Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ’de 2025-2026 akademik yılı törenle açıldı: İlk dersin konusu ’Filistin’ oldu
30 Eylül 2025 Salı - 18:02 ESOGÜ’de 2025-2026 akademik yılı törenle açıldı: İlk dersin konusu ’Filistin’ oldu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni gerçekleştirildi. Açılış etkinlikleri çerçevesinde, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak tarafından ESOGÜ Atatürk ve Gençlik Anıtı’na çelenk sunuldu. Program, akademik ve idari personelin de katılımıyla gerçekleşen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Anıttaki programın ardından ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki açılış törenine geçildi. Törende konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, yarım asrı aşan köklü geçmişi ve bilimsel birikimiyle öncü yükseköğretim kurumları arasında yer alan ESOGÜ’nün, seçkin akademik kadrosu ve güçlü altyapısıyla bu öğretim yılında da öğrencileri ve Türkiye için değer üretmeye, evrensel bilime katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda hızla ilerlediğini belirtti. Prof. Dr. Çolak, bu çabanın bir sonucu olarak ESOGÜ’nün, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen 2024 Yılı Kurumsal Akreditasyon Programı çerçevesinde 2 yıl süreyle akreditasyon almaya hak kazandığını söyledi. ESOGÜ olarak gerek eğitim politikalarını gerekse araştırma-geliştirme stratejilerini saygın bir araştırma üniversitesi olma vizyonu doğrultusunda şekillendirerek evrensel bilime ve topluma önemli katkılar sunmayı hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Çolak, üniversite olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil; geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye çalıştıklarını ifade etti. "ESOGÜ öğrencileri bizi gururlandıran başarılara imza attı" Geçtiğimiz yılın rakamlarına göre ESOGÜ’de 8 Avrupa Birliği, 68 TÜBİTAK, 6 TÜSEB ve 287 BAP projesinin hayata geçirildiğini belirten Prof. Dr. Çolak, ayrıca ESOGÜ akademisyenleri tarafından 921 tanesi Q1-Q4 kategorisinde olmak toplam 2 bin 757 uluslararası yayın yapıldığını dile getirerek, bu başarıya katkı sağlayan bütün ESOGÜ hocalarına teşekkür etti. Prof. Dr. Kamil Çolak geçtiğimiz günlerde, Stanford Üniversitesi ve Elsevier’in iş birliği ile hazırlanan bir rapora göre ESOGÜ’den 21 akademisyenin "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" arasında yer aldığını da hatırlatarak kendileri ile gurur duyduklarını söyledi. Akademisyenlerin yanı sıra ESOGÜ öğrencilerinin de kendilerini gururlandıran başarılara imza attığını belirten Prof. Dr. Çolak, TEKNOFEST 2025 kapsamında başarı elde eden Günaltay Takımı ve Mavera Teknoloji Takımı ile ’Ulaşan ve Erişen Türkiye 2053 Üniversiteler Arası Fikir Yarışması’nda ödül alan öğrencileri de kutlayarak duyduğu memnuniyeti ifade etti. "Yeni öğretim yılı ülkemize hayırlı olsun" 2025-2026 akademik yılında ESOGÜ ailesine katılan öğrencilere de hoş geldiniz diyerek kendilerini kutlayan Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, bu yıl katılan yeni öğrencilerle birlikte 30 bini aşkın öğrencisi olan ESOGÜ’de tüm öğrencilerin üniversite hayatları boyunca gerek akademik gerekse sosyal yönden güçlenmeleri için ellerinden gelenin en iyisini yapmayı, onlara her anlamda destek olmayı görev bildiklerini söyledi. Prof. Dr. Çolak ayrıca; şehit, gazi yakını ve Filistinli öğrencilerin de yer aldığı ESOGÜ öğrencilerine üniversite birimlerinde kısmi zamanlı çalışma imkanı ve yemek bursu sağlayarak destek olduklarını da sözlerine ekledi. Yeni akademik yılın açılış heyecanını yaşarken aynı zamanda uluslararası insani sorumluluklarını hatırlayarak, gençlerimizin bu değerlerle yetişmesini önemsediklerini dile getiren Prof. Dr. Çolak, bu nedenle akademik açılış programının devamında, Filistin’de yaşananlara dair daha derinlikli bir perspektif sunmak üzere Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ı açılış dersini sunmak üzere konuk ettiklerini söyledi ve davetlerine icabet ettiği için kendisine teşekkürlerini sundu. Prof. Dr. Çolak yeni öğretim yılının tüm öğrenciler ve akademisyenler ile ülkemize hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı. Akademik yıl açılış dersinin konusu ’Filistin’ oldu Program, ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Tunuslu müzisyen Emel Mathlouthi’nin ‘Sesim sesinizdir’ diyerek cesur Filistin halkına adadığı ’Souty (Sesim)’ isimli bestesi eşliğinde hazırlanan ’Direnişin Adı: Gazze’ adlı video klibin gösterimi ile devam etti. Açılış töreni, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın verdiği ’Filistin’ konulu akademik yıl açılış dersi ile sona erdi. Törene ESOGÜ yönetiminin yanı sıra Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, protokol üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katılım sağladı.
