Yerel Haberler
Eskişehir
Sosyal medya çiçek sektöründe trendleri belirliyor
16 Eylül 2025 Salı - 10:17 Sosyal medya çiçek sektöründe trendleri belirliyor Sosyal medya trendleri, gençlerin çiçek tercihlerinde belirleyici rol oynuyor. Çiçekçi Neslihan Kaplan, sosyal medyanın çiçek sektöründeki yönlendirici rolüne dikkat çekti. Evlerde hâlâ komşudan alınan bitkilerle süregelen alışkanlıkların devam ettiğini belirten Kaplan, bu nedenle ev satışlarının çok yüksek olmadığını söyledi. Buna rağmen salon bitkilerinin daha çok açılış, davet ve özel organizasyonlara gönderildiğini ifade eden Kaplan, düğün sezonunun da satışları artırdığını dile getirdi. Özellikle gençlerin sosyal medya üzerinden gördükleri trendlerin çiçek tercihlerinde belirleyici olduğunu vurguladı. "Salon bitkileri daha çok açılış ve davetlere gidiyor" Evlerdeki gelenekten ve satışların yöneliminden bahseden Kaplan, "Biz daha çok salon bitkilerini açılışlara, davetlere gönderiyoruz. Evlerde komşudan bir dal alma geleneği devam ediyor. Yeni evlenen çiftler evlerini dekor ettikleri için, artık en son şu köşeye bitki koyabilir miyim gibi düşünceleri oluyor. Onun sonrasında gelip büyük salon bitkileri bakabiliyorlar, çeyiz içinde olabiliyor" dedi. "Gençler sosyal medyadan gördükleri için şakayık istiyorlar" Kaplan, sosyal medyanın etkisini şu sözlerle aktardı: "Kesme çiçekte gül, lisyantus, statis her zaman var ama şu anda şakayık inanılmaz yoğun talep görüyor. Aslında Türkiye’de nisan ayına özgü bir çiçek, diğer zamanlarda ithal geliyor ve pahalı. Fakat gençler özellikle sosyal medyada gördükleri için sürekli şakayık istiyorlar. Sosyal medyada ne trendse, çiçek sektöründe de o ön plana çıkıyor."
Çarptığı araç, 11 yaşındaki çocuğu duvara sıkıştırdı
16 Eylül 2025 Salı - 10:15 Çarptığı araç, 11 yaşındaki çocuğu duvara sıkıştırdı Eskişehir’de bir aracın park halindeki başka bir araca çarparak bir çocuğun yaralanmasına sebep olduğu kazanın görüntüleri güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde kaza yapan kadın sürücü panikle araçtan inerken, araç vatandaşlarca kaldırılarak çocuk sıkıştığı yerden kurtarıldı. Kaza, geçtiğimiz Pazar günü Emek Mahallesi Dilek Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre E.E. idaresindeki FP-894- XA Fransa plakalı araç ara sokaktan Dilek Caddesi’ne çıktı. Bir işletmenin güvenlik kamerasına yansıyan kazada, caddeye çıkarken kontrolden çıkan araç bir anda savrulmaya başladı. Daha sonra araç park halindeki 34 FJD 637 plakalı araca çarptı. O sırada park halindeki aracın yanından geçen 11 yaşındaki S.A., araçla işletmelerin duvarının arasında kaldı. Park halindeki araca çarparak çocuğu yaralayan aracın ise tekerinin patinaj çektiği ve ileriye gittiği görüldü. Vatandaşlar çocuğu sıkıştıran aracı elleriyle kaldırdı Kaza sonrası kadın sürücünün araçtan indiği ve panik yaşadığı, annenin ise yere yığıldığı görüldü. Panikten dolayı adeta eli ayağına dolaşan E.E. sürücünün araca binip geri manevra yapamadığı görülüyor. Saniyeler içinde olay yerine koşan vatandaşlar, park halindeki otomobili elleriyle kaldırarak çocuğu sıkıştığı yerden kurtardı. Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılan 11 yaşındaki çocuğun hayati tehlikesinin bulunmadığı, kazayı hafif sıyrıklarla atlattığı öğrenildi. Öte yandan kazada dükkânı zarar gören esnafın masraflarının sürücü E.E. tarafından ödeneği bilgisi edinildi. "Çarpan arkadaş da çok üzüldü" Dükkanı önünde gerçekleşen kaza hakkında konuşan ve caddede araçların hızlı seyrettiği için kasis talebinde bulunan esnaf İsa Demir, "Olay tamamen ara yoldan çıkan arkadaşın, yukarıdan gelen aracı kurtarmak amacıyla hızlı çıkmasıyla gerçekleşiyor. Hızlı çıkınca buradaki park halindeki araca çarpmamak için manevra yapıyor. Manevra yapar yapmaz da buradaki araçla birlikte aradaki çocuğu sıkıştırıyor. Çocuk kepenk arasında kalıyor. Bu yol yapıldıktan sonra araçlar çok hızlı geliyor. Aslında yetkililerden kasis yapılmasını istiyoruz. Burada çok kaza oldu. Büyük geçmiş olsun. Sonuçta kimse isteyerek kaza yapmaz. Çarpan arkadaş da çok üzüldü. Ama ister istemez çoluğumuz çocuğumuz burada geçiyor. Halka da söyleyebiliriz: Biraz yavaş geçsinler, biraz dikkatli olsunlar. Bu olay bir cana mal olabilirdi. Evet, kesinlikle. Yetkililerden bunu kesinlikle istiyoruz. Çünkü gördüğünüz gibi araçlar çok hızlı geliyor. Burası 30 ile geçilmesi gereken bir yolken, 50-60 ile geçildiğinde ister istemez kazalara sebep oluyor. Yayanın durumu şöyle: Ayağında çatlak oluşmuş, komple alçıya alınmış. Şikayetçi olmamışlar. Çarpan arkadaş da geldi, "Zararı karşılayalım" dedi. Kepenk gitti, tabelamız kırıldı. Ufak maddi zarar oldu. Büyük geçmiş olsun" dedi.
