Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
12 yaşındaki çocuk derede boğularak hayatını kaybetti
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:21:04
Erzurum’un Karaçoban ilçesine bağlı Kopal Mahallesi’nde 12 yaşındaki çocuk, derede boğularak hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, Filiz Aktağ’ın (12) Germik Deresi’ne düşerek kaybolduğu ihbarı üzerine bölgeye Karaçoban Jandarma Komutanlığı Asayiş Timi sevk edildi. Jandarma ekipleri, mahalle sakinlerinin de desteğiyle arama kurtarma çalışması başlattı. Kayıp çocuk, yaklaşık yarım saat süren aramalar sonucu en son görüldüğü noktanın 600 metre ilerisinde dere yatağında bulundu. Karaçoban Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuk, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Aktağ’ın cesedi, otopsi için Erzurum Adli Tıp Merkezi’ne gönderildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:58
Curling Federasyonu’nda Başkan Şebin güven tazeledi
Türkiye Curling Federasyonu’nun kurucu başkanı olan Prof. Dr. Kenan Şebin, Ankara’da düzenlenen 4. Olağan Genel Kurulu ve 3. Mali Genel Kurulu’nda bir kez daha delegelerden güvenoyu aldı. Türkiye Curling Federasyonu’nun 4. Olağan Genel Kurulu ve 3. Mali Genel Kurulu, Ankara’da gerçekleştirildi. İki adayın yarıştığı seçimde mevcut başkan Prof. Dr. Kenan Şebin, delegelerin büyük çoğunluğunun desteğini alarak yeniden başkanlığa seçildi. Toplam 227 delegenin oy kullandığı genel kurulda Başkan Şebin 132 oy alırken, diğer aday Murat Akın 87 oy alabildi. Sonuçların açıklanmasının ardından delegelere teşekkür eden Prof. Dr. Kenan Şebin, yeni dönemde Türk curling sporunu daha ileriye taşımak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:43
Sağlıkta stratejik iş birliği: Bakan Yardımcısı Birinci’den Atatürk Üniversitesine ziyaret
Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu ziyaret ederek üniversitenin sağlık alanındaki mevcut çalışmaları ile geleceğe yönelik projelerini yerinde inceledi. Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında, özellikle ilaç, aşı ve biyoteknoloji alanında yürütülen çalışmalar ele alınırken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin bilimsel altyapısı ve yürütülen projeler hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Üniversite bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile İlaç Hammadde Üretim Merkezinin stratejik önemine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Üniversitemizin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında Türkiye’nin en güçlü akademik altyapılarından birine sahip olduğunu gururla ifade ediyorum. İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitümüz ile Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezimizin (DAYTAM) dijital altyapısının kesiştiği nokta, ilaç üretiminde ülkemizdeki önemli merkezlerinden biri olma hedefimizi ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, yerli ve millî üretim kapasitesini artıracak projeler geliştirmeye devam ediyoruz." Bakan Yardımcısı Birinci: "Bilimsel altyapı etkileyici ve umut verici" Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci ise Atatürk Üniversitesinin sağlık alanındaki bilimsel birikimi ve teknolojik altyapısından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üniversitenin özellikle ilaç ve biyoteknoloji alanındaki çalışmalarının Türkiye’nin sağlık vizyonuna önemli katkılar sunduğunu belirten Birinci, şunları kaydetti: "Atatürk Üniversitesinde yürütülen çalışmaların hem kapsamı hem de niteliği oldukça etkileyici. Özellikle yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçlerine yönelik çalışmalar, ülkemizin bu alandaki rekabet gücünü artıracak niteliktedir. Bakanlık olarak bu tür bilimsel girişimleri desteklemeye ve üniversitelerimizle iş birliği içinde çalışmaya büyük önem veriyoruz." DAYTAM’da incelemelerde bulunuldu Ziyaret kapsamında Bakan Yardımcısı Birinci, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezini de (DAYTAM) ziyaret ederek burada yürütülen çalışmalar hakkında Merkez Müdürü Prof. Dr. Bilal Nişancı’dan bilgi aldı. Merkezin sahip olduğu ileri düzey teknolojik altyapı ve disiplinler arası araştırma kapasitesi hakkında detaylı sunum gerçekleştirilirken, özellikle dijitalleşme ve yapay zekâ temelli projeler ön plana çıktı. Gerçekleştirilen ziyaret, Atatürk Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında sağlık teknolojileri alanında geliştirilecek iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Taraflar, özellikle ilaç geliştirme, aşı üretimi ve biyoteknoloji alanlarında yürütülecek ortak projelerle Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38
Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor
Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
31 Ekim 2024 Perşembe - 09:47
Oltu’da yeni bir Hüseyin Gürsoy yetişiyor
Erzurum’un Oltu ilçesi Topkaynak Mahallesi nüfusuna kayıtlı Arda Polat Ay (17) karakucak güreşlerindeki başarılarıyla dikkat çekiyor. Yöre halkı, genç sporcunun yetenekleri sayesinde "Yeni bir Hüseyin Gürsoy yetişiyor" söylemini sıkça dillendiriyor. Dünya ikincisi Yakup Gör’ünde öğrencisi olan genç yetenek, ahlakı ile Oltuluların gönlünde taht kuruyor Oltu’nun efsane güreşçilerinden Hüseyin Gürsoy, Türkiye’deki tüm ulusal müsabakalarda birincilik elde etmiş ve uluslararası arenada ülkemizi gururla temsil etmişti. Arda Polat Ay, gerçekleştirdiği güreş müsabakalarında gösterdiği başarılarla Gürsoy’un izinden gittiği düşünülüyor. Genç sporcu, Oltu Gençlik Spor İlçe Müdürlüğü’nde güreş sporuna başladıktan sonra, Ankara TEDAŞ Spor Kulübü’nde de kariyerine devam ediyor. Ayrıca Bursa Tohum Kamp Merkezi sporcusu olarak antrenmanlarına devam eden Arda Polat Ay, 29 Ekim’de Uzundere Cumhuriyet Karakucak Güreşleri’nde 75 kiloda birinci olarak Oltu’ya büyük bir gurur yaşattı. Başarılarıyla adından söz ettiren Arda Polat Ay’ın, Oltu güreş tarihine yeni bir sayfa açması bekleniyor.