Sivrihisar’da 180 yıllık matbaa baskı makinesi halen çalışıyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:41 Sivrihisar’da 180 yıllık matbaa baskı makinesi halen çalışıyor Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde matbaacı ve gazeteci olan Oğuz Ekici’nin işyerinde halen çalışır durumda olan 180 yıllık matbaa baskı makinesi dikkat çekiyor. Antika makine, dükkanı ziyaret eden vatandaşların ilgi odağı oluyor. Bazı antika meraklıları ve müze yetkilileri, makineyi satın almaya talip oluyor. Oğuz Ekici ise, "Taş yerinde ağırdır" diyerek bu teklifleri hiç düşünmeden reddediyor. Alman yapımı makinenin 1850’li yıllarda Türkiye’ye getirildiğinin tahmin edildiğini belirten Ekici, yurt içerisinde bu şekilde aktif olarak çalışan başka bir örneğinin olmadığını öne sürüyor. "İş yerimi müze tadında muhafaza etme gayretindeyim" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Oğuz Ekici, "Yaklaşık 180 yaşında ve bu makinemizde 1973 yılında yayın hayatına giren gazetemizin 2004 yılına kadar dizayn ve baskısını el dizgisi hurufat baskı sistemiyle yaptık. Birden fazla mürekkep olmasına rağmen, biz renkli kısmı çok önemsemediğimiz ve sadece siyahla baskı sürecini devam ettirdiğimiz özel yapım bir mürekkebi vardır. İş yerimiz gün içerisinde ve haftanın 7 günü çok sayıda misafire ev sahipliği yapar. Gelen misafirlerimizin hepsinin de ilk önce dikkati çeken ve merak uyandıran kısmı, görmüş olduğunuz matbaa baskı makinemiz. Matbaamızı ve gazetemizi aktif olarak çalıştırmamıza rağmen ben iş yerimi, geçmişi, tarihi ve kültürel yapısıyla müze tadında muhafaza etme gayretindeyim" dedi.
