Yerel Haberler
Erzurum
Erzurum’da "İş Kadınları Platformu" kuruluyor
19 Nisan 2026 Pazar - 15:09 Erzurum’da "İş Kadınları Platformu" kuruluyor Erzurum’da kadın iş insanları, yalnızca üretimin değil, karar mekanizmalarının da güçlü bir parçası olmak için harekete geçti. Yaklaşık 50 kadın girişimci, "İlhamdan Liderliğe Kadın İzi" sloganıyla Palandöken’in zirvesinde bir araya geldi. Buluşma, sıradan bir toplantının ötesine geçerek, Doğu’da yükselen kadın gücünün somut bir adımına dönüştü. Erzurum’da kadın iş insanlarının bir araya geldiği zirvede ihracattan sanayiye, KOBİ’lerden esnafa kadar pek çok sektörün sorunları ele alındı. Ancak konuşmalar ilerledikçe ortak bir gerçek daha net ortaya çıktı. Kadınlar artık tek tek değil, birlikte daha güçlü olmak istiyor. Bu nedenle toplantının en önemli çıktısı, Erzurum merkezli bir "İş Kadınları Platformu" kurma kararı oldu. Türkiye genelinde kadınların üretime katılım oranı artarken, Doğu Anadolu’da bu yükseliş artık daha görünür ve daha iddialı bir noktaya taşınıyor. Palandöken İnovasyon Kadın Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi (PAL-KOOP) ile Genç Finansçılar Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve, farklı sektörlerden kadın patronları ilk kez bu ölçekte bir araya getirdi. Katılımcılar yalnızca birbirleriyle tanışmakla kalmadı iş birlikleri, ortak yatırımlar ve bölgesel kalkınma için somut adımları da masaya yatırdı. "Hakkımızı almaya geliyoruz" Zirvede söz alan PAL-KOOP Başkanı Işılay Çakır, konuşmasıyla salondaki kararlılığı adeta özetledi: "Amacımız kentte ticaret yapan kadın iş insanlarını bir araya getirip tanışmalarını sağlayarak ticaretlerine katkı sunmaktı. Ancak burada oluşan sinerji ve ortaya çıkan talepler, şehir ekonomisine yön veren kadınların artık güçlenmesi ve örgütlenmesi gerektiğini açıkça gösterdi. Bugün burada sadece mekanın aldığı kadar kadın iş insanını davet edebildik. Yaklaşık 50 iş kadını burada ama toplantıya katılamayan onlarca kadın iş insanı var. Açıkçası ben bu kadar çok olduğumuzu bilmiyordum. Artık bekleme değil, harekete geçme zamanı. Tüm kadın iş insanlarıyla birlikte İş Kadınları Platformu’nu kurmak için yola çıkıyoruz. Biz yok sayılamayacak kadar fazlayız. Siyasette de ticarette de hakkımızı almaya geliyoruz." "Bu zirve bir dönüm noktası" Zirvenin organizasyonunu üstlenen Genç Finansçılar Derneği Başkanı Meryem Bingöl ile Dernek Onursal Başkanı Doç. Dr. Fırat Altınkaynak da yaptıkları konuşmada bu buluşmanın önemine dikkat çekerek "Bugüne kadar birçok ekonomi zirvesi düzenledik. Ancak bu zirvenin yeri bizim için çok farklı. Erzurum’da kadınların, özellikle de iş dünyasında söz sahibi olan kadınların ayağa kalkması, şehir adına son derece kıymetli bir gelişme. Kadın elinin değdiği her şey değişir, gelişir ve güzelleşir. Bu nedenle ‘İşte kadın, işte hayat’ diyerek yola çıktık. Bu zirve bizim için en kıymetli buluşma" dedi. Hedef: Erzurum’dan yükselen bir güç Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de ve özellikle bölgede kadın odaklı güçlü bir ekonomik hareketin eksikliğine dikkat çekildi. Katılımcılar bu eksikliği gidermek için ilk adımın Erzurum’dan atılması gerektiği konusunda hemfikir oldu: "Madem güneş doğudan doğuyor, o halde bu hareket de doğudan başlamalı. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’dan kadınların ekonomik gücünü ortaya koyan bir platform kurmak istiyoruz. Biz artık sadece kendi işimizin patronu değiliz, aynı zamanda ekonomiye yön veren bir gücün temsilcileriyiz. Bu şehirden kadın oda başkanları, meclis başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları çıkarmak istiyoruz. Ekonomik gelişmeleri sadece izleyen değil, karar süreçlerinin tam merkezinde yer alan bir yapı olacağız." Platform Erzurum ile sınırlı kalmayacak Kadın iş insanları, kent ekonomisinin gelişimine katkı sunacak projelerde daha aktif rol almak, yatırım süreçlerinde söz sahibi olmak ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak adımların doğrudan parçası olmak istediklerini vurguladı. Bu hedef doğrultusunda kurulacak platformun yalnızca Erzurum ile sınırlı kalmayacağı, tüm Doğu Anadolu’yu kapsayan bir yapıya dönüşeceği ifade edildi. Zirvenin sonunda alınan en somut karar ise merkezi Erzurum’da olacak "İş Kadınları Platformu"nun kurulması oldu. Katılımcılar, bu yapının kısa sürede resmiyet kazanması ve daha geniş katılımlı yeni toplantılarla büyütülmesi konusunda görüş birliğine vardı. Bir sonraki buluşmanın tarihi de belirlenerek süreç resmen başlatıldı. Palandöken’in zirvesinde atılan bu adım, yalnızca bir organizasyonun başlangıcı değil; Erzurum’dan yükselen güçlü, kararlı ve örgütlü bir kadın hareketinin habercisi olarak görülüyor. Kadınlar artık sadece üretimde değil, yönetimde de söz sahibi olmak için sahneye çıkıyor.
Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu sürüyor
19 Nisan 2026 Pazar - 09:58 Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu sürüyor Gülistan Doku soruşturması kapsamında önceki gün Elazığ’da gözaltına alınan ve daha sonra Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu devam ediyor. 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturmada şu ana kadar tutuklananların sayısı 10 oldu. Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel, İçişleri Bakanlılığı tarafından açığa alınmıştı. Elazığ’da olduğu tespit edilen Tuncay Sonel, 17 Nisan 2026 günü Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınmış ve daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Elazığ’dan Erzurum’a getirilmişti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, Tuncay Sonel’in "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilmişti. Halen Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde sorgusu devam eden Tuncay Sonel’in, buradaki işlemleri tamamlandıktan sonra Erzurum Adliyesi’ne getirilmesi bekleniyor. Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Tuncay Sonel’in getirilmesi beklenen Erzurum Adliyesi ve çevresinde ise tam bir sessizlik yaşanıyor. Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, dün Tunceli Adliyesi’nde sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
ETÜ ortaklığında fotonik cihaz komponentlerine yönelik geliştirilen buluş faydalı model belgesi aldı
19 Nisan 2026 Pazar - 09:12 ETÜ ortaklığında fotonik cihaz komponentlerine yönelik geliştirilen buluş faydalı model belgesi aldı Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ortaklığında geliştirilen "Fotonik Cihaz veya Komponentler İçin Ölçüm İstasyonu" başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model belgesi almaya hak kazandı. Projenin ilk aşamalarında, ETÜ Kristal Girişimcilik Merkezi tarafından sağlanan destekle gelişim süreci başlatıldı. Daha sonra Atatürk Üniversitesi Teknokent bünyesinde kurulan firmanın çatısı altında sürdürülen çalışmalar sonucunda cihazın geliştirilme süreci tamamlandı. Çalışmalar ise ETÜ Fen Bilimleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Duman’ın koordinasyonunda yürütüldü. Faydalı model sahipleri arasında ETÜ’nün yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur ve Oğuzhan Akar yer alırken, buluşu gerçekleştiren ekipte Prof. Dr. Songül Duman’ın yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur, Mehmet Salih Akıncı ve Oğuzhan Akar bulundu. Prof. Dr. Duman, geliştirilen sistemin teknik özelliklerine ilişkin yaptığı değerlendirmede Sistemde üç eksende step motor kontrollü otonom hareket mekanizması, ince uçlu yaylı prob yapısı, entegre aydınlatma birimi ve ölçüm yönetimine imkân tanıyan kullanıcı arayüzü yer alıyor. Cihazın öne çıkan özelliği ise kamera tabanlı görüntü işleme altyapısı sayesinde probun ölçüm yapılacak hedef noktaya otonom ve hassas şekilde konumlandırılabilmesidir. Kullanıcı arayüzü üzerinden belirlenen merkez noktaları koordinat bilgisine dönüştürülerek probun ilgili ölçüm alanına otomatik olarak yönlendirilmesi sağlanabiliyor" ifadelerini kullandı. Duman açıklamasının devamında, "Sistem tarafından elde edilen görüntüler, ölçüm doğruluğunu etkileyebilecek perspektif kaynaklı sapmaları gidermek amacıyla yazılım ortamında işlenerek geometrik düzeltmelere tabi tutuluyor. Böylece geliştirilen yapı sayesinde mevcut manuel sistemlere kıyasla ölçüm süresi kısalmakta, insan kaynaklı hata ihtimali azaltılmakta, probun hedef noktaya doğru ve kararlı şekilde temas etmesi sağlanmakta ve ölçüm sırasında numuneye zarar verme riski en aza indirilmektedir" diye konuştu.
