Yerel Haberler
Erzurum
Başkan Küçükoğlu: "Süper lig yolunda kenetlendik" 05 Nisan 2026 Pazar - 20:37:24 Erzurumspor Futbol Kulübü’nün 1. ligden süper lige şampiyonluk yürüyüşü sürerken, Erzurum Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu’ndan dikkat çeken bir destek geldi. Taraftar gruplarına bayrak ve şapka dağıtan Başkan Küçükoğlu, şehirdeki coşkuyu artırdı. "Süper Lig yolunda kenetlendik. İnşallah yolumuzun sonu şampiyonluk olur" mesajını veren Küçükoğlu, kadim şehir Erzurum’un tek yürek olduğunu vurguladı. Aldığı galibiyetlerle liderliğini sürdüren ve Süper Lig’e göz kırpan Erzurumspor için "kenetlenelim" çağrısında bulunan AK Parti Erzurum İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Erzurumspor FK-Iğdırspor maçı öncesinde taraftarlara bilet desteğinde bulundu. Mavi-beyazlı taraftarların yoğun ilgisiyle karşılanan Küçükoğlu, "Takımımız şampiyonluk yolunda önemli bir üç puan aldı. Başta önemli ve tecrübeli katkılarıyla kulübümüzün Onursal Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’i; mesai mefhumu gözetmeden takımı bir an olsun yalnız bırakmayan Kulüp Başkanımız Ahmet Dal kardeşimizi; şampiyonluk yolunda formasını terleten futbolcu kardeşlerimi, Teknik Direktörümüz Serkan Özbalta’yı ve teknik heyeti canı gönülden tebrik ediyorum" dedi. Ligin uzun bir maraton olduğunu ifade eden Küçükoğlu, "Futbolcularımız, yönetimimiz ve taraftarlarımızla bu zorlu sürecin sonuna geldik. Yolumuzun sonu şampiyonluk. Yıllardır hasretle beklediğimiz kupayı alacağız ve taraftarlarımızla birlikte kutlayacağız. Dadaşların ifadesiyle ‘Efsane geri dönüyor’. Süper Lig yolunda şehir olarak, taraftarlar olarak kenetlendik. İnşallah kalan maçlarımızı da puan kaybı yaşamadan tamamlayarak ligi lider bitirip şampiyonluk kupasını şehrimize getireceğiz. Spor şehri, olimpiyat şehrimize yakışır şekilde, kalıcı bir destekle takımımıza birlik ve beraberlik içinde destek olmaya devam edeceğiz. Takımımızı destekleyen tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 14:52 Popüler müziğin şampiyonu Tüter GSB 11. Kültür Sanat Yarışmaları kapsamında ses yarışması il birinciliği popüler müzik dalında Beyzanur Tüter birinci oldu. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda bölge şampiyonasında Erzurum’u Tüter temsil edecek. GSB 11. Kültür Sanat Yarışmaları kapsamında ses yarışması il birinciliği popüler müzik yarışmasıyla sona erdi. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Beyzanur Tüter il şampiyonu oldu. Erzurum Gençlik ve Spor İl müdürlüğünce düzenlenen ve Atatürk Üniversitesi Koservatuvar Bölümünde gerçekleştirilen yarışmada Ögr.Gör. Feyzi Berat Kaplan, Müzikoloji Bölümü Dr.Ögr.Gör. Tuncay Aras ile Müzik Ögretmeni Fatih Bayrak jüri olarak görev yaptı. Popüler Müziğin Yarışmasının Birincisi Beyzanur Tüter Ses yarışması popüler müzik kategorisinde 1.Beyzanur Tüter, 2. Resul Göktuğ Kandemir, 3.Okşan Durmaz oldu. 50 dolayında genç yarışmacının şampiyonluk mücadelesi verdiği popüler müzik il birinciliği yarışmasında genç sesler ayakta alkışlandı. Birbirinden başarılı performans sergileyen gençler arasında ilk üçü seçmek için jüri bir hayli zorlandı. Geleceğin Sanatçılarına Ödülleri Verildi Dereceye giren gençlerin ödüllerini Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay ile Dr.Ögr.Gör. Tuncay Aras, Ögr.Gör. Feyzi Berat Kaplan ve Müzik Ögretmeni Fatih Bayrak takdim etti. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, tüm yarışmacıları tebrik ederken, Bölge Birinciliğinde Erzurum’u popüler müzikte temsil edecek olan Beyzanur Tüter’e başarı dileklerini iletti. Bu arada birinci olan Beyzanur Tüter, 3 bin TL para ödülünün sahibi olurken, ikinci olan Resul Göktuğ Kandemir 2 bin TL, üçüncü olan Okşan Durmaz ise bin TL ödül kazandı. Sizler Gençlik Merkezlerimizin Birer Parçası Oldunuz Kıran kırana geçen müzik yarışmasının ardından Atatürk Üniversitesi Konservatuvar Salonunda yarışmaya katılan tüm isimlerle kısa süreli bir zirve yapan Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay, "Sizler artık gençlik merkezlerimizin birer parçası oldunuz. Sizleri her zaman gençlik merkezlerimize bekliyoruz. Yeteneklerini geliştirmek isteyen tüm adaylara desteğimiz sürecek" dedi.
Muhteşem manzarada 17 kilometrelik yürüyüş
28 Nisan 2025 Pazartesi - 09:36 Muhteşem manzarada 17 kilometrelik yürüyüş Erzurum’da yürüyüşü grubu hem yaklaşık 17 kilometrelik bir yürüyüş yaptı hem de doğanın güzelliklerini yaşadı. Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Turnalı Mahallesi, bu hafta doğaseverleri ağırladı. Oltu Yürüyüş Grubu ile Erzurum Yürüyüş Grubu, baharın gelişiyle birlikte doğanın canlandığı bu dönemde, Turnalı Mahallesi’nden başlayarak 17 kilometrelik bir yürüyüş gerçekleştirdi. 30 kişinin katıldığı yürüyüş sabahın erken saatlerinde Turnalı Mahallesi’nin alt kısmından başladı. Yürüyüş rotası boyunca katılımcılar, Karahasan Gölü’nde mola vererek kısa bir dinlenme fırsatı buldu. Ardından Baskurt yaylası üzerinden Şenkaya’nın Yukarı Bakraçlı Mahallesi’nden geçerek yürüyüşü tamamladılar. Erzurum Yürüyüş Grubu’ndan Ziya Amil yaptığı açıklamada, "Turnalı köyünden Karahasan Gölü’ne, oradan Başgurt Dağı’na uzanan 17 kilometrelik bir yürüyüş gerçekleştirdik. Oltu Yürüyüş Grubu ile birlikte çok keyifli bir gün geçirdik. Katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum " dedi. Oltu Yürüyüş Grubu’ndan Osman Kamacı ise, "Bugünkü yürüyüşümüzü Turnalı Mahallesi’nden başlattık. Karahasan Gölü’nde mola verdikten sonra Baskurt Dağı’na çıkıp turumuzu tamamladık" ifadelerini kullandı. Doğa yürüyüşçüleri, muhteşem manzaralar eşliğinde gerçekleştirdikleri bu etkinlikle hem spor yapmanın hem de doğayla iç içe olmanın tadını çıkardı. Grupların her pazar farklı bir bölgeyi keşfetmeye devam edecekleri belirtildi.
Özakalın’dan Güney Afrika Cumhuriyeti ile işbirliği çağrısı
28 Nisan 2025 Pazartesi - 09:35 Özakalın’dan Güney Afrika Cumhuriyeti ile işbirliği çağrısı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Saim Özakalın, Palandöken Ekonomi Forumu’nda Güney Afrika Cumhuriyeti Büyükelçisi Dipuo Letsatsi Duba ile bir araya geldi. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Saim Özakalın, Palandöken Ekonomi Forumu kapsamında Güney Afrika Cumhuriyeti Büyükelçisi Dipuo Letsatsi Duba ile yaptığı görüşmede, Erzurum’daki reel sektörler, yatırım alanları ve kentin genel yatırım potansiyeli hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Büyükelçi Dipuo Letsatsi Duba, Palandöken Ekonomi Forumu vesilesiyle Erzurum’a ilk kez geldiğini ifade ederken; ETSO Başkanı Özakalın da kendisini, kış aylarında kayak yapmak üzere Palandöken’e davet etti. Güney Afrika Cumhuriyeti Büyükelçisi Dipuo Letsatsi Duba, iş birliği, yatırım ve karşılıklı diyalog çerçevesinde çeşitli görüşmeler ve ziyaretler gerçekleştirmek istediklerini ETSO Başkanı Saim Özakalın’a iletti. Başkan Özakalın, Erzurum’un jeopolitik konumu, komşu ülkeler ve sınır kapıları hakkında Büyükelçi Duba’ya bilgi verdi. Ayrıca, son yıllarda eğitim, sağlık ve turizm alanlarında belirledikleri hedeflere ulaştıklarını, Erzurum’un Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük sağlık merkezi konumunda olduğunu, Türkiye’deki toplam mera alanlarının yüzde 13’ünün Erzurum’da olduğunu ve Erzurum’un geçmişte büyükbaş hayvan ihracatında Türkiye’nin bir numaralı şehri olduğunu, şimdi ise hayvancılık noktasında Türkiye’de 2. il olduğunu da vurguladı. Özakalın, ETSO’nun öncelikli hedeflerinden birinin Erzurum’daki sanayileşmeyi güçlendirmek olduğunu belirtti. Bu doğrultuda, 4,5 milyon metrekarelik bir alanda Türkiye’nin en yüksek teşvik seviyesi olan 6. bölge kapsamında Erzurum’da 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulduğunu aktardı. ETSO Başkanı Saim Özakalın’ın gerçekleştirdiği kapsamlı bilgilendirmeden büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Büyükelçi Dipuo Letsatsi Duba, Başkan Özakalın’ı ve beraberindeki heyeti Güney Afrika’ya davet etti. Karşılıklı yatırım görüşmelerinin hızla başlatılması için çalışmalara başlayacaklarını belirten Duba, Palandöken Ekonomi Forumu kapsamında gerçekleşen bu görüşmeden büyük memnuniyet duyduklarını da dile getirdi.
