Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ Gündem programında ulaşım sorunları ve çözüm önerileri ele alındı 01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:56:34 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Gündem programında konuşan Prof. Dr. Murat Karacasu, "İnsanlarımız gittikleri yerlere tamamıyla özel araçlarıyla; evinin otoparkından gittiği dükkanın önüne kadar araçlarıyla gitmek istiyor. En büyük sorun da burada" dedi. ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Medya Birimi tarafından hazırlanan video içeriği ESOGÜ Gündem’de bu hafta ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, İnşaat Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karacasu, Türkiye’de ve Eskişehir’de yaşanan ulaşım sorunlarını ele aldı. Kent içi trafik yoğunluğunun en önemli sebeplerinden birinin özel araç kullanımındaki artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Karacasu, toplu taşıma araçlarının daha verimli alan kullanımı sağladığını belirtti. Özel araçların kişi başına düşen yol işgalinin toplu taşımaya kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla olduğunu vurgulayan Karacasu, bisiklet yolları ve yaya öncelikli ulaşım politikalarının önemine değinerek, bisiklet sürücülerine ve yayalara trafikte saygı gösterilmesinin önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Murat Karacasu ayrıca, Türkiye’de araç sahipliğinin artış eğiliminde olduğu ve önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde trafik sorunlarının daha da büyüyebileceğini ifade etti. "Özel araçlarla toplu taşıma aracı kullanmamız arasında 10 katı alan farkı var" Prof. Dr. Murat Karacasu, ESOGÜ Gündem’de yaptığı değerlendirmede, "İnsanlarımız trafik içerisinde gittikleri yerlere tamamıyla özel araçlarıyla evinin otoparkından gittiği dükkanın önüne kadar araçlarıyla gitmek istiyor. En büyük sorun da burada. Özel araçların boyutlarını düşünün 2,5 metreye 4 metre. İçinde 2 kişi olduğu zaman bu kişi başına trafikte 5 metrekare yer işgal ediyor anlamına gelir. Toplu taşıma araçlarını kullandığınız zaman yine 2,5 metreye 12 metrelik bir otobüs düşünün, içinde 60 kişi olduğu zaman siz burada kişi başına 0,5 metrekarelik bir yol işgal etmiş oluyorsunuz. Bu da demek oluyor ki, özel araçlarla toplu taşıma aracı kullanmamız arasında 10 katı alan farkı var. Kent içlerindeki trafik problemleri daha çok özel araç kullanımından kaynaklanıyor" dedi. "Kentlerimizdeki en büyük sorunlardan biri de merkezi iş alanları" 5 ila 10 yıl içinde trafik sorunlarının daha çok artacağını belirten Karacasu, "Bizim kentlerimizde problemlerimiz daha oluşmadı. Çünkü Amerika’da bin kişinin 850’sinde özel araç var. Avrupa’ya baktığınız zaman bin kişinin 700’inde araç var. Bizim ülkemizde Eskişehir ortalamalarını düşünürsek, bin kişiden şu anda 400 kişinin aracı var. Yani bizim problemlerimiz 5-10 yılda çok daha fazla artacak. Kent Merkezlerine alternatif yaşam merkezleri, uydu kentler oluşturmak gerekiyor. Kentlerimizdeki en büyük sorunlardan biri de merkezi iş alanları. Yabancı kaynaklarda bunu Central Business District (CBD) şeklinde görebilirsiniz. Bu ne demektir? Merkezi iş alanı. İnsanların sosyo-kültürel ihtiyaçlarının karşılandığı, eğlence hayatının karşılandığı, devlet işlerinin karşılandığı yerlerin bir arada toplandığı yerlere diyoruz. Bizim de Eskişehir özelinde örneğin Köprübaşı merkezi iş alanıdır. Peki ulaştırma planlamasında eğer kent merkezinde bu sorun varsa biz bunu nasıl çözebiliriz? Öncelikle bizim bu kent merkezindeki trafiği yoğunluğunu azaltmamız gerekiyor. Bunun için de şehrin dışında yeni yerleşim merkezleri, uydu kentler oluşturmamız