Yerel Haberler
Eskişehir
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:28 Küresel sistem Anadolu Üniversitesi’nde masaya yatırıldı Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANASAM) tarafından "Pax Americana: Yolun ve Teorinin Sonu mu?" başlıklı seminer düzenlendi. İletişim Bilimleri Fakültesi Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, küresel gelişmelerin günlük hayat üzerindeki etkisine dikkat çekti. Son dönemde dünya siyasetinde yaşanan gerilimlere değinen Rektör Adıgüzel, "Küresel dünyada ‘bizi ilgilendirmiyor’ deme lüksüne kimse sahip değil. Amerika’nın politikaları, liderlerin açıklamaları doğrudan ekonomiye yansıyor. Kahve fiyatından akaryakıta kadar birçok alanda bu etkileri hissediyoruz" dedi. Üniversitelerin bu noktada önemli bir sorumluluğu olduğunu vurgulayan Rektör Adıgüzel, akademik ve bilimsel bakış açısıyla olayları değerlendirebilmenin gerekliliğine dikkat çekti. "Amerikan hegemonyasında kırılma yaşanıyor" Açılış konuşmasının ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük’ün moderatörlüğünde konuşan Prof. Dr. Murat Çemrek, "Pax Americana" kavramını politik ekonomi ve uluslararası ilişkiler perspektifinden ele aldı. Prof. Dr. Çemrek "Amerikan hegemonyasının uzun süredir yıprandığını görüyoruz. Doların küresel sistemdeki belirleyici rolüne rağmen yeni güç dengeleri ortaya çıkıyor" diyerek özellikle "petro-dolar" sistemi ve "senyoraj para" kavramlarına dikkat çekerek, küresel ekonomik düzenin hâlâ büyük ölçüde ABD merkezli olduğunu vurguladı. "Demokrasiler gerilerken otoriter rejimler yükseliyor" Dünyada siyasal sistemlerin dönüşümüne değinen Prof. Dr. Murat Çemrek, "Günümüzde demokrasiler gerilemekte ve otoriter ya da rekabetçi otoriter rejimler yükselişe geçmektedir. Pax Americana tamamen sona ermedi ancak ciddi bir kırılma yaşandı" dedi. "Uluslararası hukuk, gücü takip eder" Soru-cevap halinde devam eden seminerde, uluslararası sistemin işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Çemrek, bir öğrencinin uluslararası hukuk ve örgütlere yönelik eleştirisine "Küresel düzende belirleyici unsur çoğu zaman güç ilişkileridir. Hukuk çoğu zaman siyaseti değil, siyaset hukuku şekillendirir. Uluslararası sistemde normlar büyük ölçüde güç dengeleri doğrultusunda oluşur" yanıtını verdi. Prof. Dr. Çemrek, konuşmasında "Kötü zamanlardan geçiyoruz yani canavarlık alameti itibarıyla ortada. Burada diğer başka teorilere atıf yaparsak; ’hegemonya teorisi’ itibarıyla Robert Cox’un hegemonya nedir kavramı. Ben bunu en çok feminist teori üzerinden anlatmayı seviyorum. Hani bir şey vardır ya; ’Kocamdır, döver de sever de’ şeklinde. Tam hegemonya hali budur yani. Dövmenize gerek yoktur kimseyi, sevmenize de gerek yoktur. Size bu eylemler atfedilir yani ’dövse bile gücü vardır o yüzden ağzımızın tadı bozulmasın, hiç girmeyelim bu toplara’ şeklinde. Burada hegemonya böyle oluşturulur; bir ’rıza’ üretilebilen bir şeydir zaten yani rıza satın alabilen bir şeydir, ikna edebilen bir şeydir" ifadelerini kullandı. Günümüz dünyasında, hegemonik bir kırılmanın yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Çemrek konuşmasına şöyle devam etti: "Bu anlamda Pax Americana artık yolun sonuna mı geldi? Evet, dünya genelinde 1100 askeri üssünüz olabilir, tüm dünyayı dijital olarak kontrol edebilir hatta arzu ettiğinizde herhangi bir noktayı nokta atışıyla vurabilirsiniz. Ancak bunlar ’sert güç’ olarak nitelendirdiğimiz fiziksel unsurlardır. Asıl değişim ’yumuşak güç’ alanında yaşanıyor. Geçmişte dünyanın dört bir yanından insanlar ’Amerikan Rüyası’nı yaşamak için bu modele yönelirken, bugün artık karşımızda bu yapıya alternatif başka modellerin ortaya çıktığını görüyoruz." Konuşmasını güç ve iktidar ilişkilerine dikkat çekerek tamamlayan Prof. Dr. Çemrek, mevcut