Kavgada boynu kesilen kişi 10 dakikada hastaneye yetiştirildi: Operasyon sonrası hayata tutundu
15 Eylül 2025 Pazartesi - 16:49 Kavgada boynu kesilen kişi 10 dakikada hastaneye yetiştirildi: Operasyon sonrası hayata tutundu Eskişehir’de güvenlik kamerasına anbean yansıyan kavgada, bıçakla boynundan yaralanan şahıs, sağlık ekiplerinin 10 dakikada hastaneye yetiştirmesi ve geçirdiği operasyon sonucunda hayati tehlikeyi atlattı. Olay, dün akşam saatlerinde Odunpazarı ilçesi İstiklal Mahallesi Ulubat Sokak’ta meydana gelmişti. Henüz bilinmeyen bir nedenle düğünden çıkan ve alkollü oldukları iddia edilen bir grup ile motosikletli M.G. isimli şahıs arasında kavga çıkmıştı. Kalabalık tarafından darp edilen motosikletli şahıs, bıçakla gruba saldırdı. Grupta B.Y. isimli şahıs bacağından hafif şekilde, 20 yaşındaki Y.A. isimli kişi ise boynundan aldığı bıçak darbesiyle ciddi derecede yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerince Y.A. isimli yaralı ilk müdahalesinin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne 10 dakikada sevk edildi. Ciddi derecede kan kaybetmesine rağmen hızlı bir şekilde hastaneye intikal ettirilen ve başarılı operasyon geçiren şahsın hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi. Bacağından hafif yaralanan ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne sevk edilen B.Y.’nin ise durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olay yerinden motosikletle kaçan M.G. isimli şahıs ise polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Polis konuyla alakalı inceleme başlattı. Bıçaklama anı anbean kamerada Öte yandan yaşanan olay bir işletmenin güvenlik kameralarına faklı açılardan anbean yansıdı. Görüntülerde, kalabalık grubun motosikletli şahsa saldırıldığı ve ardından gelen bıçak darbeleriyle dağıldıkları görülüyor. Yine görüntülerde, boynundan yaralanan Y.A.’nın sendelediği, arkadaşları tarafından tutulduğu görülüyor.
50 yaş üstündeki erkekler düzenli üroloji muayenesine gitmeli
15 Eylül 2025 Pazartesi - 15:47 50 yaş üstündeki erkekler düzenli üroloji muayenesine gitmeli Erken evrelerde prostat kanserinin belirti vermediğine ve bu nedenle erken teşhisin önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Dr. Yurdaer Kaynak 50 yaşın üstündeki erkeklere düzenli PSA testi ve üroloji muayenesi yaptırmasını önerdi. Dünyada her yıl milyonlarca erkeğe prostat kanseri tanısı konulduğunu belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Yurdaer Kaynak "Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanserlerden biridir. Özellikle 50 yaş üstü erkeklerde risk artmaktadır. Ancak erken teşhis sayesinde hastalık büyük oranda tedavi edilebilmektedir" dedi. Prostat kanserinin başlangıçta genellikle belirti vermediğini vurgulayan Dr. Kaynak hastalık ilerledikçe idrar yapmada güçlük, sık idrara çıkma, gece uyanmaları, idrarda kan gibi işaretlerin ortaya çıkabileceğini; benzer belirtilerin başka prostat hastalıklarında da görülebileceği için doktor kontrolünün şart olduğunu söyledi. Risk grubunda yer alan kişilere dair "50 yaş üstü erkeklerde daha sık görülür. Baba veya erkek kardeşte prostat kanseri varsa risk artar. Yağlı besinlerden zengin, sebze ve liften fakir beslenme riski yükseltir. Genetik faktörler de önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. "İhmal etmeyin, ‘Bana bir şey olmaz’ demeyin" Erken teşhisin hayat kurtardığının altını çizen Dr. Kaynak 50 yaşından itibaren tüm erkeklerin düzenli olarak PSA testi ve üroloji muayenesi yaptırmasını tavsiye etti. Ailesinde prostat kanseri olanlar için kontrollerin 45 yaşında hatta bazı durumlarda daha erken başlaması gerektiğini sözlerine ekledi. Erkeklerin çoğu zaman utanma, ihmal veya "bana bir şey olmaz" düşüncesiyle doktora gitmeyi ertelediğine değinen Dr. Kaynak "Erken teşhis ile yaşam süresi uzar. İleri evrelerde tedavi daha zor ve yıpratıcıdır. Sevdiklerimizle daha uzun ve kaliteli bir yaşam için kontroller hayati önem taşır. Erken tanı konan prostat kanseri tedavi edilebilir ve kişi sağlıklı yaşamına devam edebilir" diye konuştu. "Kişiye özel tedavi uygulanır" Prostat