Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ’de otizm farkındalığı için güç birliği: Kampüste anlamlı yürüyüş 03 Nisan 2026 Cuma - 14:17:53 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Toplumsal Farkındalık Kulübü ve Özel Eğitim Bölümü, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirdiği "Farkındalık Yürüyüşü" ile otizmli bireylerin toplumsal kabulüne dikkat çekti. Üniversite yönetiminin ve farklı fakültelerden öğretim üyeleri ile öğrencilerin katılım sağladığı etkinlikte, Meşelik Kampüsü içinde otizm farkındalığı için bir yürüyüş gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi önünden başlayan yürüyüşe, ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Dönmez, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzum Erken Çelik, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saadet Pınar Temizkan, Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Derya Genç Tosun’un ve Özel Eğitim Bölümü öğretim elemanları katıldı. Yürüyüşte özel eğitim bölümü öğrencileri, hazırladıkları farkındalık mesajlı pankartlarla yürüyüşün ön saflarında yer aldı. Yürüyüş boyunca otizmin bir eksiklik değil, zenginleştirici bir çeşitlilik olduğu vurgulanırken, toplumsal yaşamın her alanında kapsayıcılığın ve hak temelli yaklaşımın önemi bir kez daha hatırlatıldı. Özel Eğitim Bölüm Başkanlığından yapılan açıklamada bu yıl üçüncüsü düzenlenen yürüyüşün otizm farkındalık etkinlikleri için bir başlangıç noktası olduğu ve otizm farkındalığını tüm aya yayacak şekilde kapsamlı bir program hazırlandığı belirtildi. Nisan ayı boyunca sürecek etkinlik takvimi kapsamında geliri doğrudan otizmli bireylere öğretim materyali temin etmek için kaynak oluşturacak anlamlı bir hayır panayırı, Eğitim Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilecek tematik film gösterimleri ve yenilikçiliğin farkındalıkla buluşacağı bir afiş yarışması ve ardından düzenlenecek olan ödül töreni yer alıyor. Bu zengin program aracılığıyla hem üniversite öğrencilerine hem de Eskişehir halkına ulaşılarak toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:21 Kampüste "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında "Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" gerçekleştirildi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ile Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran’ın katılımıyla düzenlenen yürüyüşte, kampüs genelinde farkındalık oluşturulması hedeflendi. Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Otizm için Kırmızı Kampüs Yürüyüşü" ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekildi. Üniversitenin Otizm Spektrum Bozukluğu Anabilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, kampüs içinde farkındalık oluşturulması ve otizmli bireylerin yaşadığı sosyal ve iletişim temelli zorluklara dikkat çekilmesi amaçlandı. Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayının farkındalık ayı olarak kabul edilmesiyle gerçekleştirilen etkinlikte, otizmin nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulanırken, eğitim ve toplumsal destekle bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılım sağlayabileceğine dikkat çekildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, kırmızı renk temasıyla farkındalık mesajı verildi. Prof. Dr. Diken: "Bu etkinlik, Anadolu Üniversitesinin birikiminin yansımasıdır" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, yürüyüşün üniversite açısından önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu yürüyüş, üniversitemizin 40 yıllık özel eğitim birikiminin bir yansımasıdır. Anadolu Üniversitesi; özel bireylere yönelik hizmetler, merkezler ve programlar açısından hem Türkiye’de hem Avrupa’da örnek gösterilen bir yapıya sahiptir. Eğitim alanındaki başarımızda, özel eğitim bölümümüzün ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizin katkısı büyüktür." Farkındalığın toplumsal dönüşüm için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, kapsayıcı