Yerel Haberler
Erzurum
"Qastrol Seferi" beğeni topladı 12 Mayıs 2026 Salı - 23:26:27 Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen, Nahçıvan Kukla Tiyatrosu Rejisörü Seyyat Memmedov’un sahnelediği "Qastrol Seferi" adlı tiyatro gösterisini yoğun ilgi gördü. Tiyatro oyununun ardından kısa bir konuşma yapan Erzurum Valisi Aydın Baruş, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının güçlü bir şekilde devam ettiğini ifade ederek; "Yüreğimizin bir parçası orada. Onları özümüzden biri olarak kabul ediyoruz. Bu kardeşlik kıyamete kadar yaşayacak ve iş birliğimiz her alanda devam edecek. Azerbaycanlı kardeşlerimizle kültür de bu alanlardan birisidir. İş birliğimizin, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndaki bu gösterinin ileride başka zamanlarda, başka gösterilerle devam etmesini ümit ediyoruz. Bundan da büyük bir sevinç duyarız." dedi. "İki Devlet Tek Millet olan ülkelerimiz arasında birlik ve beraberliği tesis etmenin yolu sanat ve kültür faaliyetleriyle mümkün olacaktır." ifadelerini kullanan Vali Baruş, kültürel iş birliklerinin toplumlar arasındaki kardeşlik bağlarını daha da güçlendirdiğini belirtti. Oyunun profesyonel bir şekilde sahnelendiğini belirten Sayın Vali Baruş, çocukların da oyundan büyük keyif aldığını ifade ederek, Azerbaycan Türkçesi ile Erzurum ağzı arasındaki benzerliklerin kültürel bağların önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin toplumun birlik, beraberlik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade eden Vali Baruş , emeği geçen sanatçıları ve organizasyonda görev alan herkesi tebrik etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 15:06 Sanayi esnafından örnek dayanışma: Mahmut Usta’yı yalnız bırakmadılar Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Odası üyeleri örnek bir dayanışma sergileyerek, tedavisi devam eden meslektaşları Mahmut Usta’ya destek oldular, onu zor günlerinde yalnız bırakmadılar. Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan, sergilediği duyarlılık ve esnafına sahip çıkan tavrıyla gönülleri fethetti. İstanbul’da tedavi gören Mahmut Usta’yı yalnız bırakmayan Başkan Akdoğan, hem yardım kampanyasına öncülük etti hem de hastanede ziyaret gerçekleştirerek örnek bir vefa ve dayanışma tablosu ortaya koydu. Erzurum’da oto sanayi esnafı, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birine imza attı. Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan öncülüğünde başlatılan destek kampanyasıyla, İstanbul’da tedavi süreci devam eden Mahmut Usta için adeta seferberlik ilan edildi. Yönetim kurulu üyeleriyle beraber kısa sürede büyük bir dayanışma örneği sergileyen oto sanayi esnafı, Mahmut Usta’nın tedavi masraflarını karşılamak adına tek yürek oldu. Esnafın ortaya koyduğu bu anlamlı destek, Erzurum’un kadim ahilik kültürünü ve paylaşma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan, esnaflığın yalnızca ticaret yapmak olmadığını vurgulayarak; "Biz büyük bir aileyiz. Zor zamanda ustamızın elinden tutmak, derdiyle dertlenmek bizim kültürümüzün temelidir. Mahmut Ustamızın bu süreçte yalnız olmadığını göstermek istedik. Erzurum oto sanayi esnafının ne kadar büyük bir aile olduğunu görmenin gururunu yaşıyoruz. İstanbul’da tedavi gören kıymetli ustamız Mahmut abimiz için oto sanayi esnafımızın destekleriyle başlattığımız yardım çalışması, çok kısa sürede büyük bir dayanışmaya dönüşmüştür. Onun moralinin yüksek olduğunu görmek bizleri mutlu etti. Erzurum oto sanayi esnafı, yalnızca aynı çarşıda çalışan insanlar değil, iyi günde de zor günde de birbirine sahip çıkan büyük bir ailedir." dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 14:04 İbrahim Erkal’a vefa gecesine yoğun ilgi Palandöken Belediyesi, Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden İbrahim Erkal’ı vefat yıl dönümünde bu yıl da unutmadı. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma konseri, yoğun katılımla gerçekleşti. Salonu dolduran vatandaşlar, konseri büyük bir ilgiyle takip ederken, bazı dinleyiciler programı ayakta izlemek zorunda kaldı. Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu tarafından gerçekleştirilen konserde, İbrahim Erkal’ın hafızalara kazınan eserleri seslendirildi. Duygu dolu anların yaşandığı geceye sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Programda konuşan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, İbrahim Erkal’ın sadece bir sanatçı değil, Erzurum’un sesi ve ruhu olduğunu ifade etti. Başkan Sunar, düzenlenen konserin bir vefa programı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada, Erzurum’umuzun yetiştirdiği çok kıymetli bir değer olan; sesiyle, sözleriyle ve yüreğiyle milyonların gönlünde taht kuran merhum İbrahim Erkal’ı anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Palandöken Belediyesi olarak, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da İbrahim Erkal’ı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü o yalnızca bir sanatçı değil; Erzurum’un sesi ve ruhuydu. Yazdığı eserlerle Anadolu insanının duygularını dile getirdi, memleket sevgisini ve kardeşliği en güzel şekilde anlattı. Eserleriyle, hatıralarıyla ve gönüllerde bıraktığı izlerle yaşamaya devam edecektir. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." Başkan Sunar, konuşmasında Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu’na da teşekkür ederek, topluluğun gördüğü yoğun ilginin kendilerini memnun ettiğini söyledi. Şef Selçuk İçoğlu öncülüğünde sahne alan solist ve koristlere teşekkür eden Sunar, programa katılan vatandaşlara da şükranlarını sundu. Konser sonunda Başkan Sunar ve Türk Musikisi Topluluğu ile hatıra fotoğrafı çektiren vatandaşlar, düzenlenen anlamlı program ve İbrahim Erkal’a gösterilen vefa dolayısıyla Başkan Sunar’a teşekkür etti.
Erzurum trafiğinde acı bilanço: Bin 430 kaza, 17 ölü
10 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:18 Erzurum trafiğinde acı bilanço: Bin 430 kaza, 17 ölü TÜİK 2024 Temmuz ayı dönemi Erzurum Trafik istatistiklerini paylaştı. Erzurum, Bölge illeri düzeyinde, ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası sayısında 3, maddi hasarlı trafik kazası sayısı düzeyinde 1, trafik kazaları yaralı sayısında da 3’üncü sırada yer aldı. Erzurum Trafik Verileri Erzurum’da Temmuz ayında 7, yılın 7 ayında kaydedilen trafik kazalarında 17 kişi yaşamını yitirdi. İlde Ocak - Temmuz döneminde meydana gelen ölüm ve yaralanmalı trafik kazası sayısı Doğu Anadolu Bölgesi toplamında yüzde 12,69, ülke toplamında ise yüzde 0,60’lIk oran gösterdi. Erzurum Temmuz 2024 Verileri TÜİK verilerine göre Erzurum’da 2024 Temmuz ayı döneminde 152 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 245 maddi hasarlı kaza oluştu. Bu kazalarda 7 kişi yaşamını yitirdi, kazalarda 301 kişi ise yaralandı. Erzurum Ocak - Temmuz Dönemi Erzurum’da bu yılın Ocak - Temmuz ayları kapsamında 884 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, bin 430 maddi hasarlı kaza kaydedildi. 7 aylık düzeyde yaşanan trafik kazalarında bin 594 kişi yaralandı, 17 kişi yaşama veda etti. Doğu Anadolu Verileri Bölgede, bu yılın 7 ayında 6 bin 962 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 8 bin 95 maddi hasarlı trafik kazası tespit edildi. Bölgede yaşanan kazalarda 99 kişi yaşamına veda etti, 12 bin 363 kişi yaralandı. Bölgede kaydedilen ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası sayısı ülke toplamında yüzde 4,72’lik oran gösterdi. Ülke Verileri Ülkede, bu yılın Ocak - Temmuz ayları diliminde 147 bin 205 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 197 bin 701 maddi hasarlı trafik kazası tespit edildi. Ülkede yaşanan kazalarda bin 533 kişi yaşamına veda etti, 215 bin 646 kişi yaralandı. Erzurum’un Bölge Toplamındaki Oransal Verileri Erzurum’da kaydedilen ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası sayısı bölge toplamında yüzde 12,69’luk