Yerel Haberler
Eskişehir
Anadolu Üniversitesi’nden yeni kariyer imkânları
12 Eylül 2025 Cuma - 15:53 Anadolu Üniversitesi’nden yeni kariyer imkânları Anadolu Üniversitesi, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı ile Coğrafi Bilgi Sistemleri ön lisans programlarıyla öğrencilere kamu ve özel sektörde geniş kariyer imkânları sunuyor. Günümüzün hızla değişen iş dünyasında nitelikli ara elemanlara duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Hem kamu hem de özel sektörde önemli iş fırsatları sunan ön lisans programları, öğrencilere güçlü bir mesleki donanım kazandırarak onları geleceğe hazırlıyor. Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı ile Coğrafi Bilgi Sistemleri Ön Lisans Programları da bu kapsamda öne çıkıyor. Büro yönetimi ve yönetici asistanlığı ön lisans programı Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Ön Lisans Programı, yöneticilerin ofis çalışmalarına katkı sağlayacak bilgi ve becerilerle donatılmış nitelikli ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlıyor. Programı tamamlayan mezunlar, güçlü büro yönetimi ve yönetici asistanlığı donanımları sayesinde kurum ve kuruluşlarda birçok fırsat elde edebiliyor. Küçük ya da büyük ölçekli, ulusal ya da uluslararası ister hizmet sektörü ister üretim sektörü olsun; eğitimden turizme kadar pek çok alanda istihdam edilebiliyorlar. Coğrafi bilgi Sistemleri ön lisans programı Coğrafi Bilgi Sistemleri Programı, ülkemizde bilimsel çalışmalar, kamu kurumları ve özel sektör alanlarında coğrafi bilgi sistemleri konusunda yetişmiş eleman ihtiyacının karşılanmasına katkı sunuyor. Bu sayede teknoloji etkin şekilde kullanılabiliyor ve her yıl özellikle kamu kuruluşları tarafından milyonlarca dolara mal edilerek oluşturulan sistemler âtıl durumda kalmıyor. Özellikle planlama, jeoloji, ziraat ve ormancılık gibi alanlarda bu teknolojinin yaygın kullanımı, çalışmaların niteliğini artırıyor. Programı başarıyla tamamlayan mezunlar, kamu ve özel sektörde geniş istihdam imkânlarına sahip oluyor. Haritacılık, hidrolojik uygulamalar, jeolojik uygulamalar, ormancılık, zirai faaliyetler, denizcilik ve kıyı yönetimi, savunma uygulamaları gibi pek çok alanda; özellikle mekânsal veri üreten birimlerde ve bilgi işlem birimlerinde görev alabiliyorlar. Ayrıca hızla gelişen veri tabanı yönetimi ve konumsal veri tabanı uygulamaları başta olmak üzere bilişim hizmetleri sektöründe de iş bulma olanağına sahipler. Ön Lisans mezunları, örgün ve uzaktan eğitim lisans programlarına dikey geçiş yaparak eğitimlerine devam edebiliyor. Bunun yanı sıra, Anadolu Üniversitesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü arasında imzalanan çerçeve protokol kapsamında, CBS kullanımının ülkemizde yaygınlaştırılması amacıyla önemli iş birlikleri yürütülüyor. Bu kapsamda Mesleki Yeterlilik Kurumu nezdinde hazırlanan "CBS Uzmanı" ve "CBS Operatörü" meslek standartları ile yeterlilikler de kurumlar arası ortak çalışmalarla hayata geçirildi. Programlara kimler kayıt yaptırabilir? Ön lisans programlarına; en az lise veya dengi okul mezunları, Meslek Yüksekokulu ya da Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarından mezun olan adaylar dikey geçiş yoluyla kayıt yaptırabiliyor. Ayrıca örgün öğretimde öğrenci olup Açıköğretim Fakültesi’nde öğrenimine devam etmek isteyenler yatay geçiş yapabiliyor. Herhangi bir yükseköğretim programından mezun olan ya da hâlen öğrenim gören öğrenciler ikinci üniversite kapsamında başvurabiliyor. Bunun yanında Açıköğretim Fakültesi mezunları da kayıt yaptırabiliyor ancak hâlen kayıtlı olan öğrenciler için bu hak geçerli olmuyor. Yurt dışından mezun olan veya yabancı uyruklu adaylar ise TR-YÖS üzerinden başvuru yapabiliyor.
