Yerel Haberler
Eskişehir
26 Mart 2026 Perşembe - 15:59 Eskişehir’de yaralamalı kaza sonrası ilginç tartışma Eskişehir’de 73 yaşındaki yaşlı adamın yaralandığı trafik kazası sonrası ilginç bir tartışma çıktı. Yayanın çarptığı iddia edilen dolmuşun şoförü, yaşlı adama çarpmadığını, yaralanan kişinin aslında elektrikli bisiklet sürücüsü olduğunu ve kendi idaresindeki araca çarptığını öne sürdü. Olay, dün Kurtuluş Mahallesi İnal Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre; İ.Y. (52) idaresindeki 26 M 0097 plakalı dolmuş, M.U. (73) isimli yaşlı adama çarptı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı, ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yayaya mı dolmuş çarptı, dolmuşa mı elektrikli bisiklet çarptı belli değil Ambulansın gitmesi sonrası olay yerinde ilginç bir tartışma çıktı. Dolmuş şoförü, yaya olduğu iddia edilen yaralının aslında elektrikli bisiklet sürücüsü olduğunu ve kendi idaresindeki araca çarptığını öne sürdü. Dolmuşun sağ camında kırık olduğu görülürken, yaşlı adamın kızı ise şoföre, "Benim babam motora binmez" dedi. "Arabayı ben kullanıyordum, yalan söylüyor" Tartışma sırasında bir genç, kazaya karıştığı belirtilen elektrikli bisiklet ile olay yerine geldi. Elektrikli bisikleti kendisinin kullandığını söyleyen genç, dolmuşun kendisine değil yaşlı dedeye çarptığını iddia etti. Buna sinirlenen dolmuş şoförü, yaşlı adamın kullandığı elektrikli bisikletin kendi aracına çarptığını belirterek "Bütün herkes gördü, görmediniz mi? Yanlış konuşuyor, siz kafayı mı yediniz? Öyle değil kurban olduğum. Arabayı ben kullanıyordum, yalan söylüyor" diyerek tepkisini dile getirdi. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
26 Mart 2026 Perşembe - 15:32 İÇEM’de su bilinci küçük yaşta kazandırılıyor Anadolu Üniversitesi bünyesinde, çocuklarda çevre bilinci ve sürdürülebilir su tüketimi farkındalığı oluşturmak amacıyla İşitme Engelli Çocuklar Eğitim Merkezi’nde (İÇEM) bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, QNB’nin desteğiyle Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen "Su ile Hayata Projesi" kapsamında Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Handan Deveci’nin koordinatörlüğünde eğitmen Eslem Önal ile İÇEM ortaokul öğrencileri, öğretmenler ve eğitimciler bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi’nin sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, küresel su gündemi çocukların yaş düzeyine uygun, eğlenceli ve öğretici içeriklerle ele alındı. Programda, temiz suya erişim ve suyun bilinçli kullanımı interaktif yöntemlerle anlatılırken, katılımcılar suyun yaşam için taşıdığı önemi farklı etkinliklerle deneyimleme fırsatı buldu. Eğitmen Eslem Önal tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının önemi vurgulandı. Etkinlik boyunca öğrencilerin konuya gösterdiği ilgi ve aktif katılım dikkat çekti. Prof. Dr. Deveci: "Su kaynaklarının korunması geleceğin en kritik meselesidir" Etkinliğin ardından değerlendirmede bulunan Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Handan Deveci, su bilincinin erken yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Çocuklarımıza bu yaşlarda kazandırdığımız her bir bilinçli tüketim alışkanlığı, yarının dünyasını şekillendirecek en büyük güçtür. Bugün burada gördüğümüz ilgi ve çocuklarımızın heyecanı, bu tür etkinliklerin ne kadar doğru bir yolda olduğunu gösteriyor."