oran gösterirken, maddi hasarlı trafik kazası oranı yüzde 17,66, kaybedilen kişi sayısı yüzde 17,17, yaralı sayısı ise yüzde 13’lük oran verdi Bölge İlleri Kaza Dağılımı Trafik istatistik Bülteni Temmuz 2024 sonuçları itibariyle Ağrı’da 408, Bingöl’de 419, Bitlis’te 374, Elazığ’da 779, Erzincan’da 580, Erzurum’da 884, Hakkari’de 167, Kars’ta 246, Malatya’da bin 409, Muş’ta 236, Tunceli’de 121, Van’da bin 30, Ardahan’da 80, Iğdır’da 229 ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası tespit edildi. Bölge İlleri Ölüm Sayısı Dağılımı Malatya bölge illeri içinde en fazla sayıda trafik kazası kaybı yaşayan il oldu. TÜİK verilerine göre, Yılın 7 ayında meydana gelen trafik kazalarında Doğu Anadolu Bölgesi illeri Ağrı’da 3, Bingöl’de 7, Bitlis’te 5, Elazığ’da 10, Erzincan’da 12, Erzurum’da 17, Hakkari’de 3, Kars’ta 3, Malatya’da 19, Muş’ta 7, Tunceli’de 3, Van’da 9, Ardahan’da 1 kazazede yaşamını yitirdi. Bölge İlleri Yaralı Sayısı 2024’ün Ocak - Temmuz döneminde meydana gelen trafik kazalarında, Bölge illeri olan Ağrı’da 806, Bingöl’de 808, Bitlis’te 759, Elazığ’da bin 297, Erzincan’da 946, Erzurum’da bin 594, Hakkari’de 325, Kars’ta 452, Malatya’da 2 bin 328, Muş’ta 455, Tunceli’de 206, Van’da bin 868, Ardahan’da 187 ve Iğdır’da ise 332 kişi yaralanarak tedavi altına alındı.
Vali Çiftçi’den kültürel ve doğal mirasın korunması genelgesi
10 Ağustos 2024 Cumartesi - 11:57 Vali Çiftçi’den kültürel ve doğal mirasın korunması genelgesi Erzurum Valiliğince kültürel ve doğal miras değerlerinin korunması konusunda bir genelge yayınlandı. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi tarafından yayınlanan genelge doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşları bilgilendirildi. İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar binlerce yıllık uygarlık tarihi içinde insanın doğrudan doğruya veya doğa ile birlikte oluşturduğunu ve bugün “tarihi, kültürel ve doğal miras” olarak adlandırdığımız değerlerin korunması, çağımızda insanlığın ortak sorunu olan ve üzerinde önemle durulması gereken bir konu olduğu belirtilen genelge ile “Kültür varlıkları tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır. Bu genel emrin amacı; ilimizde yer alan kültürel ve tarihi miras değerlerimizin korunması, bu alanlarda suç unsurlarının önlenmesi, gelecek nesillere kültürel değerlerimizin aktarılmasında kamu kurum ve kuruluşlarının iş birliği ile huzur ve güven ortamının oluşturulması ve kamu esenliğinin sağlanmasını amaçlar” ifadelerine yer verildi. Kültürel ve doğal miras değerlerinin korunması hakkında valilik genel emri şöyle; “Erzurum’un doğusunda bulunan Deveboynu Geçidi, kuzeyinde bulunan Gürcü boğazı, güneyinde bulunan Palandöken geçidi; Ağzıaçık, Büyük Palandöken, Büyük Höyük, Çobandede, Dolangez, Gez, Aziziye -I, Aziziye-II, Aziziye III, İlave, Karagöbek, Küçük Palandöken, Küçük Höyük, Mecidiye, Sivişli, Şahappaşa, Toparlak, Uzunahmet, Büyük Kiremitlik, Küçük Kiremitlik, Ahali, Sütnişan, Orta Höyük tabyalarımızın korunması, koruma altına alınan alanlar ve yetkili makamlarca koruma altına alınacak alanlar ile bu alanlara ulaşım yollarını kapsadığı belirtilerek, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 5442 İl İdaresi Kanunu, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, 5236 Kabahatler Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 5996 Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve Milli Parklar Yönetmeliği’ne dayanılarak bu genel emir yayımlanmıştır. Anayasanın 63’üncü maddesinde; “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.” 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9’uncu maddesinde; “Vali, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın neşir ve ilanını ve uygulanmasını sağlamak ve talimat ve emirleri yürütmekle ödevlidir. Bu işlerin gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkilidir. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın verdiği yetkiyi kullanmak ve bunların yüklediği ödevleri yerine getirmek için valiler genel emirler çıkarabilir ve bunları ilan ederler. İlin her yönden genel idare ve genel gidişini düzenlemek ve denetlemekten sorumludur. Vali, Devlet, il, belediye, köy ve diğer kamu tüzelkişiliklerine ait genel ve özel mülklerin yangın ve benzeri tehlikelere karşı korunmasını, iyi halde tutulmasını, değerlenmesini ve iyi halde idaresini sağlayacak tedbirlerin uygulanmasını ilgililerden ister ve denetler. 5442 sayılı İl İdaresi Kanun’un 11’inci maddesinde; “İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır. Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir. Bu fıkra kapsamında alınan ve ilan olunan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında 66’ncı madde hükmü uygulanır.” 5442 sayılı İl İdaresi Kanun’un 66’ncı maddesinde; “İl genel kurulu veya idare kurulları yahut en büyük mülkiye amirleri tarafından kanunların verdiği yetkiye istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veya ilan olunan karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet eden veya müşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler, mahallî mülkî amir tarafından Kabahatler Kanununun 32’nci maddesi hükmü uyarınca cezalandırılır. Ancak, kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların baş göstermesi hâlinde vali tarafından kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan ve usulüne göre ilan olunan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” Milli Parklar Kanunu’nun 14’üncü maddesinde; “Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları oluşturacak iş ve işlemler yapılamaz, Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz,” 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 9’uncu maddesinde; “Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.” 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 10’uncu maddesinde; “Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.” hükmü yer almaktadır. İşbu Genel Emir kapsamına giren yerlerde, tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz, yaban hayatı tahrip edilemez, bu sahaların tarihi, kültürel ve ekolojik özelliklerinin kaybolmasına, değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su, hava kirlenmesi vb. çevre sorunları oluşturacak iş ve işlemler yapılamaz. Korunan alanlarda bulunan her türlü donatı elemanına zarar verilmesi yasaktır. Söz konusu sahalarda yer ateşi yakmak yasaktır. Korunan alanlarda çevreyi rahatsız edecek şekilde ses yayını yapmak, gürültü çıkarmak, kavga etmek gibi çevreye rahatsızlık verici davranışlarda bulunmak yasaktır. Bu sahalarda doğal görselliğin, kamu sağlığının, çevre temizliğinin ve trafik güvenliğinin korunabilmesi ve sürdürülebilmesi amacıyla ilgisine göre Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğü veya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından belirlenen yerler dışında ve söz konusu sahalara ulaşım yolları üzerinde yetkili kurumlardan izin ve ruhsat almaksızın her türlü sabit ya da seyyar ürün satışı yapmak, seyir alanı oluşturmak, alan işgal etmek, barınak oluşturmak yasaktır. Korunan alanlar içinde otlatma yapmak ve hayvan yatırmak yasaktır. Korunan alanlarda ticari amaçlı her türlü film, fotoğraf ve drone çekimleri özel izne tabi olup ilgisine göre Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’nden veya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden izin almadan çekim yapılması yasaktır. Burada belirtilmeyen durumlarda da Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Valilik ve diğer ilgili makamlarla istişare ederek her türlü tedbiri almaya yetkilidir.” Söz konusu genelgenin yayınlandığı tarihten itibaren yürürlüğü girdiği alınan kararlara uymayanlar hakkında; fiilleri ayrıca bir suç oluşturması halinde gereğinin yapılması saklı kalmak kaydıyla, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre cezai işlem uygulanacağı belirtildi.
