Yerel Haberler
Eskişehir
Seyitgazi’de "Cami ve Hayat" konulu Değerler Eğitimi seminerleri devam ediyor 09 Mart 2026 Pazartesi - 15:57:08 Seyitgazi İlçe Müftülüğü ve Seyitgazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile gençlere yönelik sürdürülen değerler eğitimi çalışmaları kapsamında "Cami ve Hayat" konulu seminerlerin devam programı gerçekleştirildi. Program, Kümbet Mahallesi Şehit Ekrem Saygı Ortaokulu’nda düzenlendi. Seminerde konuşmacı olarak Seyiygazi İlçe Müftüsü Dr. Şahmurat Kaya yer aldı. Öğrencilere caminin bireysel ve toplumsal hayattaki yeri, manevi değerlerin gençlerin kimlik gelişimindeki önemi ve cami merkezli sosyal hayatın katkıları anlatıldı. Sunumda camilerin sadece ibadet mekânı değil; aynı zamanda birlik, dayanışma ve paylaşma kültürünün yaşatıldığı önemli merkezler olduğuna vurgu yapıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda soru-cevap bölümü de düzenlendi. Gençler merak ettikleri konuları Seyitgazi İlçe Müftüsü Dr. Şahmurat Kaya’ya yöneltme fırsatı buldu. Seyitgazi İlçe Müftüsü Dr. Şahmurat Kaya, "Cami ve Hayat" konulu değerler eğitimi seminerlerinin ilçe genelindeki farklı okullarda da devam edeceğini belirterek programların gençlerin millî ve manevi değerler konusunda bilinçlendirilmesine katkı sağlamayı hedeflediğini ifade etti. Programın gerçekleşmesinde emeği geçen Seyitgazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammed Rıdvan Eser’e, okul idarecilerine ve öğretmenlere teşekkür etti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:32 Açıköğretim Fakültesi "Kalite Elçileri" projesi çalışmaları Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF), kalite süreçlerinde öğrenci katılımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği "Kalite Elçileri" projesi kapsamında düzenlenen çevrim içi toplantıda öğrencilerle buluştu. Fakültenin kalite standartlarını geliştirme ve öğrenci odaklı eğitim vizyonunu güçlendirme amacı taşıyan toplantıya Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, AÖF Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Yönetimden tam destek Toplantının açılış konuşmalarını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Açıköğretim Fakültesinden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük gerçekleştirdi. Rektör Adıgüzel, kalite süreçlerinde öğrencilerin aktif rol almasının önemine değinirken, Rektör Yardımcısı Büyük ise Açıköğretim sisteminin dinamik yapısında öğrenci geri bildirimlerinin kurumsal gelişime sağladığı katkıyı vurguladı. Kalite elçiliği sistemi tanıtıldı AÖF Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt ve dekan yardımcılarının gerçekleştirdiği sunum ile "Kalite Elçiliği" sisteminin işleyişi ve öğrencilerin bu süreçteki sorumlulukları detaylandırıldı. Sistem kapsamında öğrencilerin eğitim kalitesini artırmaya yönelik nasıl bir köprü kuracağı anlatılırken, birim yöneticileri de sunumda yer aldı. Kalite Elçilerinin, Açıköğretim Fakültesinin eğitim materyallerini ve süreçlerini geliştirme yönündeki şeffaf ve kararlı adımlarına öğrencilerin de eşlik etmesini sağlayan stratejik bir paydaşlık platformu olarak öne çıktığı ifade edildi. Kalite Elçilerinin üstleneceği öğrenme içeriklerini değerlendirmek. eğitim süreçlerini değerlendirmek ve sürekli iyileştirme önerileri sunmak gibi kritik roller toplantıda sıralandı. Bu yapı sayesinde, öğrenciler ve fakülte yönetimi arasında doğrudan iletişim kurularak kalıcı ve verimli bir bağ oluşturulması hedeflendiği belirtildi. Yüz yüze buluşmalar yakında Toplantıda ayrıca, çevrim içi süreçlerin yanı sıra Kalite Elçileri ile önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan yüz yüze buluşmaların planlaması hakkında da bilgi verildi. Eğitimde fırsat eşitliği ve kalite odaklılık prensipleri çerçevesinde, elçilerle yürütülecek saha çalışmalarının takvimi paylaşıldı. Kayıtlar e-Kampüs’te Kalite Elçilerine "Hoş geldiniz" mesajının verildiği toplantıya katılamayan öğrenciler için bir hatırlatma yapıldı. Etkinliğin video kaydının, e-Kampüs platformu içerisinde yer alan "Kalite Elçileri Çevrimiçi Öğrenci Topluluğu" sayfasında en kısa sürede erişime açılacağı belirtildi.
