Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ Gündem programında ulaşım sorunları ve çözüm önerileri ele alındı 01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:56:34 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Gündem programında konuşan Prof. Dr. Murat Karacasu, "İnsanlarımız gittikleri yerlere tamamıyla özel araçlarıyla; evinin otoparkından gittiği dükkanın önüne kadar araçlarıyla gitmek istiyor. En büyük sorun da burada" dedi. ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Medya Birimi tarafından hazırlanan video içeriği ESOGÜ Gündem’de bu hafta ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, İnşaat Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karacasu, Türkiye’de ve Eskişehir’de yaşanan ulaşım sorunlarını ele aldı. Kent içi trafik yoğunluğunun en önemli sebeplerinden birinin özel araç kullanımındaki artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Karacasu, toplu taşıma araçlarının daha verimli alan kullanımı sağladığını belirtti. Özel araçların kişi başına düşen yol işgalinin toplu taşımaya kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla olduğunu vurgulayan Karacasu, bisiklet yolları ve yaya öncelikli ulaşım politikalarının önemine değinerek, bisiklet sürücülerine ve yayalara trafikte saygı gösterilmesinin önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Murat Karacasu ayrıca, Türkiye’de araç sahipliğinin artış eğiliminde olduğu ve önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde trafik sorunlarının daha da büyüyebileceğini ifade etti. "Özel araçlarla toplu taşıma aracı kullanmamız arasında 10 katı alan farkı var" Prof. Dr. Murat Karacasu, ESOGÜ Gündem’de yaptığı değerlendirmede, "İnsanlarımız trafik içerisinde gittikleri yerlere tamamıyla özel araçlarıyla evinin otoparkından gittiği dükkanın önüne kadar araçlarıyla gitmek istiyor. En büyük sorun da burada. Özel araçların boyutlarını düşünün 2,5 metreye 4 metre. İçinde 2 kişi olduğu zaman bu kişi başına trafikte 5 metrekare yer işgal ediyor anlamına gelir. Toplu taşıma araçlarını kullandığınız zaman yine 2,5 metreye 12 metrelik bir otobüs düşünün, içinde 60 kişi olduğu zaman siz burada kişi başına 0,5 metrekarelik bir yol işgal etmiş oluyorsunuz. Bu da demek oluyor ki, özel araçlarla toplu taşıma aracı kullanmamız arasında 10 katı alan farkı var. Kent içlerindeki trafik problemleri daha çok özel araç kullanımından kaynaklanıyor" dedi. "Kentlerimizdeki en büyük sorunlardan biri de merkezi iş alanları" 5 ila 10 yıl içinde trafik sorunlarının daha çok artacağını belirten Karacasu, "Bizim kentlerimizde problemlerimiz daha oluşmadı. Çünkü Amerika’da bin kişinin 850’sinde özel araç var. Avrupa’ya baktığınız zaman bin kişinin 700’inde araç var. Bizim ülkemizde Eskişehir ortalamalarını düşünürsek, bin kişiden şu anda 400 kişinin aracı var. Yani bizim problemlerimiz 5-10 yılda çok daha fazla artacak. Kent Merkezlerine alternatif yaşam merkezleri, uydu kentler oluşturmak gerekiyor. Kentlerimizdeki en büyük sorunlardan biri de merkezi iş alanları. Yabancı kaynaklarda bunu Central Business District (CBD) şeklinde görebilirsiniz. Bu ne demektir? Merkezi iş alanı. İnsanların sosyo-kültürel ihtiyaçlarının karşılandığı, eğlence hayatının karşılandığı, devlet işlerinin karşılandığı yerlerin bir arada toplandığı yerlere diyoruz. Bizim de Eskişehir özelinde örneğin Köprübaşı merkezi iş alanıdır. Peki ulaştırma planlamasında eğer kent merkezinde bu sorun varsa biz bunu nasıl çözebiliriz? Öncelikle bizim bu kent merkezindeki trafiği yoğunluğunu azaltmamız gerekiyor. Bunun için de şehrin dışında yeni yerleşim merkezleri, uydu kentler oluşturmamız gerekiyor. Ama bu uydu kentleri de oluştururken tabii ki insanların sosyo-kültürel ihtiyaçlarını, günlük ihtiyaçları karşılayacağı market, eğlence hayatı, okul, banka gibi yerleri de o uydu merkezlerinde mutlaka koymamız gerekiyor. Yani insanların şehir merkezine gelmelerini engelleyecek şekilde ihtiyaçlarını o bölgelerde karşılamak gerekiyor. Bu merkezleri de planladığınız zaman önce altyapısını, yollarını oluşturacaksınız. Sonradan bu yolların altyapısı