Yerel Haberler
Eskişehir
28 Mayıs 2026 Perşembe - 12:17 Çocuklar için tasarladı, büyüklerin akınına uğradı Eskişehir’de el emeği ürünleriyle turistlerin ilgisini çeken Güler Üstün’ün tasarladığı parmak kuklaları, çocukların konuşma gelişimine katkı sağlarken, çocuklar için ürettiği gözlük aksesuarları ise büyüklerden yoğun ilgi görüyor. Eskişehir’in tarihi ve turistik yerlerinden biri olan Odunpazarı bölgesinde açtığı tezgahta kendi el emeği göz nuru ürünlerini sergileyen Güler Üstün, yerli ve yabancı turistlerin odak noktası haline geldiğini belirtti. Özellikle mikro ve küçük boyutlu tasarımlar üzerine yoğunlaşarak fark oluşturmaya çalışan Üstün, rengarenk tezgahıyla hem çocukların hem de yetişkinlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Tasarımlarının estetik görünümünün yanı sıra işlevselliğiyle de öne çıktığını belirten esnaf, her bütçeye uygun olarak sunduğu çok amaçlı aksesuarların gördüğü ilgiden büyük memnuniyet duyduğunu dile getiriyor. "Çocuklar birbiriyle konuştururken fark ettim" Tasarladığı parmak kuklalarının çocuklar üzerindeki olumlu etkisini tesadüfen keşfettiğini aktaran Üstün, "Şöyle bir ürünüm var, bunlar parmak kuklaları. Konuşma zorluğu olan çocuklarda konuşmayı geliştirebiliyor. Çocuklar tezgaha gelip birbirleriyle konuşturmaya başlayınca anladım onu. Yani çocuklar bunları konuşturarak konuşmasını geliştiriyor" dedi. "Gözlük aksesuarı için Yalova’dan geliyorlar" Bazı tasarımların tamamen kendisine ait olduğunu ve çocuklara gözlüğü sevdirmek amacıyla başladığı bir projenin büyükler tarafından daha çok ilgi gördüğünü belirten Üstün, şu ifadeleri kullandı: "Bazı tasarımlar kendime ait mesela, şu gözlük kenarına taktığım şeyler. Kendim tasarladım. Küçük çocuklar vardır, numaralı gözlük takıyorlar. İşte onlara bir özellik katsın diye yapmıştım ama büyükler daha çok alıyorlar. Tezgahımı ziyarete gelen turistler hepsini çok beğeniyorlar. Gözlük kenarını alanlar 60 yaşın üstünde insanlar. Yalova’dan gelip alışveriş yapıyorlar, sadece o gözlük aksesuarı için." "Üniversiteliler iğnelikleri çok seviyor" Her bütçeye uygun ürün sunmaya gayret ettiğini ve tasarımlarının çok amaçlı kullanılabildiğini vurgulayan Üstün, "Özellikle küçük ürünler üzerinde çalıştığım için dikkat çekiyor. Mesela iğnelikleri üniversiteli gençler falan da çok seviyor, beğeniyor. İlk önce bu küçük ayıcıklarla başladım. Sonra Winnie the Pooh ekledim, kurbağaları ekledim. Kışın berelere takılıyor, yazın ise kot ceketlere, çantalara takılabiliyor. Ve fiyatlarımı da uygun yapıyorum ki herkes alabilsin" şeklinde konuştu.