gerekiyor. Ama bu uydu kentleri de oluştururken tabii ki insanların sosyo-kültürel ihtiyaçlarını, günlük ihtiyaçları karşılayacağı market, eğlence hayatı, okul, banka gibi yerleri de o uydu merkezlerinde mutlaka koymamız gerekiyor. Yani insanların şehir merkezine gelmelerini engelleyecek şekilde ihtiyaçlarını o bölgelerde karşılamak gerekiyor. Bu merkezleri de planladığınız zaman önce altyapısını, yollarını oluşturacaksınız. Sonradan bu yolların altyapısı oluşturulmuş yere gerektiği kadar insanı göndereceksiniz" ifadelerini kullandı. "Bisiklet yolları insanların gelişmişlik seviyesini gösterir" Trafik bakımından geleceğe yönelik bir planlama yapılmadığına dikkat çeken Karacasu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günübirlik çözümler düşünülüyor. Oysa ulaştırma planlamasında kısa vadede 20 yıl, uzun vadede 40 yıl gibi süreçler için çözümleri görüp buna göre planlamalarımızı yapmamız gerekiyor. Bisiklet yolları insanların gelişmişlik seviyesini gösterir. Son günlerde biliyorsunuz ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da etkisiyle bisiklet yollarımız oluştu. Ayrıca tüm dünyada insanların yaya olarak dolaştığı meydanlar görüyorsunuz. Bisiklet yolları görüyorsunuz. Bu bisiklet yolları dikkat ettiyseniz taşıt trafiğiyle ayrı bir şekilde değil. Hem zemin olarak aynı seviyededir. Bu insanların gelişmişlik seviyesini de gösteriyor aslında. Bizim Eskişehir’imizde örneğin bisiklet yolları için bu banketler yüksek oldu diye bazı yorumlar oldu ama öncelikle aynı seviyede yapıldı. Sürücüler bu bisiklet yollarına park ettiler. Yüzeyindeki boyaların kalkmasına sebep oldu. Sonradan delinatörler yapıldı. Delinatörler yapıldıktan sonra da insanlar o delinatörlerle beraber park etmeye başladı. Tabii ki belediyede de, bizim üniversitemizde de söz konusu bisiklet yollarında mecburen sert tedbirler uygulanmak zorunda kalındı. Tüm dünyada yaya ve bisikletlere çok büyük saygı vardır. Biz de yaya ve bisikletlilere saygı göstermeli, öncelikleri onlara vermeliyiz. Lütfen yaya geçitlerinde ve bisiklet yollarında birazcık frenleyerek daha kontrollü bir şekilde geçelim."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:54 Anadolu Üniversitesi’nde ’81 İlde Kitap Okuyoruz’ etkinliği düzenlendi Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından 62’nci Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında, kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla ’81 İlde Kitap Okuyoruz’ etkinliği gerçekleştirildi. Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Necmettin Oğur, etkinliğin açılış konuşmasında, "Her yıl mart ayının son pazartesi günüyle birlikte başlayan hafta, ülkemizde ‘Kütüphane Haftası’ olarak kutlanıyor. Kütüphaneler, yalnızca raflar arasında dizilmiş kitapların muhafaza edildiği mekânlar değil; bilginin izini süren zihinlere yol açan, merakı besleyen ve sorgulayan bireylerin yetişmesine zemin hazırlayan canlı merkezler olarak hayatımızda yer alıyor. Üniversitemiz öğrencileri ve çalışanlarımız çok şanslı çünkü kütüphanemiz, ülkemizin, bölgemizin ve şehrimizin en önemli kütüphanelerinden biridir. Kütüphanemiz, basılı ve elektronik kaynaklar açısından zengin bir kaynağa sahiptir. Kullanıcılarımıza veri tabanları, e-dergiler ve diğer elektronik kaynaklar aracılığıyla zaman ve mekân kavramından bağımsız olarak erişim sunuluyor. Kütüphane bünyesinde yürütülen özel projelerle Osmanlıca kitaplar, yerel gazeteler, el yazması eserler ve nadir basmalar dijital ortama aktarılıyor. Bu sayede fiziksel olarak yıpranmaya açık tarihi belgeler korunurken, araştırmacılar bu nadir kaynaklara dünyanın her yerinden ulaşabiliyor. Kullanıcıların bilgi