Çocuklarda okul kaygısıyla ilgili dikkat edilmesi gerekenler
12 Eylül 2025 Cuma - 14:48 Çocuklarda okul kaygısıyla ilgili dikkat edilmesi gerekenler Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda görülen okul kaygısı hakkında bilgi veren Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, hem çocuklar hem de ebeveynler için bu sürecin heyecan verici ama aynı zamanda kaygı barındıran bir dönem olduğuna dikkat çekti. Özel Ümit Hastaneleri Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, konuyla ilgili olarak, "Kimi çocuklar okul deneyimini ilk kez yaşayacakken, kimileri ise yeni bir seneye başlamanın getirdiği değişimlerle karşı karşıya kalır. Bu geçiş sürecinde zaman zaman kaygı ve korku gibi duygular yaşamak son derece doğaldır. Önemli olan çocuğun okula başlaması için zihinsel, bedensel ve psikolojik olarak hazır olmasıdır" dedi. "Performans kaygısına yol açabilir" Özellikle okula yeni başlayan çocuklarda farklı duyguların gözlemlenebileceğini belirten Psikolog Arı, "Çocuğun yeni bir ortama alışması, aile bireylerinden ayrılması ya da akademik olarak kendini hazır hissetmemesi performans kaygısına yol açabilir. Ayrıca okul kavramını öğrenmek, kurallara uyum sağlamak, yeni öğretmenlerle tanışmak ve birçok akranıyla aynı sınıfı paylaşmak gibi değişiklikler çocukları duygusal yönden etkileyebilir" şeklinde konuştu. "Çocukları yargılamadan dinlemeliyiz" Ebeveynlerin bu süreçte nasıl davranması gerektiğine de değinen Arı, şöyle devam etti: "Aileler bu süreçte çocuklarıyla açık iletişim kurmalı, uyku ve beslenme rutinlerini düzenlemeli ve buna sadık kalmalı, olumlu tutum sergilemeli ve çocuklarını yargılamadan dinlemelidir. Eğer çocuğunuzda kaygı, korku ya da adaptasyon süreciyle ilgili güçlükler gözlemliyorsanız mutlaka bir uzmandan destek almanızı öneririm."
Kendisine iyilik yapmaya çalışan akrabasını önce vurdu, sonra da icra davası açtı
12 Eylül 2025 Cuma - 12:11 Kendisine iyilik yapmaya çalışan akrabasını önce vurdu, sonra da icra davası açtı Eskişehir’de akrabası tarafından tüfekle vurulan 30 yaşındaki adam, ilk verdiği "Kendimi vurdum" ifadesini değiştirip, ilgisizlikten dolayı amcasının oğlu hakkında dava açtı. Vurduğu akrabasına ihtiyaçları için yaklaşık 300 bin lira gönderen şahıs da, iddiaya göre hakkında dava açılması üzerine karşı icra dava açtı. Eskişehir’de yaşayan 30 yaşındaki evli ve 3 çocuk babası Harun Çınar’ın başına geçtiğimiz ocak ayında talihsiz bir olay geldi. Çınar’ın iddiasına göre, amcasının oğlu Ş.Ç. sosyal medya hesabından moralinin bozuk olduğuna dair paylaşım yaptı. Akrabasının, Tepebaşı ilçesinin kırsal Danışment Mahallesi’nde bulunan evde 2 arkadaşlarıyla birlikte alkol aldığını öğrendi. Akrabasını merak eden Çınar, onun bulunduğu yere giderek alkollü amcasının oğlunu kent merkezine götürmeyi teklif etti. Daha sonra Harun Çınar’ın aracına binen Ş.Ç., köyden çıktıktan sonra araçtan inmek istedi. Bahse konu noktanın da oldukça ıssız olduğunu hatırlatan Harun Çınar, akrabasını bırakmak istemedi. Sert bir şekilde çıkış yapan Ş.Ç., aracı durdurmazsa onu yanındaki tüfekle vuracağını söyledi. Bunu ciddiye almayan Harun Çınar, ısrar sonrası durdu. İddiasına göre tüfeğiyle araçtan inen Ş.