bir toplum için bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirtti ve sözlerine şunları ekledi: "Bu sadece otizm için değil; serebral palsi için, diğer motor kısıtlar için, işitme yetersizliği, görme yetersizliği için. Yani açıkçası zedelenmenin yetersizliğe dönüştürdüğü, kişilerin uzuvları veya merkezi sinir sistemini etkilediği her durumu engele dönüştürmemek için toplumun önlemler alması gerekiyor. İlgili karar alıcılar, politika yapıcılar ve yöneticiler bu farkındalığı sağladığında; nasıl ki tekerlekli sandalye kullanan bir birey için tüm fiziksel mekânlarda erişilebilirlik sağlandığında engeller ortadan kalkıyor ve birey ‘engelli’ olmaktan çıkıyorsa, aynı anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayılması için de bu farkındalığın oluşturulması gerekmektedir." Prof. Dr. Vuran: "Hedefimiz farkındalığı yaygınlaştırmak" Özel Eğitim Bölüm Başkanı ve Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran ise otizm farkındalığının artırılmasının temel hedefleri olduğunu ifade ederek, "2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, nisan ayı ise farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Biz de öncelikle kampüsümüzde bu konuda bilinç oluşturmayı amaçladık. Daha geniş ölçekte hedefimiz, Eskişehir’de otizmin tanınmasını sağlamak ve ailelere yönelik duyarlılığı artırmak." dedi. Yürüyüşün temel amacının kampüs içinde farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Otizmin bir spektrum olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sezgin Vuran, şu bilgileri paylaştı: "Otizm bir yelpazedir. Otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 30’u zihin yetersizliğine sahipken, yüzde 70’i bu durumu yaşamaz; hatta üstün yetenekler gösterebilir. Bu nedenle toplumda doğru bilginin yayılması büyük önem taşır." Prof. Dr. Vuran, otizmli bireylerin toplumsal yaşamda hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, bu durumun aşılması için hem eğitim hem de toplumsal kabulün gerekli olduğunu ifade etti ve kamusal alanların erişilebilir hâle getirilmesi ve bireylerin oldukları gibi kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. "Farkındalık her gün sürmeli" Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilen etkinliğin kulüp üyeleri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Farkındalığın sürekliliğine vurgu yapan Ataş, "Farkındalık yalnızca bir günle sınırlı kalmamalı. Her zaman, her ortamda otizmli bireylerin yanında olmalıyız." ifadelerini kullandı.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:24 Mesleki eğitimde iş birliği ve Ar-Ge stratejileri masaya yatırıldı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen "2026 Yılı AR-GE Buluşmaları Programı" kapsamında, "İl AR-GE Birimleri Mesleki Eğitim İş Birliği Bölge Zirvesi" Bilecik’te gerçekleştirildi. "Üretimin Geleceği Eğitimde, Eğitimin Geleceği İş Birliğinde" sloganıyla düzenlenen zirveye; Eskişehir, Bilecik, Bolu, Bursa, Düzce, Kocaeli, Sakarya ve Yalova illerinden Ar-Ge birimleri ve eğitimciler katıldı. Program boyunca gerçekleştirilen oturum ve çalıştaylarda, mesleki ve teknik eğitimin sanayi ile entegrasyonu ve bölgedeki lokomotif sektörlerle kurulacak stratejik ortaklıklar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Eskişehir ekibinden çözüm odaklı katkı Zirvede aktif rol alan Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge ekibi, farklı temalar etrafında oluşturulan çalışma masalarında tecrübelerini paylaştı. Mesleki eğitimde yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi ve bölge ekonomisine katkı sunacak projelerin tasarlanması noktasında Eskişehir ekibinin sunduğu öneriler, zirvede önemli bir yer tuttu. Sürdürülebilir iş birliği hedefleniyor Gün boyu süren yoğun programın ardından katılımcılar; kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, mesleki eğitimde kalite standartlarının artırılması ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi adına güçlü bir zemin oluşturulduğunu ifade etti. Program, ortak projelerin geliştirilmesine yönelik temenniler ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Eskişehir Valisi Aksoy: "Yangında 60 hektar alan zarar gördü"
