünlerin marka değerini artırma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Oltu MYO’dan Kripto Para Çalıştayı
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 16:40 Oltu MYO’dan Kripto Para Çalıştayı Atatürk Üniversitesi Oltu Meslek Yüksekokulu, dijital çağın en çok tartışılan konularından biri olan kripto paraları kapsamlı bir şekilde ele alan dikkat çekici bir çalıştaya ev sahipliği yaptı. "Kripto Para: Finansal Dönüşümün Sosyal ve Manevi Yansımaları" başlığıyla düzenlenen çalıştay, farklı alanlardan uzmanları bir araya getirerek kripto ekonomiyi çok yönlü bir perspektiften değerlendirdi. Çalıştayın düzenleme kurulu başkanlığını Doç. Dr. Cihat Özdemir, eş başkanlığını ise Doç. Dr. Fikret Doğru üstlendi. Etkinlikte kripto paraların yalnızca finansal değil, aynı zamanda toplumsal ve bireysel etkileri de masaya yatırıldı. Katılımcılar arasında yer alan Öğr. Gör. Hakan Has ve Öğr. Gör. Kadir Okşaş, kripto paraların teknik ve akademik yönlerine değinirken, Doç. Dr. Esra Karakuş Umar, birey-toplum ilişkileri ve ekonomik davranışlar üzerinden önemli analizler sundu. Din Hizmetleri Uzmanı Eda Öztaş ise çalıştayın manevi boyutuna ışık tutarak dijital servet anlayışının insanın değer dünyası üzerindeki etkilerini sorguladı. Disiplinler arası bir yaklaşımla gerçekleştirilen çalıştayda, kripto varlıkların mevcut ekonomik sistemi nasıl dönüştürdüğü, bu dönüşümün toplum yapısı ve bireysel değerler üzerindeki yansımaları tüm yönleriyle tartışıldı. Akademik çevrelerde ve yerel kamuoyunda büyük ilgi uyandıran etkinliğin sonunda, dijital finansal dönüşümün sadece teknik değil, aynı zamanda etik, sosyal ve manevi boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Rektör Hacımüftüoğlu’ndan ABD ziyareti
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 13:09 Rektör Hacımüftüoğlu’ndan ABD ziyareti Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdiği akademik temaslar kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Boston Büyükelçiliğini ziyaret etti. Rektör Hacımüftüoğlu, burada T.C. Boston Büyükelçisi Halime Diğdem Buner ile bir araya gelerek üniversitenin uluslararasılaşma vizyonuna katkı sağlayacak konular üzerinde görüş alışverişinde bulundu. Ziyaret, Atatürk Üniversitesi’nin dünya üniversiteleriyle kurmayı hedeflediği stratejik ortaklıklar doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Boston gibi bilim ve teknoloji açısından önde gelen bir şehirde yürütülen temaslar, üniversitenin küresel akademik ağlara entegrasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. "Amacımız, bilgi üretiminde sınırları aşmak" Büyükelçi Buner ile gerçekleşen görüşmede, ABD’deki üniversiteler ve araştırma merkezleriyle kurulabilecek iş birlikleri, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile ortak projeler ele alındı. Ziyaretin ardından bir değerlendirmede bulunan Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi’nin köklü bilim geleneğini uluslararası düzleme taşımak istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bilim evrenseldir ve biz de bilginin evrensel gücünden yararlanarak üniversitemizi geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Boston gibi dünya çapında bilim merkezlerine ev sahipliği yapan bir şehirde bulunmak, bizim için büyük bir fırsat. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu coğrafyada temsilcisi olan Büyükelçimiz Sayın Halime Diğdem Buner ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, üniversitemizin uluslararası açılım süreci açısından değerli fikir alışverişlerinde bulunduk." Uluslararasılaşma Yolunda Kararlı Adımlar Atatürk Üniversitesi’nin bilimsel üretim kapasitesini artırmak ve uluslararası görünürlüğünü güçlendirmek amacıyla başlattığı bu tür yurt dışı temasların önümüzdeki süreçte artarak devam etmesi bekleniyor. Rektör Hacımüftüoğlu’nun ABD ziyareti kapsamında dünyanın önde gelen üniversiteleriyle iş birliği zeminlerini değerlendirmesi, üniversitenin küresel ölçekte daha etkin bir rol üstlenmesi açısından önem arz ediyor.
