Yerel Haberler
Erzurum
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:51 ANKA çocuk destek programı Erzurum bölge toplantısı tamamlandı Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen ANKA 3.0 Uygulayıcı Eğitimi Programı, 6 ilden 66 meslek elemanının katılımıyla tamamlandı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ev sahipliğinde, çocuk koruma hizmetlerinin niteliğini artırmak amacıyla düzenlenen "ANKA 3.0 Uygulayıcı Eğitimi Programı" sona erdi. 04-08 Mayıs 2026 tarihleri arasında Erzurum’da gerçekleştirilen programa; Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars, Elazığ ve Erzurum illerinden çocuk hizmetleri alanında görev yapan yaklaşık 66 meslek elemanı katıldı. İki ayrı salonda eş zamanlı yürütülen eğitimlerde 9 eğitici görev aldı. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü temsilcileri de katılarak eğitim süreçlerini yerinde takip etti. ANKA Çocuk Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen eğitimlerde; çocukların psikososyal gelişimlerinin desteklenmesi, risklerin erken tespiti, koruyucu ve önleyici müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi, travma odaklı yaklaşım yöntemleri ve kriz anlarında uygulanacak mesleki müdahale süreçleri ele alındı. Programla, çocukların bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan hizmet anlayışının güçlendirilmesi, sosyal, duygusal ve davranışsal gelişimlerinin desteklenmesi, güvenli yaşam becerilerinin artırılması ve sahada görev yapan meslek elemanlarının uygulama yeterliliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Eğitim süresince uygulamalı çalışmalar, grup etkinlikleri ve vaka değerlendirmeleri gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla katılımcıların mesleki bilgi ve deneyimlerinin artırılmasının yanı sıra farklı illerden gelen personel arasında bilgi paylaşımı ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlandı. Programın kapanışında konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, çocuk koruma hizmetlerinin hassasiyet, bilgi ve uzmanlık gerektiren önemli bir alan olduğunu belirtti. Aykut, düzenlenen eğitimlerin sahada yürütülen hizmetlerin niteliğine katkı sağlayacağını ifade etti. Çocukların üstün yararını esas alan çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Aykut, "Güçlü çocuk, güçlü gelecek anlayışıyla çalışmalarımıza aynı hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz." dedi. Program, eğitimcilere teşekkür belgeleri ve katılımcılara katılım belgelerinin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:20 Başıboş sokak köpekleri için Erzurum modeli önerisi İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Valilik görevindeyken uyguladığı ‘Erzurum Modeli’yle kentteki tüm sahipsiz köpeklerin toplatıldığına dikkat çeken AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, diğer illerde de ‘Erzurum Modeli’nin uygulanması çağrısında bulundu. AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, başıboş sokak köpekleri için ‘Erzurum Modeli’nin uygulanması çağrısında bulundu. Yaptığı yazılı açıklamada, tüm canlıların Allah’ın yarattığı varlıklar olduğunun altını çizen Fırat, "Dinimiz, hayvanlara eziyet edilmemesini, onlara merhametle yaklaşılmasını emretmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su veren kişinin Allah’ın rızasını kazandığını bildirmiştir" ifadelerini kullandı. "Aileler köpek saldırısı endişesi yaşamamalı" "Bununla birlikte insan hayatını ve halk sağlığını tehdit eden durumlara karşı gerekli tedbirlerin alınması da esastır" diyen Fırat, şöyle devam etti: "Ne yazık ki sahipsiz sokak köpekleri kaynaklı güvenlik sorunları devam etmektedir. Aileler, çocuklarını evden gönderirken köpek saldırısı endişesi yaşamamalıdır. Ancak bugün birçok vatandaşımız başıboş sokak köpeklerinin saldırıları sonucu yaralanmakta, hatta hayatını kaybetmektedir." Çözüm kanunu uygulamaktan geçiyor Bu sorunun çözümünün belediyeler ve yerel yönetimlere kanunla verilen görevlerin eksiksiz yerine getirilmesinden geçtiğine işaret eden Fırat, "Sahipsiz köpeklerin toplanması, bakımevlerine götürülmesi, kısırlaştırılması, aşılanması ve sahiplendirilmesi süreçleri etkin şekilde yürütüldüğünde, sorun büyük ölçüde çözülecektir" değerlendirmesini yaptı. Erzurum modeliyle tüm sahipsiz köpekler toplandı Bu noktada tüm illerde "Erzurum Modelinin" uygulanmasını talep ettiklerini kaydeden Fırat, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum Valisi olduğu dönemde, kentteki tüm sokak köpeklerinin toplatıldığını hatırlattı. Fırat, şunları aktardı: "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çitçi’nin Erzurum Valiliği döneminde yürütülen çalışmalar neticesinde, şehrimizde önemli başarı elde edilmiştir. 