Yerel Haberler
Eskişehir
Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması 13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:39:18 Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:09 Milletvekili Hatipoğlu’ndan Balmumu Heykeller Müzesi için ’’Sır’ yapı iddiası AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muamma olduğunu iddia ederek, "Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır" diye belirtti. Milletvekili Hatipoğlu, yaptığı sosyal medya paylaşımında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Balmumu Heykeller Müzesi için "Eskişehir’in göbeğinde, yıllardır herkesin gördüğü ama arka planındaki gerçeklerin ’Sır’ gibi saklandığı bir yapı olarak tanımladı. Müzenin, Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının, cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline geldiğini iddia eden Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Ortada devasa bir ekonomik değer vardır; ancak bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muammadır. Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır. Buradan, kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum, ’Bu müzenin gerçek sahibi kimdir, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır?’ Eğer bu yapı bir vakfa aitse, belediye ile bağı nedir? Müze binası inşa edilirken, içindeki eserler yapılırken belediye bütçesi, personeli ve imkânları kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa, harcanan kamu kaynağının toplam tutarı ne kadardır? Eğer bu yapı bir vakıf çatısı altında faaliyet gösteriyorsa; bu vakfın başkanı kimdir, mütevelli heyeti hangi isimlerden oluşmaktadır? Vakfın yönetim yapısı, karar alma mekanizmaları ve vakıf senedinin içeriği kamuoyuna açık mıdır? Bu vakıf ile belediye arasındaki mali ve idari ilişki hangi hukuki zemine dayanmaktadır? Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir süreç söz konusuysa, bu kaynakların hangi usulle, hangi kararlarla ve kimlerin onayıyla aktarıldığı; ayrıca müzenin işletme giderleri, personel maaşları, elektrik ve bakım gibi kalemlerin hangi bütçeden karşılandığıda açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Şayet bu müze belediyeye ait değilse; içeride çalışan personelin maaşını kim ödemektedir? Elektrik, bakım ve işletme giderleri hangi bütçeden karşılanmaktadır? Kamu personeli, özel bir yapının hizmetinde mi çalıştırılmaktadır? Müzenin açıldığı günden bugüne yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edilmektedir. Ortalama bilet bedelleri üzerinden yapılan basit bir hesapla, karşımızda toplam yaklaşık 360 Milyon TL’lik devasa bir gelir çıkmaktadır." diye belirtti. Bursa ve Bolu’da CHP’li belediyeleri örnek gösterdi "Aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir" Milletvekili Nebioğlu, ’Bu gelirler, belediyenin hangi bütçe kalemindedir?’ diye sorarak açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eğer belediye kasasında değilse, bu parayı kim toplamakta, kim yönetmektedir? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa; bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? Eskişehir’de kamu kaynaklarının "vakıf" maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia vardır. Eski Büyükşehir Belediye Başkanının "vakıf kurma, yönetme ve vakıf malları üzerinden ailesine kazanç sağlama" konusundaki maharetini tüm Türkiye bilmektedir. Eskişehir’de "kravatlı hırsız" yakıştırmasının da bu vakıflar üzerinden yürütüldüğü iddia edilen yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte anılır hale gelmesi, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın en açık göstergesidir. Ancak mesele bilgi değil, şeffaflıktır! Kimse "burası vakıftır" diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz. Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında gördüğümüz tablo ibret vericidir. Bursa’da ve Bolu’da CHP’li belediyelere yönelik "örgütlü suç, rüşvet ve irtikap" iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, yerel yönetimlerde hesap verilebilirliğin ne denli zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır. Eskişehir’de de aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir. Şeffaflıktan kaçılan her nokta, yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Eskişehir sahipsiz değildir! Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında, vakıflar üzerinden yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Eğer ortada bir kamu kaynağı yoksa, bunu belgeleriyle ispatlayın; eğer varsa, kuruşu kuruşuna hesabını verin. Bu soruların net cevabı kamuoyuna açıklanana kadar bu meselenin takipçisi olacağız."