okuryazarlık becerilerini artırmak ve kütüphaneden maksimum verim almalarını sağlamak amacıyla tanıtım faaliyetlerimiz sürüyor. Kütüphaneler sadece ders kitaplarının olduğu yerler değildir. Bu nedenle size önerimiz kütüphanede ders çalışın, sınavlara hazırlanın, fakat kitapların büyülü dünyasından da uzak durmayın" dedi. "Her kitap bir sonrakine yol açar" Etkinlikte konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir ise, şu ifadeleri kullandı: "Bütün kitaplar, bir sonraki okuyacağınız kitabı daha iyi anlamak için okunur. Çünkü her kitap, diğer kitaplara giden bir yol haritası sunar. Kütüphaneler, bilgiyi öğrenmek isteyenlerin en önemli adresi olmaya devam edecektir. Biz de kütüphanemizi geleceğe hazırlıyor, yeni nesillere nasıl daha faydalı olabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz." Anadolu Üniversitesi’nde en fazla ödünç kitap alan üç personel ve üç öğrenciye hediye takdim edildi. Toplu kitap okunması ile sona eren programa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Necmettin Oğur ile çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:52 Europen’e büyük onur: İhracat şampiyonluğu ödülünü Bakan Ömer Bolat takdim etti İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen "2025 İhracatın Yıldızları" ödül töreninde Europen, İnşaat Plastikleri kategorisinde 5’inci kez birinci olarak ihracat şampiyonluğunu perçinledi. Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme vizyonuna katkı sunan lider şirketlerden Europen Dış Ticaret A.Ş., başarılarına bir yenisini daha ekledi. Kimya sektörünün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen törende, Europen’in ödülü, Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından takdim edildi. Şirket adına ödülü, Europen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tuğba Öztürk aldı. Sektörde değişmeyen liderlik Devlet protokolü ve sektörün önde gelen temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen törende, Europen’in 2025 yılı ihracat performansı büyük takdir topladı. İnşaat plastikleri alanında Türkiye birincisi olan şirket, sürdürülebilir büyüme stratejisi ve istikrarlı performansıyla dikkat çekti. 5 yıllık başarı hikâyesi: istikrar ve güven Daha önce dört kez aynı ödüle layık görülen Europen, bu yıl elde ettiği beşinci şampiyonlukla başarısını kalıcı bir kurum kültürüne dönüştürdüğünü bir kez daha kanıtladı. Rekor ihracat performansı ile 2025 yılı itibarıyla 100 milyon dolar ihracat eşiğini aşan Europen, Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine güçlü katkı sağlamayı sürdürüyor. Başta Avrupa olmak üzere birçok uluslararası pazarda aktif rol alan şirket, yerli üretimin kalitesini global standartlarla buluşturuyor. İnovasyon Odaklı Büyüme: Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarıyla sektörde trend belirleyen Europen, inşaat plastikleri alanında öncü konumunu pekiştiriyor. 2026 hedefi: Yeni pazarlar, daha büyük vizyon Bu anlamlı ödül, Europen’in küresel büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olurken; şirket, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda özellikle Amerika pazarı odaklı yeni yatırımları ve artırılacak üretim kapasitesiyle Türkiye’nin ihracat gücüne liderlik etmeye devam etmeyi amaçlıyor. Europen, sürdürülebilir başarı anlayışı ve yüksek kalite standartlarıyla Türkiye ekonomisine değer katmayı kararlılıkla sürdürüyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:47 Eskişehir’de öğrencilere ilk yardım ve Minik 112 Eğitimi verildi 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ile bu belgenin uygulama adımlarından biri olan 2024-2027 Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı kapsamında, temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarında trafik güvenliği ve ilk yardım kulüplerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda, iş birliği yapılacak kurumlar arasında yer alan Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Acil Sağlık Hizmetleri Birimi organizasyonuyla 31 Mart 2026 tarihinde Eskişehir Gündüzler İlkokul ve Ortaokulu öğrencilerine yönelik İlk Yardım Farkındalık Eğitimi ile Minik 112 Eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimlerde öğrencilere; acil durumlarda doğru davranış biçimleri, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin doğru ve etkin kullanımı, temel ilk yardım farkındalığı ile trafik güvenliği konusunda bilinç kazandırmaya yönelik bilgiler verildi. Uygulamalı ve interaktif şekilde gerçekleştirilen eğitimlerde öğrencilerin konuya yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, çocuk yaşta kazanılan ilk yardım ve acil durum bilincinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu tür eğitim faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini ifade etti. Gerçekleştirilen eğitimle, öğrencilerde erken yaşta trafik güvenliği, ilk yardım ve acil sağlık hizmetleri konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenirken; aynı zamanda güvenli yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması amaçlandı.
UNDP’den Türkiye’de ilk saha denetimi Eskişehir’de
29 Temmuz 2025 Salı - 15:20 UNDP’den Türkiye’de ilk saha denetimi Eskişehir’de Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye’de iklim değişikliğine karşı yürütülen tarım projeleri arasında ilk saha denetimini Eskişehir’de gerçekleştirdi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ’İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarımsal Üretim Modeli’ projesi, 23 Temmuz 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler Bağımsız Denetçisi Carlos Ludena’nın katılımıyla denetlendi. Proje, Türkiye’den değerlendirmeye alınan yalnızca 3 projeden biri olma özelliği taşıyor. 6 Aralık 2023’te başlatılan projeyle, Sakarya Nehri’ni besleyen yer altı su kaynaklarının korunması ve iklim değişikliğine karşı dirençli tarım modellerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu amaçla 4 milyon 550 bin metrekare tarım arazisinde su tutma kapasitesi yüksek doğal toprak düzenleyiciler ve mikrobiyal gübreler kullanıldı. Aynı zamanda, az su tüketen 2 bin meyve fidanıyla bahçeler oluşturuldu ve çiftçilerin kullanımına anıza doğrudan tahıl ekim makinesi kazandırıldı. Denetimde Türkiye için örnek model vurgusu İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş’ün makamında gerçekleştirilen sunumda, proje faaliyetleri ve bölgeye kazandırdıkları görseller eşliğinde aktarıldı. Toplantı sonrası denetim formları UNDP yetkilileri tarafından dolduruldu. Denetçi Carlos Ludena, projenin Türkiye’de iklim odaklı tarım uygulamaları açısından ilk örneklerden biri olduğunu ve yerel halkın sahiplenmesinin sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu belirtti. Ludena ayrıca, bu projenin UNDP çerçevesinde Türkiye’de denetlediği ilk proje olduğunu ve ülkede yalnızca 3 örneğin değerlendirmeye alınacağını vurgulayarak, Eskişehir’in bu başarıyı yakalamasının anlamlı olduğunu ifade etti. Projenin 2’nci fazının bölge ve ülke için stratejik katkı sağlayacağına dikkat çekildi. Toplantıya; İl Müdürü Ender Muhammed Gümüş başkanlık ederken, BM Bağımsız Denetçisi Carlos Ludena, Proje Koordinatörü ve Beylikova Besi OSB Müdürü Yurdal Çetinkaya, İnönü ve Kuzfındık Sulama Birliği Başkanı Yasin Ustabaş, Sayman Zahide Sözsoy, proje mühendislerinden Mutlu Subaşı ve ilgililer katıldı.