oluşturulmuş yere gerektiği kadar insanı göndereceksiniz" ifadelerini kullandı. "Bisiklet yolları insanların gelişmişlik seviyesini gösterir" Trafik bakımından geleceğe yönelik bir planlama yapılmadığına dikkat çeken Karacasu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günübirlik çözümler düşünülüyor. Oysa ulaştırma planlamasında kısa vadede 20 yıl, uzun vadede 40 yıl gibi süreçler için çözümleri görüp buna göre planlamalarımızı yapmamız gerekiyor. Bisiklet yolları insanların gelişmişlik seviyesini gösterir. Son günlerde biliyorsunuz ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da etkisiyle bisiklet yollarımız oluştu. Ayrıca tüm dünyada insanların yaya olarak dolaştığı meydanlar görüyorsunuz. Bisiklet yolları görüyorsunuz. Bu bisiklet yolları dikkat ettiyseniz taşıt trafiğiyle ayrı bir şekilde değil. Hem zemin olarak aynı seviyededir. Bu insanların gelişmişlik seviyesini de gösteriyor aslında. Bizim Eskişehir’imizde örneğin bisiklet yolları için bu banketler yüksek oldu diye bazı yorumlar oldu ama öncelikle aynı seviyede yapıldı. Sürücüler bu bisiklet yollarına park ettiler. Yüzeyindeki boyaların kalkmasına sebep oldu. Sonradan delinatörler yapıldı. Delinatörler yapıldıktan sonra da insanlar o delinatörlerle beraber park etmeye başladı. Tabii ki belediyede de, bizim üniversitemizde de söz konusu bisiklet yollarında mecburen sert tedbirler uygulanmak zorunda kalındı. Tüm dünyada yaya ve bisikletlere çok büyük saygı vardır. Biz de yaya ve bisikletlilere saygı göstermeli, öncelikleri onlara vermeliyiz. Lütfen yaya geçitlerinde ve bisiklet yollarında birazcık frenleyerek daha kontrollü bir şekilde geçelim."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:54 Anadolu Üniversitesi’nde ’81 İlde Kitap Okuyoruz’ etkinliği düzenlendi Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından 62’nci Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında, kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla ’81 İlde Kitap Okuyoruz’ etkinliği gerçekleştirildi. Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Necmettin Oğur, etkinliğin açılış konuşmasında, "Her yıl mart ayının son pazartesi günüyle birlikte başlayan hafta, ülkemizde ‘Kütüphane Haftası’ olarak kutlanıyor. Kütüphaneler, yalnızca raflar arasında dizilmiş kitapların muhafaza edildiği mekânlar değil; bilginin izini süren zihinlere yol açan, merakı besleyen ve sorgulayan bireylerin yetişmesine zemin hazırlayan canlı merkezler olarak hayatımızda yer alıyor. Üniversitemiz öğrencileri ve çalışanlarımız çok şanslı çünkü kütüphanemiz, ülkemizin, bölgemizin ve şehrimizin en önemli kütüphanelerinden biridir. Kütüphanemiz, basılı ve elektronik kaynaklar açısından zengin bir kaynağa sahiptir. Kullanıcılarımıza veri tabanları, e-dergiler ve diğer elektronik kaynaklar aracılığıyla zaman ve mekân kavramından bağımsız olarak erişim sunuluyor. Kütüphane bünyesinde yürütülen özel projelerle Osmanlıca kitaplar, yerel gazeteler, el yazması eserler ve nadir basmalar dijital ortama aktarılıyor. Bu sayede fiziksel olarak yıpranmaya açık tarihi belgeler korunurken, araştırmacılar bu nadir kaynaklara dünyanın her yerinden ulaşabiliyor. Kullanıcıların bilgi okuryazarlık becerilerini artırmak ve kütüphaneden maksimum verim almalarını sağlamak amacıyla tanıtım faaliyetlerimiz sürüyor. Kütüphaneler sadece ders kitaplarının olduğu yerler değildir. Bu nedenle size önerimiz kütüphanede ders çalışın, sınavlara hazırlanın, fakat kitapların büyülü dünyasından da uzak durmayın" dedi. "Her kitap bir sonrakine yol açar" Etkinlikte konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir ise, şu ifadeleri kullandı: "Bütün kitaplar, bir sonraki okuyacağınız kitabı daha iyi anlamak için okunur. Çünkü her kitap, diğer kitaplara giden bir yol haritası sunar. Kütüphaneler, bilgiyi öğrenmek isteyenlerin en önemli adresi olmaya devam edecektir. Biz de kütüphanemizi geleceğe hazırlıyor, yeni nesillere nasıl daha faydalı olabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz." Anadolu Üniversitesi’nde en fazla ödünç kitap alan üç personel ve üç öğrenciye hediye takdim edildi. Toplu kitap okunması ile sona eren programa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Necmettin Oğur ile çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:52 Europen’e büyük onur: İhracat şampiyonluğu ödülünü Bakan Ömer Bolat takdim etti İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen "2025 İhracatın Yıldızları" ödül töreninde Europen, İnşaat Plastikleri kategorisinde 5’inci kez birinci olarak ihracat şampiyonluğunu perçinledi. Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme vizyonuna katkı sunan lider şirketlerden Europen Dış Ticaret A.Ş., başarılarına bir yenisini daha ekledi. Kimya sektörünün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen törende, Europen’in ödülü, Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından takdim edildi. Şirket adına ödülü, Europen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tuğba Öztürk aldı. Sektörde değişmeyen liderlik Devlet protokolü ve sektörün önde gelen temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen törende, Europen’in 2025 yılı ihracat performansı büyük takdir topladı. İnşaat plastikleri alanında Türkiye birincisi olan şirket, sürdürülebilir büyüme stratejisi ve istikrarlı performansıyla dikkat çekti. 5 yıllık başarı hikâyesi: istikrar ve güven Daha önce dört kez aynı ödüle layık görülen Europen, bu yıl elde ettiği beşinci şampiyonlukla başarısını kalıcı bir kurum kültürüne dönüştürdüğünü bir kez daha kanıtladı. Rekor ihracat performansı ile 2025 yılı itibarıyla 100 milyon dolar ihracat eşiğini aşan Europen, Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine güçlü katkı sağlamayı sürdürüyor. Başta Avrupa olmak üzere birçok uluslararası pazarda aktif rol alan şirket, yerli üretimin kalitesini global standartlarla buluşturuyor. İnovasyon Odaklı Büyüme: Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarıyla sektörde trend belirleyen Europen, inşaat plastikleri alanında öncü konumunu pekiştiriyor. 2026 hedefi: Yeni pazarlar, daha büyük vizyon Bu anlamlı ödül, Europen’in küresel büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olurken; şirket, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda özellikle Amerika pazarı odaklı yeni yatırımları ve artırılacak üretim kapasitesiyle Türkiye’nin ihracat gücüne liderlik etmeye devam etmeyi amaçlıyor. Europen, sürdürülebilir başarı anlayışı ve yüksek kalite standartlarıyla Türkiye ekonomisine değer katmayı kararlılıkla sürdürüyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:47 Eskişehir’de öğrencilere ilk yardım ve Minik 112 Eğitimi verildi 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ile bu belgenin uygulama adımlarından biri olan 2024-2027 Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı kapsamında, temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarında trafik güvenliği ve ilk yardım kulüplerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda, iş birliği yapılacak kurumlar arasında yer alan Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Acil Sağlık Hizmetleri Birimi organizasyonuyla 31 Mart 2026 tarihinde Eskişehir Gündüzler İlkokul ve Ortaokulu öğrencilerine yönelik İlk Yardım Farkındalık Eğitimi ile Minik 112 Eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimlerde öğrencilere; acil durumlarda doğru davranış biçimleri, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin doğru ve etkin kullanımı, temel ilk yardım farkındalığı ile trafik güvenliği konusunda bilinç kazandırmaya yönelik bilgiler verildi. Uygulamalı ve interaktif şekilde gerçekleştirilen eğitimlerde öğrencilerin konuya yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, çocuk yaşta kazanılan ilk yardım ve acil durum bilincinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu tür eğitim faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini ifade etti. Gerçekleştirilen eğitimle, öğrencilerde erken yaşta trafik güvenliği, ilk yardım ve acil sağlık hizmetleri konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenirken; aynı zamanda güvenli yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması amaçlandı.
