Yerel Haberler
Eskişehir
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:18 Sanatçı Taha Yoldaş, cam ve hat sanatını birleştirdi Merhum hat sanatçısı Özdemir Şenova anısına düzenlenen ’1’inci Eskişehir Geleneksel Karma Sanatlar Sergisi’nde sanatçı Taha Yoldaş’ın cam üzerine işlediği hat eserleri ilgi gördü. ’Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Sanatçısı’ unvanına sahip 37 yaşındaki Taha Yoldaş, 15 yıllık mesleki tecrübesi ile cam ve hat sanatını birleştirdi. Yoldaş’ın eserleri, Eskişehir Valiliği himayelerinde düzenlenen ’1’inci Eskişehir Geleneksel Karma Sanatlar Sergisi’nde yer buldu. Ramazan Bayramı’na kadar sürecek olan sergide yer alan, ’Elif Lam Mim’ ve ’Semazen Hiç’ gibi nadide eserler dikkat çekti. Sergide ebru, tezhip, hüsn-i hat, cam boncuk ve kaligrafi sanatının seçkin eserleri yer alıyor. "Örnekleri var ama çok yapılabilen bir şey değil" Camda hat işlemenin oldukça güç bir zanaat olduğunu vurgulayan Taha Yoldaş, bir eserin sadece fırınlanmasının 4 gün sürdüğünü söyledi. Yoldaş, "Sergi, genel itibarıyla hat ve ebru üzerine kurulu. Ben de cam tarafında hat yapmaya çalıştım. Bir eseri yaparken sadece fırınlaması 4 gün sürüyor. Ürünü tasarlayıp yapma sürecini de göz önüne alırsak, bir eseri tamamlamak yaklaşık 1 haftayı bulabiliyor. Cam ile hat sanatının örnekleri var ama çok yapılan ya da yapılabilen bir şey değil çünkü daha ince işçilik gerekiyor. Hat sanatının bir ustalığı, usta-çırak ilişkisi var. Bizde ise camda ustalık var ve bu ikisini birleştirmek zor bir zanaat ama elimizden geldiğince yaptık. Tasarım bize ait oluyor. Biz 4-5 kişilik bir ekibiz. Devlet sanatçısı olan benim ama arkamızda ekip var" dedi.
Bireyin günlük yaşamını etkileyen ’sürekli açlık hissi’ giderek yaygınlaşıyor
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:43 Bireyin günlük yaşamını etkileyen ’sürekli açlık hissi’ giderek yaygınlaşıyor Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzman Dyt. Ayşegül Akkaya Erden, "Sürekli açlık hissi, modern yaşamın hızlanan düzeniyle birlikte giderek yaygınlaşmış ve birçok bireyin günlük yaşamını etkileyen önemli bir sorun haline gelmiştir" dedi. İnsanların çoğu zaman yeterli porsiyonlarla beslendiklerini düşünmelerine rağmen kısa bir süre sonra yeniden açlık hissettiklerini belirttiklerini, bu durumun da hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan kafa karıştırıcı bir tablo ortaya çıkardığını söyleyen Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erden, "Aslında açlık, yalnızca mide boşaldığında veya enerji seviyesi düştüğünde oluşan basit bir duygu değildir; çok daha karmaşık mekanizmalar tarafından yönetilen, beynin, hormonların, duyguların ve yaşam tarzının tamamını içine alan çok boyutlu bir süreçtir. Bu nedenle sürekli açlık hissi, tek bir neden üzerinden açıklanamayacak kadar kapsamlı bir konudur. Bu durumun temelinde açlık ve tokluk hissini dengeleyen leptin ve ghrelin hormonlarının işleyişi bulunmaktadır. Leptin, yağ dokusundan salgılanarak beyne tokluk sinyali gönderen hormondur. Ghrelin ise mide tarafından üretilip açlık hissini uyaran hormondur. Bu 2 hormonun hassas dengesi, gün içinde ne kadar yemek yiyeceğimizi ve ne kadar sürede yeniden acıkacağımızı belirler" şeklinde konuştu. "Gece geç yatmak kişinin tok olmasına rağmen aç hissetmesine yol açar" Modern toplumdaki uyku sorunlarının bu hormonal dengeyi ciddi biçimde bozabildiğini belirten Diyetisyen Erden, "Özellikle gece geç yatmak, sürekli bölünen uyku