Ç., kendisine gitmemesi yönünde ısrar eden amcasının oğlu Harun Çınar’a tüfeği ile 2 el ateş etti. Fişeklerden biri isabet almazken, diğeri Çınar’ın sol bacağını deldi. Kanaması başlayan Harun Çınar, tişörtü ile bacağını bağlayarak kanamayı azaltmaya çalıştı. O sırada yaptığından pişman olan Ş.Ç.’ye kendisini hastaneye götürmesini rica etti. Ş.Ç. tarafından Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne getirilen Harun Çınar burada tedavi altına alındı. Harun Çınar, evli ve 3 çocuk sahibi akrabasını korumak için tedavisi sürerken "Kendimi vurdum" yazılı ifadeye imza attı. Şüpheli Ş.Ç. de pişman olduğunu belirterek tedavisi için amcasının oğluna, açıklama bölümüne ’Borç’ yazarak banka havalesi ortalama 300 bin lira gönderdi. "Amcasının oğluna icra davası açtı" Bacağındaki sinirler ciddi hasar alan, akabinde aylarca yatağa bağlı kalan Harun Çınar, iddiasına göre kendisini vuran amca oğlunun "Geçmiş olsun" diyerek dahi aramadığını belirtti. Buna oldukça içerleyen ve belediyedeki işinden ayağındaki sorun nedeniyle başka bir pozisyona geçirilen, ayağında hissizlik oluşan ve yardım almadan yürüyemeyen Çınar, akrabasıyla kendisiyle ilgilenmediği için ifadesini değiştirip Ş.Ç. hakkında dava açtı. Kendisine dava açıldığını öğrenen şüpheli ise verdiği 240 bin TL’nin borç olduğunu belirterek, iddiaya göre vurduğu amcasının oğlu Harun Çınar’a icra davası açtı. "Kafasını yerlere vurmaya başladı" Olay gününü anlatan Harun Çınar, "Amcaoğlum Ş.Ç., Danışment köyünde oturup içerlerken WhatsApp grubundan mesaj atmış, kötüyüm diye. Ben de yanına gittim sohbet etmek, muhabbet etmek için. Onlar içmiş, alkolü fazla kaçırmışlar. Ondan sonra elinde bir silah vardı, ava gidelim falan diyorlardı. Tüfek vardı. Yarım saat falan bir muhabbet oldu. Sonra vazgeçtiler, çıktık oradan. Ben sarhoş diye arabayla evine götüreyim bırakayım dedim. Danışment köyünden çıkışında tam giderken yolda ’seni vuracağım’ diye söylemlerde bulundu. Seyir halinde iken ’ineceğim ben burada’ dedi. Ben de ’evine götüreyim seni’ dedi. Konuşma esnasında 2-3 defa beni vuracağını söyledi. Arabayı durdurdum, arkasına geçtiğimizde tekrardan ’abi gel evine götüreyim’ dedikçe beni vuracağını söyledi, ben de şaka yapıyor zannettim ve ’vurursan vur’ dedim. Arkaya adım attım arabaya doğru. İki silah sesi duydum. Ondan sonra orada yere düştüm. Kanlar fışkırmaya başladı zaten. İlk önce üstümdeki tişörtü çıkarttım, turnike yaptım bacağıma. Ondan sonra yanımda gelip ’teslim olacağım’ diye kafasını yerlere vurmaya başladı. Kendisine ’abi beni hastaneye götür. İlk önce beni götür, sonra teslim olacaksan ol, ne yapacaksan yap dedim’" diye konuştu. "Hem vurdu, vurduktan sonra icra yolladı" Akrabasını ilgisizliğinden dolayı şikayet ettiği için onun da kendisine icra davası açtığını iddia eden Çınar, "Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne götürdü beni. Orada baygın olduğum halde bir tane ifade getirdiler işte. ’Şikayetçi olamayacak mısın’ dediler. Ben de 3 çocuğu var diye onu korumak için ’olmayacağım’ dedim. Tedavim için bankadan bana 300 bin lira gönderdi ve dekonta borç yazmış. Sağlık durumum bozulunca ve benimle ilgilenmeyince ifademi değiştirip dava açtım. Kaynakçıydım mesleğimden de oldum. Sağlığım bozuldu, çocuğumu kucağına alamıyorum, götüremiyorum. Günde belki