22 Temmuz 2025 Salı - 20:51 Eskişehir Valisi Aksoy: "Yangında 60 hektar alan zarar gördü" Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Seyitgazi ilçesinde çıkan orman yangını ile ilgili, "Yerleşim yerlerine sirayet eden herhangi bir durum şimdilik söz konusu değildir. Şu anda müdahale devam etmektedir. Yaklaşık 60 hektar civarında bir alanın zarar gördüğünü değerlendiriyoruz" dedi. Seyitgazi ilçesine bağlı Fethiye ve Büyük Yayla mahallelerindeki ormanlık alanda sabah saat 08.30 sıralarında çıkan yangına 1 uçak, 9 helikopter, 84 arazöz, 72 iş makinesi ve 458 personel ile müdahale ediliyor. Ekiplerin zor şartlar altında müdahale ettiği yangın Afyonkarahisar sınırına dayanırken, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy yangın bölgesine gelerek incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Vali Aksoy, son durumla ilgili açıklama yaptı. "Yerleşim yerlerine sirayet eden herhangi bir durum şimdilik söz konusu değildir" Vali Aksoy, "Seyitgazi ilçemiz, Büyükyayla Orman İşletme Şefliğimizin sorumluluk bölgesinde Fethiye Mahallemizde saat 09.00 civarlarında bir orman yangını başlamıştır. Yangın ilk haber alındığından itibaren ilgili birimlerimiz yangın mahalline intikal ederek mücadele etme konusunda çalışmaları başlatmıştır. Orman Genel Müdürlüğümüz, Tarım ve Orman Bakanımız, AFAD Koordinasyon Merkezi’ndeki ilgili arkadaşlarımız yangının kontrol altına alınmasıyla ilgili çeşitli koordinasyonları ortaya koyarak gerekli müdahaleler yapılmıştır. Şu saat itibarıyla toplamda 1 uçak, 9 helikopter, 84 arazöz ve 72 farklı greyder, dozer, loder, kepçe gibi değişik iş makineleriyle yangına müdahale edilmiştir. Toplamda 458 personel şu anda yangına müdahale etmektedir. Amacımız yangını bir an önce kontrol altına almak ve soğutma çalışmalarına başlayabilmektir. Yangının ilk çıkış noktasıyla ilgili jandarma birimlerimiz gerekli çalışmaları başlatmıştır. Şu ana kadar somut bir tespit elde edemedik ama gerekli incelemelere şu anda devam edilmektedir. Yerleşim yerlerine sirayet eden herhangi bir durum şimdilik söz konusu değildir. Afyon ilçemize bağlı Sarıcaova Mahallesi’ne yönelik olarak yangın ilerlemektedir. Afyon Valimizle görüşerek o mahallede gerekli tedbirlerin alınması konusunda çalışmalar başlatılmıştır. Amacımız yangını bir an önce kontrol altına almak ve tamamen söndürmektir. Ben görev alan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Orman teşkilatından ilgili bütün birimlerimiz hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Alevlerin aniden parlaması neticesinde 30’a yakın personelimiz yangın içerisinde kalmışlardır" Müdahale yapan personelin alevlerin arasında kalmasıyla ilgili de konuşan Vali Aksoy, şunları söyledi: "Yangına müdahale sırasında yangını kontrol altına almaya çalışırken ekiplerimiz alevlerin aniden parlaması neticesinde yangın içerisinde kalmışlardır. Allah’tan hiçbir arkadaş zarar gelmeden kendilerini kurtarmışlardır. Sadece 1 iş makinesi hasar görmüştür. Onun dışındaki araçlarımız da yangın alanından çıkarılmıştır. Şu anda müdahale devam etmektedir. Bir an önce yangının kontrol altına alınmasıyla ilgili çalışmalarımız bundan sonra da devam edecektir. Başta bölge müdürümüz olmak üzere 30’a yakın personelimiz yangının aniden karşı tarafa, arka tarafa sıçraması nedeniyle yangının içerisinde kaldılar. Çok şükür ki yangından zarar almadan arkadaşlarımız ağırlığı terk etmek durumunda kaldılar. Makinemiz sadece zarar gördü. Onun dışında diğer iş makineleri de alandan çıkartıldı. Şu anda kontrol hem havadan hem karadan devam ediyor. İnşallah bir an önce yangını kontrol altına alır. Yaklaşık 60 hektar civarında bir alanın zarar gördüğünü değerlendiriyoruz."