Çocuk koruma hizmetlerinde yeni dönem
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:47 Çocuk koruma hizmetlerinde yeni dönem Çocuk koruma hizmetlerinde ulusal standartları oluşturma hedefi doğrultusunda düzenlenen "Karar Destek Mekanizmaları Değerlendirme Çerçevesi Eğitimi" Eskişehir’de başladı. Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından iletilen paylaşımda çocuk koruma hizmetlerinde yeni döneme geçildiği bildirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çocuk koruma hizmetlerinde ulusal standartları oluşturma hedefi doğrultusunda düzenlediği "Karar Destek Mekanizmaları Değerlendirme Çerçevesi Eğitimi" bugün Eskişehir’de başladı. Çocuk alanında görev yapan meslek elemanlarının kapasitelerini artırmayı amaçlayan ve beş gün sürecek olan programın açılışı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. 28 Temmuz - 1 Ağustos tarihleri arasında, çocuk koruma ve sosyal hizmet alanında çalışan uzman personelleri bir araya getirilirken, program özellikle korunma ihtiyacı olan çocuklarla ilgili yürütülen çalışmalarda, karar alma süreçlerini bilimsel ve standart bir temele oturtulması hedefleniyor. İl Müdürü Bayrak: "Hızlı Karar ve Doğru Sonuçlar Hayati Önem Taşıyor" Eğitimin açılış konuşmasını yapan İl Müdürü Orhan Bayrak, sosyal hizmetlerin dinamik ve hassas yapısına dikkat çekti. Bayrak, "Sosyal Hizmetler alanında görev yapan meslektaşlarımızın, karşılaştıkları vakalarda hızlı karar verebilme, kurumlar arası koordinasyonla birlikte hareket etme ve en nihayetinde en doğru sonuçlara ulaşma gibi bir zorunluluğu var. Bu eğitim, tam olarak bu yetkinlikleri güçlendirmek için tasarlandı," ifadelerini kullandı. İl Müdürü Bayrak, eğitimin tüm katılımcılar için verimli geçmesi temennisinde bulundu. Beş gün boyunca devam edecek olan eğitim programının temel amacı, çocuk alanında çalışan uzmanların, benzer vakalara aynı mesleki perspektif ve metodoloji ile yaklaşmasını sağlamak olduğunu belirten Bayrak, "Bu standardizasyon sayesinde, çocuğun yüksek yararını gözeten müdahale yöntemlerinin ülke genelinde eşit ve adil bir şekilde uygulanması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
Eskişehir’de sağlık tesislerinin değerlendirilmesi için bilgilendirme toplantısı düzenlendi
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:30 Eskişehir’de sağlık tesislerinin değerlendirilmesi için bilgilendirme toplantısı düzenlendi Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, il genelindeki sağlık tesislerinin değerlendirme süreci hakkında kamu hastanelerinde görevli sağlık personellerine yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Sağlık tesisleri değerlendirme ve geliştirme yönergeleri kapsamında Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan’ın başkanlığında, il genelindeki sağlık tesislerinin değerlendirilmesi süreci konusunda değerlendirme ekiplerine katılacak sağlık personellerine bilgilendirme toplantısı yapıldı. Toplantıya, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcımız Uzm. Dr. Pakize Gözde Gök’ün yanı sıra kamu hastaneleri hizmetlerine bağlı ilgili birim sorumluları da katılım sağladı. Değerlendirme ekiplerini oluşturulacak SKS ve verimlilik denetçisi unvanlı ve konusunda uzman personellerle hem tanışma hem de Eylül ayı içerisinde başlayacak il değerlendirmeleri süreçleri, değerlendirme takvimi değerlendirmelerin nasıl yapılacağı konularında hakkında detaylı bilgilendirmeler yapıldı. Verimli geçen toplantıda, yeni oluşturulan sağlık tesisleri değerlendirmeler ve geliştirilmesi sistemiyle hastaneler arası koordinasyonun güçlendirilmesi, sağlık altyapısının sürdürülebilirliği ve hasta odaklı hizmet anlayışının pekiştirilmesi amaçlandığı vurgulandı.
Eriyen dondurma sebebi ile palalı saldırıya uğrayan esnaf o anları anlattı