iki üç kere yere düşüyorum. Kiramı verdiği için bana icra göndermiş paraları almaya. Ben zaten en başında gördüm. Dekontlarda altına borç yazmışlar. Zaten her şeyi planlamışlar. Hem vurdu, vurduktan sonra icra yolladı" ifadelerini kullandı. "Karşı tarafın kötü niyeti ortada" Harun Çınar’ın avukatı Burak Ağıldere ise konuyla ilgili olarak, "Müvekkilim bacağından ciddi şekilde yaralanıyor. Şu anda ayakta zar zor duruyor. Şahıs, sinir krizi geçiriyor. ’Ben ne yaptım, bundan sonra çocuklarımın yüzüne nasıl bakacağım, cezaevine düşeceğim’ gibi bir sinir krizi geçiriyor. Müvekkil de ’Abi sırası değil, hastaneye gitmem gerekiyor, çok kan kaybediyorum’ diyor. Sonrasında şahıs müvekkili burada hastaneye yetiştiriyor. Bu esnada müvekkil tabii ki çok fazla kan kaybettiği için alınan ifadesindeki beyanları okuma şansı olmaksızın beyanı imzalıyor. Daha sonrasında öğreniyor ki sanki kendi kendisine vurmuş gibi bir beyan imzalatılıyor müvekkile. Aynı zamanda da şahıslar, müvekkili vuran şahıslar uzun bir süre müvekkile şikayetçi olmaması konusunda telkinlerde bulunuyorlar. Hatta yeri geliyor evine gelerek baskı yapıyorlar, para teklif ediyorlar. Yaklaşık 300 bin lira gibi bir rakam aslında müvekkile borç açıklamasıyla ödeniyor. Sonrasında biz şikayetimizi yaptıktan sonra da karşı taraf bu borç açıklamasıyla gönderildiğini ileri sürerek müvekkilden bu ödediği paraların iadesi için bir icra takibi de başlattı. Biz bu icra takibine de itiraz ettik. Karşı tarafın kötü niyeti ortada. Umuyorum ki soruşturma içerisinde gerekli cezayı alacaktır" dedi.
Kendisine iyilik yapmaya çalışan akrabasını önce vurdu, sonra da icra davası açtı
12 Eylül 2025 Cuma - 12:08 Kendisine iyilik yapmaya çalışan akrabasını önce vurdu, sonra da icra davası açtı Eskişehir’de akrabası tarafından tüfekler vurulan 30 yaşındaki adam, ilk verdiği "Kendimi vurdum" ifadesini değiştirip ilgisizlikten dolayı amcasının oğlu hakkında dava açtı. Vurduğu akrabasına ihtiyaçları için yaklaşık 300 bin lira gönderen şahıs da, iddiaya göre hakkında dava açılaması üzerine karşı icra dava açtı. Eskişehir’de yaşayan 30 yaşındaki evli ve 3 çocuk babası Harun Çınar’ın başına geçtiğimiz Ocak ayında talihsiz bir olay geldi. Çınar’ın iddiasına göre amcasının oğlu Şenol Ç.’nin sosyal medya hesabından moralinin bozuk olduğuna dair yaptığı paylaşımı gördü. Akrabasının, Tepebaşı ilçesinin kırsal Danışment Mahallesi’nde bulunan evde 2 arkadaşlarıyla birlikte alkol aldığını öğrendi. Akrabasını merak eden Çınar, onun bulunduğu yere giderek alkollü amcasının oğlunu kent merkezine götürmeyi teklif etti. Daha sonra Harun Çınar’ın aracına binen Şenol Ç., köyden çıktıktan sonra araçtan inmek istedi. Bahse konu noktanın da oldukça ıssız olduğunu hatırlatan Harun Çınar, akrabasını bırakmak istemedi. Sert bir şekilde çıkış yapan Şenol Ç., aracı durdurmazsa onu yanındaki tüfekle vuracağını söyledi. Bunu ciddiye almayan Harun Çınar, ısrar sonrası durdu. İddiasına göre tüfeğiyle araçtan inen Şenol Ç., kendisine gitmemesi yönünde ısrar eden amcasının oğluna Harun Çınar’a tüfeği ile 2 el ateş etti. Fişeklerden biri isabet almazken, diğeri Çınar’ın sol bacağını deldi. Kanaması başlayan Harun Çınar, tişörtü ile bacağını bağlayarak kanamayı azaltmaya çalıştı. O