Vali Aksoy, yangında 60 hektar alanın zarar gördüğünü açıkladı
22 Temmuz 2025 Salı - 20:27 Vali Aksoy, yangında 60 hektar alanın zarar gördüğünü açıkladı Eskişehir’de orman yangınının çıktığı Seyitgazi İlçesi’ne gelerek açıklamalarda bulunan Vali Hüseyin Aksoy, "Yerleşim yerlerine sirayet eden herhangi bir durum şimdilik söz konusu değildir. Şu anda müdahale devam etmektedir. Yaklaşık 60 hektar civarında bir alanın zarar gördüğünü değerlendiriyoruz" dedi. Fethiye ve Büyük Yayla Mahallelerindeki ormanlık alanda sabah 08.30 civarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Paylaşılan bilgilere göre; yangına 1 uçak, 9 helikopter, 84 arazöz, 72 iş makinesi ve 458 personel ile müdahale edildi. Ekiplerin zor şartlar altında müdahale ettiği yangın Afyonkarahisar sınırına dayanırken, halen kontrol altına alınamadığı öğrenildi. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, yangın bölgesine gelerek incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Vali Aksoy, son durumla ilgili açıklama yaptı. "Yerleşim yerlerine sirayet eden herhangi bir durum şimdilik söz konusu değildir" Vali Aksoy, açıklamasında, "Gazi ilçemiz, Büyükyayla Orman İşletme Şefliğimizin sorumluluk bölgesinde Fethiye mahallemizde saat 09.00 civarlarında bir orman yangını başlamıştır. Yangın ilk haber alındığından itibaren ilgili birimlerimiz yangın mahalline intikal ederek mücadele etme konusunda çalışmaları başlatmıştır. Orman Genel Müdürlüğümüz, Tarım ve Orman Bakanımız, AFAD Koordinasyon Merkezi’ndeki ilgili arkadaşlarımız yangının kontrol altına alınmasıyla ilgili çeşitli koordinasyonları ortaya koyarak gerekli müdahaleler yapılmıştır. Şu saat itibarıyla toplamda 1 uçak, 9 helikopter, 84 arazöz ve 72 farklı greyder, dozer, loder, kepçe gibi değişik iş makineleriyle yangına müdahale edilmiştir. Toplamda 458 personel şu anda yangına müdahale etmektedir. Amacımız yangını bir an önce kontrol altına almak ve soğutma çalışmalarına başlayabilmektir. Yangının ilk çıkış noktasıyla ilgili jandarma birimlerimiz gerekli çalışmaları başlatmıştır. Şu ana kadar somut bir tespit elde edemedik ama gerekli incelemelere şu anda devam edilmektedir. Yerleşim yerlerine sirayet eden herhangi bir durum şimdilik söz konusu değildir. Afyon ilçemize bağlı Sarıcakaya Mahallesi’ne yönelik olarak yangın ilerlemektedir. Afyon Valimizle görüşerek o mahallede gerekli tedbirlerin alınması konusunda çalışmalar başlatılmıştır. Amacımız yangını bir an önce kontrol altına almak ve tamamen söndürmektir. Ben görev alan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Orman teşkilatından ilgili bütün birimlerimiz hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Alevlerin aniden parlaması neticesinde 30’a yakın personelimiz yangın içerisinde kalmışlardır" Müdahale yapan personelin alevlerin arasında kalmasıyla ilgili de konuşan Vali Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: "Yangına müdahale sırasında yangını kontrol altına almaya çalışırken ekiplerimiz alevlerin aniden parlaması neticesinde yangın içerisinde kalmışlardır. Allah’tan hiçbir arkadaş zarar gelmeden kendilerini kurtarmışlardır. Sadece 1 iş makinesi hasar görmüştür. Onun dışındaki araçlarımız da yangın alanından çıkarılmıştır. Şu anda müdahale devam etmektedir. Bir an önce yangının kontrol altına alınmasıyla ilgili çalışmalarımız bundan sonra da devam edecektir. Başta bölge müdürümüz olmak üzere 30’a yakın personelimiz yangının aniden karşı tarafa, arka tarafa sıçraması nedeniyle yangının içerisinde kaldılar. Çok şükür ki yangından zarar almadan arkadaşlarımız ağırlığı terk etmek durumunda kaldılar. Makinemiz sadece zarar gördü. Onun dışında diğer iş makineleri de alandan çıkartıldı. Şu anda kontrol hem havadan hem karadan devam ediyor. İnşallah bir an önce yangını kontrol altına alır. Yaklaşık 60 hektar civarında bir alanın zarar gördüğünü değerlendiriyoruz."