Çölyak hastaları Erzurum’da piknikte buluştu
10 Ağustos 2024 Cumartesi - 09:38 Çölyak hastaları Erzurum’da piknikte buluştu Erzurum’da çölyak hastaları bir araya geldi, hem sorunlarını paylaştılar hem de evlerinde yaptıkları glütensiz ürünlerle piknik yaptılar. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Olimpiyat Park’ta bir araya gelen yaklaşık 100 çölyak hastası, hem bir dernek çatısı altında olmanın mutluluğunu yaşadılar hem de sorunlarını gündeme getirdi. Erzurum Çölyak Yaşam Dernek Başkanı Hatice Buliç, Erzurum’da da çölyak hastaları için bir dernek kurulmasının önemli olduğunu ifade ederek, “Onlar için neler yapabiliriz, nasıl destek oluruz diye yola çıktık. Bizler ömrümüz boyunca glütensiz ürünler tüketmek zorundayız. Bizim tükettiğimiz ürünler çok pahalı. Bu anlamda özellikle ihtiyaç sahibi olan ailelerimiz ve çocuklarımız destek bekliyor. Daha kolay ve ucuz fiyatlara bizim tüketebileceğimiz ürünlere ulaşma noktasında gayret göstereceğiz. Böyle bir güzel ortamda bir araya gelmek bile bizim önemli. ” dedi. Çölyak hastaları adına konuşan dernek üyeleri de Erzurum’da özellikle kendileri gibi glütensiz ürün kullanması gereken şahıslar için bir kafe açılmasının zorunluluk olduğunu dile getirdiler. Öğrenciler ise okul kantinlerinde kendileri hitap eden tek bir ürünün olmamasından şikayet ederken bazı çölyak hastaları Erzurum’un meşhur kadayıf dolması başta olmak üzere tatlıya hasret kaldıklarını ifade ettiler. Çölyak hastaları evlerinde yaptıkları ve glüten içermeyen pasta ve yemeklerle gönüllerince bir piknik yaptılar. Özellikle çocukların mutlulukları gözlerinden okunabiliyordu. Çölyak hastalığı nedir? Çölyak hastalığı; buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan glüten adlı proteine karşı vücudun verdiği alerjik tepki ile ince bağırsak başlangıç bölgesinin anatomik yapısının değişmesine neden olan emilim bozukluğudur. Çölyak aynı zamanda bir ince bağırsak hastalığıdır. Arpa, çavdar, buğday ve irmik gibi tahıllar çölyak hastalığını tetikleyen ana besinlerdir.