31 Ekim 2024 Perşembe - 09:47
Yurtlarda güvenlik için zirve toplantısı
Vali Mustafa Çiftçi başkanlığında paydaş kurumların katılımıyla yurtlarda güvenliğin arttırılmasına yönelik bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, Erzurum yükseköğrenim ve ortaöğretim kız öğrenci yurtlarında kalan öğrencilerin eğitim faaliyetlerini güvenli bir ortamda sürdürmesi için yurtların çevresinde ve yerleşke alanlarında alınması gereken güvenlik tedbirleri ele alındı. Toplantı sonunda, ele alınan gündem maddelerine ilişkin alınan kararlar şu şekilde belirlendi: Yükseköğrenim ve ortaöğretim kız öğrenci yurtlarında meydana gelebilecek asayiş olaylarının önlenmesi için kolluk birimlerinin zamanında bilgilendirilmesi, öğrencilerin yurt giriş-çıkış saatleri başta olmak üzere, kız öğrenci yurtları çevresinde gün boyunca asayiş ve trafik tedbirleri planlanarak denetim faaliyetleriyle birlikte yürütülmesi, yurt yönetimleri ile koordinasyon sağlanarak aydınlatma ve güvenlik kamera sistemlerinin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi ve çalışır durumda bulundurulmaları için gerekli tedbirlerin alınması, yurtlarda görevli personel haricinde öğrenci olmayan kişilerin yurt ve eklentilerine girişlerinin önlenmesi, yurtlarda görevlendirilen özel güvenlik personeline yönelik eğitim ve denetimlerin artırılarak sürdürülmesi, kız öğrenci yurtları çevresinde bulunan günübirlik kiralık yerlere, otellere, oyun salonlarına, kafe ve benzeri yerlere yönelik denetimlerin artırılması, mahalli şartlar göz önünde bulundurularak gerekli ilave tedbirlerin alınması.
31 Ekim 2024 Perşembe - 09:26
Üniversite öğrencilerinden göl kenarında kamp
Atatürk Üniversitesi öğrencileri, Erzurum’un Uzundere ilçesinde bulunan Tortum Gölü Yarımadası’nda geleneksel kamp organizasyonunu gerçekleştirdi. İki gün süren etkinlikte, öğrenciler doğanın keyfini çıkararak çeşitli etkinlikler ve sosyal aktiviteler gerçekleştirdi. Genç girişimci Muhammed Öztürk, Erzurum’dan Erzincan’a kadar birçok üniversitede kamp organizasyonları düzenlemeye devam ediyor. Bu yılki kamp, öğrencilere hem eğlenceli anlar yaşatmak hem de doğa ile iç içe bir deneyim sunmak amacıyla organize edildi. Öztürk, "Kamp organizasyonlarımız her yıl büyüyerek devam ediyor. Öğrencilerin doğayla buluşması ve sosyal bağlarını güçlendirmesi bizim için çok önemli" dedi. Etkinlik, katılımcılara unutulmaz anlar yaşatırken, bölgedeki doğal güzelliklerin de tanıtımına katkıda bulundu. Öğrenciler, bu tür organizasyonların hem kişisel gelişimlerine hem de arkadaşlık ilişkilerine olumlu etkiler sağladığını ifade etti.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 16:11
İzmir’de silahlı saldırıda vefat eden polis memuru memleketi Erzurum’da toprağa verildi
İzmir’in Çiğli ilçesinde bir markete gerçekleşen silahlı saldırıda, istirahatli olan polis memuru Mehmet Sıddık Temel vurularak hayatını kaybetmişti. Polis Memuru Mehmet Sıddık Temel, memleketi Erzurum’da toprağa verildi. İzmir Emniyet Müdürlüğü Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli Polis Memuru Mehmet Sıddık Temel; 28 Ekim 2024 tarihinde istirahatliyken saat 21.24 sıralarında bir markette alışveriş yaptığı esnada çıkan tartışma silahlı eyleme dönüşmüş, polis memur sol kolunda bir giriş ve çıkış, sırtında bir giriş olmak üzere yaralanmış ve 112 vasıtasıyla tedavisi için Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesine intikal ettirilmişti. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen polis memuru kurtarılamayarak vefat etmişti. Polis Memuru Mehmet Sıddık Temel cenazesi bugün ikindi namazını müteakip Narmanlı Camiinde kılınan cenaze namazı sonrası meslektaşlarının omuzunda cenaze aracına alındı ve daha sonra Asri Mezarlığı’na defnedildi. Cenaze namazında polis memuru Mehmet Sıddık Temel’in eşi Sibel Temel, eşinin Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılarak gözyaşlarına boğuldu, eşini öldürenlerin cezasını bulmasını istedi. Cenazeye polis memuru Mehmet Sıddık Temel’in üç oğlu, ailesi ve meslektaşları katıldı. Polis memuru nasıl vurulmuştu Polis Memuru Mehmet Sıddık Temel’in yaşamını kaybettiği olay önceki gün İzmir’de 21.30 sıralarında İnönü Mahallesi 9501 Sokakta bulunan markette meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ü.