düzeni ve yeterli derin uykuya geçememe gibi durumlar leptin seviyelerini düşürerek kişinin tok olmasına rağmen aç hissetmesine yol açar. Aynı zamanda ghrelin seviyesi yükselir ve gün içinde sürekli atıştırma isteği ortaya çıkar. Bu nedenle kronik uyku bozukluğu yaşayan bireylerin iştahlarının artması, tatlı isteğinin çoğalması ve sık sık açlık hissetmesi son derece doğaldır. Uyku düzeni bozuldukça bedensel sinyaller de karışmakta, enerji dengesinin sağlanması daha güç hâle gelmektedir. Sürekli açlık hissinin en önemli sebeplerinden biri de ultra işlenmiş gıdaların beslenme düzeninde giderek daha fazla yer almasıdır. Paketli atıştırmalıklar, fast food ürünleri, şekerli içecekler, rafine karbonhidratlar ve hazır tatlılar gibi ürünler, vücutta kan şekerini çok hızlı yükseltir. Ancak bu yükseliş geçici olup kısa sürede yine ani bir düşüş yaşanır. Kan şekeri düştüğünde beyin acil enerji ihtiyacı olduğunu düşünerek yeniden açlık sinyali üretir. Bu döngü, bireyin gün boyu sürekli bir şeyler yeme isteği duymasına yol açar. Bunun yanında ultra işlenmiş gıdalar beynin ödül merkezini güçlü bir şekilde uyaran bileşenler içerir. Bu uyarı, tıpkı bağımlılıklarda olduğu gibi tekrar tekrar tüketim isteğini artırır. Kişi fizyolojik olarak tokluk yaşasa bile zihinsel olarak yeme dürtüsünü bastırmakta zorlanır. Modern beslenmenin büyük ölçüde bu tarz gıdalara dayanması, açlık ve tokluk hissinin doğal yapısını bozan en büyük faktörlerden biridir" ifadelerini kullandı. "Stres anında yükselen kortizol hormonu, özellikle yağlı ve şekerli yiyeceklere karşı ilgiyi artırır" Ayrıca, stresin iştah üzerindeki etkisi de çoğu zaman göz ardı edilen fakat son derece güçlü bir etken olduğunu vurgulayan Diyetisyen Erden, sözlerine şöyle devam etti: "Günümüzün yoğun iş temposu, sosyal baskılar, ekonomik kaygılar, şehir yaşamının oluşturduğu yük ve dijital dünyanın sürekli talepkâr yapısı, bireylerde kronik stres oluşmasına yol açmaktadır. Stres anında yükselen kortizol hormonu, özellikle yağlı ve şekerli yiyeceklere karşı ilgiyi artırır. Bu tür yiyecekler kısa süreli rahatlama sağladığı için kişi stres altında duygusal yeme davranışına yönelir. Aslında fiziksel olarak aç olmadığı hâlde bir şeyler yiyerek rahatlama ihtiyacı hisseder. Bu durum uzun vadede iştah mekanizmasını daha da bozarak kişinin açlık hissini ayırt etmesini zorlaştırır. Duygusal yeme döngüsü güçlendikçe kişi hem kontrolsüz kilo alır hem de açlık hissi giderek daha sık yaşanan bir hale gelir." "Tek yönlü çözümler yerine bütüncül bir yaklaşım gereklidir" Bütün bu faktörler bir araya geldiğinde sürekli açlık hissinin yalnızca yanlış beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmadığı, aksine çok geniş kapsamlı bir yaşam tarzı problemi olduğunu dile getiren Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erden, "Hormon dengesi, uyku kalitesi, stres düzeyi, duygusal durum, zihinsel yeme alışkanlıkları ve tüketilen gıdaların niteliği bu sorunun temel belirleyicileridir. Dolayısıyla bu problemle başa çıkmak için tek yönlü çözümler yerine bütüncül bir yaklaşım gereklidir. Uyku düzeninin iyileştirilmesi, ultra işlenmiş gıdaların azaltılması, lif ve protein bakımından zengin bir beslenme planı oluşturulması, stresin çeşitli tekniklerle yönetilmesi, düzenli fiziksel aktivite yapılması ve yeme davranışının farkındalıkla yönetilmesi açlık-tokluk mekanizmasını yeniden dengelemeye yardımcı olur. Ayrıca kişinin kendi bedenini tanıması, fizyolojik açlık ile duygusal