Boş dükkanda bulunan kediler ilginç bir tartışmaya yol açtı
12 Haziran 2025 Perşembe - 09:22 Boş dükkanda bulunan kediler ilginç bir tartışmaya yol açtı Eskişehir’de boş dükkanında kedileri bulunan işletme sahibi cama, "Kedilerin keyfi iyi, dokunmayın" yazılı not yapıştırdı. Hayvanların içeride hapsolduğunu düşünen vatandaşlar ise o notun üzerine, "Bize hiç öyle görünmüyor, onlara iyi bakın" yazarak cevap verdi. Hoşnudiye Mahallesi Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi’nde bir vatandaş boş dükkanının içerisine kedilerini bıraktı. Dükkan sahibinin mamalarını ve sularını koyduğu kedileri dışarıdan gören vatandaşlar, hayvanların içeride hapsolduğunu düşünerek endişelendi. Vatandaşların kendisini uyarması üzerine dükkan sahibi cama, "Kedilerin keyfi iyi, dokunmayın" yazan bir not yapıştırdı. Kısa bir süre sonra camın ön tarafına başka vatandaşlar tarafından kırmızı kalemle, "Bize hiç öyle görünmüyor, onlara iyi bakın" yazıldı. Dükkan camında notlarla gerçekleştirilen ilginç tartışma dikkat çekti. "Kedileri dükkanda görünce kötü durumda zannediyorlar ama onlar güvende" İşletme sahibi Yasin Anılır, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Anılır, "Ben bu 3 kediyi parktan kurtardım, sahiplendim. Burada besliyorum, güvendeler. Temiz mamaları, suları, yatakları var. Kedi yuvası da bulunuyor. İnsanlar kedileri burada tadilat halindeki bir dükkanda görünce onları kötü durumda zannediyorlar. Aslında durumları gayet iyi. Kedilerden 1’ini köpek saldırısından kurtardık. Diğerini çöp arasında buldum, kötü durumdaydı ve her yeri iltihaplıydı. Bakımlarını kendim yaptım" dedi. "O kediler kötü durumdaydı" Yaşanan ilginç polemiğin kendisini öfkelendirdiğini dile getiren Anılır, sözlerine şöyle devam etti: "İnsanlar vitrin insanı. Şuradan gelip de parkta hayvan sahiplenen ya da burada köpek saldırısına uğrayan kedilere yardım eden insan görmedim. Nedense camda görünce hemen bir ilgilerini çekiyor. ’Bakımlı kedi, ay yazık, içeride kalmış’ deniliyor. O kediler kötü durumdaydı. Kimse, ’Ay yazık, bunu götüreyim, eve bakayım’ demedi."
Eskişehir Valiliği’nce 224 çocuk dilenmekten kurtarılıp eğitime kazandırıldı
12 Haziran 2025 Perşembe - 09:17 Eskişehir Valiliği’nce 224 çocuk dilenmekten kurtarılıp eğitime kazandırıldı Eskişehir Valiliği ekipleri tarafından yapılan 3 bin 554 adet uygulamada, haklarında işlem yapılan dilendirilen 224 çocuktan 94’ü İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik Ve Spor İl Müdürlüğü kurslarına katılması sağlandı. Eskişehir Valiliğince 1 Kasım 2023 ile 10 Haziran 2025 tarihler arasında Sokakta Çalıştırılan, Dilendirilen ve Dış Çevrenin Olumsuzluklarına Maruz Kalan Çocukların Korunması Hakkında Genelge’nin uygulama sonuçları paylaşıldı. Bir yıl 7 ay 11 günde toplamda 3 bin 554 adet uygulama yapılırken 81’i kız, 143’ü erkek olmak üzere toplam 224 dilenen çocuğa işlem yapıldı. 224 çocuktan 109’unun yabancı uyruklu olduğu tespit edilirken bunlardan 32’si okul öncesi, 75’i ilkokul, 92’si ortaokul ve 25’inin lise çağında olduğu belirlendi. Tespit edilen çocuklar İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından minikler için açılan 15 kursa 39 çocuk, anneler için açılan 6 kursa 16 anne, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü açılan 5 kursa 55 çocuk katıldı. Çalışmalarda 45 hane ekonomik yönden desteklendi. "Çocukların çalıştırılmasını ve dilendirilmesini yasakladık" Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy yapılan çalışmalar hakkında, "Eskişehir Valiliği görevine başladıktan sonra, sokaklarda çocukların çalıştırıldığı ve dilendirildiği yönünde tespitlerimiz oldu. Bunu önlemek amacıyla Valilik olarak bir genelge yayımlayarak, sokakta çocukların çalıştırılmasını ve dilendirilmesini yasakladık. Tespit ettiğimiz durumlarda önce aileye uyarıda