küresel sistemde yaşanan kırılmaların yeni bir düzenin habercisi olabileceğini ancak bu sürecin henüz tamamlanmadığını belirtti. Seminer, Prof. Dr. Murat Çemrek’e Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından hediye takdimi yapılmasının ardından sona erdi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çemrek’in konuşmacı olarak katıldığı seminere Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu Üyeleri, Genel Sekreter Ecevit Öksüz ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:48 AK Parti’den ESKİ’ye fiyat tarifesi eleştirisi Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) Genel Kurulu’nda alınan kararların, kamu yönetiminde şeffaflık, güvenilirlik ve hukuka uygunluk ilkeleri açısından çok ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdiğini açıkladı. Meclis üyeleri Büyükşehir Belediye binası önünde toplanırken, açıklama Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Ahmet Dönmez tarafından yapıldı. ESKİ Genel Müdürlüğü Plan Bütçe Komisyonu’nda müzakere edilen ve imza altına alınan, komisyondan geldiği gibi mecliste onaylanan fiyat tarifeleri ile şu an yürürlükte olan tarifeler arasında vahim farklılıklar bulunduğuna dair kuvvetli şüphe ve somut bulgular oluşturduğunu belirten Dönmez, "Özellikle, ESKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde 2026 yılı itibarıyla uygulanmaya başlanan "Hizmetler ve Teminatlar" ile "Yaptırımlar" tarifelerine ilişkin; Meclis ve komisyon aşamalarında kabul edilen içerikten farklı olarak, bazı kalemlerde yaklaşık yüzde 48,5 oranında fahiş bir artış yapıldı, bu usulsüz rakamların web sitesine girilerek vatandaşa yansıtıldı. Söz konusu tarifelerin yer aldığı belge sayfalarının, meclis iradesi dışında sonradan değişikliğe uğramış olabileceğine dair güçlü emareler bulundu. Resmi evrak taleplerimize ancak 2. günde cevap verilmesi ve paylaşılan belgelerde görülen maddi hatalar, evrakların aslına uygun olmayan bir biçimde yeniden düzenlendiği kanaatini güçlendirmektedir. Bu şüphelerimizi destekleyen en somut husus ise Komisyon Kararı dosyasındaki dikkat çekici tutarsızlıklardır. Karar metninin genelinde ve "Su ve Atıksu Tarifesi" gibi diğer sayfalarda tüm komisyon üyelerinin (8 kişi) tam imzası ve parafı bulunurken; fiyatların yüzde 48,5 oranında artırıldığı kritik sayfalarda paraf sayısının 5’e düşmesi ve imza düzeninin bozulmuş olması, bu sayfaların "sonradan ihdas edildiği" yönünde açık bir emaredir" dedi. "Vatandaşlarımızdan meclis kararına aykırı şekilde tahsil edilen haksız bedeller iade edilmeli" Belediye meclislerinin, yerel demokrasinin en temel karar organı olduğunu belirten Ahmet Dönmez, Meclis tarafından alınan kararların sonradan değiştirilmesi ya da kayıtlarla çelişen şekilde yürürlüğe konulması ihtimali dahi kabul edilemez bir durum olduğunu anlatarak şunları söyledi; "Bu çerçevede; Meclis ve komisyonlarda kabul edilen ıslak imzalı asıl karar metinleri ile şu an web sitesindeki ve uygulamadaki tarifelerin ivedilikle karşılaştırılması, kararların Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) üzerindeki tüm log kayıtlarının ve geçmişe dönük işlem hareketlerinin bağımsız bir şekilde incelenmesi, belgeler üzerinde bir tahrifat veya usulsüz bir müdahale söz konusu ise sorumluların vakit kaybetmeksizin tespit edilmesi, vatandaşlarımızdan meclis kararına aykırı şekilde tahsil edilen haksız bedeller varsa bunların iade süreciyle ilgili takvimin açıklanması gerekmektedir. Bizler, kamu adına görev yapan meclis üyeleri olarak; şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkeleri gereği, Eskişehir halkının tek bir kuruşunun dahi hesabını sormaya devam edeceğiz. Konuyla ilgili hem adli makamlar nezdinde hem de meclis çatısı altında sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."
