Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
Kampüste "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü"
03 Nisan 2026 Cuma - 12:21:50
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ile Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran’ın katılımıyla düzenlenen yürüyüşte, kampüs genelinde farkındalık oluşturulması hedeflendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Otizm için Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekildi. Üniversitenin Otizm Spektrum Bozukluğu Anabilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, kampüs içinde farkındalık oluşturulması ve otizmli bireylerin yaşadığı sosyal ve iletişim temelli zorluklara dikkat çekilmesi amaçlandı. Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayının farkındalık ayı olarak kabul edilmesiyle gerçekleştirilen etkinlikte, otizmin nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanırken, eğitim ve toplumsal destekle bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılım sağlayabileceğine dikkat çekildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, kırmızı renk temasıyla farkındalık mesajı verildi. Prof. Dr. Diken: "Bu etkinlik, Anadolu Üniversitesinin birikiminin yansımasıdır" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, yürüyüşün üniversite açısından önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu yürüyüş, üniversitemizin 40 yıllık özel eğitim birikiminin bir yansımasıdır. Anadolu Üniversitesi; özel bireylere yönelik hizmetler, merkezler ve programlar açısından hem Türkiye’de hem Avrupa’da örnek gösterilen bir yapıya sahiptir. Eğitim alanındaki başarımızda, özel eğitim bölümümüzün ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizin katkısı büyüktür." Farkındalığın toplumsal dönüşüm için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, kapsayıcı bir toplum için bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti ve sözlerine şunları ekledi: "Bu sadece otizm için değil; serebral palsi için, diğer motor kısıtlar için, işitme yetersizliği, görme yetersizliği için. Yani açıkçası zedelenmenin yetersizliğe dönüştürdüğü, kişilerin uzuvları veya merkezi sinir sistemini etkilediği her durumu engele dönüştürmemek için toplumun önlemler alması gerekiyor. İlgili karar alıcılar, politika yapıcılar ve yöneticiler bu farkındalığı sağladığında; nasıl ki tekerlekli sandalye kullanan bir birey için tüm fiziksel mekânlarda erişilebilirlik sağlandığında engeller ortadan kalkıyor ve birey ‘engelli’ olmaktan çıkıyorsa, aynı anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayılması için de bu farkındalığın oluşturulması gerekmektedir." Prof. Dr. Vuran: "Hedefimiz farkındalığı yaygınlaştırmak" Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran ise otizm farkındalığının artırılmasının temel hedefleri olduğunu ifade ederek, "2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, nisan ayı ise farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Biz de öncelikle kampüsümüzde bu konuda bilinç oluşturmayı amaçladık. Daha geniş ölçekte hedefimiz, Eskişehir’de otizmin tanınmasını sağlamak ve ailelere yönelik duyarlılığı artırmak." dedi. Yürüyüşün temel amacının kampüs içinde farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Otizmin bir spektrum olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sezgin Vuran, şu bilgileri paylaştı: "Otizm bir yelpazedir. Otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 30’u zihin yetersizliğine sahipken, yüzde 70’i bu durumu yaşamaz; hatta üstün yetenekler gösterebilir. Bu nedenle toplumda doğru bilginin yayılması büyük önem taşır." Prof. Dr. Vuran, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, bu durumun aşılması için hem eğitim hem de toplumsal kabulün gerekli olduğunu ifade etti ve kamusal alanların erişilebilir hâle getirilmesi ve bireylerin oldukları gibi kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. "Farkındalık her gün sürmeli" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliğin kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Farkındalığın sürekliliğine vurgu yapan Ataş, "Farkındalık yalnızca bir günle sınırlı kalmamalı. Her zaman, her ortamda otizmli bireylerin yanında olmalıyız." ifadelerini kullandı.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:15