Tütün ve tütün ürünlerinin zararları anlatıldı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 11:33 Tütün ve tütün ürünlerinin zararları anlatıldı Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince toplumda tütün kullanımını azaltmak ve bireylerin sigarayı bırakma süreçlerini desteklemek amacıyla çalışma yapıldı. ’2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ çerçevesinde yer alan ’Kamu kurumlarında sigara bırakma kampanyasının düzenlenmesi’ faaliyetleri sürüyor. Bu çerçevede, 20 Ağustos 2025 tarihinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde Dr. Pakize Gizem Topçu tarafından ’Tütün ve Tütün Ürünlerinin Zararları’ konulu bilgilendirme eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimin ardından, ’Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı Hizmeti’ ile ilgili katılımcılara poliklinik hizmeti sunuldu. "Toplumda farkındalığı artırmayı amaçlıyoruz" Konuyla ilgili açıklama yapan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, söz konusu hizmetin sadece İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile sınırlı kalmadığını söyledi. Eskişehir’de diğer kamu kurum ve kuruluşlarının talepleri çerçevesinde de ziyaretlerin gerçekleştirilerek gerekli planlamaların yapıldığını belirten İl Müdürü Bildirici, "Bakanlığımızın başlattığı bu önemli hizmetle vatandaşlarımızın sigarayı bırakma sürecine destek olmayı hedefliyoruz. Amacımız, toplumda farkındalığı artırmak, tütün ürünlerinin zararlarına dikkat çekmek ve sigarayı bırakmak isteyen bireylerin yanında olmaktır" dedi. "Toplam 13 Sigara Bırakma Polikliniği hizmet veriyor" İl Sağlık Müdürlüğü’nden konu ile ilgili yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer aldı: "Sigara bırakmak isteyen vatandaşlar için ilimiz genelinde toplam 13 Sigara Bırakma Polikliniği hizmet vermektedir. Merkezde; Eskişehir Şehir Hastanesi, Yunus Emre Devlet Hastanesi, Osmangazi Üniversitesi Hastanesi, Tepebaşı 1 No’lu Sağlıklı Hayat Merkezi, Odunpazarı 1 ve 2 No’lu Sağlıklı Hayat Merkezi, Odunpazarı Deliklitaş Sağlıklı Hayat Merkezi ve Tepebaşı Şirintepe Sağlıklı Hayat Merkezi hizmet vermektedir. İlçelerde ise; Alpu İlçe Devlet Hastanesi Beylikova İlçe Devlet Hastanesi, Çifteler Devlet Hastanesi, Mihalıççık Gün Sazak İlçe Devlet Hastanesi ve Sivrihisar İlçe Devlet Hastanesi hizmet vermektedir" ifadeleri yer aldı.
Eskişehir’de ilginç lavanta hasadı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:51 Eskişehir’de ilginç lavanta hasadı Eskişehir’de bir üretici, "Makasını getir, çiçeğini götür" adında ücretsiz bir etkinlik başlatarak kurduğu bahçedeki lavantaları ziyaretçilere ücretsiz hasat ettiriyor. Kozmetik ve kimya sanayinde kullanılan lavantanın hasadını yapan, morun her tonunu barındıran bahçede bol bol fotoğraf çekinen turistler, oraklarla hasat ettikleri lavantaları ise yanlarında götürüyor. Eskişehir’de yaşayan Erhan İnan, Odunpazarı ilçesine bağlı kırsal Akçakaya Mahallesi’nde bulunan tarım arazisine 5 yıl önce lavanta ekmeye karar verdi. 