Ö.’nün işlettiği markete, kendisini daha önce de defalarca rahatsız ettiği iddia edilen kalabalık bir grup geldi. Market sahibi ile grup arasında çıkan tartışmaya bu sırada markette olan ve istirahatli olduğu öğrenilen polis memuru Mehmet Sıddık Temel (50) de dahil oldu. Tabancayla 5 el ateş edilen markette bulunan Mehmet Sıddık Temel sırtına isabet eden mermilerle ağır yaralanırken şüpheliler geldikleri otomobillere kaçtı. Silah sesini duyanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde ağır yaralanan 3 çocuk babası polis memuru Mehmet Sıddık Temel, kaldırıldığı Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetti. Olayın ardından geniş çaplı çalışma yürüten polis, çevredeki güvenlik kameraları ve görgü şahitlerinin ifadeleri doğrultusunda takip başlatmıştı. Polisin yaptığı çalışmada olay yerinden kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobiller ile Bayraklı ilçesinde bulunan bir oto galeriye geldiği ve araçları galeriye bırakıp kaçtıkları öğrenildi. Şehir kameralarının yanı sıra birçok güvenlik kamerasını da inceleyen polis, olaya karıştığı belirlenen 7 şüpheliyi yakaladı. Yapılan üst aramasında olayda kullanıldığı tahmin edilen tabanca da ele geçirilmişti.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 14:51
Tekman’da kamu personeline uyuşturucuyla mücadele semineri
Erzurum’un Tekman İlçesinde İlçe Kaymakamlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü’nce uyuşturucuyla mücadele konusunda kamu personeline yönelik bilgilendirme semineri düzenlendi. Tekman Milli Eğitim Müdürlüğü Aras Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerde Erzurum Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü personeli polis memuru Ömer Bingöl tarafından sunum yapıldı. Okul müdürleri ve cami imamlarının da katıldığı bilgilendirmenin ardından soru ve cevap bölümüyle program son buldu.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 13:52
Vali Çiftçi’den Çiçekli Katliamı Yıldönümü mesajı
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 30 Ekim Çiçekli Katliamı’nın yıl dönümünü vesilesiyle anma mesajı yayınladı. Vali Çiftçi yayınladığı mesajda, “Kıymetli Erzurumluların hafızasında acı bir gün olarak yer edinen 30 Ekim 1993, Pasinler ilçemizin Çiçekli Mahallesi’nde 6 masum vatandaşımızın bölücü hainler tarafından katledildiği tarihtir. Çiçekli ve bundan 5 gün önce yıl dönümünü andığımız Yavi Katliamları, hemşehrilerimizin vicdanında derin izler bırakmıştır. Yavi ve Çiçekli Katliamları başta olmak üzere eli kanlı terör örgütünün ülkemizin birlik ve dirliğine karşı oluşturduğu saldırılar sonucu şehit düşen vatandaşlarımızın her biri, vatan toprağımızda ölümsüz birer kahraman olarak yaşamaya devam edecektir. Tarih boyunca milletimizin kardeşliğini ve birliğini hedef alanlara karşı, bu tür hain tehditleri bertaraf ederek karşılık veren aziz milletimiz, yıllardır teröre karşı sürdürdüğü mücadelesini aynı azimle devam ettirmektedir. Bu vatanı canları pahasına koruyan Nene Hatunların, Alvarlı Efelerin torunları olarak bizler, aziz şehitlerimizin uğruna can verdiği emanetlere sahip çıkmayı kendimize bir borç biliyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle 1993 yılında Çiçekli köyünde haince katledilen vatandaşımızı rahmetle anıyorum. Hain terör örgütünü bir kez daha şiddetle lanetliyorum.” şeklinde konuştu.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 12:45
Atatürk Üniversitesi ilaç üretimi yapacak
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum medya mensupları ile bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. Atatürk Üniversitesi’nin güçlü bir alt yapıya sahip olduğunu ifade eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, yeniden yapılanma çerçevesinde; bin 600 öğretim üyesinden her 300 öğretim üyesinin bağlı olduğu bir bölge oluşturduklarını belirterek, “Beş rektör yardımcımız bulunuyor. Ben yaşım kadar Erzurum’dayım. On beş günlükken gelmişim Erzurum’a. Hayatımın hepsi burada geçti. Babam da öğretim üyesiydi. Burada benim tanımadığım kimse yok. Aileleriyle, çocuklarıyla hepsini tanıyorum. Dolayısıyla bana yakınlık derecesine bakarak, rektör yardımcısı ataması yapmış olsam belki on beş tane koltuk vermiş olmamız gerekiyordu. Hiçbir şekilde yakınlık üzerinden gitmedik. Tamamen liyakat esasına göre devam ettik ve 300 kişilik gruptan en değerli olduğunu, kriterlerimize göre düşündüğümüz kişiyi atadık. Dekanlar için de aynı şey söz konusu. Elimizden geldiği ölçüde bunu uygulamaya çalıştık. Az sayıda atamamız kaldı. Onları da tamamlamaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. “Öğretim üyelerine “geri dön” çağrısı yaptık” Öğretim üyeleri üzerinde yapmak istedikleri temel değişiklikleri de anlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, “Erzurum’da çok değerli bir öğretim üyesi kitlesi var. Bin 600 civarına yakın bu öğretim üyeleri yani doktor öğretim üyesi. Bunların üç yüz yakını hastanemizde görev yapıyor. Bunları kaybetmememiz gerekiyor. Kaybettiklerimizin de bir kısmını geri kazanmamız lazım. Bunun üzerine kurulu bir sistemimiz var ve bu anlamda çok sayıda kişiye davet gönderdik. Geri alabilmek için. Çünkü yetişmiş elemanın geri alınması bizim için çok değerli, kaybedilmesi de Erzurum