açlığı ayırt etmeyi öğrenmesi ve yaşam rutininde küçük ancak kalıcı değişiklikler yapması bu sürecin en önemli adımlarındandır" diye belirtti. "Sağlıklı uyku ve beslenme düzeni oluşturmak, stres yönetimi sağlamak önemli" Sonuç olarak sürekli açlık hissinin modern yaşamın ortaya çıkardığı karmaşık bir örüntüdür ve yalnızca fiziksel bir belirti olarak değerlendirilmemesi gerektiğinden bahseden Diyetisyen Erden, "Bu durumun arkasında yer alan hormonal, psikolojik ve çevresel unsurlar iyi analiz edildiğinde, çözümün de çok yönlü bir yaşam tarzı düzenlemesiyle mümkün olduğu görülmektedir. Bedenin doğal sinyallerini yeniden tanımak, sağlıklı uyku ve beslenme düzeni oluşturmak, stres yönetimine önem vermek ve yeme alışkanlıklarını bilinçli şekilde düzenlemek açlık hissinin kontrol altına alınmasında temel rol oynar" dedi.
Kışın gelmesiyle buzlanma ve kırağı şoförlerin korkulu belası oldu
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:25 Kışın gelmesiyle buzlanma ve kırağı şoförlerin korkulu belası oldu Eskişehir’de kış mevsimiyle araçların üzerinde oluşan buzlanma ve kırağı vatandaşları bu duruma çözüm bulmaya itti. Uzun süredir esnaflık yapan Cengiz Kurutepe ise bu gibi durumlarda buz spreyi kullanılmasını tavsiye etti. Kışın gelmesiyle buzlanma ve buz kırağı, şoförlere sıkıntı olmaya başladı. Bu duruma ise şoförler, sıcak su torbaları gibi fikirler ile çözüm bulmaya çalışıyor. Ancak bu nokta buzu çözme amacıyla bulunan bu yöntemler camın patlamasına sebep olarak vatandaşların istemedikleri masrafların çıkmasına neden oluyor. Bu noktada ise uzun yıllardır esnaf olan Cengiz Kurutepe, vatandaşların bu gibi durumlarda ’buz çözücü’ spreyler kullanmasın tavsiye ediyor. Kurutepe ayrıca, sıcak su torbası gibi çözümlere yönelecek vatandaşların ise su sıcaklığına dikkat etmesi gerektiğini aktardı. "Anahtarlık bölgesine sıkılmak üzere buz sökücüyü de kullanıyorlar" Oluşan buzlanmalara ve kırağılara karşı çözüm önerilerinde bulunan Cengiz Kurutepe, "Kışın gelmesiyle karlar olmasa bile buzlanma ve buz kırağı, şoförlerin korkulu belaları olmaya başladı. Bu duruma şoförler çeşitli çözümler buluyorlar. Şoförler için en kolay ve en güzel çözüm, arabaları buzlanmaya karşı sprey almaktır. Bu sprey camın üzerine sıkılarak buzun rahat bir şekilde eritilmesini sağlar. Ayrıca, anahtarın donma nedeniyle kapıyı açamaması durumunda, anahtarlık bölgesine sıkılmak üzere buz sökücüyü de kullanıyorlar" dedi. "On bin liralık cam masrafından kurtulmuş oluyorlar" Bu ürünlerin maliyetleri hakkında da konuşan Kurutepe, "Vatandaşlar bu spreyleri almadığı zamanlarda, camın üzerine direkt sıcak su dökerlerse, ısı farkı nedeniyle cam kırılmaları meydana gelebilir ve cam çatlayabilir. Bu, ciddi bir sıkıntıya neden olur. Benim sattığım spreylerin fiyatları 90 TL ile 180 TL arasında değişiyor. Aslında çok cüzi miktarlar ödeyerek vatandaşlar, belki de on bin liralık cam masrafından kurtulmuş oluyorlar. Gene de su ile yapacak vatandaşlar var ise de sıcak su yerine daha ılıksı kullanmaları camın çatlama ihtimalini azaltır fakat gene de garanti değildir. Ayrıca, arabanın çakmaklığına takılan bir ürün var. Bu ürün, hem buz kazıyıcısı hem de camın üzerindeki buzu rahat bir şekilde eritebilmek için tasarlanmıştır. Araba çakmaklığından çalışır. Vatandaşlar bu ürünü çok önemsiyor ve arabalarında bulunduruyorlar, özellikle uzun yollara gittikleri zamanlarda yolda kalma ihtimaline karşı iyi bir şey olduğunu düşünüyorlar" ifadelerini kullandı.