20 boyunca kökü toprakta kalabilen, lavantanın bu yılki hasadı başladı. İşçi yerine arazisini ziyaret eden misafirlerin hasat ettiği lavanta bahçesindeki etkinliğe yoğun katılım gerçekleşti. Orak yardımıyla toplanan lavantaları, toplayan misafirler yanlarında götürdüler. Sapları ile birlikte işlenen 100 kilodan 2 litre yağ elde edilen lavantaların seyrine doyumsuz manzarasında özellikle çiftler fotoğraf çekinmeyi ihmal etmedi. Morun her tonunu barındıran bahçede hasat yağan misafirler lavantadan yapılan gazoz, bal, sirke, parfüm gibi ürünleri inceledi. Lavanta toplayan turist ve misafirler fotoğraflanırken, ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. "Gün batımını yakalamak isteyen fotoğrafçılar, akşam saatlerinde yoğun çekim yapıyor" Lavanta bahçesi sahibi Erhan İnan, etkinlikle alakalı, "Gördüğünüz gibi, bu tarlamızdaki lavantaları beş yıl önce ektik. Burası normalde kuru tarım yapılan, kurak, taşlı ve kireçli toprakların bulunduğu, verimin düşük olduğu bir bölge. Alternatif ürün olarak lavantayı tercih ettik ve denedik. Toprak tahlilleri sonucunda lavantanın toprağımıza uygun olduğunu gördükten sonra ektik. Başarılı olduk. Çiçeklerimiz beşinci yılında ve hâlâ gençlik dönemindeler. Lavanta, kozmetik ve kimya sanayinde kullanılan, çok yönlü bir bitki. Bölgemiz, Beşikköy Şelale Mesire Alanı yolunda, yoğun trafiğin olduğu bir yerde. Bu nedenle insanlar bizi tercih ediyor; yol üstünde olmamız ve bu deneyimi yaşamak istemeleri nedeniyle buraya geliyorlar. Çok şaşırıyorlar. "Eskişehir’de lavanta yetişiyor mu?" diyorlar. Başlangıçta bu merakla geliyorlar. Normalde lavanta görmek için Isparta, Kuyucak ya da Burdur’daki Salda Gölü taraflarına gidiyorlardı. "Çok yakınımızda varmış," diyerek olumlu tepkiler veriyorlar. Burası, evlenme tekliflerinden sünnet düğünlerine, normal düğün çekimlerinden açık alan fotoğraf çekimlerine kadar pek çok etkinlik için tercih ediliyor. Özellikle gün batımını yakalamak isteyen fotoğrafçılar, akşam saatlerinde yoğun çekim yapıyor. Bu yola çıkarken zaten bunları hedefleyerek bir yol çizmiştik. Maliyetler getirisinin üzerine çıktığı için bu sene çiçeklerimizin büyük bir bölümünü tarlada bırakmak zorunda kaldık. Bu yüzden, çiçekleri tarlada bırakacağımıza bir etkinlik düzenlemeye karar verdik. "Makasını getir, çiçeğini götür" adıyla ücretsiz bir etkinlik başlattık. İnsanlar buraya geliyor, kendi çiçeklerini kesiyor, önce fotoğraflarını çektiriyor ve mutlu bir şekilde ayrılıyor" dedi. "Elimizde gördüğünüz gibi lavantaları evimize" Boş vaktini ailesiyle birlikte doğada geçirmeyi sevdiğini belirten ve lavanta bahçesindeki hasat etkinliğini sosyal medyadan gördüğünü belirten 34 yaşındaki İlker Gümüş, "Instagram’da karşıma çıktı. Hafta sonu tatilini değerlendirelim dedik. Bizim için güzel oldu, gayet keyifli. Hasat zamanına denk gelmemiz de iyi oldu. Elimizde gördüğünüz gibi lavantaları evimize, arabamıza koyup değerlendireceğiz. Özellikle buranın ücretsiz olması çok güzel bir şey. Hoşumuza gitti. Zaten yorumları okuyarak gelmiştik. Gerçekten doğayla iç içe, çok güzel bir deneyim. Kokusu nasıl? Mükemmel, gerçekten harika. Zaten araçlarımızda ya da oda kokularında lavanta kullanıyorduk, ama bunu birebir hissetmek çok daha güzel. Çok memnunuz, gerçekten harika. Bu tarz doğayla iç içe etkinliklerin artmasını isteriz. Hele şu zamanlarda, orman yangınlarından sonra gerçekten çok isteriz" ifadelerini kullandı.