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu: "Zeki ekonomilere geçiş süreci üniversiteler için de yeni bir misyon tanımlıyor"
28 Nisan 2025 Pazartesi - 09:15 Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu: "Zeki ekonomilere geçiş süreci üniversiteler için de yeni bir misyon tanımlıyor" Erzurum, 26-27 Nisan 2025 tarihlerinde Palandöken’de düzenlenen ve uluslararası düzeyde büyük yankı uyandıran Palandöken Ekonomi Forumuna ev sahipliği yaptı. "Akıllı Dünyada Adil Bir Gelecek: Zeki Ekonomiler ve Küresel Eşitsizlik" ana temasıyla gerçekleşen forum, 30’dan fazla ülkeden gelen 1000’in üzerinde iş insanı, akademisyen, sivil toplum temsilcisi ve hükümet yetkilisini bir araya getirdi. Yedi oturumda (üçü özel) toplam 40 konuşmacının yer aldığı organizasyonu, ulusal ve uluslararası basından 100’ü aşkın gazeteci takip etti. Forumda; dijitalleşme, yapay zekâ, iklim değişikliği, yatırım fırsatları ve zeki ekonomiler gibi çağın en kritik konuları ele alındı. Rektör Hacımüftüoğlu’ndan Forum Değerlendirmesi Açılış programı ve ikinci gün oturumlarına katılan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Palandöken Ekonomi Forumunun hem Erzurum’un uluslararası görünürlüğü hem de akademi-dünya etkileşimi açısından büyük bir kazanım olduğunu belirtti. "Forumun taşıdığı vizyon, Atatürk Üniversitesi olarak bizlere de dijitalleşme, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yeni sorumluluklar yüklüyor. Zeki ekonomilere geçiş süreci, yalnızca iş dünyasını değil; üniversitelerin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı misyonlarını da yeniden şekillendiriyor. Bu bağlamda biz de üniversite olarak dijital yetkinlikleri artırmaya, yapay zekâ temelli projeleri desteklemeye ve öğrencilerimizi bu geleceğe hazırlamaya odaklandık" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, Palandöken Ekonomi Forumunun içeriği kadar oluşturduğu sinerjinin de önemli olduğunu belirterek: "Burada kurulan iş birlikleri, sadece ekonomik değil; aynı zamanda kültürel ve akademik ortaklıklar için de verimli bir zemin oluşturdu" dedi. Prof Dr. Adil Mardinoğlu: "Yapay Zeka, Sağlık Sektöründe Devrim Yaşatacak" Palandöken Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen "Accelerating The Future: Industry and Services Transformed by Artificial Intelligence" başlıklı oturumda, sağlık ve yapay zekâ kesişiminde önemli bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Adil Mardinoğlu, geleceğin sağlık sektörüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Sağlık Enstitüleri Eski Başkanı, King’s College London Akademisyeni ve 100. Yıl TÜBİTAK Özel Ödülünün sahibi olan Mardinoğlu, "Artificial Intelligence in the Future of Healthcare Sector" başlıklı konuşmasında, yapay zekâ teknolojilerinin sağlık alanında teşhisten tedaviye, kişiselleştirilmiş sağlık hizmetlerinden ilaç geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede köklü değişimlere yol açacağını vurguladı. Yapay zekânın sunduğu büyük veri analizi ve makine öğrenmesi gibi imkânların, hastalıkların erken teşhisinde ve bireye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde kritik bir rol oynadığını belirten Mardinoğlu, "Sağlıkta daha adil, erişilebilir ve etkili bir sistemin inşası için yapay zekânın sunduğu fırsatları iyi değerlendirmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı. Destan Bezmen, Andreas Schleicher ve Tariq Qureishy gibi önemli konuşmacıların da yer aldığı ve Andrea Sanke’nin moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Mardinoğlu’nun yapay zekânın sağlık hizmetleri üzerindeki dönüştürücü etkisine dair öngörüleri büyük ilgi gördü. Qureishy’den Ezber Bozan Sunum: "Gelecek Geldi Ama Eşit Dağılmadı" Forumun ikinci günü en çok ilgi gören oturumlarından biri, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Xponential Group’un Kurucu CEO’su Tariq Qureishy’nin katıldığı "Geleceği Hızlandırmak: Yapay Zekânın Dönüştürdüğü Endüstri ve Hizmetler" başlıklı oturum oldu. Palandöken Ekonomi Forumu’nun ikinci günü, uluslararası vizyoner konuşmacı Tariq Qureishy’nin etkileyici sunumuna sahne oldu. Xponential Group Kurucusu ve CEO’su olan Qureishy: "Geleceği Hızlandırmak: Yapay Zekânın Dönüştürdüğü Endüstri ve Hizmetler" başlıklı özel oturumda yaptığı konuşmada, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve etik değerler üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Sunumuna, "Geleceğin büyük bir kısmı aslında zaten gerçekleşti, sadece eşit dağılmadı" sözleriyle başlayan Qureishy, dijitalleşme sürecinin toplumlar arasında yeni eşitsizlikler oluşturabileceğine dikkat çekerek geleceğin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda zihinsel ve toplumsal bir dönüşüm gerektirdiğini vurguladı. "10 Kat Hızlı Bir Dünyaya Hazır Mıyız?" Moderatörün "10 kat hızlı bir dünyaya hazır mıyız?" sorusuna verdiği: "Çoğumuz buna hazır değiliz çünkü beynimiz lineer düşünmeye alışkın" cevabı salonda yankı bulan Qureishy, katılımcılara kendi "süper güçlerini" geliştirip geliştirmediklerini sorarken, yalnızca bir kişinin el kaldırmasını "samimi ama çarpıcı bir gerçek" olarak yorumladı. İş dünyasında yaşanan dönüşüme dair, "Artık teknolojiyle iş yapan bir dünyadan, yapay zekâyla iş yapan bir dünyaya geçiyoruz" diyen Qureishy, bu geçişin sadece üretimi değil, düşünce biçimlerini de yeniden şekillendireceğini ifade etti. "Yapay Zekâ, Bir Kitle İmha Silahına Dönüşebilir" Geleceğin şekillenmesinde en kritik unsurun "güven" olduğunu belirten Qureishy, "Eğer bilgiye, veriye ve birbirimize güvenmezsek, yapay zekâ bir kitle imha silahına dönüşebilir. Teknoloji kadar sevgi, empati ve insanlık da bu geleceğin temel taşı olmalı" dedi. "Güven, Geleceğin Temelidir" Sunumunun sonunda etik değerlere dikkat çeken Qureishy, yapay zekâ temelli dönüşümün başarısı için toplumsal güvenin inşa edilmesinin şart olduğunu belirtti. "Geleceğimizi şekillendirecek en önemli şey güven olacak" diyen Qureishy, teknolojik gelişmelerin ancak sevgi, empati ve insanlıkla birlikte yürütülürse yaşanabilir bir dünya inşa edilebileceğini vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu’ndan Qureishy Yorumu: "Geleceğe Uyumlanmak Kadar, Ona Yön Vermek de Artık Bir Zorunluluktur" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Palandöken Ekonomi Forumu’nun ikinci gününde dinleyicileri derinden etkileyen Tariq Qureishy sunumunu değerlendirerek, konuşmanın üniversiteler ve akademik camia açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. "Qureishy, sadece bir gelecek vizyonu sunmakla kalmadı; aynı zamanda bu geleceğe nasıl hazırlanılması gerektiğiyle ilgili çok kıymetli bir farkındalık oluşturdu" diyen Rektör Hacımüftüoğlu, özellikle doğrusal düşünme alışkanlığının yerini üstel düşünceye bırakması gerektiği yönündeki tespitin, yükseköğretim kurumları için önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu belirtti. "Biz üniversiteler olarak yalnızca bilgi üreten değil; aynı zamanda bu bilgiyle dönüşen ve dönüştüren kurumlar olmalıyız" diyen Hacımüftüoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Qureishy’nin sunumu, teknolojik ilerlemenin sadece teknik değil, aynı zamanda etik, sosyal ve zihinsel boyutları olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Üniversiteler, işte tam bu çok katmanlı dönüşümde öncü rol oynamalıdır. Öğrencilerimizi yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, öngörülemeyen gelecek senaryolarına da hazırlamalıyız." Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, Qureishy’nin "geleceğin temeli güven olmalı" vurgusunu özellikle önemli bulduğunu belirterek şunları kaydetti: "Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, güven duygusu olmadan sürdürülebilir bir toplumsal yapı inşa etmek mümkün değildir. Bu nedenle eğitimde şeffaflık, bilgi güvenliği, dijital etik gibi kavramlar artık üniversite gündemimizin merkezinde yer almalıdır." Sunumun ardından birçok öğrenci ve akademisyenin Qureishy’nin ifadelerinden ilham aldığını gözlemlediğini de paylaşan Hacımüftüoğlu: "Geleceğe uyum sağlamak kadar, ona yön vermek de bizim görevimiz. Atatürk Üniversitesi olarak biz bu sorumluluğun farkındayız ve çalışmalarımızı bu vizyon doğrultusunda sürdüreceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ekonomi dünyasının nabzı Palandöken’de attı