bulunuyor ve çocuğu teslim ediyoruz. İkinci veya daha fazla tekrar olması halinde aileye idari para cezası uyguluyor ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuyoruz. Temel amacımız, çocuklarımızı sokakların risklerinden korumak ve olumsuz durumlarla karşılaşmalarını engellemektir. Bu kapsamda yaptığımız çalışmalar sonucunda, Eskişehir’de 224 çocuğumuza işlem yaptık. Tekrar eden durumlar için 24 aileye idari para cezası uyguladık ve haklarında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Sadece çocukların sokakta çalıştırılması ve dilendirilmesinin yasaklanmasıyla yetinmedik. Çocukların sosyal incelemelerini yaparak, ailelerin ekonomik ve sosyal destek ihtiyacını araştırdık. İhtiyacı olan ailelere gerekli destekleri sağladık" dedi. "133 çocuğumuzu okula kazandırdık" İşlemlerinin ardından çocukların kurslara kazandırıldığına değinen Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy şöyle konuştu; "Bu bilgileri Milli Eğitim Müdürlüğümüzle paylaşarak, okul çağındaki çocukların okula kazandırılması için çalışmalar yürüttük. Bu çerçevede 133 çocuğumuzu okula kazandırdık. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise seviyesindeki çocuklarımızı eğitim sistemine dahil ettik. Ayrıca, çocuklarımızın sağlık kontrollerini gerçekleştirdik. Aşılarının tamamlanıp tamamlanmadığını ve sağlık sorunları olup olmadığını inceledik. Bunun yanı sıra, çocuklarımızı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzle iletişime geçirerek, çeşitli sportif faaliyetlere katılmalarını sağladık. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzün bu konuda destek vermesini istedik."
GSF öğrencilerinin projeleri sektör temsilcileriyle buluştu
11 Haziran 2025 Çarşamba - 16:22 GSF öğrencilerinin projeleri sektör temsilcileriyle buluştu Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Çizgi Film ve Animasyon Bölümü bünyesinde yürütülen "Öykü Tasarım" dersi kapsamında hazırlanan animasyon, çizgi dizi ve çizgi film projeleri, animasyon sektöründen profesyonel temsilcilerin katkılarıyla değerlendirildi. Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Taş Alicenap koordinasyonunda düzenlenen etkinlik Anadolu Üniversitesi Anaç Ön Kuluçka Merkezi’nde gerçekleştirildi. Jüri üyeleri arasında Doç. Dr. Çiğdem Taş Alicenap’ın yanı sıra, bağımsız animasyon yönetmeni ve animatör Önder Menken, bağımsız animasyon film yönetmeni H. Emre Konyalı, Lumos Animasyon’un Anadolu Üniversitesi Teknopark kurucu ortağı ve çizgi film yönetmeni Dilara Üsçetin ile 369 Animasyon’un kurucusu, çizgi film ve çizgi dizi yapımcısı Şakir Çataltepe yer aldı. Jüri üyeleri, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü mezunları olarak sektörde edindikleri deneyimleri öğrencilerle paylaşma fırsatı buldu. Öğrencilerin dönem boyunca geliştirdikleri projeler içerik ve anlatı yapısı açısından detaylı bir şekilde değerlendirildi. Katılımcılar, öğrenci projelerine yapıcı geri bildirimler sundu. Öğrencilerin sektörel bakış açısını tanımalarına ve yenilikçi projelerini profesyonel mecralarda ifade etme becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayan etkinlik toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Tepebaşı’nda bağışlanan kurbanlar, ihtiyaç sahibi vatandaşlara sıcak yemek hizmeti olarak ulaştırılıyor