Alevlerin arasında kalan ve kepçesi kül olan operatörün arkadaşı o anları anlattı
22 Temmuz 2025 Salı - 19:25 Alevlerin arasında kalan ve kepçesi kül olan operatörün arkadaşı o anları anlattı Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde çıkan yangında arazözlere yol açarken alevlerin ortasında kalan ve kepçesi kül olan operatör Ali Yılmaz’ın arkadaşı Birkan Şen, yaşananları anlattı. Seyitgazi ilçesine bağlı Büyükyayla Mahallesi’nde saat sabah 08.30’da çıkan orman yangını devam ederken, yangına müdahale için bölgeye gelen bir maden işletmesine ait kepçe ve greyder biranda alevlerin arasında kalmıştı. Kepçe ve greyder operatörleri araçlarından kendilerini dışarı atarak yanmaktan kurtulmişti. Greyderin üzerine helikopterin su atmasıyla araç yanmaktan kurtulurken, kepçe alevler arasında kalarak kül olmuştu. Kepçesi yanan operatör Ali Yılmaz, ormana kendini atarak canını kurtarmıştı. Operatör Ali Yılmaz’ı bulmak için yaklaşık 1 buçuk saat boyunca arama çalışması yürüten ekip arkadaşları, operatörü ormanda bulmuştu. Ali Yılmaz’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. "Alevlerin arasında kaldı makine" Kendisi de alevlerin arasında kalan Birkan Şen yaşananları anlattı. Alevlerin bir anda kendilerine döndüğünü söyleyen Şen, "Maden işletmesinde kepçe operatörüyüm. Yangına bütün ekipmanlarımızı müdürlerimiz gönderdi. Bir arkadaşımız önden çıktı. Onu farklı bir yere yönlendirdiler yangının önünü kesmek için. Biz ağaçları yıkıp arazözlere yol açıyorduk ama 10 saniye içinde bütün alev kepçe üzerine geldi. Kepçeyi kurtaramadık. Operatör arkadaşımız kendini zor attı. Herkes koşarak kaçtı. Greyderci arkadaşımız da oradan kaçtı. Greyderin üzerine helikopterler su dökünce araç yanmadı ama kepçemiz tamamen yandı. Alevlerin arasında kaldı makina. Başka bir bölgede de biz çalışıyorduk, aynı anda bizim üzerimize de alev geldi. Biz de kaçtık ama orada 2 arazöz, 1 dozer yandı. Biz kurtulduk ama rüzgarın etkisiyle şu anda ateşe müdahale edemiyoruz. Çok dağlık bir alan. Arazimiz çok sapa. Bu yangın 3-4 gün sürer, çok zor durumdayız. Çünkü müdahale edemiyoruz" dedi. "Arkadaşımıza 1 buçuk saat ulaşamadık" O anlarda oldukça korktuğunu belirten Birkan Şen, "100-150 metre uzağımızdaydı yangın, 10 saniyede etrafımızı sardı. Greyderci arkadaşımız aracını döndüremedi, bırakıp kaçtı. O kaçtıktan sonra helikopter tesadüfen su döktü. O şekilde greyder kurtuldu ama kepçemiz yandı. Arkadaşımız kurtuldu ama arkadaşımıza 1 buçuk saat ulaşamadık. Ormana kaçmıştı, mevkiyi bilmiyordu. 1-1 buçuk saat hepimiz arkadaşımızı aradık ve sonunda da ulaştık arkadaşımıza. Ali yılmaz operatör arkadaşımız. Şu anda hiçbir yarası yok ama o alevlerin arasından çıkmak çok zordu" dedi.
Anadolu Üniversitesi’nin sanata açılan kapısı: Devlet Konservatuvarı
22 Temmuz 2025 Salı - 12:46 Anadolu Üniversitesi’nin sanata açılan kapısı: Devlet Konservatuvarı Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, 35 yıldır müzik, tiyatro ve sahne sanatları alanında nitelikli sanatçılar yetiştiriyor. Ülkemizde üç büyük şehir dışında kurulan ilk konservatuvar olma özelliği taşıyan Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, 35 yılı aşkın bir süredir eğitim hayatına devam ediyor. Devlet Konservatuvarı, çağdaş anlamda çok sesli klasik batı müziği ve sahne sanatları eğitimi veren donanımlı bir okul olarak Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir’in eriştiği kültür seviyesinin sonucunda ortaya çıkan Türkiye’nin değerli konservatuvarlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Devlet Konservatuvarına emek veren öğretim üyelerinin başında ise Konservatuvar Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz, Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Erdal Uludağ, Doç. Elif Özbek yer alıyor. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik, Sahne Sanatları, Müzikoloji, Türk Müziği, Çalgı Yapımı ve Onarımı olmak üzere beş bölümde eğitim veriyor. 