Ütü kaynaklı yangın ekipleri harekete geçirdi
Eskişehir’de 4 binanın en üst katında ütü sebebi ile çıkan yangın paniğe sebep oldu. Olay, Batıkent Mahallesi Tevfik Fikret Caddesi üzerindeki 4 katlı bir binanın 4. katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; daire içerisinde bulunan ütüden kaynaklı yangın çıktı. Alevleri fark eden ev sakinleri, yangını kendi imkanlarıyla büyümeden söndürdü. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına dairede soğutma çalışması gerçekleştirdi. Olayda şans eseri herhangi bir yaralanma ya da can kaybı yaşanmadı. Ekipler olayla ilgili inceleme başlattı.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:24
Mesleki eğitimde iş birliği ve Ar-Ge stratejileri masaya yatırıldı
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen "2026 Yılı AR-GE Buluşmaları Programı" kapsamında, "İl AR-GE Birimleri Mesleki Eğitim İş Birliği Bölge Zirvesi" Bilecik’te gerçekleştirildi. "Üretimin Geleceği Eğitimde, Eğitimin Geleceği İş Birliğinde" sloganıyla düzenlenen zirveye; Eskişehir, Bilecik, Bolu, Bursa, Düzce, Kocaeli, Sakarya ve Yalova illerinden Ar-Ge birimleri ve eğitimciler katıldı. Program boyunca gerçekleştirilen oturum ve çalıştaylarda, mesleki ve teknik eğitimin sanayi ile entegrasyonu ve bölgedeki lokomotif sektörlerle kurulacak stratejik ortaklıklar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Eskişehir ekibinden çözüm odaklı katkı Zirvede aktif rol alan Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge ekibi, farklı temalar etrafında oluşturulan çalışma masalarında tecrübelerini paylaştı. Mesleki eğitimde yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi ve bölge ekonomisine katkı sunacak projelerin tasarlanması noktasında Eskişehir ekibinin sunduğu öneriler, zirvede önemli bir yer tuttu. Sürdürülebilir iş birliği hedefleniyor Gün boyu süren yoğun programın ardından katılımcılar; kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, mesleki eğitimde kalite standartlarının artırılması ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi adına güçlü bir zemin oluşturulduğunu ifade etti. Program, ortak projelerin geliştirilmesine yönelik temenniler ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
03 Nisan 2026 Cuma - 10:17
Düşük FODMAP diyetiyle İBS şikayetleri azalabilir
Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Diyetisyeni Deniz Mutluer, İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) ve beslenme tedavisine dair önemli açıklamalarda bulundu. Diyetisyen Deniz Mutluer, toplumda yaygın görülen İrritabl Bağırsak Sendromu’nun, fonksiyonel bir bağırsak hastalığı olduğunu aktararak; hastalığın özellikle karında gaz, şişkinlik, düzenli seyreden ishal ve kabızlık gibi belirtilerle ortaya çıktığını ifade etti. Stres ve yemek sonrası şikayetler artıyor IBS semptomlarının stresli dönemlerde ve yemek sonrasında artış gösterdiğine dikkat çeken Mutluer, "Bu hastalık kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir" dedi. IBS tedavisinde düşük FODMAP diyeti öne çıkıyor İrritabl bağırsak sendromunun beslenme ile tedavisinde en etkili yöntemlerden birinin düşük FODMAP diyeti olduğunu belirten Mutluer, şu bilgileri paylaştı: "FODMAP’ler; ince bağırsakta zor sindirilen ve kalın bağırsakta fermente olan kısa zincirli karbonhidratlardır. Bu