Yerel Haberler
Eskişehir
Polikistik over sendromu sadece jinekolojik bir hastalık değil 20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:36:45 Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen polikistik over sendromunun (PCOS) yalnızca "yumurtalıklarda kist oluşumu" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyerek "Hastalığın temelinde hormonal dengesizlikler yer alır. Yalnızca kadın hastalıkları ile sınırlı değildir, çoğu zaman insülin direnci ile birlikte seyreder" dedi. "Asıl sorun hormon dengesizliği" Polikistik over sendromunun adında "kist" ifadesi geçse de hastalığın ana probleminin bu olmadığını belirten Dr. Semavi Ulusoy, "Yumurtalıklarda görülen çok sayıda küçük folikül hormonal dengesizliğin bir sonucudur. PCOS’ta en sık karşılaştığımız durum androjen yani erkeklik hormonlarının normalden yüksek olmasıdır. Bu durum adet düzensizliklerine ve yumurtlama problemlerine yol açar" diye konuştu. Adet düzensizliği ve tüylenme en sık belirtiler PCOS’lu kadınların genellikle seyrek adet görme, uzun aralıklarla adet olma veya hiç adet görememe şikayetleriyle başvurduğunu belirten Ulusoy, "Bunların yanı sıra yüz, çene, göğüs ve karın bölgesinde artmış tüylenme, akne ve saç dökülmesi de sık görülür. Bu belirtiler hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hastaları etkiler" dedi. Sadece jinekolojik değil, metabolik bir hastalık Polikistik over sendromunun yalnızca kadın hastalıkları ile sınırlı olmadığını vurgulayan Ulusoy, "Bu durum çoğu zaman insülin direnci ile birlikte seyreder. İnsülin direnci kilo alımını kolaylaştırır, kilo vermeyi zorlaştırır. Bu da uzun vadede tip 2 diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir. Ayrıca uzun dönemde rahim içi kalınlaşma gibi jinekolojik riskleri de artırmaktadır. Tüm bunların yansımaları ruhsal olarak da özgüven kaybı, stres, anksiyete ve depresyon gibi sorunlara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavinin temelini ise yaşam tarzı değişiklikleri oluşturur" PCOS tedavisinin kişiye özel planlandığını belirten Ulusoy, "Hastanın yaşı, şikayetleri ve gebelik planına göre tedavi yaklaşımı değişmektedir. Tedavinin temelini ise yaşam tarzı değişiklikleri oluşturur. Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli ve kaliteli uyku, stres yönetimi önemlidir. Gerekli durumlarda hormonal tedaviler ve insülin direncine yönelik ilaçlar da kullanılabilir" dedi. "Erken müdahale sağlık risklerinin önüne geçer" Polikistik over sendromunun tamamen ortadan kaldırılamayan ancak kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Ulusoy, "Doğru takip ve tedavi ile sağlıklı bir yaşam mümkün olur. Özellikle adet düzensizliği, aşırı tüylenme ve kilo kontrolünde zorlanma gibi şikayetleri olan kadınların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerekir. Erken müdahale hem mevcut belirtilerin yönetimi hem de ileride oluşabilecek sağlık risklerinin önlenmesi açısından büyük önem taşır" diye konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:00 Fıtık şikayeti ile gitti, kanser olduğu ortaya çıktı Kasık fıtığı şikâyetiyle Eskişehir Şehir Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki hastanın kalın bağırsağında tespit edilen kanserli doku, sadece sayılı hastanelerde yapılan kapalı ameliyat ile 4 buçuk saatlik operasyon ile başarıyla temizlendi. