Yerel Haberler
Eskişehir
27 Şubat 2026 Cuma - 11:02 Ramazan coşkusu kültür ve sanatla buluşuyor Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından ’Ramazan Etkinlikleri’ düzenlendi. Etkinlik, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Faris Akarsu Konser Salonu’nda gerçekleştirildi. Ramazan ayının kültürel mirasını yaşatmayı amaçlayan etkinlik kapsamında, geleneksel Karagöz-Hacivat oyunu sahnelendi. Hayali Hüseyin Demir tarafından icra edilen gölge oyunu, Ramazan gecelerinin kültürel atmosferini izleyicilere yansıtarak izleyicilerden büyük beğeni topladı. Programın devamında ise Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Türk Pop Müziği repertuvarından eserler seslendirildi. Gecede Serpil Ayar, Gözde Öksüz ve Servet Akpınar solist olarak sahne alırken, orkestrayı Uğur Ünlü yönetti. Seslendirilen eserler, Ramazan ayının manevi iklimini kültür ve sanatla buluşturdu. Benzer etkinliklerin devam edeceği açıklandı Ramazan ayı boyunca sürecek etkinlik konser programında Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Türk Pop Müziği repertuvarından eserler seslendirilecek. 5 Mart Perşembe günü saat 20.30’da Serpil Avar, 12 Mart Perşembe günü saat 20.30’da Gözde Öksüz, 17 Mart Salı günü saat 20.30’da ise Servet Akpınar sahne alacak. Programların orkestra şefliğini Uğur Ünlü üstlenecek. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren’in yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:01 Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilere iletişimin altın kuralları anlatıldı Eskişehir’e gelen yazar ve iletişim danışmanı Ali Saydam, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen ’İletişim Buluşmaları’ etkinliğinin konuğu oldu. ’Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine’ başlığıyla İBF Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Ali Saydam, konuşmasına iletişimin temel amaçlarından birinin itibarı güçlendirmek olduğuna vurgu yaparak başladı. Saydam, etkili iletişimin marka değerini yükselttiğini, müşteri sadakatini artırdığını ve yeniden satın alma davranışını teşvik ettiğini belirterek bunun doğrudan ekonomik kazanca dönüştüğünü ifade etti. Bir kurumun varlığını sürdürebilmesi için kamuoyunun yetki ve onayına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Saydam, güçlü bir itibarın özellikle durgunluk dönemlerinde ve kriz anlarında kurumlar için koruyucu bir kalkan görevi gördüğünü söyledi. ’İtibar’ kavramının stratejik bir değer olduğunun altını çizen Ali Saydam, güven kaybının çoğu zaman maddi kayıplardan çok daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Ayrıca, maddi zararların telafi edilebileceğini ancak itibar kaybının onarılmasının uzun zaman ve yoğun çaba gerektirdiğini sözlerine ekledi. "Beklentiyi yönetmek, algı yönetiminin temel kuralıdır" İletişim sürecinin merkezinde yer alan beklenti ve algı kavramlarına da değinen Ali Saydam, beklenti yönetiminin hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Beklentiler doğru yönetilmediğinde ya hayal kırıklığı oluştuğunu ya da gereğinden fazla anlam yüklemesi yapıldığını ifade eden Saydam, her 2 durumun da sağlıksız sonuçlar doğurduğunu söyledi. Gelecek beklentisinin yönetilmesinin algı yönetiminin temel kuralı olduğunu vurgulayan Saydam, beklentilerin ne ulaşılması zor bir seviyeye taşınması ne de yetersizlik algısı oluşturacak şekilde düşük tutulması gerektiğini dile getirdi. Algının çoğu zaman gerçeğin kendisi olarak algılandığını belirten Ali Saydam, insanların yalnızca olgulara değil, algılara da inandığını ifade etti. Başarıya ulaşmak isteyenlerin algının kendi lehlerine işlemesini sağlamaları gerektiğini söyleyen Saydam, bireylerin ve kurumların ikna edebilme kapasitesinin kazanma ya da kaybetme ihtimalini doğrudan etkilediğini kaydetti. Ali Saydam Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı Seminerin ardından Ali Saydam’ın Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerine bağışladığı kitaplar için İBF Kütüphanesi bünyesinde ’Ali Saydam Kütüphanesi’nin açılış kurdelesi kesildi. Açılış, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Ali Saydam’ın kütüphanenin öğrencilere ve akademik camiaya hayırlı olması temennileriyle gerçekleştirildi. Program, kütüphane ziyareti ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Programa; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemr, Rektör Danışmanı ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, üniversite yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
10 kişinin öldüğü kazadan yaralı kurtulan öğrenci şoförü ile olan sohbetini anlattı