29 Eylül 2025 tarihinde Erzurum’da sokakta bulunan köpek sayısı 3 bin 899 olarak tespit edilmiş, yürütülen çalışmalar sonucunda 4 Kasım 2025 itibarıyla bu sayı sıfırlanmıştır. Ayrıca İl Tarım Müdürlüğü koordinesinde toplam 4 bin 512 sahiplendirme işlemi gerçekleştirilmiş, hayvanların sahiplenilmesi teşvik edilmiştir. Erzurum’da 112 Çağrı Merkezi üzerinden yapılan ihbarlar doğrultusunda ekipler anında harekete geçmekte, başıboş sokak köpekleri toplanarak hayvan bakımevlerine götürülmektedir." Ege ve Marmara’dan bile köpek getiriyorlar Erzurum’un en önemli sorunlarından birisinin ise başka illerden ‘transport’ ve ‘yer değiştirme’ yöntemiyle hayvan bırakılması olduğunu açıklayan Fırat, "Sokak köpeği bulunmayan bölgelerde dahi kısa sürede yeni hayvanların ortaya çıktığı görülmektedir. Ege ve Marmara’daki illerden getirildiği anlaşılan küpeli köpekler bile Erzurum’da tespit edilmiştir" bilgisini verdi. 50 dönüm arazi üzerine doğal yaşam alanı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, tüm bu zorluklara rağmen Erzurum’un, örnek ve öncü rolünü sürdürdüğünü vurguladı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından sahipsiz hayvanlar için 50 dönümlük arazi üzerine, 5 bin hayvan kapasiteli doğal yaşam alanı inşa edildiğini aktaran Fırat, "Yaklaşık bir ay sonra faaliyete geçmesi planlanan bu proje dolayısıyla Erzurum Büyükşehir Belediyemizi tebrik ediyoruz" dedi. Vekil Fırat, açıklamasının sonunda "Başıboş sokak köpeklerinden kaynaklanan güvenlik ve sağlık tehdidinin ortadan kaldırılması konusunda Erzurum’daki uygulamaların diğer kentlerde örnek alınması" temennisinde bulundu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 15:36 Sahte ürünler Erzurum’un marka değerine zarar veriyor Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Yıldırım Hakan Oral ile ilin önde gelen süt sanayicileri, Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürü Alparslan Kenger’i ziyaret ederek süt ve süt ürünleri sektöründe yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Gerçekleştirilen görüşmede, özellikle mera döneminde sütlerin yağ oranı ve kalite değerlerinde yaşanan düşüşün, Erzurum’da üretilen süt ürünlerinin standardını olumsuz etkilediği ifade edildi. Coğrafi işaretli Erzurum tereyağı ve Erzurum civil peynirinin üretiminde kullanılan sütlerin hijyen şartlarına uygun şekilde sağılmaması ve kayıt dışı sütlerin uygun olmayan koşullarda taşınmasının, ürün kalitesinde istenilen standardın yakalanmasını zorlaştırdığı belirtildi. Sektör temsilcileri, Türk Gıda Kodeksi ve halk sağlığına uygun olmayan tereyağı adı altında piyasaya sunulan margarin, bitkisel ve kimyasal içerikli etiketsiz ürünlerin "köy yağı" gibi isimlerle piyasa değerinin altında satışa çıkarıldığını dile getirdi. Bu durumun hem tüketici sağlığını tehdit ettiği hem de kaliteli ve standartlara uygun üretim yapan firmaları zor durumda bıraktığı vurgulandı. Ziyarette firma yetkilileri, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin süt sağımından başlayarak toplama, taşıma ve üretim aşamalarına kadar denetimlerini artırmasını talep etti. Mevzuata uygun olmayan süt ve süt ürünlerinin imha edilmesi, Erzurum markasına zarar verecek sahtecilik faaliyetlerinin önlenmesi ve bu süreçte usulsüzlük yapanların cezalandırılması gerektiği ifade edildi. Sanayiciler ayrıca, kendi üretimlerinin bakanlık tarafından sürekli denetlendiğini ancak hammaddenin sağım aşamasından fabrikaya ulaşıncaya kadar yeterli denetime tabi tutulmadığını belirterek, denetim eksikliğinin sektörde ciddi sorunlara yol açtığını dile getirdi. Kayıt dışı faaliyet gösteren ve sahte ürünleri piyasaya süren kişilerin halk sağlığını tehlikeye attığını belirten sektör temsilcileri, gerekli yaptırımların uygulanarak bu kişiler hakkında cezai işlem yapılmasını istedi.