Erzurum’da "Beyin ölümü tespiti ve donör bakımı farkındalık" sempozyumu düzenlendi
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 13:05 Erzurum’da "Beyin ölümü tespiti ve donör bakımı farkındalık" sempozyumu düzenlendi Erzurum Şehir Hastanesinde "Beyin Ölümü Tespiti ve Donör Bakımı Farkındalık" sempozyumu" düzenlendi. Organ ve Doku Nakli Erzurum Bölge Koordinasyon Merkezince hastanenin konferans salonunda düzenlenen sempozyumda konuşan Sağlık Bakanlığı Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Erkan Ölçücüoğlu, Erzurum ve bölge insanın organ bağışı konusunda fedakar olduğunu belirterek, "Ülkemizde organ bekleyen çok hasta var, ve bu insanlara çözüm üretmemiz lazım. Kadavradan istediğimiz yere doğru gidemiyoruz, canlıdan daha fazla organ nakli yapılıyor" dedi. Ölçücüoğlu, kadavradan organ bağışına yoğunlaştıklarını ifade ederek, "Organ nakli nakil anlamında çok güçlü alt yapımız var ama biz hala canlıdan alıyoruz, ama tıbbın temel kuralının aksine canlıdan aldığımız sağlıklı kişiye zarar veriyoruz. Böbreği, karaciğeri sağlıklı kişiye hastanelerin en riskli alanında, ameliyathanede ’gel organlarını ver’ diyoruz. Şimdi böyle en riskli alanda yapılan işi mi tercih etmeliyiz, yoksa beyin ölümü gerçekleşmiş artık hayata dönmesi mümkün olmayan insanlardan mı organ alacağız." şeklinde konuştu. İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir de organ naklinin önemine değinerek, "Bir insanın başka bir insana verebileceği en önemli şey, en önemli hediye bir organdır. Bu inanılması güç bir olay ama bunu yapıyoruz. İnsanların hayatına dokunuyoruz, olağanüstü işler yapan kıymetli hocalarımıza da şükranlarımı sunuyorum. Vatandaşın bize vereceği destek, hayat kurtarmak üzerine sadece karar vermek. Bir insanı kurtarmak insanlığı kurtarmak gibi bir şeydir. Bir kişinin hayatına bile dokunmak bizim için paha biçilemez mutluluk duygusu." dedi. Hastane Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Hakkı Tör de modern tıbbın, beyin ölümünü dönüşü olmayan bir durum olarak tanımladığını, bu tanının, sadece bilimsel bir süreç değil, aynı zamanda etik ve vicdani bir sorumluluğun da başlangıcı olduğunu ifade etti. Beyin ölümü tanısı konan her bireyin, aynı zamanda başka hayatlara umut olabilecek potansiyel bir organ donörü olduğunu anlatan Tör, şöyle devam etti: "Ülkemizde yılda yaklaşık 2 bin beyin ölümü bildirimi yapılmakta, ancak donör dönüşüm oranı ne yazık ki yüzde 25-30 seviyelerinde. Organ bağışı, yalnızca tıbbi bir tercih değil, aynı zamanda ahlaki bir duruş, vicdani bir sorumluluk, toplumsal bir medeniyet göstergesidir. Her donör, birden fazla insana hayat olabilir. Her bağış, bir çocuğa annesini, bir babaya evladını, bir hastaya yeniden umudu verebilir. Bu dünyadan ayrılırken ardında sadece bir beden değil, bir iyilik zinciri bırakmak isteyenlerin adıdır bağışçılar. Bu zinciri biz ne kadar güçlendirirsek, milletimizin vicdanı o kadar yükselir." Sempozyum kapsamında, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Organ, Doku Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Erkan Ölçücüoğlu, "Kadaverik donör temininde globaldeki yerimiz, neler yapılabilir?"; Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazim Doğan "Beyin Ölümü Tanı Süreci Ve Donor Bakımı"; Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Fahri Aydın, "Beyin ölümü tespitinde radyolojik incelemeler"; SBÜ, Erzurum Tıp Fakültesi, Psikiyatri Ana Bilim Dalı Doç Dr. Sertaç Zengil, "Beyin ölümü tespiti sonrası aile görüşmesi"; ve Organ ve Doku Nakli Erzurum Bölge Koordinasyon Merkezi sorumlusu Uz. Dr. Abdullah Can "Erzurum BKM yapılanma ve faaliyetleri" konusunda sunum yaptı.