Çiçek sürprizi yapmak isteyen bu otomata geliyor
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:16 Çiçek sürprizi yapmak isteyen bu otomata geliyor Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi kampüsünün içine yerleştirilen çiçek otomatı görenlerin dikkatini çekiyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde rektörlük binasına yakın bir noktaya çiçek otomatı konumlandırıldı. Eskişehir’de faaliyet gösteren çiçekçi tarafından kampüse yerleştirilen otomat içindeki çiçekleri görenle, oldukça şaşırarak inceleme yapıyor. Kredi kartı ile yapılan ödeme sonrasında alınan çiçeklerin genellikle fiyatı 750 ile bin 250 TL arasında değişiyor. Özellikle kız öğrencilerin çok yakından incelediği otomat dikkat çekiyor. "Fiyatlar çiçekçilere göre biraz daha yüksek sanki" Anadolu Üniversitesi’nde öğrenci olan 19 yaşındaki İrem Duş, "Daha önce böyle bir şey görmemiştim. Bunu da çeşitli sosyal medya kaynaklarında gördüm. Gerçekten çok hoşuma gitti, tatlı duruyor. Ben bunun tutacağını düşünüyorum. Çünkü çok güzel ama 14 Şubat’a doğru yapılsa bence daha mantıklı olabilirdi. Şu anda da güzel bence. Çiçekler çok güzel duruyorlar. Fiyatlar çiçekçilere göre biraz daha yüksek sanki. Umarım buradan bir çiçek bekliyorum" dedi. "Beğenen buradan alır, beğenmeyen yine gider kendi çiçekçisinden alır" Otomatın alışverişi kolaylaştırdığını söyleyen 21 yaşındaki Emirhan Ballı, "İlk gördüğümüzde şaşırdık. Böyle bir uygulama yapılmasını beklemiyordum. Bir anda buraya getirildi. Bence sevgililer, çiftler ve özel günler için güzel bir uygulama. Tabii artık günümüzde teknoloji de geliştiği için, çiçekleri böyle aletlerin içinden alabiliyoruz. Aslında daha da kolaylaştırıyorlar. Beğenen buradan alır, beğenmeyen yine gider kendi çiçekçisinden alır. Bu anlamda çok bir şeyi etkileyeceğini sanmıyorum" diye konuştu. "Daha düşük bir fiyatta olabilirdi" Otomatın dükkana göre çok daha az maliyetli olduğunu dile getirip fiyatların daha uygun olabileceğine vurgu yapan Anadolu Üniversitesi’nde öğrenci olan Şule Keskin, "Ben bunun daha önce yurt dışında yapıldığını bir yerde okumuştum. Aynı şeyin Türkiye’de de yapılması hoş olmuş. Biz öğrenciyiz ama fiyatlar çok pahalı gözüküyor. Burada dükkânların ödediği elektrik, su ve doğal gaz gibi faturaları yok. O yüzden daha düşük bir fiyatta olabilirdi."