27 Nisan 2025 Pazar - 17:23 Ekonomi dünyasının nabzı Palandöken’de attı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri EİT 2025 Erzurum Turizm Başkenti etkinlikleri kapsamında düzenlenen Palandöken Ekonomi Forumu’nda, "Akıllı Dünyada Adil Bir Gelecek: Zeki Ekonomiler ve Küresel Eşitsizlikler" ana temasıyla birbirinden çarpıcı oturumlar gerçekleştirildi. "Akıllı Dünyada Adil Bir Gelecek: Zeki Ekonomiler ve Küresel Eşitsizlik" temasıyla yola çıkan Palandöken Ekonomi Forumu, yapay zekanın oluşturduğu, dönüşüm sürecinin eşitsizlikleri azaltıp azaltmayacağını ya da mevcut eşitsizlikleri derinleştirip derinleştirmeyeceğini geniş bir kitleye tartışma fırsatı sunan bir platform oluşturmak amacıyla yola çıktı. Bu hedefin, dönüşümün sadece zeki ekonomiler ve bu ekonomilere ulaşmaya çalışan ülkeler açısından değil, aynı zamanda global ekonomi ve bu dönüşüme hiç dahil olamayan ekonomiler açısından da ele alınacağı bir tartışma zemini sağlamayı amaçladığı ifade edildi. Forum; bakanlar, diplomatlar, iş insanları, akademisyenler, düşünce kuruluşları temsilcileri, gençlik ve medya mensuplarının geniş çaplı görüş alışverişi yapma imkanı bulurken, dünyanın önde gelen ekonomik etkinliklerinden biri olma vizyonunu taşıyan bir organizasyon olarak 26-27 Nisan 2025 tarihleri arasında Palandöken, Erzurum’da gerçekleştirildi. Önemli başlıklar, değerli katılımcılar Forum, dört ana oturumdan oluştu ve her oturumda konunun uzmanları derinlemesine tartışmalar yaptı. Ayrıca, forum kapsamında üç özel oturum da gerçekleştirildi. "Yapay Zekâ Çağında Kültür ve Turizm" başlıklı özel oturumda teknolojik gelişmelerin turizm ve kültürel miras üzerindeki etkileri ele alınarak; geleceğin turizm stratejileriyle sürdürülebilirliğin nasıl sağlanabileceği tartışıldı. "Değişen Dünyada Türkiye - Arap Dünyası Etkileşimi: Temas, Diyalog ve Yeni İş Birliği Arayışları" başlıklı özel oturumda Türkiye ile Arap Devletleri Ligi üyesi ülkeler arasında derinleşen ekonomik ilişkilerin, karşılıklı etkileşim ve çok düzlemli iş birlikleri temelinde güçlendirilmesi için bir zemin oluşturulması hedeflendi. Katılımcılar "Türkiye’nin Yatırım Ufku: Fırsatlar ve Gelecek Vizyonu" başlıklı özel oturumda, forumun ana teması kapsamında Türkiye’deki mevcut yatırım ortamı ve Türkiye ekonomisinin geleceğine dair yeni yatırım stratejileri değerlendirildi. Küresel iş birliği fırsatlarını keşfetme imkanı doğdu 26-27 Nisan 2025 tarihlerinde Erzurum Palandöken’de düzenlenen organizasyonda, dijitalleşmenin iş dünyası üzerindeki etkileri, zeki ekonomilerin inşası ve küresel ekonomik eşitsizliklerin giderilmesi gibi konular alanında uzman isimler tarafından tartışıldı. Etkinlik süresince bölgesel ve küresel ekonomik gelişmeler hakkında bilgi alışverişi yapılması ve güçlü iş birliklerinin kurulması için uygun bir zemin sağlandı. Farklı ülkelerden hükümet temsilcileri, iş insanları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan yaklaşık 500 katılımcının yer aldığı organizasyonda, küresel iş birliği fırsatlarını keşfetme, yeni stratejiler geliştirme ve bölgenin stratejik önemini değerlendirme imkânları da bulunuldu. "Yapay Zekâ Çağında Kültür Ve Turizm" Oturumu Bu oturumda konuşmacılar; geleceğin ekonomisi, deneyimlerin ön planda olduğu ve yapay zekâ tabanlı dijital teknolojilerin kültür ve turizm sektörünü dönüştürdüğü yeni bir dönemi işaret ettiği vurgusunu yaptı. "Yapay Zekâ Çağında Kültür ve Turizm" başlıklı oturumda, dijitalleşmenin, yapay zekanın ve akıllı çözümlerin turizm ve kültürel miras alanında oluşturduğu fırsatları ve karşılaşılan zorlukları ele alındı. Bu oturumda, teknolojik gelişmelerin turizm ve kültürel miras üzerindeki etkileri derinlemesine analiz edilerek; geleceğin turizm stratejileriyle sürdürülebilirliğin nasıl sağlanabileceği tartışıldı. Kültürel mirasın dijital ortamda yeniden canlandırılması ve bu süreçte yapay zekâ ve robotik teknolojilerin rolü masaya yatırılırken, bu teknolojilerin ziyaretçi deneyimlerini nasıl dönüştürdüğü ve kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmasında sunduğu avantajlar değerlendirildi. Katılımcılar, teknolojinin kültürel miras ve turizmde oluşturduğu değişimi, bu değişimin ekonomik ve toplumsal etkilerini, yapay zekâ destekli turizm yaklaşımlarının sürdürülebilirlik ve eşitlik hedeflerine katkılarını ve geleceğin deneyimsel ekonomilerini şekillendirecek yenilikçi yaklaşımları tartıştı. "Değişen Dünyada Türkiye - Arap Dünyası Etkileşimi: Temas, Diyalog Ve Yeni İş Birliği Arayışları" Oturumu Bu oturumda; Türkiye ile Arap Devletleri Ligi üyesi ülkeler arasında derinleşen ekonomik ilişkilerin, karşılıklı etkileşim ve çok düzlemli iş birlikleri temelinde yeniden düşünülmesi fikri ön plana çıktı. Konuşmacılar küresel ölçekte dijitalleşme, yapay zekâ destekli üretim, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde dönüşen ekonomik paradigmalar; ülkeler arası iş birliği modellerinde de daha esnek, yenilikçi ve doğrudan diyaloga dayalı yaklaşımları gerekli kıldığını vurguladılar. Oturuma, Arap Devletleri Ligi’ni temsil eden büyükelçiler ile Türkiye’de faaliyet gösteren, farklı sektörlerden seçilmiş iş dünyası temsilcisi ve bürokratlar katıldı. Katılımcılar, zeki ekonomilerin şekillendirdiği yeni üretim ve ticaret düzeni çerçevesinde; yapay zekâ uygulamaları, dijital ticaret altyapıları, yenilenebilir enerji, turizm, tarım teknolojileri, finansal bütünleşme ve lojistik ağlar gibi alanlarda potansiyel iş birliklerini değerlendirdi. Bu diyalog ortamının, yalnızca kısa vadeli ticari temaslar değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma vizyonlarını paylaşmaya ve ortak ekonomik yönetişim modelleri geliştirmeye zemin hazırlamayı hedeflediği dile getirildi. Oturumun özgün yapısı, doğrudan ve eş zamanlı temasların önünü açarak, karşılıklı güvene dayalı sürdürülebilir ortaklıkların gelişimine katkı sunmayı amaçladı. Bu doğrultuda etkinlik, ekonomik diplomasinin güncel evrimine örnek teşkil edecek şekilde, çok taraflılığın pratikteki yansımalarını güçlendirmeye yönelik bir uygulama alanı olarak değerlendirildi. "İklim Değişikliği, Ekolojik Dönüşüm Ve Enerji Politikaları" Oturumu Sanayi Devrimi ile başlayan kitlesel üretim çağı, doğal kaynakların hızla tükenmesine ve çevre kirliliğinin küresel ölçekte artışına neden oldu. Oturumda son yüzyılda, çevre kirliliği ve iklim kriziyle mücadele etmek için hızla artan çabalarla küresel çözümler aranmaya başlandığı ifade edildi. Bu çabalar, yeşil ekonomi, sıfır karbon hedefi, sürdürülebilir kalkınma, yenilenebilir enerji, enerji dönüşümü, ekolojik toplum ve döngüsel ekonomi gibi kavramların ortaya çıkmasına yol açtığı vurgulandı. Günümüzde bu konular, mevcut teknolojik ilerlemelerden bilimsel çalışmalara, siyasi kararlar ve ekonomi politikalarına kadar geniş bir yelpazede ele alındığı, ancak tüm bu çabalara rağmen küresel ölçekte yeterli bir iyileşme sağlanamamıştır ve ekonomik gelişmişlik düzeyi azaldıkça bu sorunlardan etkilenen bölgelerin sayısı artıyor. Gelecek nesillere yaşanabilir ve adil bir dünya bırakabilmek için iklim değişikliğiyle mücadele ve ekolojik dönüşüm büyük önem taşıdığı söylendi. İklim değişikliği, ekolojik dönüşüm ve enerji politikaları, sadece çevresel değil, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik açısından da hayati bir öneme sahip olduğu belirtilen bu oturumda, iklim değişikliğiyle mücadele, enerji dönüşümü, ekolojik sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği gibi konular ele alındı. "Türkiye’nin Yatırım Ufku: Fırsatlar Ve Gelecek Vizyonu" Oturumu Oturum, Türkiye’nin stratejik coğrafi konumu, genç ve dinamik iş gücü, gelişen altyapısı ve yatırımcı dostu politikaları ekseninde Türkiye’nin zeki ekonomiler çağında nasıl bir rol oynayabileceği ve global ekonomik dönüşümün ülkeye etkileri üzerine odaklandı. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen bu oturumda, Türkiye’de yatırım yapma olanakları detaylı bir şekilde incelenecek ve ülkenin ekonomik geleceğine dair stratejik bakış açıları sunuldu. Türkiye’nin dijitalleşme ve yapay zeka konusundaki mevcut yetkinlikleri, zeki ekonomilerin Türkiye’nin ekonomik yapısına ve global rekabetçiliğine etkileri, Türkiye’nin bu yeni paradigmada nasıl bir rol oynayabileceği tartışılırken, yapay zeka ve dijitalleşmenin getirdiği fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilmek için gereken regülasyonlar, teşvik mekanizmaları ve stratejik adımlar üzerinde duruldu. Ayrıca bölgesel avantajlar üzerine yapılan tartışmada, yatırımcılara Türkiye’nin ekonomik dinamizmini ve büyüme potansiyelini yakından tanıma fırsatı sunacak, yerel ve uluslararası yatırım stratejilerinin nasıl uyumlu hale getirilebileceği konusunda derinlemesine bilgiler sağladı. "Global Ekonomi Gündeminde Zeki Ekonomiler" Oturumu Küresel ekonominin gündeminde, yavaşlama beklentileri ve dayanıklılık tartışmaları, bölgesel istikrarsızlıklar, savaşlar ve iklim değişikliği nedeniyle yaşanan üretim, tüketim, tedarik ve lojistik sorunları öne çıktığı ifade edilen bu oturumda bazı görüşlere göre, zeki dönüşüm bu sorunların çözümü için fırsatlar sunmakta ve insanlık tarihi açısından bir dönüm noktasını işaret ettiği dile getirildi. Bu bağlamda, bu oturumda "Zeki ekonomi nasıl inşa edilir?" başlığı altında, bir ekonomiyi zeki yapan unsurlar ve ülkelerin dönüşüm çabaları tartışıldı. Zeki ekonomiler dönemi, kavramların değiştiği ve ekonomide yeni tanımların ortaya çıktığı bir süreçtir. Bu çerçevede, oturumda yapay zekanın sunduğu ekonomik değer, küresel ağlar ve zeki ekonomiler döneminin taşıdığı risk ve zorluklar detaylı bir şekilde ele alındı. "Geleceği Hızlandırmak: Yapay Zekanın Dönüştürdüğü Endüstri Ve Hizmetler" Oturumu Oturuma katılan uzmanlar yapay zekâ ve otomasyonun hızla gelişmesi, birçok endüstride köklü değişikliklere yol açtığını vurguladı. Konuşmalarda bu değişimlerin hızını ve kapsamını anlamanın, geleceğe yönelik hazırlıklı olmak açısından büyük önem taşıdığı sıkça vurgulandı. Bu oturumda yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkileri, yeni iş kollarının ortaya çıkışı, bazı iş kollarının otomatikleşmesi ve iş gücünün gelecekteki şekli konusunda farkındalık oluşturmak gerektiği anlatıldı. Ayrıca, yapay zekâ ve otomasyonun toplumsal eşitlik, işsizlik oranları ve eğitim ihtiyaçları gibi sosyo-ekonomik dinamikler üzerindeki etkilerini analiz etmek ve bu konularda yeni stratejiler geliştirmek giderek daha önemli hale geldiği dile getirildi. Oturumda; ekonomik büyüme ve sürdürülebilirlik açısından kritik olan endüstrilerin yapay zekâ ile nasıl daha verimli, yenilikçi ve rekabetçi hale getirilebileceği tartışıldı. "Dönüşüm Döneminin Oluşturduğu Eşitsizlikler: Küresel İş Birliği Ve Sürdürülebilir Gelecek Stratejileri" Oturumu Oturumda konuşmacılar tarafından dönüşüm döneminin, teknolojik ilerlemelerin hız kazanmasıyla birlikte küresel ekonomik yapının hızlı bir şekilde değiştiği bir dönem olduğu ifade edildi. Bu bağlamda, ekonomik kalkınmayı teknoloji ve bilgi temelli yapılar aracılığıyla gerçekleştirmeyi hedefleyen "akıllı dünya" ve "zeki ekonomiler" kavramları öne çıktığı anlatılarak bu yeni paradigmanın, teknolojiye dayalı inovasyonu teşvik ederek ekonomik büyümeyi ve sosyal refahı artırma potansiyeline sahip olduğu, ancak, teknolojik ilerlemenin bölgesel ve ulusal düzeylerde eşit şekilde yaşanmaması, ülkeler arasındaki zenginlik ve refah farklarının açılmasına ve geçmişten gelen toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesine yol açtığı söylendi. Zeki ekonomiler döneminin çıktıları, küresel ve toplumsal eşitsizlikleri azaltmak ve adil bir gelecek inşa etmek açısından hayati bir öneme sahip olduğu vurgulanan bu oturumda, teknolojik ilerlemenin ve küresel zeki ekonomilere dönüşüm sürecinin daha eşitlikçi bir şekilde nasıl gerçekleştirilebileceği tartışıldı.
Ekonomi dünyasının nabzı Palandöken’de attı
27 Nisan 2025 Pazar - 17:14 Ekonomi dünyasının nabzı Palandöken’de attı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri EİT 2025 Erzurum Turizm Başkenti etkinlikleri kapsamında düzenlenen Palandöken Ekonomi Forumu’nda "Akıllı Dünyada Adil Bir Gelecek: Zeki Ekonomiler ve Küresel Eşitsizlikler" ana temasıyla birbirinden çarpıcı oturumlar gerçekleştirildi. "Akıllı Dünyada Adil Bir Gelecek: Zeki Ekonomiler ve Küresel Eşitsizlik" temasıyla yola çıkan Palandöken Ekonomi Forumu, yapay zekanın oluşturduğu, dönüşüm sürecinin eşitsizlikleri azaltıp azaltmayacağını ya da mevcut eşitsizlikleri derinleştirip derinleştirmeyeceğini geniş bir kitleye tartışma fırsatı sunan bir platform oluşturmak amacıyla yola çıktı. Bu hedefin, dönüşümün sadece zeki ekonomiler ve bu ekonomilere ulaşmaya çalışan ülkeler açısından değil, aynı zamanda global ekonomi ve bu dönüşüme hiç dahil olamayan ekonomiler açısından da ele alınacağı bir tartışma zemini sağlamayı amaçladığı ifade edildi. Forum; bakanlar, diplomatlar, iş insanları, akademisyenler, düşünce kuruluşları temsilcileri, gençlik ve medya mensuplarının geniş çaplı görüş alışverişi yapma imkanı bulurken, dünyanın önde gelen ekonomik etkinliklerinden biri olma vizyonunu taşıyan bir organizasyon olarak 26-27 Nisan 2025 tarihleri arasında Palandöken, Erzurum’da gerçekleştirildi. Önemli başlıklar, değerli katılımcılar Forum, dört ana oturumdan oluştu ve her oturumda konunun uzmanları derinlemesine tartışmalar yaptı. Ayrıca, forum kapsamında üç özel oturum da gerçekleştirildi. "Yapay Zekâ Çağında Kültür ve Turizm" başlıklı özel oturumda teknolojik gelişmelerin turizm ve kültürel miras üzerindeki etkileri ele alınarak; geleceğin turizm stratejileriyle sürdürülebilirliğin nasıl sağlanabileceği tartışıldı. "Değişen Dünyada Türkiye - Arap Dünyası Etkileşimi: Temas, Diyalog ve Yeni İş Birliği Arayışları" başlıklı özel oturumda Türkiye ile Arap Devletleri Ligi üyesi ülkeler arasında derinleşen ekonomik ilişkilerin, karşılıklı etkileşim ve çok düzlemli iş birlikleri temelinde güçlendirilmesi için bir zemin oluşturulması hedeflendi. Katılımcılar "Türkiye’nin Yatırım Ufku: Fırsatlar ve Gelecek Vizyonu" başlıklı özel oturumda, forumun ana teması kapsamında Türkiye’deki mevcut yatırım ortamı ve Türkiye ekonomisinin geleceğine dair yeni yatırım stratejileri değerlendirildi. Küresel işbirliği fırsatlarını keşfetme imkanı doğdu 26-27 Nisan 2025 tarihlerinde Erzurum Palandöken’de düzenlenen organizasyonda, dijitalleşmenin iş dünyası üzerindeki etkileri, zeki ekonomilerin inşası ve küresel ekonomik eşitsizliklerin giderilmesi gibi konular alanında uzman isimler tarafından tartışıldı. Etkinlik süresince bölgesel ve küresel ekonomik gelişmeler hakkında bilgi alışverişi yapılması ve güçlü iş birliklerinin kurulması için uygun bir zemin sağlandı. Farklı ülkelerden hükümet temsilcileri, iş insanları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan yaklaşık 500 katılımcının yer aldığı organizasyonda, küresel iş birliği fırsatlarını keşfetme, yeni stratejiler geliştirme ve bölgenin stratejik önemini değerlendirme imkânları da bulunuldu. "Yapay Zekâ Çağında Kültür Ve Turizm" Oturumu Bu oturumda konuşmacılar; geleceğin ekonomisi, deneyimlerin ön planda olduğu ve yapay zekâ tabanlı dijital teknolojilerin kültür ve turizm sektörünü dönüştürdüğü yeni bir dönemi işaret ettiği vurgusunu yaptı. "Yapay Zekâ Çağında Kültür ve Turizm " başlıklı oturumda, dijitalleşmenin, yapay zekanın ve akıllı çözümlerin turizm ve kültürel miras alanında oluşturduğu fırsatları ve karşılaşılan zorlukları ele alındı. Bu oturumda, teknolojik gelişmelerin