3500 yıllık takılar Erzurum’da görücüye çıktı
17 Eylül 2024 Salı - 09:34 3500 yıllık takılar Erzurum’da görücüye çıktı Erzurum Müzesi’nde içlerinde 3 bin 500 yıllık takıların da bulunduğu 175 eser, görücüye çıktı. Erzurum Müze Müdürlüğü, depolarında bulunan ve hiç sergilenmeyen eserleri her yıl farklı konseptlerde görücüye çıkarmak için çalışma başlattı. İlk olarakta metal takı ve süs eşyalar sergilenmeye başladı. Arkeolog Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak nezaretinde yapılan çalışmalarda; M.Ö. 1500 yılları ile Urartu, Helenistik, Roma ve Osmanlı dönemine ait 175 takı tespit edildi. Uzman ekipler tarafından tek tek temizlenen eserler, dönemlere ayrılarak meraklılarının beğenisine sunuldu. “Urartu’nun çok zengin takı kültürü, geleneği var” Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak, takıları en erken dönemden Osmanlı’ya kadar bir kronolojik sıraya koyduklarını belirterek, “Tespit ettiğimiz eserlerin Erzurum Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’nda temizlikleri, bakımları ve restorasyon işlemlerini tamamlayarak sergimizi açtık. Müzemizde bulunan, daha önce hiç sergilenmeyen eserleri tespit ettik. M.Ö. 1500’lü yıllardan başladık. Özellikle tomurcuk başlı dediğimiz süs iğneleri, ardından mantar başlı, büyük boyutlu süs iğneleriyle kronolojik sürecimizi en erkenden aldık. Daha sonra özellikle Urartu’nun çok zengin takı kültürü, geleneği var. Urartu takılarıyla, kemerleriyle devam ettik. Roma ve Helenistik dönemin takılarının ardından Osmanlı dönemine ait bileklikleri gerdanlıkları, kemerleriyle 20’nci yüzyılda sürecimizi kronolojik olarak tamamladık" diye konuştu. “Takı kadının hayatında hep vardı” 18, 19 ve 20’nci yüzyıl Osmanlı’da takı geleneğini arkeolojik devirlerden alıp, geliştirdiğini gördüklerini vurgulayan Altunkaynak, "Yine aynı şekilde açık uçlu bileklikler, bilezikler, küpeler, yüzükler, omuzlara bağlanan gerdanlıklar, kolyeler ve çok muhteşem kemerler. Buradaki işçilik, gerçekten çok muazzam. Doğal taşlar kullanılarak görselliğe ne kadar önem verildiğini gösteriyor. Takının insanoğlu ve büyük oranda kadınların hayatında binlerce yıldır nasıl bir süreçten geçtiğini, asla önemini kaybetmeden günümüze nasıl geldiğini yansıtmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Atatürk Üniversitesi, 17 göstergede artış gösterdi
17 Eylül 2024 Salı - 09:10 Atatürk Üniversitesi, 17 göstergede artış gösterdi Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen “Araştırma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Programı Değerlendirme Toplantısı”na katıldı. Başkent Ankara’da gerçekleşen toplantıya, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra; Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Başkan Vekili Prof. Dr. Haldun Göktaş, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Prof. Dr. Arif Bilgin, Prof. Dr. Mahmut Ak ile araştırma üniversitelerinin ve aday üniversitelerin rektörleri ile davetliler katıldı. Gazi Üniversitesi ev sahipliğinde, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başkanlığında gerçekleşen toplantıda üniversitelerin yıllık performansı; araştırma kalitesi, araştırma kapasitesi ile etkileşim ve iş birliği boyutlarında toplam 31 gösterge ile değerlendirildi. Buna göre; A1, A2, A3 olarak 3 kategoride sınıflandırıldığı Araştırma Üniversiteleri Toplantısında Atatürk Üniversitesi; araştırma kalitesi, araştırma kapasitesi ile etkileşim ve iş birliği kategorilerinin tamamında puanını geçen yıla göre artırarak Araştırma Üniversiteleri içerisinde A2 kategorisindeki yerini ve sıralamasını koruyarak bu yıl da geçen yıl olduğu gibi 23 üniversite içerisinde yer aldı. Önceki yıla oranla en fazla artış gösteren ilk 5 gösterge olan; üniversite-sanayi iş birlikleri yayın oranı (%1071,2), uluslararası öğrenci oranı (%342,6), üniversite-iş dünyası iş birliği ile yapılan ar-ge ve yenlik projelerinden alınan fon tutarı (%259,4), uluslararası proje fon tutarı (%235,6), ulusal bilim ödülü sayısı (%200) başta olmak üzere, toplamda 17 göstergede artış gösteren Atatürk Üniversitesi, başarısını sürdürme noktasında çalışmalarına devam ediyor. Başkan Özvar: “Araştırma Üniversitelerinin Uluslararası Alanda Daha Görünür Olmasını Hedefliyoruz” Toplantıda, Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan araştırma üniversitelerinin