için çok büyük kayıp. Özellikle doğu üniversitelerinde bu var. Kaybedileni de geri almak çok zor. O yüzden kaybetmemek üstüne de önemli çalışmalar yapmak istiyoruz. Onları burada mutlu etmek ve Atatürk Üniversitesi’ne aidiyetlerini arttırmak istiyoruz. Bu noktada yaptığımız, attığımız adımlara o doğrultuda devam edeceğiz.” dedi. “Bilimi toplum için yapanları daha fazla destekleyeceğiz” “Bizler bilimin içinden gelen insanlarız. İşin mutfağını bilen insanlarız” diyen Rektör Hacımüftüoğlu, akademisyenlerin iki tarz çalışma içinde olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü “Bilimi bilim için çalışan bilim adamları var. Bir de bilimi toplum için çalışanlar var. Biz ikinci grubu önceliyoruz. Yani bilimi artık kendi istekleri doğrultusunda değil de toplumun önceliğini dikkate alarak, Erzurum’un sorunları, bölgenin sorunları ve ülkemizin sorunlarına katkı verilecek, bilimsel çalışmalara daha fazla eğilecek tarzda öğretim üyelerinin, bu bin 600 çok önemli gücün çalışmasını istiyoruz. Buna yönelik çalışanları destekleyeceğiz. Kendi iç kaynaklarımızı buna yönelik olarak vereceğiz Bu şekilde yaparak öğretim üyelerinin kademe kademe bu tarafa doğru, Erzurum problemlerine dönmesi, ülkenin problemlerine yönelik çalışmaları için gayret göstereceğiz. Burada bir başka nokta var. Mevcut öğretim üyelerinin de kendi içerisinde Türkiye’de önemli noktalara gelebilmeleri için bunların yurt içi ve yurt dışı gidişlerini kolaylaştıracağız. Ve Türkiye çapında o alandaki en iyi öğretim üyelerinin Erzurum’da hem tıp fakültesinde hem diğer bölümlerde hepsi için söylüyorum. Olabilmesi için insana yatırımı arttıracağız. İnsana olan yatırımı artırıma düşüncemiz var. Bu noktada da girişimlerimiz başladı.” “Atatürk Üniversitesi’nin büyük sorumlulukları var” Atatürk Üniversitesi’nin büyük bir üniversite olduğunu, Ankara’nın doğusundaki en büyük kurum olduğunu anlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, “Bu bize ciddi bir sorumluluk veriyor. Bunun Erzurum’da olması büyük bir avantaj, çok büyük bir katkısı var. Fakat bunun güçlü olarak sürdürülmesi ve devam ettirilmesi lazım. Atatürk Üniversitesi bu konumunu arttırarak devam etmesi lazım. Şu anda yetmiş bine yakın örgün öğretimli öğrencimiz var. Açık öğretimle birlikte toplam öğrenci sayımız 655 bin. Bu sayı Türkiye’nin ikinci sırasında olan bir üniversiteyi gösteriyor aslında. Sayı itibariyle Türkiye’de ikinci büyüklükte bir üniversite. 8 bin personel, bin 600 akademisyen, hep birlikte burayı organize edip, güçlü bir şekilde devam etmemiz lazım.” dedi. “Hastanede köklü değişimler olacak” Atatürk Üniversitesi bünyesinde önemli bir hastanenin bulunduğunu ve 13 şehre çok ciddi derecede hizmet ettiğini anlatan Hacımüftüoğlu, “Devletimiz bunun önemini biliyor. Ve bu noktada gereken katkıyı yapmaya çalışıyor. Çünkü burada eğer sorunlar, doğunun sorunları Erzurum’da çözülmediği zaman Ankara ve İstanbul’da birikim oluyor. Dolayısıyla Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’nin çok önemli bir konumu var. Ve hastaların batıya doğru gitmesini engelleyen bir noktada. Bizim açımızdan da şöyle; şehir nüfusunu tutar, hastaların burada çözüm alabilmeleri noktasında çözüm aldıkları için şehir nüfusunu tutabilen bir konumu var. Fakat buradaki bir zayıflama her şekilde nüfus kaybına da neden oluyor. Çok ciddi sonuçlar olabilecek bir konuma dönüşmeye başlıyor. Hastanemizde bazı işler kabul edilebilir noktada değil ve biz bunun farkındayız. Yani günlerin 6 ay, 1-2 yıla uzaması kabul edilemez. Ben o idealini söylüyorum. Bir haftanın ardına bir radyoloji bölümünde gün verilmemesi lazım. Burayla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Ekonomik göstergelerle ilgili hastanede çok hızlı bir revizyon yaptık. Oradaki tüm yönetim kademesi yüzde 90 oranında değiştirdik, pozisyonu dengeledik, pozitife geçirdik. Artan parayla üç ultrason satın aldık. Bir de bilgisayar tomografi satın aldık. Tüm tetkikler için benim hedefim sürenin 1 haftaya inmesi. Dolayısıyla şimdi buradaki gün kaymalarının altında yatan biraz da maddi sebepler. Elde ettiğimiz avantajları da buraya yatırım yaparak kullanıyoruz. Gelecek hafta içerisinde ultrasonları teslim alacağız. Bilgisayarlı tomografinin teslimi biraz daha sürebilir. Bunlar yeterli olmayacaktır muhakkak. Oradaki bu işlerin hızlı olabilmesi için sınırın bir ayın altına, bir haftanın altına inmesi tüm için söylüyorum. Bu hedefe ulaşmak için de ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Ve adımlarımız o doğrultuda atıyoruz. Fakat bunların görünür olabilmesi bazen zaman alabilir. Hastaneyle ilgili dijital randevu sisteminde gördüğümüz eksikliklerden bir tanesi. Çok büyük yoğunlukların olması ve bunların dijitale geçirmek istiyoruz. Şu anda