11 Haziran 2025 Çarşamba - 15:54 Tepebaşı’nda bağışlanan kurbanlar, ihtiyaç sahibi vatandaşlara sıcak yemek hizmeti olarak ulaştırılıyor Tepebaşı Belediyesi Nihal-İsmail Akçura Aşevi, her Kurban Bayramı’nda olduğu gibi bu yıl da yardımsever vatandaşlar ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu. Duyarlı vatandaşlar tarafından aşevine bağışlanan kurbanlar, ihtiyaç sahibi vatandaşlara sıcak yemek hizmeti olarak ulaştırılıyor. Tepebaşı Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet veren Tepebaşı Belediyesi Nihal-İsmail Akçura Aşevi, her yıl olduğu gibi bu Kurban Bayramı’nda da duyarlı vatandaşların bağışlarını, ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı sürdürüyor. Aşevine, kurban bayramı öncesi hayırsever vatandaşlar tarafından yapılan kurbanlık bağışlar, veteriner hekimler eşliğinde, İslami şartlara uygun ve hijyenik olarak kurban bayramının birinci günü tamamlandı. Kurban Bayramı dolayısıyla yardımlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak isteyen Eskişehirliler, Tepebaşı Belediyesi aracılığı ile paylaşmanın huzurunu yaşarken bağışlanan kurban etleri ihtiyaç sahibi vatandaşlara sıcak yemek hizmeti olarak ulaştırılıyor. "Sofralara bereket kalplere umut doldu" Yapılan bağışlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, "Kurban Bayramı’nın paylaşma ve dayanışma ruhunu en güzel şekilde yaşadığımız bu günlerde, ihtiyaç sahiplerine umut olan, gönülden yapılan her bağışın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Bu anlamlı dönemde kurban bağışında bulunarak, birlik ve beraberliğimizin en güzel örneklerinden birini sergileyen tüm duyarlı vatandaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Sizlerin desteğiyle, kentimizde yüzlerce aile bayram sevincini daha derinden hissetti; sofralarına bereket, kalplerine umut doldu. Her zaman olduğu gibi, bu bayramda da dayanışmayı büyüten, paylaşmanın güzelliğini yürekten hisseden siz değerli hemşehrilerimizle gurur duyuyorum. Bu duyarlılığınız, Tepebaşı’nın insan odaklı, dayanışmacı ve çağdaş belediyecilik anlayışının da en önemli temellerinden biridir. Hep birlikte daha güçlü, daha umut dolu yarınlara yürümeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü mezunlarını mesleğe uğurladı
11 Haziran 2025 Çarşamba - 15:40 Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü mezunlarını mesleğe uğurladı Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü tarafından düzenlenen "Mesleki Yemin Töreni", SBF Dekanlık Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Törene, Anadolu Üniversitesi SBF Dekan Yardımcısı ve Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elçin Tadıhan Özkan, Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklukları Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (DİLKOM) Müdürü Prof. Dr. Özlem Diken, Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği (DKTD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlknur Maviş, öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Törenin açılış konuşmasını, Anadolu Üniversitesi SBF Dekan Yardımcısı ve Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elçin Tadıhan Özkan yaptı. Bölümün gelişim sürecine ve mezunların meslek hayatına hazırlanmasındaki katkılara değinen Özkan, "Bugün, sizden aldığımız ilham, değerler ve rehberlikle yeni mezunlarımızı meslek hayatına uğurlamanın onurunu yaşıyoruz," sözleriyle duygularını dile getirdi. Törende bir diğer konuşmayı ise Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği (DKTD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlknur Maviş gerçekleştirdi. Konuşmasında mesleğin toplumsal önemine, mezunların sahadaki görevlerine ve etik sorumluluklarına dikkat çeken Maviş, yeni mezunlara başarı dileklerinde bulundu. Konuşmaların ardından öğrenciler, dil ve konuşma terapisti unvanını almanın sorumluluğunu üstlenerek mesleki yeminlerini hep birlikte etti. Meslek ilkelerine bağlı kalacaklarını taahhüt eden öğrenciler, törende duygusal anlar yaşadı. Törenin geleneksel bölümü olan çivi çakma seremonisinde ise bölüm birincisi Gizem Koçak sahneye davet edildi. Sembol niteliğindeki bu ritüelin ardından tüm mezunlar sahneye çağrılarak, öğretim elemanları tarafından mezuniyet belgeleri takdim edildi. Anlamlı tören, mezunların aileleriyle ve hocalarıyla kutlamaları eşliğinde sona erdi.