turizm ve kültürel miras üzerindeki etkileri derinlemesine analiz edilerek; geleceğin turizm stratejileriyle sürdürülebilirliğin nasıl sağlanabileceği tartışıldı. Kültürel mirasın dijital ortamda yeniden canlandırılması ve bu süreçte yapay zekâ ve robotik teknolojilerin rolü masaya yatırılırken, bu teknolojilerin ziyaretçi deneyimlerini nasıl dönüştürdüğü ve kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmasında sunduğu avantajlar değerlendirildi. Katılımcılar, teknolojinin kültürel miras ve turizmde yarattığı değişimi, bu değişimin ekonomik ve toplumsal etkilerini, yapay zekâ destekli turizm yaklaşımlarının sürdürülebilirlik ve eşitlik hedeflerine katkılarını ve geleceğin deneyimsel ekonomilerini şekillendirecek yenilikçi yaklaşımları tartıştı. "Değişen Dünyada Türkiye - Arap Dünyası Etkileşimi: Temas, Diyalog Ve Yeni İş Birliği Arayışları" Oturumu Bu oturumda; Türkiye ile Arap Devletleri Ligi üyesi ülkeler arasında derinleşen ekonomik ilişkilerin, karşılıklı etkileşim ve çok düzlemli iş birlikleri temelinde yeniden düşünülmesi fikri ön plana çıktı. Konuşmacılar küresel ölçekte dijitalleşme, yapay zekâ destekli üretim, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde dönüşen ekonomik paradigmalar; ülkeler arası iş birliği modellerinde de daha esnek, yenilikçi ve doğrudan diyaloga dayalı yaklaşımları gerekli kıldığını vurguladılar. Oturuma, Arap Devletleri Ligi’ni temsil eden büyükelçiler ile Türkiye’de faaliyet gösteren, farklı sektörlerden seçilmiş iş dünyası temsilcisi ve bürokratlar katıldı. Katılımcılar, zeki ekonomilerin şekillendirdiği yeni üretim ve ticaret düzeni çerçevesinde; yapay zekâ uygulamaları, dijital ticaret altyapıları, yenilenebilir enerji, turizm, tarım teknolojileri, finansal bütünleşme ve lojistik ağlar gibi alanlarda potansiyel iş birliklerini değerlendirdi. Bu diyalog ortamının, yalnızca kısa vadeli ticari temaslar değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma vizyonlarını paylaşmaya ve ortak ekonomik yönetişim modelleri geliştirmeye zemin hazırlamayı hedeflediği dile getirildi. Oturumun özgün yapısı, doğrudan ve eş zamanlı temasların önünü açarak, karşılıklı güvene dayalı sürdürülebilir ortaklıkların gelişimine katkı sunmayı amaçladı. Bu doğrultuda etkinlik, ekonomik diplomasinin güncel evrimine örnek teşkil edecek şekilde, çok taraflılığın pratikteki yansımalarını güçlendirmeye yönelik bir uygulama alanı olarak değerlendirildi. "İklim Değişikliği, Ekolojik Dönüşüm Ve Enerji Politikaları" Oturumu Sanayi Devrimi ile başlayan kitlesel üretim çağı, doğal kaynakların hızla tükenmesine ve çevre kirliliğinin küresel ölçekte artışına neden oldu. Oturumda son yüzyılda, çevre kirliliği ve iklim kriziyle mücadele etmek için hızla artan çabalarla küresel çözümler aranmaya başlandığı ifade edildi. Bu çabalar, yeşil ekonomi, sıfır karbon hedefi, sürdürülebilir kalkınma, yenilenebilir enerji, enerji dönüşümü, ekolojik toplum ve döngüsel ekonomi gibi kavramların ortaya çıkmasına yol açtığı vurgulandı. Günümüzde bu konular, mevcut teknolojik ilerlemelerden bilimsel çalışmalara, siyasi kararlar ve ekonomi politikalarına kadar geniş bir yelpazede ele alındığı, ancak tüm bu çabalara rağmen küresel ölçekte yeterli bir iyileşme sağlanamamıştır ve ekonomik gelişmişlik düzeyi azaldıkça bu sorunlardan etkilenen bölgelerin sayısı artıyor. Gelecek nesillere yaşanabilir ve adil bir dünya bırakabilmek için iklim değişikliğiyle mücadele ve ekolojik dönüşüm büyük önem taşıdığı söylendi. İklim değişikliği, ekolojik dönüşüm ve enerji politikaları, sadece çevresel değil, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik açısından da hayati bir öneme sahip olduğu belirtilen bu oturumda, iklim değişikliğiyle mücadele, enerji dönüşümü, ekolojik sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği gibi konular ele alındı. "Türkiye’nin Yatırım Ufku: Fırsatlar Ve Gelecek Vizyonu" Oturumu Oturum, Türkiye’nin stratejik coğrafi konumu, genç ve dinamik iş gücü, gelişen altyapısı ve yatırımcı dostu politikaları ekseninde Türkiye’nin zeki ekonomiler çağında nasıl bir rol oynayabileceği ve global ekonomik dönüşümün ülkeye etkileri üzerine odaklandı. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen bu oturumda, Türkiye’de yatırım yapma olanakları detaylı bir şekilde incelenecek ve ülkenin ekonomik geleceğine dair stratejik bakış açıları sunuldu. Türkiye’nin dijitalleşme ve yapay zeka konusundaki mevcut yetkinlikleri, zeki ekonomilerin Türkiye’nin ekonomik yapısına ve global rekabetçiliğine etkileri, Türkiye’nin bu yeni paradigmada nasıl bir rol oynayabileceği tartışılırken, yapay zeka ve dijitalleşmenin getirdiği fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilmek için gereken regülasyonlar, teşvik mekanizmaları ve stratejik adımlar üzerinde duruldu. Ayrıca bölgesel avantajlar üzerine yapılan tartışmada, yatırımcılara Türkiye’nin ekonomik dinamizmini ve büyüme potansiyelini yakından tanıma fırsatı sunacak, yerel ve uluslararası yatırım stratejilerinin nasıl uyumlu hale getirilebileceği konusunda derinlemesine bilgiler sağladı. "Global Ekonomi Gündeminde Zeki Ekonomiler" Oturumu Küresel ekonominin gündeminde, yavaşlama beklentileri ve dayanıklılık tartışmaları, bölgesel istikrarsızlıklar, savaşlar ve iklim değişikliği nedeniyle yaşanan üretim, tüketim, tedarik ve lojistik sorunları öne çıktığı ifade edilen bu oturumda bazı görüşlere göre, zeki dönüşüm bu sorunların çözümü için fırsatlar sunmakta ve insanlık tarihi açısından bir dönüm noktasını işaret ettiği dile getirildi. Bu bağlamda, bu oturumda "zeki ekonomi nasıl inşa edilir?" başlığı altında, bir ekonomiyi zeki yapan unsurlar ve ülkelerin dönüşüm çabaları tartışıldı. Zeki ekonomiler dönemi, kavramların değiştiği ve ekonomide yeni tanımların ortaya çıktığı bir süreçtir. Bu çerçevede, oturumda yapay zekanın sunduğu ekonomik değer, küresel ağlar ve zeki ekonomiler döneminin taşıdığı risk ve zorluklar detaylı bir şekilde ele alındı. "Geleceği Hızlandırmak: Yapay Zekanın Dönüştürdüğü Endüstri Ve Hizmetler" Oturumu Oturuma katılan uzmanlar yapay zekâ ve otomasyonun hızla gelişmesi, birçok endüstride köklü değişikliklere yol açtığını vurguladı. Konuşmalarda bu değişimlerin hızını ve kapsamını anlamanın, geleceğe yönelik hazırlıklı olmak açısından büyük önem taşıdığı sıkça vurgulandı. Bu oturumda yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkileri, yeni iş kollarının ortaya çıkışı, bazı iş kollarının otomatikleşmesi ve iş gücünün gelecekteki şekli konusunda farkındalık oluşturmak gerektiği anlatıldı. Ayrıca, yapay zekâ ve otomasyonun toplumsal eşitlik, işsizlik oranları ve eğitim ihtiyaçları gibi sosyo-ekonomik dinamikler üzerindeki etkilerini analiz etmek ve bu konularda yeni stratejiler geliştirmek giderek daha önemli hale geldiği dile getirildi. Oturumda; ekonomik büyüme ve sürdürülebilirlik açısından kritik olan endüstrilerin yapay zekâ ile nasıl daha verimli, yenilikçi ve rekabetçi hale getirilebileceği tartışıldı. "Dönüşüm Döneminin Oluşturduğu Eşitsizlikler: Küresel İş Birliği Ve Sürdürülebilir Gelecek Stratejileri" Oturumu Oturumda konuşmacılar tarafından dönüşüm döneminin, teknolojik ilerlemelerin hız kazanmasıyla birlikte küresel ekonomik yapının hızlı bir şekilde değiştiği bir dönem olduğu ifade edildi. Bu bağlamda, ekonomik kalkınmayı teknoloji ve bilgi temelli yapılar aracılığıyla gerçekleştirmeyi hedefleyen "akıllı dünya" ve "zeki ekonomiler" kavramları öne çıktığı anlatılarak bu yeni paradigmanın, teknolojiye dayalı inovasyonu teşvik ederek ekonomik büyümeyi ve sosyal refahı artırma potansiyeline sahip olduğu, ancak, teknolojik ilerlemenin bölgesel ve ulusal düzeylerde eşit şekilde yaşanmaması, ülkeler arasındaki zenginlik ve refah farklarının açılmasına ve geçmişten gelen toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesine yol açtığı söylendi. Zeki ekonomiler döneminin çıktıları, küresel ve toplumsal eşitsizlikleri azaltmak ve adil bir gelecek inşa etmek açısından hayati bir öneme sahip olduğu vurgulanan bu oturumda, teknolojik ilerlemenin ve küresel zeki ekonomilere dönüşüm sürecinin daha eşitlikçi bir şekilde nasıl gerçekleştirilebileceği tartışıldı. (ERZ-NK)
