Yerel Haberler
Eskişehir
Sahur atlanmadığı ve hafif beslenildiği takdirde Ramazan ayı kilo vermek için bir fırsat 26 Şubat 2026 Perşembe - 10:41:40 Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, Ramazan ayında doğru planlanan bir beslenme düzeniyle hem sağlıklı bir oruç süreci geçirilebileceğini hem de kilo kontrolünün sağlanabileceğini belirterek, "Yanlış yapılan iftar ve atlanan sahur, sağlık sorunlarına neden olabilir" uyarısında bulundu. Ramazan ayında en sık yapılan hatalardan birinin, bütün gün aç kalan mideye aniden ağır ve yüksek karbonhidratlı yemeklerle yüklenmek olduğunu ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, bunun kan şekerinde ani yükselme ve düşmelere yol açtığını söyledi. Kilo vermek isteyenler için Ramazan ayının dengeli beslenildiğinde bir fırsat olduğuna değindi. Sahurun atlanmaması gerektiğine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Sayer, protein ağırlıklı beslenilmenin önemine vurgu yaptı. "Sahuru atlamak ciddi kalori açığı oluşturur" Oruç açarken acele edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sayer, şu önerilerde bulundu: "İlk olarak su ve bir adet hurmayla oruç açılabilir. Ardından hafif bir çorba ve salata tercih edilmelidir. Bu sayede gün boyu boş kalan mide ve bağırsak sistemi daha yumuşak bir geçiş yapar. Ayrıca lif tüketimi Ramazan’da sık görülen kabızlık sorununa da destek olur. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika beklemek sindirimi kolaylaştırır ve kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağlar. Sahuru atlamak aslında bir ana öğünü tamamen devre dışı bırakmaktır. Uzun süre ihtiyacımızdan düşük kaloride beslenirsek metabolizma buna adapte olur ve yavaşlar. Bu durum kilo vermeyi zorlaştırabilir, hatta kilo alımına eğilim oluşturabilir. Ayrıca yetersiz protein alımı kas kaybına yol açabilir." "Pide ve tatlı tüketiminde porsiyon kontrolü şart" Sahurda tüketilen besinlerin en az sahur yapmak kadar önemli olduğunu vurgulayan Sayer, "Yumurta, peynir, ayran ve yoğurt gibi protein kaynakları sahurda mutlaka yer almalı. Buna lif grubu ve sağlıklı yağlar da eklendiğinde gün boyunca daha uzun süre tok kalınabilir. Ayrıca bu denge, stres hormonu olarak bilinen kortizolün daha kontrollü seyretmesine yardımcı olur. Yanlış iftar, sahurun atlanması ve aşırı karbonhidrat tüketimi kilo artışına neden olabilir. Ancak doğru kalori dengesi sağlandığında ve protein yeterli miktarda alındığında Ramazan ayı kilo vermek için destekleyici bir dönem olabilir" ifadelerini kullandı. Sayer, Ramazan’da kişiye özel planlanan beslenme programlarının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirterek, bilinçli ve dengeli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:33 Çarpmaktan son anda kurtulduğu bisikletliye önce tokat attı, sonra yerden kaldırdı Eskişehir’de cadde ortasında yavaş bir şekilde seyreden bisikletliye çarpmamak için anlık manevra yapan ve yaşadığı olaydan oldukça korkan motosiklet sürücüsü, önce bisiklet sürücüsüne tokat attı, daha sonra da diğer araçlar çarpmasın diye şahsa yardım etmeye koştu. Geçtiğimiz günlerde Tepebaşı ilçesi Uluönder Mahallesi İsmet İnönü 2 Caddesi üzerinde, trafikte yeşil ışığın yanması ile birlikte Can Türk isimli motosiklet sürücüsü ilerlemeye başladı. Can Türk, yolun yokuş aşağı kısmına geldiğinde son anda fark ettiği ve caddenin ortasında seyreden bisikletli vatandaşı gördüğünde, kaza yapacağı endişesine kapıldı. Önce vurdu, sonra yerden kaldırdı Anlık refleks ile bisikletli şahsa çarpmaktan son anda kurtulan Can Türk, anlık korku ile bisiklet sürücüsüne tepki olarak