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Zengin tarafından muayene edilen hastanın kalın bağırsağında tespit edilen kanserli bölgeye, laparoskopik cerrahi yöntemle açılan delikten müdahale edildi. Kanserli alan 4 buçuk saatlik kapalı ameliyat ile temizlendi. "Bu konuda tecrübemiz ve deneyimimiz yeterli düzeyde" Yapılan başarılı ameliyat hakkında bilgi veren Dr. İsmail Zengin, ameliyatın gelişmiş ve bazı imkânlara sahip sayılı hastanelerde yapılabildiğini anlattı. Kapalı ameliyatın açık ameliyata göre daha riskli olduğunu belirten Dr. İsmail Zengin yeterli tecrübeyle operasyonu rahat bir şekilde sorunsuz tamamladıklarını belirterek şunları söyledi: "Hastamız bize kasık fıtığı şikâyetiyle başvurdu. Bize gelen bütün hastalarımıza kasık fıtığı veya başka bir şikâyetle de gelse, genel taramalarını yaparak başka ek bir patoloji var mı diye bakıyoruz. Hastamızda da yaptığımız incelemede kalın bağırsağında bir kanser gördük, sağ kalın bağırsağında. Kalın bağırsak kanserleri açık ve kapalı yöntemlerle yapılabilmektedir ve hastamızdaki sağ kalın bağırsak, sağ taraftaki kanser; dünyada da dâhil, ülkemizde ve dünyada sadece gelişmiş merkezlerde laparoskopik olarak yapılabilmekte. Çok zor bir cerrahi işlemdir ve hayati riski yüksek olduğu için genellikle açık yapılması tercih edilir. Ancak bu konuda tecrübemiz ve deneyimimiz yeterli düzeyde olması nedeniyle hastamıza kapalı, laparoskopik cerrahi yöntemiyle ameliyatını başarılı bir şekilde tamamlayarak taburcu ettik ve hastamızın onkolojik süreci başladı. Yaklaşık 4 buçuk saat süren ameliyatımızı birkaç tane delikle tamamlamış olduk. Tümörü de yaklaşık 3 santimlik bir kesiyle tamamen vücuttan dışarıya almış olduk. Hastamız şu an gayet sağlıklı; hastamızı 7 gün yatırdıktan sonra taburcu ettik." Dr. İsmail Zengin, Şehir Hastanesi’nin bölge hastanesi olarak gerek yanık merkezi ve gerekse genel cerrahi alanında gelişmiş bir merkez olduğunu anlatarak, "Sağlık Müdürümüz Yaşar Hocamız, aynı zamanda Başhekimimiz Alper Hocamız da bize bu konuda çok destekleri olmaktadır. Aynı zamanda Klinik Şefimiz Murat hocamız ve Cem hocamız da bu konuda bizi desteklemektedir ve deneyim ve tecrübemize destek oldukları için biz de bu ameliyatları burada yapabiliyoruz. Yahya bey ilk hastamız değil, Yahya beyden önce de çok hastamızı yaptık ve sağlıklı bir şekilde taburcu ettik; hepsi de sağlığına kavuştu. Açık cerrahiye nazaran kapalı cerrahi daha hızlı iyileşmekte ve hasta yaşamı boyunca daha konforlu olmaktadır; hiç ameliyat olmamış gibi bir hayat yaşamaktadır, kendisi de zaten burada beyan edecektir" dedi. "İsmail hocam beni büyük bir dertten kurtardı" Yapılan müdahale sonrasında kendini daha sağlıklı hissettiğini anlatan Yahya Adıgüzel ise şöyle konuştu; "Ben fıtığımı göstermek için geldim. O arada tespit yapıldı, ona göre ameliyata girdim. Şimdi daha iyiyim, operasyon öncesi de iyiydim, sadece hastalığımın ne olduğunu bilmiyordum. Şimdi ayılma durumunda biraz sıkıntı oluyor ama belli bir süre kaldıktan sonra yukarıya servise çıktım, ondan sonra düzeldim sağ olsunlar. Valla büyük bir dertten kurtardı İsmail Hocam. Kemoterapi tedavim de başladı, ilk kürümü aldım, ayın 29’unda ikinciye gireceğim. Hastanemiz çok iyi, doktorlarımız da iyi, çalışanlarımız, ekip komple iyi, hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim."