Başkan Sekmen iş dünyasına Erzurum’u anlattı
27 Nisan 2025 Pazar - 16:44 Başkan Sekmen iş dünyasına Erzurum’u anlattı Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Palandöken Ekonomi Forumu’nda iş dünyası ve büyükelçilere kentin yatırım olanaklarını anlattı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun moderatörlüğünde; Palandöken Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen "Türkiye’nin Yatırım Ufku: Fırsatlar ve Gelecek Vizyonu" başlıklı özel oturumda konuşan Başkan Sekmen, Palandöken Ekonomik Forumu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, şunları kaydetti: "Erzurum, sadece EİT’e ev sahipliği yapmadı; bir vizyon arayışına, bir strateji doğumuna da şahitlik etti. Doğu’nun içinden doğan bu şehir, hem Karadeniz’e hem Güneydoğu’ya, hem İran sınırına hem Orta Asya’ya uzanan yollarıyla stratejik bir entegrasyon kapısı olma potansiyeline sahiptir. Bu potansiyel, artık kâğıt üzerinde değil; eylem planlarının içinde de yer almaktadır. Biz burada sadece yatırım dilini değil, ihracatın yeni lehçesini de konuştuk. ‘Erzurum’dan dünya pazarlarına nasıl daha etkin ulaşırız?’ sorusuna birlikte yanıtlar aradık. Tarımda dijitalleşmeden hayvancılıkta verimliliğe, sanayide kümelenmeden e-ticaretin altyapısına kadar birçok başlıkta somut öneriler geliştirdik. Lojistik köy projesiyle Erzurum’un doğunun taşımacılık kalbi olması yönünde atılacak adımlar gündeme alındı. Organize Sanayi Bölgelerimizdeki genişleme planları, yenilenebilir enerji yatırımları, yeşil üretim teknikleriyle buluşturulmak üzere stratejiye dönüştürüldü." "Erzurum’un ağırlığı, sadece tarihiyle değil; bugünkü vizyonuyla da büyüktür." Başkan Mehmet Sekmen, "Biz güçlü bir kalkınmanın, büyümenin, tarihi ve kültürel sürdürülebilirliğin de temsilcisi olmak istiyoruz" diye konuştu. "Bir yatırımcı Erzurum’a geldiğinde sadece teşvik değil, dostluk da bulsun istiyoruz" diyen Başkan Sekmen, şöyle devam etti: "Bir girişimci sadece vergi indirimi değil, güven iklimiyle de karşılaşsın istiyoruz. Bir akademisyen Erzurum’a geldiğinde sadece veri değil, medeniyet kodlarıyla yoğrulmuş bir şehir hafızasıyla buluşsun istiyoruz. Ve çok iyi biliyoruz: ‘Taş yerinde ağırdır.’ Erzurum’un ağırlığı, sadece tarihiyle değil; bugünkü vizyonuyla da büyüktür. Bu forum sayesinde yeni iş birliklerinin kapıları aralandı, ortak projelerin temelleri atıldı. Biz bu sürecin takipçisi olacağız. Her başlık, her oturum, her öneri bizim için sadece not değil; birer yol haritası, rehber, istikamet olacaktır." Başkan Sekmen sunumunda bizzat fikirleriyle geliştirilen elektrikli araçların şarj sistemi ve batarya üretimine ilişkin açıklamalarda da bulundu.
Turan, "İş adamlarımız Erzurum’a önemli yatırımlar sağlamıştır"
27 Nisan 2025 Pazar - 16:35 Turan, "İş adamlarımız Erzurum’a önemli yatırımlar sağlamıştır" Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Erzurum 2025 Turizm Başkenti (EİT) kapsamında Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, Yönetim Kurulu, İş Adamları Erzurum Anadolu Aslanları İş Adamları "Üye Buluşma’ toplantısında bir araya geldi. Üye buluşma toplantısına AK Parti Erzurum Milletvekili, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Selami Altınok, AK Parti MKYK Üyesi Muhammet Emin Saraç, Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Burhanettin Tanyeri, Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) Başkanı Ethem Tanrıver, ASKON Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, ASKON Yönetim Kurulu Üyeleri, ASKON Erzurum Şubesi Yönetimi ile İş Adamları katıldı. Erzurum’un kalkınmasına, ekonomi, yatırım gelişimine, turizmine önem verdiklerini ifade eden AK Parti Erzurum Milletvekili, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Selami Altınok ise ülkemize ve ilimize hizmet için bu yola çıktıklarını ifade ederek, "İş dünyasının tespit ve çözüm önerileri bizler için çok önemli. Bu noktada üretime, ticarete ve istihdama destek olan iş dünyasına da minnettarız. İlimizin ekonomik anlamda güçlenmesi ve hak ettiği yere ulaşması için gereken her türlü gayreti göstermeye devam edeceğiz. Üretime değer katan, yatırımcı iş adamlarımıza teşekkür ediyor, üstün başarılar diliyorum." dedi. Dadaşlar Diyarı Erzurum’da bulunmaktan mutlu olduklarını ifade eden Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, Yönetim Kurulu adına ASKON Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan’a, Yönetimine sıcak ilgisi ve misafirperliğinden ötürü teşekkür ettiğine vurgu yaparak birlik beraberlikle daha güçlü yarınların Türkiye Ekonomisinin kalkınmasına hizmet etmekte kararlı olduklarını kaydetti. Başkan Aydın, ’’Ülkemizi hedef pazar olarak gören ülkelere karşı yerel üreticilerimizi desteklemek, kollamak çok önemli. Ayrıca rekabet ortamı içerisinde olacak ihracatçılarımızın da daha çok üretmesine imkân tanıyacak adımların atılması ve finansmana erişimlerinin sağlanması gelecek perspektifi açısından son derece önemli hususlardır. Erzurum’un ticari ve ekonomik alt yapısını güçlendirecek yeni projelerin iş sahasının gücüne güç katacaktır. Bu iki hedeften asla taviz vermeden ekonomi politikalarının devam etmesi gerekmektedir. Ve yine ekonomik gerginlik beraberinde siyasi krizleri de getirebilir. Bu nedenle yerli, üstün teknolojili, caydırıcılık özelliği son derece yüksek savunma sanayi üzerindeki yatırımların sürdürülür kılınması akılcı bir politika olacaktır. Kadim kentimize gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı teşekkür eder, Yavuz Selim Turan kardeşim nezdinde tüm yönetimine başarılar dilerim" diye konuştu. Anadolu Aslanları İş Adamı Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan ise, EİT’nin, ortak tarihi, kültürü ve geleceği paylaşan ülkelerin, refah ve dayanışma temelinde bir araya geldiği kıymetli bir işbirliği platformu olduğunu, Ülke ekonomisinin kalkınması ve ticaretin gelişimine önem verdiklerini kaydetti. Başkan Turan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ’Bu gün burada Erzurum 2025 Turizm Başkenti (EİT) programı kapsamında Anadolu Aslanları İş Adamlarımızın Üye Buluşmasında bir arada olmaktan memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Turizm şehri, yatırım şehri kadim şehrimiz Erzurum’a istihdam ağı hakkında önemli istişarelerde bulunduk. Bu kadim şehrimize çok güzel girişimlerle önemli yatırım projeleri hayata geçirilmiştir. Türkiye Vizyonu gücü ile 20 yıl öncesinden de bu bölgeyi bilen bir kardeşiniz olarak söylüyorum, başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kıymetli milletvekillerimizin, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’in Yakutiye, Palandöken, Aziziye Belediyelerimizin, Belediye Başkanlarımızın, İş Adamlarımızın Erzurum’a önemli katkılar ve yatırımlar sağlamıştır. Ticaretten eğitime, turizmden kültüre kadar bir çok alanda ortak kalkınma hedefiyle çalışmalarımıza, kalkınmamıza önem vereceğiz. Devletimizin, ükemize çok kıymetli yatırımları var. Erzurum, hem Türkiye’nin enerji arz güvenliğine hem de bölgesel işbirliğine büyük katkı sunmaktadır. Kış turizmi denildiğinde öne çıkan şehirlerden biri olan kadim şehir Erzurum, Palandöken ve Konaklı gibi uluslararası nodern standartlara sahip kayak merkezleriyle ev sahipliğini yapmaktadır. Bir arada olmaktan memnuniyet duyduğumuz ifade ederek katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.’ dedi. Toplantının ardından, ASKON Başkanı Ohan Aydın, Milletvekili Selami Altınok’a, ASKON Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan’a ASKON logolu çini tabak takdim etti. Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan ise, Milletvekili Altınok’a ASKON Başkanı Aydın’a Oltu taşı işlemeli tespih hediye takdim etti.