o çalışmalar başladı. Dolayısıyla bu büyük kalabalıkların artık oralarda çok fazla gözükmeyecek. Ve randevu saatleriyle gelecekler. Randevu saatlerinde işlerini bitirecekler. Bu randevu sisteminde kısa sürede oturacağız. ” şeklinde konuştu. “Atatürk Üniversitesi ilaç üretimi yapacak” Önemli hedeflerinden birisinin de ülkenin bir problemin en azından Atatürk Üniversitesi olarak çözebilmek olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, “Bu problemi de yani bir savaş durumunda ilaçların Türkiye’de olmaması, ilaç sıkıntısını çekilmesi. Bu noktada da Atatürk Üniversitesi’nden güçlü tarafı, ilaç konusu, hem farmakoloji, hem de organik kimya. Kimya bölümünde Türkiye’de birinci sırada. Atatürk Üniversitesi kimyada ODTÜ’yle yarışıyor. Farmakoloji de kimseyle yarışmıyor. Birinci sırada açık ara. Dünya yüz seksen altıncısı. Ve en yakın rakibi Hacettepe tıp 310. sırada. Dolayısıyla bu ikisinin ortak mamulüdür ilaç. Dolayısıyla bu işi Türkiye’de bizlerden daha iyi kimse yapamaz. Ve bu noktada da gerekli destek ve yatırımları alacağız. Sağlık Bakanlığı’yla iletişim halindeyiz. Ve bu işleri burada başlamak için şu anda gruplarımız belli. Dokuz grupla çalışacağız. 45 öğretim üyesi ve asistan bu işin içerisinde, çalışmalar başladı. İlk ilaç ismi de belli oldu. Hangi ilacı üreteceğimizle ilgili? Bunlar da tabii zamanla her üretildikten sonra bunları da İstanbul’daki 50 civarında ilaç şirketi, hiçbirisini de dışlamadan belki her bir ilacı da bir daha şirketiyle ortaklaşarak paslaşarak bu işi birlikte yürütme yoluna gideceğiz.” dedi. “Erzurum Sorunları Araştırma Projeleri geliyor” İlk kez üniversite kaynaklarının Erzurum’un sorunlarını çözmek için ayırdıklarını anlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, “Daha önce böyle bir şey yapılmadı. Biz buna ESAP diyoruz. Erzurum Sorunları Araştırma Projeleri şeklinde bir proje vereceğiz hocalarımıza. Eğer Erzurum’un sorunlarıyla ilgili çalışıyorlarsa o proje kaynaklarına ulaşabilecekler. Dolayısıyla ister istemez onlar da bundan sonra yapacakları projeleri Erzurum’un problemleri için çalışacaklar, çalışmış olacaklar. Bölge üniversitelerinin, Erzurum’un güçlü olabilmesi için çevredeki illeri de bırakmak istemiyoruz. Yani bir Bayburt’un, Karsın, Ağrı’nın gibi 13 ili de Atatürk Üniversitesi o üniversiteleri de tutacak. Onlara yönelik olarak da bazı destekleri birlikte, onlarla birlikte, onların bilim adamlarıyla birlikte yapacağız. Zaten burada bizim gibi kırk milyon dolarlık bir altyapı var. Onu tüm Doğu Anadolu kullanıyor. Dolayısıyla bunların kullanımlarını da kolaylaştıracağız. Biz de o oralardan geldiğimiz için bunları nasıl kolaylaştıracağımızı da onlarla paylaşacağız.” diye konuştu. "Yüksek irtifa Erzurum için ciddi bir kazanım" Bir futbolsever, taraftar olarak Erzurumspor’un kırmızı çizgileri olduğunu hatırlayan Rektör Hacımüftüoğlu, daha sonra şöyle dedi, “Dolayısıyla ona yönelik olarak ne istiyorlarsa hemen karşılamaya çalışıyoruz. Statla ilgili sorun oldu. Hemen stadımızı verelim dedik. Kabul ederlerse vereceğiz stadımızı geçici olarak kullanmak istiyorlarsa biz bunu verdiğimizi söyledik. Eğer kabul ederlerse, şartlar uygunsa tüm ona göre dizaynları da yaparız. Bununla ilgili de Erzurumspor’a tüm imkanlarımızı vereceğiz. Yüksek irtifanın da Erzurum’un geleceğiyle çok ilgili çok çok önemli bir konu. Deniz seviyesinde 400 metre koşan deney hayvanı Erzurum’da kaldıktan sonra belli bir süre, iki haftadan fazla kalırsa Erzurum’da, döndüğü zaman 700 yüz metre kadar koşabiliyor. Yani bunu biz gözümüzle gördük. Dolayısıyla şimdi bu durumu Erzurum’un elinde aslında bir altın yumurtlayan tavuk olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu gücü de hep beraber yani burayı b da pozitife nasıl dönüştürebiliriz. Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarını biliyoruz. Bu konudaki yapmış olduğu yatırımları biliyoruz. Biz de üniversite olarak bunun bilimsel tarafını eğilerek, bunların yayına dönüşmesi, önemli yerlerde yayınlanması ve sonrasında da yurt dışı özellikle Şampiyonlar Ligi takımlarının buraya gelmesi ilgili girişimlerde biz de destek olacağız. Burada da üstümüze düşen görev yapacağız. Bununla ilgili Yüksek İrtifa Araştırma Merkezi’nde kısa süre sonra kuracağız. Yani ilk etapta tabii ilaç çok kritik ve stratejik olduğu için ilaç, onu yoluna soktuktan sonra yüksek irtifa ile ilgili bu çok önemli olduğunu düşündüğümüz projeyi de devreye sokmayı düşünüyoruz. Erzurum 2025 turizm başkentiyle ilgili Atatürk Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve İletişim Fakültesi çok aktif devrede. Bununla ilgili biz de her türlü desteği tüm akademisyenlerimizle ne yapabiliriz, buradan başarıyla nasıl çıkabiliriz noktasında destek sağlamaya çalışacağız.”