03 Şubat 2026 Salı - 13:26 10 kişinin öldüğü kazadan yaralı kurtulan öğrenci şoförü ile olan sohbetini anlattı Antalya’da meydana gelen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında yaralanan ve Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavisi süren Yağız Oğuz isimli yolcu, olaydan önce şoför İzzet Karaağaç ile sohbet ettiğinden bahsederken, " Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde meydana gelen ve şoför dâhil 10 kişinin hayatını kaybettiği kazayı sol ayak bileğindeki çatlaklar atlatan Eskişehirli Yağız Oğuz, o anları anlattı. Otobüste en arka koltukta oturduğunu ifade eden Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi öğrencisi Oğuz, kaza esnasında uyuduğunu ve neler olduğunu daha sonra başkalarından öğrendiğini ifade etti. Yağız Oğuz, kaza yapan şoför hakkında ise mesleğin başladığını öğrendiğini belirtti. Kaza yapan şoförlüğü muhabbet etmiş Eskişehir’den Antalya’ya gittiği esnada yol üzerinde verilen bir molada kaza yapan şoför İzzet Karaağaç ile sohbet ettiğini söyleyen yağız Oğuz, şoförde bir uyku halinin olmadığını, Kütahya’nın yöresel lezzetleri hakkında sohbet ettiklerini belirtti. Kaza sonra ise Yağız Oğuz, uzvu kopan bir arkadaşını ve küçük bir kız çocuğunu otobüsten çıkardığını belirtti. Kaza hakkında yağız Oğuz, "Kaza kötü bir kazaydı tabii. Çok yaralılar oldu, ölüler oldu. İşte okula gidiyordum ben. O sırada Antalya’da durduk, mola verdik. Ardından 15 dakika geçtiğinde bu kaza gerçekleşti çok aniydi. Ben uyuyordum, o sıra uyandım. Kendime montları koydum, sıkıştırdım. Öylelikle ben ucuz atlattım. Tek başımaydım ben kazada. Yanımda başka birisi yoktu. Otobüs çok karışık, çok kötüydü uzuvları kopanlar vardı, çığlık sesleri kötüydü yani gerçekten. Otobüsten ben kendim çıkabilirdim. Kendimle beraber yanımda uzvu kopan bir arkadaş vardı. Onu çıkardım. Küçük kız çocuğu vardı, onu çıkardım. Sonrasında kendi yaramın farkına vardım, ayağımı benim otobüsün dışında kaldı ezildi, çatlağım var. Onun dışında açık yaralarım var ayağımda. Antalya’da tedavi gördüm, ondan sonra orada hemen pansuman yapıp buraya geldim. Burada yatış verdiler. Şimdi de yatıyorum, iyileşiyorum. Şoförle sohbeti hakkında ise yağız Oğuz şöyle konuştu; "Şoför rahmetli oldu. Yeni başlamış şoför bu arada. Yeni başlamış 4’üncü günüymüş. Diğer kazazedelerle konuştum, yolu bilmediği belliymiş. Sisli bir yol vardı bir de. O kavşağı bilmeden o süratle girdi. Şoförü göremedim. Fakat hızlı olduğunu diğer görenler söylüyor. Tecrübesizdi sanırım yani yeni başlamıştı ama bilmiyorum. Kendisiyle de oturduğumuz mola yerinde sohbet ettik. Kütahyalıydı kendisi. Kütahya’da meşhur olan şeyler hakkında konuştuk. Onlarla hakkında biraz muhabbet etmiştik. Aradan 15 dakika geçti bu kaza gerçekleşti. Uykulu gibi gözükmüyordu. Gayet iyiydi, ama süratliydi yani süratliydi gerçekten. " (BT-Y)
Eskişehirli okçular Türkiye Şampiyonası’ndan dereceyle döndü
03 Şubat 2026 Salı - 12:15 Eskişehirli okçular Türkiye Şampiyonası’ndan dereceyle döndü 2026 Salon Puta Minikler ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda mücadele eden Eskişehirli sporcular, sergiledikleri performansla şehre gurur yaşattı. Minik Kızlar kategorisinde Eskişehirli Esma Ördek, Kütahya’da yapılan şampiyonada Türkiye altıncısı olurken, Eskişehir takımı ise Türkiye sekizincisi olarak şampiyonayı tamamladı. Hafta sonu düzenlenen ve büyük bir heyecana sahne olan 2026 Salon Puta Minikler ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası toplamda 958 sporcunun katılımıyla üç gün boyunca devam etti. Organizasyonda Eskişehir’i 23 sporcu temsil etti. Kız ve erkek ferdi ile takım kategorilerinde kıyasıya mücadelenin yaşandığı şampiyonada Eskişehirli okçular hedefi tam isabetle vurdu. Eskişehirli okçu Esma, Türkiye altıncısı oldu Zorlu rakiplerine karşı üstün bir performans sergileyen Eskişehirli sporcu Esma Ördek, Minik Kızlar Ferdi kategorisinde Türkiye altıncısı olarak kürsüye yakın bir başarı elde etti. Takım bazında da başarısını sürdüren Eskişehir ekibi, Minik Kızlar Takım kategorisinde Türkiye sekizinci olarak şehre dönmeyi başardı. "Esma’yı, ailesini ve antrenörlerimizi tebrik ediyorum" Şampiyona sonrası sporcuların elde ettiği başarıları değerlendiren Eskişehir Takımı Başkanı Hasan Aktaş, geleceğin okçularının sergilediği performanstan duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi: "Beş farklı branşta sürdürdüğümüz spor eğitimlerimizin en gurur verici meyvelerinden birini, Geleneksel Türk Okçuluğu sporcumuz Esma Ördek ile aldık. 2024 yılında başladığı bu yolculuğu disipliniyle taçlandıran sporcumuz; Okul Sporları’nda Türkiye dördüncüsü, Kütahya’daki Türkiye Şampiyonası’nda ise Türkiye altıncısı olmuştur. Eskişehir’e bu büyük mutluluğu yaşatan Esma’yı, ailesini ve antrenörlerimizi yürekten tebrik ediyor; başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz."
Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor
03 Şubat 2026 Salı - 11:56 Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor Eskişehir Şairler Derneği’nin organizasyonuyla her hafta düzenli olarak buluşan şairler, dijitalleşen dünyanın kalabalığında kaybolmaya yüz tutan şiiri unutturmamak için çabalıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformların kullanımı gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor. Bunun sonucunda dünya genelinde kitap okuma oranlarının düştüğü bilinirken, şiire olan ilgi de azalıyor. Eskişehir’deki şairler ise, adeta unutulmaya yüz tutan ve eskisine kıyasla gücünü kaybeden şiirden hala vazgeçmiyor. İnsan yüreğinin son kalesi gibi gördükleri şiiri yaşatmaya çalışan şairler; her hafta düzenli olarak bir araya gelerek yazdıkları mısraları okuyor, yapay zekanın yaygınlaştığı günümüzde kalemleri ile insan duygularının derinliklerine iniyor. "Şiiri insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Şairler Derneği Başkanı Kenan Demirel, "Eskişehir’de bir avuç diyebileceğimiz insan topluluğuyla şiiri yaşatmaya, şairi gündemde tutmaya çalışıyoruz. Şahsen, şiirin hayatın vazgeçilmezi olduğunu düşünüyorum. Çünkü şiir bir estetik, bir güzellik, bir söz sanatıdır. Bunun olmadığı yerde yavanlık, kuraklık ve kabalık olur. Şiir inceliktir, hassasiyettir, duygudur, düşüncedir; onların en güzel şekilde ifadesidir. Biz her ne kadar bir avuç kadar olsak da yüreklerimiz dünyayı kucaklıyor. Günümüzde şiire çok itibar olduğunu söyleyemem. Çağımızın en etkin uygulamalarından birisi de bu yapay zeka. Dijital platformlar, şiir ihtiyacını ortadan kaldırır noktaya geldi. Sözün inceliği, şiirin gücü bir şekilde dijital platformlarda kalabalığın içinde kaybolmaya yüz tuttu ama tamamen kaybolmadı. Biz de bunun mücadelesini veriyoruz. İnsanlara şiirler sunarak, dijital platformlarda şiirlerimizi yayınlayarak, bunu kurumsal olarak yapmaya çalışıyoruz. Bize temas eden insanlarla birlikte şiirin ufuk ve gönül açıcı, güzelliği yansıtıcı yönlerini mümkün olduğu kadar işlemeye çalışıyoruz. Buradaki şairlerin özelliği; yürek-fikir teri olan, duygularla ifade edebileceğim mısralar yazmaları. Bunu insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" dedi. "Bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şeydir şiir" Emekli edebiyat öğretmeni 65 yaşındaki Göktem Şensoy, "Şiir devam ettirilmesi gereken bir şey. Eskiden beri var olan, bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şey şiir. Bu nedenle buraya gelip okuyanların şiirlerini dinliyor, onunla mutlu oluyoruz. Edebiyatçı olduğumuz için bu mayamızda var. Geçmişten beri şiirle ilgileniyoruz, seviyoruz. Ancak gençlerin şiire ilgisi çok az. Onlar genellikle dijital platformlarda kendilerini oyalıyorlar" ifadelerini kullandı. "Şairler, Türk milletinin sesi olmuşlardır" Dernek yetkililerinden Lutfi Kılıç ise, "Geçmişten bugüne şairler, ozanlar Türk milletinin dili, sesi, kulağı olmuşlardır. Onların dertlerini, kederlerini, elemlerini, sevinçlerini, aşklarını, sevdalarını dile getirmişler. Bundan sonra da getirmeye devam edilmektedir" diye belirtti.