1986 yılında yalnızca Müzik ve Tiyatro bölümleri ile eğitim yaşamına başlayan konservatuvarda, Opera Anasanat Dalı’nın açılmasının ardından Tiyatro Anasanat Dalı ile bir çatı altında Sahne Sanatları Bölümü oluşturuldu. Yıllar içinde Müzikoloji ile Çalgı Yapım ve Onarım Bölümlerini de hayat geçiren Devlet Konservatuvarı, son olarak Türk Müziği Bölümünü kurarak zenginliğini artırdı. Sanatla iç içe bir eğitim Müzik Bölümü, bir yandan çok sesli müzik alanında günümüz sanatının gereklerini yerine getirebilecek ve ona yön verebilecek birikimde yetkin sanatçılar yetiştirmek ve bu alandaki eğitiminin yaygınlaşmasını sağlamayı amaçlarken diğer yandan da müzik biliminin gelişmesine katkı verecek bilimsel çalışmaları destekliyor. Sahne Sanatları Bölümü, çağdaş yöntemlerle yetkin hale gelmiş oyuncu ve sanatçılar yetiştirmeyi, tiyatro ve opera alanındaki bilimsel araştırmalara katkıda bulunmayı temel amaçları arasında görüyor. Müzikoloji Bölümü, müzikoloji disiplinini yalnızca müzik tarihiyle ilgilenen bir alan olarak değil, aynı zamanda diğer bilim dallarıyla olan yakın ilişkilerini de inceleyen çok yönlü bir bilim dalı olarak ele almayı amaçlıyor. Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü, disiplinlerarası ve yenilikçi bir perspektifle çalgı yapımını hem geleneksel hem de bilimsel, çağdaş bir sanat ve tasarım alanı olarak yaygınlaştırmayı hedefliyor. Son kurulan bölüm olan Türk Müziği Bölümünde ise bütüncül bir yaklaşımla klasik Türk müziği ve halk müziği çalgılarından oluşan toplam sekiz dalda eğitim veriliyor. Konservatuvar çatısı altında doğrudan sanatsal faaliyetlerde bulunmak üzere kurulan iki önemli profesyonel birim, Anadolu Üniversitesini diğer konservatuvarlardan ayıran en büyük özelliklerin başında geliyor. Tiyatro Anadolu ve Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası, kampüse sanat alanında hizmet sunarak öğrencilerin entelektüel birikimlerin tamamlanmasına katkı sağlıyor; böylece Anadolu Üniversitesi öğrencilerinin her anlamda eksiksiz yetişmelerine önemli katkılarda bulunuyor. Öte yandan bu birimler, Konservatuvar öğrencilerinin profesyonel yaşama en iyi şekilde hazırlanmalarında da etkili birer araç oluyor. Bugüne kadar Anadolu Üniversitesini yurt içi ve yurt dışında birçok etkinlikte başarıyla temsil eden Tiyatro Anadolu ve Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası, gelişen ve değişen çağa ayak uydurarak son derece özgün çalışmalara imza atıyor. Tüm imkânlar öğrenciler için seferber ediliyor Öğrenciler konservatuvar çatısı altında bir yandan geleneksel bir kültürün gereği olan klasik repertuvarı öğrenirken diğer yandan da kendilerine sunulan çağdaş elektronik müzik, ses tasarımı, bestecilik, genişletilmiş çalma teknikleri, 20 ve 21. yüzyıl müzikleri gibi birçok seçmeli ders ile çok sesli müzik kültürünün tüm evreleri arasında sağlıklı bir bağ kurabilecek donanımı kazanıyor. İki binada eğitim ve performans faaliyetlerini sürdüren Devlet Konservatuvarında, konser ve tiyatro salonları, prova salonları, sınıflar, etüt merkezleri, bireysel çalışma odaları ile öğrencilere pek çok imkân sunuluyor. Profesyonel performans birimleri olan Tiyatro Anadolu, Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası etkinlikleri üniversitemizin konferans salonlarında gerçekleştiriliyor. Konservatuvarda ayrıca geleneksel repertuvarların performanslarını gerçekleştirebilecek geniş bir çalgı envanteri de bulunuyor. Kendi alanlarında ulusal ve uluslararası birçok ödüle sahip Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim elemanları akademik başarılarıyla da göz dolduruyor. Öğretim üyeleri kazandıkları ödüllerin yanı sıra sanatsal performanslarını da üst düzeyde geliştirerek başarılı çalışmalara imza atıyorlar. Öğrencilerin ulusal ve uluslararası platformlarda birçok kategoride başarıları bulunuyor. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bu çizginin yükselerek devam etmesi için hep birlikte çalışmaya devam ediyor.