Tanfer’den Anneler Günü mesajı
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:22 Tanfer’den Anneler Günü mesajı Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Anneler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Tanfer mesajında, ’’Annelerimiz; hoşgörünün, merhametin, tükenmez kaynağıdır’’ dedi. Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Anneler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Tanfer, "Bir insanın en derinine işleyen nakıştır, annelerimiz seslenişlerin en güzelidir. Seslenme imkânımız olmadığında yüreğimizde attığımız çığlığın sakinleştiricisidir. Ruhumuzun derinliklerinde bulduğumuz huzurdur. Hiçbir hediye anne sevgisinin üzerinde değildir. Annelerimiz; hoşgörünün, merhametin, saf bilginin tükenmez kaynağıdır’’ dedi. Evladını dünyaya getirmenin, onu sevgi ve şefkatle kucağına almanın, güzel ahlak ve terbiye ile yetiştirmenin, anneliğin kerameti olduğunu vurgulayan Başkan Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi ’’Dünyaya gözlerimizi ilk açtığımız andan itibaren sevgisiyle, şefkatiyle, merhametiyle bizleri kucaklayan, hayatını evlatlarına adayan her anımızda yanımızda olan ve hakkı hiç ödenemeyecek olan annelerimizin bu özel gününü kutluyorum. Anne bir gülümsemeyle büyüyen bir dünyadır. Bizim için annelerin mutluluğu, annelerin huzuru ve yüzlerinin gülmesi her şeyin üzerindedir. Peygamber Efendimiz, "Cennet, Anaların Ayakları Altındadır." Hadis-i Şerifi ile cenneti kazanmaya anneyi vesile kılmış ve böylelikle de yüce dinimizin kadına ve anneye verdiği değeri göstermiştir. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan, ilgiye ve sevgiye en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda şefkatle bağrına basan annelerimize sadece Anneler Günü’nde değil, yılın her gününde, hak ettikleri saygıyı göstermekte asla kusur etmemeliyiz. Annelerimiz; hoşgörünün, merhametin, saf bilginin tükenmez kaynağıdır. Annelik, başka hiçbir duyguyla karşılaştırılamayacak kadar çok yüce ve karşılık beklemeden verilen tek sevgi kaynağıdır. Fikren ve bedenen sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde büyük bir sorumluluk üstlenen annelerimize ne kadar hizmet edersek edelim gönül borcumuzu ödeyemeyiz. Zulüm ve esaret altında, çocukları için direnen, cesaret timsali Filistinli annelerimizin feryadını ise bir an olsun unutmadık. Savaşın acı yüzünü derinden hisseden tüm anneleri hürmetle anıyor, anne sevgisinin bütün kötülüklere üstün geldiği bir gelecek diliyorum. Erzurum Kent Konseyi olarak, Başta şehitlerimizin anneleri olmak üzere, Ahirete irtihal etmiş tüm annelerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Saygı ve sevginin en yücesini hak eden, vefanın, cefanın, fedakarlık ve adanmışlığın timsali, cennet parçası analarımızın Anneler Günü’nü can-ı gönülden kutluyor, ahiret yurdundaki annelerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Anne duasının üzerimizden eksik olmaması temennisinde bulunuyorum. Bu günün özelinde annelerimize Sağlık ve mutluluklar diliyoruz. Bu vesileyle, başta şehit anneleri olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür temenni ediyorum."
Anneler Günü’nde duygu dolu buluşma
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:19 Anneler Günü’nde duygu dolu buluşma "Anneler ve Çocuklar Eğleniyor" Etkinliği Nenehatun Çocuk Evleri Sitesi’nde gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen 2025 Aile Yılı etkinlikleri kapsamında, Anneler Günü vesilesiyle Erzurum Nenehatun Çocuk Evleri Sitesi’nde anlamlı ve duygu yüklü bir program gerçekleştirildi. "Anneler ve Çocuklar Eğleniyor" adıyla düzenlenen etkinlikte, kurum bakımındaki çocuklar ile onlara annelik eden fedakâr bakım personelleri bir araya geldi. 100 çocuk ve 50 annenin katılımıyla hayata geçirilen etkinlikte; sanat atölyeleri, ahşap boyama, resim çalışmaları, müzik dinletileri ve eğlenceli drama oyunları yer aldı. Sevgi, bağlılık ve birlikte vakit geçirme temasının öne çıktığı bu özel günde, Anneler Günü pastası kesilerek kutlamalar taçlandırıldı. Duygusal anlar yaşandı Etkinliğin en anlamlı anlarından biri ise çocukların, bakım personeline hitaben yazdığı mektupları okudukları bölüm oldu. Küçük yüreklerden çıkan samimi ifadeler, salonda duygu dolu anlara sahne oldu. Hem çocuklar hem de "anne" diye seslendikleri personel, gözyaşlarını tutmakta zorlandı. Bu özel anlar, katılımcıların kalbine dokunan unutulmaz anılar bıraktı. İl Müdürü Hasan