vurdu. Yaşananlar kask kamerasına anbean yansıdı. Vurmanın etkisi ile olduğu yere düşen bisikletliyi fark eden Can Türk, trafikteki diğer araçlar şahsa çarpmasın diye bu defa motosikletini park ederek olay yerine koştu. Motosiklet sürücüsü, şahsı düştüğü çalılıkların arasından çıkardı. Hem motosiklet sürücüsü hem de bisiklet kullanıcısının oldukça korktuğu kameraya yansıdı. "Herhangi bir araba olsaydı kesinlikle daha feci bir şey yaşanabilirdi" Konuyla ilgili konuşan Can Türk, "İsmet İnönü 2 Caddesi’nde akşam saatlerinde trafikte seyrederken orada devamında yol aşağı doğru indiği için herhangi bir görüş mesafen kalmıyor. Ben de yolun boş olmasını düşündüğümden dolayı biraz hızlı gidiyordum, saatte 60 ya da 70 kilometre hızla. Orada bisikletli bir arkadaşımız akşam sürüşü esnasında kulaklıkları da takılıymış. En sağdan en sol şeride atladığı için bir talihsiz bir olay gerçekleşti. Direkt en sağdan en sola atladı ve herhangi bir araba olsaydı kesinlikle daha feci bir şey yaşanabilirdi. Allah’tan motor kullanıyorum, bilinçli bir sürücüyüm, nasıl fren yapılacağını iyi bildiğim için kısa bir sürede durabildim. Ama onun heyecanıyla onun paniğiyle talihsiz bir şekilde tepki gösterdim" dedi. "Gittim yardım etmeye çalıştım" Attığı tokattan sonra bisiklet sürücüsünün yanına koştuğunu söyleyen Türk şöyle devam etti: "En çok içimde kalan şey de o zaten ondan sonra motoru bıraktıktan sonra arkadaşa yardıma gittiğimde özür diledim, ‘kusura bakma’ dedim. O da yine olayın şokuyla kendisi özür diledi. Ben direkt kendimi çarpışmaya hazırlıyordum, ‘ne tarafa düşebilirim nasıl kendimi koruyabilirim’ diye düşünüyordum. Çok milimetrik bir an oldu zaten. Zar zor kurtardım kendimi. O da şokuyla neye uğradığını şaşırdı. İlk baş arkamı döndüğümde kimsenin olmadığını gördüm, düşmesine zaten ihtimal vermiyordum ama o da kaldırıma çarptığı için çalılıklara düşmüş. Ondan sonra gittim yardım etmeye çalıştım. Konu hız yapmak değil konu durabilmek. Hani ne kadar hızlı gittiğin fren yaptığında anlaşılır. Hızlarına dikkat etsinler."
Hayvancılıkta örnek işletmenin ’Hastalıktan Ari Sertifikası’ yenilendi
06 Şubat 2026 Cuma - 17:27 Hayvancılıkta örnek işletmenin ’Hastalıktan Ari Sertifikası’ yenilendi Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılında yapılan testleri tekrar başarıyla tamamlayan işletmenin ’Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası’nı yeniledi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi eski Dekanı ve Mudanya Üniversitesi Kurucu Rektörü emekli Prof. Dr. Hasan Tosun ile eşi Keziban Tosun’a ait hayvancılık işletmesini ziyaret etti. Tepebaşı İlçesi Tandır Mahallesi’nde faaliyet gösteren işletmeye yönelik ziyaret kapsamında, 2024 yılında ilk kez Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası almaya hak kazanan işletmenin 2025 yılında uygulanan tekrar testlerini de başarıyla tamamladığı tespit edilerek sertifikası yenilendi. İşletmenin bulunduğu konumun hastalıktan ari statüsünün korunmasına önemli katkı sağladığı belirtilirken, Avrupa Birliği standartlarına uygun modern yapıya sahip işletmede hayvanların kaba yem ihtiyacının büyük ölçüde işletmenin kendi imkânlarıyla karşılandığı ifade edildi. Bu durumun, hayvan sağlığı ve süt verimi açısından sürdürülebilir bir üretim modeli sunduğu, aynı zamanda işletme maliyetlerini düşürdüğü vurgulandı. Öte yandan işletmenin AB Onaylı Süt İşletmesi statüsü kazanmasına yönelik başvurusunun bulunduğu ve sürecin devam ettiği bildirildi. Söz konusu statünün elde edilmesiyle birlikte, işletmenin hijyen ve üretim standartlarının uluslararası düzeye taşınması hedefleniyor.
