Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir’de sahte içki operasyonu 26 Mart 2026 Perşembe - 22:06:32 Eskişehir’de polisin düzenlediği kaçak ve sahte alkol operasyonunda, halk sağlığını tehlikeye atan çok sayıda sahte içki ve imalat malzemesi ele geçirilirken, olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen kaçak ve sahte alkol soruşturması kapsamında, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri düğmeye bastı. Edinilen bilgilere göre, belirlenen şüphelilerin kaçak ve sahte alkol ticareti yaparak piyasaya sürdükleri ve bu yolla halk sağlığını ciddi şekilde tehlikeye düşürdükleri tespit edildi. İkametler imalathaneye dönmüş Teknik ve fiziki takibin ardından şüphelilerin ikametlerine eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, aramalarda adeta bir imalathane ile karşılaştı. Yapılan aramalarda; 330 adet sahte içki etiketi, 300 adet sahte içki jelatini, 290 adet sahte içki şişesi, 156 adet sahte içki kapağı, 150 adet sahte içki kapüşonu, 65 litre etil alkol, 21 litre sahte viski, 2 adet huni ve 1 şişe viski aroması ele geçirildi. 3 şüpheli gözaltında Operasyon kapsamında yakalanan 3 şüpheli şahıs, emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet" suçu kapsamında başlatılan adli tahkikatın sürdüğü öğrenildi.
26 Mart 2026 Perşembe - 15:59 Eskişehir’de yaralamalı kaza sonrası ilginç tartışma Eskişehir’de 73 yaşındaki yaşlı adamın yaralandığı trafik kazası sonrası ilginç bir tartışma çıktı. Yayanın çarptığı iddia edilen dolmuşun şoförü, yaşlı adama çarpmadığını, yaralanan kişinin aslında elektrikli bisiklet sürücüsü olduğunu ve kendi idaresindeki araca çarptığını öne sürdü. Olay, dün Kurtuluş Mahallesi İnal Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre; İ.Y. (52) idaresindeki 26 M 0097 plakalı dolmuş, M.U. (73) isimli yaşlı adama çarptı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı, ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yayaya mı dolmuş çarptı, dolmuşa mı elektrikli bisiklet çarptı belli değil Ambulansın gitmesi sonrası olay yerinde ilginç bir tartışma çıktı. Dolmuş şoförü, yaya olduğu iddia edilen yaralının aslında elektrikli bisiklet sürücüsü olduğunu ve kendi idaresindeki araca çarptığını öne sürdü. Dolmuşun sağ camında kırık olduğu görülürken, yaşlı adamın kızı ise şoföre, "Benim babam motora binmez" dedi. "Arabayı ben kullanıyordum, yalan söylüyor" Tartışma sırasında bir genç, kazaya karıştığı belirtilen elektrikli bisiklet ile olay yerine geldi. Elektrikli bisikleti kendisinin kullandığını söyleyen genç, dolmuşun kendisine değil yaşlı dedeye çarptığını iddia etti. Buna sinirlenen dolmuş şoförü, yaşlı adamın kullandığı elektrikli bisikletin kendi aracına çarptığını belirterek "Bütün herkes gördü, görmediniz mi? Yanlış konuşuyor, siz kafayı mı yediniz? Öyle değil kurban olduğum. Arabayı ben kullanıyordum, yalan söylüyor" diyerek tepkisini dile getirdi. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
26 Mart 2026 Perşembe - 15:32 İÇEM’de su bilinci küçük yaşta kazandırılıyor Anadolu Üniversitesi bünyesinde, çocuklarda çevre bilinci ve sürdürülebilir su tüketimi farkındalığı oluşturmak amacıyla İşitme Engelli Çocuklar Eğitim Merkezi’nde (İÇEM) bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, QNB’nin desteğiyle Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen "Su ile Hayata Projesi" kapsamında Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Handan Deveci’nin koordinatörlüğünde eğitmen Eslem Önal ile İÇEM ortaokul öğrencileri, öğretmenler ve eğitimciler bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi’nin sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, küresel su gündemi çocukların yaş düzeyine uygun, eğlenceli ve öğretici içeriklerle ele alındı. Programda, temiz suya erişim ve suyun bilinçli kullanımı interaktif yöntemlerle anlatılırken, katılımcılar suyun yaşam için taşıdığı önemi farklı etkinliklerle deneyimleme fırsatı buldu. Eğitmen Eslem Önal tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının önemi vurgulandı. Etkinlik boyunca öğrencilerin konuya gösterdiği ilgi ve aktif katılım dikkat çekti. Prof. Dr. Deveci: "Su kaynaklarının korunması geleceğin en kritik meselesidir" Etkinliğin ardından değerlendirmede bulunan Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Handan Deveci, su bilincinin erken yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Çocuklarımıza bu yaşlarda kazandırdığımız her bir bilinçli tüketim alışkanlığı, yarının dünyasını şekillendirecek en büyük güçtür. Bugün burada gördüğümüz ilgi ve çocuklarımızın heyecanı, bu tür etkinliklerin ne kadar doğru bir yolda olduğunu gösteriyor."