63 yıldır sürünen Hatice teyzenin yürek yakan dramı
27 Haziran 2025 Cuma - 11:10 63 yıldır sürünen Hatice teyzenin yürek yakan dramı Eskişehir'de yaşayan 66 yaşındaki Hatice Avcı, engeli nedeniyle 2'nci kattaki dairesine 20 dakikada ellerine giydiği terliklerle emekleyerek çıkıyor. Oldukça zorlanan Avcı, engelli asansörü yapılmasını talep ediyor.Odunpazarı İlçesi Emek Mahallesi'nde yaşayan 66 yaşındaki Hatice Avcı gayet sağlıklıyken, 3 yaşında geçirdiği çocuk felci sonrası engelli hale geldi. Yaklaşık 63 yıldır yürüyemeyen Avcı, babasından kalan aile apartmanının 2'nci katında bulunan dairesinde yaşıyor. 2 sene önce yardımlar sonucunda alınan akülü tekerlekli sandalye ile dışarı çıkıp gezebilen Avcı, daha önce ise hayatının oldukça zor olduğuna dikkat çekti. 6 bin TL'lik yetim maaşı ile geçinen ve bekar olan, kadın tek başına yaşıyor. Emekleyerek 2'inci kata 20 dakikada çıkabiliyor Akülü tekerlekli sandalyesini apartmanın giriş kısmına bırakan yaşlı kadın, çocuk gibi emekleyerek 2'inci kattaki dairesine 20 dakikada çıkabiliyor. Taşlar batmasın diye ellerine terlik giyen Avcı, kışın ise soğuk zeminde oldukça üşüdüğünü belirtti. İkinci kata çıkışını kolaylaştıracak bir engelli asansörü yapılmasını her şeyden çok istediğini belirten, elleri ve ayakları sürünmekten nasır tutan kadın yaşlı kadın, yetkililerden yardım bekliyor. "Çocuk gibi emekliyorum" Başından geçen süreci anlatan 66 yaşındaki Hatice Avcı, "3 yaşında yürümüşüm, sonra tutulmuşum. Çocuk felci, iğne felci geçirmişim. 63-64 senedir böyle sürünüyorum. Tekerlekli sandalyenin aküsünü bulursam hayatımı devam ettiriyorum, bulamazsam evin içinde duruyorum. Babamın 6 bin TL'lik yetim aylığını alıyorum, onunla geçiniyorum. Ev de babamdan kaldı ama ortaklı. Çok zor oluyor, emekleye emekleye çıkıyorum. Sürekli duraklıyorum. Mesela 5 dakikada gideceksem, 15-20 dakikada anca çıkıyorum. Hele kışın inip hiç çıkamıyorum, ayaklarım üşüyor. Çok hızlı gidemem, sürünüyorum. Çocuk gibi emekliyorum. Kışın çok çıkmıyorum, bahar ve yazın ne kadar çıkabilirsem. İhtiyacım olduğunda çıkıp getiriyorum ama akü bittiğinde bunu yapamıyorum. Şöyle elektrikli bir akü yapamayacaklar mı? Akü bittiğinde benim onu almaya da gücüm yetmiyor. Bunu da belediyeden istedim, onlar verdi. Ben kaç senedir içerideydim, daha 2 senedir geziyorum. İhtiyacım olduğunda çıkamazsam komşulara merdivenden tembih ediyorum, balkondan poşete koyup veriyorlar. Bir engelli araba asansörü olsa iyi olur. Bunun için yardım istiyorum" dedi. Bahadır Turgut - Emir Erten
Dr. Semavi Ulusoy: "Rahim hastalıkları tedavisinde histeroskopinin rolü büyük"
27 Haziran 2025 Cuma - 11:06 Dr. Semavi Ulusoy: "Rahim hastalıkları tedavisinde histeroskopinin rolü büyük" Eskişehir’de pek çok rahim hastalığının teşhis ve tedavisinde ’histeroskopi’ kullanıldığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, özellikle adet düzensizlikleri ve az ya da fazla kanama durumlarında bu yönteme başvurulduğunu söyledi. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, rahmin içini incelemek ve herhangi bir anormallik olup olmadığını tespit etmek amacıyla uygulanan bir tıbbi prosedür olan ’Histeroskopi’ yönteminin hastalar tarafından yeterince bilinmediğine dikkat çekerek yöntem hakkında önemli bilgiler verdi. Dr. Ulusoy, bu işlemde ucunda ışık kaynağı ve kamera bulunan ince bir tüp şeklindeki histeroskopi yönteminin hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanıldığını ifade etti. Çok farklı hastalıklar için başvurulan bir yöntem Histeroskopinin çeşitli rahim hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntem olduğunu aktaran Dr. Ulusoy, bu yöntemin tercih edildiği durumları şöyle sıraladı: "Anormal rahim kanamaları; adet dönemi dışında görülen aşırı kanama, düzensiz lekelenmeler veya menopoz sonrası kanama gibi rahatsızlıklar, histeroskopi ile incelenebilir. Rahim içinde bulunan polipler veya miyomlar, histeroskopi ile tespit ve tedavi edilebilir. Asherman Sendromu denilen düşük veya kürtaj sonrası rahimde gelişen yapışıklıklar, adet düzensizliklerine ve kısırlığa yol açabilir. Histeroskopi, bu yapışıklıkların tanısını koymak ve tedavi etmek için kullanılır. Rahimde doğuştan var olan septumlar (perde), yine bu yöntem ile teşhis ve tedavi edilebilir. Tekrarlayan düşüklerin veya infertilitenin nedenini araştırmak, tespit etmek için kullanılır. Ayrıca, rahim içi araç (RİA) yer değiştirmişse, histeroskopi ile doğru konumunun tespit edilebiliyor ve doğum sonrası rahimde kalan plasental doku yine bu yöntemle tespit edilip çıkarılabiliyor." "Aşırı uzayan, sıklaşan veya seyrekleşen adet kanamaları için bu işlem düşünülebilir" Histeroskopi kullanım alanının geniş bir yelpaze sunduğuna değinen Dr. Ulusoyü, "Aşırı uzayan, sıklaşan veya seyrekleşen adet kanamaları, adet dönemi dışında gerçekleşen kanamalar; adet dönemlerinde beklenenden fazla miktarda veya uzun süreli kan kaybı; adet dönemleri arasında sık sık lekelenme veya kanama olması; yine özellikle adet dönemlerinde veya cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan, altta yatan rahim kaynaklı anormalliklerin tanısı için bu işlem düşünülebilir" dedi. "Adet bitiminden sonraki 3-4 gün en uygun zamandır" Histeroskopinin, adet döngüsünün belirli bir döneminde uygulanması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ulusoy genellikle adet dönemi bitiminden sonraki 3-4 gün içinde yapılan histeroskopinin en verimli sonuçları verdiğini söyledi. Bu zamanlamanın rahmin iç kısmının temizlenmiş olduğu ve işlem için uygun olduğu bir dönemi işaret ettiğini açıklayan Dr. Ulusoy, işlem sonrası hastaların genellikle aynı gün içinde taburcu edilip normal yaşamlarına dönebildiğini belirterek, "Ancak, iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Hastalar, 2 hafta boyunca küvette duş almalılar ancak ayakta duş alabilirler. İki hafta boyunca cinsel ilişkiden ve adet döneminde tampon kullanımından kaçınmalılar. Bu bakım önerileri, iyileşme sürecini hızlandırır ve muhtemel komplikasyonları önler" ifadelerini kullandı. "İşlem sonrası gebelik mümkün" Histeroskopi sırasında hafif bir kramp hissedildiğini ancak lokal veya genel anestezi kullanıldığı için ağrının minimum seviyede olduğunu dile getiren Dr. Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşlem sonrasında gebeliğin mümkün olup olmadığı merak ediliyor. Evet, işlem sonrası gebelik mümkündür. Ancak elbette işlem sonrası doktorunuzla gebelik planlarınızı konuşmanız gerekir. Doğru zamanlamada ve uygun bakım ile histeroskopi çoğu hastada minimal riskle uygulanıyor ve hızlı iyileşme imkanı sunuyor."