Eczacılık Fakültesi’nde ’Topluma Hizmet Uygulamaları’ dersi çerçevesinde sergi açıldı
21 Mayıs 2025 Çarşamba - 09:18 Eczacılık Fakültesi’nde ’Topluma Hizmet Uygulamaları’ dersi çerçevesinde sergi açıldı Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde, ’Geçmişten Günümüze Eczacılık Fakültesi’nin Topluma Hizmet Uygulamalarına Katkısı’ konulu bir öğrenci sergisi düzenlendi. Farmakognozi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Eczacılık Fakültesi Toplumsal Katkı Birim Temsilcisi Prof. Dr. Fatma Zerrin Saltan’ın öğrencilerinin çalışmalarından oluşan serginin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, kurulduğu günden bu yana pek çok alanda başarılı çalışmalara imza atmıştır. Eczacılık, topluma hizmet eden bir meslektir. Özellikle geçmiş dönemlerden bu yana, insanların yaşadıkları yerlerdeki eczacılar ve doktorlar, toplumun en yakın sağlık danışmanları olmuştur. İnsanların yalnızca mesleklerini icra etmeleri değil; aynı zamanda Yunus Emre’nin dediği gibi, gönülleri fethetmeleri de büyük önem taşır" dedi. "Bugüne kadar binden fazla öğrenci yaklaşık 30 farklı kurumda gönüllü olarak görev aldı" Prof. Dr. Fatma Zerrin Saltan konuşmasında, hem kendisinin hem de farklı dönemlerde ders veren diğer öğretim üyelerinin katkısıyla yürütülen Topluma Hizmet Uygulamaları dersi çerçevesinde, bugüne kadar binden fazla öğrencinin yaklaşık 30 farklı kurumda gönüllü olarak görev aldığını belirtti. Saltan, bu sergide Eskişehir’deki çeşitli huzurevleri, Kızılay, TEMA, gençlik merkezleri, çocuk ve sevgi evleri, erkek yetiştirme yurdu ve il halk kütüphanesi gibi önemli kurumlarda çalışan öğrencilerin gönüllü katıldığı etkinliklerin arşiv niteliğindeki raporlarının posterlerle sunulduğunu ifade etti. Ayrıca, bu serginin bir sonraki adımının, Anadolu Üniversitesi’nin kalkınmasına katkı sağlayacak tüm sosyal sorumluluk projelerine destek vermek olduğunu vurguladı. Etkinliğin sonunda, geçmiş yıllarda Topluma Hizmet Uygulamaları dersini veren tüm öğretim üyelerine ve gönüllü olarak çalışan öğrencilere teşekkür edildi. Serginin açılışına; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Sinem Ilgın ve Doç. Dr. Derya Osmaniye ile geçmiş dönemlerde aynı dersi vermiş öğretim üyeleri katıldı.
İhtiyar Heyeti 50 metrekareden fazla bahçe ekimini yasaklama kararı aldı
20 Mayıs 2025 Salı - 16:04 İhtiyar Heyeti 50 metrekareden fazla bahçe ekimini yasaklama kararı aldı Günyüzü’nün Ayvalı Mahallesi İhtiyar Heyeti, azalan kaynaklar ve kuraklık tehlikesi sebebi ile içme suyu şebekesini kullanacaklar için 50 metrekareden fazla bahçe ekimini yasaklama kararı aldı. Muhalle Muhtarı İbrahim Fidan İhtiyar Heyeti, mahalle halkının yaz aylarında ektiği bahçelere sınırlama getirdi. Muhtar Fidan "Ayvalı mahallemizde kullanım suyu sıkıntısı her geçen yıl artmakta. Bir de köylülerimizin büyük sebze bahçeleri ekmesi su miktarını daha da azaltmaktadır. İhtiyar heyeti olarak karar aldık ve su sorununu çözmek için ilk adımı attık. Yeni su kaynakları bularak problemin çözülmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Konuyla ilgili hazırlanan tutanakta şu ifadelere yer verildi; "Ülkemizde son yıllarda kuraklık yaşanmaktadır. Yaz aylarının gelmesi nedeniyle köyümüzde üç, dört ay su sıkıntısı beklenmektedir. Bu nedenlerden dolayı köy ihtiyar heyetinin aldığı kararla, bahçe ekeceklerin 50 metrekareden fazla ekim yapmaları yasaklanmıştır. Peygamber Efendimiz (SAV) "Müslüman susamış bir Müslümana su verirse, Allah da ona içerisinde güzel kokular olan cennet içeceği içirir" buyurmaktadır. Köyümüzde herkes eşit haklara sahiptir. Hiç kimsenin diğerine bir üstünlüğü yoktur. Komşusunun evinde su yokken birkaç dönüm yer ekmek kul hakkıdır. İhtiyar heyetimizin aldığı kararla, belirtilen alandan fazla ekim yapacak şahıslara köyce gereken tepki verilecektir. Ekim yapmak isteyen arkadaşlar, Öz İçi mevkiine şebeke sulaması içerisine ekim yapacaklardır."
Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde "Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında" çalıştayı gerçekleştirildi
20 Mayıs 2025 Salı - 16:01 Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde "Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında" çalıştayı gerçekleştirildi Eskişehir Valiliği, Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği ve Anadolu Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında" Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Eskişehir Çalıştayı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştayda konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kadın muhtarların sayısının artmasının gerekliliğinden söz etti. Başkan Ünlüce, konuşmasında, "Kadın muhtarlarımızın Eskişehir’de yaptığı çalışmalardan her zaman gurur duyuyoruz. Muhtarlıklar, özellikle mahallelerde, köylerde yaptıkları hizmetlerle toplumsal yardımlaşmanın da önemli bir paydaşı hâline geldiler. Türkiye’de 50 bin 370 muhtarlık var ve bunlardan yalnızca 2 bin 150’si kadın. Eskişehir’de ise 540 muhtarlıktan 39’u kadın muhtar. Bu sayı yeterli değil. İşte bu yüzden bu çalıştay çok önemli. Kadın muhtarlarımız nasıl güçlenebilir, nasıl vizyonla geleceğe hazırlanabilir, bu çalıştayda bunları konuşacağız. Kadın muhtarlarımızın sayısının, siyasette ve toplumun diğer alanlarında da artmasını diliyorum. Bu çalıştayın bu sürece katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Eskişehir’in ilk kadın büyükşehir belediye başkanı olarak bu toplantının Eskişehir’de yapılmasından ve kadın muhtarlarımızın gücünden güç aldığımı söylemek istiyorum" ifadelerine yer verdi. Rektör Adıgüzel: "Mahallelerdeki sorunların dile getirilmesinde muhtarlarımızın yeri çok büyüktür" Çalıştayın akademik bir çıktıya dönüşmesini temenni ettiğini dile getiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise şunları aktardı: "Muhtarlık, yerel demokrasinin başladığı yer ve demokrasinin olmazsa olmazıdır. Her ne kadar son dönemde dijitalleşme hayatımıza girmiş olsa da mahallelerdeki sorunların dile getirilmesinde muhtarlarımızın yeri çok büyüktür. Sivil toplum da demokrasinin olmazsa olmazlarından biridir. Sivil toplum örgütleri, sorunların çözümünde en etkili araçlardandır. Muhtarlarımız yerelde merkezi hükümetle bir sorun olduğunda, bunu hem yerel yöneticilere hem mülki amirlere bildirmekle yükümlüdür. Sivil toplumun her zaman yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Bu çalıştayın sadece ev sahipliğiyle kalmayıp, akademik bir çıktıya dönüşmesini ve belki de bilimsel bir makale hâline gelmesini diliyorum. Anadolu Üniversitesi olarak bu sosyal çalışmalarda yer almaktan her zaman mutluluk duyacağız." Vali Yardımcısı Leblebicier: "Kadın muhtarlarımızın sayısının artmasının bir gereklilik olduğunu düşünüyorum" Muhtarlık kurumlarının önemine değinen Eskişehir Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, "Muhtarlık kurumu, köklü bir yerel yönetim geleneğidir. Kökenleri Osmanlı’ya dayanır. 