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 14:05 Eriyen dondurma sebebi ile palalı saldırıya uğrayan esnaf o anları anlattı Eskişehir’de eriyen dondurmanın iadesini kabul etmediği için palalı saldırıya uğrayan, kendini mont ve vantilatörle savunan ve kalbinin üzerinden yaralan market sahibi Ramazan Bulut, "Dondurmanın eridiğini bu şekilde kabul edilmeyeceğini söyledim. ‘Aykut hayırdır, kendine gel senlik bir problem yok konuşalım’ şeklinde konuştum. Ama o çıldırmış şekilde satırla saldırdı" dedi.Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü akşam saatlerinde Erenköy Mahallesi 2’nci Arabacılar Bulvarı üzerinde bir markette meydana geldi. Edinilen bilgiye göre market sahibi 60 yaşındaki Ramazan Bulut’tan bir çocuk dondurma aldı. Aldığı dondurmayı erimiş bir şekilde getiren ve geri vermek isteyen çocuğun talebini Ramazan Bulut kabul etmedi. Bunun üzerine çocuğun önce dedesi geldi, ardından gelen babası Aykut İ., eline aldığı pala ile markete gelip sahibine saldırdı.Pala darbelerinden vantilatör ve montla kendini koruduSaldırı karşısında şoka uğrayan Ramazan Bulut, kendini kasa arkasında önce montu ile savunmaya çalıştı. Montunda kesikler oluşan Bulut, bu kez de serinlemek için kullandığı vantilatör ile pala darbelerinden kurtulmaya çalıştı. Aldığı darbelerden dolayı kalbinin üzerinde ve elinde kesikler oluşan adam o anları anlattı. Saldırganın tutuklandığını belirten Ramazan Bulut, dükkânı açarken halen daha tedirgin olduğunun altını çizdi.Pala ile elini kolu sallayarak dükkana gelmişÖte yandan olayla ilgili yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde saldırganın elindeki kesici alet ile sokak üzerinde rahat bir şekilde dükkâna yürüdüğü görünüyor. Ayrıca yeni görüntülerde, şahısla birlikte iki çocuğun ve bir yaşlı adamın kapı önüne gelip beklediği de göze çarpıyor."Ama o çıldırmış şekilde satırla saldırdı"Olay gününü anlatan Ramazan Bulut, "Geçtiğimiz günlerde iki gün önce sürekli müşterim olan küçük 7-8 yaşlarında bir çocuk geldi, 4-5 tane ekmek, içecek ve bir de dondurma aldı. Tahribe 5-10 dakika sonra tekrar geldi. Dondurmanın erimiş olduğunu değiştirmek istediğini söyledi. Ben de dondurmanın eridiğini bu şekilde kabul edilmeyeceğini söyledim. Çocuk çıktı gitti, 5 dakika sonra çocuk dedesiyle beraber geldi. Dedesi ’Nasıl değiştirmezsin değiştirmek zorundasın’ dedi. Ben de tekrar dondurmanın erimiş olduğunu ve bu şekilde kabul edemeyeceğimi söyledim. İşte tehdit ederek ‘Burayı yıkarım, daha önce başka kapattırdım sizi de kapattırırım’ dedi ve çıktı gitti. Biz çok fazla ciddiye almadık. Yani büyütülecek bir olay olarak düşünmedik. Ama aradan 5 veya 7 dakika geçti, bu sürede müşterilerimiz gelip gidiyordı. Arkasından palayla birisi içeriye girdi, şahsın kendisi de tanıyor beni. Hatta daha önce verisiyle olarak verdiğim malzemelerim de var veresiye defterinde adı vardı. Veya parası çıkışmıyordu, daha sonra ver diyordum. Biz mahalle bakkalıyız sonuç itibariyle. Olay esnasında ‘Aykut hayırdır kendine gel senlik bir problem yok konuşalım’ şeklinde konuştum. Ama o çıldırmış şekilde satırla saldırdı" dedi."Kendimi savunma şansım olmadı, montu tuttum vantilatörü tuttum"Pala darbelerine mont ve vantilatörle karşılık vererek kendini savunan Bulut şöyle devam etti;"Satır, pala yani ne olduğunu da göremedim kocaman kesici bir alet. Ben kasanın arkasındaydım her zamanki yerimde onu görünce kalktım. Her zaman müşterimiz geldiğinde nasıl ayağa kalktıysak o geldiğinde de ayağa kalktım ben. Adam konuşmaya bile fırsat vermedi işte gelir gelmez direkt küfür hakaret işte ’Yakarım, yıkarım, keserim’ şeklinde aleti salladı. Vücudumda da yara var şuanda yeni pansuman yaptırdım, tam kalbimin üzerinde var artı elimde ve farklı bölgelerde de var. Kendimi savunma şansım olmadı montu tuttum vantilatörü tuttum. Zaten fırsat vermiyor. Zaten vermekten ziyade satıra karşı bir şey tutayım desen eğilsen ya da başka bir şey yapsan direkt kafana geçirir. Adamın gözü dönmüş, şu an için can ve mal güvenliğimiz yok. Ben devletimize güveniyorum. Devletimizin gereğini yapacağına inanıyorum. Eskişehir İl Emniyet Müdürümüz olsun, yine emniyetimizin en üst makamındaki abimiz olsun ben gereğinin yapılacağına inanıyorum. İnsanların yaşam hakkına saldırı olmasını kimse istemez. Şuan için can ve mal güvenliğimiz yok. Yani tereddüt ediyorum.""Olayın sonuna kadar takipçisi olacağız"Konuyla alakalı ile Erenköy Mahalle Muhtarı Sıdıkanur Karabulut ise, "Mahallemizdeki marketti talihsiz bir olay yaşandı. Ramazan abimize çok geçmiş olsun diyorum. Sürekli yanındayız, umarım çözüme kavuşur. Gerçekten can ve mal güvenliği yok. Tüm yetkililere buradan seslenmek istiyoruz lütfen onlara destek olsunlar. Olayın ilk yaşandığı gün geldim ama kapalıydı burası. Ramazan abinin numarasına ulaştık daha sonra da işte sizlere ilettim bu şekilde oldu. Olayın sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi.