30 Ekim 2024 Çarşamba - 12:39
Vali Çiftçi; "Allah devletimize, milletimize zeval vermesin"
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ve eşi Azime Çiftçi ev sahipliğinde “Kabul Töreni” düzenlendi. Kabul Törenine, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Emniyet Teşkilatlarının personelleri, adli ve mülkî erkan, kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar, şehit aileleri ve gaziler katıldı. Tören kapsamında bir konuşma gerçekleştiren Vali Çiftçi, sözlerine başlarken “Öncelikli niyazım odur ki Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Devletimizi, milletimizi ve cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılsın. Bu vesileyle yine kıyamete kadar hep birlikte yaşamak, nice bayramlara, nice günlere erişmek nasip olsun.” temennisinde bulundu. Konuşmasında İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ‘Korkma!’ diye başlayan dizelerindeki milli ruh ve heyecanla başlattığımız istiklal ve istikbal mücadelesinin başarıyla sonuçlandığını hatırlatan Vali Çiftçi, “Bugünlerimize kolaylıkla gelmediğimizi, devletimize milletimize ve cumhuriyetimize, ortak değerlerimize hep birlikte sahip çıkmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bugün içinde bulunduğumuz sorunlar, problemler, zaman zaman karşılaştığımız darboğazlar ezelden ebede akıp giden milli tarihimiz içerisinde bir virgül mesabesinde olduğunu unutmamalı. Daha güçlü, daha müreffeh ve daha dinamik Türkiye’nin habercisi olduğunu hatırımızdan çıkarmamalıyız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ey yükselen yeni nesil, Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz.’ diye seslendiği gençler, devletimizin milletimizin ve cumhuriyetimizin en güçlü teminatı olacaktır.” ifadelerini kullandı.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 11:55
Aras EDAŞ elektrik müzesi genişliyor
Erzurum’da açılan ve Türkiye’nin ilk ve tek elektrik müzesi olan Özel Aras EDAŞ Müzesi yeni eserlerle genişliyor. Faaliyetleriyle sektöre yenilikler katan Aras Elektrik, şubat ayında bir ilke daha imza atarak Türkiye’de ve elektrik dağıtım sektöründeki ilk elektrik müzesini kurmuştu. Elektrik tarihinin sergilendiği müze, elektrik dağıtım şirketleri arasında özel müze statüsü kazanan ilk ve tek elektrik müzesi unvanına sahip. Müzedeki eserler faaliyet alanının farklı illerinden getirilerek titiz bir çalışma sonucunda oluşturulmuştu. 1930’lara ait sayaçlardan kablo test araçlarına, trafolardan kumpaslara kadar çok sayıda eser müzede yer alıyor. Akedaş’tan Müzeye Destek Genel Müdür Fikret Akbaş: “Müzemiz Türkiye’de ve elektrik dağıtım şirketleri arasında ilk ve tek olma özelliği taşıyor. Sektörümüz için buradaki malzemeler, cihazlar bir değerdir. Ülkemize ve şehrimize kazandırdığımız müzemizi her geçen gün genişletiyoruz. Yeni eserler geldikçe müzemiz de büyüyor. Son olarak Akedaş Elektrik Dağıtım Şirketi’nden gelen yeni eserler müzede yerini aldı. Röle, belli yıllara ait sayaçlar, geodimetre, trafo, sayaç ayar masası, yüksek gerilim kompanzasyon bankı, sigorta ayırıcısından oluşan malzemeler ile müzenin büyümesine katkı sağlayan Akedaş’a çok teşekkür ediyorum.” dedi. Müze, Etkinliklerde Yoğun İlgi Görüyor Müzeler Haftası kapsamında Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin Elektrik Bölümü öğrencilerini ağırlayan müze, onların hem eğitimlerine katkı sağlayacak bilgiler öğretiyor, hem de sosyal ve kültürel alandaki gelişimlerine katkı sağlıyor. Ayrıca Kültür Yolu Festivali’nde de ziyaretçilerini ağırlayan müze, etkinliklerde yoğun ilgi görüyor. Müze “Sanal Tur” Olarak Gezilebiliyor Elektrik ile ilgili birçok eseri barındıran müze, hafta içi 08:00 – 17:00 saatleri arasında ziyaretçiler tarafından ücretsiz olarak yerinde gezileceği gibi sanal ortamda da ziyaret edilebiliyor. Müze, ziyaretçilerine https://my.matterport.com/show/?m=nJ4SvrRXtKX adresinden sanal bir tur yaptırarak, adım adım panoramik bir şekilde gezme fırsatı sunuyor.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 11:09
ERSANDER üç yaşında