’Evliya Çelebi İle Geçmişe Yolculuk’ konulu sohbet gerçekleştirildi
26 Aralık 2025 Cuma - 14:21 ’Evliya Çelebi İle Geçmişe Yolculuk’ konulu sohbet gerçekleştirildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Kağan Şakacı, Eskişehir Türk Ocağı’nın ’Evliya Çelebi İle Geçmişe Yolculuk’ başlıklı sohbet programına konuk oldu. Programda konuşma yapan Prof. Dr. Bilge Kağan Şakacı, "Evliya Çelebi, 17’nci yüzyılda yaşamıştır. Türkçe haricinde Arapça, Farsça, Yunanca ve Latince dillerini bilen; gezgin, tarihçi, halkbilimci, müzisyen, ressam, haritacı, dilbilimci, zanaatkâr, mimar, savaşçı ve gurmedir. Gezgindi; Orta Avrupa, Balkanlar, Kırım, Kafkasya, Anadolu, Mısır ve Arabistan arasında 51 yıl boyunca gezmiştir. Yazdığı ’Seyahatname’ adlı eseri zengin verilerle doludur. Gezdiği kentlerin tarihi, idari, mali, coğrafi, mimari ve benzeri tasvirleriyle doludur. Etnolojik, sosyolojik, dini, edebi ve kent bilimi açısından zenginliğe sahiptir. Evliya Çelebi’nin ilk amacı, Osmanlı Devleti’nin ve komşularının eksiksiz bir tasvirini sunmaktı. Bu amaç doğrultusunda, mekânsal veya topoğrafik inceleme tercih edilen yoldur. Kent tasvirleri genellikle aynı sıra izlenerek kentin tarihi, idari örgütlenmesi, çeşitli dillerdeki adları, bunların kökenleri ve coğrafi konumuyla başlar. Evlerin, camilerin, medreselerin, okulların, hanların, hamamların ve çeşmelerin tanıtılması da dahil olmak üzere, tahkimata önem verilerek kentin topoğrafyasıyla devam eder. Bu kısım semtleri, dinî ilişkileri, iklimi, halkın görüşünü, kılık kıyafeti, davranış ve gelenekleri, önemli isimleri ve konuşma alışkanlıklarını, ulema, şair, hekim ve diğer ileri gelenleri, pazarları, dükkânları, çeşitli ürün ve yemekleri, parkları, bahçeleri ve mesire yerlerini de içerir. Mezarlar ve türbeler ile ölmüş ünlüler ile ilgili biyografiler ya da menkıbelerle sona erer" dedi. "Evliya, bir kent belleği derleyicisi ve yazarıdır" Prof. Dr. Bilge Şakacı, sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi: "Her kenti incelerken benzer bir sistematiği kullanması, edinemediği bilgileri sonradan tamamlamak üzere boş bırakması hem ilgili yeri incelerken hem de farklı kentleri karşılaştırırken yardımcı olmaktadır. Ayrıca, günümüzden geçmişe bakarken kentlerin gelişimini analiz etmemize yardımcı olmaktadır. Evliya, bir kent belleği derleyicisi ve yazarıdır. Seyahatname, bir kentler monografisidir. Bundan dolayı bu eser, kent belleği, kültürü, kimliği, markası, turizmi gibi araştırmaların ve diğer çalışmaların da temel kaynağı olarak değerlendirilmelidir. Öte yandan kent ile ilgili araştırma yapanların hangi sorulara cevap bulmaları gerektiğinin yolunu gösteren, araştırma nesnelerini belirten muazzam bir kaynaktır." Program, soru-cevap bölümünün ardından Eskişehir Türk Ocağı Şube Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Topal’ın şükran beratı takdimi ile sona erdi.