Filografi sanatçısı Elanur Akkuş hayaline kavuştu, kendi atölyesini açtı
19 Nisan 2026 Pazar - 09:11 Filografi sanatçısı Elanur Akkuş hayaline kavuştu, kendi atölyesini açtı Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan filografi sanatçısı Elanur Akkuş, aldığı ödüllerin ardından hayallerini bir adım ileri taşıyarak kendi atölyesini kurdu. Uluslararası Marka Vizyon Ödülleri’nde "Yılın Başarılı Filografi Sanatçısı" seçilen Akkuş, ardından Kadın Dergisi 2. Platin Melek Ödülleri’nde de aynı kategoride ödüle layık görüldü. Aldığı ödüllerle çalışmalarına daha da motive olan üç çocuk annesi Akkuş, daha önce evinin balkonunda sürdürdüğü filografi çalışmalarını artık profesyonel bir ortamda devam ettirecek. Oltu’da ilçe protokolünün katılımıyla düzenlenen törenle yeni atölyesinin açılışı gerçekleştirildi. Kendi atölyesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Akkuş, burada sanata ilgi duyanlara eğitimler de vereceğini ifade etti. Erzurum’un yöresel kumaşı olan koyun yününden üretilen ehram ile filografi sanatını birleştiren sanatçının özgün tasarım ve tabloları ise büyük beğeni topluyor. Filografi sanatına dört yıl önce başladığını dile getiren Akkuş, "Başlangıçta evimde küçük bir alanda çalışıyordum. Zamanla kendimi geliştirdim ve şimdi kendi atölyemi kurdum. 2025-2026 yıllarında alanımda başarı ödülleri almak benim için tarif edilemez bir mutluluk. Allah’a şükürler olsun" dedi. Ödüllerin kendisine büyük bir özgüven kazandırdığını vurgulayan Akkuş, filografi sanatını daha ileri seviyelere taşımayı hedeflediğini belirterek, "Atölyemizde sadece filografi değil; cam vitray, epoksi gibi farklı sanat dallarında da kurslar düzenleyeceğiz. Sanatseverleri burada buluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Cezaevi yerleşkesine mescit açıldı
19 Nisan 2026 Pazar - 09:11 Cezaevi yerleşkesine mescit açıldı Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü iş birliğiyle Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda Aziziye Müftülüğüne bağlı Fazilet Gülhatun Mescidi’nin açılışı yapıldı. Program öncesinde konuşan Vali Aydın Baruş, kurum bünyesinde yürütülen çalışmaların yanı sıra hükümlülerin manevi dünyalarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Manevi rehberlik ve eğitim faaliyetlerinin bireylerin topluma yeniden kazandırılmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda, hükümlülerin manevi gelişimlerine katkı sağlamak ve ibadet ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilen Fazilet Gülhatun Mescidi, açılış merasimi Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü’nün ortak çalışmaları neticesinde tamamlanan mescidin açılış programına; Vali Aydın Baruş, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, ceza infaz kurumu yetkilileri ve davetliler katıldı. Programda dua yapan İl Müftüsü Yaşar Çapçı, "Bu mübarek mekanın burada bulunan kardeşlerimizin gönül dünyalarının aydınlanmasına ve manevi huzura vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımızdan ve hayırseverlerimizden Allah razı olsun" dedi. Açılışı gerçekleştirilen mescidin; ibadetlerin yerine getirilmesi ve manevi rehberlik hizmetlerinin etkin şekilde sunulması açısından önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini belirten Vali Baruş, mescit yapımını üstlenen hayırsever Muhammed İkbal Yazıcı ve emeği geçenlere teşekkür ederek, hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Sönmez: "Çocuklar en çok gördüklerini benimser"