performans değerlendirme kriterlerine ilişkin sunum yaptı. Gündoğan’ın ardından kürsüye çıkan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, üniversitelerin ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artırmak için alınan tedbirlere dikkat çekerek, özellikle araştırma üniversitelerinin dünya çapında daha görünür olmasını hedeflediklerini belirtti. Araştırma üniversitelerinin performanslarını yakından takip ettiğini vurgulayan Özvar: “6 üniversitemizi Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programına dahil ettik. Bu üniversitelerimiz; Akdeniz, Gaziantep, Kocaeli, Ondokuz Mayıs, Sakarya ve Selçuk Üniversiteleridir. Bu çerçevede Aday İzleme Programına dahil edilen 6 üniversitemizi 2024 yılı itibariyle 2 yıllık izleme sürecine aldık. Bu sürenin, yani 2025 yılının sonunda, bu üniversitelerimiz arasından performansı mevcut araştırma üniversitelerinin üzerine çıkan olduğu takdirde bunları programa dahil etmeyi planlıyoruz. Dolayısıyla araştırma üniversitesi statüsüne yükselme yolunu tüm üniversitelerimiz için açık tutuyoruz.” şeklinde konuştu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen Araştırma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Programı Değerlendirme Toplantısının, üniversiteler için mevcut araştırma kapasitelerini geliştirmek ve uluslararası alanda daha güçlü bir şekilde konumlanmalarını sağlamak adına büyük bir önem taşıdığını belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu; bu toplantı vesilesiyle, Türkiye’nin araştırma odaklı üniversitelerinin geleceği ve dünya çapındaki sıralamalarda nasıl daha yüksek yerlere gelebileceği üzerine yapılan tartışmaların oldukça verimli geçtiğini dile getirdi. “Dünya çapında tanınan bilim insanlarıyla iş birliği yapmayı önemsiyoruz” Toplantıya ilişkin bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Hacımüftüoğlu: “Özellikle büyük veri (Big Data) çalışmalarının üniversitelerimizde etkin bir şekilde kullanılması, sadece bilimsel araştırmalarda değil, sanayi iş birlikleri ve toplumsal fayda açısından da kritik bir rol oynamaktadır. Atatürk Üniversitesi olarak bizler, büyük veri teknolojilerini kullanarak yürüttüğümüz araştırma projelerinin kapsamını her geçen gün genişletmekteyiz. Bununla birlikte, bu alandaki ulusal ve uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmek için de önemli adımlar atmaktayız. Toplantıda ele alınan bir diğer önemli konu da, uluslararası danışma kurullarının oluşturulması sürecidir. Araştırma odaklı bir üniversitenin başarısı, yalnızca kendi iç dinamikleriyle sınırlı kalmamalı, aynı zamanda uluslararası bilim insanlarıyla sürekli bir etkileşim içerisinde olmalıdır. Bu bağlamda Atatürk Üniversitesi, dünya çapında tanınan bilim insanlarıyla iş birliği yaparak hem akademik hem de araştırma projelerinde global bir vizyona sahip olmayı sürdürmektedir. Uluslararası danışma kurulları, üniversitemizin uluslararası görünürlüğünü artırmak ve akademik dünyada daha güçlü bir yer edinmemizi sağlamak için kilit bir rol oynayacaktır” diye konuştu. Rektör Hacımüftüoğlu: “Bu Misyonun Bir Parçası Olmaktan Gurur Duyuyoruz” Yükseköğretim Kurulunun Uluslararası Araştırmacı Projeleri kapsamındaki yararlanıcı istatistiklerinin, bilim insanı hareketliliğinin önemini bir kez daha hatırlattığını aktaran Rektör Hacımüftüoğlu: “Bilim insanlarının uluslararası düzeydeki mobilitesi, bilgi transferinin hızlanması, farklı araştırma ekollerinin entegrasyonu ve çok disiplinli projelerin hayata geçmesi açısından vazgeçilmezdir. Atatürk Üniversitesi olarak bizler de, uluslararası araştırmacıların üniversitemize gelmesi için uygun koşulları sağlamaya ve bu süreci teşvik etmeye devam edeceğiz. Bu toplantı, araştırma odaklı üniversitelerin Türkiye’nin geleceği için oynadığı stratejik rolü bir kez daha gözler önüne serdi. Atatürk Üniversitesi olarak bizler, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde öncü projelerle bu misyonun bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. İhtisaslaşma ve misyon farklılaşması süreçlerinde elde ettiğimiz başarıları daha ileriye taşımak için tüm akademik ve idari kadromuzla birlikte var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" sözleriyle değerlendirmesini tamamladı. Toplantı, dilek ve taleplerin dinlenmesi ve yeni yol haritasının belirlenmesi ile sona erdi.