grup; fermente olabilen oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve poliollerden oluşur." İlk aşamada bazı besinler tamamen çıkarılıyor Düşük FODMAP diyetinin ilk aşamasının 2 ila 6 hafta sürdüğünü söyleyen Mutluer, bu süreçte yüksek FODMAP içeren besinlerin diyetten çıkarıldığını belirterek, "Buğday, arpa, çavdar, elma, armut ile süt ve süt ürünleri gibi besinler bu dönemde tüketilmez. Amaç, bağırsakların rahatlamasını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Eliminasyon sürecinin ardından besinlerin tek tek yeniden diyete eklendiğini ifade eden Mutluer, "Bu sayede kişinin hangi besinlere karşı hassasiyet geliştirdiği belirlenir. Sonrasında tamamen bireye özel bir beslenme planı oluşturularak hem şikayetlerin azaltılması hem de yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir" diye konuştu. IBS’nin tamamen ortadan kaldırılmasının her zaman mümkün olmadığını sözlerine ekleyen Diyetisyen Mutluer, doğru beslenme ve stres yönetimi ile semptomların büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini söyledi.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:25
Eskişehir şehidini bekliyor
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde çıkan ve Afyonkarahisar sınırlarına ulaşan yangında şehit olanlar arasında bulunan Eyüp Dereli’nin babası Salih Dereli, "Evliydi, 1 oğlu ve 1 kızı vardı. İşine o kadar sadıktı, çok seviyordu. Son olarak pazartesi öğlen görüştük" dedi. Seyitgazi ilçesinde orman yangınına müdahale ederken alevlerin ortasında kalan ve aralarında dozer operatörü Eyüp Dereli’nin de bulunduğu 10 görevli şehit oldu. Dereli’nin Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen cenazesinin Eskişehir’e getirilmesi beklenirken, Çamlıca Mahallesi Fisun Sokak’ta taziye çadırı kuruldu. Sokağın başına dev Türk bayrağı asıldı. Acılı aile yakınları ve sevenleri gözyaşları içinde beklerken Tepebaşı Kaymakamı Saadettin Yücel, taziye çadırına gelerek aileye geçmiş olsun temennisinde bulundu. Kaymakam Yücel’in aileye başsağlığı dilemesinin ardından şehitler için dua okundu. "İşine o kadar sadıktı, çok seviyordu" Gazetecilere açıklamada bulunan acılı baba Salih Dereli, oğlu ile son olarak pazartesi günü öğle saatlerinde görüştüklerini söyledi. Salih Dereli, "Yandık. Kimse böyle olsun istemez. Bu zamana kadar hiç böyle olmadı. Takdiri ilahi, yapacak bir şey yok. 5 senedir ormanda çalışıyor, ondan önce de belediyedeydi. O, 10 senedir çalışıyor dozerde. 2 dozer birden yanmış orada. 2 operatör şehit, kurtulamamışlar. Bir ters gelmiş. Bilecik’teki nasıl dönüyor. Allah beterinden saklasın ama yandık işte. Bu kadar, yapacak bir şey yok. Evliydi, 2 çocuğu vardı. 1 oğlu, 1 kızı var. İşine o kadar sadıktı, çok seviyordu. En son pazar günü görüştük. Köye geldik, annelerini alıp geldiler. Mihalıççık’ta oturuyorlar. Seyitgazi’ye geldi, annesi de yanında duruyordu. Ben de köyde bekliyorum. En son orada gördüm. Pazartesi aradık, oradayken konuştum, ’Bir sıkıntı yok baba, iyiyiz. 3-4 dozer, arazözlere yol açıyoruz’ dedi. Yol açıyorlardı onlar. Pazartesi öğlen görüştük, bir daha da telefonlar çekmedi. Dağın başındalar ya. ’Ara sıra bizi ara oğlum’ dedik ama arayamadı" ifadelerini kullandı. Mihalıççık ilçesinde çalıştığı ve görevlendirme ile Seyitgazi’ye gittiği öğrenilen Eyüp Dereli’nin cenazesinin ikindi namazını müteakip Reşadiye Camii’nden kaldırılacağı öğrenildi.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:10
Şehit orman işçisinin halası konuştu
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki orman yangınında şehit olan orman işçisi Tolunay Kocaman’ın halası Ayten Kocaman, 1 hafta önce evlenen yeğenini anlattı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 12:08
Sarıcıova’da orman yangınına müdahale sürüyor
Eskişehir’in Sarıcıova ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 12:00
Şehit Kocaman’ın cenazesi bekleniyor
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde çıkan ve Afyonkarahisar sınırlarına ulaşan yangında şehit olanlar arasında bulunan Tolunay Kocaman’ın cenazesi memleketi Kümbet Mahallesi’nde bekleniyor. Olay bölgesinden alındıktan sonra Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Kocaman’ın cenazesinin Seyitgazi’nin Kümbet Mahallesi’ne getirilmesi bekleniyor. Aile yakınları ve mahalle halkının üzüntülü bekleyişi sürerken, mahallede bulunan şehit evine Türk bayrağı asıldı, taziye çadırı kuruldu. Cenazenin ikindi namazını müteakip mahalle mezarlığında toprağa verilmesi bekleniyor. Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü’nde çalışan Tolunay Kocaman’ın 1 hafta önce evlendiği öğrenildi.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 10:50
Eskişehir’de yanan alanda hasar gün ağarınca ortaya çıktı
Eskişehir’de çıkan orman yangınında yanan alanda oluşan hasar ağarınca ortaya çıktı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 10:29
Yaralı ebabil kuşuna vatandaş sahip çıktı
Eskişehir’de bir vatandaş tarafından yaralı halde bulunan ebabil kuşu, tedavisi tamamlandıktan sonra doğaya geri salınacak. Edinilen bilgilere göre; Şarhöyük Mahallesi’nde yaşayan bir vatandaş, Kızılpınar Sokak’ta 4 gün önce yaralı kuş buldu. Ölmek üzereyken bulduğu kuşu koruma altına alan vatandaş, kendi imkanlarıyla müdahale yaptığı hayvanın ebabil kuşu olduğunu sonradan öğrendi. Yaralı ebabil kuşunun şu anda iyi durumda olduğunu aktaran vatandaş, onu veterinere götüreceğini ve tedavisinin tamamlanmasının ardından tekrardan doğal ortamına salacağını ifade etti.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 10:22
Eskişehir’de uygulanan proje UNDP bağımsız denetçisinden tam not aldı
Eskişehir’de iklim değişikliğine karşı tarımsal üretimde dirençli modellerin yaygınlaştırılması amacıyla uygulanan proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Bağımsız Denetçisi Carlos Ludena tarafından tam not aldı. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen "İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarımsal Üretim Modelinin Uygulanması ve Yayımı Projesi" kapsamında denetim gerçekleştirildi. Denetim, İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş’ün makamında yapılan toplantıyla başladı. Proje faaliyetlerinin detaylı şekilde aktarıldığı toplantıda; Sakarya Nehri’ni besleyen yer altı su kaynaklarının korunması hedefiyle 4 milyon 550 bin metrekarelik alanda su tutma kapasitesi yüksek doğal toprak düzenleyiciler ve mikrobiyal gübrelerin kullanıldığı, ayrıca 2 bin adet az su tüketen meyve fidanı ile bahçelerin tesis edildiği bildirildi. Projenin başlangıcının 6 Aralık 2023’te imzalanan sözleşme ile yapıldığını hatırlatan yetkililer, ayrıca anıza ekim yapabilen tahıl ekim makinasının da çiftçilerin hizmetine sunulduğunu ifade etti. "Türkiye’den seçilen üç projeden biri" Toplantıda konuşan UNDP Bağımsız Denetçisi Carlos Ludena, Türkiye genelinde bu kapsamda değerlendirilen ilk projenin Eskişehir’deki uygulama olduğunu vurguladı. Ludena, Türkiye’den yalnızca üç projenin bu program çerçevesinde inceleneceğini belirterek, projenin yerel halk tarafından sahiplenilmesinin önemine dikkat çekti. Projenin ikinci fazının da Eskişehir’de uygulanmasının bölge ve ülke tarımı için büyük katkı sağlayacağı ifade edildi. Denetim, formların doldurulması ve iyi niyet temennilerinin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Toplantıya İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş’ün yanı sıra, Birleşmiş Milletler Denetçisi Carlos Ludena, Proje Koordinatörü Yurdal Çetinkaya, Proje Ekibinden Mühendis Mutlu Subaşı ve Yasin Ustabaş ile ilgili kurum temsilcileri katıldı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 10:17
Gece saatlerinde çıkan yangın mahalleliyi sokağa döktü
Eskişehir’de gece saatlerinde çıkan ve mahallelinin sokağa dökülmesine sebep olan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Olay, gece saatlerinde İhsaniye Mahallesi’nde Gazi Yakup Satar Caddesi ile Kubilay Sokak’ın kesişiminde bulunan bölgede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir binada henüz belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Yangını fark eden bazı vatandaşlar sokağa çıktı, durumu 112 Acil Servis’e bildirdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesi ile yangın kontrol altına alındı. Maddi hasarla atlatılan olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 09:56
Okulların fiziki imkanları geliştiriliyor
İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Tepebaşı ilçesi Zincirlikuyu Mahallesinde yapımı tamamlanan 24 derslikli Dede Korkut İlkokulunu ziyaret etti. Ziyarette okul yöneticilerinden bilgi alan Sinan Aydın, okulun fiziki yapısını ve eğitim ortamlarını yerinde inceleyerek yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Eğitime kazandırılan bu tür modern okulların, ilkokul düzeyinde kaliteyi artıracağını vurgulayan Aydın, fiziki imkânların öğrenme sürecine katkısına dikkat çekti.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 09:55
Bu sanat Eskişehir’i ziyaret edenleri şaşırıyorlar
Eskişehir Odunpazarı’nda cam temelli hediyelik ürünler yapan Feza Erden, kenti ziyaret edenlerin Türkiye’de böyle bir işçiliğin olduğuna çoğu zaman şaşırdıklarını dile getirdi. Erden, "Çünkü cam sanatı denince akla hep İtalya’nın Murano Adası geliyor" ifadelerini kullandı. Eskişehir Odunpazarı’nda cam temelli hediyelik dükkan sahibi Feza Erden, eşiyle birlikte 10 yıldır cam sanatıyla ilgileniyorlar. Ürünlerinin genellikle kadınlara yönelik el yapımı cam takılar tasarımları yapıp ve sattıklarını dile getiren Erden, en çok tercih edilen ürünlerinin cam takılar olduğunu ve bunların yanında fizyon tekniğiyle hazırladıkları cam tablolarında ev hediyesi veya kurumsal hediye olarak sıkça tercih edildiğini dile getirdi. Feza Erden, "Hem turistik hem de yerli ziyaretçiler, Türkiye’de böyle bir işçiliğin olduğuna çoğu zaman şaşırıyor. Çünkü cam sanatı denince akla hep İtalya’nın Murano Adası geliyor. Oysa biz de aynı teknikleri kullanarak camı sanatla buluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Biz bu sanatı belediyenin kursundan öğrendik Erden, "Biz eşimle birlikte bu sanatı belediyelerin açtığı kurslarda öğrendik, eşim daha çok yapım aşamasında kaldı ben de satış ve tasarım kısmına yöneldim. Bugün hem kadınlara özel cam takılar hem de şık ev aksesuarlarıyla müşterilerimize özgün ve yerli bir sanat sunmaktan gurur duyuyorum. Dükkanıma uğrayan herkes, camın ne kadar zarif bir hediyeye dönüşebileceğini kendi gözleriyle görebilir" ifadelerini kullandı. Esnaf Feza Erden, yapım aşamasından bahsederek "Ürünlerin şeklinden ve boyutuna göre 15 dakika ile 4 saat arasında yapılıyor ve soğuması 10-12 saati bulabiliyor" dedi.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 09:31
(ÖZEL) İşitme engelli sanatçı duygularını resimlerle ifade ediyor
Eskişehir’de sessizliğiyle anlatamadıklarını renk ve çizgilerle yaptığı resimlerle ifade eden işitme engelli sanatçı Bülent Kayatepe, ortaya çıkarttığı eserler ile sanatın iyileştirici ve birleştirici yönünü öne çıkarıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda devlet memuru olarak çalışan 1 çocuk babası mimar Bülent Kayatepe (51), doğuştan işitme engelli. İşitenler ve işitme engellileri eşit olarak gören Kayatepe, yıllardır severek yaptığı ancak yoğunluğu nedeniyle zaman ayıramadığı resim çizme hobisine pandemi döneminde geri döndü. Özellikle yüz ve mimiklere odaklandığı portre çizimler ile resimler yapan Kayatepe, eşinin ve arkadaşlarının kendisini teşvik etmesi üzerine bir sanat galerisinde ilk kişisel sergisini açtı. Eserleriyle başta işitme engelli vatandaşlar olmak üzere toplumun her kesimiyle sanat yoluyla iletişim kurmayı amaçlayan Kayatepe, kendisine hep heves geldiğini ve çalışmalarını pes etmeden sürdürdüğünü belirtti. "Pes etmiyorum ve devam ediyorum, bana hep heves geliyor" Resim çizme hobisine nasıl geri döndüğüne değinerek konuşmasına başlayan Bülent Kayatepe, "Pandemi zamanında evden dışarıya çıkmak yasaktı. Hep evde kaldık ve sıkılmıştım. ’Ne yapabilirim?’ diye düşündüm. Öncesinde zaten resim yapıyordum ama zamanım yoktu. Aklıma geldi, tekrar başladım. Portre resimlerde yüz ve mimiklere odaklandım. İşitme engellilere uygun bir şekilde, karşılaştıklarında sohbet ediyor, fikir paylaşımı yapıyor gibi olur diye düşündüm. Ben resimlerimle sergi açmayı düşünmüyordum. Eşim ve arkadaşlarım bana, ’Sergi açman lazım" deyince bu durumu tekrar konuştuk ve kabul ettik. Oda Art Sanat Galerisi bana teklifte bulundu ve resimlerimizi sergiledik. Herkes geldi ve çok beğendi. Çok duygulandım. Pes etmiyorum ve devam ediyorum, bana hep heves geliyor. Sulu boya tekniği ile yaptığım resimlerimde var. Mesela karikatür çizimler de yaptım" dedi. "İşitme engelliyim diye düşünmüyorum, bu konuda güçlüyüm" Doğuştan işitme engelli olduğunu dile getiren Kayatepe, "Bu duruma alıştım. İşitme engelliyim diye düşünmüyorum, bu konuda güçlüyüm. Sağlığım yerinde, resim yapıyorum, geziyorum. Yani herhangi bir problem yok. Üzüntü gibi görmüyorum, hiç düşünmüyorum. Normal yani, her şeye alıştım. Mimarlıkla ilgili 14 sene özel sektörde çalışmıştım. Daha sonrasında çizimlerimi Mühendisler Odası’na vermiştim. Orada üyeliğim, sözleşmemde kendi adımla imzam var. Orada görsel olarak düzeltmeler yapıyordum. 14 sene devam ettim ama iletişimde zorlanmıştım. O yüzden orada tercümanla birlikte, sesle anlatma şeklinde yardımcı olmuşlardı. Tabii ki iletişimle ilgili hep zorluk vardı, bana göre değildi. Kendim daha çok görsel olarak bir şeyler yapmak istiyordum. Mimarlıkta iletişimde hep keyfim olmuyordu. Keyif aldığım bir şeyi yapmayla ilgili karar verdim. Hem böylesi işitme engellilere uygun olur diye düşündüm. Aslında işitenle işitme engelliler arasında fark yok" şeklinde konuştu. "Sanat onun için bir iletişim, etkileşim aracı" Bülent Kayatepe hakkında konuşan Oda Art Galeri kurucu yöneticisi Özlem Kanat Örneksoy ise, şunları söyledi: "Sanat aslında bir ifade, duruş ve anlatı biçimi. Hepimiz kendimizi ifade etmek için sanatı kullanıyoruz. Bunu kimi boyalarla yapıyor, kimi bir çamuru veya ahşabı şekillendiriyor, kimi de kelimelerle yazar oluyor, müzik yapıyor. Bülent, kendini boyalarla ve resimlerle ifade ediyor. Sanat onun için bir iletişim, etkileşim aracı. Sanatta özellikle erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik kavramları çok önemli. Sanatın demokratikleşmesi de çok önemli. Sanat herkes içindir. Sanatın toplumsal farkındalığı artırdığına da inanıyoruz. Bülent, aslında sanatın demokratikliğine, sanatın herkes için olduğuna, bir ifade biçimi olduğuna vurgu yapıyor. İlk kişisel sergisi bu galeride gerçekleşti ve çok kalabalıktı. Herkes görünce çok şaşırdı, çok büyük bir ilgi gördü. Aynı zamanda 2024 yılında Eskişehir Sanat Derneği’nden de en iyi ressam ödülünü aldı. Ayrıca, burada sanat köşemiz var. Toplumla ve halkla buluşmasını sağladığımız sanat, sadece elit bir tabakaya hitap etmez. O köşede Bülent karikatürler çiziyor, insanlarla iletişim, etkileşim halinde oluyor ve onlarla sanatını paylaşıyor. Bir şekilde çizerek, resmederek bağ kuruyor. Bu da tabii ki onun için çok keyifli. Çünkü sanat iyileştirir, özgürleştirir ve bir iletişim, etkileşim aracıdır. Bülent de bu anlamda sanatı çok güzel şekilde kullanıyor."