ÖTV zammı araç piyasasını hareketlendirdi
19 Ağustos 2025 Salı - 10:20 ÖTV zammı araç piyasasını hareketlendirdi 2. el araç alım satımı yapan esnaf Safa Güngören, ÖTV zammıyla birlikte sıfır araç fiyatlarının yükseldiğini, bunun da ikinci el piyasasını hareketlendirdiğini söyledi. Güngören, "Türkiye’de araç almak için her zaman doğru bir dönemdir" diyerek alımı ertelememeyi tavsiye etti. Eskişehir’de 2. el araç alım satımı yapan esnaf yapan Safa Güngören, araç piyasasında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Yeni ÖTV oranının belirlenmesinin ardından 0 araç fiyatlarında artış yaşandı. Bunun sonucunda 2. el araç piyasasında ciddi bir hareketlilik yaşandığını söyleyen Güngören, farklı fiyat aralıklarındaki araçlara yoğun talep olduğunu dile getirdi. Ayrıca araç almak isteyenlerin mümkün olan en kısa sürede alım yapmasının daha kârlı olacağını vurguladı. "Piyasada ciddi bir hareket var" ÖTV zamlarının etkisine değinen Safa Güngören, "Şu anda ÖTV zamlarından dolayı piyasada ciddi bir hareket var. Bu hareketlilik sadece sıfır araçlarda değil, ikinci elde de kendini gösteriyor. Daha önce bazı marka araçların fiyatlarının artacağı beklentisiyle insanlar o araçlara yöneldi. Bunun sonucunda ellerindeki ikinci el araçları piyasaya sürdüler. Bizim burada da aynı şekilde bir canlılık söz konusu. Şu anda piyasa gerçekten hareketli" dedi. "Her araç sınıfına talep var" En çok tercih edilen araç sınıflarını değerlendiren Güngören, "Genel olarak 600-700 bin lira bandındaki otomatik araçlara çok fazla talep var. Bunun dışında 1 milyon ile 1 milyon 200 bin lira bandındaki araçlara da ciddi bir ilgi gösteriliyor. Ama aslında şu dönemde bakarsanız her araç satılıyor. Yani sadece belli sınıflar değil, piyasanın geneline yayılan bir talep söz konusu" diye konuştu. "Türkiye’de araç almak için her zaman doğru dönemdir" Araç alımı için doğru zaman olup olmadığını değerlendiren Safa Güngören, "Bence Türkiye’de her zaman doğru bir dönemdir. Çünkü biz dışa bağlı bir ekonomiyle yaşıyoruz ve Türk lirası sürekli değer kaybediyor. O yüzden araç almak isteyenler ne kadar erken alırsa o kadar karlı çıkar. Beklemenin bir anlamı yok, çünkü araç fiyatları da döviz kurlarıyla birlikte yükseliyor. Dolayısıyla doğru dönem diye bir ayrım yapmaya gerek yok, her zaman doğrudur" ifadelerini kullandı. "Artık yaz-kış farkı kalmadı" Piyasanın mevsimsel etkisine dair görüşlerini de aktaran Güngören, "Eskiden Türkiye’de şöyle bir anlayış vardı: Yazın araç satılır, kışın satılmaz; ama artık bu mantık kalmadı. Şimdi döviz de altın da kışın yükseliyor ve buna paralel olarak araç satışı da devam ediyor. Dolayısıyla yaz ya da kış fark etmiyor, kışın da çok araba satılıyor. Mevsimsel hareketlilik diye bir şey kalmadı" dedi.