Aykut’tan anlamlı mesaj Programa katılan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada bakım personelinin emeklerini şu sözlerle takdir etti: "Kıymetli mesai arkadaşlarım, değerli çocuklarımız ve yürekleriyle annelik eden fedakâr personelimiz; Bugün burada, bir annenin kalbinden kopup gelen en kıymetli duyguların günü olan Anneler Günü vesilesiyle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Her çocuğun bir sevgiye, bir güvene ve bir şefkate ihtiyacı vardır. Sizler, bu çocuklarımızın sığındığı bir liman, sıcak bir kucak ve birer rol modelsiniz. Belki biyolojik olarak değil ama yürekten anneliği yaşatan, her bir çocuğumuza sevginin, sabrın ve güvenin ne demek olduğunu öğreten siz kıymetli personelimize minnettarız. Sizlerin varlığı, çocuklarımızın yarınlara umutla bakmasını sağlıyor. Tüm annelerin ve annelik duygusunu kalbinde taşıyan siz değerli personelimizin Anneler Günü’nü kutluyorum." 2025 aile yılı ruhuyla aile bağlarını güçlendiren renkli anlar 2025 Aile Yılı’nın "birlik, dayanışma ve sevgi" teması çerçevesinde hazırlanan etkinlik, çocukların mutluluğu ve personelin şefkat dolu ilgisiyle içten bir atmosfer oluşturdu. "Anne" diye seslendikleri bakım personelleriyle eğitici ve eğlenceli atölyelere katılan çocuklar, bu özel günde güçlü bir bağ kurdu. Aile ve toplum arasındaki duygusal köprülerin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, 2025 Aile Yılı vizyonuna uygun olarak, aile olma duygusunun ne denli güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Engelliler haftasında duyarlılık çağrısı
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:16 Engelliler haftasında duyarlılık çağrısı Engelliler Haftası dolayısıyla bir açıklama yapan Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, son dönemde engelli bireylerin yaşam koşullarının zorlaştığına, haklara erişimde ciddi zorluklar yaşandığına ve bazı kazanımların geriye gittiğine dikkat çekti. Başkan Efe, engelli sayısındaki artışın önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını belirterek, "Trafik ve iş kazaları, depremler, yetersiz sağlık hizmetleri gibi nedenlerle engelli sayısı her geçen gün artıyor. Bu, toplum olarak üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gereken bir konudur" dedi. Engelli bireylerin artan ihtiyaçlarına yönelik somut ve sürdürülebilir çözümlerin hayati önem taşıdığını vurgulayan Efe, özellikle sağlık raporları süreçlerinde uluslararası standartlara uyum sağlanması ve kazanılmış hakların korunması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, rapor süreçlerinin hastaya özgü muayene sonuçları dikkate alınarak yürütülmesinin hak kayıplarının önüne geçeceğini dile getirdi. İstihdam kotalarının kamu ve özel sektörde etkin bir biçimde uygulanması ve denetlenmesi gerektiğini belirten Efe, 2022 sayılı yasa kapsamındaki yardımların aile gelirine bağlı kısıtlamalar nedeniyle yetersiz kaldığını, bu kriterlerin yeniden gözden geçirilmesinin sosyal adalet açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan sıkıntılara da değinen Efe, özellikle protez, ortez ve tekerlekli sandalye gibi tıbbi cihazlara ulaşımın zorlaştığını ve kur-enflasyon etkilerinin engelliler üzerindeki yükünü hafifletecek destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Ulaşımda erişilebilirlik sorunlarına da dikkat çeken Efe, "Kaldırımlar, yollar, toplu taşıma araçları hala erişilebilir değil. Toplu taşıma araçlarının dönüşüm sürecindeki yasal gecikmeler, engelli bireylerin hareket özgürlüğünü kısıtlıyor" diyerek bu konuda hızlı adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. Engelli bireylerin sürücü belgesi ve araç alımında karşılaştığı güçlükler ile emeklilik haklarındaki belirsizliklerin giderilmesini isteyen Efe, kazanılmış hakların korunmasının bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Suistimalin engellenmesine yönelik yapılan düzenlemelerde genellemeci değil, adil ve hakkaniyetli yaklaşımlar benimsenmesi gerektiğini ifade eden Efe, "Siyasetin tüm aktörlerinden beklentimiz, bizi göz ardı etmemeleridir. Birleşmiş Milletler’in ‘insana yaraşır yaşam’ ilkesi doğrultusunda, eşit ve erişilebilir bir toplum için somut adımların atılmasını istiyoruz" dedi. Başkan Efe, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Engelli bireyler olarak, eşit haklara sahip, engellerden arındırılmış bir yaşamı talep ediyoruz. İnsan onuruna yakışır bir yaşam, tüm engellilerin en temel hakkıdır."