Kümbet’te yetiştirilen doğal patatesin hasadı başladı
30 Eylül 2025 Salı - 10:37 Kümbet’te yetiştirilen doğal patatesin hasadı başladı Eskişehir’in Kümbet mahallesinin verimli topraklarında doğal yöntemlerle yetiştirilen patatesin hasadı başlarken kurak ve zorlu iklim şartlarına rağmen dekar başına 4 ton patates çıktı. Seyitgazi ilçesine bağlı Kümbet mahallesinde patates üretimi sürüyor. Bölgenin ekim yapmaya müsait topraklarında doğal yöntemlerle yetiştirilen patatesin hasadı başladı. Yaşanan kurak ve zorlu iklim şartlarına rağmen alınan verim üreticinin yüzünü güldürdü. Üreticiler, dekar başına yaklaşık 4 ton patates çıktığını ifade etti. Çuvallara doldurulan patatesler, römorklara yerleştirerek tüketicilerle buluşturulmak üzere yola çıktı. "Allah ağız tadıyla yedirmeyi nasip etsin" Bölgede tarla sahibi olan Arif ünlü, "2025 yılı patates hasadımızı gerçekleştirdik. Doğal hayvan gübresi ve sadece suyla baktığımız patatesimiz kuraklığa ve iklim şartlarına rağmen yüzümüzü güldürdü. Allah bin bereket versin. Bir dekara 4 ton patates aldık. Allah ağız tadıyla yedirmeyi nasip etsin. Herkese hayırlı, bereketli ürünler kaldırmayı diliyorum" dedi. "Görüyorsunuz, gayet mükemmel" Çiftçi Gazi Erarslan, "Kümbet köyünün meşhur patatesini söküyoruz. Görüyorsunuz, gayet mükemmel. Hayırlı müşteriler olsun. Allah yedirmek nasip etsin" şeklinde konuştu. "Çuvallarımız tamamen doldu" Ülkü Gökçe ise "Köyümüzün sarı ve kepekli patatesi çok güzeldir. Eşe, dosta tavsiye ederiz. Maşallah, çuvallarımız tamamen doldu. Allah hayırlı müşteriler versin" diye konuştu.
Hüsnü Çoban ölmedi, Eskişehir’de yaşıyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:28 Hüsnü Çoban ölmedi, Eskişehir’de yaşıyor Eskişehir’de esnaflık yapan İsmet Yılmaz’ın Arka Sokaklar dizisinde Hüsnü Çoban karakterini canlandıran ünlü oyuncu Özgür Ozan’a benzerliği dikkat çekiyor. Tarihi Odunpazarı Evleri bölgesinde bulunan Atlıhan El Sanatlı Çarşısı’nda kumda kahvecilik yapan 50 yaşındaki İsmet Yılmaz, saç stili ve yüz hatları sebebiyle ünlü oyuncu Özgür Ozan’a benzetiliyor. Özellikle güneş gözlüğü taktığında ve ışığın düşük olduğu ortamlarda ünlü oyuncunun neredeyse tıpatıp aynısı olan Yılmaz, her gün onlarca vatandaşla fotoğraf çekiniyor. "Dizide öldürdüler, biz de burada ekmeğimizin peşindeyiz" diyerek işi mizaha vuran Yılmaz, bir gün Özgür Ozan ile yan yana gelmek istiyor. "Beni özellikle o zannederek resim çektiriyorlar" Özgür Ozan’a benzerliğiyle ilgili konuşan İsmet Yılmaz, "Yıllardır ’Light Selami’ ve Arka Sokaklar dizisindeki ’Hüsnü Çoban’ karakterine benzetiliyorum. Diziyi takip eden bazı vatandaşlar beni özellikle o zannederek resim çektiriyorlar. Tabii ben Özgür Ozan olmadığımı beyan ediyorum. Geçen hafta Bursa’dan 7 kişilik bir öğrenci grubu geldi. Hicri Sezen Parkı’nda ’Hüsnü Çoban’ diye çığrışa çığrışa resim çektirmek istediler. Akşam bir yere eğlenmeye gittiğimizde, loş ışıklı ortamlarda daha çok benziyorum. Ayrıca, güneş gözlüklü daha çok benzediğim söyleniyor. Güneş gözlüksüz olunca cepheden değil, yan profil alındığında aynısı oluyoruz. Birkaç kişi bizi Özgür Ozan ile yan yana getireceğini söyledi ama bekliyorum. Kendisi severek izlediğimiz bir sanatçı" dedi. "Hüsnü Çoban’a benziyor, birebir aynısı" İsmet Yılmaz’a ’Hüsnü Çoban Bey’ diye seslenerek fotoğraf çekinen Selam Çelik Sümer, "Hüsnü Çoban dizide ölmüş rolüne girdiğinden dolayı görünce heyecan yaptık. ’Ölmemiş, gerçekte buradaymış’ diye sevindik ve hoşumuza gitti. Aslında birebir aynı ama gözlüklüyken bakmak gerekiyor" şeklinde konuştu. "İlk gördüğümde şaşırdım, oğlumu görüntülü arayıp gösterdim" Nermin Barutçu ise, "Hüsnü Çoban’a benzettik. İlk gördüğümde o sandım, şaşırdım. Sonra daha dikkatli bakınca o olmadığını anladım. Hatta oğlumu görüntülü aradım, ’Bak, burada kim var?’ dedim. Oğlum da, ’Hüsnü Çoban! Anne, ona selam söyle’ diye cevap verdi. Bizim gibi o da inandı ama dikkatli bakınca öyle olmadığını anladık" diye belirtti.