’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’nı eski görünümüne kavuşturdu
27 Haziran 2025 Cuma - 11:02 ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’nı eski görünümüne kavuşturdu Eskişehir’de yıllar önce eşi için yaptığı ve geçtiğimiz aylarda malzemeleri zabıta ekipleri tarafından toplanan ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’nı eski haline getiren 83 yaşındaki Memduh Çetin "Her gün buradaki çiçeklerin bakımlarıyla uğraşıyorum. Ailem hasta, 40 yıldır bakıyorum. Allah kimseye hastalık vermesin" dedi. Emekli esnaf Memduh Çetin, 18 yıl önce beyin kanaması sonucu felç geçiren 58 yıllık hayat arkadaşı Mücella Çetin için Tepebaşı İlçesi’ne bağlı Mamure Mahallesi Dural Sokak’taki evlerinin önünü yıllar önce çiçekler ve ağaçlarla donatarak parka çevirdi. ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’ adı ile bilinen alan, ağaçların ve çiçeklerin kaldırımı işgal ettiği gerekçesiyle geçtiğimiz aylarda zabıta ekiplerince toplandı. Yetkili kurumlara müracaat edip geri dönüş alamayan Çetin, yaşanan olayın ardından evinin önünü park görünüme getirmek için tekrar çalışmalara başladı. Çetin’in aylar süren uğraşı sonucunda ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’ eski görünümüne kavuştu. "Burada 10 adet bayrak var, şehit olunca hepsini yarıya indiriyorum" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Memduh Çetin, "Geçen sene, gece 01.30 sıralarında gelip bütün çiçekleri aldılar. Canlı olarak götürdüler, hepsini çöpe attılar. Konuyla ilgili zabıtaya gittim, emir olduğunu söylediler ve çiçeklerimi geri getirmediler. Şimdi parkı yeniden eski haline getirdim. Bazılarını kendi paramla aldım. Hatta 2 adet Atatürk, 1 adet Seyit Onbaşı büstü bulunuyor. Burada 10 adet bayrak var, şehit olunca hepsini yarıya indiriyorum. Bu çiçekler canlı, 1 hafta su vermezsen ölürler. Aynı insan gibi. Her gün buradaki çiçeklerin bakımlarıyla uğraşıyorum. Ailem hasta, 40 yıldır bakıyorum. Bu parkı zaten hasta hanımım için yapmıştım. Allah kimseye hastalık vermesin. Hastalık çok kötü. Bakana da zor, yatana da zor" ifadelerini kullandı. "83 yaşında olmasına rağmen hem eşine hem de buralara bakıyor" Çevre sakinlerinden Aynur Sağ, ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’ ile ilgili olarak, "Bu parkı çok güzel buluyorum. Buradan geçerken zaman zaman oturup soluklanıyorum. Amcanın çabasına hayran kaldım. 83 yaşında olmasına rağmen hem eşine hem de buralara bakıyor. Ne kadar güzel bir şey. Çiçekleri de çok güzel gözüküyor. Biz de onun sayesinde burada oturuyoruz. Ayrıca, burada oturanlara da çay ikram ediyor. Yaptıkları için kendisine teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Sahte bildirimler telefona virüs bulaştırabiliyor
27 Haziran 2025 Cuma - 10:40 Sahte bildirimler telefona virüs bulaştırabiliyor Eskişehir’de telefon tamiri yapan Yüksel Akgün, kullanıcıların cep telefonlarına gelen sahte bildirimlerle kolayca kandırıldığını ve cihazların kullanılamaz hale geldiğini söylüyor. Cep telefonlarına farkında olmadan bulaşan virüsler, kullanıcıların cihazlarını adeta işlevsiz hale getiriyor. Esnaf Yüksel Akgün, özellikle sahte bildirimler ve bilinçsizce indirilen uygulamalar nedeniyle birçok telefona virüs bulaştığını belirtiyor. Yüksel Akgün, cep telefonuna virüs bulaşmasının genellikle kullanıcının farkında olmadan yaptığı bir tıklamayla gerçekleştiğini belirterek, "Genel olarak müşteriler telefonunu kullanırken uygulamalara girdiğinde sürekli reklam giriyor. Reklamdan dolayı da herhangi bir telefon uygulamasını kullanamıyor rehbere giremiyor, arama yapamıyor, mesaj gönderemiyor veya gelen mesajı okuyamıyor. Bu da genel olarak indirilmiş olan bazı oyunlardan bazı uygulamalardan veya kullanıcının dikkatini çeken bildirimlerden kaynaklanıyor. Bu bildirimler neler olabilir; ‘Silinen fotoğraflarınızı geri yüklemek istiyor musunuz?’ veya ‘Kaybolan rehberinizi geri yüklemek istiyor musunuz?’ gibi kullanıcının dikkatini çeken bildirimlere kullanıcı tıkladığında, aslında onlar bir virüs olduğu için otomatik olarak telefonuna virüs yüklenmiş oluyor ve artık sürekli reklam çıktığından dolayı da telefon kullanılamaz hale geliyor. Biz bunu telefon rehberini, fotoğraflarını ve varsa diğer önemli bilgilerini yedekliyoruz, telefona komple fabrika yazılımı yüklüyoruz ve yedeğe aldığımız bilgileri tekrar müşterinin telefonuna yükleyerek teslim ediyoruz" dedi. "Bildirimlerin başlığı çok önemli" Cazip bildirimlerin ve mesajlara tıklanmasıyla beraber kolayca telefonlara virüs bulaştığını söyleyen Akgün, önüne geçilebilecek şu tavsiyelerde bulundu. "Gelen müşterilerden yaşlı olanı da var genç olanı da var. Buradaki bildirimin başlığı çok önemli herkesin bir şekilde rehberi ya da fotoğrafı kaybolmuştur herkes ister ki o fotoğraflar geri gelsin. Çok cazip bildirimler, mesajlar bunlar. Kişinin buna tıklamasıyla beraber virüs bulaşmış oluyor. Özellikle Facebook’tan gelen bildirimler kişinin rehberinde kayıtlı olmayan bir kişiden geliyorsa buna tıklamamaları, uygulama olarak da bilinmeyen veya işine yaramayacak olan herhangi bir uygulamayı indirmemeleri bu anlamda önemli."
Anadolu Üniversitesi mezunlarını uğurlamaya devam ediyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 17:48 Anadolu Üniversitesi mezunlarını uğurlamaya devam ediyor Anadolu Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Mezuniyet Törenleri tüm hızıyla devam ediyor. Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF), İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF), Devlet Konservatuvarı, Engelliler Entegre Yüksekokulu, Adalet Meslek Yüksekokulu, Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) öğrencileri, farklı oturumlarla mezuniyet sevinci yaşadı. Törenlere; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Barış Kılınç, Genel Sekreter Süleyman Ekşi, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz, Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, Eskişehir Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Osman Güldemir, senato üyeleri, öğretim üyeleri ve mezun öğrencilerin aileleri katılım gösterdi. "Yolunuz açık, vicdanınız rehber, emeğiniz daim olsun" Mezuniyet töreninin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: "Bugün burada, Anadolu Üniversitesi’nin köklü birikimiyle yetişmiş mezunlarımızı uğurlamak üzere bir aradayız. Sevgili Eğitim Fakültesi mezunlarımız, sizler artık sadece ders anlatan bireyler değil; vicdanı, bilgeliği ve insan sevgisini sınıflara taşıyacak yol göstericilersiniz. İletişim Bilimleri Fakültesi mezunlarımız, bilgi çağında eleştirel düşüncenin, doğru bilginin ve toplumsal sorumluluğun sesi olacaksınız. Devlet Konservatuvarı mezunlarımız, sanatın evrensel diliyle kültürümüzü zenginleştirecek; duygulara biçim veren birer sanat elçisi olacaksınız. Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarımız, empati ve kapsayıcılıkla engelleri aşan bir toplumun mimarları olacaksınız. Adalet Meslek Yüksekokulu mezunlarımız, hukukun işleyişine şeffaflık, düzen ve güven katacak, adaletin sessiz kahramanları olacaksınız. Eskişehir Meslek Yüksekokulu mezunlarımız, üretim hayatına hızla katılıp ekonomimize değerli katkılar sunacaksınız. Son olarak İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarımız; ekonomi, siyaset ve toplumun kesişim noktasında aldığınız donanımla değişimi yöneten ve dönüştüren bireyler olarak sahneye çıkıyorsunuz. Sevgili gençler, bu üniversitede kazandığınız bilgi ve değerlerle yalnızca kendinize değil; yaşadığınız topluma da yön vereceksiniz. Yolunuz açık, vicdanınız rehber, emeğiniz daim olsun. Sizlerle gurur duyuyor, her birinize başarılarla dolu bir gelecek diliyorum." Açılış konuşmasının ardından, üniversite genelinde ve fakültelerinde dereceye giren öğrenciler konuşmalarını gerçekleştirdi. Üniversite ve Eğitim Fakültesi Birincisi Özel Eğitim Bölümü Mezunu Ufuk Serli, Üniversite Üçüncüsü ve Eğitim Fakültesi İkincisi Sınıf Öğretmenliği Programı Mezunu Veli Sarıkaya, İletişim Bilimleri Fakültesi Birincisi Basın ve Yayın Bölümü Mezunu Aleyna Gürgen, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Birincisi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Mezunu Süleyman Şeker, Devlet Konservatuvarı Birincisi Müzik Bölümü Mezunu Neli Gagua, Adalet ve Meslek Yüksekokulu Birincisi Hukuk Bölümü Mezunu Birsen Uyumaz, Eskişehir Meslek Yüksekokulu Birincisi Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü Mezunu Gheyath Aek Al Omran, Engelliler Entegre Yüksekokulu Birincisi Bilgisayar Operatörlüğü Bölümü Mezunu Ahmet Cüneyt Sağırlı mezuniyet belgelerini ve hediyelerini Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile fakülte ve yüksekokul yöneticilerinin elinden aldı. Tören, mezunların keplerini havaya atmasıyla sona erdi.
(Düzeltme) 83 yaşındaki kadının huzurevinde kurduğu "uçma" hayali kokpitte 700 metreye çıkarak gerçek oldu
26 Haziran 2025 Perşembe - 16:44 (Düzeltme) 83 yaşındaki kadının huzurevinde kurduğu "uçma" hayali kokpitte 700 metreye çıkarak gerçek oldu Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi’de kendisine sorulan, "21 yaşınızda geri dönme imkânınız olsa ne yapmak isterdiniz" sorusuna, "uçak uçurmak" diye cevap veren, gençliğinde tır ile uzun yol şoförlüğü yapan 83 yaşındaki Mürüvvet Türksoy, Eskişehir’deki Türk Hava Kurumu (THK) İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde, kokpitine oturduğu planör ile 700 metre yüksekliğe kadar çıkarak uçuş deneyimi yaşadı. Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi’de yapılan çalışmada orada kalan huzurevi sakinlerine, "21 yaşınızda geri dönme imkânınız olsa ne yapmak isterdiniz" diye soruldu. Huzurevinde ikamet eden 83 yaşındaki Mürüvvet Türksoy, sorulan soruya uçak kullanmak istediği cevabını verdi. Bunun üzerine çalışma başlatan Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdüresi Seyhan Şimşek ve Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün girişimleri ile çalışma başlatıldı. Çalışmalar neticesinde kurutuluşunun 100’üncü yılında olan Türk Hava Kurumu (THK) bu girişime olumlu yanıt verdi. Yetkililerce, Eskişehir’in İnönü ilçesindeki Türk Hava Kurumu İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde, Mürüvvet Teyze’nin hayalinin gerçekleştirilebileceği Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi yönetimine iletildi. Kokpitte