Durağa yanaşan minibüsteki kadın yolcu açılan kapıdan düşerek yaralandı
16 Eylül 2024 Pazartesi - 20:08 Durağa yanaşan minibüsteki kadın yolcu açılan kapıdan düşerek yaralandı Erzurum’da şehir içinde yolcu taşımacılığı yapan dolmuşun kapısının açılması ile aşağı düşen kadın yolcu yaralandı. Sürücünün ehliyeti iptal edildi. Erzurum’da geçtiğimiz gün durağa yaklaşırken kapısını erken açtığı minibüsten kadın yolcunun düşüp yaralanmasına neden olan sürücü M.E.K., muayenesiz araç kullanma, yetersiz ehliyet, kaza yeri terk ve yetki belgesiz araç kullanmaktan ceza kesildikten bir gün sonra yine aynı araçla trafiğe çıkınca ehliyeti iptal edildi. Şoförün kazadan bir gün sonra aynı araçla Yakutiye ilçesi Yunusemre güzergahında trafiğe çıktığı bir gazeteci tarafından görüntülendi. İş yerine gitmek üzere bindiği minibüsün şoförünü tanıyan gazeteci, "Sizin trafikte olmanız doğru mu? Aracınız muayenesiz, ehliyetiniz yetersiz" diye sordu. M.E.K. ise, "Doğru, ne olmuş ki" cevabını verdi. Muhabirin sorularına sinirlenen şoför M.E.K, bir anda aracını hızla sürerek kırmızı ışıkta geçti. Kural tanımayan sürücünün tavrı cep telefunu ile görüntülendi. Yaşanan olay nedeniyle Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Emniyet Müdürlüğü tarafından olayla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "14 Eylül 2024 günü saat 18.05 sıralarında Erzurum Lisesi önünde aracı durduran ekipler, araç sahibi V.K. hakkında KTK 34/b (muayenesi yapılmamış araçla trafikten menedilmesine rağmen trafiğe çıkmak) maddesini ihlalden 3 bin 135 TL idari işlem uygulanarak, araç çekici üzerinde sahibine teslim edilmiştir. 14 Eylül 2024 günü sosyal medya platformunda paylaşılan haberlere göre M.E.K.’nin yeterli ehliyeti olmamasına rağmen araç kullanmaya devam ettiği anlaşılması üzerine şahıs 15 Eylül 2024 günü Gölbaşı Polis Merkezi Amirliğine davet edilmiş ve kendisine KTK’nin 34/lb (muayenesi yapılmamış araçla trafikten menedilmesine rağmen trafiğe çıkmak) maddesini ihlalden 3 bin 135 TL, 39/2 (yetersiz ehliyet-kullanmak ve kullandırmak) maddesini ihlalden 12 bin 878 TL, 47/1-b (kırmızı ışık kurallarına uymamak) maddesini ihlalden bin 506 TL, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu 26/1-E2-2 (psikoteknik belgesi bulunmadan araç kullanmak) maddesini ihlalden 5 bin 679 TL olmak üzere toplamda 23 bin 207 TL idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca sürücüye TCK 179/2 trafik güvenliğini tehlikeye düşürmekten adli işlem başlatılmıştır. Sonuç itibarıyla şahıs ve araç hakkında toplamda 51 bin 169 TL idari para cezası uygulanmış, sürücü aday sürücü olduğundan toplam 80 ceza puanı ile ehliyeti daimi iptal edilmiştir" denildi.