Dünyasının 123 ülkesindeki yaklaşık 4 bin öğrenci Türkçeye ‘Merhaba’ dedi
26 Aralık 2025 Cuma - 10:31 Dünyasının 123 ülkesindeki yaklaşık 4 bin öğrenci Türkçeye ‘Merhaba’ dedi Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Açıköğretim Fakültesi bünyesindeki Türk Dili ve Kültürü Programı ile dünyanın dört bir yanındaki Türkçe öğrenmek isteyen herkese ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Prof. Dr Yusuf Adıgüzel, Açıköğretim Fakültesi bünyesinde hayata geçirilen Türk Dili ve Kültürü Programı’nın çevrim içi olarak gerçekleştirilen ilk dersi kapsamında öğrencilerle bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleşen derste programın amacı ve kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Adıgüzel, Türk dili ve kültürünün akademik ve toplumsal önemine dikkat çekerek öğrencilere başarılar diledi. Program hakkında bilgi veren Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Öncelikle dünyanın dört bir yanından bizleri izleyen ve dinleyen, Türkçe öğrenmeye gönül veren tüm yeni arkadaşlarımıza ‘hoş geldiniz’ diyorum ve ‘Merhaba Türkçe’ diyerek sizleri selamlamak istiyorum. Türkçe dersini bugün ilk kez sizlerle birlikte başlatıyoruz. Bu program, Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yürütülen bir ön lisans programıdır. Türk dili ve kültürünü öğretmeyi amaçlayan program kapsamında, öncelikle bir yıllık Türkçe eğitimi verilecek. Üniversitemizde hem yüz yüze eğitim hem de Açıköğretim Fakültesi aracılığıyla eğitim sunuluyor. Açıköğretim Fakültemiz, dünyanın en büyük ve en güçlü fakülteleri arasında yer alıyor. Anadolu Üniversitesi, öğrenci sayısı bakımından dünyanın üçüncü büyük üniversitesidir. Bu programla, dünyanın dört bir yanındaki Türkçe öğrenmek isteyen herkese, güçlü altyapımız ve Türkçe eğitimi alanında uzman akademik kadromuzla ulaşmayı hedefliyoruz. Bugün 123 ülkeden yaklaşık 4 bin öğrencimiz Türkçeye ‘Merhaba’ diyor. Biz de ilk dersimizde onlara ‘Merhaba’ demek istiyoruz" dedi. "Kültürü öğrenmenin olmazsa olmazı dil öğrenmektir" Çevrim içi derste dil öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Adıgüzel, "Türkçe ya da başka bir dili öğrenirken hata yapmaktan korkmamalıyız. Cesaretle konuşmalı, yanlış yapmaktan çekinmeden dili kullanmalıyız. Türkçe konuşabileceğimiz ortamlarda, arkadaşlarımızla birlikteyken yanlış cümle kurmaktan ya da kelime kullanmaktan korkmadan pratik yaparak kendimizi geliştirmeliyiz. Öğrencilerimiz bu programla yalnızca Türkçeyi değil, aynı zamanda bir kültürü de öğrenmiş oluyorlar. Zaten programımızın adı da Türk Dili ve Kültürü Programı. Kültürü öğrenmenin olmazsa olmazı dili öğrenmek ve dile hâkim olmaktır. Türkiye’nin sahip olduğu kültür ve medeniyeti tanımanın yolu da Türkçeyi öğrenmekten geçiyor. Türkçeye duyulan ilginin önemli göstergelerinden biri de Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığıdır. YTB, her yıl Türkiye’ye 5 bin burslu öğrenci getiriyor. Sonuç olarak Türkçeye ve Türkiye’ye ilgi duyan bu