1982 Anayasası’nın 127. maddesinde muhtarlıklar, yerel yönetim birimi olarak tanımlanmıştır. Bugünkü çalıştayda muhtarlıklarımızın yasal durumu ve geleceğe yönelik projeksiyonları ele alınacaktır. Muhtarlıkların ana görevi, kamu otoriteleriyle vatandaş arasında köprü kurmaktır; yerelin sorunlarını kamu idarelerine taşımaktır. Kadın muhtarlarımızın uzlaşmacı bir yaklaşımla bu görevi yürütmesi ve kamu idarecileriyle kurdukları sağlıklı iletişim büyük önem taşıyor. Kadın muhtarlarımızın sayısının artmasının bir gereklilik olduğunu düşünüyorum. Üniversitemizin sayın öğretim görevlilerine de bu çalıştaya katkılarından ötürü teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Erenoğlu: "Daha güçlü bir Türkiye’nin oluşturulması için siz güçlü kadınlarla beraber olacağız" Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği olarak devletle iş birliği yapacaklarını söyleyen Serpil Erenoğlu, şunları söyledi: "Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde ve Eskişehir Valiliğimizin vizyoner bakış açısıyla desteklenen Kadın Muhtarlar Derneği olarak burada olmanın gururunu yaşıyorum. Bu çalışmanın bizim için anlamı ve önemi çok büyük. Türkiye genelinde birçok bölgede çalıştaylarımız devam edecek. Eskişehir’den sonra Burdur Valiliği ile bir çalıştayımız olacak, Hakkâri Valiliği ile de çalışacağız. Biz sırtımızı devlete dayadık; devletle iş birliği yapacağız. Daha güçlü bir Türkiye’nin oluşturulması için siz güçlü kadınlarla beraber olacağız. Vizyoner bir bakış açısını hep birlikte yakalamamız umuduyla." Açılış konuşmalarının ardından Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu tarafından Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Anadolu Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu adına Doç. Dr. Duru Şahyar Akdemir’e teşekkür plaketleri takdim edildi. Çalıştaya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcıları Okan Leblebicier ve Oğuz Şenlik, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu olmak üzere Eskişehir çevre il ve ilçelerinden çok sayıda kadın muhtar katılım gösterdi.
Eskişehir’i süsleyecek 1 milyon çiçeğin üretimi Büyükşehir’den
20 Mayıs 2025 Salı - 15:44 Eskişehir’i süsleyecek 1 milyon çiçeğin üretimi Büyükşehir’den Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından bu yıl yaklaşık 1 milyon yazlık ve kışlık çiçek üretimi gerçekleştirilerek, kentin dört bir yanı rengarenk çiçeklerle süslendi. Büyükşehir Belediyesi’ne ait seralarda yetiştirilen çiçekler görsel bir şölen sunarken, yerel üretim sayesinde de önemli bir tasarruf sağlanıyor. Belediyeye ait seralarda üretimi yapılan 1 milyon çiçeğin arasında sardunya, bodrum papatyası, horoz ibiği, yıldız, zinnia, petunya, kadife, lavanta, biberiye gibi çok sayıda çiçek ve tıbbi aromatik bitki bulunuyor. Seralarda özenle hazırlanan çiçeklerin, cadde ve bulvarlar başta olmak üzere şehrin dört bir yanını süsleyeceğini dile getiren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, "Onlarca çeşit çiçeği büyük bir özenle yetiştirerek şehrimizin dört bir yanına renk katıyoruz. Kendi üretimimiz olan bu çiçekler sayesinde bütçemizde önemli bir tasarruf sağlıyoruz. Şehir ekonomimize katkı sunarken, aynı zamanda Eskişehir’imizi daha yeşil, daha renkli ve daha yaşanabilir bir kent haline getiriyoruz. Bu güzel çiçeklerimizi parklarımızda, kavşaklarımızda, refüjlerimizde ve bulvarlarımızda göreceksiniz. Ancak bu güzelliğin sürdürülebilir olması için siz değerli hemşehrilerimize de büyük görev düşüyor. Lütfen bu çiçeklere sahip çıkalım, onları koruyalım. Çünkü bu emek hepimizin" ifadelerini kullandı.