Eskişehir’de ilginç lavanta hasadı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:49 Eskişehir’de ilginç lavanta hasadı Eskişehir’de bir üretici, "Makasını getir, çiçeğini götür" adıyla ücretsiz bir etkinlik başlatarak kurduğu bahçedeki lavantaları ziyaretçilere ücretsiz hasat ettiriyor. Kozmetik ve kimya sanayinde kullanılan lavantanın hasadını yapan, morun her tonunu barındıran bahçede bol bol fotoğraf çekinen turistler, oraklarla hasat ettikleri lavantaları ise yanlarında götürüyor. Eskişehir’de yaşayan Erhan İnan, Odunpazarı ilçesine bağlı kırsal Akçakaya Mahallesi’nde bulunan tarım arazisine 5 yıl önce lavanta ekmeye karar verdi. 20 boyunca kökü toprakta kalabilen, lavantanın bu yılki hasadı başladı. İşçi yerine arazisini ziyaret eden misafirlerin hasat ettiği lavanta bahçesindeki etkinliğe yoğun katılım gerçekleşti. Orak yardımıyla toplanan lavantaları, toplayan misafirler yanlarında götürdüler. Sapları ile birlikte işlenen 100 kilodan 2 litre yağ elde edilen lavantaların seyrine doyumsuz manzarasında özellikle çiftler fotoğraf çekinmeyi ihmal etmedi. Morun her tonunu barındıran bahçede hasat yağan misafirler lavantadan yapılan gazoz, bal, sirke, parfüm gibi ürünleri inceledi. Lavanta toplayan turist ve misafirler fotoğraflanırken, ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. "Gün batımını yakalamak isteyen fotoğrafçılar, akşam saatlerinde yoğun çekim yapıyor" Lavanta bahçesi sahibi Erhan İnan, etkinlikle alakalı, "Gördüğünüz gibi, bu tarlamızdaki lavantaları beş yıl önce ektik. Burası normalde kuru tarım yapılan, kurak, taşlı ve kireçli toprakların bulunduğu, verimin düşük olduğu bir bölge. Alternatif ürün olarak lavantayı tercih ettik ve denedik. Toprak tahlilleri sonucunda lavantanın toprağımıza uygun olduğunu gördükten sonra ektik. Başarılı olduk. Çiçeklerimiz beşinci yılında ve hâlâ gençlik dönemindeler. Lavanta, kozmetik ve kimya sanayinde kullanılan, çok yönlü bir bitki. Bölgemiz, Beşikköy Şelale Mesire Alanı yolunda, yoğun trafiğin olduğu bir yerde. Bu nedenle insanlar bizi tercih ediyor; yol üstünde olmamız ve bu deneyimi yaşamak istemeleri nedeniyle buraya geliyorlar. Çok şaşırıyorlar. "Eskişehir’de lavanta yetişiyor mu?" diyorlar. Başlangıçta bu merakla geliyorlar. Normalde lavanta görmek için Isparta, Kuyucak ya da Burdur’daki Salda Gölü taraflarına gidiyorlardı. "Çok yakınımızda varmış," diyerek olumlu tepkiler veriyorlar. Burası, evlenme tekliflerinden sünnet düğünlerine, normal düğün çekimlerinden açık alan fotoğraf çekimlerine kadar pek çok etkinlik için tercih ediliyor. Özellikle gün batımını yakalamak isteyen fotoğrafçılar, akşam saatlerinde yoğun çekim yapıyor. Bu yola çıkarken zaten bunları hedefleyerek bir yol çizmiştik. Maliyetler getirisinin üzerine çıktığı için bu sene çiçeklerimizin büyük bir bölümünü tarlada bırakmak zorunda kaldık. Bu yüzden, çiçekleri tarlada bırakacağımıza bir etkinlik düzenlemeye karar verdik. "Makasını getir, çiçeğini götür" adıyla ücretsiz bir etkinlik başlattık. İnsanlar buraya geliyor, kendi çiçeklerini kesiyor, önce