Eriyen dondurma sebebi ile palalı saldırıya uğrayan esnaf o anları anlattı
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:06 Eriyen dondurma sebebi ile palalı saldırıya uğrayan esnaf o anları anlattı Eskişehir’de eriyen dondurmanın iadesini kabul etmediği için palalı saldırıya uğrayan, kendini mont ve vantilatörle savunan ve kalbinin üzerinden yaralan market sahibi Ramazan Bulut, "Dondurmanın eridiğini bu şekilde kabul edilmeyeceğini söyledim. ‘Aykut hayırdır, kendine gel senlik bir problem yok konuşalım’ şeklinde konuştum. Ama o çıldırmış şekilde satırla saldırdı" dedi. Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü akşam saatlerinde Erenköy Mahallesi 2’nci Arabacılar Bulvarı üzerinde bir markette meydana geldi. Edinilen bilgiye göre market sahibi 60 yaşındaki Ramazan Bulut’tan bir çocuk dondurma aldı. Aldığı dondurmayı erimiş bir şekilde getiren ve geri vermek isteyen çocuğun talebini Ramazan Bulut kabul etmedi. Bunun üzerine çocuğun önce dedesi geldi, ardından gelen babası Aykut İ., eline aldığı pala ile markete gelip sahibine saldırdı. Pala darbelerinden vantilatör ve montla kendini korudu Saldırı karşısında şoka uğrayan Ramazan Bulut, kendini kasa arkasında önce montu ile savunmaya çalıştı. Montunda kesikler oluşan Bulut, bu kez de serinlemek için kullandığı vantilatör ile pala darbelerinden kurtulmaya çalıştı. Aldığı darbelerden dolayı kalbinin üzerinde ve elinde kesikler oluşan adam o anları anlattı. Saldırganın tutuklandığını belirten Ramazan Bulut, dükkânı açarken halen daha tedirgin olduğunun altını çizdi. Pala ile elini kolu sallayarak dükkana gelmiş Öte yandan olayla ilgili yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde saldırganın elindeki kesici alet ile sokak üzerinde rahat bir şekilde dükkâna yürüdüğü görünüyor. Ayrıca yeni görüntülerde, şahısla birlikte iki çocuğun ve bir yaşlı adamın kapı önüne gelip beklediği de göze çarpıyor. "Ama o çıldırmış şekilde satırla saldırdı" Olay gününü anlatan Ramazan Bulut, "Geçtiğimiz günlerde iki gün önce sürekli müşterim olan küçük 7-8 yaşlarında bir çocuk geldi, 4-5 tane ekmek, içecek ve bir de dondurma aldı. Tahribe 5-10 dakika sonra tekrar geldi. Dondurmanın erimiş olduğunu değiştirmek istediğini söyledi. Ben de dondurmanın eridiğini bu şekilde kabul edilmeyeceğini söyledim. Çocuk çıktı gitti, 5 dakika sonra çocuk dedesiyle beraber geldi. Dedesi ’Nasıl değiştirmezsin değiştirmek zorundasın’ dedi. Ben de tekrar dondurmanın erimiş olduğunu ve bu şekilde kabul edemeyeceğimi söyledim. İşte tehdit ederek ‘Burayı yıkarım, daha önce başka kapattırdım sizi de kapattırırım’ dedi ve çıktı gitti. Biz çok fazla ciddiye almadık. Yani büyütülecek bir olay olarak düşünmedik. Ama aradan 5 veya 7 dakika geçti, bu sürede müşterilerimiz gelip gidiyordı. Arkasından palayla birisi içeriye girdi, şahsın kendisi de tanıyor beni. Hatta daha önce verisiyle olarak verdiğim malzemelerim de var veresiye defterinde adı vardı. Veya parası çıkışmıyordu, daha sonra ver diyordum. Biz mahalle bakkalıyız sonuç itibariyle. Olay esnasında ‘Aykut hayırdır kendine gel senlik bir problem yok konuşalım’ şeklinde konuştum. Ama o çıldırmış şekilde satırla saldırdı" dedi. "Kendimi savunma şansım olmadı, montu tuttum vantilatörü tuttum" Pala darbelerine mont ve vantilatörle karşılık vererek kendini savunan Bulut şöyle devam etti; "Satır, pala yani ne olduğunu da göremedim kocaman kesici bir alet. Ben kasanın arkasındaydım her zamanki yerimde onu görünce kalktım. Her zaman müşterimiz geldiğinde nasıl ayağa kalktıysak o geldiğinde de ayağa kalktım ben. Adam konuşmaya bile fırsat vermedi işte gelir gelmez direkt küfür hakaret işte ’Yakarım, yıkarım, keserim’ şeklinde aleti salladı. Vücudumda da yara var şuanda yeni pansuman yaptırdım, tam kalbimin üzerinde var artı elimde ve farklı bölgelerde de var. Kendimi savunma şansım olmadı montu tuttum vantilatörü