sırada yaptığından pişman olan Şenol Ç.’ye kendisini hastaneye götürmesini rica etti. Şenol Ç. tarafından Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne getirilen Harun Çınar burada tedavi altına alındı. Harun Çınar, evli ve 3 çocuk sahibi akrabasını korumak için tedavisi sürerken "Kendimi vurdum" yazılı ifadeye imza attı. Şüpheli Şenol Ç, de pişman olduğunu belirterek tedavisi için amcasının oğluna, açıklama bölümüne ’Borç’ yazarak banka havalesi ortalama 300 bin lira gönderdi. "Amcasının oğluna icra davası açtı" Bacağındaki sinirlere ciddi hasar alan, akabinde aylarca yatağa bağlı kalan Harun Çınar, iddiasına göre kendisini vuran amca oğlunun "Geçmiş olsun" diyerek dahi aranmadığını belirtti. Buna oldukça içerleyen ve belediyedeki işinden ayağındaki sorun nedeniyle başka bir pozisyona geçirilen, ayağında hissizlik oluşan ve yardım almadan yürüyemeyen Çınar, akrabasıyla kendisiyle ilgilenmediği için ifadesini değiştirip Şenol Ç. hakkında dava açtı. Kendisine dava açıldığını öğrenin şüpheli ise verdiği 240 bin TL’yi borç olduğunu belirten Şenol Ç., iddiaya göre vurduğu amcasının oğluna icra davası açtı. "Kafasının yerleri vurmaya başladı"" Olay gününü anlatan Harun Çınar, "Amcaoğlum Şenol Ç., Danışment köyünde oturup içerlerken WhatsApp grubundan mesaj atmış, kötüyüm diye. Ben de yanına gittim sohbet etmek, muhabbet etmek için. Onlar içmiş, alkolü fazla kaçırmışlar. Ondan sonra elinde bir silah vardı, ava gidelim falan diyorlardı. Tüfek vardı. Yarım saat falan bir muhabbet oldu. Sonra vazgeçtiler, çıktık oradan. Ben sarhoş diye arabayla evine götüreyim bırakayım dedim. Danışment köyünden çıkışında tam giderken yolda ’Seni vuracağım’ diye söylemlerde bulundu. Seyir halinde iken ’İneceğim ben burada’ dedi. Ben de ’Evine götüreyim seni’ dedi. Konuşma esnasında 2-3 defa beni vuracağını söyledi, Arabayı durdurdum, arkasına geçtiğimizde tekrardan ’Abi gel evine götüreyim’ dedikçe beni vuracağını söyledi, ben de şaka yapıyor zannettim ve ’Vurursan vur’ dedim. Arkaya adıma attım arabaya doğru. İki silah sesi duydum. Ondan sonra orada yere düştüm. Kanlar fışkırmaya başladı zaten. İlk önce üstümdeki tişörtü çıkarttım, turnike yaptım bacağıma. Ondan sonra yanımda gelip ’Teslim olacağım’ diye kafasının yerleri vurmaya başladı. Kendisine ‘Abi beni hastaneye götür. İlk önce beni götür, sonra teslim olacaksan ol, ne yapacaksan yap dedim’" diye konuştu. "Hem vurdu, vurduktan sonra icra yolladı" Akrabasının ilgisizliğinden ve kendisini şikayet ettiği için icra davası açtığını iddia eden Çınar, "Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne götürdü beni. Orada baygın olduğum halde bir tane ifade getirdiler işte. ‘Şikayetçi olamayacak mısın?’ dediler. Ben de 3 çocuğu var diye onu korumak için ‘Olmayacağım’ dedim. Tedavim için bankadan bana 300 bin lira gönderdi ve dekonta borç yazmış. Sağlık durumun bozulunca ve benimle ilgilenmeyince ifademi değiştirip dava açtım. Kaynakçıydım mesleğimden de oldum. Sağlığım bozuldu, çocuğumu kucağına alamıyorum, götüremiyorum. Günde belki iki üç kere yere düşüyorum. Kiramı verdiği için bana icra göndermiş paraları almaya. Ben zaten en başında gördüm. Dekontlarda altına borç yazmışlar. Zaten her şeyi planlamışlar. Hem vurdu, vurduktan