Kuru meyve ve sebzeye her mevsim talep var
20 Mayıs 2025 Salı - 14:25 Kuru meyve ve sebzeye her mevsim talep var Eskişehir’de vatandaşlar, hem daha ekonomik, hem de pratik olduğu için kuru sebze ve meyvelere yoğun ilgi gösteriyor. Her mevsim de kuru sebze ve meyvelere talep artıyor. Taze ürünlerin fiyatlarının yüksek olması nedeniyle kuru sebzeler hem ekonomik hem de pratik bir alternatif olarak öne çıkıyor. 5 yıldır Eskişehir’de aktarlık yapan Ömer Faruk Tezcan, "Vatandaşlar hem daha ekonomik, hem de pratik olduğu için kuru meyve ve sebzeyi her mevsim tercih ediyor" diye konuştu. "Kurutulmuş ürünlere her mevsim talep var" Eskişehirli aktar Ömer Faruk Tezcan, kuru meyve ve sebzeler hakkında "Kurulara talep hem yazın hem de kışın yoğun oluyor. Çünkü yeni sebzeler, meyveler çıkmış olsa bile fiyatları nedeniyle kurutulmuş ürünler hem daha zahmetsiz hem de fiyat olarak daha uygun geliyor taze olanlara göre" dedi. "Vatandaşlar pratik olduğu için kurutulmuş ürünleri tercih ediyor" Vatandaşlar hem ekonomik hem de pratiklik açısından kuru meyve ve sebzeyi tercih ettiğini söyleyen aktar Tezcan, "Çoğu yemeği yapıyor. Normalde şu anda pazardan bir biber almaya kalksa kilosu hayli pahalı. Bizim bir dizimizde zaten 50 tane var, 200 lira. Yani matematiksel olarak oran orantı yaptığın zaman çok daha uyguna geliyor. O yüzden uğraşmaktansa hazırını almak, dolaba atıp pratik şekilde kullanmak vatandaşların daha işine geliyor. Hem ekonomik olduğu için hem de kullanımı kolay olduğu için kuru sebzeyi tercih ediyorlar" ifadelerini kullandı.
ESO’da Gençlik Meclisi rüzgârı esti
20 Mayıs 2025 Salı - 11:03 ESO’da Gençlik Meclisi rüzgârı esti Eskişehir Sanayi Odası’nın (ESO) 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında yaptığı ev sahipliğiyle birlikte, gençlerle üretim dünyasını bir araya getiren "ESO Gençlik Meclisi: Gençliğin Gücü, Sanayinin Geleceği" etkinliği gerçekleştirildi. Meslek lisesi öğrencilerinin temsili meclis oturumu düzenlediği etkinlik, ESO Meclis Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında ESO Meclis Üyeleri ve sanayiciler gençlerle birebir temas kurma fırsatı bulurken; gençler de sanayiye dair hayallerini, eğitim süreçlerinde yaşadıkları zorlukları ve gelecek hedeflerini paylaştı. Etkinlik boyunca gençlerin vizyonuna katkı sağlayacak sorular yöneltilerek bilgi alışverişinde bulunuldu. "Gençler Eskişehir’in sanayisini ve Türkiye’nin üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak" Toplantının açılış konuşmasını yapan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, gençliğe verdiği önemi şu sözlerle ifade etti: "Bugün burada yalnızca bir bayramı kutlamıyoruz; aynı zamanda bu ülkenin geleceğini teslim edeceğimiz gençlerle buluşmanın heyecanını yaşıyoruz. 19 Mayıs, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe atılan adımın simgesidir. Meslek liselerinde yetişen bu pırıl pırıl gençler, Eskişehir’in sanayisini ve Türkiye’nin üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak. ESO olarak gençlerin daima yanındayız, onların sesi olacağız." Etkinliğe katılan tüm öğrencilere ESO tarafından hazırlanan teşekkür belgeleri takdim edildi. ESO Meclis Üyeleri ile sanayi temsilcileri, gençlerin fikirlerinden ilham aldıklarını ifade ederken, birçok öğrenci etkinliği, önemli bir dönüm noktası olarak gördüklerini dile getirdi.