İletişim Bilimleri Fakültesi geleceğin medya profesyonellerini yetiştiriyor
29 Temmuz 2025 Salı - 14:53 İletişim Bilimleri Fakültesi geleceğin medya profesyonellerini yetiştiriyor Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, zengin ders içerikleriyle öğrencilere disiplinlerarası bir eğitim sunuyor. Anadolu Üniversitesi’nin en çok tercih edilen ve en başarılı fakültelerinden biri olan İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF), 1972 yılında eğitim hayatına başladı. Bugün medya sektöründe adını altın harflerle yazdıran pek çok gazeteci, yazar, yönetmen, yapımcı, reklamcı ve daha birçok profesyonel, Anadolu Üniversitesi İBF mezunu olarak başarılı işlere imza atıyor. Türkiye’deki 71 iletişim fakültesi arasında başarı sıralamasında her zaman ilk 3’te yer alan fakülte, dünya sıralamasında da önemli okullar arasında bulunmanın gururunu yaşıyor. Aynı zamanda ’İletişim Bilimleri’ adını taşıyan tek fakülte olma özelliğini taşıyan İBF, öğrencilere sunduğu eğitim imkanlarıyla da adından sıkça söz ettiriyor. Değişen çağa ayak uyduran, yetkin akademik kadrosuyla sürekli gelişen fakültenin yönetiminde Dekan Vekili Prof. Dr. Barış Kılınç ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sırrı Serhat Serter yer alıyor. Tüm bölümleri ve öğretim üyeleriyle öncü bir fakülte Yarım asra yakın geçmişiyle hem Türkiye’de hem de dünyada iletişim eğitiminin öncüsü olan İBF; 1 yılı hazırlık olmak üzere toplam 5 yıl süren, yüzde 30 İngilizce eğitim veren Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, Sinema ve Televizyon, Yeni Medya ve İletişim, Gazetecilik bölümleriyle medyanın her alanına nitelikli insan kaynağı kazandırıyor. Fakültede ayrıca, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programları da etkin biçimde kullanılıyor. Bu çerçevede, dünyanın birçok üniversitesiyle yapılmış ikili anlaşmalar sayesinde öğrencilere yurt dışında eğitim görme fırsatı sunuluyor. Aynı zamanda, öğretim üyeleri tarafından üniversite, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekli birçok bilimsel araştırma projesi yürütülüyor. Disiplinlerarası yaklaşım ile zenginleştirilmiş eğitim içeriği İletişim Bilimleri Fakültesi; sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji, sanat tarihi, estetik, uluslararası iletişim, işletme yönetimi, kamu yönetimi, siyasal iletişim, felsefe, hukuk, siyaset bilimi ve girişimcilik gibi alanlarla bağlantılı zengin ders içerikleriyle öğrencilere disiplinlerarası bir eğitim sunuyor. Teorik bilginin yanı sıra, öğrencilerin öğrendiklerini pratiğe dökebilecekleri uygulama imkanları da sunuluyor. Öğrenciler; stüdyo, fotoğraf stüdyosu, karanlık oda, kurgu odaları gibi teknik altyapılarla desteklenen alanlarda uygulamalı çalışmalar gerçekleştirebiliyor. Her yıl atölyeler ve etkinlikler düzenleniyor Fakültede belli dönemlerde öğrencilere açık pek çok atölye düzenleniyor. 