Arama kurtarma gönüllüsü karşılaştığı zorlukları ve hazırlık süreçlerini anlattı
19 Ağustos 2025 Salı - 10:02 Arama kurtarma gönüllüsü karşılaştığı zorlukları ve hazırlık süreçlerini anlattı Eskişehir’de 15 yıldır arama kurtarma gönüllüsü olarak görev yapan bugüne kadar deprem, sel ve yangın gibi birçok afet bölgesinde görev alan Yakup Sarıtaş, sahada edindiği deneyimlerle gönüllü ekiplerin karşılaştığı zorlukları ve hazırlık süreçlerini paylaştı. Afet anlarında hızlı ve organize müdahalenin hayati önem taşıdığı Türkiye’de, gönüllülerin omuzladığı sorumluluk dikkat çekiyor. Bu ekiplerden birinde görev alan Yakup Sarıtaş, yıllardır sahada edindiği tecrübeyle afetle mücadelede gönüllülüğün gücünü yansıtıyor. Yakup Sarıtaş, afet bölgesine giderken sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da hazırlıklı olmanın gerekliliğine dikkat çekiyor. Ekipler, hava şartları ne olursa olsun koruyucu kıyafetlerini giyerek göreve çıkıyor. Her afet türü için özel eğitim aldıklarını vurgulayan Sarıtaş, "Yangın için itfaiyeden, deprem için AFAD’dan, sel içinse can kurtaran gibi yerlerden eğitim alıyoruz. Göreve çıkmadan önce her ihtimale karşı hazırlıklı hale geliyoruz" diye konuştu. "Orman yangınlarında görüş alanımız daralıyor" Özellikle orman yangınlarında yaşanan zorluklara dikkat çeken Sarıtaş, sahada her zaman bir geri çekilme planının bulunduğunu, yangının büyümesi durumunda çıkış yollarının hızla kapanabildiğini vurguluyor. "Orman yangınları, normal yangınlara benzemez. Isı seviyesi çok yüksek oluyor ve yoğun duman nedeniyle görüş alanımız daralıyor. Genellikle çam ağaçları yandığı için beyaz duman oluşuyor. Bu da yön bulmayı zorlaştırıyor" dedi. "Vatan sevgisi ve vicdan en büyük motivasyonum" Sahada yaşanan tüm zorluklara rağmen gönüllü olarak görev yapmaya devam ettiğini söyleyen Sarıtaş, bu sürecin temelinde vicdan ve vatan sevgisinin yattığını belirtiyor. Görevine devam etmesindeki en büyük nedenin vatan sevgisi ve vicdanı olduğunu söyleyen Sarıtaş "Başlamadan önce tereddütlerim vardı ama sahaya çıktığınızda her şey değişiyor. İçerideki can sanki sizin kardeşiniz gibi oluyor. Elinizden gelenin fazlasını yapmak istiyorsunuz" diye konuştu. Önceliklerinin her zaman can kurtarmak olduğunu vurgulayan Sarıtaş şunları da ekledi; "Yangında bir kedi yavrusu bile görsek önce onu kurtarır, sonra müdahaleye devam ederiz." "AFAD çağırınca hemen organize oluyoruz" Gönüllü ekiplerin AFAD’a bağlı olarak çalıştığını belirten Sarıtaş, olay anında AFAD’dan gelen çağrıyla derneklerde toplanarak hızlıca olay bölgesine yöneldiklerini söyledi. Yangın gibi olaylarda ise gaz maskesi gibi gerekli ekipmanları alarak organize bir şekilde hareket ettiklerini aktardı. Görev sırasında halktan büyük destek gördüklerini ifade eden Yakup Sarıtaş, "Su ve yemek gibi ihtiyaçlarımız halk tarafından karşılanıyor. Onların bizimle birlikte mücadele vermesi bize moral oluyor" şeklinde konuştu. "Bazen günlerce uyumadığımız oluyor" Görevlerin uzun sürmesi durumunda ekip içinde vardiyalı çalışma sistemine geçtiklerini belirten Sarıtaş, "Bazen günlerce uyumadığımız oluyor. Dinlenmeye çekilsek bile vicdanen sahadan ayrılmak zor oluyor" ifadelerine yer verdi. "Gönüllü olun, yaşın önemi yok" Son olarak gönüllü olmak isteyenlere çağrıda bulunan Sarıtaş şunları söyledi; "Yaşınız kaç olursa olsun, STK’lara başvurarak gönüllü olabilirsiniz. Bu hem vicdanen hem de ülke adına çok kıymetli bir görev"