Havalar ısındı oto yıkamacıların işi arttı
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:16 Havalar ısındı oto yıkamacıların işi arttı Eskişehir’de hava sıcaklığının artmasının ardından oto yıkamacılar da iş yoğunluğu arttı. Yaz aylarının yaklaşmasıyla oto yıkamacılar, yoğun ilgi gösteren müşterilerine hizmet veriyor. Son günlerde havaların yağışlı olmasının ardından araçlarının temizliğini özen gösteren vatandaşlar oto yıkamacılara yöneldi. İşlerinin yoğunlaştığını söyleyen oto yıkamacı Fahri Toğrul, "Geçen aylara göre, yağışlı havaların ardından kirlenen ve çamurlanan araçlar, iş yoğunluğumuzu ciddi oranda artırdı; şu anda normalin iki katı iş aldığımızı söyleyebiliriz. Şu anki durumdan ve talepten oldukça memnunuz" dedi. "Normal zamana göre işlerimiz 2 kat arttı" Havaların ısınmasıyla beraber işlerinin arttığını söyleyen oto yıkamacı Fahri Toğrul, "Havaların ısınması ve yağmurların kesilmesiyle birlikte işlerimizde belirgin bir hareketlenme başladı. Geçen aylara göre, yağışlı havaların ardından kirlenen ve çamurlanan araçlar, iş yoğunluğumuzu ciddi oranda artırdı; şu anda normalin iki katı iş aldığımızı söyleyebiliriz. Şu anki durumdan ve talepten oldukça memnunuz. Sektördeki çalışma sistemimiz artık daha uzun vadeli bir sürece evrildi. Müşterilerimiz genellikle altı ayda bir profesyonel bakım için bize geliyor; aradaki süreçte ise araçlarını benzinliklerdeki jetonlu yıkama alanlarında temizliyorlar. Ancak bu durum, araçların bize çok daha kirli ve bakımsız gelmesine neden oluyor. Bilinçsizce kullanılan araç fırçaları ve yanlış uygulamalar, özellikle yeni nesil kaplamalara ve araç boyasına büyük zararlar verebiliyor. Bizim kullandığımız makineler oldukça güçlü ekipmanlar; profesyonel olmayan ellerde bu makineler boyayı sökme noktasına kadar risk taşıyabiliyor. Bu nedenle, çizilen ve yıpranan yüzeyleri düzeltmek için profesyonel pasta cila uygulamaları büyük önem arz ediyor" dedi. "Bir arabayı yıkamak ortalama 45 dakika sürüyor" Şehir merkezinde araçları yıkanana kadar müşterilerin ise kendi işlerini hallettiğini söyleyen Toğrul, "Müşterilerimiz, sunduğumuz emeğin ve kalitenin farkında oldukları için bizi tercih etmeye devam ediyor. İnsanların vakti değerli; onlar günlük işlerini hallederken biz burada araçlarını titizlikle hazırlıyoruz. Normal şartlarda tek bir kişiyle bir aracın temizliği yaklaşık 45 dakika sürerken, ekip çalışması sayesinde bu süreyi çok daha aşağı çekebiliyoruz. Sonuç olarak müşterimiz geri döndüğünde, emeğimizle temizlenmiş ve bakımı yapılmış bir araçla karşılaşıyor" şeklinde konuştu.
Bozdağ Mahallesi’ne dışarıdan gelen hayvancılara karşı denetimlerin sıkılaştırılması isteniyor
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:50 Bozdağ Mahallesi’ne dışarıdan gelen hayvancılara karşı denetimlerin sıkılaştırılması isteniyor Eskişehir’de Bozdağ Mahalle Muhtarı Ahmet Aydın, yaz mevsiminde farklı yerlerden mahalleye gelen hayvancılara karşı denetimlerini sıkılaştırılmasını istediklerini söyledi. Tepebaşı ilçesine bağlı Bozdağ Mahallesi’nde birçok vatandaş odunculuk, çiftçilik ve hayvancılık yaparak geçim sağlıyor. Kış aylarının sert geçtiği bölgede üreticiler zor şartlar altında çalışmalarını sürdürürken, Bozdağ Mahalle Muhtarı Ahmet Aydın, hayvancılıkla ilgili sıkıntı çektiklerini ifade ederek yetkililere seslendi. Aydın, yaz mevsiminde farklı yerlerden mahalleye gelen hayvancılara karşı denetimlerini sıkılaştırılmasını istediklerini, üreticinin hakkının korunması gerektiğini belirtti. "Yazın meralardan yararlanma hakkı, kışın bu çileyi çeken bölge halkının olmalıdır" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Bozdağ Mahalle Muhtarı Ahmet Aydın, "Biz burada kırsal ve küçük bir mahalleyiz, gelir seviyesi düşük bir mahalleyiz. Geçim kaynağımız odunculuk, hayvancılık ve küçük çaplı çiftçiliktir. Özellikle hayvancılık konusunda sıkıntımız büyük; mahalle statüsünde olmamız sebebiyle yetkilerimiz sınırlı. Yetkililerden ricamız, burada karda kışta, zor şartlarda hayvancılık yapan kendi köylülerimiz ve mahalle sakinlerimiz varken; yaz geldiği zaman meralarımıza dışarıdan gelmek isteyen hayvancılara karşı denetimlerin sıkılaştırılmasıdır. Buradaki vatandaşımızın hakkını korumak adına bu kişileri meralarımızda istemiyoruz. Şu anda herkesin hayvanı içeride ve yemle besleniyor, bu da aşırı bir maliyet oluşturuyor. Dolayısıyla yazın meralardan yararlanma hakkı, kışın bu çileyi çeken bölge halkının olmalıdır. Bazı durumlara göz yumuluyor, denetlemeler tam yapılmıyor, bizlere yeterli yetki verilmiyor ve beyanımız esas alınmıyor. Bu konuda gerekli çalışmaların yapılarak konunun bir çözüme ulaştırılmasını ve netleştirilmesini istiyoruz. Bunu da mahalle sakinlerimizin bir sözü ve onların sözcüsü olarak dile getirmem gerekiyor" dedi.