2022 yılı bahar döneminden bu yana süregelen atölyeler arasında; Kamera Atölyesi, Uygulamalı Aydınlatma Teknikleri Atölyesi, Kurgu Atölyesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Atölyesi, Gazete ve Dergi Dijital Mizanpaj ve Basım Atölyesi, Temel Ses ve Kayıt Teknikleri Atölyesi, Sunuculuk ve Etkili Konuşma Atölyesi gibi başlıklar yer alıyor. Bunlara ek olarak, sektörden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilen ve her yıl düzenlenen Eskişehir Uluslararası Film Festivali gibi çeşitli dönemsel etkinlikler de fakülte bünyesinde hayata geçiriliyor. Uluslararası düzeyde teknik altyapı ve imkanlar İBF, öğrencilerine teknik ve kültürel anlamda birçok imkân sağlıyor. Fakülte bünyesinde yer alan Şener Şen Kültür Salonu, 4 bilgisayar laboratuvarı (2 Macintosh, 2 PC), sanal gerçeklik stüdyosu, yeşil perde stüdyosu, eye-tracking laboratuvarı, uygulama atölyeleri, radyo stüdyosu, dijital fotoğraf stüdyosu, camera obscura odası, karanlık oda, grafik tasarım odası, ses stüdyosu ve toplam 16 kurgu odası gibi teknik alanlar öğrencilerin kullanımına sunuluyor. Ayrıca, öğrencilerin çalışmalarda kullanabileceği kamera ve fotoğraf makinesi gibi ekipmanlar da fakülte tarafından sağlanıyor. Yayınlarını İletişim Bilimleri Fakültesi’nden sürdüren Anadolu Üniversitesi radyosu Radyo A’da, öğrenciler aktif rol üstlenerek deneyim kazanıyor. Ayrıca öğrenciler, ders programlarına uygun olarak belirlenen zaman dilimlerinde yarı zamanlı öğrenci-işçi statüsünde fakültenin çeşitli birimlerinde görev alarak ek gelir elde edebiliyor. Ulusal ve uluslararası ödüllerle taçlanan başarılar İletişim Bilimleri Fakültesi, öğrencilerini yalnızca akademik anlamda değil, aynı zamanda edindikleri bilgileri uygulamaya dönüştürmeleri konusunda da destekliyor. Bu çerçevede öğrenciler, iletişim alanında düzenlenen pek çok yarışmaya katılma imkânı buluyor ve bu yarışmalardan sıklıkla ödüllerle dönüyor. Öğrencilerin ödül kazandığı başlıca yarışmalar arasında; Uluslararası Reklamcılar Derneği (IAA) Üniversitelerarası Reklam Yarışması, TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Aydın Doğan Genç İletişimciler Yarışması, Altın Koza Film Festivali, TÜHİD, Rekatlon Reklamcılık Yarışması, Just Marketing, Adventure Reklamcılık Yarışması gibi prestijli organizasyonlar yer alıyor. İBF mezunları, eğitim yaşamlarının ardından da başarılarını sürdürüyor. Mezunlar, Golden Drum, SİYAD, Kristal Elma, TÜHİD ve Felis gibi saygın yarışmalarda kazandıkları ödüllerle fakültelerini gururlandırmaya devam ediyor. İletişim Bilimleri Fakültesi, tercih döneminde yeni başarılara imza atacak öğrencilerini heyecanla bekliyor.