Acı tesadüf; çarpışan iki aracın birinde öğrencisini kaybetti, diğerinde yakını ağır yaralandı
11 Haziran 2025 Çarşamba - 13:29 Acı tesadüf; çarpışan iki aracın birinde öğrencisini kaybetti, diğerinde yakını ağır yaralandı İzmir’de 2 aracın çarpışması sonucu meydana gelen ve hayatını kaybeden 5 kişiden 1’i olan Anadolu Üniversitesi son sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Fatma Baran için arkadaşları anma töreni düzenlendi. Öğrencisini kaybettiği için oldukça üzgün olan Öğretim Üyesi Dr. Meltem Cemiloğlu, tesadüf eseri kazaya karışan iki aracın birinde öğrencisinin hayatını kaybettiğini, diğer araçta ise yakının ağır yaralandığını aktardı. İzmir’in Menderes ilçesinde iki aracın kafa kafaya çarpması sonucu meydana gelen kazada Anadolu Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü son sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Fatma Baran ve kardeşleri Sultan Baran, Emine Baran hayatlarını kaybetmişti. Diğer araçta bulunan Özkan Nazlı ve Suna Nazlı hayatını kaybetmişti. Mezuniyeti için cübbesini seçmişti Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrenci Fatma Baran’ın arkadaşları ve hocalarının katılımıyla fakültede bir anma töreni düzenlendi. Törene, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’de katıldı. Öğrenciler ve öğretim görevlilerince oluşturulan alanda, Baran’ın arkadaşları fotoğrafı önüne çiçek bırakıp, anı defterine öğrenciyle alakalı duygu ve düşüncelerini yazdı. Fatma Baran’ın, bu sene mezun olacağı, hatta cübbesini dahi seçtiği aktarıldı. Fatma Baran’dan geriye ise arkadaşlarla geçirdiği keyifli anların görüntüsü kaldı. Çarpışan iki aracın birinde öğrencisini kaybetti, diğerinde akrabası ağır yaralandı Fatma Baran’ın hocası Öğretim Üyesi Dr. Meltem Cemiloğlu, kazada çarpışan araçların birinde öğrencisini kaybederken, tesadüf eseri karşı araçta ise yakının ağır yaralandığı öğrenildi. Yakını entübe edilen Cemiloğlu, "Benim dersimi almıştı. Çok saygılı ve sevgi dolu pırıl pırıl meraklı öğrenmeye açık birisiydi. Hevesleri ve hayalleri vardı. Haberi alınca yıkıldım ve çok üzüldüm. Ailesine sabır diliyorum. İnanamadım haberi alınca, kuzenimin kızı aynı kazada karşı araçta bulunuyordu ve ağır yaralandı. Tesadüfen önce onun haberini aldık o da şu an yoğun bakımda. Sonra öğrencim olan Fatma’nın haberini aldım. Çok acı bir tesadüf. Her iki arabada da yakınlarımın olması beni çok üzdü. Fatma’ya hala inanamıyorum. Pırıl pırıl çok iyi bir öğrencimizdi, mezun olacaktı. Hayat işte mezuniyeti kutlayacakken şimdi cenazesi için anma töreni yapıyoruz" dedi. "Bu sene mezun olacaktı" Fatma Baran’la aynı sınıfta olan Şabrin Mamedova, "4 yıldır Fatma’nın arkadaşıyım. Rahmetliyle yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Kazadan önce bizimle konuşmuştu. Mezuniyet projemizde birlikte çalışıyorduk. Cübbemizi de almıştık. 10 gün sonra mezuniyetimiz vardı. Rahmetli katılamadı. En son saat 01.20 gibi projemizle ilgili bize yazdı. İki saat sonrada kaza olmuş. Bizde ertesi gün hocalarımızdan öğrendik. Bu sene mezun olacaktı, derslerinin hepsini bitirmişti. Kimsenin kalbini kırmamıştı çok iyi insandı. Herkes onun kalbini kırdı ama o kimsenin kalbini kırmadı. Bizden razı gitti onun için vicdanım rahat. Mahvolduk. Ablası da vefat etmiş, onu da tanıyorduk. Bu anma töreni ile arkadaşlık borcumuzu yerine getirmeye çalıştık" dedi. "Kendisini hep güzel anacağız" Anma programına katılan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise şöyle konuştu; "Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Fatma Baran’ın trafik kazasında hayatını kaybetmesini büyük üzüntüyle öğrenmiş olduk. Anadolu Üniversitesi olarak büyük bir