tuttum. Zaten fırsat vermiyor. Zaten vermekten ziyade satıra karşı bir şey tutayım desen eğilsen ya da başka bir şey yapsan direkt kafana geçirir. Adamın gözü dönmüş, şu an için can ve mal güvenliğimiz yok. Ben devletimize güveniyorum. Devletimizin gereğini yapacağına inanıyorum. Eskişehir İl Emniyet Müdürümüz olsun, yine emniyetimizin en üst makamındaki abimiz olsun ben gereğinin yapılacağına inanıyorum. İnsanların yaşam hakkına saldırı olmasını kimse istemez. Şuan için can ve mal güvenliğimiz yok. Yani tereddüt ediyorum." "Olayın sonuna kadar takipçisi olacağız" Konuyla alakalı ile Erenköy Mahalle Muhtarı Sıdıkanur Karabulut ise, "Mahallemizdeki marketti talihsiz bir olay yaşandı. Ramazan abimize çok geçmiş olsun diyorum. Sürekli yanındayız, umarım çözüme kavuşur. Gerçekten can ve mal güvenliği yok. Tüm yetkililere buradan seslenmek istiyoruz lütfen onlara destek olsunlar. Olayın ilk yaşandığı gün geldim ama kapalıydı burası. Ramazan abinin numarasına ulaştık daha sonra da işte sizlere ilettim bu şekilde oldu. Olayın sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi. (BT-Y)
İİBF yarım asrı aşan tecrübesiyle başarılı mezunlar vermeye devam ediyor
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:32 İİBF yarım asrı aşan tecrübesiyle başarılı mezunlar vermeye devam ediyor Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) 60 yılın üzerindeki geçmişi ile Türkiye’de kurulan akademiler içinde ilk olma özelliği taşıyor. Üniversitemizin kurucu fakültesi olan İİBF, ilk olarak 1958 yılında Akşam Eskişehir Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu adıyla eğitim-öğretime başlamış, bir yıl sonra da Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (EİTİA) ismiyle Türkiye’deki az sayıda akademi arasında yerini aldı. Bu yıllarda Türkiye ve dünyadaki başarılı ekonomist ve idari bilimcileri yetiştiren kurum, 1982 yılında ise fakülte kimliğini kazandı. Öğrencilere hayatın vazgeçilmez bir alanı olan İktisadi ve İdari bilimler alanında disiplinlerarası bir yaklaşım ile çağın gerekliliklerine cevap veren kapsamlı bir eğitim imkânı tanıyan İİBF’nin yönetiminde ise Dekan Prof. Dr. Sezgin Açıkalın, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Halil Cem Sayın ile Dr. Öğr. Üyesi Haldun Çolak yer alıyor. Yedi bölüm ile çift diploma imkânı sunan fakülte Fakültede Türkçe eğitim veren İktisat Bölümü, İşletme Bölümü, Maliye Bölümü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü; ayrıca 2025 yılı Güz dönemi itibariyle öğrenci alımına başlayacak olan yüzde 100 İngilizce "Foreign Trade and Logistics" ve "Management Information Systems" bölümleri de dahil olmak üzere toplam yedi bölüm bulunuyor. Fakültede ayrıca İktisat Bölümü ile İşletme Bölümünün İngilizce Programları da yer alıyor. Bu kapsamda İşletme Bölümü öğrencileri "UOLP-SUNY Empire State College", İktisat Bölümü öğrencileri de "UOLP-SUNY Cortland" çift diploma programlarından mezun olabiliyor. Bu yönüyle Anadolu İİBF, Türkiye’deki az sayıda çift diploma olanağı sunan fakültelerden biri olma özelliğini de taşıyor. Anadolu İİBF, yabancı dil eğitimini önemsiyor ve kurumsal olarak da destekliyor. Fakültede, İngilizce İktisat ve İngilizce İşletme programlarının yanı sıra Türkçe programlar için isteğe bağlı hazırlık sınıfı eğitimi de veriliyor. Dileyen öğrenci bir yıl boyunca Yabancı Diller Yüksekokulunun İngilizce Hazırlık sınıfında yabancı dil eğitimi alabiliyor. Öğrenciler için pek çok imkan seferber ediliyor Anadolu İİBF, geniş uluslararası eğitim ve staj imkanlarıyla da öğrencilerine değer katıyor. Fakültenin Erasmus+, Mevlana, Farabi ve benzeri programlarla çok yaygın bir coğrafyada anlaşmaları bulunuyor. Öğrenciler ilgili anlaşmalarla bir başka ülkede eğitim alma ve staj yapma olanağına sahip olabiliyor. Bu kapsamda hem üniversitemiz öğrencileri farklı coğrafyalarda eğitim alabiliyor hem de fakültemizde çok sayıda