fotoğraflarını çektiriyor ve mutlu bir şekilde ayrılıyor" dedi. "Elimizde gördüğünüz gibi lavantaları evimize" Boş vaktini ailesiyle birlikte doğada geçirmeyi sevdiğini belirten ve lavanta bahçesindeki hasat etkinliğini sosyal medyadan gördüğünü belirten 34 yaşındaki İlker Gümüş, "Instagram’da karşıma çıktı. Hafta sonu tatilini değerlendirelim dedik. Bizim için güzel oldu, gayet keyifli. Hasat zamanına denk gelmemiz de iyi oldu. Elimizde gördüğünüz gibi lavantaları evimize, arabamıza koyup değerlendireceğiz. Özellikle buranın ücretsiz olması çok güzel bir şey. Hoşumuza gitti. Zaten yorumları okuyarak gelmiştik. Gerçekten doğayla iç içe, çok güzel bir deneyim. Kokusu nasıl? Mükemmel, gerçekten harika. Zaten araçlarımızda ya da oda kokularında lavanta kullanıyorduk, ama bunu birebir hissetmek çok daha güzel. Çok memnunuz, gerçekten harika. Bu tarz doğayla iç içe etkinliklerin artmasını isteriz. Hele şu zamanlarda, orman yangınlarından sonra gerçekten çok isteriz" ifadelerini kullandı. (BT-Y)
Dijitalleşme fotoğrafçılıkta işleri de çalışan sayısını da azalttı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:26 Dijitalleşme fotoğrafçılıkta işleri de çalışan sayısını da azalttı Fotoğrafçılık yapan Serhat İşler, dijitalleşmenin sektörde çalışanlar ile müşteri sayısını büyük ölçüde azalttığını söyledi. Uzun yıllardır fotoğrafçılık yapan Serhat İşler, dijitalleşmenin sektörde ciddi değişikliklere yol açtığını belirtti. Eskiden çok sayıda düğün ve sünnet davetiyesi bastıklarını ifade eden İşler, artık birçok kişinin davetlilerini internet üzerinden çağırmayı tercih ettiğini söyledi. Bu durumun davetiye basım işlerini önemli ölçüde azalttığını söyleyen İşler, "Sektörde uzun süre çalışmış olmanın avantajıyla hala belli bir müşteri kitlesine hizmet veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Fotoğrafçılık sürdürülebilir halden çıkıyor" Yeni mezun gençlerin sektöre girmekte zorlandığını vurgulayan İşler, "Fotoğrafçılık mesleğine yeni başlayanlar genelde kısa sürede dükkan açıp ardından kapattığından dolayı fotoğrafçılığın sürdürülebilir halden çıkmasına sebep oluyor" dedi. "Mesleğin gelecek vaat ettiğini düşünmüyorum" Fotoğrafçılığın kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında olduğunu söyleyen İşler, "Mesleğin gelecek vaat ettiğini düşünmüyorum. Ancak gerçekten yetenekli olanlar mesleğe devam edebilir" ifadelerini kullandı. "Profesyonel fotoğrafçılara olan ihtiyaç azaldı" İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte insanların çeşitli uygulamalar üzerinden kendi fotoğraflarını düzenlemeye çalıştığını belirten İşler, "Bu durum profesyonel fotoğrafçılara olan ihtiyacı azaltıyor" dedi. "Freelancer adı altında çalışan bazı kişiler, müşteriden ücreti aldıktan sonra işi teslim etmiyor" Bazı müşterilerin mağdur edildiğine de dikkat çeken İşler, "Freelancer adı altında çalışan bazı kişiler, müşteriden ücreti aldıktan sonra işi teslim etmiyor. Bu da bir tür dolandırıcılık haline gelmiş olduğundan dolayı bu alanda iş yapacak kişilerin güvenilir olması çok önemli" şeklinde konuştu.