"6 Şubat depremlerinden çıkardığımız dersler" programı
06 Şubat 2026 Cuma - 15:50 "6 Şubat depremlerinden çıkardığımız dersler" programı Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Yer Bilimleri ve Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muammer Tün, afet riskini azaltmanın mümkün olduğunu, bunun ancak bilimsel bilgiye dayalı planlama, denetim ve toplumsal farkındalıkla başarılabileceğini ifade etti. Eskişehir Türk Ocağı tarafından düzenlenen "6 Şubat Depremlerinden Çıkardığımız Dersler" başlıklı programa katılan Doç. Dr. Muammer Tün, yaptığı konuşmada, depremlerin yalnızca birer "doğa olayı" olmadığı; kayıpların büyüklüğünün risk bileşenleri olan tehlike, maruziyet, kırılganlık ve kapasite ile birlikte ele alınmamasından kaynaklandığı vurgulandı. Doç. Dr. Muammer Tün, özellikle zemin problemleri ve yapı stokundaki düzensizlikler; zayıf kat ve yumuşak kat sorunları, malzeme ve işçilik hataları gibi teknik nedenleri somut örneklerle paylaştı. Sunumun ana teması, afet sonrası müdahaleden önce risk azaltma yaklaşımının zorunluluğuna odaklandı. Afetlere dirençli bir kent için; doğa, kent, sanayi, toplum, bilişim ve finans ekosistemlerinin bütüncül bir yönetişim anlayışıyla ele alınması gerektiği belirtildi. Erken uyarı, etkili iletişim, güvenli altyapı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin sürekliliği ile ekonomik dayanıklılığın bir arada planlanmasının altı çizildi. Programda ayrıca, 6 Şubat depremlerinin insani boyutu unutulmadı. Yıkılan binalar, kaybedilen canlar ve enkaz altından gelen yardım çağrıları; sayılarla değil, vicdan ve sorumluluk diliyle hatırlatıldı. "Hatırlamak, sadece yas tutmak değil; ders çıkararak geleceği güvenli kılmaktır" vurgusu, gecenin ortak mesajı oldu. Eskişehir özelinde değerlendirilen kent dirençliliği çerçevesinde; yerel yönetimler, akademi, meslek odaları, sivil toplum ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin önemi öne çıktı. Afet riskini azaltmanın mümkün olduğu; bunun ancak bilimsel bilgiye dayalı planlama, denetim ve toplumsal farkındalıkla başarılabileceğini ifade edildi. Programda, depremde vefat edenler için Kur’an-ı Kerim tilaveti de yapıldı. Katılımcıların sorularının cevaplanmasının ardından Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile gece sona erdi.
Eskişehir’de sağlık filosuna 10 yeni ambulans katıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:34 Eskişehir’de sağlık filosuna 10 yeni ambulans katıldı Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla, Sağlık Bakanlığı tarafından kente kazandırılan 10 yeni tam donanımlı ambulans ve mobil komuta kontrol merkezi için valilikte kurdele kesim ve teslim töreni düzenlendi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleştirilen proje kapsamında, kentin acil sağlık hizmetleri kapasitesini artıracak 10 adet tam donanımlı ambulans ve bir mobil komuta kontrol merkezi envantere dahil edildi. Valilikte düzenlenen törende, yeni araçların tesliminin yanı sıra 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla anma mesajları paylaşıldı. Sağlık hizmetlerinde saniyelerin hayati önemine dikkat çekilen programda, yatırımların can kurtarma kapasitesine olan katkısı vurgulandı. "Saniyelerin önemli olduğu anlarda bu araçlar çok kıymetli" Törende konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, sağlık yatırımlarının hayat kurtarma noktasındaki önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün 10 adet tam donanımlı acil yardım ambulansı, bir de çok önemli Mobil Komuta Kontrol Merkezimizin hizmete girmesi nedeniyle teslim töreninde bulunuyoruz. Sağlık alanında yapılan yatırımlar, kazandırılan