Tarımda yeni yaklaşımlar anlatıldı
16 Eylül 2024 Pazartesi - 16:36 Tarımda yeni yaklaşımlar anlatıldı Erzurum İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü, tarımda üretim planlaması ve yeni destekleme uygulamalarına ilişkin olarak Erzurum ilinde tarım sektörünün tüm paydaşlarının bilgilendirilmesi amacı ile ilçelerde bilgilendirme toplantıları yaptı. Erzurum İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, dünyada stratejik önemi her geçen gün artan tarım sektörünün ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan yaşanan gelişmeler ile küresel iklim değişikliği ve su kısıtına öngörülebilir reaksiyon gösterebilmesi önem arz ettiği vurgulanarak, “Bu değişimlerden tarımsal üretimi önemli ölçüde etkilenme riskini barındırdığı da bir gerçektir. Riskleri azaltmak, sektörel sürdürülebilirliği sağlamak dışında, artan nüfus ve gelir seviyesi ile kentleşme sonucunda gıdaya olan talep artışı, suyu merkeze alarak doğal kaynakların etkin bir şekilde doğallığını kaybetmeden gelecek nesillerin kullanılmasına imkân sağlayacak planlamaları zorunlu hale getirmektedir.” denildi. “Arz ve talep miktarı dikkate alınıyor” Bakanlığın sektörel planlamalar yaptığını, suyu merkeze alan üreticiyi koruyup güçlendirirken sürdürülebilirliği vurgulayan, tüketicinin de artan refahtan pay almasını sağlayan bir yaklaşım gösterildiği belirtilerek şöyle denildi, “Yapılan planlamalar ile ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında hangi ürün veya ürün gruplarının üretileceğinin belirlenmesi, stratejik ürünlerde arz güvenliğinin korunması, ülke ihtiyacına göre asgari ve azami üretim miktarlarının tespit edilerek ürün fazlası veya eksikliğinin oluşmasının önüne geçilmesi beklenmektedir. Stratejik ürünlerin, en uygun yerde üretilmesi/yetiştirilmesiyle birlikte, kaynak kullanımında optimizasyon, verimlilik ve tarımsal hasılada artış sağlanması, hasat döneminde üreticilerimizin pazarlama sorunu yaşamalarının önüne geçilmesi, refah düzeylerinin yükselmesine katkı sağlanması ve iklim değişikliği dikkate alınarak doğal kaynaklarımızın sürdürülebilir kullanımı temin edilerek suyu merkeze alan bir üretim planlaması amaçlanmıştır.” “Kadın ve gençler tarımda daha fazla söz sahibi olaracak” Erzurum’da tarımda verimliliği artırmak ve üreticilere sürdürülebilir bir model sunmak amacıyla hayata geçirilen yeni destekleme modeli ile ilgili olarak işletmeler bilgilendirildi. Hayvancılık ve bitkisel üretim konusunda konu uzmanlarının katılımı ile işletmelerin konu ile ilgili tüm ayrıntılı bilgiye ulaşması sağlandı. Toplantılarda, bölgesel tarım sektörü sivil toplum kuruluşları muhtarlar ve işletmelerin katılımı ile desteklemelerin neler olduğu desteklerin nasıl alınabileceği, Erzurum’da özel olan durumlar tarım ve hayvancılık sektöründe üretimin artırılması için uygulanacak yeni yöntemler ve teşvikler hakkında bilgiler verildi. Üretim planlaması ve yeni destekleme modeli bölge çiftçileri ve hayvancılık sektörü için önemli bir fırsat sunmakta olup, yeni destekleme modeli ve tarımsal üretim planlaması ile tarımsal işletmelerin özellikle kadın ve gençlerin tarımda daha fazla söz sahibi olarak, daha planlı ve verimli bir üretim gerçekleştirme şansına sahip olacaklar.
Erzurum’da “Vatan ve kahramanlık buluşmaları” programı
16 Eylül 2024 Pazartesi - 14:01 Erzurum’da “Vatan ve kahramanlık buluşmaları” programı Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünce Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı ve Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde düzenlenen Kahramanlık Buluşmaları etkinliği, kapsamında öğrenciler ve gaziler buluşması gerçekleştirildi. Abdurrahman Gazi Orta Okulunda gerçekleşen programın açılışında konuşan İl Müdürü Hasan Aykut, gazilerin kahramanlık hikayelerinden ilham alarak gençlere yol göstermek maksadıyla programı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Aykut, gençlere milli bilinç kazandırmanın önemine değinerek şunları ifade etti: "Bugün, Cumhuriyetimizin 100. yılı vesilesiyle, gazilerimizle bir araya gelmekten büyük bir onur duyuyoruz. Vatan savunmasında gösterdikleri kahramanlıklarla bu ülkenin bağımsızlığını bizlere miras bırakan gazilerimizi ve şehitlerimizi minnetle anıyoruz. Gazilerimizin fedakârlıklarıyla kurduğumuz bu vatan, daima onların emanetidir. Gazilik, tarihin her döneminde Türk milletinin en onurlu unvanlarından biri olmuştur. Gençlerimize bu onurlu mirası aktarmak için bugün buradayız." İl Müdürü Aykut, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM tarafından kendisine "Gazi" unvanı verildiği güne de atıfta bulunarak, gaziliğin Türk milletinin onur kaynağı olduğunu vurguladı. Aykut konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gazilerimiz, bu vatanın en onurlu evlatlarıdır. Onlar, canlarını hiçe sayarak milletimizin istiklali ve bağımsızlığı uğruna mücadele vermişlerdir. Bugün burada gazilerimizin cesaret ve fedakârlık dolu hikayeleriyle gençlerimizin yüreklerine kahramanlık duygularını kazıyacağız. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak, gazilerimize ve şehitlerimizin ailelerine her zaman destek olmayı bir görev biliyoruz." Programın devamında, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanı Recep Akgül, Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfından Emekli Albay Kürşat Hakan Tuluk, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mehmetçik Vakfı Erzurum Temsilcisi özel kuvvetlerden emekli Astsubay Ömer Çelik ve Gazi Muhammed Karakuş kürsüye çıkarak gazilik kavramının kutsallığına ve vatan sevgisinin yüceliğine dair konuşmalar gerçekleştirdi. Programa katılan gaziler savaş meydanlarındaki kahramanlıkları ve fedakârlıkları hakkında etkileyici anılarını paylaştı. Her konuşmacı, gazilik unvanının tarih boyunca Türk milletinin onur kaynağı olduğunu, bağımsızlık mücadelesinin temel taşlarından biri olduğunu dile getirerek, gazilik onurunun nesilden nesile aktarılması gerektiğini vurguladı.