Erzurum Kültür Sanat ve Eğitim Derneği’nin (ERSANDER) üçüncü yaş günü, coşkulu biçimde kutlandı. ERSANDER’in yönetim kurulu üyeleri, kuruluş yıldönümü olan 29 Ekim gecesi, İkinci Başkan Doğan Hattatoğlu’nun sanat atölyesinde toplandı. Eş ve çocukları ile Başkan Ümit Gergit ile yönetim kurulu üyeleri Kadir Sabuncuoğlu, Doğan Hattatoğlu, Vahit Alkır, Recep Akgül, Selma Uygur, Eda Alemder Çankaya, Kadın Kolları Başkanı Sevnur İçyar, YouTube’de ERSANDER Cep Sohbetleri yapan Rüşen Hattatoğlu Ece bir araya geldi. Uzun bir süreden beri Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinde tedavi gören yönetim kurulu üyesi, sanatçı Canip Cihangir ise sanat atölyesindeki geceye, alkışlar arasında katıldı. Şehir Hastanesinde kalp ameliyatı olmak için yatan gazeteci, fotoğraf sanatçısı ve yönetim kurulu üyesi Öztürk Akkök de yaş gününe cep telefonu ile görüntülü katıldı. ERSANDER Başkanı Ümit Gergit etkinliklere, yönetim kurulu üyeleri Öztürk Akkök ve Canip Cihangir’in rahatsızlıkları nedeniyle bir süre ara verdiklerini anımsattı. Yeni sezona 10 Kasım günü, ulu önder Atatürk’ü anma programı ile başlayacaklarını açıklayan Ümit Gergit, öğretmenler günü kutlaması için de 22 Kasım gecesi sahne alacaklarını bildirdi. ERSANDER’in yaş günü pastasını, halen tedavisi devam eden sanatçı Canip Cihangir kesti. Türk Halk Müziğinin güçlü sesi, Genel Sekreter Vahit Alkır ise Erzurum türküleri ile geceyi renklendirdi. Bayraklarla donatılan Doğan Hattatoğlu Sanat Atölyesinde ERSANDER yönetimi, cumhuriyetin 101. yıldönümünü “Yaşasın Cumhuriyet”, Erzurum Kültür, Sanat ve Eğitim Derneğinin yaş gününü de “Yaşasın ERSANDER” diyerek kutladı.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 11:08
Uzundere’de karakucak heyecanı
Erzurum’un Uzundere ilçesinde Uluslararası Karakucak Güreşleri yapıldı. Başpehlivanlık maçında uzatmada Mustafa Sessiz’i altın puanla mağlup eden İranlı Mostafa Tağhani şampiyon oldu. Güreşlerin meydan ağalığını ise Murat Pınar kazandı. Dünyanın sakin kent ödüllü yerlerinden biri olan Erzurum’un Uzundere ilçesinde 29 Ekim Uluslararası Karakucak Güreşlerinin heyecanı yaşandı. Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt olan güreşlerin 101’ncisi büyük bir coşku içinde geçti. Türkiye’nin sayılı er meydanlarından biri olan Uzundere Güreş Sahasında yapılan Uluslar arası Karakucak güreşleri nefesleri kesti. Türkiye’nin dört bir yanından pehlivanların katıldığı güreşlerde İran, Gürcistan, Azerbaycan ve Acara Özerk Cumhuriyeti’nden Uzundere’ye gelen güreşçilerde er meydanına çıktı. Güreşlerde meydan ağalığını ise Yurt dışında ikamet eden Uzundereli İş İnsanı Murat Pınar kazandı. Tribünler Doldu Taştı Cumhuriyetle yaşıt olan ve her yıl geleneksel olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında yapılan güreşlere bu yılda ilgi oldukça yoğundu. Uzundere Belediye Başkanı Muhammet Halis Özsoy’un himayelerinde yapılan Uluslararası Karakucak güreşlerin 400’e yakın güreşçi kendi boylarında birinci olma mücadelesi verirken tribünler doldu taştı. Arena şeklindeki güreş sahasında tribünler kadın ve erkek sporseverler tarafından hınca hınç dolduruldu. Güreşleri Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şafak Ertan Çomaklı, Uzundere Belediye Başkanı Muhammet Halis Özsoy, Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğider, eski belediye başkanı Hasan Çakmak, Uluslar arası Hukukçu Ebubekir Elmalı, Erzurumspor yönetim kurulu üyeleri Ali Karataş, Cebbar Erdoğan, ETÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Serhat Özbay, Gençlik ve Spor Şube Müdürü Vahit Albayrak, Türkiye Güreş Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Battal Alpkılıç, Türkiye Geleneksel Güreşleri Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Burhanettin Sertoğlu ile çok sayıda siyasetçi, iş insanı ve bürokrat izledi. Cumhuriyetle Yaşıt Olan Güreşleri Yaşatmaya Devam Edeceğiz Güreşlerin, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşunun 101’nci yıl dönümünde düzenlenmesinde büyük katkıları olan Uzundere Belediye Başkanı Muhammet Halis Özsoy, “İlçemizde Cumhuriyetle yaşıt olan karakucak güreşlerimiz için sabahın erken saatlerinden itibaren gün boyu müsabakalarımızı izleyen tüm sporseverlere ve davetlilere teşekkür ediyorum. Burada er meydanına çıkan tüm pehlivanlara başarılar diliyorum. Uzundere’mizde geleneksel olarak yer yıl yapılan ve 101. Kez düzenlenen karakucak güreşlerini yaşatmaya devam edeceğiz. Yıllardan beri güreşlerimizin uluslararası boyuta taşınması da bizim için ayrı bir gurur vesilesi. Güreşlerimize destek olan herkese özellikle de Doğu’nun başcazgırı Büyükşehir Belediyesi Meclis üyemiz Fuat Özbay’a teşekkür ediyorum” diye konuştu. Özsoy ayrıca güreşleri izlemek için güreş sahasına akın eden kadın seyirciler içinde tribünlerden özel alkış istedi. Doğunun Baş Cazgırı Fuat Özbay Yine Coşturdu Doğunun Baş Cazgırı olarak bilinen ve