Yerel Haberler
Eskişehir
AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" 26 Şubat 2026 Perşembe - 22:10:52 AK Parti Eskişehir İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" dedi. AK Parti Eskişehir İl Danışma Meclisi Toplantısı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ve diğer parti üyeleri katılım gösterdi. Ayrıca toplantı esnasında konuşan Eskişehir AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Başkan Yardımcısı Yazıcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü kutladı. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri eleştirerek, "Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" diye kaydetti. Ayrıca toplantı sonrasında Dede Korkut Parkı’nda yapılan iftar yemeğine katılan Yazıcı ve Albayrak, oruçlarını vatandaşlar ile birlikte açtı. "Çözüm üretmek yerine "Pazar günü arabayı kullanmayın" demek Eskişehir’e haksızlıktır" Toplantıda konuşan Albayrak, "CHP’li belediyeler ne yapıyor, Şehrin trafiğini, altyapısını, kronikleşmiş sorunlarını çözmek yerine adına "Arabasız Pazar" dedikleri bir projeyle vatandaşın karşısına çıkıyorlar. Caddelere diktikleri yüzlerce duba yetmediği gibi üzerine bir de caddeleri trafiğe kapatma furyasını başlattılar. Vatandaşın trafik çilesinden sıdkı sıyrılmışken çözüm üretmek yerine ’Pazar günü arabayı kullanmayın’ diyerek vizyonculuk oynamak Eskişehir’e haksızlıktır. Bu sorunu çözmek değil, sorun yokmuş gibi yapmaktır. Diğer taraftan şehrin kıymetli noktalarında katsız ve sadece kırk araçlık otopark zeminlerine beton döküp tabela asarak otoparkçılık oynuyorlar. Kamu kaynağını plansız ve verimsiz işlerle çarçur ediyorlar. İşte bizim ’mış gibi belediyecilik’ dediğimiz tam da budur. Sorunu çözmüyorlar, sadece çözüyormuş gibi görünüyorlar. Değerli hemşehrilerim, bu mış gibi belediyecilik örneklerini uzun zamandır anlatıyorum. Bakınız, mesafeye göre Türkiye’nin en pahalı ulaşımı Eskişehir’de. Suya her ay otomatik olarak zam yapılıyor. Daha da vahimi, sözde sosyal belediyecilik anlayışıyla yardımlaşmanın ve dayanışmanın zirve yaptığı Ramazan ayında ulaşımdan suya, övündükleri kent lokantalarına kadar her şeye zam yaptılar. Sonra da çıkıp sanki büyük bir lütufmuş gibi ayın yirmi altısında ’incik boncuğa indirim yaptık’ diyerek müjde veriyorlar. Akıl alır gibi değil. Vatandaşa suyu ve ulaşımı pahalıya sunup, kent lokantasındaki yemeğe Ramazan’ın hemen öncesinde zam yapıp ayın bir günü sembolik indirimlerle göz boyayamazsınız. Eskişehirli hemşehrilerimiz bu samimiyetsizliği görmektedir. Biz AK Parti olarak gerçek hizmetin reklamla değil icraatla olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. Gerçek hizmet reklamla değil, somut icraatlarla olur. Algı belediyeciliğiyle günü kurtarma derdinde olanlara inat biz Eskişehir’imizin geleceğini inşa etmeye, şehrimize kalıcı eserler bırakmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Eskişehir’imize kazandırdığımız yatırım tutarı 380 milyar TL’yi aşmış durumdadır" Albayrak, "Kıymetli arkadaşlarım, son yirmi üç yılda Eskişehir’imize kazandırdığımız toplam yatırım tutarı 380 milyar TL’yi aşmış durumdadır. Bu rakam sadece bir istatistik değil; şehrimizin her bir köşesine dokunan, hemşehrilerimizin hayat standartlarını yükselten bir vizyonun sonucudur. Geçtiğimiz gün DSİ Genel Müdürümüz Mehmet Akif Balta’nın da duyurduğu üzere özellikle tarım ve su yönetimi alanında Eskişehir’in çehresini değiştirdik. Otuz üç nokta sekiz milyar lira değerindeki DSİ yatırımlarımızla toprağımıza bereket, çiftçimize kazanç olduk. Şehrimizi limanlara bağlama hususu elli yıllık bir hayaldi; maşallah çalışmalar sıkıntısız bir şekilde sonlanmak üzere. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var; Kuzey Çevre Yolu’nda sona yaklaşmış durumdayız. Milletvekillerimizle birlikte Ulaştırma Bakanımızla defalarca bu konuyu görüştük. Şu an bir sıkıntı görünmüyor; ihaleye çıkılması eli kulağında diyebiliriz. İhale sürecinin ardından yaklaşık üç yıl içerisinde çevre yolunun tamamlanması planlanıyor. Bunu da duyurmuş olalım. Öte yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın yirmi dört yıllık süreçte Eskişehir’e sağladığı yüz yirmi beş milyar TL’lik dev yatırımı kalem kalem inceleyecek olursak; karayoluna otuz dokuz milyar, demiryoluna seksen üç milyar, havayoluna bir milyar, haberleşmeye ise bir buçuk milyar TL yatırım yapıldı. Buradan tüm hemşehrilerimize bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Çifteler Sakarbaşı; iş bilmez yerel yönetim anlayışının ve CHP’li belediyeciliğin yaptığı yanlış hamleler sonucu maalesef eski ihtişamını kaybetmişti. Alanı gezdiğimizde içimizi acıtır bir haldeydi. Ancak biz Sakarbaşı siyaset üstü bir meseledir diyerek sessiz kalmadık. DSİ’nin müdahalesiyle Sakarbaşı’nı bu atıl görüntüsünden kurtarıyoruz. Nasipse bir aya kadar alanı ziyaret edecek ve Sakarbaşı’nın eski hali kadar güzel, halkımıza yakışır bir çehreye büründüğünü hep birlikte görmüş olacağız" dedi. "Eskişehir’e en güçlü desteği vermeye, gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz" "Gördüğünüz gibi bizim Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" diyen Albayrak, "Biz bu şehrin elli yılını, yüz yılını planlarken karşımızda hala belediyeciliği sadece reklam ve algı yönetimi sanan bir ciddiyetsizlik var. Buradan açıkça ifade ediyorum; CHP’li yerel yönetimler bu şehri bir oyalama merkezi haline getirmekten vazgeçmelidir. Şehri yönetmek çiçekle, böcekle ya da sosyal medyadaki PR çalışmalarıyla olmaz. Şehir yönetmek dertlenmek ister, liyakat ister, en önemlisi de ciddiyet ister. Bir heyecanımızı paylaşmak istiyorum. Bugün yirmi altı Şubat; milletimizin umudu, mazlumların gür sesi, bu kutlu davanın mimarı Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü. Rabbim ömrünü bereketli, yolunu her daim açık eylesin. Bizler onun çizdiği bu yolda Eskişehir’den en güçlü desteği vermeye, gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz" diye konuştu. "Genel Başkanımızın siz değerli kardeşlerime olan sevgi dolu selamlarını getirdim" Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı şu ifadeleri kullandı: "Ayrıca İl Başkanımız hatırlattı; bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın doğum günü. Biz gelenek halinde Merkez Yürütme Kurulu olarak kendisinin doğum gününü kutlarız. Bugün de saat ikide böyle bir program vardı ama ben buradaki program dolayısıyla katılamadım. Ancak Genel Başkanımızın siz değerli kardeşlerime olan sevgi dolu selamlarını getirdim. Ben 2007 yılında AK Parti’de yöneticiyken yaşadığımız bir olayı hatırlatmak isterim. Kapatma davasındaki gerekçelerden bir tanesi, Ramazan ayında Ankara Gençlik Kollarımızın kurduğu iftar çadırının üzerine asılan "Hoş geldin Ya Şehri Ramazan" ibaresiydi. Yargıtay Başsavcılığı bu davranışın laikliğe aykırı bir fiil olduğu iddiasıyla kapatma gerekçeleri arasında buna yer vermişti. Kardeşlerim, böyle bir şey olabilir mi? Laiklik, din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir. Kavramlara doğru anlam yükleyecek ve doğru yerde kullanacaksınız. Kavramları bahane ederek milleti sindirmek, din ve vicdan özgürlüğünün gereğini yapmasına engel olmak kabul edilebilir değildir. Bu anlamda; bizi var eden değerlerimizi, Ahmet Yesevi’nin, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Mevlana’nın bu topraklara ektiği ve nesilden nesile devreden bu değerleri gözetmek hepimizin boynunun borcudur. İnanç değerlerimizle o kadar bütünleşmişiz ki Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi orduya "Peygamber Ocağı", askere "Mehmetçik" deriz. Bu kadar bütünleşmiş değerleri kurumlardan sıyırmak amacıyla, okullarda Ramazan’a uygun ritüeller gerçekleştirilmesine karşı yine laiklik kisvesi altında hortlayanları gördük. Bunlarda esas olan hak ve özgürlüktür. İnsanın özgürlüğü, hak ve hukukunun korunması için elbette hep birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülke seksen altı milyonun her birinindir. En büyük zenginliğimiz kardeşliğimizdir."