Erzincankapı’da muhteşem dönüşüm
16 Eylül 2024 Pazartesi - 12:54 Erzincankapı’da muhteşem dönüşüm Erzurum Büyükşehir Belediyesi, kentin en eski yerleşim yeri olan Erzincankapı’da yerinde dönüşümü esas alan yeni bir projeye start verdi. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek olan projeyle Erzincankapı’da modern mimariyi esas alınarak meydan ve çarşı yapılacak. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “2014’ten bu yana, Erzurum’da çok büyük adımlar attık, sayısız hizmeti hayata geçirdik. Şehrimizin dört bir yanına hizmet götürdük, vatandaşlarımızın taleplerini dinledik, onların ihtiyaçlarına cevap verdik. Şehrimizde yeni atılım hamlelerini de tek tek hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi. Erzincankapı’nın çehresi değişiyor Başkan Mehmet Sekmen, “Erzincankapı’da muhteşem bir dönüşüme imza atacağız” diye konuştu. Başkan Sekmen, yeni projeyle birlikte bölgede 150 araçlık otoparkın da yapılacağını kaydetti. Sekmen, “Bölgede yoğunluğu en asgariye indirecek otopark ile birlikte söz konusu yerdeki ticari hacmin gelişimi için 20 iş yeri ve 50 ofis inşa edeceğiz” şeklinde konuştu. Bölgede 1000 metrekarelik meydanı bulunan modern mimariyle donatılmış yeni bir çarşı yapacaklarını kaydeden Başkan Sekmen, “Erzurum’u daha yaşanabilir, daha modern bir şehir haline getirmek için durmadan çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz” kaydını düştü.
Eğitim gönüllüsünden örnek girişim
16 Eylül 2024 Pazartesi - 12:52 Eğitim gönüllüsünden örnek girişim Eğitim Gönüllüsü Zübeyde Aksoy, Erzurum’da bir köy okulunda kütüphane kurarak gönülleri fethetti. Türkiye genelinde birçok ilde ve ilçede okullara destek kampanyaları yürüten ve bu çalışmalarını sosyal medya hesapları üzerinden “Bir Tebessüm Olun” başlığıyla kamuoyuyla paylaşan eğitim gönüllüsü olup İzmir’de yaşayan Zübeyde Aksoy’un öncülüğünde Erzurum’un Çat ilçesi Parmaksız mahallesinin ilkokul ve ortaokuluna bir kütüphane kuruldu. Ayrıca anaokuluna da malzeme ve oyuncak desteği veren Zübeyde Aksoy Erzurumluların haklı takdirini kazandı. Kütüphane açılışında bir konuşma yapan Çat İlçe Milli Eğitim Müdürü Nesimi Güngör projeye destek olan herkese teşekkür edip Zübeyde Aksoy’a bir teşekkür plaketi takdim etti. Zübeyde Aksoy da Anadolu’nun güzel yürekli insanlarla dolu olduğunu, kapısını çalan birçok kişinin okullara bir tebessüm olmak istediklerini ifade ederek, böyle bir misyon yüklenmiş olmaktan dolayı çok mutlu ve gururlu olduğunu söyledi. Gittiği köylerde çocukların bir güler yüzünün ve sevincinin tüm yorgunluğunu aldığını söyleyen Zübeyde Aksoy kendisine yardımcı olan başta Çat Kaymakamı olmak üzere ilçe milli eğitim müdürlüğüne ve öğretmenlere teşekkür etti. Kütüphane açılışına katılan TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş öğrencilere derneğin yayını olan “Kardelen Çocuk” dergilerinden gönderileceğini, kütüphanenin zenginleşmesine kendilerinin de katkı sunacağını, iyilik gönüllüsü Zübeyde Hanıma teşekkür ettiklerini söyledi. Kütüphane açılışına eğitim gönüllüsü Zübeyde Aksoy’la birlikte İlçe Milli Eğitim Müdürü Nesimi Güngör, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ve YK Üyesi Dilaver Canlar, Kütüphanecilik Kulübü Türkçe öğretmeni Hâmit Cemalettin kartal, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Güleç, yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenlerin mağduriyetini gündeme taşıdı
16 Eylül 2024 Pazartesi - 11:53 Güleç, yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenlerin mağduriyetini gündeme taşıdı Demokrat Eğitimciler Sendikası teşkilatlanma sekreteri Mehmet Güleç, yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenlerin mağduriyetini gündeme taşıyarak çözüm bulunması için bakanlığa çağrıda bulundu. Başkan Güleç, yaptığı açıklamada “Haftalık ders programları yapılırken yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenlerimizin mağdur edildiğine dair şikayetler alıyoruz. Öğretmenlerimizi mağdur etmeye yönelik girişimlere mahal verilmemeli, gerekli düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır” dedi. Güleç, açıklamanın devamında şu hususlara yer verdi; “Milli Eğitim Bakanlığı İzin Yönergesi’nin “Öğrenim İzni” ile ilgili ifadelerinin açık uçlu olması lisansüstü kariyer yapan birçok öğretmenimize mağduriyet yaşatmaktadır. Daha fazla mağduriyetin yaşanmaması için acilen yeni bir düzenleme ile bu iznin tanzim edilmesi gerekmektedir. “Öğrenim Özrü” Anayasal bir hak olup bu konuda MEB’den gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Anayasamızın 42. Maddesinde belirtildiği üzere “Kimse, eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamaz” cümlesi çok net bir şekilde açık olmasına rağmen bazı idareciler tarafından ihlali devam etmekte ve bu sorun acil çözüm beklemektedir. MEB İzin Yönergesi’nin 18. Maddesi’nin “e” bendinde “Memurlardan lisansüstü öğrenime devam edenlere, görevlerini aksatmamak şartıyla izin verilmesi hususunda gerekli kolaylık sağlanır. Öğretmenlerin ders programları, lisansüstü öğrenimlerine devam edebilmelerine imkân verecek şekilde düzenlenir.” ibaresi yer almaktadır. Ancak buna rağmen lisansüstü öğrenim yapan öğretmenlerimiz yüksek lisans ya da doktora derslerine gidebilmek için okul idaresinden izin alırken sorun yaşamakta ve keyfi uygulamalarla mağdur olabilmektedir. Yüksek lisans veya doktora dersleri üniversiteden üniversiteye değişmekle birlikte genelde bir-iki güne toplanmaktadır. Lisansüstü öğrenim gören öğretmende bu sebeple çalıştığı kurumdan bir-iki gün buna göre izin alması gerekmektedir. Eskiden yönetmelik gereği sadece iki yarım gün ya da bir gün izin verilebilmekteydi. Bu durum çalıştığı il dışında öğrenim gören öğretmenlerimizi mağdur etmiş lakin yeni düzenlemede de iznin idarenin inisiyatifine bırakılması büyük sorunlara yol açmıştır. Eğer idari amir üst öğrenimin önemine inanıyorsa ya da idarenin istediği bir sendikaya üye olmak gibi birtakım tavizler veriyorsanız ve idare ile iş ve işlemlerde yaşanabilecek birtakım aksiliklere rağmen iyi geçinirseniz ders programınız bir/iki gün boş kalacak şekilde ayarlanmaktadır fakat inanmıyorsa ya da diğer öğretmenlerden ders programlarının düzenlenmesi konusunda farklı talepler var ise bu durumda derin tartışmalar yaşanmakta ya da birtakım idari dayatmalar olabilmekte ve bu konularda birçok sorun yaşanmaya devam etmektedir. Kimi zaman anlayışlı idareciler sayesinde kimi zamanda derin tartışmalarla izin alarak yüksek lisansını doktorasını tamamlamak zorunda bırakılan öğretmenlerimizin bu mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Daha önce de birçok kez ifade ettiğimiz üzere sorunun tek çözümü “Öğrenim Özrü Tayinleri” olmakta lakin bu hak tanınmıyorsa da “Öğrenim İzni” hususunda gerekli düzenlemelerin yapılması elzemdir. Fakat burada bilhassa belirtmek istediğim husus şudur ki: izin konusunda öğretmen ve idareci karşı karşıya ge tirilmemeli, lisansüstü öğrenim gören öğretmen arkadaşımız diğer öğretmenlerle bu konuda sorun yaşamadan izin alabilmelidir. Bu konuda yönetmelik tekrar düzenlenerek lisansüstü öğrenim yapan öğretmen ve tam gün çalışan MEB personeli mağdur edilmemelidir.”