Hüsnü Çoban ölmedi, Eskişehir’de yaşıyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:23 Hüsnü Çoban ölmedi, Eskişehir’de yaşıyor Eskişehir’de esnaflık yapan İsmet Yılmaz’ın Arka Sokaklar dizisinde Hüsnü Çoban karakterini canlandıran ünlü oyuncu Özgür Ozan’a benzerliği dikkat çekiyor. Tarihi Odunpazarı Evleri bölgesinde bulunan Atlıhan El Sanatlı Çarşısı’nda kumda kahvecilik yapan 50 yaşındaki İsmet Yılmaz, saç stili ve yüz hatları sebebiyle ünlü oyuncu Özgür Ozan’a benzetiliyor. Özellikle güneş gözlüğü taktığında ve ışığın düşük olduğu ortamlarda ünlü oyuncunun neredeyse tıpatıp aynısı olan Yılmaz, her gün onlarca vatandaş ile fotoğraf çekiniyor. "Dizide öldürdüler, biz de burada ekmeğimizin peşindeyiz" diyerek işi mizaha vuran Yılmaz, bir gün Özgür Ozan ile yan yana gelmek istiyor. "Beni özellikle o zannederek resim çektiriyorlar" Özgür Ozan’a benzerliği ile ilgili konuşan İsmet Yılmaz, "Yıllardır ’Light Selami’ ve Arka Sokaklar dizisindeki ’Hüsnü Çoban’ karakterine benzetiliyorum. Diziyi takip eden bazı vatandaşlar beni özellikle o zannederek resim çektiriyorlar. Tabii ben Özgür Ozan olmadığımı beyan ediyorum. Geçen hafta Bursa’dan 7 kişilik bir öğrenci grubu geldi. Hicri Sezen Parkı’nda ’Hüsnü Çoban’ diye çığrışa çığrışa resim çektirmek istediler. Akşam bir yere eğlenmeye gittiğimizde, loş ışıklı ortamlarda daha çok benziyorum. Ayrıca, güneş gözlüklü daha çok benzediğim söyleniyor. Güneş gözlüksüz olunca cepheden değil, yan profil alındığında aynısı oluyoruz. Birkaç kişi bizi Özgür Ozan ile yan yana getireceğini söyledi ama bekliyorum. Kendisi severek izlediğimiz bir sanatçı" dedi. "Hüsnü Çoban’a benziyor, birebir aynısı" İsmet Yılmaz’a ’Hüsnü Çoban Bey’ diye seslenerek fotoğraf çekinen Selam Çelik Sümer, "Hüsnü Çoban dizide ölmüş rolüne girdiğinden dolayı görünce heyecan yaptık. ’Ölmemiş, gerçekte buradaymış’ diye sevindik ve hoşumuza gitti. Aslında birebir aynı ama gözlüklüyken bakmak gerekiyor" şeklinde konuştu. "İlk gördüğümde şaşırdım, oğlumu görüntülü arayıp gösterdim" Nermin Barutçu ise, "Hüsnü Çoban’a benzettik. İlk gördüğümde o sandım, şaşırdım. Sonra daha dikkatli bakınca o olmadığını anladım. Hatta oğlumu görüntülü aradım, ’Bak, burada kim var?’ dedim. Oğlum da, ’Hüsnü Çoban! Anne, ona selam söyle’ diye cevap verdi. Bizim gibi o da inandı ama dikkatli bakınca öyle olmadığını anladık" diye belirtti. (EE-