Dijital dünyada kaybolan çocukluk
09 Ağustos 2024 Cuma - 14:00 Dijital dünyada kaybolan çocukluk Eğitimci Abdullah Samancı, Roblox’un çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirdi. Son yıllarda, çocukların favori oyun platformlarından biri haline gelen Roblox’un dijital çağın sunduğu cazip dünyalardan biri. Milyonlarca çocuk, bu platformda kendi oyunlarını tasarlayarak hayal güçlerini sınırları zorlayabilir ya da başkalarının oluşturduğu dünyalarda maceraya atılabildiğini anlatan Abdullah Samancı, “Ancak her madalyonun iki yüzü olduğu gibi, Roblox da göründüğü kadar masum bir eğlence kaynağı değil. Bu platformun çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri, ebeveynlerin göz ardı etmemesi gereken bir konu. İlk olarak, Roblox’un neden olduğu dijital bağımlılık meselesine değinmek gerekiyor. Oyunların cazibesi, çocukları saatlerce ekran başına kilitlerken, bu süre zarfında fiziksel aktivitelerden uzaklaşmalarına neden oluyor. Çocuklar, sokakta oyun oynamak, arkadaşlarıyla vakit geçirmek ya da aileleriyle kaliteli zaman geçirmek yerine sanal dünyalarda kayboluyor. Bu durum, sadece fiziksel sağlıklarına zarar vermekle kalmıyor; aynı zamanda sosyal becerilerinin gelişimini de olumsuz etkiliyor” diye konuştu. Roblox’un bir diğer karanlık yüzünün ise içerik denetimi konusunda ortaya çıktığını kaydeden Samancı, “Her ne kadar platform, çocuk dostu bir ortam sunmayı amaçlasa da, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin denetlenmesi her zaman mümkün olmuyor. Bu da, çocukların yaşlarına uygun olmayan, hatta zararlı olabilecek içeriklerle karşılaşma riskini beraberinde getiriyor. Ebeveynlerin bu noktada devreye girmesi, çocuklarının hangi oyunlara eriştiğini yakından takip etmesi gerekiyor. Siber zorbalık, dijital dünyada her geçen gün artan bir sorun ve Roblox da bundan nasibini almış durumda. Çocuklar, çevrim içi oyun oynarken diğer kullanıcılar tarafından rahatsız edici davranışlara maruz kalabiliyor. Bu tür deneyimler, onların özgüvenini zedeleyebilir ve psikolojik olarak derin izler bırakabilir. Sanal dünyada yaşanan bu tür zorbalıklar, çocukların gerçek dünyadaki ilişkilerine de zarar verebilir” dedi. Roblox’un sunduğu bir diğer tehlikenin de finansal boyutunda gizli olduğunu ifade eden Abdullah Samancı, daha sonra şunları kaydetti: “Oyun içi satın alımlar, çocuklar için büyük bir çekicilik taşıyor. Ancak, sanal para birimi olan ’Robux’ ile yapılan bu satın alımlar, çocukların finansal bilinci olmadan büyük miktarlarda para harcamalarına yol açabilir. Bu noktada ebeveynlerin, çocuklarının harcamalarını yakından izlemeleri ve gerekli sınırları koymaları son derece önemli. Son olarak, kişisel verilerin güvenliği meselesine değinmekte fayda var. Roblox’ta çocuklar, diğer kullanıcılarla etkileşimde bulunarak kişisel bilgilerini paylaşma riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. Kötü niyetli kişiler, bu bilgileri kötüye kullanabilir ve çocukların güvenliğini tehlikeye atabilir. Ebeveynler, çocuklarının kimlerle iletişim kurduğunu ve hangi bilgileri paylaştığını dikkatle takip etmelidir. Sonuç olarak, Roblox gibi platformlar çocuklara farklı bir oyun deneyimi sunarken, aynı zamanda çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor. Ebeveynlerin, çocuklarının bu dijital dünyada kaybolmaması için dikkatli ve bilinçli olmaları gerekiyor. Teknolojinin sunduğu fırsatlardan yararlanmak elbette önemli, ancak bu fırsatları dengeli bir şekilde kullanmak, çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde büyümeleri için şart. Roblox, modern çağın bir gerçeği olarak karşımızda duruyor, ancak bu gerçekliğin karanlık yüzünü görmezden gelmek, çocuklarımızın geleceğini riske atmak anlamına gelir.”