hizmetler; bu kazandırılan araçlar can kurtarmada, acil durumda o kadar kıymetli ki saniyelerin çok önemli olduğu anlarda bu araçların elimizde olması, hizmetimizde olması, Eskişehir’imizin hizmetinde olması çok kıymetli. Fakat bu araçları bu hizmette başarıyla kullanacak olan, hayatı kurtaracak olan başta sağlık personelimiz, sizlersiniz." "Kıyamet kopmuş gibiydi" Vali Yılmaz, 6 Şubat depreminin yıl dönümü vesilesiyle o gün yaşadıklarını ve Eskişehir’in deprem bölgesine verdiği desteği şu sözlerle anlattı: "Sizlerin başarısını çalışma hayatımdan çok iyi biliyorum. Bugün 6 Şubat; ’Asrın’ diyoruz ama bugün yıl dönümü olan asırların en büyük felaketi. Çünkü etki bakımından deprem tarihine baktığımızda, kara depremleri içinde de en etkilisi, en büyüğü olduğunu görüyoruz. Çok büyük depremlerin bir ili vurduğunu görürüz ama burada 11 ili yerle bir eden bir deprem yaşandı. Ben de bugün depremi yaşayanlardan biriyim. O şehitler diyarı Osmaniye’deydim. O deprem anı hiç unutulur mu? O sarsıntı nasıl bir sarsıntı? Gerçekten kıyameti yaşıyordum. Kıyamet kopmuş, öyle düşünüyordum. Ve kıymetli hemşerilerim, insan hayatta kalabileceğini düşünmüyor. Kendi kendime ’Herhalde hayatımın sonu’ dedim. Yürümeyi düşündüm, yürümek mümkün değil. Ama hamdolsun bu millet, bu devlet asrın kenetlenmesiyle bu asırların en büyük felaketini de atlattı. Eskişehir’imiz de burada kucak açtı. Eskişehir’imizden tırlar dolusu malzemenin deprem bölgesine, Osmaniye’ye geldiğini gördük." "Sağlık yatırımları için şükranlarımı arz ediyorum" Konuşmasının sonunda emeği geçenlere teşekkür eden Vali Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Başta sağlık personelimiz olmak üzere bu başarıyı gösteren Sağlık Bakanlığımıza, burada bu araçların kazandırılmasında emeği geçen İl Sağlık Müdürlüğümüze, tabii ki bu hizmetlerin gelmesine öncülük eden Sayın Milletvekillerimize ve ülkemiz genelinde baktığımızda her alanda olduğu gibi sağlık alanında yapılan bu yatırımlar dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha şükranlarımı arz ediyorum. Eskişehir’imize kazandırdığımız bu araçların hayırlı olmasını, kıymetli hemşerilerimizin sağlık hizmetinde en verimli, en hayırlı şekilde kullanılmasını diliyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum."
TEI, deprem bölgesindeki 3’üncü zekâ atölyesini tamamladı
06 Şubat 2026 Cuma - 12:41 TEI, deprem bölgesindeki 3’üncü zekâ atölyesini tamamladı Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yıl dönümünde Adıyaman’da bulunan 100. Yıl İlkokulu’nda Zekâ Atölyesi açarak, bölgedeki yüzlerce çocuğun eğitimine katkı sağladı. Tüm Türkiye’yi derinden yaralayan ve 11 şehrin etkilendiği asrın felaketinin 3’üncü yıl dönümünde TEI, felaketin ilk gününden itibaren gerçekleştirdiği çalışmalara bir yenisini daha ekleyerek, Adıyaman konteyner kent bölgesindeki 100. Yıl İlkokulu’na Zekâ Atölyesi’ni açtı. Deprem bölgesinde TEI tarafından kullanıma sunulan 3’üncü Zekâ Atölyesi olan 100. Yıl İlkokulu Zekâ Atölyesi’nde, çocukların gelişimine katkıda bulunacak eğitici zekâ oyunlarının yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen kitaplardan oluşan bir kütüphane bulunuyor. 100. Yıl İlkokulu Zekâ Atölyesi ile birlikte gelenekselleşen bir sosyal sorumluluk projesi olan TEI Zekâ Atölyeleri’nin sayıları 16’ya ulaşmış oldu. Asrın felaketinin ilk gününden itibaren deprem bölgesine yardımlarını sürdüren TEI, temel ihtiyaç yardımlarının ve ekipleriyle arama kurtarma faaliyetlerine sağladığı desteğin yanı sıra 2024 yılında Hatay’da, 2025 yılında ise Kahramanmaraş’ta kurduğu zeka atölyeleriyle bölgedeki çocukların eğitim hayatına katkı sağlayacak projeleri hayata geçirdi.