19 Nisan 2026 Pazar - 09:04 Sönmez: "Çocuklar en çok gördüklerini benimser" Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, bir insanı gerçekten "insan" yapan sadece bedeni ve zihni olmadığını ifade ederek "Aynı zamanda kalbidir. Bu nedenle çocuklarımızın manevi dünyalarını da ihmal etmemeliyiz. Dini ve ahlaki değerlerle beslenen bir yürek, merhameti bir yaşam biçimine sokar" dedi. Geleceğin ufkunda parlayan en kıymetli yıldızlar olan çocukların ve kıymetli gençlerin, büyüklere emanet edilmiş en değerli hazineler olduğunu söyleyen Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, "Onların bedenen güçlü, zihnen berrak, ruhen dengeli ve ahlaken sağlam bireyler olarak yetişmesi, sadece ailelerin değil, bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Bu yüzden atılacak her adım, söylenecek her söz ve verilecek her yönlendirme, büyük bir hassasiyet ve bilinçle şekillenmelidir. Günümüz dünyasında teknolojinin baş döndürücü gelişimiyle birlikte, çocuklarımızın hayatı ekranların soğuk ışığı altında şekillenmeye başlamıştır. Sanal dünyanın cazibesi, onları gerçek hayattan uzaklaştırırken; hareketsizlik, yalnızlık ve kötü içerikler, gelişimlerini tehdit eden unsurlar haline gelmiştir. İşte tam bu noktada spor, adeta bir kurtarıcı gibi devreye girer. Spor; sadece kasları güçlendiren bir faaliyet değil, aynı zamanda karakteri yoğuran, iradeyi keskinleştiren ve ruhu arındıran bir yaşam biçimidir" dedi. "Çocuklarımızın manevi dünyalarını da ihmal etmemeliyiz" Sporla tanışan bir çocuğun, hayatın ritmini öğrendiğini söyleyen Sönmez, "Disiplinin ne demek olduğunu kavrar, sabrın gücünü hisseder ve emeğin kıymetini idrak eder. Ter döken her genç, aslında hayata karşı daha dirençli hale gelir. Sahada kazanmayı öğrendiği kadar kaybetmeyi de öğrenir, düştüğünde yeniden ayağa kalkmanın, mücadeleden vazgeçmemenin anlamını keşfeder. Takım ruhuyla büyüyen gençler paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte başarmanın huzurunu yaşarken; bireysel çabalarda ise kendi sınırlarını aşmanın gururunu tadarlar. Bununla birlikte, fiziksel gelişimin yanında zihinsel ve ruhsal derinlik de ihmal edilmemelidir. Sporla güçlenen beden, doğru düşünceyle birleştiğinde ortaya dengeli ve bilinçli bireyler çıkar. Enerjisini doğru yönlendiren gençler; daha olumlu düşünen, daha sağduyulu kararlar alan ve hayatın karmaşası içinde yolunu kaybetmeyen bireyler haline gelir. Ancak bir insanı gerçekten "insan" yapan sadece bedeni ve zihni değil, aynı zamanda kalbidir. Bu nedenle çocuklarımızın manevi dünyalarını da ihmal etmemeliyiz. Dini ve ahlaki değerlerle beslenen bir yürek, merhameti bir yaşam biçimi haline sokar. Saygı, sevgi ve hoşgörü, bu kalpte kök salar. Böyle yetişen bir genç, sadece kendine değil, topluma da ışık olur. İyiliği çoğaltır, kötülüğe karşı durur ve insan olmanın en güzel örneğini sergiler" şeklinde konuştu. "Kitap okuyan bir ebeveyn, okumayı öğütlemek zorunda kalmaz" Ailelerin bu yolculuğun en güçlü rehberleri olduğunu ve çocuklara verebilecek en büyük dersin, sözlerden çok davranışlar olduğunu vurgulayan Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, "Kitap okuyan bir ebeveyn, okumayı öğütlemek zorunda kalmaz; spor yapan bir anne ,baba, çocuğunu spora teşvik etmek için çaba sarf etmez. Çünkü çocuklar, en çok gördüklerini benimserler. Bu yüzden onlara sadece nasihat vermek değil, örnek olmak en etkili yoldur. Kitaplar ise bu sürecin en sessiz ama en derin öğretmenleridir. Her sayfa, yeni bir dünyanın kapısını aralar. Okuyan bir çocuk, sadece bilgi edinmez, düşünmeyi, sorgulamayı, hayal kurmayı ve empati yapmayı öğrenir. Kelimelerle büyüyen bir zihin, karanlıkta yolunu bulabilecek bir ışığa sahip olur. Kitapla kurulan bağ, bir ömür boyu sürecek bir dostluğun başlangıcıdır. Unutulmamalıdır ki, sporla güçlenen beden, kitapla zenginleşen zihin ve manevi değerlerle beslenen bir kalp, gerçek anlamda "tam" bir insanı ortaya çıkarır. İşte bizler, böyle bir nesil yetiştirmekle sorumluyuz. Sağlam karakterli, bilinçli, üretken ve vicdan sahibi bir gençlik, güçlü yarınların en büyük teminatıdır. Geliniz; çocuklarımızı sporun aydınlık dünyasıyla buluşturalım, onları zararlı alışkanlıklardan koruyalım, kitapların büyülü dünyasına davet edelim ve manevi değerlerle kök salmalarını sağlayalım. Çünkü geleceği inşa etmek, bugünün çocuklarına yapılan en büyük yatırımdır" dedi.