alternatifi olmayan Fuat Özbay, Uzundere Er Meydanını dolduran güreşseverleri ve pehlivanları coşturdu. Baş Cazgır, performansıyla alkış aldı. Seslendirdiği maniler, dörtlükler ve değimler ile tribünlere coşturan Fuat Özbay, Uçundere’ye Türkiye’nin dört bir yanından ve yabancı ülkelerden sporcuların katılmasını sağladığı için büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi. Rakipler Kapıştı Pınar Güreş Ağası Oldu Eski MÜSİAD Başkanı Fuat Demir’in yanı sıra Şenyurt Cağ Kebap Salonu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karataş, Aksu Cağ Kebap Yönetim Kurulu Başkanı Cabbar Erdoğan ile İş insanı Ahmet Anlar’ın da katıldıkları ve kıran kırana geçen güreş ağalığı açık artırmayı Baş Cazgır Fuat Özbay yönetti. Yurt Dışında ikamet eden Uzundereli İş İnsanı Murat Pınar, 410 bin TL ile 2024 Uluslar arası Uzundere 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Karakucak güreşlerinin meydan ağası oldu. Güreş Ağası Pınar Omuzlarda Uluslararası Uzundere Karakucak güreşlerinde meydan ağası seçilen Murat Pınar, güreş ağası kıyafetlerini giydikten sonra kendisini güreşçilerin omuzlarında buldu. Pehlivanların omuzlarında tribünleri selamlayan İş İnsanı Murat Pınar, akrabalarının ve Uzundereli hemşehrilerinin yakın bir ilgisi ile karşılandı. Pınar, “Yurt dışından bu güreşler için ve Cumhuriyet Bayramını kutlamak için Uzundere’ye geldim. Güreş ağalığı açık artırmaları sonucu diğer katılımcı arkadaşlar teveccühlerini bizden yana kulandılar. İlçemde güreş ağası seçildiğim için çok mutluyum. Bu benim içim büyük bir onur ve gurur” diye konuştu. Gürcistan Güreş Federasyonu Başkanı Zaza, Uzundere Belediye Başkanı Muhammet Halis Özsoy ve Güreş ağası Murat Pınar’a çeşitli hediyeler takdim etti. Sessiz Altın Puanla Başpehlivanlığı İranlı Mostafa Tağhani’ye Kaptırdı 100’lerce güreşçinin kendi boylarında madalya ve şampiyonluk mücadelesi verdiği Uluslararası 101. Uzundere Karakucak Güreşlerinde en büyük ilgiyi başpehlivanlık müsabakaları gördü. 32 güreşçinin başpenlivanlık mücadelesi verdiği güreşlerde Başhehlivanlık maçında Uzundereli Mustafa Sessiz ile İranlı Mostafa Tağhani karşılaştı. Müsabakanın normal süresinde eşitlik bozulmadı. Fatih Hikmet Sevim ile Arif Akyüz’ün yönettiği müsabakada altın puanla Mustafa Sessiz’i mağlup eden İranlı Mostafa Tağhani başpehlivan oldu. Yapılan müsabakaların ardından dereceye giren pehlivanlara protokol ve tertip komitesinin katılımıyla madalya ile para ödülleri verildi.
30 Ekim 2024 Çarşamba - 09:46
Erzurum’un saklı güzelliklerini off-road ile keşfediyorlar
Sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasların yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellikleriyle son yıllarda ilgi odağı haline gelen Erzurum’da off-road meraklıları bu kez maceralı bir yolculukla Aygır Gölü’ne gitti. Tarihi ve kültürel yapısıyla son yıllarda ilgi odağı haline gelen Erzurum’da off-road meraklıları, Aygır Gölü’ne gitti. Erzurum Macera Off Road Arama Kurtarma Doğa Sporları Kulübü Başkanı Lokman Toptaş, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Vali Yardımcıları, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım ve Azize Muhammet Tugay ile birlikte farklı bir macera yaşadıklarını dile getirerek, “Aziziye ilçe sınırları içerisinde bulunan ve 2 bin 900 rakımdaki Aygır Gölü’ne kültürel faaliyet gezisi olarak düzenlemiş olduğumuz bu zorlu yolda, çamurlu yollardan geçip karlı zirvelere çıktık. Macera ve adrenalin yüksek olan alanlardan geçip Aygır Gölü’ne ulaştık. Erzurum valimizle beraber alanda yapabileceğimiz tüm faaliyetlerimizi gözden geçirdik. Aygır Gölü’nü muhafaza altına almayı planladık. Bu gezi Erzurum’un saklı güzelliklerinden biri olan Aygır Gölü gibi birçok doğal güzellikleri gün yüzüne çıkarmak, onları turizm ve kültürel gezi faaliyetleri içerisine koymayı hedefliyor” diye konuştu. “Erzurum’da saklı güzellikler çok” Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum’un zengin coğrafyası ve sahip olduğu farklı iklim yapısıyla önemli doğal güzellikleri içinde barındırdığını belirterek, “Erzurum Macera Off Road Arama Kurtarma Doğa Sporları ekibiyle daha öncede Narman ilçemizde Karagöl’e gitmiştik. Amacımız Erzurum’un keşfedilmemiş yerlerini tanıtmak ve göstermek. Burası çok güzel bir yer. Karla kaplı ve zorlu bir yolculuk yaptık. 50-60 metre derinliğindeki bu güzel gölümüzü herkesin görmesini, gezmesini tavsiye ediyorum” dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder