Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ’de otizm farkındalığı için güç birliği: Kampüste anlamlı yürüyüş 03 Nisan 2026 Cuma - 14:17:53 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Toplumsal Farkındalık Kulübü ve Özel Eğitim Bölümü, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirdiği "Farkındalık Yürüyüşü" ile otizmli bireylerin toplumsal kabulüne dikkat çekti. Üniversite yönetiminin ve farklı fakültelerden öğretim üyeleri ile öğrencilerin katılım sağladığı etkinlikte, Meşelik Kampüsü içinde otizm farkındalığı için bir yürüyüş gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi önünden başlayan yürüyüşe, ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Dönmez, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzum Erken Çelik, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saadet Pınar Temizkan, Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Derya Genç Tosun’un ve Özel Eğitim Bölümü öğretim elemanları katıldı. Yürüyüşte özel eğitim bölümü öğrencileri, hazırladıkları farkındalık mesajlı pankartlarla yürüyüşün ön saflarında yer aldı. Yürüyüş boyunca otizmin bir eksiklik değil, zenginleştirici bir çeşitlilik olduğu vurgulanırken, toplumsal yaşamın her alanında kapsayıcılığın ve hak temelli yaklaşımın önemi bir kez daha hatırlatıldı. Özel Eğitim Bölüm Başkanlığından yapılan açıklamada bu yıl üçüncüsü düzenlenen yürüyüşün otizm farkındalık etkinlikleri için bir başlangıç noktası olduğu ve otizm farkındalığını tüm aya yayacak şekilde kapsamlı bir program hazırlandığı belirtildi. Nisan ayı boyunca sürecek etkinlik takvimi kapsamında geliri doğrudan otizmli bireylere öğretim materyali temin etmek için kaynak oluşturacak anlamlı bir hayır panayırı, Eğitim Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilecek tematik film gösterimleri ve yenilikçiliğin farkındalıkla buluşacağı bir afiş yarışması ve ardından düzenlenecek olan ödül töreni yer alıyor. Bu zengin program aracılığıyla hem üniversite öğrencilerine hem de Eskişehir halkına ulaşılarak toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:21 Kampüste "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ile Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran’ın katılımıyla düzenlenen yürüyüşte, kampüs genelinde farkındalık oluşturulması hedeflendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Otizm için Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekildi. Üniversitenin Otizm Spektrum Bozukluğu Anabilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, kampüs içinde farkındalık oluşturulması ve otizmli bireylerin yaşadığı sosyal ve iletişim temelli zorluklara dikkat çekilmesi amaçlandı. Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayının farkındalık ayı olarak kabul edilmesiyle gerçekleştirilen etkinlikte, otizmin nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanırken, eğitim ve toplumsal destekle bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılım sağlayabileceğine dikkat çekildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, kırmızı renk temasıyla farkındalık mesajı verildi. Prof. Dr. Diken: "Bu etkinlik, Anadolu Üniversitesinin birikiminin yansımasıdır" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, yürüyüşün üniversite açısından önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu yürüyüş, üniversitemizin 40 yıllık özel eğitim birikiminin bir yansımasıdır. Anadolu Üniversitesi; özel bireylere yönelik hizmetler, merkezler ve programlar açısından hem Türkiye’de hem Avrupa’da örnek gösterilen bir yapıya sahiptir. Eğitim alanındaki başarımızda, özel eğitim bölümümüzün ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizin katkısı büyüktür." Farkındalığın toplumsal dönüşüm için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, kapsayıcı bir toplum için bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti ve sözlerine şunları ekledi: "Bu sadece otizm için değil; serebral palsi için, diğer motor kısıtlar için, işitme yetersizliği, görme yetersizliği için. Yani açıkçası zedelenmenin yetersizliğe dönüştürdüğü, kişilerin uzuvları veya merkezi sinir sistemini etkilediği her durumu engele dönüştürmemek için toplumun önlemler alması gerekiyor. İlgili karar alıcılar, politika yapıcılar ve yöneticiler bu farkındalığı sağladığında; nasıl ki tekerlekli sandalye kullanan bir birey için tüm fiziksel mekânlarda erişilebilirlik sağlandığında engeller ortadan kalkıyor ve birey ‘engelli’ olmaktan çıkıyorsa, aynı anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayılması için de bu farkındalığın oluşturulması gerekmektedir." Prof. Dr. Vuran: "Hedefimiz farkındalığı yaygınlaştırmak" Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran ise otizm farkındalığının artırılmasının temel hedefleri olduğunu ifade ederek, "2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, nisan ayı ise farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Biz de öncelikle kampüsümüzde bu konuda bilinç oluşturmayı amaçladık. Daha geniş ölçekte hedefimiz, Eskişehir’de otizmin tanınmasını sağlamak ve ailelere yönelik duyarlılığı artırmak." dedi. Yürüyüşün temel amacının kampüs içinde farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Otizmin bir spektrum olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sezgin Vuran, şu bilgileri paylaştı: "Otizm bir yelpazedir. Otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 30’u zihin yetersizliğine sahipken, yüzde 70’i bu durumu yaşamaz; hatta üstün yetenekler gösterebilir. Bu nedenle toplumda doğru bilginin yayılması büyük önem taşır." Prof. Dr. Vuran, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, bu durumun aşılması için hem eğitim hem de toplumsal kabulün gerekli olduğunu ifade etti ve kamusal alanların erişilebilir hâle getirilmesi ve bireylerin oldukları gibi kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. "Farkındalık her gün sürmeli" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliğin kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Farkındalığın sürekliliğine vurgu yapan Ataş, "Farkındalık yalnızca bir günle sınırlı kalmamalı. Her zaman, her ortamda otizmli bireylerin yanında olmalıyız." ifadelerini kullandı.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:24 Mesleki eğitimde iş birliği ve Ar-Ge stratejileri masaya yatırıldı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen "2026 Yılı AR-GE Buluşmaları Programı" kapsamında, "İl AR-GE Birimleri Mesleki Eğitim İş Birliği Bölge Zirvesi" Bilecik’te gerçekleştirildi. "Üretimin Geleceği Eğitimde, Eğitimin Geleceği İş Birliğinde" sloganıyla düzenlenen zirveye; Eskişehir, Bilecik, Bolu, Bursa, Düzce, Kocaeli, Sakarya ve Yalova illerinden Ar-Ge birimleri ve eğitimciler katıldı. Program boyunca gerçekleştirilen oturum ve çalıştaylarda, mesleki ve teknik eğitimin sanayi ile entegrasyonu ve bölgedeki lokomotif sektörlerle kurulacak stratejik ortaklıklar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Eskişehir ekibinden çözüm odaklı katkı Zirvede aktif rol alan Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge ekibi, farklı temalar etrafında oluşturulan çalışma masalarında tecrübelerini paylaştı. Mesleki eğitimde yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi ve bölge ekonomisine katkı sunacak projelerin tasarlanması noktasında Eskişehir ekibinin sunduğu öneriler, zirvede önemli bir yer tuttu. Sürdürülebilir iş birliği hedefleniyor Gün boyu süren yoğun programın ardından katılımcılar; kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, mesleki eğitimde kalite standartlarının artırılması ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi adına güçlü bir zemin oluşturulduğunu ifade etti. Program, ortak projelerin geliştirilmesine yönelik temenniler ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Alevlerin ortasında kalan ekipler mağaraya sığındı
23 Temmuz 2025 Çarşamba - 18:12 Alevlerin ortasında kalan ekipler mağaraya sığındı Eskişehir’in Seyigazi ilçesinde çıkan orman yangınında söndürme çalışmaları sırasında alevlerin arasında kalan görevlilerin mağaraya sığındığı öğrenildi. Seyitgazi ilçesine bağlı Büyükyayla ve Fethiye mahallelerine yakın bir bölgede dün sabah saatlerinde çıkan yangın, Afyonkarahisar’ın kırsal Sarıcaova Mahallesi’ne sıçradı. Havadan ve karadan yapılan müdahaleler sonucunda kısmen kontrol alınan yangında soğutma çalışmaları sürerken, alevlerin aniden parlaması ekipleri zor durumda bıraktı. Alevlerin yeniden parlaması ile yangının ortasında kalan görevli grup, kendi imkanları ile bölgeden uzaklaştı. Mahsur kalan bazı görevlilerin ise mağaraya sığındığı öğrenildi. Kendi imkanlarıyla bölgeden uzaklaşmayı başaran yaralılar, ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Öte yandan, kaybolan kişilere ulaşılması için jandarma ekiplerinin arama-kurtarma çalışması başlattığı öğrenildi. "Şu anda haber alamadıgımız arkadaşlarımız var" AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Barış Altan Doğan, son durumla ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, "Arkadaşlar mağarada. Orman alanında yangın ortasında kaldılar. Şu anda onlara ulaşmaya çalışıyoruz. Yangının olduğu alanda telsiz ve telefon iletişimi mümkün değil. Role kurmamıza rağmen telsizden haberleşemedik. Şu anda haber alamadıgımız arkadaşlarımız var. Onlarla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere çalışmalar bakanlık tarafından başlatıldı. Gökyüzünden müdahaleler için de araçlar geliyor, uçaklar geliyor. Biz de şu anda haber bekliyoruz. Mağaraya gizlendikleri yönünde İHA görüntüsü olduğu söyleniyor. Onunla ilgili teyitli bir bilgi de yok. Şu anda bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Kordinasyon merkezine ambulanslar sevk edilirken, arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.
Kayakentliler Derneği’nden sosyal dayanışmaya örnek faaliyetler
23 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:53 Kayakentliler Derneği’nden sosyal dayanışmaya örnek faaliyetler Eskişehir’de faaliyet gösteren Kayakentliler Derneği (KAYA-DER), şehirde yaşayan Kayakentli vatandaşların sosyal, kültürel ve insani ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla önemli projelere imza atıyor. 14 Şubat 2022 tarihinde kurulan dernek, kısa sürede birçok alanda örnek olacak çalışmalar gerçekleştirdi. Dernek, Kayakent mahallesinde yaşayan kimsesiz ve yalnız bireyler için her yıl Ramazan ayında sıcak yemek hizmeti sunuyor. Bugüne kadar 4 yıldır düzenli olarak sürdürülen bu hizmette, her yıl 3 çeşit sıcak yemek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Ramazan ayı dışında da mahallede yardıma muhtaç kişilere yönelik toplu iftar programları düzenleyen dernek; özellikle kazazede, hasta, cenaze gibi durumlarda nakdi ve ayni yardım faaliyetlerini sürdürüyor. Kayakentli öğrenciler için de çeşitli desteklerde bulunan dernek, üniversite sınavında başarı gösteren gençlere ödül takdim etti. Yaz aylarında ise futbol kursu düzenleyerek gençlerin sosyal gelişimine katkı sağladı. Ayrıca, öğrencilere Türk bayraklı Kur’an-ı Kerim hediye edildi. Yürütülen kapsamlı çalışmalar takdir topladı Evlenen çiftlere de unutulmadı. Dernek, düğünlerde Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı armağan ederek bu özel günlerinde çiftlerin yanında oldu. Kadınlara yönelik de faaliyet gösteren KAYA-DER, kadınlar günü, bebek mevlüdü gibi özel günler için dernek binasında çeşitli programlar düzenliyor. Ayrıca Kayakent Mahallesi’nde yaşayan dezavantajlı aileler için gıda ve evde bakım hizmeti gibi sosyal yardım projeleri de hayata geçirildi. Kayakent okulundan mezun öğretmenler ile öğrencileri bir araya getiren etkinlikler de gerçekleştiren dernek, sosyal dayanışmayı pekiştirmeyi hedefliyor. Yürütülen bu kapsamlı çalışmalar, Eskişehir genelinde takdir toplarken; Eskişehir Vali Yardımcısı Dr. Hasan Çiçek, Sivil Toplum ve İlişkiler Müdürü Nihat Bahar, İl Nüfus Müdürü Ahmet Nuri Oğuz gibi isimler de derneği ziyaret ederek çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. KAYA-DER Başkanı Üstün ünlü ve yönetim kurulu üyeleri, derneğin sadece Kayakentliler değil, ihtiyaç sahibi tüm vatandaşlara ve Gazze’ye de yardım ulaştırmak için çalıştığını vurguladı.
Geleceğin eczacı adaylarının tercihi Anadolu Üniversitesi
23 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:44 Geleceğin eczacı adaylarının tercihi Anadolu Üniversitesi Eskişehir’de yaklaşık 4 bin 500 eczacı mezun veren Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, nitelikli ve kaliteli eğitimiyle adından söz ettiriyor. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 1968 yılında Özel Eczacılık Yüksekokulu olarak eğitim faaliyetlerine başladı. Bugüne kadar yaklaşık 4 bin 500 eczacı mezun veren fakülte, şu anki ismini ise 1982 yılında aldı. Prof. Dr. Sinem Ilgın’ın Dekan Vekilliği yaptığı Eczacılık Fakültesi’nde alanında uzman 92 öğretim elemanı Anadolu Üniversitesi’nin köklü eğitim tecrübesini genç eczacı adaylarına aktarıyor. Eczacılık Fakültesi güncel mesleki yeterliliklere sahip, toplumsal sorumluluğu ön planda tutan, etik kurallara bağlı eczacılar yetiştirmeyi ve topluma hizmet bilinciyle insan sağlığına katkı sağlayacak bilimsel araştırmalar yapmayı kendine misyon edinmeye devam ediyor. Fakültedeki eğitim, ’Ulusal Eczacılık Çekirdek Eğitim Programı’ ile eczacının toplumdaki rol ve sorumluluklarını yerine getirmesine yönelik yeterlilikleri ve yetkinlikleri kazandıracak şekilde hazırlanmış Modüler Eğitim Programı’nı kapsıyor. Öğrenciler bir eczacıdan beklenen görevleri üstlenebilecek yeterlilikte mezun oluyor Son yıllarda gelişen teknoloji ve hizmet anlayışındaki değişiklikler, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de eczacının rolünün değişmesine neden olurken, özellikle Covid-19 pandemisi eczacının toplum sağlığının devamlılığının vazgeçilmez bir parçası olduğunu gözler önüne serdi. Eczacılar hasta merkezli, hastanın ilaç tedavisi süresince tedavi ile ilişkili tüm sorunları bulup çözümlemeye çalışan uygulamalara yöneliyor. Eczacılık mesleği de sadece serbest eczanelerde gerçekleştirilmiyor. Devlet ya da özel hastanelerin eczanelerinde, ilaç endüstrisinde, ilaç depolarında, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nda, Sosyal Güvenlik Kurumunda da eczacılar istihdam ediliyor. Tüm bu farklı mesleki çalışma alanlarını kapsayacak şekilde Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, 2017-2018 yıllarında uygulamaya başladığı modüler eğitim sistemi ile klasik eczacılık eğitim sistemine göre konuların daha bütünleşik olduğu, dinamik, kanıta dayalı öğrenme ile birlikte öğrencinin araştırma yönünü de kuvvetlendiriyor. Mesleki eğitim ve becerilerin işbaşı çalışmalarıyla pekiştirilmesi amaçlanıyor Eczacılık eğitiminin bir diğer önemli parçası olan staj uygulamaları ile öğrencilerin öğrenim sürecinde kazandığı teorik ve pratik bilgilerin yanında mesleki eğitim ve becerilerinin işbaşı çalışmalarıyla pekiştirmeleri amaçlanıyor. Eczacılık Fakültesi öğrencilerine mezuniyet için zorunlu olan stajlara ek olarak isteğe bağlı staj yapma imkânı da sunuluyor. Eczacılık Fakültesi öğrencileri serbest eczanelerde, hastane eczanelerinde ve ilaç endüstrisinde zorunlu stajlarını gerçekleştirirken, buna ek olarak eczacının görev aldığı tüm alanlarda isteğe bağlı olarak da staj yapabiliyor. Tam akredite olan fakültelerin başında geliyor Eczacılık alanında nitelikli ve kaliteli eğitimiyle adından söz ettiren Anadolu Üniversitesi aldığı akreditasyonlarla da farkını gösteriyor. Bu çerçevede, eczacılık eğitiminde kalitenin geliştirilmesi ve kalite güvencesinin sağlanmasını amaçlayan Ulusal Eczacılık Eğitimi Akreditasyon Kurulu tarafından 2015 yılında 6 yıl süre ile tam akreditasyon almaya hak kazanan 7 fakülte arasında yer alan Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, 2022 yılında da süreci başarıyla tamamlayarak aynı kurul tarafından 6 yıl süre ile tekrar tam akreditasyona layık görüldü. Akademik kadrosu ve geniş imkanları ile öğrenciler bir adım ileriye taşıyor Öğretim elemanlarının eğitim faaliyetlerindeki katılımcı ve sürekli gelişimi destekleyen yaklaşımları ile birlikte sahip olunan sınıfların ve öğrenci laboratuvarlarının teknik şartları, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesini diğer eczacılık fakültelerin bir adım önüne taşırken öğrenciler Fakülteden, teori ve uygulamaya dayalı bilgiyle donatılmış, mesleki anlamda Türkiye’nin en deneyimli eczacıları olarak mezun oluyorlar.