ESOGÜ Hastanesi, kemik iliği nakli ile hastalara umut olmayı sürdürüyor
06 Şubat 2026 Cuma - 10:35 ESOGÜ Hastanesi, kemik iliği nakli ile hastalara umut olmayı sürdürüyor Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Onkolojisi ve Hematolojisi Bilim Dalı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde kemik iliği nakli alanında önemli başarılara imza atılmaya devam ediliyor. Hastanede 25 Haziran 2021 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Çocuk Kemik İliği Nakli Ünitesi’nde ilk nakil işlemi 28 Kasım 2021 tarihinde başarıyla gerçekleştirilmişti. Ünitenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren talasemi, orak hücreli anemi, lösemi ve diğer kanser tanılı çocuk hastalara kemik iliği nakli uygulanmaya devam ediliyor. "Toplam 37 başarılı kemik iliği nakli gerçekleştirilmiştir" Çalışmalarla ilgili olarak Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi yetkililerince yapılan açıklamada, "Çocuk hastalarda büyük oranda allojenik kemik iliği nakli tercih edilmekte olup, bu yöntemde sağlıklı vericiden toplanan kök hücreler yoğun kemoterapi sürecinden geçirilerek nakle hazırlanan hastaya aktarılmaktadır. Kemik iliği nakli, her sağlık merkezinde uygulanabilen bir tedavi yöntemi olmayıp, alanında özel eğitim almış çocuk hematoloji ve onkoloji uzmanları tarafından yürütülmektedir. Süreç uzun, titiz ve özverili bir çalışma gerektirmekte, aynı zamanda güçlü bir ekip koordinasyonu ile ilerlemektedir. Tedavinin başarısı, bilimsel donanımın yanı sıra sabır, deneyim ve hasta aileleriyle kurulan etkili iletişimle doğrudan ilişkilidir. Bu kapsamda yürütülen tüm çalışmalar, nakil ekibinin başında bulunan Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep Canan Özdemir’in liderliğinde gerçekleştirilmektedir. Nakil ekibi deneyimli hemşireler, nakil koordinatörü ve terapötik aferez birimi gibi önemli bileşenlerden oluşmakta olup, tüm işlemler büyük bir koordinasyon içerisinde yürütülmektedir. Bugüne kadar aile içi, aile dışı ve yarı uyumlu vericilerden yapılan nakiller dahil olmak üzere toplam 37 başarılı kemik iliği nakli gerçekleştirilmiştir. Son olarak 3 yaşında ve 15 kilogram ağırlığındaki en küçük vericiden kemik iliği toplama işlemi başarıyla tamamlanmıştır. Yaklaşık iki saat süren işlem sonucunda elde edilen kök hücreler, kardeşinin tedavisi için kullanılmıştır. Verici çocuğun sağlık durumu iyi olup, normal yaşantısına dönmeye hazır olduğu belirtilmiştir. ‘Bir insanı kurtarmak, insanlığı kurtarmaktır’ anlayışıyla yola çıkan ESOGÜ Çocuk Kemik İliği Nakli Ekibi, aynı kararlılık ve inançla çalışmalarını sürdürmekte, çocuk hastalara umut olmaya devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
Anadolu Üniversitesi ile AFSÜ arasında akademik iş birliği
06 Şubat 2026 Cuma - 10:27 Anadolu Üniversitesi ile AFSÜ arasında akademik iş birliği Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) arasında akademik iş birliği protokolü imzalandı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan’ı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde kurulan ’İlaç Araştırmaları, Biyoyararlanım/Biyoeşdeğerlik ve Faz 1 Klinikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (PharmAFSU)’ ile yürütülecek yeni ilaç geliştirme çalışmalarına ilişkin protokole imza atıldı. Bu kapsamda; Eczacılık Fakültesi öğretim üyeleri tarafından yürütülen araştırmalar sonucunda geliştirilecek ilaç adayı moleküller, PharmAFSU altyapısında preklinik ve Faz I klinik çalışmalara dahil edileceği belirtildi. Böylece, üniversiteler arası bilimsel güç birliğiyle milli ilaç geliştirme sürecine önemli bir katkı sağlanmasının hedeflendiği ifade edildi. İki üniversite arasında geçtiğimiz aylarda başlatılan ilk ortak proje kapsamında ise, Alzheimer hastalığına çare olabilecek yeni ilaç adayı moleküllerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü aktarıldı. Proje kapsamında, akademik bilgi birikimi ile ileri araştırma ve klinik altyapının bir araya getirilmesiyle yenilikçi ve özgün sonuçlar elde edilmesi amaçlanıyor. İki üniversite arasındaki akademik iş birliğinin uzun vadede güçlendirilmesi ve kurumsal bir zemine oturtulmasının hedeflendiği protokol kapsamında ortak araştırma projelerinin artırılması, yüksek lisans ve doktora düzeyinde tez çalışmalarının birlikte yürütülmesi, akademisyen ve araştırmacıların karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımının teşvik edilmesi planlanıyor. Üniversitelerin araştırma altyapılarının ortak kullanımı, nitelikli bilimsel yayınların üretilmesi ve ilerleyen süreçte başta TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri olmak üzere ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına birlikte başvurulması hedefleniyor.