acı yaşıyoruz. İletişim Fakültesindeki arkadaşları, ailesi başta olmak üzere herkese sabır diliyorum. İnşallah bir daha böyle elim kazalarla bir daha karşılaşmayız. Fatma Baran arkadaşları tarafından oldukça sevilen başarılı bir öğrencimizdi. Kendisini hep güzel anacağız. Allah rahmet eylesin. Burada kendisi için bir anma programı düzenliyoruz. Anı defterine arkadaşları güzel düşüncelerini yazıyor. Dualarımız hep Fatma Baran’la olacak." Olay geçmişi Önceki gün sabaha karşı saat 03.30 sıralarında Menderes-Seferihisar kara yolunda seyir halinde olan Özkan Nazlı (45) yönetimindeki 35 CLF 493 plakalı otomobil, karşı yönden gelen Sultan Baran (22) idaresindeki 35 ZY 756 plakalı araçla kafa kafaya çarpışmış, kazada savrulan araç, seyir halinde olan S.U.’nun (21) kullandığı 45 ARV 589 plakalı otomobile çarpışmıştı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edilirken, yapılan kontrollerde 35 CLF 493 plakalı otomobilde bulunan Özkan Nazlı ve Suna Nazlı’nın (45) olay yerinde hayatını kaybettiği, aynı araçtaki E. D.D. (20) ve Z.N.’nin (20) ise yaralandığı belirlenirken, kazaya karışan 35 ZY 756 plakalı diğer otomobilde ise aynı aileden Sultan Baran, Emine Baran (26) ile Fatma Baran (24) olay yerinde yaşamını yitirmişti. Kazaya karışan üçüncü araçta maddi hasar meydana gelirken, sürücü S.U.’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Büyükşehir Aşevi’ne yapılan kurban bağışlarıyla binlerce sofra şenlenecek
11 Haziran 2025 Çarşamba - 13:18 Büyükşehir Aşevi’ne yapılan kurban bağışlarıyla binlerce sofra şenlenecek Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Aşevi, Kurban Bayramı öncesinde hayırsever vatandaşların yoğun ilgisi ve desteğiyle büyük bir bağış kampanyasına sahne oldu. Toplamda 503 adet büyükbaş kurban hissesi, duyarlı vatandaşlar tarafından aşevine bağışlandı. Bağışçılara teşekkür eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, "İhtiyaç sahibi hemşehrilerimizin sofralarına umut olan tüm duyarlı vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum." dedi. Bağışlar hakkında bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Aşevi sorumlusu Yunus Aydemir, "Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Aşevine, kurban bayramı öncesi hayırsever vatandaşlar tarafından 503 adet büyükbaş kurban hissesi bağışlandı. Yapılan bu bağışlar doğrultusunda 72 adet büyükbaş kurbanlık hayvanın kesim işlemleri, veteriner hekimler eşliğinde, islami şartlara uygun ve hijyenik olarak kurban bayramının birinci günü tamamlandı. Hayırsever vatandaşlar tarafından bağışlanan bu kurban etleri, aşevinin soğuk hava depolarında muhafaza altına alınarak yıl boyunca ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sıcak yemek hizmeti olarak ulaştırılmaktadır." dedi. Aşevi, bu etleri yıl boyunca sıcak yemek hizmetine dönüştürerek her gün yüzlerce ihtiyaç sahibinin sofrasına umut olmaya devam ediyor. Ayrıca, nakdi bağışta bulunmak isteyen vatandaşlar için oluşturulan Aşevi Nakit Bağış Hesabı da Kurban Bayramı öncesinde hayata geçirilerek yardımların daha kolay ve düzenli bir şekilde ulaştırılması sağlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak her ayni ve nakdi bağışın getirdiği sorumluluğun bilincinde olduklarını vurgulayarak, "Kurban Bayramı’nın getirdiği dayanışma ruhuyla, 503 adet büyükbaş kurban hissesi bağışlayarak ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin sofralarına umut olan tüm duyarlı vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Toplumsal dayanışmayı büyütmek ve sofraları paylaşarak çoğaltmak en önemli görevlerimizden. Bu vesileyle bir kez daha tüm bağışçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.