Yerel Haberler
Eskişehir
19 Mart 2026 Perşembe - 13:47 Beylikova’da bayramlaşma programı düzenlendi Eskişehir Beylikova Belediyesi tarafından düzenlenen bayramlaşma programı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Belediye hizmet binasında bulunan toplantı salonunda yapılan programa, ilçede yaşayan vatandaşların yanı sıra meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı. Bayramın birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun en güzel şekilde hissedildiği programda katılımcılar bir araya gelerek bayramlaştı. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada vatandaşlarımızla sohbet edilerek bayramın manevi atmosferi paylaşıldı. "Mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum" Programda konuşan Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, bayramların toplumda kardeşlik, dayanışma ve paylaşma duygularını güçlendiren özel günler olduğunu ifade ederek, "Bayramlar; kırgınlıkların unutulduğu, gönüllerin bir olduğu, birlik ve beraberliğimizin daha da pekiştiği çok kıymetli günlerdir. Bu güzel günde kıymetli hemşehrilerimiz, meclis üyelerimiz ve muhtarlarımız ile aynı çatı altında bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. İlçemizde her zaman dayanışma ve kardeşlik ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz. Tüm hemşehrilerimizin bayramını bir kez daha kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum" dedi. Program kapsamında katılımcılara bayram hediyeleri takdim edilirken, vatandaşlarımızla sohbet edilerek bayramın sevinci hep birlikte paylaşıldı. Bayramlaşma programı, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Vali Aksoy muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı
18 Ekim 2025 Cumartesi - 14:34 Vali Aksoy muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, muhtarlık müessesesinin önemine vurgu yaparak, muhtarları "Devletimizin milletimize uzanan en sıcak eli" ve "Demokrasimizin köklü çınarları" olarak nitelendirdi. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 19 Ekim Muhtarlar Günü için yayımladığı mesajında; "Devletimizin milletimize uzanan en sıcak eli, mahallelerimizin ve köylerimizin hizmetkârı, kıymetli muhtarlarımız; Demokrasimizin köklü çınarları, yerel yönetimin temel taşları olan siz değerli muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü en içten duygularımla tebrik ediyorum. 1829 yılından bu yana varlığını sürdüren muhtarlık müessesesi, devletimiz ile vatandaşlarımız arasında sarsılmaz bir köprü vazifesi görmektedir. Sizler, bir yandan devletimizin şefkatini ve hizmetlerini en ücra köşelere kadar ulaştırırken, diğer yandan da sorumlu olduğunuz mahalle ve köylerdeki vatandaşlarımızın talep, ihtiyaç ve beklentilerini ilk elden bizlere ileten en güvenilir temsilcilerimizsiniz. Günün her saatinde kapısını ve telefonunu vatandaşa açık tutan, hemşehrilerimizin sevincinde de kederinde de ilk başvurduğu kişi olan sizler, üstlendiğiniz bu zorlu görevi büyük bir fedakârlık ve özveriyle yerine getirmektesiniz. Şehrimizin huzuru, gelişimi ve refahı için yürüttüğümüz çalışmalarda sizlerin sahadaki gözlemleri ve iş birliği, bizler için daima en önemli yol gösterici olmuştur. Güzel Eskişehir’imizin her bir mahallesinde ve köyünde, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, milletimize hizmet etme aşkıyla çalışan siz değerli muhtarlarımıza, bu kutlu vazifeyi layıkıyla yerine getirdiğiniz için şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete irtihal etmiş tüm muhtarlarımızı rahmetle anıyor, görevi başında bulunan siz değerli muhtarlarımıza ve ailelerinize sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. Muhtarlar Günü’nüz kutlu olsun" dedi.