24 Temmuz 2025 Perşembe - 09:26
Kitap okuma alışkanlığı azalmıyor, değişiyor
Eskişehir’de kitapevi sahibi olan Nazlı Sinanoğlu İnanç, mecralar değişse veya farklılaşsa bile kitap okuma alışkanlığının devam ettiğini aktardı. Kitapçılığa 5 yıl önce başlayan Nazlı Sinanoğlu İnanç, İstanbul’da İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra Eskişehir’e taşındığını ve meslek değiştirerek kitabevi açmaya karar verdiğini söyledi. Eskişehir’de bilinçli bir kitap okur kitlesi olduğunu belirten İnanç, en çok çağdaş dünya edebiyatına ilgi gösterildiğini belirtti. "Zamanla okurlar bu kitapçıda hangi türlerin olduğunu biliyor" Kitabevinde en çok çağdaş dünya edebiyatı bulunduğunu belirten Nazlı Sinanoğlu İnanç, "Bir yerden sonra okurlar bu kitapçıda hangi türlerin olduğunu biliyor. Çağdaş dünya edebiyatını okuyanlar burayı tercih ediyor ve aradıkları kitapları bulabiliyorlar. Bulamazlarsa temin etmeye çalışıyoruz. Okurlar, kitabevinin seçkisini bildikleri için özellikle buraya geliyorlar" dedi. Daha çok gençlerin ve orta yaş grubunun kitapçıya geldiğini anlatan İnanç, 20-25 yaş aralığında gençler ile orta yaş grubu daha ağırlıklı geldiğini ve düşünülenin aksine eskiye kıyasla kitap okuma sayısının azalmadığını, sadece okuma mecralarının değiştiğini belirtti. Sadece baskılı kitapların değil dijital kitap okuyucuların da olduğunu söyleyen İnanç, "Baskı kitapların yanında dijital kitaplar da tercih ediliyor. İnternetten alanları ise doğal olarak burada göremiyorum ama kitap okuyucularının sanılandan fazla olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bir kitap okuyucuyla buluştuysa hangi şekilde olduğunun bir önemi yoktur" Dijital kitaplara karşı olmadığını belirten Nazlı Sinanoğlu İnanç, şunları; "Dijital okumaya karşı değilim. Dijital okuma platformlarından kitaba ulaşmak mümkün olabiliyorsa bu bir tercihtir. Çağımızda bu tür şeylere karşı olunmaması gerektiğini düşünüyorum. Kitapçı olmam ve basılı kitap satmam, dijitale karşı olduğum anlamına gelmiyor. Eğer bir kitap okuyucuyla buluştuysa hangi şekilde olduğunun bir önemi yoktur bence. Basılı kitapların da hiçbir zaman biteceğini düşünüyorum." "Okumaya başlamak için rafların arasında dolaşmak yeterli" Okuma alışkanlığı kazanmak isteyenlere tavsiyelerde bulunan İnanç, "İnsanlar önce kendilerini tanımalı, ne okumak istediklerini bilmeli. Dijitalde bu kolay olmuyor ama bir kitabevinde rafların arasında dolaşıp ilgisini çeken bir kitabın arka kapağını okumakla bile güzel bir okuma alışkanlığı kazanılabilir" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder