Yerel Haberler
Eskişehir
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:15 Beylikova’da voleybol turnuvası görkemli finalle tamamlandı Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından düzenlenen Beylikova Kaymakamlığı Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Turnuvanın üçüncülük karşılaşmasında Belediye ile Gökçeayva takımları karşı karşıya geldi. Mücadele boyunca üstün bir performans sergileyen Gökçeayva, rakibini mağlup ederek turnuvayı üçüncü sırada tamamladı. Tribünleri dolduran taraftarların coşkusu ve centilmenlik içerisinde geçen karşılaşma, izleyenlerden tam not aldı. Final müsabakasında ise Emircik ile Jandarma takımları karşılaştı. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelede rakibini mağlup eden Emircik, turnuvanın şampiyonu oldu. Yaklaşık bin üzerinde vatandaşın takip ettiği final karşılaşması, Beylikova’da uzun yıllar sonra yapılan yoğun katılımlı bir etkinlik oldu. Final programına; Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Beylikova Kaymakamı Ali Kantılav, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın, Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Gülmez, önceki dönem Belediye Başkanı Özkan Alp ile kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Turnuva sonunda düzenlenen ödül töreninde dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları takdim edilirken; En Genç Oyuncu, Fair Play ve En İyi Oyuncu ödülleri de sahiplerini buldu. Beylikova’da birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren organizasyon, sporseverlerden büyük beğeni topladı. Katılım sağlayan tüm takımlara teşekkür edilirken, turnuvanın geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor.
Örgü sanatıyla yapılan solmayan çiçekler
27 Mayıs 2025 Salı - 11:24 Örgü sanatıyla yapılan solmayan çiçekler Eskişehir’de örgü ve çiçek tutkusunu bir araya getirerek örgüden buketler yapan Yeliz Elmas, solmaması sebebi ile bu ürünlerin daha çok ilgi gördüğünü belirtti. Yeliz Elmas’ın el emeğiyle hazırladığı rengârenk örgü çiçekler müşterilerinin beğenisini topluyor. Doğum günleri, Anneler Günü gibi özel günlerde sevdiklerine farklı ve kalıcı bir hediye vermek isteyenlerin ilk tercihi haline gelen örgü çiçekler, görenlerin dikkatini çekiyor. Yaklaşık bir yıldır örgü işiyle uğraşan Yeliz Elmas, çiçeklere olan tutkusunu örgü sanatıyla birleştirerek ortaya farklı renklerde ve türlerde çiçekler çıkarıyor. "Aşkımız gibi solmaz" sloganıyla yola çıkan genç girişimci, solmayan çiçekleriyle insanlara zamansız bir hediye alternatifi sunuyor. "Bu çiçekler solmadığı için rağbet görüyor" Müşterilerinden aldığı olumlu geri dönüşlerin kendisini çok mutlu ettiğini belirten Elmas, "Genellikle genç kesim örgü buket almayı tercih ediyor. Buketler Doğum günü hediyesi, Sevgililer Günü hediyesi, Anneler Günü hediyesi olarak alınıyor. Çiçek ustalığına birkaç yıl önce başlamıştım. Uzun yıllardır da örgü örüyorum. Çiçekçilik ile örgü tutkumu birleştirdiğimde ortaya bu buketler çıktı. Bu çiçekler solmadığı için rağbet görüyor. ‘Aşkımız gibi solmaz’ sloganımızla insanlar solmayan çiçeklere yöneliyor diyebilirim. Olumlu geri dönüşler alıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor" dedi. "Çiçeğin ömür boyu saklanabilmesi onu daha değerli kılıyor" Canlı çiçek buketleri ile örgü buketlerin fiyatının neredeyse aynı olduğunu belirten Yeliz Elmas, "Bir çiçeği yapmam ortalama 1 saat sürüyor. Ufak papatyaları örmek daha az vaktimi alırken karanfil örmek daha çok vaktimi alabiliyor. Çiçeklerin boyutuna göre fiyatlar 100 ila 200 lira arasında değişiklik gösteriyor. Buketler ise 600 lira ila bin lira arasında değişiyor. Canlı çiçek buketleri ile solmayan uzun ömürlü örgü buketler hemen hemen aynı fiyatta oluyor. Emek ile işlenen aynı güzellikte örgüden renk renk çiçekler ortaya çıkıyor. Çiçeğin ömür boyu saklanabilmesi onu daha değerli kılıyor" diye konuştu.
Eskişehir’de Kurban Bayramı öncesi bıçakçılarda hazırlık başladı
27 Mayıs 2025 Salı - 11:20 Eskişehir’de Kurban Bayramı öncesi bıçakçılarda hazırlık başladı Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte, bıçakçılarda hareketlilik başladı. Kurban kesiminden kalan bıçaklarını biletmek isteyen vatandaşlar ya da yenilerini almak isteyenler bıçakçıların yolunu tuttu. Dört kuşaktır bıçakçılık mesleğini sürdüren ve 25 senedir bıçakçılık yapan Şenol Başak, bıçakların kullanım alanlarından bahsederek, fiyat hakkında da bilgi verdi. Bıçak ustası Başak, geçen yıllara göre satışların daha düşük olduğunu belirterek, "Geçen senelere göre satışta en düşük yılımızı yaşıyoruz. Mali ortamdan dolayı kaynaklandığını düşünüyoruz. Muhtemelen bu sene böyle de devam edecek." dedi. Şenol Başak, bıçağın nereden alındığının önemine vurgu yaparak, "Bıçak tercih ederken, seyyar satıcılardan ne olduğunu bilmediğiniz malzemeler almamaya özen göstermeliler. Bizim dükkânlar gibi bu tarz bıçakçıların olduğu yerlerden uygun bıçak bulabilirler. Satıcılara, temsilcilere, işi bilen birilerine danışmaları gerekiyor." diye anlattı. Orta seviye bıçakların kullanımı rahat ve körelmesi daha geç olduğunu belirten bıçak ustası Başak, "Müşterinin talebine göre bıçak değişiyor. Kullanım ihtiyacına göre her bıçağın farklı bir kullanım amacı var. Örneğin, günlük kullanım için farklı, kurbanlık için farklı talepler olabiliyor. Bunların hepsinin kendi bandında farklı kalitede bulunuyor, en düşük seviyesinden en yüksek seviyesine kadar. Özellikle en düşük seviye değil de orta seviye bıçaklar evde kullanım için daha rahat olur ve körelmesi de daha geç olur" dedi. Her kurban gerçekleşen bıçak kazalarının önlenmesi gerektiği hakkında da konuşan Başak; "Muhtemel bıçak kazalarını önlemek için de bıçak tercihi önemli. Evde kullanılacak bıçakla kurban kesilmez. Kör bıçak, keskin bıçaktan daha tehlikelidir. Genelde o tarz kazalar bıçak kesmediğinden kaynaklanır" diye anlattı. Fiyat artışı hakkında bilgi veren bıçak ustası Şenol Başak eski bıçakların bilenebileceğini söyledi ve fiyat hakkında şu bilgileri verdi: "Eğer bıçağınızdan memnunsanız yeni bıçak almanın bir mantığı yok. Evde kendiniz bilediğiniz bıçak, bizim burada yaptığımız işlemin yerini tutmaz, sadece bir süreliğine idare edebilir. Bıçak fiyatları, 75 liradan başlıyor bin 500 liraya kadar bıçak var. Geçen seneyi baz alırsak, 400 lira olan bir bıçak enflasyondan dolayı şuanda bin 100 lirayı bulmuş durumda."
"Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor
27 Mayıs 2025 Salı - 10:25 "Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor Eskişehir’deki Şarhöyük-Dorylaion’da arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı Başkanı Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, bölgede hayata geçirilmesi planlanan arkeoparkrı Eskişehir için tarihi ve turistik açıdan büyük önem taşıdığını belirtti. Eskişehir il merkezinin 3 kilometre kuzeydoğusunda yer alan ve Anadolu’nun önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük-Dorylaion’daki kazı çalışmaları 2021 yılından beri devam ediyor. Anadolu tarihinin önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük-Dorylaion, Anadolu medeniyetleri tarihi fbrmrıyfı büyük önem taşıyor. Kazı Başkanı Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Şarhöyük kazı alanında Anadolu arkeolojisi için oldukça ilginç veriler tespit edildiğini dile getirdi. Keşiflerin hem Eskişehir hem de Anadolu tarihi ve dünya mirası açısından önemli bilgiler barındırdığını aktaran Baştürk, Şarhöyük’ün pek çok dönem ve medeniyete ev sahipliği yapmış olduğunu ifade etti. "Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok" Şarhöyük’teki arkeolojik kazılarda şimdiye kadar 9 farklı tabakaya ulaştıklarını aktaran Prof. Dr. Baştürk, "Şarhöyük aslında antik Dorylaion kentiyle özdeşleştirilen bir yer. Sonrasında Türklerin Anadolu’yu ele geçirme süreçlerinde önemli bir yer haline geliyor ama bundan çok daha öncesi var tabii ki. Şarhöyük aynı zamanda Hititlilerin de batıya açılan kapısı. Şu anki verilerimize göre M.Ö. 4000’lerden Kurtuluş Savaşı sürecine kadar 9 farklı tabakayı tespit edebildik. Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok diyebilirim" şeklinde konuştu. Farklı dönemlere ait tabakalar ve Roma dönemine ait bir kale bulunuyor Şarhöyük için "Eskişehir’in özeti" diyen Prof. Dr. Baştürk, şunları söyledi: "Bölgede Kalkolitik’ten başlayarak üzerinde Erken Tunç, Orta Tunç, Asur Ticaret Kolonisi ve onun üzerinde de Hitit İmparatorluk dönemi tabakalarını tespit ettik. Bunun üzerinde de çok güçlü bir Frig tabakası, Pers dönem tabakası ve Helenistik döneme ait tabakalar mevcut. Ayrıca Roma dönemine ait bir tabakamız var ve höyüğün üstünde de Bizans kalesi bulunuyor. Bu da muhtemelen Arap akınlarıyla birlikte inşa edilmiş ve Türklerin gelmesiyle birlikte Kılıçarslan’la beraber terk edilmiş olması gereken bir Bizans kalesi. Bizim son yaptığımız çalışmalar aslında üç farklı alanda yürütülüyor. Bunlardan bir tanesi Hitit, diğeri de Bizans, Roma ve Helenistik tabakalar olarak devam ediyor. Önümüzdeki yıllardaki hedefimiz, önce Şarhöyük’teki Frig tabakalarını açığa çıkartmak ve sonrasında da Hitit İmparatorluk döneminin nasıl sonlandığını tespit edebilmek." "Arkeopark projesiyle birlikte Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz" Şarhöyük-Dorylaion’un turizme kazandırılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, ayrıca Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün tarihi geçmişini anlatmak istediklerine değindi. Şarhöyük için planladıkları "frkeopark" projesinin öneminden bahseden Baştürk, "Turizme kazandırmak içinse bir frkeopark projemiz var. Aslında buralar turizme çok zor kazandırılan alanlardırç Bünkü höyükler genelde taş temel üzeri kerpiç yapılardan oluşur. Yani bir antik kente gittiğinizde olduğu gibi sütunlu caddeler ya da tiyatrolar göremezsiniz. Fakat bizim hedefimiz yukarıda tespit ettiğimiz mimarinin benzerlerini aşağıya, düzlüğe yapıp insanların burada bulduklarımızı gb boyutlu olarak canlandırmalarını ve içinde gezmelerini sağlamak. Yani ‘Bir Frig evi, bir Hitit evi nasıldı? Helenistik dönemde, Pers döneminde bir ev nasıl görünüyordu?’ gibi soruların cevaplarını burada oluşturabilmek istiyoruz. Hem bölgeye gelen turistlere hem de öğrencilerimize Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz. Bunlarla ilgili projelerimizi gerekli yerlere sunduk; inşallah önümüzdeki yıllarda da bunu tamamlamayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Bu canlı akvaryum turizme kazandırılmayı bekliyor
27 Mayıs 2025 Salı - 10:11 Bu canlı akvaryum turizme kazandırılmayı bekliyor ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir’in Günyüzü ilçesinde bulunan tarihi Bizans döneminden kalma içi su dolu tarihi hamam kalıntıları bölgesinin korunması, ışıklandırılıp bir mesire ve piknik alanı haline getirilerek, içindeki farklı balık çeşitliliği ile turizme kazandırılması bekleniyor. Ayvalı mahallesinde bulunan ve kent merkezine 150 kilometre uzaklıkta olan sit alanı bölge, içerisinde rengârenk balıkların bulunduğu, doğa harikası bir doğal akvaryuma benziyor. Zaman zaman pet shoplarda satılmak için kaçak balık avcılığı yapılan bölgenin korunup turizme kazandırılması isteniyor. Mahalle Muhtarı İbrahim Fidan, ilgililerden bu tarihi ve doğal güzelliğe sahip çıkmalarını istediklerini anlattı. Alanın temizlenerek çevre düzenlemesinin yapılmasını, ışıklandırılıp bir mesire ve piknik alanı haline getirilerek hizmetine açılmasını talep eden Fidan, "Hala kemerleri yerinde olan hamam kalıntılarının her iki taraftan sıcak ve soğuk su kaynakları var. İçerisinde renkli süs balıkları, sazan ve cinslerini bilmediğimiz binlerce balık var. Daha öncesinden doktor balıklar da vardı, ancak sazanlar sebebi ile çoğu yok oldu. Baş tarafları yunus balığına benzeyen balıklar büyük ilgi görüyor. Bazı kişiler bu balıkları yakalayıp pet shoplarda tanesini bin liraya satıyor diye duyduk. Eskişehir ve Ankara Polatlı’dan gelip kaçak avlananlar var. Bunları görünce jandarmaya haber verip yakalanmalarını sağlıyoruz, ancak tamamen önüne geçmemiz mümkün değil. Burası sanki canlı akvaryum Muhtar Fidan, kalıntılar arasında suyun adeta canlı akvaryum olduğunu anlatarak şunları söyledi; "Soğuk ve sıcak su karışımı sebebi ile göl tam bir akvaryum gibi. Su 32 derece sıcaklıkta. Biz çocukluğumuzda bu suda yıkanırdık, halen çocuklar da zevkle yıkanıyor. Daha önceleri kepçelerle bu bölgede kaçak kazılarda yapıldığını biliyoruz. Çevrede toprak altında kalan bazı yapılan var, onların ortaya çıkartılması lazım. Buranın yabancı misafirleri de oluyor, gelip gezenler çok beğeniyor."
"Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor
27 Mayıs 2025 Salı - 10:09 "Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor Eskişehir’in ev sahipliği yaptığı Şarhöyük-Dorylaion’da arkeolojik kazı çalışmalarında Kazı Başkanı olarak görev yapan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk; hayata geçirilmesi planlanan Arkeopark projesinin Eskişehir için tarihi ve turistik açıdan büyük bir önem taşıyacağını dile getirdi. Eskişehir il merkezinin üç kilometre kuzeydoğusunda yer alan ve Anadolu’nun önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük- Dorylaion’daki kazı çalışmaları 2021 yılından beri devam ediyor. Bu noktada Anadolu tarihinin önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük - Dorylaion, Anadolu medeniyetleri tarihi noktasında büyük bir önem taşıyor. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Şarhöyük Kazı Alanı’nda Anadolu arkeolojisi için oldukça ilginç veriler tespit edildiğini dile getirdi. Keşiflerin hem Eskişehir hem de Anadolu tarihi ve dünya mirası açısından önemli bilgiler barındırdığını aktaran Baştürk; Şarhöyük’ün pek çok dönem ve medeniyete de ev sahipliği yapmış olduğunu ifade etti. "Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok" Şarhöyük’te arkeolojik kazı çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, çalışmalar sonucunda şimdiye kadar 9 farklı tabakaya ulaştıklarını aktardı. Çalışmalarla ilgili olarak Baştürk, "Şarhöyük aslında antik Dorylaion kentiyle özdeşleştirilen bir yer. Sonrasında Türklerin Anadolu’yu ele geçirme süreçlerinde önemli bir yer haline geliyor ama bundan çok daha öncesi var tabii ki. Şarhöyük aynı zamanda Hititlilerin de batıya açılan kapısı. Şu anki verilerimize göre M.Ö. 4000’lerden Kurtuluş Savaşı sürecine kadar 9 farklı tabakayı tespit edebildik. Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok diyebilirim" şeklinde konuştu. Farklı dönemlere ait tabakalar mevcut, ayrıca Roma dönemine ait bir Bizans Kalesi de bulunuyor Şarhöyük için "Eskişehir’in özeti" şeklinde konuşan Prof. Dr. Baştürk, şu ifadelere yer verdi: "Bölgede Kalkolitik’ten başlayarak üzerinde Erken Tunç, Orta Tunç, Asur Ticaret Kolonisi ve onun üzerinde de Hitit İmparatorluk Dönemi tabakalarını tespit ettik. Bunun üzerinde de çok güçlü bir Frig tabakası, Pers dönem tabakası ve Helenistik döneme ait tabakalar mevcut. Ayrıca Roma dönemine ait bir tabakamız var ve höyüğün üstünde de Bizans Kalesi bulunuyor. Bu da muhtemelen Arap akınlarıyla birlikte inşa edilmiş ve Türklerin gelmesiyle birlikte Kılıçarslan’la beraber terk edilmiş olması gereken bir Bizans Kalesi. Bizim son yaptığımız çalışmalar aslında 3 farklı alanda yürütülüyor. Bunlardan bir tanesi Hitit, diğeri de Bizans, Roma ve Helenistik tabakalar olarak devam ediyor. Önümüzdeki yıllardaki hedefimiz, önce Şarhöyük’teki Frig tabakalarını açığa çıkartmak ve sonrasında da Hitit İmparatorluk Döneminin nasıl sonlandığını tespit edebilmek." "Arkeopark projesiyle birlikte Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz" Şarhöyük - Dorylaion’un turizme kazandırılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, ayrıca Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün tarihi geçmişini anlatmak istediklerine değindi. Bu noktada Şarhöyük için planladıkları "Arkeopark" projesinin öneminden bahseden Baştürk, "Turizme kazandırmak içinse bir Arkeopark projemiz var. Aslında buralar turizme çok zor kazandırılan alanlardır çünkü höyükler genelde taş temel üzeri kerpiç yapılardan oluşur. Yani bir antik kente gittiğinizde olduğu gibi sütunlu caddeler ya da tiyatrolar göremezsiniz. Fakat bizim hedefimiz yukarıda tespit ettiğimiz mimarinin benzerlerini aşağıya, düzlüğe yapıp insanların burada bulduklarımızı 3 boyutlu olarak canlandırmalarını ve içinde gezmelerini sağlamak. Yani ‘Bir Frig evi, bir Hitit evi nasıldı? Helenistik dönemde, Pers döneminde bir ev nasıl görünüyordu?’ gibi soruların cevaplarını burada oluşturabilmek istiyoruz. Hem bölgeye gelen turistlere hem de öğrencilerimize Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz. Bunlarla ilgili projelerimizi gerekli yerlere sunduk; inşallah önümüzdeki yıllarda da bunu tamamlamayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. (İHA-Y)
Prof. Dr. Onural, Goethe ve Kafka konferansları ile Eğitim Fakültesine konuk oldu
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 15:40 Prof. Dr. Onural, Goethe ve Kafka konferansları ile Eğitim Fakültesine konuk oldu Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Alman edebiyatının iki büyük ismi Johann Wolfgang von Goethe ve Franz Kafka’nın eserlerine odaklanan önemli konferanslara ev sahipliği yaptı. Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Onural’ın gerçekleştirdiği iki ayrı konferans, öğrenci ve akademisyenlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ilk konferansta Prof. Dr. Neşe Onural, Johann Wolfgang von Goethe’nin ünlü eseri Faust’un birinci bölümünü ele aldı. Konferansta Faust ve şeytanı temsil eden Mephisto karakterleri arasındaki diyaloglar üzerinden insan iradesi ve baştan çıkarma temaları aktarılırken Gretchen adlı genç kızın yozlaştırılma süreci, Faust’un gençlik iksiriyle değişimi ve eserin trajik sonu ayrıntılarıyla değerlendirildi. Konferansta ayrıca Goethe’nin yaşadığı Aydınlanma, Sturm und Drang ve Romantik Dönemlerle eser arasındaki bağlar kurulurken, Immanuel Kant’ın akıl ve gerçeklik üzerine düşünceleriyle eserin felsefi yönü desteklendi. Goethe ve Schiller’in temsil ettiği Klasik Dönem’e de değinen Prof. Dr. Neşe Onural, Faust’un akıl-duygu dengesi açısından önemini vurguladı. Sunum sonunda Prof. Dr. Handan Deveci, Prof. Dr. Onural’a teşekkür belgesi takdim etti. Prof. Dr. Şefik Yaşar Konferans Salonu’nda düzenlenen ikinci konferansta ise Prof. Dr. Neşe Onural, Franz Kafka’nın eserleri üzerine kapsamlı bir değerlendirme sundu. Kafka’nın Vazgeç adlı parabol türündeki eseri üzerinden bireyin toplum içindeki yalnızlığı, çaresizliği ve otoriteyle mücadelesi tartışılırken ayrıca Dava adlı eseri üzerinden bireyin adaletsiz sistem karşısındaki konumu irdelendi. Kafka’nın eserlerinde sıkça rastlanan baba-oğul çatışması, otorite, suç ve suçsuzluk gibi kavramlar dinleyicilere detaylı analizlerle sunuldu. Her iki konferansa da Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Handan Deveci, Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadriye Öztürk ile öğretim üyeleri Prof. Dr. Yüksel Kocadoru, Prof. Dr. Ayhan Bayrak, Prof. Dr. Asuman Ağaçsapan, Doç. Dr. Gülcan Çakır, Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Uçar, Arş. Gör. Yaşar Ali Sarkiler ve Öğr. Gör. Dr. Fatma Kürkçüoğlu katıldı. Kafka konulu konferansın sonunda da teşekkür belgesi Prof. Dr. Handan Deveci tarafından takdim edildi.