sonra icra yolladı" ifadelerini kullandı. "Karşı tarafın kötü niyeti ortada" Harun Çınar’ın avukatı Burak Aladere ise konuyla ilgili olarak, "Müvekkilim bacağından ciddi şekilde yaralanıyor. Şu anda ayakta zayi, zorlu duruyor. Şahıs, sinir krizi geçiriyor. ’Ben ne yaptım, bundan sonra çocuklarımın yüzüne nasıl bakacağım, cezaevine düşeceğim’ gibi bir sinir krizi geçiriyor. Müvekkil de ’Abi sırası değil, hastaneye gitmem gerekiyor, çok kan kaybediyorum’ diyor. Sonrasında şahıs müvekkili burada hastaneye yetiştiriyor. Bu esnada müvekkil tabii ki çok fazla kan kaybettiği için alınan ifadesindeki beyanları okuma şansı olmaksızın beyanı imzalıyor. Daha sonrasında öğreniyor ki sanki kendi kendisine vurmuş gibi bir beyan imzalatılıyor müvekkile. Aynı zamanda da şahıslar, müvekkili vuran şahıslar uzun bir süre müvekkili şikayetçi olmaması konusunda telkinlerde bulunuyorlar. Hatta yeri geliyor evine gelerek baskı yapıyorlar, para teklif ediyorlar. Yaklaşık 300 bin lira gibi bir rakam aslında müvekkile borç açıklamasıyla ödeniyor. Sonrasında biz şikayetimizi yaptıktan sonra da karşı taraf bu borç açıklamasıyla gönderildiğini ileri sürerek müvekkilden bu ödediği paraların iadesi için bir icra takibi de başlattı. Biz bu icra takibine de itiraz ettik. Karşı tarafın kötü niyeti ortada. Umuyorum ki soruşturma içerisinde gerekli cezayı alacaktır" dedi.
Otizmli gençlerin istihdamının önündeki engellerin kaldırılması projesi
12 Eylül 2025 Cuma - 10:54 Otizmli gençlerin istihdamının önündeki engellerin kaldırılması projesi Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü tarafından yürütülen ve Avrupa’dan ortakların da yer aldığı uluslararası "Otizmli Gençlerin Destekli İstihdamında İş Verenler ve Çalışma Arkadaşları İçin Yol Haritası" konulu projeyle, otizmli gençlerin sürdürülebilir istihdamının önündeki engellerin kaldırılması hedefleniyor. Projenin yürütücülüğünü Doç. Dr. Gizem Yıldız üstlenirken, Anadolu Üniversitesi’nden Arş. Gör. Melike Kurtuluş-Uzlu araştırmacı olarak projede görev alıyor. Projeye Eskişehir Valiliği, Alpaslan Otizm Vakfı ile İspanya, Avusturya ve Romanya’dan partnerler destek veriyor. Projenin temel amacı, otizmli gençlerin istihdama dahil edilmesinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri olan işveren ve çalışma arkadaşlarının bilgi eksikliğini gidermek. Yanlış kanılar ve önyargılar nedeniyle otizmli gençler çoğu zaman engelli kontenjanında bile tercih edilmiyor. Bu durumu aşmak için, gençlerin yetenekleri, iş ortamında nasıl desteklenebilecekleri ve sosyal etkileşimde nasıl güçlendirilebilecekleri konusunda işveren ve çalışanlara adım adım yol gösteren bir rehber hazırlanıyor. Proje, bugüne kadar "birey odaklı" veya "engel odaklı" çalışmaların aksine, "çevrenin güçlendirilmesi" yaklaşımını benimsiyor. Bu sayede, otizmli bireylerin çevresindeki iş ortamı ve çalışma arkadaşları da bilinçleniyor, gençlerin istihdam edilebilirliği artırılıyor. Doç. Dr. Gizem Yıldız, projenin amacını şöyle özetliyor: "Otizmli gençlerin sürdürülebilir istihdamı hem birey hem de toplum için yaşam kalitesini artırıyor. Bu proje, işverenler ve çalışma arkadaşlarının bilinçlenmesiyle engelleri kaldırmayı ve gençlerimizin iş hayatında eşit fırsatlar bulmasını hedefliyor."