Beş şehrin enerji altyapısı güçlendirilecek
20 Mayıs 2025 Salı - 11:03 Beş şehrin enerji altyapısı güçlendirilecek Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. (OEDAŞ), hizmet bölgesi olan Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ın elektrik dağıtım altyapısını modernize edip güçlendirmek amacıyla 4 milyar 800 milyon TL’lik şebeke ve teknoloji yatırımı gerçekleştirileceğini açıkladı. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ın elektrik dağıtım ağını yenileyip genişleterek her geçen yıl verimliliği ve sürdürülebilirliği artıran OEDAŞ, 2025 yılı yatırımlarına başladı. 2017-2024 yılları arasında beş şehre toplam 19,4 milyar TL tutarında şebeke ve teknoloji yatırımı gerçekleştiren OEDAŞ, 2025 yılı yatırımları için de 4 milyar 800 milyon TL bütçe belirledi. Şirket bu çerçevede, 670 kilometre enerji nakil hattı, 262 adet yeni trafo ve 865 kilometre yer altı şebeke tesis edecek. Yatırım sürecinde beş şehirde yaklaşık 900 kişiye de dolaylı istihdam sağlanacak. "Enerjide kalite ve verimliliği artıracağız" 2025 yılı yatırımları hakkında bilgi veren OEDAŞ Genel Müdürü Fuat Celepci, "Şehir merkezlerinden ilçelere, köylere ve kırsal alanlara uzanan kapsamlı bir altyapı çalışmasına başladık. Amacımız, tüm hane ve işletmelerde enerji kalitesi ile verimliliğini artırmak. Yeni enerji nakil hatları, trafo merkezleri, yer altı şebekeleri ve aydınlatmalarla şehirlerimizin enerji performansını artıracak, enerji akışını daha güvenli ve sürdürülebilir hale getireceğiz" dedi. "Geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacak bir dağıtım ağı oluşturacağız Yatırımların aynı zamanda bölgenin ekonomik, sosyal ve çevresel gelişimine de katkıda bulunacağını vurgulayan Müdür Celepci, "İstihdamdan tedarik sürecine kadar pek çok alanda hareketlilik oluşturuyoruz. Altyapımızı yeni teknolojilere uyumlu hale getirirken yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonuna da hazır bir yapı kuruyoruz. Tüm bu yatırımlar ile enerjiyi daha verimli kullanabilen, müdahale gerektiren durumlara hızlı yanıt verebilen ve geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacak bir dağıtım ağı oluşturacağız" ifadelerini kullandı. "Daha konforlu bir gelecek için bölge halkının iş birliği çok kıymetli" Sürdürülebilir ve güvenli enerji arzını sağlamak amacıyla yürüttükleri çalışmaların can, mal ve çevre güvenliği açısından belirli planlı kesintileri zorunlu kıldığını belirten Müdür Celepci, sözlerini şöyle sürdürdü: "Altyapıyı modernize ederken güvenliği en üst düzeyde sağlıyoruz. Daha güçlü ve çağdaş bir enerji altyapısı için yürüttüğümüz bu dönüşüm sürecinde bölge halkının gösterdiği anlayış ve verdiği destek bizim için son derece kıymetli. Bu iş birliği, hep birlikte daha konforlu bir enerji geleceği inşa etmemizi sağlayacak."
Kilo vermek isteyen vatandaşlar çareyi fitoterapide arıyor
20 Mayıs 2025 Salı - 10:32 Kilo vermek isteyen vatandaşlar çareyi fitoterapide arıyor Yaz mevsimine fit girmek isteyen vatandaşlar aldıkları fitoterapi ürünlerini bilinçsiz bir şekilde tüketerek sağlıklarından oluyorlar. Bu konu hakkında Eskişehirli aktar Metin Ağılönü, internette satılan hızlı kilo verme ürünlerinin bazılarının vatandaşları sağlığını olumsuz yönde etkilediğini anlattı. Eskişehir’de yaz aylarının yaklaşmasıyla beraber vatandaşlar hızlı kilo verme amacıyla aktarların yolunu tutuyor. Uzun süredir aktarlık yapan Metin Ağılönü, kilo verme amacıyla kendisine gelen vatandaşları hem uyarıp hem de tavsiyelerde bulunuyor. Aktar Ağılönü, "Vatandaşlarımız kendileri zayıflamak isterken bilinçsiz şekilde vücudundaki metabolizmayı bozuyorlar" dedi. "Ürünleri bilinçsiz bir şekilde tüketerek vücutlarına zarar veriyorlar" Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla hızlı kilo vermek isteyen insanların bilinçsiz şekilde vücuduna zarar vermesi hakkında Metin Ağılönü, "Vatandaşlarımız kendileri zayıflamak isterken vücudundaki metabolizmayı bozmaya çalışıyorlar. Yani hızlı zayıflamak için kullanmış olduğu ürünleri fazlasıyla tüketiyorlar ya da bilinçsiz tüketiyorlar. Bilinçsiz tüketilmesi de insanların vücuduna zarar veriyor haliyle. Onun için bizim aktarcı arkadaşlarla, eğer bitkisel yönden, yani fitoterapi yöntemiyle, bitkisel tedavi yöntemiyle kendilerini zayıflamak istiyorlarsa, aktarcı arkadaşların uyarıları tavsiyesinde zayıflama yönüne gidebilirler" ifadelerini kullandı. "Zayıflayacağım derken kendilerini ölüme bite götürebilirler" Zayıflama kapsülü adı altında satılan ürünlerin bilinçsiz şekilde kullanılması halinde ölüme kadar götürebileceğini anlatan aktar Ağılönü, "Özellikle kapsüllerde, mesela kapsül çok zararlı; vücudun bağırsaklarıyla beraber, karaciğer, böbrek, bu tarz şeylere çok zarar veriyor. Bunların bilinçsiz kullanması, vücudun zayıflamadan çok, Allah korusun, ölüme kadar da götürebiliyor. O yüzden bizim yapmış olduğumuz yöntemde daha çok fitoterapi yöntemi, yani bitkisel tedavi yöntemiyle insanlara tavsiyede bulunuyoruz. Şu an gündemde çiya tohumu diye bir tohum var. Çiya tohumuyla beraber keten tohumu. Hem keten tohumu, bu omega 3, yani vücudun omega 3 eksikliğini de gidermiş oluyor. Hem aynı zamanda bağırsaklarını da çalıştırarak yavaş yavaş vücuttaki yağ oranını azalttığı gibi aynı zamanda da bağırsakları çalıştırmış oluyor" şeklinde konuştu. "Bitkisel ürünleri verdiğimiz ölçüler nispetinde kullanın" Aktar Metin Ağılönü, hızlı kilo vermek isteyen vatandaşların aldıkları ürünleri aktarlarının verdiği ölçülerde kullanması gerektiğini şu kelimeler ile ifade etti: "Bağırsakları hızlı çalıştıracağım düşüncesi bazı kişilerde ürünleri hızlı tüketmek istiyorlar. Biz diyoruz ki, biz her zaman aynı yöntemi kullanıyoruz. Diyoruz ki, verilen ölçüler nispetinde kullanın. Bir hafta kullanıyorsa, 2-3 gün ara veriyor, sonra bir hafta daha kullanıyor ki vücut hem bağışıklık kazanmasın hem de etkisi olsun diye. Bunun yanı sıra sandaloz sakızı vardır, şu an gündemde, onunla beraber elma sirkesiyle beraber eritip de kullanabilirler. Ayrıca karışık bitkilerimiz var, bunun içerisinde yeşil çay önerebilirim. Yeşil çay da kullanabilirler. Zencefil, zerdeçal da kullanabilirler. Bunlar da zayıflamaya yönelik karışık bitkilerdir" "İnternette satılan bazı ürünler çok fazla zarar verebiliyor" İnternette hızlı kilo verdireceğini vaat eden bazı ürünlerin zararlı olduğu konusunda konuşan aktar Ağılönü, "Sosyal medya ve internette, işte 20 kilo birden şu kadar günde veriliyor diyorlarsa, onlara kesinlikle inanmasınlar. Çünkü öyle bir hız mümkün değil, yoktur. Varsa da sonu kötü olacaktır. Yani vücudu kesinlikle bozacaktır. O yüzden piyasadaki böyle bilinmedik kapsüldür ya da zayıflama ürünleridir, bu tarz ürünleri bizim tavsiyemiz dışında kullanmasınlar" diye konuştu.