(ÖZEL) Evin balkonuna cansız manken asıldı, görenler ilk bakışta ceset sandı
29 Temmuz 2025 Salı - 10:04 (ÖZEL) Evin balkonuna cansız manken asıldı, görenler ilk bakışta ceset sandı Eskişehir’de kıyafet giydirilip 2 katlı evin balkonuna asılan cansız mankeni gören vatandaşlar onu ilk bakışta ceset sandıklarını belirtirken, tuhaf bir manzara ortaya çıktı. Erenköy Mahallesi Poli Sokak üzerinde, kimliği bilinmeyen şahıs veya şahıslar tarafından bir evin balkonuna cansız manken asıldı. Üzerinde şapka, gömlek, eşofman ve çorap bulunan manken, iplerle balkon demirlerine sabitlendi. Ortaya çıkan tuhaf manzara mahallede merak konusu oldu. Mankeni ilk bakışta ceset sandıklarını söyleyen vatandaşlar, ortaya çıkan manzaranın hem tuhaf hem de korkutucu olduğunu ifade etti. Bazı çevre sakinleri, mankenin mahalledeki çocuklar tarafından şaka veya eğlence amaçlı asılmış olabileceğini belirtti. "Gece bunu görsem arkama bakmadan kaçarım" Konuyla ilgili düşüncelerini dile getiren Muhammed Ahmet, "Bu Erenköy’ün gençleri hiç doğru dürüst durmuyor. Ben de ilk kez gördüm bunu. İlk gördüğümde adam intihar etmiş sandım. Görenler korkarlar, resmen adamı asmışlar. Cansız manken ya. Bir de şapka takmışlar, boynunu kesmişler. İple bağlamışlar, çatıya asmışlar. Üzerinde bir gömlek ve eşofman, bir de çorap var. Vallahi kışı getirmiş. Gece bunu görsem arkama bakmadan kaçarım. İnsan görse şaşırır ya. Çok kötü bir şaka. Şimdiden bile elim ayağım titriyor" dedi.
Muhtardan 2 sokak için kasis yapılması talebi
29 Temmuz 2025 Salı - 09:44 Muhtardan 2 sokak için kasis yapılması talebi Eskişehir’de Fevziçakmak Mahalle Muhtarı Ayşe Çıraklı, sıkça trafik kazalarının yaşandığı belirtilen Kenan ve Gündoğmuş Sokak için kasisler yapılmasını istiyor. Kenan ve Gündoğmuş Sokak, sıkça trafik kazalarının yaşandığı adresler olarak biliniyor. Bahse konu 2 sokakta maddi hasarlı ve zaman zaman yaralanmalı kazaların da meydana geldiği bilinirken, bu duruma önlem olarak kasis yapılması talep ediliyor. Ancak, bu talebin Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından ret edildiği belirtiliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Fevziçakmak Mahalle Muhtarı Ayşe Çıraklı, Nato Sokak’a UKOME kararı dışında Tepebaşı Belediyesi tarafından 2 adet kasis yapıldığını öne sürüyor. Muhtar Çıraklı, böyle bir şey yapılabiliyorsa belediyenin bahse konu sokaklar için de çözüm üretmesi gerektiğini söylüyor. "Eğer böyle bir şey yapılabiliyorsa bunu belediye yapsın" Fevziçakmak Mahallesi Muhtarı Ayşe Çıraklı, konuyla ilgili açıklamasında, "Kenan ve Gündoğmuş Sokak kesişiminde 4 yol ağzındaki bir adreste bulunuyorum. Bulunduğum muhtarlığın önü 20 numaralı beyaz minibüslerin son durağı. Karşıda esnaf var, sağlı sollu parklar yapılıyor. Bu bölgede yoğun bir şekilde kazalar yaşanmakta. Geçen sene burada bir kaza yaşandı, vatandaşlar birbirine silah da çekmiş. Baya bir sıkıntılar yaşadık. Set taleplerimiz oldu ama ret geliyor. Okul ve cami olması zorunluluğu öne sürülüyor. İnsanlar belki kurallara uyarlar diye trafik levhaları koyduk ama o konuda da çok randıman olmadı açıkçası. Kurallara uymuyoruz maalesef. Nato Sokak’ta okul ve cami önlerinin dışında bir yer set var. UKOME kararı dışında, Tepebaşı Belediyesi’nin yapmış olduğu 2 tane set bulunuyor. Eğer böyle bir şey yapılabiliyorsa bunu Tepebaşı Belediyesi yapsın. En azından şu dört yol ağzında kazaları engellemiş oluruz belki. Çünkü orası emsal" ifadelerini kullandı.