Ertuğrulgazi mahallesinde yol ve temizlik çilesi
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:46 Ertuğrulgazi mahallesinde yol ve temizlik çilesi Eskişehir’de Tepebaşı ilçesine bağlı Ertuğrulgazi mahallesinde yaşadıkları temizlik ve yol sorunlarını dile getiren vatandaşlar, çözüm için ilgilileri göreve çağırıyor. Ertuğrulgazi mahallesi sakinleri, sorunlarını ve taleplerini anlattı. Parklarda yeterince temizlik çalışması yapılmadığını, geri dönüşüm malzemelerinin toplanmadığını ve asfaltlanmayan bozuk yollar nedeniyle sıkıntılar yaşadıklarını söyleyen mahalleli, yetkili kurumlardan çözüm beklediklerini ifade etti. Bölgedeki yaşlı nüfusun yakın çevrede ulaşabilecekleri banka ve su ATM’leri olmaması nedeniyle zorluk çektiğini de belirten vatandaşlar, Tepebaşı Belediyesi’nin sorunlarıyla ilgilenmediğini iddia ediyor. "Avrupa kenti dediğimiz Eskişehir’de bu tozu millete yutturmanın alemi yok" Yaşar Özmumcu, "Parkları çok kirletiyorlar ve hiç temizlenmiyor. Eskiden görevliler vardı, artık onlar da yok. Parkların halini bir görün. Atılan pislik ortada. Ayrıca bozuk yollardan şikayetçiyiz. Oralardan gelip geçerken tozu toprağı yutuyoruz. Lafa geldiği zaman modern Avrupa kenti dediğimiz Eskişehir’de bu tozu millete yutturmanın alemi yok" dedi. "Belediye sorunlarımızla ilgilenmiyor" 1973’ten bu yana Ertuğrulgazi mahallesinde yaşadığını söyleyen Mustafa Doğan, "Belediye sorunlarımızla ilgilenmiyor. Biz buraya su ATM’leri yapılmasını istiyoruz. Mahalle olarak istiyoruz ama yok. Demiryolunu geçince biz bunlara ulaşabiliyoruz" şeklinde konuştu. "Ben yetkililerin bu sorunları çözmesini istiyorum artık" Engeli nedeniyle tekerlekli sandalye ile ulaşımını sağlayan Yalçın Aras ise, şunları söyledi: "Bozuk yollar gerçekten çok sıkıntılı. Özellikle engelli sandalyesi ile çok zorlanıyorum. Bazen devrilme tehlikesi atlatıyorum. Bunun dışında, bizim mahallemiz orta ve yaşlı kesime hitap ediyor. Yaşlı, emekli nüfusumuz var. Bu insanlar para çekmek için üst geçitten Çamlıca’ya geçmek zorunda. İnsanlar karşıya geçmeye korkuyor. Çilem caddesi üzerinde köprülerin bitiştiği noktalarda her gün kaza oluyor. Ben yetkililerin bu sorunları çözmesini istiyorum artık. Bir ATM olmasını istiyorum çünkü Çamlıca’ya geçmeye korkuyorum."
(ÖZEL) Dükkan önüne astıkları afiş vatandaşlara okuma alışkanlığı kazandırıyor
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:43 (ÖZEL) Dükkan önüne astıkları afiş vatandaşlara okuma alışkanlığı kazandırıyor Eskişehir’de bulunan bir sahaf dükkanın önünde yazılı olan ’Boş zamanlarınızda kitap okumayınız. Kitap okumak bir ihtiyaçtır’ afişi cadde üzerinden geçen vatandaşlarda merak uyandırıp dükkan sahibine soru yöneltmelerine sebep oluyor. İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nde bulunan bir sahaf dükkana astığı yazı ile dikkat geçiyor. ’Boş zamanlarınızda kitap okumayınız. Kitap okumak bir ihtiyaçtır’ sloganı bulunan afişte, ’Boş zamanlarınızda kitap okumayınız’ kısmında büyük punto, ikinci kısımda ise küçük punto tercihinin yapılması cadde üzerinden geçenler vatandaşlarda merak uyandırıyor. Bu durum ise dükkan sahibi Ömer Faruk Bozdemir’e ’Neden kitap okumayalım?’ sorusunun yöneltilmesine neden oluyor. Bozdemir ise bu soru ile gelen müşterilere durumu izah ederek kitap okuma alışkanlığı hakkında farkındalık oluşturmak istediğini aktarıyor. "Buna bir farkındalık oluşturmak istedik" Astığı bu afiş ile kitap okuma alışkanlığı hakkında farkındalık oluşturmak istediğini aktaran Ömer Faruk Bozdemir, "Aslında bir farkındalık oluşturmak istedik. Günümüzde malum, kitap genel itibariyle okunmuyor. Yemek yemek nasıl bir ihtiyaçsa kitap okumak da insanın ruhunu, aklını beslemesi için bir ihtiyaç. Buna bir farkındalık oluşturmak istedik. Orada dikkat çekmek istediğimiz şey şu: "Boş zamanlarınızda kitap okumayınız. Kitap okumak bir ihtiyaçtır" şeklinde yazdık. Burada da "Boş zamanlarınızda kitap okumayınız" kısmını yüksek bir punto ile yazdık. "Kitap okumak bir ihtiyaçtır. Aynı şekilde yemek yemek gibi bir ihtiyaçtır." Kitap sadece boş zamanlarda okunabilecek bir meta değildir. Her zaman okunması gereken bir şeydir. Zira aklı ve ruhu besleyecek olan kitaptır. Dolayısıyla o şekilde dikkat çekmek istedik" dedi. "Hayatımızda kitap kültürü ne yazık ki yok" Kitap okuma kültürünün artık insan hayatında olmadığını belirten Bozdemir, "Genel itibarıyla şu anda kitap okumak, boş zamanlarda yapılan bir şey olarak değerlendiriliyor. Örnek veriyorum: Okulda öğretmen çocuğa bir ödev veriyor ve bunun için çocuklar gelip kitap alarak kitapları okuyorlar. Yetişkinler olarak bizim artık hayatımızda kitap kültürü ne yazık ki yok" şeklinde konuştu. Afişi gören vatandaşlar tekrardan kitap okumaya başlıyorlar Oluşturduğu afişin insanlar üzerinde olumlu etki bıraktığını aktaran sahaf Bozdemir, "İnsanlar gelip, "Niye böyle bir şey astınız, boş zamanlarımızda niye kitap okumayalım?" şeklinde geliyorlar. Bu da aslında anlattığımız şeylerin bir tezahürü: Okumuyoruz, ihmal ediyoruz, genelde bakıp geçiyoruz. Çok fazla gelen müşterilerimiz oldu bu şekilde. Yoldan görüp geçen çok kişi oldu. Bu şekilde bize söyleyenler de, "Niye bunu astınız, niye kitap okumayalım?" dediklerinde, altında "Şöyle kısaca bir okuyabilir misiniz?" diyoruz. Sonra zaten insanlar meseleyi anlıyorlar. O yazıyı gördükten sonra insanların aklı tekrar yerine gelip, "Ben önceden çok kitap okuyordum, sonrasında bıraktım. Şimdi gördüm, bende bir farkındalık oluşturdu" deyip gelen çok müşterimiz oldu ve rutin olarak gelip kitap alan çok müşterilerimiz oldu" ifadelerini kullandı.
ESO’dan "İstanbul’a uçuş" çağrısı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 18:36 ESO’dan "İstanbul’a uçuş" çağrısı Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’den İstanbul’a uçuşların sanayi, turizm sektörü ve tüm şehir için kritik önem taşıdığını vurgulayarak, seferlerin haftada en az 2 kez olarak başlamasını istedi. ESO Başkanı Kesikbaş, Hasan Polatkan Havalimanı’nın pandemi dönemindeki 117 bin yolcu rekorunu hatırlatarak Eskişehir’in hava yolu potansiyelini anlattı. ESO’nun düzenlediği Meslek Komiteleri Fikir Sofrası Buluşmaları’nda da gündemin en önemli maddesi olan İstanbul uçuşları, iş dünyasının büyüme hedefleri ve lojistik ihtiyaçları için temel bir unsur olarak öne çıkıyor. Kesikbaş, Eskişehir’in dünyaya bağlanması için bu uçuşların haftada en az 2 kez olarak başlaması gerektiğini savunuyor. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, şehrin sanayi ve ekonomik büyüklüğünü hatırlatarak İstanbul’a uçuşlarının başlaması gerektiğini söyledi. Kesikbaş, "Eskişehir bugün Türkiye’nin en güçlü sanayi merkezlerinden biri haline gelmiştir. Daha önce denemesi yapılan Eskişehir - İstanbul uçuşları döneminde, yani 2011 yılında 500 üyemiz ve 1,7 milyar dolarlık ihracatımız varken, bugün bin 500 üyeye, 90 bin çalışana, 4 buçuk milyar dolar ihracata ve 250’nin üzerinde ihracatçı firmaya ulaşan şirketlerimiz global ölçekte büyük başarılara imza atıyor" dedi. Böyle bir ekonomik güce