kanserinin kesin teşhisi için biyopsi yapıldığını belirten Dr. Kaynak tedavi yöntemleri hakkında da bilgi verdi. Tedavinin, hastalığın evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve bireysel tercihlere bağlı olarak değişebileceğini vurgulayan Dr. Kaynak erken evrelerde aktif izlem, cerrahi müdahale ve radyoterapinin gündeme geldiğini; daha ileri evrelerde ise hormonal tedavi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin tercih edildiğini dile getirdi. Hastanın durumu ve hastalığın yayılım durumuna göre birden fazla tedavi yönteminin bir arada kullanılabileceğini söyledi. Gözlem ve takip olarak özetlenebilen aktif izlemin yavaş ilerleyen ve düşük riskli prostat kanseri vakalarında tercih edildiğini ve böylece gereksiz tedavilerden kaçınılabileceğini ifade eden Dr. Kaynak "Cerrahi işlem yani ‘radikal prostatektomi’ prostat bezinin ve çevresindeki dokuların cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Açık, laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemlerle uygulanabilir. Kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili ışınların kullanıldığı radyoterapi yöntemi yine tedavi seçeneklerinden biridir. Kemoterapi ise ileri evre prostat kanseri hastalarında, kanser hücrelerini öldürmek veya büyümesini yavaşlatmak için değerlendirilir. Bu tedavi genellikle hormon tedavisine dirençli vakalarda tercih edilir" diye konuştu. "Testislerin cerrahi olarak çıkarılması da gündeme gelebilir" Testosteron hormonunun prostat kanseri üzerindeki etkisini azaltmak için ilaç veya testislerin cerrahi olarak çıkarılması (orşiektomi) yoluyla "Androjen Baskılama" yönteminin uygulandığını ifade eden Dr. Kaynak "Bunun yanısıra kanser hücrelerini spesifik olarak hedef alan ilaçlar kullanarak ‘hedefe yönelik tedavi’ seçilebilir. Ayrıca bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı savaşmasını teşvik eden ilaçlarla da özellikle ileri evre hastalarda ‘immünoterapi’ denenebilir" dedi.
Anadolu Üniversitesi’nden 60 yaş üstüne eğitim desteği
15 Eylül 2025 Pazartesi - 15:44 Anadolu Üniversitesi’nden 60 yaş üstüne eğitim desteği Yaşam boyu öğrenme vizyonuyla 50’den fazla ülkede nitelikli yükseköğretim hizmeti sunan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, 2025 Aile Yılı kapsamında 60 yaş ve üzeri bireyler için özel bir eğitim fırsatını hayata geçiriyor. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin İkinci Üniversite kapsamında sunduğu 28 önlisans ve 20 lisans programı, zamandan ve mekândan bağımsız olarak her yaştan bireye yükseköğrenim olanağı sağlıyor. 60 yaş ve üstüne sağlanan eğitim desteği, bu yaş grubundaki bireylerin öğrenme yolculuğuna yeni bir başlangıç yapmalarına imkan tanıyor ve öğrenmeye olan tutkuyu her yaşta canlı tutacak bir eğitim fırsatı sunuyor. Programlar arasında Aşçılık, Bilgisayar Programcılığı, Sosyal Hizmetler, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, Sosyoloji, Tarih ve Uluslararası İlişkiler gibi farklı ilgi alanlarına hitap eden bölümler yer alıyor. Bu programlardan dilediklerine giriş sınavsız kayıt yaptıran 60 yaş üstü bireyler, öğrenim ücretlerinde yüzde 60 indirim avantajından yararlanabilecek. "Eğitim, aile bağlarının en güçlü harcıdır" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, uygulamanın yalnızca bireysel gelişimi değil, Türkiye’nin aile ve toplum yapısını da güçlendireceğini vurgulayarak: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025’i Aile Yılı ilan etmesiyle birlikte, biz de Anadolu Üniversitesi olarak aile kavramının birleştirici gücüne katkı sunmayı görev bildik. Eğitim, aile bağlarının en güçlü harcıdır. Bu uygulama sayesinde 60 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımız sadece bilgi edinmekle kalmayacak; çocukları ve torunlarıyla aynı üniversite çatısı altında buluşarak kuşaklar arası dayanışmaya ilham verecek. Bu adım, Anadolu Üniversitesi toplumun her kesimine sunduğu katkının ve öncü rolünün en somut göstergesidir. Ülkemizden başlayarak yükseköğretime erişimde fırsat eşitliği ve yaşam boyu öğrenme idealini geniş kitlelere ulaştırmaya devam edeceğiz" dedi.