uluslararası öğrenci de eğitim alma imkânı bulabiliyor. İİBF, 202 kişilik güçlü akademik kadrosuyla nitelikli eğitim verirken öğrencilerini staj imkanları ile de destekliyor. İİBF öğretim üyeleri tarafından çok sayıda araştırma projesi yürütülüyor ve yapılan bilimsel çalışmalar ile sosyal ve beşerî bilimler alanına katkı sağlanıyor. Fakülte yapmış olduğu iş birliği protokolleri aracılığıyla öğrencilerine çeşitli staj imkanları sunuyor. Bu yolla İİBF öğrencileri staj yaptıkları kurumlarda istihdam edilme fırsatını da elde edebiliyor. Eğitim programlarında teorik derslerin yanı sıra sektör ve uygulama derslerine de ağırlık veriliyor. Alanlarıyla ilgili en güncel uygulamalarla tanışan öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdam edilme imkanları artıyor. Genellikle bankacılık ve finans alanına yönelen İİBF öğrencileri mezun olduktan sonra kamuda ve özel sektörde iş bulabiliyor. Bu doğrultuda pazarlama, dış ticaret, serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik mezunların istihdam edildiği alanlar arasında yer alıyor. Ayrıca mezunlar arasında başarılı girişimcilik örnekleri de mevcut. Bunların yanı sıra Fakülte yıl boyunca çok sayıda akademik ve kültürel etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Düzenlenen uluslararası kongre, sempozyum ve seminerler öğrencilerin akademik yönlerini desteklerken diğer kültürel ve sanatsal etkinlikler de sosyal yönlerini güçlendiriyor. BİST-LAB, kullanıcılara uygulama ve finans simülasyonu ortamı sunuyor Fakültede yüksek teknolojili sekiz amfi, üç adet büyük amfi ve 16 derslik, çok sayıda öğrenciye hizmet verebilecek üç bilgisayar laboratuvarı, bir de finans laboratuvarı bulunuyor. 2021 yılında Borsa İstanbul tarafından yenilenen finans laboratuvarı, kısaca BİST-LAB ise kullanıcılara bir uygulama ve finans simülasyonu ortamı sunuyor. BİST-LAB’da öğrenciler ve araştırmacılar, Refinitiv EIKON/Datastream ve MATRIX veri tabanlarından saatlik, günlük, aylık, yıllık verilere ulaşarak araştırma ve uygulama yapma olanağına kavuşuyor. Fakültede ayrıca bir de sergi salonu bulunuyor. Sergi salonu yıl boyunca çeşitli sergilere ev sahipliği yaparak öğrencilere sanatla iç içe bir eğitim-öğretim ortamı sunuyor.
Her köşesi farklı ağaçtan olan bağlama
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:02 Her köşesi farklı ağaçtan olan bağlama Eskişehir’de enstrüman satışı yapan Enes Sülümen, dut, ardıç, kestane ve ceviz gibi ağaçlardan özenle yapılan bağlamanın, popülerliğini kaybetmeyen bir çalgı olduğunu belirtti. Türk halk müziğinin en yaygın telli ve tezeneli enstrümanı olan bağlama hakkında konuşan Sülümen, hem gençlerin hem de yaşlıların bu enstrümana büyük ilgi gösterdiğini söyledi. Yıllar geçmesine rağmen popülerliğini koruyan bağlamanın, en çok sattığı enstrüman olduğunu vurguladı. Fiyatı yaklaşık 3 bin TL den başlayan bağlama; tekne, göğüs ve sap olmak üzere üç ana kısımdan oluşuyor. Tekne kısmı genelde dut ağacından yapıldığını söyleyen Sülümen, "Ancak dut ağacının dışında ardıç, kestane, ceviz ve gürgen gibi ağaçlardan da yapılmaktadır. Göğüs kısmı ladin ağacından, sap kısmı ise gürgen, ak gürgen veya ardıç ağacından yapılmaktadır" dedi. "Uzun sap bağlama kısa saplıya göre öğrenme aşamasında daha çok kolaylık sağlıyor" Öğrenme süreci açısından, bağlama çalmak isteyenlerin genellikle uzun sap bağlamayı tercih ettiğini söyleyen Sülümen, "Uzun sap bağlamada her türlü ezgi rahatlıkla çalınabildiği için, kısa saplıya göre öğrenme aşamasında daha çok kolaylık sağlıyor" dedi. Ücretsiz kursların kapanmasıyla satışlarda belirgin bir düşüş yaşanıyor Türk halk müziğinin vazgeçilmez enstrümanı bağlama, her yaş grubunun ilgisini çekse de, son yıllarda ücretsiz kursların kapanmasıyla birlikte önceki yıllara göre satışlarda belirgin bir düşüş yaşandığını söyleyen Sülümen, "Yine de Eskişehir’de bağlamaya olan talep devam ediyor" dedi.