Tariq Qureishy: "Dil öğrenimi çok kolaylaşacak, devrim niteliğinde değişecek"
27 Nisan 2025 Pazar - 16:19 Tariq Qureishy: "Dil öğrenimi çok kolaylaşacak, devrim niteliğinde değişecek" Palandöken Ekonomi Forumu’nda konuşan Xponential Group Kurucu CEO’su Tariq Qureishy, "Dil öğrenimi çok kolaylaşacak, devrim niteliğinde değişecek. Tıpta ise her birimiz âdeta ‘süper güçlere’ sahip olacağız. Bugün 150 yaşına kadar yaşayacak bir çocuk zaten doğdu. Önümüzdeki 10 yılda yapay zekâ sayesinde birçok hastalık tamamen ortadan kalkacak" dedi. Palandöken Ekonomi Forumu, ikinci gününde ‘’Geleceği Hızlandırmak Yapay Zekânın Dönüştürdüğü Endüstri ve Hizmetler’’ oturumu ile devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde faaliyet gösteren Xponential Group Kurucu CEO’su Tariq Qureishy, oturumda ‘’Dönüşümü Anlamak Geleceğe Yön Vermek’’ başlıklı sunumunda teknoloji, yapay zekâ ve dijitalleşmeden etik değerlere uzanan önemli konulara değindi. Sözlerine ‘’Geleceğin büyük bir kısmı aslında zaten gerçekleşti, sadece eşit dağılmadı’’ ifadeleriyle başlayan Qureishy, moderatörün ‘’Acaba siz on kat büyüme hızına sahip bir dünyaya hazır mısınız?’’ sorusuna ‘’Çoğumuz buna hazır değiliz. Çünkü beynimiz doğal olarak doğrusal (lineer) düşünmeye alışkın’’ cevabını verdi. Qureishy, ‘’Kendi kişisel yeteneklerinizi, güçlü yönlerinizi, süper güçlerinizi geliştirerek geleceğe hazır mısınız?’’ sorusuna ise ‘’Çoğu zaman bu konuda geri planda kalıyoruz. Geçmişte takılıp kalıyoruz’’ cevabını verdi. Qureishy, üretim, finans ve klasik iş dünyasından teknoloji odaklı iş dünyasına doğru geçişle alakalı yaptığı değerlendirmede, ‘’Artık iş yapan bir teknoloji dünyasından iş yapan bir yapay zekâ dünyasına doğru ilerliyoruz. Bu yüzden zihniyetimizin ve iş yapış biçimlerimizin de köklü şekilde değişmesi gerekiyor’’ dedi. "Birçok hastalık tamamen ortadan kalkacak" Moderatörün 27 Nisan 2035 tarihini simüle eden bir haber bülteniyle ilgili sorusu üzerine Qureishy, "Bazı şeyler zaten çok açık. Bunlar olacak. Hatta şimdiden oluyor. Örneğin dil öğrenimi çok kolaylaşacak, devrim niteliğinde değişecek. Tıpta ise her birimiz âdeta ‘süper güçlere’ sahip olacağız. Bugün 150 yaşına kadar yaşayacak bir çocuk zaten doğdu. Önümüzdeki 10 yılda yapay zekâ sayesinde birçok hastalık tamamen ortadan kalkacak. Kafamıza çip takılması ve bunun nasıl çalışacağı gibi konularda biraz iyimser konuşuyorum fakat bunların hepsi şimdiden başladı bile. Bugün bile cerrahlar robotlarla çalışıyor. Gelecekte her birimizin birer ‘dijital ikizi’ olacak ve tıbbi hatalar yüzde 90 oranında azalacak. İşte böyle bir dünyaya doğru gidiyoruz" dedi. Qureishy, muhtemel senaryolarını sıraladıktan sonra dinleyiciler ve katılımcılara dönerek, ‘’Peki siz bu dünyaya hazır mısınız? Kaç kişi hazır hissediyor kendini?’’ sorusunu yöneltti. Yalnızca bir kişinin el kaldırdığını gören Qureishy, bu kişiyle tanışmak istediğini, kendisinin henüz hazır hissetmediğini söyledi. "Toplumsal dönüşüm ve insani dönüşüm de gerekiyor" Qureishy, sosyal, siyasi ve iş dünyasındaki değişimlerin teknolojik değişim kadar hızlı olmadığını ifade ederek, "Teknoloji ise artık üstel hızla ilerliyor. Tarihte ilk kez geçmişimiz bugünü, bugünümüz geleceğimizi temsil etmiyor. Gelecek bugünü şekillendiriyor. Ve biz bu geleceği doğru zamanda yakalamalıyız. Bugün her sektör değişiyor. Kimisi direnmeye çalışıyor ama bu değişim kaçınılmaz. Bu nedenle sadece dijital dönüşüm değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm ve insani dönüşüm de gerekiyor. Üçü birlikte olmalı. Benim görevim, sizleri geleceğe hazır, geleceğe dayanıklı ve geleceğe uygun hale getirmek. Bugün de bunu başarmaya çalışacağım’’ dedi. "Yapay zekâ, iklim, genetik geleceği şekillendirecek" Qureishy, ‘’Geleceğimizi şekillendirecek en önemli şey nedir sizce?’’ sorusuna çoğunluğun yapay zekâ, iklim, genetik gibi cevaplarına karşılık, ‘’Evet, bunlar çok önemli. Mobil teknoloji diyenler de var, değişim diyenler de. Ama benim farklı bir tezimin olduğunu söylemek istiyorum. Ben inanıyorum ki geleceğimizi güven şekillendirecek. Hemen ardından gerçeklik ve etik gelecek. Çünkü güven olmadan hiçbir şey çalışmayacak. Bugün yöneticilere, medyaya, şirketlere güvenmiyoruz. Eğer veriye, bilgiye, karşımıza çıkan içeriğe güvenmezsek yapay zekâ bir ‘kitle imha silahı’ hâline dönüşebilir. Ve bunu istemiyoruz. Geleceğin temelinde güven inşa etmek zorundayız: Veriye güven, bilgiye güven, insana güven. Unutmayalım: Sevgi, empati, neşe ve insanlık olmadan bir dünya yaşanacak bir dünya değildir. Biz geleceği inşa ederken bu değerlerden asla vazgeçmemeliyiz’’ diye konuştu.
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Sekmen: "Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz"
27 Nisan 2025 Pazar - 15:57 Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Sekmen: "Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz" dedi. Başkan Mehmet Sekmen, EİT 2025 Turizm Başkenti ve Palandöken Ekonomi Forumu toplantısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erzurum’un EİT ülkeleri 2025 Turizm Başkenti ilan edilmesinin ardından kentte önemli etkinlikler yapıldığını belirten Başkan Sekmen, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Palandöken Ekonomi Forumu toplantısı yapılıyor. Bu foruma uluslararası ve ulusal düzeyde iş adamları, iş konseyleri, siyasiler, uluslararası düzeyde bakanlar diplomatlar katılıyor. Çok önemli açıklamalar yapılıyor. Bu her yıl geleneksel olarak yapılacak. Şehrimizin adına çok önemli bir gelişme. Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz. Gerek Palandöken ve gerekse konaklı kayak merkezimizi çok önemli kış sporları için önemli bir alta yapıya sahip. Kayak merkezlerimiz Davos olacak. Önümüzdeki süreçte çok önemli iş konseyleri ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapacağız" diye konuştu. Türkiye’nin gerek küresel ve bölgesel düzeyde önemli aşamaları yakalamış durumda olduğunu ifade eden Başkan Sekmen, "Şu anda dünyanın içinde bulundu ekonomik sorunlar Avrupa’nın savunma sorunları gibi konularda Türkiye’nin önemi artmış durumda artmaya devam ediyor. Türkiye’yi AB’ye almayan Avrupa ülkeleri artık Türkiye ile yakınlaşarak artık Türkiye’yi de içlerine almak istiyorlar. Türkiye savunma alanında yakalamış olduğu imkanlarla dünyanın sayılı ülkeleri arasına girmiş durumda. Malumunuz bugüne kadar Türkiye 20 yıl öncesinde savunma sanayinde yüzde 20 seviyelerinde yerli imkana iken bugün yüzde 90 seviyelerine ulaştı. Bu diğer alanlarda da böyle" dedi. Ekonominin bir milletin hayat damarlarından biri olduğunu söyleyen Sekmen, "Üretim, yatırım ve istihdam olmadan ne kalkınmadan söz edilebilir, ne de istikrarlı bir gelecek inşa edilebilir. Bu bağlamda Türkiye, son yirmi yılda atmış olduğu kararlı adımlarla sadece bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte söz sahibi bir aktör olma yolunda büyük mesafeler katetmiştir. Yatırım dostu politikalar, güçlü altyapı hamleleri, finansal reformlar ve yeni nesil teknolojilere yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye bugün, dünyanın dört bir yanından yatırımcıların güvenle yöneldiği bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Elbette ki yolumuz güllük gülistanlık değildir. Zaman zaman dalgalanmalar, küresel krizler, jeopolitik riskler karşımıza çıkar. Ancak unutmayalım ki ’Denizin durgunu kaptanı yetiştirmez.’ Bizler her dalgayı aşarak, her fırtınayı yenerek bugünlere geldik. Her sınama bizi daha güçlü, daha dirençli kıldı. Bugün de Türkiye, genç ve dinamik nüfusu, stratejik coğrafi konumu, çeşitlenen üretim yapısı ve büyüyen iç pazarıyla yatırımcılara eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Anadolu’nun dört bir yanında yükselen organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme merkezleri, yenilenebilir enerji sahaları, savunma sanayi projeleri ve tarım teknolojileri yatırımları, geleceğin Türkiye’sinin temellerini bugünden atmaktadır" diye konuştu. Erzurum’un tarih boyunca ticaretin, ilmin, irfanın kavşak noktası olduğunu anlatan Başkan Sekmen, "İpek Yolu’nun kalbinde parlayan bu kadim şehir, bugün de lojistik merkezleri, kış turizmi projeleri, tarım ve hayvancılık yatırımları, gastronomi turizmi ile yatırımcılara benzersiz fırsatlar sunuyor. ’İş bilenin, kılıç kuşananın’ der atalarımız. İşte biz de aklımızı, bilgimizi, cesaretimizi kuşanarak bu toprakların bereketini yeniden canlandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bir tohum ekildiğinde sabırla beklenir, umutla sulanır, emekle büyütülür. Türkiye de bugün ektiği reform tohumlarını yarın güçlü birer meyve olarak devşirecektir. Katma değerli üretimi artırmak, sanayiyi dijitalleştirmek, yeşil enerjide söz sahibi olmak, gıda güvenliğini sağlamak ve lojistikte bölgesel bir üs haline gelmek ana hedeflerimizdendir. Dünya artık eski dünya değildir. Küresel dengeler değişmekte, üretim ve ticaret ağları yeni merkezler aramaktadır. İşte Türkiye, tam da bu değişimin merkezinde, yeni dünyanın yükselen yıldızı olmaya adaydır. Ülkemiz, genç nüfusuyla bir dinamizmin; köklü tarihiyle bir tecrübenin; stratejik konumuyla bir jeopolitik avantajın adıdır. Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan eşsiz coğrafyamız, üç saatlik bir uçuş mesafesiyle milyarlarca insana erişim sağlama imkânı sunmaktadır. Bu sadece coğrafi bir üstünlük değil, aynı zamanda üretim, lojistik ve ticaret açısından da paha biçilmez bir fırsattır. ’Yerinde duran yerinde sayar’ derler. Türkiye artık yerinde durmuyor; koşuyor, atılıyor, sıçrıyor, her alanda çağ atlıyor. Yatırım bir güven işidir. İtimat olmazsa ticaret de olmaz. Türkiye, siyasi istikrarı, güçlü hukuk sistemi, yatırımcı dostu teşvik mekanizmaları ve genç iş gücüyle yatırımcılarına güven veren bir iklim sunmaktadır. Bu topraklar sadece sıcak parayı değil, uzun soluklu yatırımları, sürdürülebilir ortaklıkları, kalıcı dostlukları beklemektedir. Bizim anlayışımızda yatırımcı, misafir değildir; ev sahibidir. Türkiye’de her taşın altında alın teri, her damla suda emek vardır. Gelin bu emeğe, bu alın terine ortak olun. Gelin birlikte daha güçlü bir geleceği inşa edelim. Çünkü biz biliriz ki; ’Birlikten kuvvet doğar.’ Devletimizin kararlı liderliği, özel sektörün girişim ruhu ve milletimizin çalışkanlığıyla Türkiye önümüzdeki yıllarda adını, dünyanın en büyük ekonomileri arasında daha yüksek sesle duyuracaktır. Bizi birbirimize kenetleyen değerlerimiz, bizi ayakta tutan inançlarımız ve bizi ileriye taşıyan hayallerimiz vardır. Ve biz bu hayalleri yarım bırakmayacağız. Geceyi sabah edecek, taş üstüne taş koyacak, alın terini berekete dönüştüreceğiz. Unutmayalım ki tohum toprakla buluşmazsa ağaç olmaz, emek alın teriyle yoğrulmazsa ürün vermez. Türkiye, ektiği her tohumu büyük bir sabır ve inançla büyütmektedir. İnanıyorum ki bugün atılan her adım, yarının güçlü, müreffeh ve bağımsız Türkiye’sinin müjdecisi olacaktır" şeklinde konuştu.
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen: "Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz"
27 Nisan 2025 Pazar - 15:51 Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen: "Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz" dedi. Başkan Mehmet Sekmen, EİT 2025 Turizm Başkenti ve Palandöken Ekonomi Forumu toplantısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erzurum’un EİT ülkeleri 2025 turizmi başkenti ilen edilmesinin ardından kentte önemli etkinlikler yapıldığını belirten Başkan Sekmen, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Palandöken Ekonomi Forumu toplantısı yapılıyor. Bu forma uluslararası ve ulusal düzeyde iş adamları, iş konseyleri, siyasiler, uluslararası düzeyde bakanlar diplomatlar katılıyor. Çok önemli açıklamalar yapılıyor. Bu her yıl geleneksel olarak yapılacak. Şehrimizin adına çok önemli bir gelişme. Erzurum’u bir Davos yapmak üzere yola çıkmış bulunuyoruz. Gerek Palandöken ve gerekse konaklı kayak merkezimizi çok önemli kış sporları için önemli bir alta yapıya sahip. Kayak merkezlerimiz Davos olacak. Önümüzdeki süreçte çok önemli iş konseyleri ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapacağız" diye konuştu. Türkiye’nin gerek küresel ve bölgesel düzeyde önemli aşamaları yakalamış durumda olduğunu ifade eden Başkan Sekmen, "Şu anda dünyanın içinde bulundu ekonomik sorunlar Avrupa’nın savunma sorunları gibi konularda Türkiye’nin önemi artmış durumda artmaya devam ediyor. Türkiye’yi AB’ye almayan Avrupa ülkeleri artık Türkiye ile yakınlaşarak artık Türkiye’yi de içlerine almak istiyorlar. Türkiye savunma alanında yakalamış olduğu imkanlarla dünyanın sayılı ülkeleri arasına girmiş durumda. Malumunuz bugüne kadar Türkiye 20 yıl öncesinde savunma sanayinde yüzde 20 seviyelerinde yerli imkana iken bugün yüzde 90 seviyelerine ulaştı. Bu diğer alanlarda da böyle" dedi. Ekonominin bir milletin hayat damarlarından biri olduğunu söyleyen Sekmen, "Üretim, yatırım ve istihdam olmadan ne kalkınmadan söz edilebilir, ne de istikrarlı bir gelecek inşa edilebilir. Bu bağlamda Türkiye, son yirmi yılda atmış olduğu kararlı adımlarla sadece bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte söz sahibi bir aktör olma yolunda büyük mesafeler katetmiştir. Yatırım dostu politikalar, güçlü altyapı hamleleri, finansal reformlar ve yeni nesil teknolojilere yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye bugün, dünyanın dört bir yanından yatırımcıların güvenle yöneldiği bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Elbette ki yolumuz güllük gülistanlık değildir. Zaman zaman dalgalanmalar, küresel krizler, jeopolitik riskler karşımıza çıkar. Ancak unutmayalım ki "Denizin durgunu kaptanı yetiştirmez." Bizler her dalgayı aşarak, her fırtınayı yenerek bugünlere geldik. Her sınama bizi daha güçlü, daha dirençli kıldı. Bugün de Türkiye, genç ve dinamik nüfusu, stratejik coğrafi konumu, çeşitlenen üretim yapısı ve büyüyen iç pazarıyla yatırımcılara eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Anadolu’nun dört bir yanında yükselen organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme merkezleri, yenilenebilir enerji sahaları, savunma sanayi projeleri ve tarım teknolojileri yatırımları, geleceğin Türkiye’sinin temellerini bugünden atmaktadır" diye konuştu. Erzurum’un tarih boyunca ticaretin, ilmin, irfanın kavşak noktası olduğunu anlatan Başkan Sekmen, "İpek Yolu’nun kalbinde parlayan bu kadim şehir, bugün de lojistik merkezleri, kış turizmi projeleri, tarım ve hayvancılık yatırımları, gastronomi turizmi ile yatırımcılara benzersiz fırsatlar sunuyor. "İş bilenin, kılıç kuşananın" der atalarımız. İşte biz de aklımızı, bilgimizi, cesaretimizi kuşanarak bu toprakların bereketini yeniden canlandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bir tohum ekildiğinde sabırla beklenir, umutla sulanır, emekle büyütülür. Türkiye de bugün ektiği reform tohumlarını yarın güçlü birer meyve olarak devşirecektir. Katma değerli üretimi artırmak, sanayiyi dijitalleştirmek, yeşil enerjide söz sahibi olmak, gıda güvenliğini sağlamak ve lojistikte bölgesel bir üs haline gelmek ana hedeflerimizdendir. Dünya artık eski dünya değildir. Küresel dengeler değişmekte, üretim ve ticaret ağları yeni merkezler aramaktadır. İşte Türkiye, tam da bu değişimin merkezinde, yeni dünyanın yükselen yıldızı olmaya adaydır. Ülkemiz, genç nüfusuyla bir dinamizmin; köklü tarihiyle bir tecrübenin; stratejik konumuyla bir jeopolitik avantajın adıdır. Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan eşsiz coğrafyamız, üç saatlik bir uçuş mesafesiyle milyarlarca insana erişim sağlama imkânı sunmaktadır. Bu sadece coğrafi bir üstünlük değil, aynı zamanda üretim, lojistik ve ticaret açısından da paha biçilmez bir fırsattır. "Yerinde duran yerinde sayar" derler. Türkiye artık yerinde durmuyor; koşuyor, atılıyor, sıçrıyor, her alanda çağ atlıyor. Yatırım bir güven işidir. İtimat olmazsa ticaret de olmaz. Türkiye, siyasi istikrarı, güçlü hukuk sistemi, yatırımcı dostu teşvik mekanizmaları ve genç iş gücüyle yatırımcılarına güven veren bir iklim sunmaktadır. Bu topraklar sadece sıcak parayı değil, uzun soluklu yatırımları, sürdürülebilir ortaklıkları, kalıcı dostlukları beklemektedir. Bizim anlayışımızda yatırımcı, misafir değildir; ev sahibidir. Türkiye’de her taşın altında alın teri, her damla suda emek vardır. Gelin bu emeğe, bu alın terine ortak olun. Gelin birlikte daha güçlü bir geleceği inşa edelim. Çünkü biz biliriz ki; "Birlikten kuvvet doğar." Devletimizin kararlı liderliği, özel sektörün girişim ruhu ve milletimizin çalışkanlığıyla Türkiye önümüzdeki yıllarda adını, dünyanın en büyük ekonomileri arasında daha yüksek sesle duyuracaktır. Bizi birbirimize kenetleyen değerlerimiz, bizi ayakta tutan inançlarımız ve bizi ileriye taşıyan hayallerimiz vardır. Ve biz bu hayalleri yarım bırakmayacağız. Geceyi sabah edecek, taş üstüne taş koyacak, alın terini berekete dönüştüreceğiz. Unutmayalım ki tohum toprakla buluşmazsa ağaç olmaz, emek alın teriyle yoğrulmazsa ürün vermez. Türkiye, ektiği her tohumu büyük bir sabır ve inançla büyütmektedir. İnanıyorum ki bugün atılan her adım, yarının güçlü, müreffeh ve bağımsız Türkiye’sinin müjdecisi olacaktır" şeklinde konuştu. (ERZ-AT)