10 kişinin öldüğü kazadan yaralı kurtulan öğrenci şoförü ile olan sohbetini anlattı
03 Şubat 2026 Salı - 13:26 10 kişinin öldüğü kazadan yaralı kurtulan öğrenci şoförü ile olan sohbetini anlattı Antalya’da meydana gelen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında yaralanan ve Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavisi süren Yağız Oğuz isimli yolcu, olaydan önce şoför İzzet Karaağaç ile sohbet ettiğinden bahsederken, " Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde meydana gelen ve şoför dâhil 10 kişinin hayatını kaybettiği kazayı sol ayak bileğindeki çatlaklar atlatan Eskişehirli Yağız Oğuz, o anları anlattı. Otobüste en arka koltukta oturduğunu ifade eden Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi öğrencisi Oğuz, kaza esnasında uyuduğunu ve neler olduğunu daha sonra başkalarından öğrendiğini ifade etti. Yağız Oğuz, kaza yapan şoför hakkında ise mesleğin başladığını öğrendiğini belirtti. Kaza yapan şoförlüğü muhabbet etmiş Eskişehir’den Antalya’ya gittiği esnada yol üzerinde verilen bir molada kaza yapan şoför İzzet Karaağaç ile sohbet ettiğini söyleyen yağız Oğuz, şoförde bir uyku halinin olmadığını, Kütahya’nın yöresel lezzetleri hakkında sohbet ettiklerini belirtti. Kaza sonra ise Yağız Oğuz, uzvu kopan bir arkadaşını ve küçük bir kız çocuğunu otobüsten çıkardığını belirtti. Kaza hakkında yağız Oğuz, "Kaza kötü bir kazaydı tabii. Çok yaralılar oldu, ölüler oldu. İşte okula gidiyordum ben. O sırada Antalya’da durduk, mola verdik. Ardından 15 dakika geçtiğinde bu kaza gerçekleşti çok aniydi. Ben uyuyordum, o sıra uyandım. Kendime montları koydum, sıkıştırdım. Öylelikle ben ucuz atlattım. Tek başımaydım ben kazada. Yanımda başka birisi yoktu. Otobüs çok karışık, çok kötüydü uzuvları kopanlar vardı, çığlık sesleri kötüydü yani gerçekten. Otobüsten ben kendim çıkabilirdim. Kendimle beraber yanımda uzvu kopan bir arkadaş vardı. Onu çıkardım. Küçük kız çocuğu vardı, onu çıkardım. Sonrasında kendi yaramın farkına vardım, ayağımı benim otobüsün dışında kaldı ezildi, çatlağım var. Onun dışında açık yaralarım var ayağımda. Antalya’da tedavi gördüm, ondan sonra orada hemen pansuman yapıp buraya geldim. Burada yatış verdiler. Şimdi de yatıyorum, iyileşiyorum. Şoförle sohbeti hakkında ise yağız Oğuz şöyle konuştu; "Şoför rahmetli oldu. Yeni başlamış şoför bu arada. Yeni başlamış 4’üncü günüymüş. Diğer kazazedelerle konuştum, yolu bilmediği belliymiş. Sisli bir yol vardı bir de. O kavşağı bilmeden o süratle girdi. Şoförü göremedim. Fakat hızlı olduğunu diğer görenler söylüyor. Tecrübesizdi sanırım yani yeni başlamıştı ama bilmiyorum. Kendisiyle de oturduğumuz mola yerinde sohbet ettik. Kütahyalıydı kendisi. Kütahya’da meşhur olan şeyler hakkında konuştuk. Onlarla hakkında biraz muhabbet etmiştik. Aradan 15 dakika geçti bu kaza gerçekleşti. Uykulu gibi gözükmüyordu. Gayet iyiydi, ama süratliydi yani süratliydi gerçekten. " (BT-Y)
Eskişehirli okçular Türkiye Şampiyonası’ndan dereceyle döndü
03 Şubat 2026 Salı - 12:15 Eskişehirli okçular Türkiye Şampiyonası’ndan dereceyle döndü 2026 Salon Puta Minikler ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda mücadele eden Eskişehirli sporcular, sergiledikleri performansla şehre gurur yaşattı. Minik Kızlar kategorisinde Eskişehirli Esma Ördek, Kütahya’da yapılan şampiyonada Türkiye altıncısı olurken, Eskişehir takımı ise Türkiye sekizincisi olarak şampiyonayı tamamladı. Hafta sonu düzenlenen ve büyük bir heyecana sahne olan 2026 Salon Puta Minikler ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası toplamda 958 sporcunun katılımıyla üç gün boyunca devam etti. Organizasyonda Eskişehir’i 23 sporcu temsil etti. Kız ve erkek ferdi ile takım kategorilerinde kıyasıya mücadelenin yaşandığı şampiyonada Eskişehirli okçular hedefi tam isabetle vurdu. Eskişehirli okçu Esma, Türkiye altıncısı oldu Zorlu rakiplerine karşı üstün bir performans sergileyen Eskişehirli sporcu Esma Ördek, Minik Kızlar Ferdi kategorisinde Türkiye altıncısı olarak kürsüye yakın bir başarı elde etti. Takım bazında da başarısını sürdüren Eskişehir ekibi, Minik Kızlar Takım kategorisinde Türkiye sekizinci olarak şehre dönmeyi başardı. "Esma’yı, ailesini ve antrenörlerimizi tebrik ediyorum" Şampiyona sonrası sporcuların elde ettiği başarıları değerlendiren Eskişehir Takımı Başkanı Hasan Aktaş, geleceğin okçularının sergilediği performanstan duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi: "Beş farklı branşta sürdürdüğümüz spor eğitimlerimizin en gurur verici meyvelerinden birini, Geleneksel Türk Okçuluğu sporcumuz Esma Ördek ile aldık. 2024 yılında başladığı bu yolculuğu disipliniyle taçlandıran sporcumuz; Okul Sporları’nda Türkiye dördüncüsü, Kütahya’daki Türkiye Şampiyonası’nda ise Türkiye altıncısı olmuştur. Eskişehir’e bu büyük mutluluğu yaşatan Esma’yı, ailesini ve antrenörlerimizi yürekten tebrik ediyor; başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz."
Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor
03 Şubat 2026 Salı - 11:56 Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor Eskişehir Şairler Derneği’nin organizasyonuyla her hafta düzenli olarak buluşan şairler, dijitalleşen dünyanın kalabalığında kaybolmaya yüz tutan şiiri unutturmamak için çabalıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformların kullanımı gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor. Bunun sonucunda dünya genelinde kitap okuma oranlarının düştüğü bilinirken, şiire olan ilgi de azalıyor. Eskişehir’deki şairler ise, adeta unutulmaya yüz tutan ve eskisine kıyasla gücünü kaybeden şiirden hala vazgeçmiyor. İnsan yüreğinin son kalesi gibi gördükleri şiiri yaşatmaya çalışan şairler; her hafta düzenli olarak bir araya gelerek yazdıkları mısraları okuyor, yapay zekanın yaygınlaştığı günümüzde kalemleri ile insan duygularının derinliklerine iniyor. "Şiiri insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Şairler Derneği Başkanı Kenan Demirel, "Eskişehir’de bir avuç diyebileceğimiz insan topluluğuyla şiiri yaşatmaya, şairi gündemde tutmaya çalışıyoruz. Şahsen, şiirin hayatın vazgeçilmezi olduğunu düşünüyorum. Çünkü şiir bir estetik, bir güzellik, bir söz sanatıdır. Bunun olmadığı yerde yavanlık, kuraklık ve kabalık olur. Şiir inceliktir, hassasiyettir, duygudur, düşüncedir; onların en güzel şekilde ifadesidir. Biz her ne kadar bir avuç kadar olsak da yüreklerimiz dünyayı kucaklıyor. Günümüzde şiire çok itibar olduğunu söyleyemem. Çağımızın en etkin uygulamalarından birisi de bu yapay zeka. Dijital platformlar, şiir ihtiyacını ortadan kaldırır noktaya geldi. Sözün inceliği, şiirin gücü bir şekilde dijital platformlarda kalabalığın içinde kaybolmaya yüz tuttu ama tamamen kaybolmadı. Biz de bunun mücadelesini veriyoruz. İnsanlara şiirler sunarak, dijital platformlarda şiirlerimizi yayınlayarak, bunu kurumsal olarak yapmaya çalışıyoruz. Bize temas eden insanlarla birlikte şiirin ufuk ve gönül açıcı, güzelliği yansıtıcı yönlerini mümkün olduğu kadar işlemeye çalışıyoruz. Buradaki şairlerin özelliği; yürek-fikir teri olan, duygularla ifade edebileceğim mısralar yazmaları. Bunu insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" dedi. "Bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şeydir şiir" Emekli edebiyat öğretmeni 65 yaşındaki Göktem Şensoy, "Şiir devam ettirilmesi gereken bir şey. Eskiden beri var olan, bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şey şiir. Bu nedenle buraya gelip okuyanların şiirlerini dinliyor, onunla mutlu oluyoruz. Edebiyatçı olduğumuz için bu mayamızda var. Geçmişten beri şiirle ilgileniyoruz, seviyoruz. Ancak gençlerin şiire ilgisi çok az. Onlar genellikle dijital platformlarda kendilerini oyalıyorlar" ifadelerini kullandı. "Şairler, Türk milletinin sesi olmuşlardır" Dernek yetkililerinden Lutfi Kılıç ise, "Geçmişten bugüne şairler, ozanlar Türk milletinin dili, sesi, kulağı olmuşlardır. Onların dertlerini, kederlerini, elemlerini, sevinçlerini, aşklarını, sevdalarını dile getirmişler. Bundan sonra da getirmeye devam edilmektedir" diye belirtti.