öğrenciler, kendi ülkelerinde bulundukları süre içerisinde dahi Türkiye’ye gelmeden Türkçe öğrenme imkânına sahip olacak" şeklinde konuştu. "Türkçe, büyük Türk şirketlerinde çalışmak için önemli bir kapı aralayabilir" Türk Dili ve Kültürü Programı’nın sunduğu fırsatları da anlatan Adıgüzel, sözlerine şöyle devam etti: "Bu program, Türkçe bilmeyenler için A1 seviyesinden başlayarak C1 seviyesine kadar kademeli olarak ilerleyen bir yapıya sahip. Bu nedenle hiç Türkçe bilmemek bir endişe kaynağı olmamalı. Programı tamamlayan öğrencilerimiz Türkçe yeterliliklerini ileri seviyeye taşıyabilecekler. Türkçe öğrendikten sonra Açıköğretim Fakültemizde yer alan yaklaşık 50 programdan herhangi birini okuma imkânı da bulunuyor. Ayrıca Türk Dili ve Kültürü Programı, ikinci üniversite ya da çift ana dal kapsamında da tercih edilebilir. Dünyanın herhangi bir ülkesinde üniversite eğitimi alan bir öğrenci, bu programı ikinci üniversite olarak okuyabilir. Türkçe bilgisini geliştirirken aynı zamanda kendi alanındaki eğitimini de sürdürebilir. Bu yönüyle Türkçe hem kendi ülkesinde hem de farklı ülkelerde faaliyet gösteren büyük Türk şirketlerinde çalışmak isteyenler için önemli bir kapı aralayabilir." İlk ders, uluslararası öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Eskişehir’de organik tarıma tam not
26 Aralık 2025 Cuma - 10:25 Eskişehir’de organik tarıma tam not Eskişehir İl Tarım Müdürlüğü, il genelinde 2025 yılı içerisinde farklı üreticilerden alınan 8 ayrı organik ürüne ait numunelerde herhangi bir kalıntıya rastlanmadığı açıkladı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü idare amirleri ile Organik Tarım Birimi teknik personeli, Sarıcakaya İlçesi’ne bağlı İğdir Mahallesi’nde sertifikalı organik sebze ve meyve üretimi yapan Hülya ve Hüseyin Turan’a ait işletmeyi ziyaret etti. Ziyarette, ürünlerin gelişim durumu, yetiştirme teknikleri ve organik tarım mevzuatına uygunluk hususları ele alındı. Üreticilerle birebir görüşmeler yapılarak karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Eskişehir’den Ankara’ya gönderilen numuneler temiz çıktı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından organik ürünlerin güvenilirliğini artırmak amacıyla yürütülen numune alma programı çerçevesinde, işletmede yetiştirilen ıspanaktan numune alınarak Ankara Merkez Gıda Kontrol Laboratuvarı’na gönderildi. Program dahilinde il genelinde 2025 yılı içerisinde farklı üreticilerden alınan 8 ayrı organik ürüne ait numunelerde herhangi bir kalıntıya rastlanmadığı belirtildi. Hem tüketici güveni hem de üreticilerin emeğinin karşılık bulması açısından büyük önem taşıyan bu sonucun Eskişehir’de organik tarımın doğru uygulamalarla ve titizlikle sürdürüldüğünü bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, organik tarımın yaygınlaştırılması, sürdürülebilir üretimin desteklenmesi ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla saha denetimleri ve bilgilendirme çalışmalarına aralıksız devam edileceğini açıkladı.