sahip Eskişehir’den İstanbul’a doğrudan uçuş olmamasını "kabul edilemez" bulduğunu kaydeden Kesikbaş, bu uçuşların haftada en az 2 kez olarak başlamasını talep etti. "Eskişehir, hak ettiği ulaşım imkanlarını talep etmektedir" ESO Başkanı Kesikbaş, açıklamasında, "Hasan Polatkan Havalimanı 2022 yılında, pandemi döneminde 117 bin yolcuya hizmet vererek rekor kırmıştır. Bu tablo, Eskişehir’in havayolu potansiyelini açıkça ortaya koymaktadır. Bugün iş dünyamızın hız, erişim ve bağlantı ihtiyacı her zamankinden daha fazladır" dedi. Kesikbaş, İstanbul uçuşlarının yalnızca sanayicinin değil, aynı zamanda turizmcinin, öğrencinin, sağlık sektörünün ve tüm şehrin ortak talebi olduğunu anlatarak, "Bu uçuşların olmaması, yerli yabancı Eskişehir’e yatırım yapan binlerce firmaya ve şehrin büyüme potansiyeline engel olmaktadır. İlgili kurumların ve havayolu şirketlerinin artık bu talebi görmeleri gerekmektedir. Sanayisiyle, ihracatıyla ve ekonomisiyle Türkiye’ye değer katan Eskişehir, hak ettiği ulaşım imkanlarını talep etmektedir" ifadelerine yer verdi. Sanayi istişare toplantılarının da gündem maddesi oldu Eskişehir Sanayi Odası olarak, şehirdeki tüm sektörleri kapsayan firmaların katılımıyla Meslek Komiteleri Fikir Sofrası Buluşmaları düzenlediklerini söyleyen Başkan Kesikbaş, "Bu toplantılarımızda firmalarımızın görüş ve önerilerini doğrudan dinleyerek şehrimizin ekonomik ve lojistik ihtiyaçlarını tespit ediyoruz" dedi. Özellikle direkt İstanbul uçuşlarının başlaması konusunun toplantıların en önemli gündem maddesi olarak öne çıktığını anlatan Kesikbaş, "İş dünyamızın talepleri, sanayimizin büyüme ve ihracat potansiyelinin desteklenmesi açısından kritik öneme sahip. Bu toplantılar sayesinde ortak akıl ile güçlü bir yol haritası oluşturuyoruz. Eskişehir’in havayolu ile İstanbul’a ve oradan dünyaya bağlanmasını çok fazla önemsiyoruz" dedi.
Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde ’Geleneksel El Sanatları Sergisi’ açıldı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 17:54 Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde ’Geleneksel El Sanatları Sergisi’ açıldı Eskişehir’de bulunan Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde Psikiyatri Servisi hastaları ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) üyelerinin hazırladığı eserler, hastane girişinde sergilenmeye başlandı. Geleneksel El Sanatları Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Törene, il protokolü ve çok sayıda hasta katılım gösterdi. Açılışın ardından protokol üyeleri sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı. Büyük emekle hazırlanan el sanatları ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladı. "Sosyal hayata katılım açısından büyük anlam taşımaktadır" Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu, etkinliğin önemine dikkat çekerek, "Bu tür sergiler, hem tedavi sürecine katkı sağlamakta hem de sosyal hayata katılım açısından büyük anlam taşımaktadır" dedi. "Hastalarımızın el emeği çalışmalarını görmek bizleri mutlu etti" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise, "Psikiyatri hastalarımızın ve TRSM üyelerimizin el emeği çalışmalarını görmek bizleri mutlu etti. Bu tür etkinlikler, ruh sağlığı hizmetlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. Serginin açılışına; Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Odunpazarı İlçe Sağlık Müdürü Dr. Alparslan Temen, Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu, hastane yönetimi ve çok sayıda hasta katıldı.