oturan 83 yaşındaki kadın 700 metre yukardan manzarayı izledi Geçmişte tır kullanan ve Avrupa’ya mal dahi taşıyan 83 yaşındaki Mürüvvet Türksoy, girişimler ve alınan izinler sonucunda Türk Hava Kurumu (THK) İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’ne geldi. Burada son kontrolleri yapılan Türksoy, planörün kokpitine Kurumun Planör Uçuş Okulu Müdürü Murat Hozan ile birlikte oturdu. Müdür Hozan eşliğinde planörle kalkış yapan Mürüvvet Türksoy’un heyecanın, kokpitteki aksiyon kamerasına anbean yansıdı. 700 metre yüksekliğe kadar çıkan Mürüvvet Türksoy, Okul Müdürü Murat Hozan rehberliğinde manzaranın tadını çıkardı. İnişin ardında huzurevinden arkadaşları ve Müdüresi Seyhan Şimşek tarafından alkışlarla karşılandı. "Artık ‘uçuşu da yapıyım ondan sonra ölürsem öleyim’ dedim" Konuyla alakalı konuşan Mürüvvet Türksoy, "Bana sordular, "18 yaşında olsaydın ne yapardın?" Ben de uçak kullanmak isterdim dedim ve ondan sonra olay buraya kadar geldi. Bilecik’ten geldim, orada huzurevinde kalıyorum. Arabalara binmeye alışığım, çok araba kullandım o yüzden bir şeyim yok çok şükür, korkum da olmadı. Tır şoförlüğü bile yaptım, uzun yol yaptım Almanya’dan Türkiye’ye çok gidip geldim. Almanya’da hep tırla mal taşıdım, gece gündüz çalıştım. Korkulacak hiçbir şeyim yok, çok özeniyordum kullanamadığım için içimde kalmıştı. Uçağa çok bindim ama hiç kullanmamıştım bu dünyada da içimde ukte kalmamış oldu. İnsan her yaşta her şeyi yapabilir. Hiç yaşla alakası yok önemli olan arzu etmek, istemek, azimli olmak. Ben biraz azimliyimdir illa olsun isterim, o yüzden artık onu da yapıyım ondan sonra ölürsem öleyim dedim. Şimdi gözüm açık gitmez artık" dedi. "Mürvet Teyzemiz çok hayat dolu" Mürüvvet Türksoy’un uçuşundan dolayı oldukça mutlu olan Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdüresi Seyhan Şimşek, "Huzurevi sakinlerimize, "21 yaşında olsaydınız ne olmak isterdiniz?" diye sormuştuk. Sakinlerimizden Mürvet Türksoy Teyzemiz, "Uçak kullanmak isterdim," cevabını verdi. Sağ olsun, İl Müdürümüz İlkay Bey, teyzemizin bu hayalini gerçekleştirmek için harekete geçti ve gerekli temasları kurdu. Bu konuda İl Müdürümüz İlkay Bey’e, buradaki yetkili Ali Zahim Hoca’ya ve tüm ekibe çok teşekkür ediyorum. Bir sakinimizin hayalini gerçekleştirmiş olacağız, bu da bizi çok mutlu edecek. Mürvet Teyzemiz çok hayat dolu, pek çok erkeğin yapamadığı, başaramadığı işleri başarmış bir kadın. En son hayali uçmaktı. İnşallah bu hayalini de yaşarken gerçekleştirmiş olmak bizi çok mutlu edecek" ifadeleri ile süreci anlattı. "Mürüvvet Teyzemiz, hayalinin uçmak olduğunu söylemişti, biz de bunu başardık" Mürüvvet Teyze’nin uçuşu hakkında THK İnönü Okullar Müdürü ve Yamaç Paraşütü Okul Müdürü Ali Zaimoğlu şöyle konuştu: "Aslında bizim için gayet normal bir durum. Mürüvvet Teyzemiz daha önce tur şoförlüğü bile yapmış. Kendisi 83 yaşında, ama içindeki heyecan 18 yaşındaki bir genç gibi. Hiç heyecanlanmadı, planörümüze bindi ve harika bir uçuş gerçekleştirdi. Biz onun adına çok mutlu olduk, o da hayalini gerçekleştirdiği için çok mutlu oldu. Mürüvvet Teyzemiz, hayalinin uçmak olduğunu söylemişti. Biz de Türk Hava Kurumu olarak bu hayalini gerçekleştirmek istedik ve bunu başardık. Onun mutluluğunu paylaşıyoruz. Bu örnek bize şunu gösteriyor: Uçmanın yaşı yoktur. Çünkü biz, 100 yıldır Türkiye’de tüm Türk gençliğinin ve vatandaşlarının uçuş hayallerini gerçekleştiriyoruz. Uçuşun yaşı yoktur."