Video oyunu merakı baba-oğlu kılıç sporunda buluşturdu
18 Ekim 2025 Cumartesi - 10:14 Video oyunu merakı baba-oğlu kılıç sporunda buluşturdu Oğlunun video oyunu merakıyla başladığı kılıç sporu, babasının da katılmasıyla Eskişehir’de ortak bir tutkuya dönüştü. Antrenmanlarda omuz omuza olan baba-oğul, ilk turnuvalarında ise birbirlerine rakip oldu. Eskişehir’de yaşayan 16 yaşındaki Kıvanç Alpan’ın video oyunlarından esinlenerek adım attığı Tarihi Avrupa Savaş Sanatları (HEMA), 48 yaşındaki babası Tarık Alpan’ın da dahil olmasıyla kuşak farkını ortadan kaldıran anlamlı bir aile aktivitesine dönüştü. Baba ve oğulun birlikte kaliteli vakit geçirmesini sağlayan bu sıra dışı hobi, onları GSB Şehit Suat Çelik Gençlik Merkezi’ndeki antrenmanlardan, rakip olarak karşılaştıkları turnuva minderine taşıdı ve unutulmaz hâtıralar biriktirmelerine vesile oldu. "Oğlum sayesinde başladım, hastalık gibi oldu" Spora oğlunun isteği üzerine başladığını ve bu sayede ergenlik dönemindeki oğluyla iletişimini güçlendirdiğini ifade eden baba Tarık Alpan, "Oğlum bir gün HEMA diye bir spor bulduğunu ve başlamak istediğini söyledi. Yaşı küçük olduğu için ona eşlik ettim. Ortamı görünce hocaya ben de yapabilir miyim diye sordum, ’uygun’ dedi. Başladıktan sonra bende hastalık gibi bir şey oldu. Tam da ergenlik döneminde, baba-oğul iletişiminin biraz kopabildiği bir zamanda bu sporu yakaladık ve ileride hatırlayacağımız çok güzel hâtıralar biriktirdik" dedi. "Cami avlusunda antrenman yaptık" Antrenmanlara ilk başladıkları zaman yaşadıkları ilginç bir anıyı anlatan Alpan, şunları söyledi: "İlk dışarıda antrenman yaptığımızda uygun bir yer bulamadık. Yakınımızdaki bir caminin avlusunda ışıklandırma vardı. Orada kıyafetleri giydik ve baba-oğul dövüşmeye başladık. Cami çıkışındaki yaşlı amcalar ’ne oluyor’ diye etrafımıza doluştu. Maskeleri çıkarınca bizi tanıdılar ve bir problem olmadı." "Hanımdan ’oğlumu yenme’ diye tehdit aldım" Katıldıkları turnuvada oğluyla rakip olmasının unutulmaz bir an olduğunu belirten Tarık Alpan, eşinden aldığı tehdidi gülerek anlattı: "Bir çaylaklar turnuvasına katıldık. İkimiz de gruplardan çıktık ve çeyrek finalde karşı karşıya geldik. Maçtan önce hanımdan ’Oğlumu yenme, eve almam seni’ diye tehdit aldım. Oğlum da ’Baba hadi gel seni de aradan çıkartayım’ diye takıldı. Elimden gelen her şeyi yaptım ama 10’a 7 o kazandı. Zaten hanım tarafından göz hapsindeydim. Turnuvanın en genci oğlum, en yaşlısı da bendim. Bu da bizim için ayrı bir anı oldu.", "Oyun hevesiydi hem sosyalleşip hem spor yapıyorum" Spora başlama sürecini ve faydalarını detaylandıran Kıvanç Alpan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önce oynadığım oyunlardan bu tarz kılıç işlerine heveslendim, sonra internette videolarını gördüm. Türkiye’de bu sporu yapan insanlar var mı diye araştırıp bu kulüple karşılaştım. Babam ilk başta merak edip görmek istedi, gelince o da sevdi ve benimle çalışmalara devam etti. Burada hem yeni insanlarla tanışıyorum hem sevdiğim bir hobiyle ilgileniyorum hem de spor yaparak vücuduma iyi bakıyorum. Herkesin dışarıya çıkıp bir hobisi olmalı. Bu sayede derslerim, hobilerim ve oyun arasında bir denge kurabiliyorum."
Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal:
17 Ekim 2025 Cuma - 17:35 Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal: Türk Ocağı Eskişehir Şubesi’nde bu hafta Ocak Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Eylül ayı içerisinde 2 ayrı topluluk ile Kazakistan ve Özbekistan’a yaptıkları seyahate dair düşüncelerini aktardı. Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal konuşmasına yaptıkları gezinin amacı ile başladı. Ardından Kazakistan ve Özbekistan ülkelerinin gezdikleri şehirlerinden bahseden Ünal, Türkiye ve bu ülkeler arasında tarım farklarını anlattı. Öte yandan ise bu ülkelerde satılan ürünlerde Türkiye’nin en büyük rakibinin Çin olduğunu söyleyen Ünal, iki ülkenin ürünlerinin arasında çok fazla fiyat farkı olduğunu ifade etti. "Gezimizin amacı Türkistan coğrafyasında "medeniyetimizin izlerini" takip etmekti" Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal konuşmasına bu seyahatin amacıyla başlayarak "Eylül başında 40 kişi ile başlayan ve 9 gün süren yolculuktan sonra gelen 42 kişilik bir topluluk ile gezi devam ettirildi. Takriben bir ay süren gezimiz esnasında Kazakistan’ın Türkistan ve Otrar şehirleri ile Özbekistan’ın başşehri Taşkent başta olmak üzere Semerkant, Buhara, Ürgenç ve Hive şehirleri ziyaret edildi. Gezimizin esas hedefi, amacı bir bakıma Türkistan coğrafyasında "medeniyetimizin izlerini" takip etmek idi. Zira Oğuz Türklerinin Türkistan’dan Anadolu’ya akıp gelirken kutlu yolculuğun ve esas medeniyetimizin izlerinin başlangıç yeri Özbekistan idi. Ayrıca Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında en büyük emek ve pay sahibi olan; Anadolu’ya gönderdiği Horasan erenleriyle ve onlardan beslenen Yunus Emre, Aşık Paşa, Kadı Burhaneddin ve Mevlana yoluyla bu toprakları manevi olarak besleyen Hoca Ahmet Yesevi’yi ziyaret etmekti" dedi. "Arazi kullanımında da keyfilik yok; istediğinizi ekemiyorsunuz" Ayrıca bu ülkelerin tarım anlayışı ile Türkiye’nin tarım anlayışı arasında farkları aktaran Ünal, "Türkiye’nin şehirlerini yönetme iddiasında olanlara özellikle buralara gitmelerini tavsiye ediyorum. Kişiler evlerinin mülkiyetine sahip olabiliyorlar ama kanun dışında mülkiyet söz konusu değil; toprak devletin, kiralayabiliyorsunuz, iyi baktığınız sürece devam ediyor, keyfilik yok, aksi halde devlet elinizden alıyor. Arazi kullanımında da keyfilik yok; istediğinizi ekemiyorsunuz, plan ve ihtiyaca göre belirleniyor. Tarım özellikle pamuk ve çeltiğe dayalı, meyvecilik ise çok gelişmiş durumda. Dünyanın en lezzetli kavun, üzüm ve narları burada. Türkiye’yi çok seviyorlar; Türk malları rağbette, Türkçe isimli birçok mağaza var ama içleri Çin mallarıyla dolu, çünkü Türk malları pahalı. Çok sayıda Türk iş insanı var; özellikle inşaat, tekstil ve lokanta sektörlerinde faaliyet gösteriyorlar" şeklinde konuştu. "Özbekistan’daki en büyük rakibimiz Çinliler" Son olarak bu ülkelerin pazarlarında Türkiye’nin en büyük rakibinin Çin olduğunu söyleren Ünal, "Özbekistan’daki en büyük rakibimiz Çinliler. Özbekistan’a gidecek Türk iş insanlarının her alanda başarılı olma ihtimalleri yüksek; çünkü Özbekistan her şeye açık. Dizilerin ve filmlerin seyredildiğini biliyordum ama bu kadar etkili olduğunu bilmiyordum. Herkes Türk dizilerini seyrediyor. Bir otel sahibiyle konuştuğumda Türkiye Türkçesini dizilerden öğrendiğini söyledi; 200 bölümlük, her biri 2 saat 20 dakika süren dizileri seyrettiğini anlattı. Tarihlerine sahip çıkıyorlar; hemen her şehirde Stalin’in 1937-38’de katlettiği aydınlar adına müzeler, 2. Cihan Harbi’nde Bolşevik ordusunda ölen 1,5 milyon Özbek adına "Hatıra Müzeleri" ve "Özgürlük Müzeleri" yapılmış" ifadelerini kullandı. Büyük bir topluluğun ilgiyle takip ettiği toplantının sonundaki soru cevap faslından sonra Şube Başkan Vekili Prof. Dr. Mehmet Topal’ın şükran beratı takdimi ile sohbet gecesi sona erdi.