Prof. Dr. Yahya Özsoy Toplum Hizmetleri Ödülleri sahiplerini buldu
28 Aralık 2025 Pazar - 15:53 Prof. Dr. Yahya Özsoy Toplum Hizmetleri Ödülleri sahiplerini buldu Türkiye Toplum Hizmetleri Vakfı Prof. Dr. Yahya Özsoy Toplum Hizmetleri Ödülleri 2025 Töreni, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon, Özsoy Ailesi, Türkiye Toplum Hizmetleri Vakfı (TOVAK) Akademi Bilim Kurulu ve Kurultay Üyesi Prof. Dr. Atilla Cavkaytar, Özel Eğitimciler Derneği Genel Başkanı Gazi Acar, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ödül alan ekipler ve proje danışmanları ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı. "Prof. Dr. Yahya Özsoy özel eğitim alanında ilk lisans programının üniversitemizde kurulmasına ve öğretmen yetiştirilmesine öncülük etti" Törenin açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Organizasyon Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon, 1997 yılında anma toplantıları olarak başlayan etkinliğin 2008 yılında ödül törenine dönüştüğünü ve ödül töreninin 2008 yılından bu yana 18 yıldır aralıksız sürdürüldüğünü belirtti. TOVAK’ın 1993 yılında Prof. Dr. Tahir Özgü tarafından kurulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ergenekon, Anadolu Üniversitesi’nin 2006 yılından bu yana vakfın kurumsal üyesi olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ergenekon konuşmasını şöyle sürdürdü: "Değerli hocamız Prof. Dr. Yahya Özsoy, Türkiye’de ilk kez lisans programları yoluyla özel eğitim alanında öğretmen yetiştirme programının kurulmasına öncülük etmiştir. Bu yıl 13 farklı üniversitenin 8 farklı fakültesinden ve 10 farklı bölümünden toplam 23 proje başvurusu aldık. Titiz bir değerlendirme süreci sonunda 4 proje ödüle layık görüldü." "Öğrencilerimizi topluma hizmete teşvik ediyoruz" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Veda Aslım Yetiş konuşmasında Prof. Dr. Yahya Özsoy’u ebediyete intikalinin 29. yılında andıklarını belirtti. Prof. Dr. Yetiş, "Hocamız, özel eğitim alanının kurucularından biri olarak bizlere daima ilham veriyor. Bu törenin amacı, tüm lisans öğrencilerimizi topluma değer katan projeler geliştirmeye teşvik etmektir" dedi. "Eğitim bir toplum hizmetidir" TOVAK Akademi Bilim Kurulu ve Kurultay Üyesi Prof. Dr. Atilla Cavkaytar, eğitimin bir toplum hizmeti olduğunu ve gönüllülük esasına dayalı sivil toplum kuruluşlarının bu noktada kritik rol üstlendiğini ifade etti. Prof. Dr. Cavkaytar, Prof. Dr. Yahya Özsoy’un son doktora öğrencisi olmaktan gurur duyduğunu belirterek projelerde emeği geçen gençlere teşekkür etti. Ödüller sahiplerini buldu Törende dört farklı kategoride verilen ödüller şu isimlere takdim edildi: Prof. Dr. Yahya Özsoy Toplum Hizmetleri Ödülü: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan "Bir İdik Bin Olduk - Yeni Bir Sen" adlı proje. TOVAK Prof. Dr. Tahir Özgü Toplum Hizmetleri Teşvik Ödülü: Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü öğrencileri tarafından gerçekleştirilen "İrem ve Maşallah Oktan Yaşayan ve İlham Veren Kütüphane" adlı proje. ÖZDER Özel Eğitimciler Derneği Özel Ödülü: Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan "Nefes Alan Aileler, Sosyalleşen Bireyler: Otizm Spektrım Bozukluğu Dostu Mola-Moral Destek Modeli" adlı proje. Anadolu Üniversitesi Eğitimi Destekleme Vakfı (EDEV) Rektörlük Teşvik Ödülü: Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü öğrencisi tarafından hazırlanan "Engelsiz Hareket: Engelli Bireyler İçin Temel Motorik Hareket Gelişimi ve Aktif Yaşam Projesi" adlı proje. Ödül kazanan isimlere ödülleri; Özsoy ailesi adına oğlu Bekir Özsoy ve torunu Beril Özsoy, TOVAK adına TOVAK Akademi Bilim Kurulu ve Kurultay Üyesi Prof. Dr. Atilla Cavkaytar, ÖZDER adına Özel Eğitimciler Derneği Başkanı Gazi Acar ve EDEV adına Prof. Dr. Veda Aslım Yetiş tarafından takdim edildi. Ödüllerin sahiplerine verilmesinin ardından ödüllerin parasal yönünü karşılayan Özsoy Ailesi adına Bekir Özsoy’a, TOVAK adına Prof. Dr. Atilla Cavkaytar’a ve ÖZDER adına Gazi Acar’a teşekkür belgeleri ve plaketleri takdim edildi. Ödül töreni toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.